İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ramazan Başa Başvurusu (B. No: 2021/38563)

1. Başvuru; icra takibi altında ödenen bedelin iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2021/38563Tarih28 Ocak 2026Okuma11 dk · 2.126 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ramazan Başa Başvurusu

Karar tarihi
28 Ocak 2026
Başvuru Numarası
2021/38563
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.126 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; icra takibi altında ödenen bedelin iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu hakkında Kahramanmaraş 5. İcra Müdürlüğü tarafından toplam 59.301,42 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Başvurucu, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini belirterek 24/1/2018 tarihinde Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikâyette bulunmuş; dava dilekçesinde ayrıca takibe konu senede de itiraz etmiştir. Bu kapsamda alacaklıya borcu olmadığını, hatta alacaklıyı tanımadığını ve senetteki imzaların kendi eli ürünü olmadığını belirten başvurucu, sahte senet ile başlatılan haksız icra takibinin iptalini talep etmiştir.

3. Başvurucu ayrıca sahte senet düzenlendiği iddiası ile suç duyurusunda da bulunmuş; Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından ceza soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında Başsavcılık takip konusu senedi aslı ile birlikte Adana Kriminal Polis Laboratuvarına göndermiştir. Yapılan inceleme sonucunda 15/2/2019 tarihli rapor ile dava konusu senet üzerinde yer alan "58 BİN TL" yazısındaki 5 rakamının sonradan ilave edilerek "8 BİN TL"nin "58 BİN TL" hâline getirildiği ve aldatma kabiliyetinin olduğu, senet altındaki imzaların ise başvurucunun eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.

4. Başsavcılık dosyasına gelen rapor üzerine Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesince 18/6/2019 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde, Yargıtay içtihadı uyarınca üzerinde tahrifat yapıldığı tespit edilen senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirilmesine, bu kapsamda takibin 50.000 TL yönünden durdurulmasına, 8.000 TL yönünden devamına karar verilmiştir. Ancak yargılama devam ederken 13/2/2018 tarihinde takip borcu başvurucunun banka hesabından tahsil edilmiştir.

5. Başvurucu, İcra Hukuk Mahkemesindeki yargılama devam ettiği hâlde takip konusu borcun tahsili üzerine 15/3/2018 tarihli dilekçesi ile Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde istirdat davası açmıştır. Dava dilekçesinde, senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, sahte imza ile düzenlenen senetle hakkında takip başlatıldığını, İcra Hukuk Mahkemesince bu aşamada takibin iptaline karar verilmediği için takibe konu bedelin tahsil edildiğini, borçlusu olmadığı bir parayı haksız şekilde icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını belirterek 65.525,09 TL'nin işleyecek mevduat faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir.

6. Mahkeme, 16/3/2018 tarihli tensip zaptı ile başvurucuya, dayandığı delilleri ve hangi delilinin hangi vakanın ispatına ilişkin olduğunu açıklaması için iki hafta süre vermiştir. Başvurucu icra takibi kapsamında 71.811,04 TL'nin banka hesabından tahsiline ilişkin dekontu Mahkemeye göndermiştir.

27/6/2018 tarihli duruşmaya mazereti nedeniyle katılamayan başvurucu vekili, 24/10/2018 tarihli ikinci duruşmada önceki beyanlarını tekrar etmek suretiyle davalının kötü niyetle "sahte bir senedi" icraya koyduğunu, buna ilişkin olarak Başsavcılık nezdinde soruşturma yürütüldüğünü, bu kapsamda imza örneklerinin alındığını belirtmiş ve delilleri bildirmek üzere süre talep etmiştir.

Mahkeme başvurucu vekilinin talebini kabul etmiş ve henüz sunulmayan belgelerin sunulması veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilmesi amacıyla gereken açıklamanın yapılması için iki haftalık kesin süre verilmesine, bu hususların kesin süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağına karar vermiştir.

4/2/2019 tarihli duruşmada başvurucu vekilinin de talebi üzerine Başsavcılığın imza incelemesinin sonucunun beklenmesine karar verilmiş, 12/7/2019 tarihli duruşmada başvurucu vekilince Başsavcılık dosyasına gelen kriminal raporun bir örneği Mahkeme dosyasına sunulmuş, raporun içeriğine dair açıklama yapılarak aleyhe olan hususların kabul edilmediği belirtilmiştir.

7. Mahkemece 12/7/2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, takibe dayanak senetteki 58.000 TL miktarın 50.000 TL'si yönünden başvurucunun borçlu olmadığının tespitine, 50.000 TL bedelin ödeme tarihi olan 13/2/2018 tarihinden itibaren mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvurucuya verilmesine hükmedilmiştir.

