İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Recep Aydın ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7260)

1. Başvuru, 27/7/2008 tarihinde İstanbul ili Güngören ilçesinde

Başvuru No2014/7260Tarih12 Ocak 2017Okuma11 dk · 2.187 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Recep Aydın Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
12 Ocak 2017
Başvuru Numarası
2014/7260
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.187 kelime·11 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, 27/7/2008 tarihinde İstanbul ili Güngören ilçesinde

terör örgütü mensupları tarafından yerleştirilen bombanın patlaması sonucunda

murislerinin ölmesi neticesinde 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve

Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında

yapılan başvuruda ve açılan davada manevi tazminata hükmedilmediği gerekçesiyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/5/2014 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/4/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 11/11/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucular, 27/7/2008 tarihinde İstanbul ili Güngören

ilçesi Menderes Caddesi'nde terör örgütü mensupları tarafından yerleştirilen

bombanın patlaması neticesi murislerinin hayatını kaybettiğini ancak yapılan

başvuruda ve açılan davada manevi tazminat taleplerinin reddedildiğini belirtmişlerdir.

8. Başvurucular 30/7/2008 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına

giren zararlarının karşılanması talebiyle İstanbul Valiliği Zarar Tespit

Komisyonuna (Komisyon) başvurmuşlardır.

9. Komisyon 20/8/2010 tarihli ve 2010/1-92-24 sayılı kararında; dosyanın

incelenmesi sonucu M.A.nın

kanuni mirasçılarına Güngören Kaymakamlığına gönderilen acil destek fonundan

20.000 TL'nin ödendiği, zararlarının karşılanmış olduğu gerekçeleriyle talebin

reddine karar vermiştir.

10. Başvurucular tarafından, belirtilen ret işlemi aleyhine

İstanbul 10. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır.

11. İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 18/5/2011 tarihli ve

E.2010/1913, K.2011/901 sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir.

Kararın gerekçesi şöyledir:

“...Olayda, Komisyonca 5233 sayılı Yasaya göre ölenin yakını olan

davacılara 20.000-TL ödeme yapıldığından bu yasa uyarınca davacılara ödenecek

bir zarar bulunmadığına karar verilmiş, buna göre hazırlanan sulhname tasarısı tarihinde

davacılar vekiline tebliğ edilmiş, tasarısının kabul edilmemesi üzerine

taraflarca 28.07.2008 tarihinde sulhname tutanağının

imzalanmış olduğu görülmektedir.

Bu durumda, terör eyleminden doğan zararın

karşılanması istemiyle idareye yazılan başvuru tarihine göre 5233 sayılı

Yasa'nın yürürlükte olduğu ve dolayısıyla olaydan doğan zararın bu Yasa

hükümlerine göre karşılanması gerekeceğinden, bilimsel ve yargısal içtihatlarla

geliştirilen sosyal risk ilkesinin ve 2577 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin artık

uygulanma ve olanağı kalmamış olup davacının bu yöndeki iddası

yerinde görülmemiştir. Hal böyle olunca davacılar yakının ölümü nedeniyle

davacılara 20.000-TL ödeme yapılmış olması ve bu hususta taraflar arasında sulhname imzalanması nedeniyle davacıların maddi tazminat

istemlerinin sözü edilen Yasa hükümlerine göre reddi gerekmektedir.

Davacıların manevi tazminat istemlerine

gelince; 5233 sayılı Yasa, terör eylem ve olaylarından kaynaklanan manevi

zararları da kapsam dışında bıraktığından davacıların manevi tazminat

taleplerinin de reddi gerekmektedir...”

12. Başvurucuların temyizi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin

27/10/2011 tarihli ve E.2011/9783, K.2011/4447 sayılı ilamı ile kararın

onanmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"...Davacı

tarafından zararının karşılanması istemiyle davalı idareye yapmış olduğu

2/6/2010 tarihli başvurunun, 5233 sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra yapıldığı

dikkate alındığında, öncelikle meydana gelen zararın 5233 sayılı Yasa

kapsamında mı, yoksa 2577 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca mı tazmini

gerektiğinin saptanması gerekmektedir.

Bu

bağlamda, davacının yaralanmasına neden olan olayın, terör eylemi sonucu

gerçekleştiği sabit olup, söz konusu olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet

kusuru veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varıldığından,

davacıların zararının 5233 sayılı Yasa kapsamında tazmini zorunludur.

Dolayısıyla olayda, idarenin 2577 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca tazmin

yükümlülüğü bulunmamaktadır..."

13. Başvurucuların karar düzeltme talebi, aynı Dairenin

10/12/2013 tarihli ve E.2012/3711, K.2013/8860 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

Karar düzeltme kararı, başvurucuya 17/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucular 16/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

15. 5233 sayılı Kanun’un 1., 2., 4., 6., 7., 8., geçici 1.,

geçici 3., geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı Eki Karar’ın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008

tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin

31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu

Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014,

§§ 15-28).

16. 5233 sayılı Kanun’un 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı

Kanun’un 1. maddesiyle değişik 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları

şöyledir:

“Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm

hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı

sonucunda bulunan miktarın;

a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek

üzere yaralanma derecesine göre,

b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık

kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar,

c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık

kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı

tutarına kadar,

d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık

kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı

tutarına kadar,

e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı

tutarında,

Nakdî ödeme yapılır.

