İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Özlem Korkut ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/14571)

1. Başvuru, doğum sırasında tıbbi ihmal sonucu çocukta kalıcı

Başvuru No2014/14571Tarih4 Nisan 2018Okuma10 dk · 1.993 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Özlem Korkut Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
4 Nisan 2018
Başvuru Numarası
2014/14571
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.993 kelime·10 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, doğum sırasında tıbbi ihmal sonucu çocukta kalıcı

bir sakatlığa yol açılması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması

hakkının; açılan tazminat davasının makul sürede tamamlanmaması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Bireysel Başvuru

Tarihine Kadar Yaşanan Gelişmeler

8. Birinci ve ikinci başvurucu, üçüncü başvurucunun anne ve babasıdır.

9. Üçüncü başvurucu, 14/7/2001 tarihinde Serik Devlet

Hastanesinde dünyaya gelmiştir. Doğum, hastanede bulunan nöbetçi ebe tarafından

gerçekleştirilmiştir. Doğum sonrasında üçüncü başvurucuya "doğumsal braksial paralizi" teşhisi konulmuş, sinir zedelenmesi

sonucu başvurucunun sağ kolunu kullanamamasıyla sonuçlanan kalıcı bir sakatlık

oluştuğu tespit edilmiştir.

1. Tam Yargı Davası

Süreci

10. Başvurucular, 30/5/2003 tarihinde uzman doktorun bulunmaması

ve buna bağlı olarak gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle üçüncü

başvurucunun doğumu sırasındasağ kolunda kalıcı

sakatlığa sebep olunduğu gerekçesiyle uğradıkları maddi ve manevi zararların

tazmini talebiyle Antalya 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tam yargı davası

açmışlardır. Davada,birinci başvurucu için 25.000 TL

maddi, 25.000 TL manevi; ikinci başvurucu için 25.000 TL maddi, 25.000 TL

manevi; üçüncü başvurucu için 250.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talep

edilmiştir.

11. Yargılama sırasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli

Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan 21/7/2005 tarihli bilirkişi raporunda,

üçüncü başvurucunun sürekli işgörmezlik oranının

%35,2 olduğu, davalı idarenin ağır kusurunun tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu

Başkanlığından rapor alınmasının uygun olduğu bildirilmiştir.

12. Mahkeme, 21/12/2005 tarihli ara kararı ile Adli Tıp Kurumu

Başkanlığından rapor alınmasına karar vermiştir. Mahkeme bu ara kararında Adli

Tıp Kurumu Başkanlığına;

i. Üçüncü başvurucunun doğumu sırasında izlenilen yöntemin uygun

olup olmadığının belirtilerek doğumda uzman doktorun mutlaka bulundurulmasının

gerekip gerekmediği,

ii. Tıp ilminin gerekleri dikkate alınarak birinci başvurucunun

ilk gebeliği ve mevcut gebelik hikâyesine göre yapılması gerektiği hâlde

yapılmayan herhangi bir tedavi ve müdahalenin bulunup bulunmadığı,

iii. Olaya özgü diğer hususlar dikkate alınarak bebeğin sağ

kolunda meydana gelen sinir zedelenmesinde davalı idarenin ağır kusurunun

bulunup bulunmadığına dair sorular yöneltilmiştir.

13. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 30/6/2006

tarihli raporunda, bebekte (üçüncü başvurucu) görülen pleksus

brakialis felcinin komplikasyon olarak

değerlendirildiği bildirilmiştir.

14. Mahkeme, söz konusu raporda Adli Tıp Kurumu Başkanlığına

yöneltilen sorulara cevap verilmemiş olduğu kanaatine ulaşmış ve 1/2/2007

tarihinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ek rapor istenilmesine karar

vermiştir.

