İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ramazan Tuna Başvurusu (B. No: 2020/7150)

1. Başvuru; iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak

Başvuru No2020/7150Tarih20 Mart 2024Okuma10 dk · 2.074 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ramazan Tuna Başvurusu

Karar tarihi
20 Mart 2024
Başvuru Numarası
2020/7150
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.074 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN

ÖZETİ

1. Başvuru; iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak

talebinin ıslah ile artırılan kısmının bozma kararından sonra ıslah

yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının,

yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu, B. Mermer Maden Sanayi Ticaret Limited

Şirketine ait mermer ocağında işçi olarak çalışmakta iken 7/5/2014 tarihinde iş

sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle 17/6/2014 tarihinde Antalya 6. İş

Mahkemesinde (Mahkeme) davalı işverene karşı iş sözleşmesinden kaynaklanan

alacaklarının ödenmesi talebiyle belirsiz alacak davası açmıştır. Başvurucu,

dava dilekçesinde davalı işverene ait mermer ocağında 1/5/2011 tarihinden

7/5/2014 tarihine kadar işçi olarak çalıştığını, son bir haftalık çalışma

ücretinin kendisine ödenmeden işine son verildiğini, çalışmak istediği hâlde

işyeri yetkilileri tarafından mermer ocağına girmesine izin verilmediğini, daha

sonra kendisi işe gitmemiş gibi ihtar gönderilerek haklı fesih sebebi

oluşturulmaya çalışıldığını, kendisi ile birlikte otuzdan fazla kişinin işveren

tarafından aynı tarihlerde işten çıkarıldığını belirterek 500 TL kıdem

tazminatı, 500 TL fazla mesai, 420 TL son bir haftalık çalışma ücreti, 100 TL

resmî tatillerde çalışma ücreti alacağını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak

kaydıyla talep etmiştir.

3. Mahkeme 27/11/2014 tarihinde talep edilen alacak

miktarının belirlenebilir olması nedeniyle açıkça belirsiz alacak davası olarak

açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu

nedeniyle reddine karar vermiştir.

4. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

7/5/2015 tarihinde anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma

kararının gerekçesinde; dava konusu alacakların ancak bilirkişi incelemesinden

ve yargılama sürecinden sonra tespit edilebileceğini, bu nedenle söz konusu

alacakların belirli olduğuna dair değerlendirmenin hatalı olduğu

belirtilmiştir.

5. Mahkeme bozma kararına uyulmasına karar vererek

bilirkişi raporu aldırmıştır. 4/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda kıdem

tazminatı alacağı 7.537,15 TL, fazla mesai alacağı 22.188,38 TL, resmî tatil

alacağı 959,59 TL olarak belirlenmiştir. Başvurucu, bilirkişi raporu ile

yapılan belirlemeden sonra 9/1/2018 tarihinde ıslah dilekçesiyle, talep ettiği

alacak miktarını 31.105,12 TL'ye yükseltmiştir. Davalının hesaplanan işçilik

alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmesi

üzerine Mahkeme bilirkişiden ek rapor aldırmak suretiyle yeniden hesaplama

yapmıştır. Mahkeme 19/4/2018 tarihinde bilirkişi ve bilirkişi ek raporunda

belirtilen zamanaşımı hususunda yapılan tespit ve hesaplama doğrultusunda

davanın kabulüne karar vermiş, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra

ıslah yapılamayacağını belirterek başvurucunun bozma sonrasında verdiği ıslah

dilekçesini dikkate almayıp talebiyle bağlı olmak üzere hüküm kurmuştur.

6. Başvurucunun mahkeme kararını temyiz etmesi üzerine

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 4/10/2018 tarihinde bozma kararı vermiş, kararın

gerekçesinde belirsiz alacak davasında sadece davaya karşı cevap dilekçesinde

zamanaşımı savunması ileri sürülebileceğini, Mahkeme tarafından kabul görmeyen

ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunmasına değer verilmesinin hatalı olduğunu

belirtmiştir.

7. Mahkeme, bozma kararına uyulmasına karar vererek

30/4/2019 tarihinde davanın kabulüne, bozma sonrası ıslah yapılamayacağından

ıslah zamanaşımının dikkate alınmamasına, taleple bağlı kalınarak 500 TL kıdem

tazminatının, 500 TL fazla mesai ücretinin, 420 TL ücret, 100 TL resmî tatil

ücret alacağının davalıdan alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.

8. Yargıtayca yapılan temyiz incelemesi sonucunda anılan

karar 23/12/2019 tarihinde onanarak kesinleşmiştir.

