İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

RESEN GİZLİLİK KARARIKARAR

P.t. Başvurusu (B. No: 2020/22319)

1. Başvuru, çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili

Başvuru No2020/22319Tarih18 Nisan 2024Okuma9 dk · 1.823 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm P.T. Başvurusu

Karar tarihi
18 Nisan 2024
Başvuru Numarası
2020/22319
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.823 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

I. BAŞVURUNUN

ÖZETİ

1. Başvuru, çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili

olarak etkili soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucunun yasal temsilcisi olan anne, olay

tarihinden yaklaşık iki yıl önce eşi U.T.den boşanmış, ortak çocukları olan

20/8/2015 doğumlu P.T.nin velayeti anneye verilmiş, küçüğün haftanın belli

günleri ve saatlerinde baba yanında kalması şeklinde baba ile çocuk arasında

kişisel ilişki kurulmuştur.

3. 7/4/2019 tarihinde baba U.T.nin yanından dönen P.T.

canının yandığını söyleyerek tuvalet ihtiyacını gidermek istememiş ve yasal

temsilcinin annesine, babasının özel bölgelerine dokunduğunu işaretle

göstermiştir. Bunun üzerine yasal temsilci, P.T.yi Şişli Etfal Eğitim ve

Araştırma Hastanesine götürmüş; muayene sonrasında düzenlenen 7/4/2019 tarihli

genel adli muayene raporunda "Genital Bölge: dış genital bakısında

hafif kızarıklık ve ödem mevcut." tespiti yapılmıştır. Hastanede

olayın adli vaka olduğu söylenerek başvurucu kolluğa yönlendirilmiştir.

4. Yasal temsilcinin polis merkezine başvurması üzerine

nöbetçi Cumhuriyet savcısının talimatıyla başlatılan soruşturma kapsamında onun

ve yasal temsilcinin annesi C.B.nin, şüpheli sıfatıyla baba U.T. ile annesi S.T.nin

adli kollukta ifadeleri alınmıştır. Yasal temsilci 8/4/2019 tarihli ifadesinde;

mahkeme kararı gereğince, boşanma sonrası velayeti kendisine verilen küçük

kızının belirli günlerde boşandığı eşinin yanına gittiğini, olay tarihinden

yaklaşık üç hafta önce eşinin evine giden kızının dönüşte annesine çişini

yaparken canının yandığını söylediğini ancak durumdan şüphelenmediğini, daha

sonra 7/4/2019 tarihinde yine babasının evinden dönen kızının canının yanması

nedeniyle tuvaletini yapmak istemediğini ve annesine, bir daha babasının yanına

gitmek istemediğini çünkü babasının özel bölgelerine parmağıyla dokunduğunu

söylemesi üzerine kızını muayene ettirmek için hastaneye götürdüğünü, hastane

çalışanlarının yönlendirmesi üzerine hastaneden aldığı raporla kolluğa

başvurduğunu, eski eşinden şikâyetçi olmadığını, küçük kızına genital ve anal

muayene yapılmasını istemediğini belirtmiştir.

5. 8/4/2019 tarihinde küçüğün psikolog ile yaptığı

görüşmeye ilişkin görüşme raporuna "Mağdur çocuk P.T. polise ifade

verecek yaşta olmadığından; anne ve kendisi ile yaptığımız görüşmede babasının

evine gittiğinde, babasının parmakla dokunduğunu fakat bunu tuvalette

tuvaletini yaptığı esnada olduğunu beyan etti. Babanın mağdur çocuğa herhangi

bir istismarının olup olmadığı kanaati oluşmadığından yapılan doktor

muayenesinde göz önünde bulundurularak işlem yapılması uygun olacağı

düşünülmüştür." kaydı düşülmüştür.

6. Küçüğün annesi olan yasal temsilcinin verdiği CD'deki

iki video kolluk görevlileri tarafından izlenip 8/4/2019 tarihli Görüntü İzleme

Tutanağı'nı düzenlenmiş; tutanakta, videolarda babanın parmağı ile küçüğün

vücudunun özel bölgelerine nasıl dokunduğunu/bastırdığını tarif ettiğine

ilişkin görüntüler olduğu belirtilmiştir.