15. Adli Tıp Kurumunun 21/3/2007 tarihli ek raporunda;

-Bebeğin (üçüncü başvurucu) doğumunun normal başladığı ve normal

süresinde seyrettiği, doğum takibinin tıp kurallarına uygun olduğu,

-Doğumlarda mutlaka bir uzman doktor bulunması gerekmediği,

ebenin de doğum yaptırabileceği,

-Doğuma yakın yapılacak doğum tartısı tahminlerinde hata payının

yüksek olacağı, nitekim bebeğin de normal kiloda (3.700 g) doğduğu, sezaryen

yapılmasının gerekmediği,

-Hemşire ve ebenin doğum esnasında epizyotomi

yapma yetkisinin bulunduğu, epizyotominin doğumlarda

genellikle yapılması gerektiği ve doktor kadar ebenin de buna karar verebileceği,

-Bebekte doğum sırasında omzunun takılması sonucu oluşan

sakatlığın hiçbir şekilde öngörülemeyeceği, bu nedenle önceden önlem

alınamayacağı, idarenin sağlık personelinin eyleminden dolayı kusurunun

bulunmadığı belirtilmiştir.

16. Antalya 1. İdare Mahkemesinin 13/3/2008 tarihli kararıyla

dava reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen

raporun hükme esas alındığı belirtilmiş ve bu rapora göre üçüncü başvurucunun

doğumunda meydana gelen sakatlık bakımından idarenin ağır hizmet kusurunu

gerekli kılacak koşulların bulunmadığı belirtilmiştir.

17. Bu karar Danıştay Onuncu Dairesinin 11/11/2009 tarihli

kararıyla kısmen onanmış, kısmen bozulmuştur. Danıştay Onuncu Dairesinin

kararında Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 21/3/2007 tarihli ek rapora

atıf yapılmıştır. Bebekte meydana gelen zararın doğum eyleminin bir

komplikasyonu olarak kabul edildiği, idarenin ağır hizmet kusurundan söz

edilemeyeceği, bu nedenle maddi tazminat ödenmesinin mümkün olmadığı

belirtilmiştir. Bu nedenle Mahkeme kararının maddi tazminat isteminin reddine

dair kısmı onanmıştır.

18. Öte yandan, manevi tazminat yönünden karar bozulmuştur.

Kararda, idarenin kamu hizmetini eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle

ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı

duymalarının manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için

yeterli olduğu belirtilmiştir. Buna göre birinci başvurucunun hastaneye

yatırıldığı sırada ilk muayenesinin icapçı doktor tarafından yapılmış olmasına

karşın doğumun seyri ve doğum sırasında yaklaşık üç saatlik süre içerisinde

hastanede görevli bulunan herhangi bir doktor tarafından takip edilmediği, bu

yönüyle anneye verilen sağlık hizmetinin eksiksiz ve kusursuz olduğundan söz

edilemeyeceği vurgulanmıştır.

19. Başvurucuların karar düzeltme istemleri aynı Dairenin

21/6/2011 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

20. Bozma sonrası yapılan yeniden yargılama sonucunda Antalya 1.

İdare Mahkemesi, maddi tazminat isteminin reddine dair kararın onanarak

kesinleşmesi nedeniyle sadece manevi tazminat istemi yönünden davayı ele

almıştır. Mahkemece manevi tazminat istemi yönünden verilen bozma kararına

uyulmuş ve 15/12/2011 tarihli kararla manevi tazminat istemlerinin kısmen

kabulüyle birinci başvurucuya 12.500 TL, ikinci başvurucuya 12.500 TL ve üçüncü

başvurucuya 25.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.

21. Bu karar Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 8/5/2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Söz konusu karar

başvuruculara 4/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

22. Başvurucular 1/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

2. İdari İnceleme Süreci

23. Antalya Valiliği tarafından konu hakkında inceleme

başlatılmıştır. 2/6/2003 tarihli inceleme raporunda, başvurucuların çocuğunda

meydana gelen sakatlığın doğum olayının komplikasyonu olarak değerlendirildiği

bildirilmiştir.

B. Bireysel Başvuru

Tarihinden Sonra Yaşanan Gelişmeler

24. Anılan karara karşı başvurucuların karar düzeltme istemleri

aynı Dairenin 18/12/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

25. Başvurucular ayrıca, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM)başvurmuşlardır.

26. AİHM'in 29/1/2015 tarihli kararı

ile 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış

Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un yürürlüğe

girmesi üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına

(Tazminat Komisyonu) başvurulması gerektiği bildirilmiştir.