8. Gerekçeli karara karşı hem başvurucu hem de davalı istinaf talebinde bulunmuştur. Başvurucu; istinaf dilekçesinde sadece senette yazan bedel üzerinden hüküm kurulmasının doğru olmadığını, icra takibi kapsamında ödemek zorunda olduğu 71.811,04 TL bedel üzerinden hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ise senedin alacağına karşılık ciro yoluyla kendisine geldiğini, başvurucuyu tanımadığını, başvurucunun sadece imza yönünden senede itiraz ettiğini, senetteki tahrifat nedeniyle bir şikâyet dile getirmediğini belirterek senede konu alacak ilişkisinin esasına yönelik inceleme yapılması gerektiğini iddia etmiştir.

9. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) yaptığı incelemede 10/6/2021 tarihli karar ile başvurucunun istinaf taleplerinin esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile gerekçeli kararın kaldırılmasına ve davanın reddine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun talebinin takip konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığı hâlde icra tehdidiyle ödediği paranın iadesi olduğunu belirtmiştir.

Senette tahrifat bulunduğu anlaşılmakta ise de gerek dava dilekçesinde gerekse ön inceleme aşamasında başvurucunun bedel yönünden iddia ve inkârının bulunmadığını belirten Bölge Adliye Mahkemesi, başvurucunun iddiasını sahte imzaya dayandırdığını ancak imzanın kendisine ait olduğunun tespit edildiğini, bu durumda tahrifat nedeniyle senetteki bedeli inkârın iddianın değiştirilmesi anlamına geleceğini ifade etmiştir.

İddianın değiştirilmesi konusunda ıslah ya da karşı tarafın açık muvafakatinin de bulunmadığını belirten Bölge Adliye Mahkemesi, Mahkemece bu hususun resen nazara alınmasının da mümkün olmadığına dikkati çekerek davanın reddi yerine kabulü yönünde kurulan hükmün doğru olmadığına kanaat getirmiştir.

10. Başvurucu, nihai kararı 7/7/2021 tarihinde öğrendikten sonra 3/8/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu; dava dilekçesinde borcun varlığına genel olarak itiraz ettiğini ancak Bölge Adliye Mahkemesince bu durumun dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde davanın reddine karar verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

12. Başvurucunun iddiaları hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır (Ahmet Sağlam [2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 41).

15. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi çok istisnai durumlarda temel hak ve özgürlüklerden biri ile doğrudan ilgili olmayan bir şikâyeti kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin yasak kapsamına girmeden inceleyebilir.

Açık bir keyfîlik nedeniyle yargılamanın hakkaniyetinin temelden sarsıldığı ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki usule ilişkin güvencelerin anlamsız hâle geldiği çok istisnai hâllerde, aslında yargılamanın sonucuna ilişkin olan bu durumun bizatihi kendisi usule ilişkin bir güvenceye dönüşmüş olur.

Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin yargılama mercilerinin değerlendirmelerinin usule ilişkin güvenceleri anlamsız hâle getirip getirmediğini ve açık bir keyfîlik nedeniyle yargılamanın hakkaniyetinin temelden sarsılıp sarsılmadığını incelemesi yargılamanın sonucunu değerlendirdiği anlamına gelmez.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi yargılama mercilerinin delillerle ilgili değerlendirmelerine ancak açık bir keyfîlik ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki usule ilişkin güvenceleri anlamsız hâle getiren bir uygulama varsa müdahale edebilecektir (Ferhat Kara [GK], B. No: 2018/15231, 4/6/2020, § 149).

16. Anayasa Mahkemesi İsmet Murtezaoğlu ([1. B.], B. No: 2018/17312, 18/10/2022, § 40) kararında aşağıdaki hâllerde aslında yargılamanın sonucuna ilişkin olan bir durumun bizatihi kendisinin usule ilişkin bir güvenceye dönüştüğünün kabul edilebileceğini ifade etmiştir:

i. Somut olayda uygulanan veya uygulanması gereken hukuk kurallarının kabul edilebilir herhangi bir yorumuna dayanılmaması

ii. Delil ile bu delilin ispat aracı olarak kullanıldığı vakıa arasında kurulan bağın kabul edilebilir bir muhakemeye dayanmaması veya mantık dışı bir çıkarıma dayanması

iii. Açıkça yanlış olan olguların hükme esas alınması

iv. Somut olayın açıkça belirli olan koşullarının gözetilmemesi

v. Belirli bir hususu ispat ettiğinde kuşku bulunmayan bir delilin açıkça keyfî olarak dikkate alınmaması

vi. Maddi olayın tespitinde aksi ispat edilemeyecek ve savunma yapmayı anlamsız kılacak varsayımlara dayanılması

17. Anayasa Mahkemesi aynı kararda yargılamanın sonucuyla ilgili hususları usule ilişkin bir güvenceye dönüştüren durumların yukarıda belirtilenlerle sınırlı olmadığını, bunlara benzer hâllerde de Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru kapsamında denetim yapılabileceğini, bununla birlikte belirtilen eksikliklerin adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabilmesi için bunların ayrıca yargılamanın hakkaniyetini zedelediğinin tespit edilmiş olması gerektiğini de ifade etmiştir (İsmet Murtezaoğlu, § 40).