9. Nihai karar 18/1/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiş, başvurucu 17/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Mahkemeye

Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

11. Başvurucu; işçilik alacakları talebi ile açtığı

davada hatalı değerlendirme sonucu Mahkemenin alacak miktarının belirli olduğu

gerekçesiyle usulden ret kararı verdiğini, temyiz incelemesi sonucunda

Yargıtayca alacağın belirsiz olduğu belirtilerek bozma kararı verilmesi üzerine

Mahkemenin bilirkişi raporu aldığını ve gerçek zararının bu şekilde ortaya

çıktığını, bilirkişi raporu doğrultusunda talep miktarını ıslah ederek

artırdığını ancak Mahkemenin Yargıtayın bozma ilamından sonra ıslah

yapılamayacağı gerekçesiyle artırılan kısım yönünden davayı reddettiğini,

kendisi ile birlikte işten çıkarılan işçilerin işçilik alacaklarının tazmini

talebiyle diğer mahkemelerde açtıkları davaların kabulüne karar verildiğini,

eşitlik ilkesine aykırı olarak hatalı değerlendirme sonucu işçilik

alacaklarının zayi edildiğini belirterek eşitlik ilkesinin, mülkiyet hakkının,

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Başvurucunun şikâyetleri mahkemeye erişim hakkı

kapsamında incelenmiştir.

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

14. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında

herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve

savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim

hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün

bir unsurudur (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B.

No: 2014/13156, 20/4/2017, § 34).

15. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında

herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve

savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim

hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün

bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma

ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası

sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine

dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sözleşme)

yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmiştir (Özbakım

Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., § 34).

16. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı

değerlendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya

mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka anlatımla mahkeme kararını

önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebileceğini ifade etmiştir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

17. Dava açmayı imkânsız kılacak ya da aşırı

zorlaştıracak ölçüde kısa olmadıkça dava açma ya da kanun yollarına başvurma

için belli sürelerin öngörülmesi hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve

tek başına bu durum mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz (Remzi

Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27). Bu nedenle usul kurallarını

uygularken mahkemelerin yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı

şekilcilikten ve kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden

olacak aşırı esneklikten kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B. No:

2012/660, 7/11/2013, § 65).

18. Somut olayda Mahkeme, başvurucunun işçi alacaklarının

ödenmesi talebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere açtığı davanın

hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermiş; Yargıtay ise Mahkemenin

hatalı değerlendirme yaptığını belirterek kararı bozmuştur. Mahkeme, bozma

sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda talep miktarını artıran başvurucunun

ıslah talebini Yargıtayın bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı

gerekçesiyle reddederek sadece dava dilekçesinde belirtilen miktarda alacağın

ödenmesine hükmetmiştir.

19. Anayasa Mahkemesi somut başvuruya benzer nitelikte

iddiaları Ziynet Benli ([GK], B. No: 2019/23977, 15/2/2023) kararında

incelemiştir. Anılan karara konu olayda başvurucunun eşi O.B.nin çalıştığı

alışveriş merkezinde 29/3/2000 tarihinde çıkan yangında ölmesi üzerine

başvurucu 11/1/2002 tarihinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla

100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talebiyle dava açmıştır.

Yargılama sürecinde başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine, manevi

tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu karar Yargıtayca bilirkişi

raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, çelişkinin giderilerek

düzenlenecek raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi

ve çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma

kararı uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında ıslah talebi

doğrultusunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay İçtihadı

Birleştirme Genel Kurulunun (YİBGK) 4/2/1948 tarihli ve E.1944/10, K.1948/3

sayılı kararı uyarınca bozma kararından sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı

gerekçesiyle karar Dairece tekrar bozulmuştur. Mahkeme, bozma kararına uymuş;

bozma kararından sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava

dilekçesinde talep edilen miktarla bağlı kalarak başvurucu lehine 100.000 TL

maddi ve 100.000 TL manevi tazminata hükmetmiş ve karar kesinleşmiştir (Ziynet

Benli, § 52).

20. Anılan başvuruda davanın ıslah ile artırılan kısmının

reddedilmesini mahkemeye erişim hakkı kapsamında inceleyen Anayasa Mahkemesi

18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile

12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili

maddelerinde bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığına yönelik açık veya örtülü

bir hüküm yer almadığını, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına yönelik genel kuralların

içtihatlarla belirlendiğini, YİBGK'nın 4/2/1948 tarihli kararında bozmadan

sonra ıslah yapılamayacağına yönelik yorum yapılırken tahkikat aşamasının ilk

derece mahkemesindeki bozma kararından önceki yargılama süreciyle

sınırlandırıldığını belirtmiş; bozma kararından sonra tahkikata yönelik

işlemlerin niteliğine dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığını

vurgulamıştır (Ziynet Benli, § 55).