27. Bunun ardından başvurucular 25/2/2015 tarihinde Tazminat

Komisyonuna başvurarak yargılama sürecinin uzun sürmesinden dolayı adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuşlardır.

28. Tazminat Komisyonunun 14/10/2015 tarihli kararıyla (İdari

yargıda davanın açıldığı 30/5/2003 ile yargılamanın sona erdiği 18/12/2014

tarihleri arasında) iki dereceli olarak 11 yıl 6 ay 18 gün süren yargılamanın

makul süreyi aştığı gerekçesiyle başvuruculara 12.700 TL tazminat ödenmesine

karar verilmiştir.

29. Kararda, söz konusu tazminat miktarı belirlenirken davanın

başvurucuların çocuklarının kolunda meydana gelen kalıcı sakatlıktan

kaynaklanan bir dava olması ve başvurucular için taşıdığı önem dikkate alınarak

tazminat miktarının artırıldığı ifade edilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

30. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun "Doğrudan doğruya tam yargı

davası açılması" kenar başlıklı 13. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İdari eylemlerden

hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı

bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve

her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak

haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen

veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden

itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu

sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir."

B. Uluslararası Hukuk

31. AİHM, kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerinin

korunması, kendilerine uygulanan tedaviye dâhil olmaları, bu hususta rıza

göstermeleri ve maruz kaldıkları sağlık risklerini değerlendirmelerine yardımcı

olan bilgilere erişimlerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 8. maddesi

kapsamı içerisinde yer aldığını kabul etmektedir (Trocellier v. Fransa (k.k.),

B. No: 75725/01, 5/10/2006; İclal Karakoca

ve Hüseyin Karakoca/Türkiye (k.k.), B. No:

46156/11, 21/5/2013).

32. AİHM kararlarına göre devletler, ister kamu isterse özel sağlık

kuruluşları tarafından yerine getirilsin, sağlık hizmetlerini hastaların

yaşamları ile fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün korunmasına yönelik gerekli

tedbirlerin alınabilmesini sağlayacak şekilde düzenlemek zorundadır (İclal Karakoca ve Hüseyin Karakoca/Türkiye; Vo/Fransa [BD], B. No: 53924/00, 8/7/2004, § 90; Calvelli ve Ciglio/İtalya [BD], B. No: 32967/96, 17/1/2002, § 51).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Mahkemenin 4/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişinin Maddi ve

Manevi Varlığını Koruma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

34. Başvurucular, doğumda uzman bir doktorun bulunmaması

yüzünden uğranılan zararda idarenin hizmet kusuru bulunduğunu, yargı

makamlarınca maddi tazminat taleplerinin reddedilmesi ve manevi tazminat

taleplerinin de kısmen karşılanmış olması nedeniyle mağduriyetlerinin

giderilmediğini belirtmişlerdir. Bu nedenle başvurucular kişinin maddi ve

manevi varlığının korunması hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

a. Maddi Tazminat Talebi

Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurular incelenebilir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012,

§ 17).

36. Somut olayda başvurucuların maddi tazminat isteminin reddine

dair karar11/11/2009 tarihinde onanmış ve karar düzeltme istemleri de 21/6/2011

tarihinde reddedilmiştir. Buna göre başvuru konusu kararın maddi tazminata

ilişkin kısmının 23/9/2012 tarihinden önce kesinleştiği anlaşılmıştır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Manevi Tazminat Talebi

Yönünden

38. Başvurucular, idarenin sağlık hizmetinin yerine getirilmesi

sırasındaki kusuru nedeniyle kalıcı sakatlığın meydana geldiğini ve olaya

ilişkin davada uygun ve yeterli miktarda manevi tazminata karar verilmemesi

nedeni ile mağduriyetlerinin giderilmediğini iddia etmektedirler.

39. Somut olayda başvurucuların açtığı maddi ve manevi tazminat

davasında derece mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu

alındığı ve Adli Tıp Kurumunca verilen 21/3/2007 tarihli ek raporda,

başvurucuların çocuğunun doğumu sırasında meydana gelen sakatlığın hiçbir

şekilde öngörülemeyeceği, bu nedenle önceden önlem alınamayacağının

belirtildiği görülmüştür.