7. Yasal temsilcinin annesi olan C.B.nin adli kollukta

bilgi veren sıfatıyla ifadesi alınmıştır. C.B. ifadesinde kızı ile eski eşinin

boşanmasından sonra torununa kendisinin baktığını, U.T.nin mahkeme kararı

gereğince on beş günde bir küçüğü evine götürdüğünü, 7/4/2019 günü U.T.nin

torununu saat 15.00 sıralarında getirdiğini, torununun babasının yanına tekrar

gitmek istemediğini ve babasının kendisine parmağıyla dokunduğunu ifade

ettiğini, babasının ona nasıl dokunduğunu göstermesini torunundan istediğinde

parmağını bacağına birkaç kez bastırarak "İşte böyle yapıyor?"

dediğini ve "Başka nerene yapıyor?" diye sorduklarında

torununun parmağını genital ve anal bölgelerine de bastırarak "Buralara

da yapıyor, buralara yaptıktan sonra da kakamı ve çişimi yaparken acıyor."

dediğini ve torununun özel bölgelerini kontrol ettiğinde genital bölgesinde

kızarıklık gördüğünü ifade etmiştir.

8. U.T. 8/4/2019 tarihinde kollukta verdiği ifadede

iddiaların doğru olmadığını, eski eşi olan yasal temsilci ile annesinin kızıyla

irtibatını kesmek için bu iddiayı ileri sürdüğünü, annesi S.T. ile yaşadığını,

7/4/2019 günü kızına gün boyunca annesinin baktığını, onun da tanık olarak

ifadesine başvurulmasını istediğini, öz kızına karşı böyle iğrenç bir

davranışta bulunmadığını belirtmiştir. U.T 2/5/2019 tarihinde Cumhuriyet savcısınca

alınan ifadesinde de ilk ifadesine benzer şekilde iddiaları yalanlamıştır. Baba

U.T.nin annesi olan S.T. adli kollukta verdiği ifadesinde olay günü küçüğün hep

yanında olduğunu, oğlunun küçüğe karşı herhangi bir olumsuz davranışı

olmadığını dile getirmiştir.

9. Yasal temsilci 9/5/2019 tarihinde Cumhuriyet savcısı

huzurunda verdiği ifadesinde; önceki beyanında bir arkadaşının şikâyeti olmasa

da soruşturmanın yürütüleceği, şikâyetçi olması hâlinde ileride kendi aleyhine

tazminat davası açılabileceği şeklinde verdiği bilgiye istinaden ve henüz olay

netleşmeden şikâyetçi olmak istemediğini, kızının muayenesi yapıldığı için

tekrar genital ve anal muayenesinin yapılmasını istemediğini, olay nedeniyle

eski kocasından şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir.

10. Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) talebi

üzerine Adli Tıp Kurumu İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü 15/5/2019

tarihli bir rapor düzenlemiştir. Bu raporda “P.T.'nin şubemizde yapılan

muayenesinde; ana kucağında iken diz-dirsek pozisyonunda yapılan anal muayenede

anal bölgede herhangi bir ekimoz görülmediği, anal sfınkter tonusu normal

görünümde olduğu, Hymen muayenesinde; hymen annüler yapıda olup fevhası 0,3-0,4

cm olduğu görüldüğüne; Sonuç: Çocuğun yaşının küçük olması ayrıca babası

tarafından cinsel istismara uğradığı iddiası olması nedeniyle vakanın çocuk

psikiyatristi tarafından değerlendirilmesinin uygun olduğu, sorulan husus

cevaplandırılabilmesi için çocuğun dava dosyası ile birlikte muayene olmak

üzere Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'na gönderilmesinin uygun olduğu"

belirtilmiştir.

11. Bünyesinde iki ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ve

bir çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunan Adli Tıp Kurumu

Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 19/7/2019 tarihli raporunda sonuç olarak küçük

P.T.de anksiyete belirtileri tespit edildiği ancak bu psikiyatrik bulguların

iddia edilen cinsel istismar olayı ile ilişkili olup olmadığı hususunda küçüğün

yaşı nedeniyle Kurulca kesin karara varılamadığının oybirliği ile mütalaa

olunduğu görülmüştür.

12. Başsavcılıkça toplanan bilgi ve belgelerden

müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin yüklenen suçu işlediğini gösterir

dava açmaya yeterli kanıt ve emare bulunmadığı anlaşıldığından 25/9/2019

tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

13. Yasal temsilcinin bu karara karşı yaptığı itiraz Sulh

Ceza Hâkimliğince reddedilmiş, yasal temsilci bu kararı 11/3/2020 tarihinde

öğrendikten sonra COVID-19 tedbirleri kapsamında sürelerin durdurulduğu dönemi

dikkate alarak 9/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

II. DEĞERLENDİRME

14. Yasal temsilci, boşanma kararı neticesinde Mahkemece

verilen karar sebebiyle boşandığı eski eşiyle görüşen küçüğün babasının cinsel

istismarına uğradığını, bu olay nedeniyle başlatılan soruşturmanın ise küçüğün

Çocuk İzleme Merkezine yönlendirilmek suretiyle gözlenmesi ve olayı

aydınlatabilecek şekilde ifadesi alınması gerekirken bunun yapılmaması,

babaanne S.T.nin Amasra'da ikamet ettiğinin yasal temsilci tarafından biliniyor

olması karşısında S.T.nin ifadesinde verdiği olay günü küçüğün hep yanında

olduğu, oğlunun küçüğe karşı herhangi bir olumsuz davranışı olmadığı bilgisinin

denetlenmesi için S.T.nin HTS kayıtlarının alınmaması, küçüğün genital

muayenesinin ancak bir buçuk ay sonra yapılması ve Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 6.