21. Anılan kararda ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 177.

maddesinin (1) numaralı fıkrası ile ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar

yapılabileceğinin belirtildiği, bozma kararından sonra tahkikata devam edildiği

hâllerde ıslah yapılamamasının anayasal anlamda kanunilik ölçütü bakımından

öngörülemez bir durum olduğu, bireylerin tarafı oldukları davalarda bilgi ve belgelerin

karşı tarafın elinde olması veya dava tarihi itibarıyla uğradıkları zararın ya

da talep edebilecekleri alacağın miktarını bilebilmeleri mümkün

olmayabileceğinden kanun koyucu tarafından yargılama sırasında ıslah yoluyla

bedelin artırılabilmesinin mümkün kılındığı, bu düzenlemeyle getirilen ıslah

müessesesinin Anayasa'nın 36. maddesinde öngörülen adil yargılanma hakkı

kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının gereklilikleri ile de uyumlu olduğu,

ıslahın mümkün olmaması veya güçleştirilmesi bireylere aşırı bir külfet

yükleyeceğinden -bu külfeti dengeleyen herhangi bir mekanizma da öngörülmediği

takdirde- mahkemeye erişim hakkına yönelik ağır bir müdahalenin meydana

geleceği belirtilmiştir (Ziynet Benli, § 56).

22. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi sonuç olarak

başvuruya konu yargılamada bozma kararından sonra bozma kararı uyarınca

tahkikata yönelik işlemler yapılması nedeniyle tahkikat aşamasına dönüldüğü

hâlde salt bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle

başvurucunun ıslah talebinin kabul edilmemesi suretiyle mahkemeye erişim

hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Varılan bu sonuca göre de müdahalenin meşru bir amacının bulunup bulunmadığının

veya ölçülü olup olmadığının değerlendirilmesine gerek görülmediğini

belirtmiştir (Ziynet Benli,§ 60).

23. Mahkemece başvurucunun işçilik alacakları talebiyle

açtığı davanın reddedilmesinin nedeni alacağın belirlenebilir olduğu, bu

nedenle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağıdır. Temyiz incelemesine

konu olan bu karar Yargıtay tarafından hatalı değerlendirme yapıldığı, alacağın

Mahkemece yapılacak tahkikattan sonra belirlenebileceği gerekçesiyle

bozulmuştur. Dolayısıyla bozma kararına konu olan kararda hatalı değerlendirme

yapıldığı Yargıtay kararı ile tespit edilmiştir. Bozma kararından sonra

Mahkeme, bozma kararına uyarak tahkikata başlamış alacağın belirlenmesi için

bilirkişi raporu aldırmıştır. Alacağın belirli hâle gelmesi nedeniyle

başvurucu, Mahkemeye dilekçe vererek talebini belirlenen doğrultuda artırmış

ancak kategorik bir yaklaşım ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı

belirtilerek başlangıçta belirtilen miktar yönünden davanın kabulüne karar

verilmiş; hatalı değerlendirme yapılması üzerine kararın bozulmasının bütün

külfetleri başvurucuya yüklenmiştir.

24. Bu bilgiler ışığında başvuruya konu olay

değerlendirildiğinde başvurucunun Yargıtayın bozma ilamından sonra alınan

bilirkişi raporu doğrultusunda ıslahla artırılan kısma yönelik talebinin somut

olay değerlendirilmeden salt bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı biçimindeki

kategorik olarak reddedilmesine ilişkin uygulamanın anayasal anlamda kanunilik

ölçütü bakımından öngörülemez olduğu, müdahalenin kanuni dayanağının

bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

25. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

26. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesinden şikâyet

etmiştir.

27. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile

benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK] B. No: 2022/100837, 27/4/2023)

kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa

Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine

Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un

geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile

yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest

olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan

başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden

yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda

açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum

bulunmamaktadır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

III. GİDERİM

29. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesine ve 15.000 TL

manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

30. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması

gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875,

7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506,

7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No:

2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

31. Yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi

mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçları bakımından yeterli giderim

oluşturduğundan başvurucunun manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Antalya 6. İş Mahkemesine (E.2018/675, K.2019/238) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 446,90 TL harç ve 18.800 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 19.246,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 20/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucu : Ramazan TUNA Vekili : Av. Aykut ŞAPCI

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2020/7150, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Özeti
  5. II. Değerlendirme
  6. A. Mahkemeye
  7. B. Makul Sürede
  8. III. Giderim
  9. A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  10. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  11. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının
  12. F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2020/7150
Tarih
20 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Tahir Yüksel Başvurusu (B. No: 2020/18830)
  • Seyit Uralçin Başvurusu (B. No: 2019/9886)
  • Ömer Orak Başvurusu (B. No: 2020/7333)
  • Meltem Özen Başvurusu (B. No: 2019/3017)
  • Şennur Çalışkan Başvurusu (B. No: 2020/27833)
  • Erkan Karaarslan Başvurusu (B. No: 2022/96474)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.