40. Bununla birlikte derece mahkemesinin ve Danıştay Onuncu

Dairesinin kararında, doğumun seyri ve doğum sırasında yaklaşık üç saatlik süre

içerisinde hastanede görevli bulunan herhangi bir doktor tarafından takip

edilmediği, bu yönüyle anneye verilen sağlık hizmetinin eksiksiz ve kusursuz

olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle başvuruculara manevi tazminat verilmesine

hükmedildiği anlaşılmaktadır (bkz. § 20).

41. Bu durumda başvuru konusu olayda, derece mahkemeleri

tarafından kişinin maddi ve manevi varlığını koruma yükümlülüğüne ilişkin

şikâyetler açısından, ihlalin tespit edildiği açıktır.

42. Ayrıca belirlenen tazminat miktarları ile davanın koşulları

ve başvurucuların uğradığı zararlar arasında açık bir orantısızlık bulunmadığı

görülmektedir. Sonuç olarak derece mahkemelerinin kararlarında bariz bir takdir

hatası veya keyfîlik tespit edilmediğinden Anayasa Mahkemesinin

manevi tazminat miktarının belirlenmesi konusunda anılan mahkemelerin takdir

yetkisine müdahalesi söz konusu olamaz (Özkan

Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 45; Sadık Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014, § 87).

43. Bu durumda somut başvuruya konu davada hükmedilen

tazminatın, müdahalenin sonuçlarının giderilmesi bakımından yetersiz olmadığı

kanaatine varıldığından kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkına

yönelik açık bir ihlalin bulunmadığı sonucuna varılmıştır (Aynı yönde

değerlendirme için bkz. Cavide Sevinç ve diğerleri, B. No: 2014/10703,

5/10/2017, § 41).

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

45. Başvurucular, uğradıkları zararların tazmini için açtıkları

davanın bireysel başvuru tarihi itibarıyla 11 yılı aşkın bir süredir devam

ettiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

46. Somut olayda başvurucuların başlattığı yargılama (30/5/2003

tarihi ile 18/12/2014 tarihi arasında) iki dereceli olarak 11 yıl 6 ay 18 gün

sürmüştür. Bu süre dikkate alınarak Tazminat Komisyonu tarafından 14/10/2015

tarihli kararla başvuruculara 12.700 TL tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

47. Bu durumda 6384 sayılı Kanun ile kurulan Komisyon tarafından

uzun yargılanma nedeniyle başvurucuların adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğinin tespit edildiği ve bu ihlal sebebiyle ödenen tazminat tutarının

Anayasa Mahkemesinin ve AİHM'in uzun yargılama

ihlalleri ile ilgili vermiş olduğu yerleşik içtihatlarıyla uyumlu olduğu

görülmektedir.

48. Buna göre uzun yargılanma nedeniyle ortaya çıkan ihlalin

tespit edilerek uygun giderimin sağlanması karşısında başvurucuların bu konuya

ilişkin iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varmak

gerekmiştir.

49. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Maddi tazminat talebi yönünden kişinin maddi ve manevi

varlığının korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Manevi tazminat talebi yönünden kişinin maddi ve manevi

varlığının korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

4/4/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucular

:

1. Özlem

KORKUT

2. Kadir

KORKUT

3. İsa Emre

KORKUT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/14571, 4 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Bireysel Başvuru
  7. B. Bireysel Başvuru
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. B. No: 75725/01, 5/10/2006; İclal Karakoca
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Kişinin Maddi ve
  14. B. Makul Sürede Yargılanma
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Yıldırım
  17. Akıncı
  18. Topal
  19. M. Emin KUZ
  20. Birtane
  21. Korkut
  22. Korkut
  23. Korkut
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/14571
Tarih
4 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Recep Ayhan Başvurusu (B. No: 2015/2500)
  • S.n. D.p. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/10583)
  • Mevlüt Huzeyfe Uğur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/2924)
  • Rafet Uzun Başvurusu (B. No: 2015/5082)
  • Abdullah Talü Başvurusu (B. No: 2015/9966)
  • Kamil Erdoğan Başvurusu (B. No: 2017/4023)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.