İhtisas Kurulu tarafından küçükte tespit edilen anksiyete belirtilerinin

sebebinin sorgulanmaması nedenleriyle etkili şekilde yürütülmeyerek baba

hakkında ceza davası açılmadığını belirtmiş; adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir.

15. Başvuru, kötü muamele yasağının usul boyutu

kapsamında incelenmiştir.

16. Anayasa’nın 17. maddesi -“Devletin temel amaç ve

görevleri” kenar başlıklı 5. maddesindeki genel yükümlülükle birlikte

yorumlandığında- bir kimsenin devlet görevlilerinin 17. maddenin üçüncü

fıkrasını ihlal eden bir muamelesine uğradığına ilişkin savunulabilir bir

iddiada bulunması hâlinde etkili bir soruşturma yürütülmesini gerektirir. Bu

usul yükümlülüğü, iddianın savunulabilir olması şartıyla, devlet

görevlisi olmayan kişilerin kötü muamele teşkil eden eylemleri yönünden de

geçerlidir (bazı değişiklilerle bkz. Özlem Tuncel Kaya, B. No:

2013/8868, 10/3/2016, § 35). Kötü muamelenin kasten yapıldığının ileri

sürüldüğü durumlarda iddia hakkında ivedilikle bir ceza soruşturması

başlatılmalıdır. Soruşturmada olayı aydınlatabilecek ve sorumluların

belirlenmesini sağlayabilecek tüm deliller toplanmalıdır. Dahası soruşturma

süreci, gerektiği ölçüde kamu denetimine ve mağdurun erişimine açık olmalı;

mağdur soruşturmaya etkili şekilde katılabilmeli; soruşturmada makul bir özen

ve süratle hareket edilmelidir. Ayrıca yetkililer, soruşturmayı sonlandırmak

için aceleci davranmamalı ve temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır (Ali

Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 101-103; S.D., B. No: 2013/3017, 16/12/2015, §§ 111-114; Veli Saçılık (2),

B. No: 2018/24614, 18/10/2022, § 16).

17. Yasal temsilci olan anne, olay tarihinde üç buçuk

yaşında olan küçüğün basının yanından dönüşünde tekrar babasının yanına gitmek

istememesi ve babasının parmağıyla cinsel bölgelerine dokunduğunu ifade etmesi

nedeniyle kızının cinsel istismara uğradığından şüphelenmiştir. Şüphe üzerine

küçük kızını götürdüğü hastanede muayene edilmesi neticesinde genital

bölgesinde kızarıklık ve ödem tespit edilmiştir. Hastanedeki görevli personelin

yönlendirmesi ile kızının cinsel istismara uğradığını düşünerek karakola

başvurmuş ancak bir arkadaşının tavsiyesi üzerine olayın vahameti nedeniyle

şikâyetçi olmasa da soruşturma yapılacağından ve ileride kendisi aleyhine bir

tazminat davası açılabileceğinden eski eşinden şikâyetçi olmamıştır. Yasal

temsilci daha sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği ifadesinde şikâyetçi

olduğunu ifade etmiştir (bkz. § 9).

18. Yasal temsilcinin şikâyeti üzerine Başsavcılıkça

derhâl soruşturma başlatılmış, mağdur küçüğün psikologla görüştürülerek ifadesi

alınmaya çalışılmış, soruşturma kapsamında yasal temsilcinin ve tanık

gösterdiği annesinin ifadeleri detaylı şekilde dinlenmiştir (bkz. §§ 7, 9).

Yine şikâyet edilen U.T.nin hem adli kollukta hem de Başsavcılıkta savunma ve

iddiaları kayıt altına alınmış, U.T.nin dinlenilmesini istediği annesi S.T.nin

de tanıklığına başvurulmuştur (bkz. § 8).