18. Başvurucu, sahte olduğunu iddia ettiği senede istinaden icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı bedelin iadesi talebiyle istirdat davası açtığını, sahtelik iddiasının İcra Hukuk Mahkemesi kararı ve Başsavcılık soruşturması kapsamında da ortaya konulduğunu belirtmekte; sadece senedin altındaki imzaya değil borcun tamamına itiraz ettiğini ifade ederek Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmenin eksik incelemeye dayalı olduğundan yakınmaktadır.

19. Başvuruya konu yargılamada, Asliye Hukuk Mahkemesinin kısmen kabul kararı verdiği ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın reddedildiği görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; başvurucunun iddiasını senetteki imzanın kendisine ait olmadığı hususuna dayandırdığı ancak imzanın kendisine ait olduğunun tespit edildiği, bu noktada tahrifat nedeniyle senetteki bedelin inkâr edilmesinin ise iddianın değiştirilmesi anlamına geldiği belirtilmiştir.

20. Dosya kapsamında yapılan incelemede, başvurucunun hem İcra Hukuk Mahkemesi hem Asliye Hukuk Mahkemesi hem de Başsavcılık nezdinde borcu inkâr ettiği görülmektedir. Başvurucunun Asliye Hukuk Mahkemesi de dâhil olmak üzere bütün mercilerde ileri sürdüğü temel şikâyeti, olmayan bir borcu icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı hususuna ilişkindir. Bu kapsamda başvurucu, özellikle senetteki imzayı inkâr etmiş ise de bu iddiasının yanı sıra defaatle borçlu olmadığı hususunu da tekrar etmiş, alacaklıyı dahi tanımadığını belirtmiştir.

21. Asliye Hukuk Mahkemesinde yürütülen yargılama sürecine bakıldığında başvurucunun dava dilekçesinde senetteki imzayı açıkça inkâr ettiği görülmekle beraber borçlusu olmadığı bir parayı haksız şekilde icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı hususunu da ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. 24/10/2018 tarihli ikinci duruşmada, davalının kötü niyetle sahte bir senedi icraya koyduğunu ileri süren başvurucu, Başsavcılık nezdinde buna ilişkin soruşturma yürütüldüğünü, bu kapsamda imza örneklerinin alındığını belirterek delilleri bildirmek üzere süre talep etmiştir.

22. Buna karşın Bölge Adliye Mahkemesince yalnızca davalı tarafın özellikle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü bir noktada değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak dava dilekçesinden ve tüm yargılama sürecinden anlaşıldığı kadarıyla başvurucunun itirazlarının bizatihi senedin varlığına ilişkin olduğu, bu kapsamda 58.000 TL üzerinden imzalanmış bir senedin olmadığı iddiasını dile getiren başvurucunun yargılamanın herhangi bir aşamasında boş senet verdiği vb. yeni bir vakıa da ileri sürmediği, tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra hazırlanan kriminal rapora ilişkin olarak aleyhe hususları kabul etmediğini beyan etmekle yetindiği görülmektedir.

23. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesinin başvurucunun icra takibini öğrendiği andan itibaren başvuruya konu yargılama da dâhil olmak üzere bütün hukuki süreçlerde dile getirdiği ve yargılamanın sonunda çözülmesi gerekli bir uyuşmazlık olarak ortaya koyduğu, "senedin sahte olduğu" hususunu davanın kapsamına dâhil etmediği görülmektedir.

Öte yandan başvurucunun açtığı ilk dava olan ödeme emrinin iptali davası ve sonradan açmış olduğu istirdat davası bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucunun aynı zamanda borcu kabul etmediği de anlaşılmaktadır.

Buna karşın Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu hususun da herhangi bir şekilde değerlendirilmeksizin yalnızca senedin altında yer alan imza konusunda değerlendirme yapılması neticesinde sonuca varılmasının yargılamanın hakkaniyetini zedelediği kanaatine ulaşılmıştır. Zira Bölge Adliye Mahkemesi somut olayın açıkça belirli olan koşullarını gözetmemiştir.

24. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

25. Başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürdüğü görülmekte ise de hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden diğer ihlal iddiası hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir.

III. GİDERİM

26. Başvurucu, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması ile 100.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

27. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır.

Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60. Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

28. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

29. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Diğer ihlal iddiasının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

D. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesine (E.2019/2205, K.2021/984) iletilmek üzere Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2018/231, K.2019/821) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

F. 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 28/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Yılmaz AKÇİL Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : Ramazan BAŞA Vekili : Av. Fatma KABA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/38563, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. III. Giderim
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2021/38563
Tarih
28 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Ahmet İnce ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/48529)
  • Kamil Selman Bilgin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/52365)
  • Baki Altıntaş Başvurusu (B. No: 2021/52853)
  • Sebiha Çelik Başvurusu (B. No: 2022/18719)
  • Ömer Yurdakul Başvurusu (B. No: 2022/24239)
  • Güllüzar Kaplan ve Mehmet Kaplan Başvurusu (B. No: 2022/41015)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.