19. Olayın aydınlığa kavuşturulabilmesi için suçun

mağduru olduğu iddia edilen küçük P.T. ilk olarak psikologla görüştürülmüş,

sonrasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor

alınmıştır. Bu raporda "...vakanın çocuk psikiyatristi tarafından

değerlendirilmesinin uygun olduğu..." kanaatine varılması nedeniyle

Başsavcılıkça Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan tekrar bir rapor

alınmıştır. Buna göre soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporlarının

varılan yargısal kanaatte etkili olduğu söylenebilir. Dolayısıyla Başsavcılıkça

etkili bir soruşturmanın gereği olarak makul bir sürat ve özenle delillerin

toplandığı görülmüştür.

20. Yukarıda da bahsi geçen uzman ve bilirkişi raporları uyarınca

Başsavcılıkça -yasal temsilcinin iddiasının aksine- çocuğun cinsel istismarına

ilişkin herhangi bir eylemin bilimsel olarak doğrulanamadığı sonucuna

varılmıştır.

21. Öte yandan yasal temsilcinin etkili bir soruşturma

yapılmadığını savunurken toplanması gerektiği hâlde Başsavcılıkça

toplanmadığını ifade ettiği deliller, küçüğün Çocuk İzleme Merkezine

yönlendirilmek suretiyle olayı aydınlatabilecek şekilde ifadesinin alınması

gerekirken bunun yapılmaması, şüpheli babanın annesi ile birlikte yaşadığı

iddiasına ilişkin olarak anne S.T.nin HTS kayıtlarının alınmaması, küçüğün

genital muayenesinin ancak bir buçuk ay sonra yapılmasıdır (bkz. § 14).

22. Küçüğün psikologla görüşmesi sonrasında, bünyesinde

iki ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ile bir çocuk ve ergen ruh sağlığı ve

hastalıkları uzmanı bulunan Kurul tarafından olaya ilişkin ifadelerinin

dinlenildiği görülmüştür. Ayrıca küçüğün ilk olarak gittiği Şişli Etfal Eğitim

ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen 7/4/2019 tarihli genel adli muayene raporu

da dosya içine alınmıştır. Küçüğün babaannesi S.T.nin olayın yaşandığı iddia

edilen gün küçüğün yanında olduğuna ilişkin ifadesi sorgulanmasına rağmen bu

ifadeye ilişkin bir itirazda ya da yalan tanıklık suçunun işlendiği iddiası ile

şikâyette bulunulduğuna dair bir iddia, bilgi ya da belge de mevcut değildir.

23. Bu noktada belirtmek gerekir ki Anayasa’nın 17.

maddesi gereğince yürütülecek soruşturmalarda soruşturma makamlarının olayın

gelişimine ve delillerin elde edilmesine ilişkin olarak ileri sürülen her türlü

iddiayı ve talebi karşılama zorunluluğu bulunmamaktadır. Soruşturma kapsamında

yürütülecek soruşturma işlemlerinin belirleyicisi, yetkili soruşturma

makamlarıdır (Yavuz Durmuş ve diğerleri, B. No: 2013/6574, 16/12/2015, §

62; Mahpulah Özarslan, B. No: 2016/12544, 15/9/2020, § 62).

24. Sonuç olarak başvuru konusu olayda başvurucu,

gerektiği hâlde Başsavcılıkça toplanmayan herhangi bir delilin varlığını ortaya

koyamamıştır. Başvurucunun suç ihbarı üzerine derhâl başlatılan ceza

soruşturması sürecine etkili bir şekilde katılımı sağlanmıştır. Dolayısıyla

Başsavcılık tarafından makul özenle deliller toplanmış, olayın aydınlatılması

bakımından ciddiyetle araştırma yapılmıştır. Bu bağlamda elde edilen delillerin

hukuki olarak yorumlanmasında Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında

korunan hakkı zedeleyecek mahiyette bir değerlendirme yapılmadığını ya da

soruşturmanın etkili şekilde yürütülmediğini gösterir herhangi bir bulguya

rastlanmamıştır.

25. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının etkili soruşturma

yükümlülüğüne ilişkin usul boyutuna yönelik bir ihlalin olmadığı açık

olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun (küçüğün) ve

temsilcisinin kimliğinin RESEN GİZLİ TUTULMASINA,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 18/4/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Yılmaz AKÇİL Raportör : Mustafa Erdem ATLIHAN Başvurucu : P.T. Yasal Temsilcisi : A.T. Vekili : Av. Damla İLTER ÇELİK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2020/22319, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Özeti
  5. II. Değerlendirme
  6. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun (küçüğün) ve
  7. B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  8. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2020/22319
Tarih
18 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Halil Fatih Aşgün Başvurusu (B. No: 2020/19612)
  • Süleyman Benzer Başvurusu (B. No: 2020/23395)
  • Erol Tomak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/5443)
  • Muhterem Turan Başvurusu (B. No: 2022/78020)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2020/30719
  • Fahrettin Özayıtgu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2020/27113)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.