…

Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen

nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa

ilişkin hükümleri uygulanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 12/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

18. Başvurucular 27/7/2008 tarihinde İstanbul ili Güngören

ilçesi Menderes Caddesi'nde terör örgütü mensupları tarafından yerleştirilen

bombanın patlaması neticesi murislerinin hayatını kaybettiğini, yapılan

başvuruda ve açılan davada manevi tazminata hükmedilmediğini, kanunda hüküm yok

diye manevi tazminatın ödenmemesinin yasalara ve hukukun genel ilkelerine

aykırı olduğunu, 5233 sayılı Kanun'un maddi tazminatı düzenlediğini ancak 12.

maddesi gereği uzlaşmanın mümkün olmadığı durumlarda dava açma yolunun saklı

olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) İçyer-Türkiye

kararında manevi tazminatın kanunda düzenlenmemiş olmasının verilmeyeceği

anlamına gelmediğinin belirtildiğini, Anayasa’nın2., 5., 10., 17., 36., 40.,

41., 125. ve 141.maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddia

etmiş; maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

19. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde başvurucular; terör

örgütü mensupları tarafından yerleştirilen bombanın patlaması neticesi

murislerinin hayatını kaybetmesi nedeniyle uğradıkları manevi zararlarının

tazminine ilişkin talebin Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle

reddedildiğini, idari ve yargısal merciler tarafından taleplerinin dikkate

alınmadığını, 6/1/1983 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na

ve tazminat hukukunun genel prensiplerine aykırı karar verildiğini, manevi

tazminat istemlerinin karşılanmadığını belirterek Anayasa’nın 2., 5., 10., 17.,

36., 40., 41., 125. ve 141. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini

iddia etmişlerdir. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde başvurucuların

iddialarının özünün, İlk Derece Mahkemesince eksik ve hatalı değerlendirme yapılmasına

ve 2577 sayılı Kanun kapsamında inceleme yapılmamasına ilişkin olduğu

anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu sebeple başvurucuların anılan iddiaları, adil

yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerden biri olan gerekçeli karar hakkı

kapsamında değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20.Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurucuların gerekçeli

karar hakkının ihlali iddiasının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas Yönünden

21. Başvurucular; manevi tazminat taleplerinin araştırma

yapılmadan, yeterli gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, manevi zararlarının

karşılanmadığını iddia etmektedir. Anılan iddialar Anayasa'nın 36. maddesinde

tanımlanan adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan gerekçeli karar hakkı

açısından incelenmiştir.

22. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma

hakkının unsurlarından birisi olmakla beraber bu hak yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklinde

anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın

niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık bir

yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialarının cevapsız

bırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm

Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, B. No: 2013/1213,

4/12/2013, § 26).

23. AİHM’e göre mahkemeler ve yargı

mercileri verdikleri kararlarda yeterli gerekçe göstermelidirler. Gerekçe

gösterme yükümlülüğünün kapsamı, kararın niteliğine göre değişir ve davaya konu

olayın içinde bulunduğu şartlar ışığında değerlendirilerek belirlenir (Mustafa Kahraman, B. No: 2014/2388,4/11/2014,

§ 36).

24. Kanun yolu mahkemelerince verilen karar gerekçelerinin

ayrıntılı olmaması, ilk derece mahkemesi kararlarında yer verilen gerekçelerin

onama kararlarında kabul edilmiş olduğu şeklinde yorumlanmakla beraber (Aziz Turhan, B. No: 2012/1269, 8/5/2014, §

53), başvurucuların dile getirmesine rağmen ilk derece mahkemesinin de

tartışmadığı esaslı hususlara ilişkin temyiz başvurularıyla başvurucuların

usule ilişkin haklarının ihlal edildiğine yönelik somut şikâyetlerinin temyiz

incelemesinde tartışılmaması veya yargı mercileri tarafından resen dikkate

alınması gereken hükümlerin gerekçesi açıklanmaksızın uygulanmaması gerekçeli

karar hakkının ihlali olarak görülebilir (Mustafa

Kahraman, § 37).

25. Somut olayda başvurucular, 5233 sayılı Kanun kapsamında

kurulan İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna başvuruda bulunmuştur.

Başvurucuların oluşan zararları için Kaymakamlık tarafından toplam 20.000 TL

tazminat ödendiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Başvurucular,

tazminat miktarının eksik hesaplandığı gerekçesiyleİdare

Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açmışlardır.

26. İstanbul 10. İdare Mahkemesi 18/5/2011 tarihli kararıyla

başvurucuların murislerinin ölüm olayına ilişkin Komisyon tarafından verilen

maddi tazminat miktarının yeterli olduğu, manevi tazminatın ise 5233 sayılı

Kanun kapsamında düzenlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş,

temyiz merciince de bu karar onanmıştır (§§ 11-12).

27. Bir davada maddi olguları bildirmek tarafların, bunları hukuksal

nitelendirmeye tabi tutmak ise hâkimin görevidir. Taraflarca bildirilip iddia

ve savunmaya dayanak yapılan maddi olgular mahkemece tam olarak saptanmalı,

dayanılan maddi olguların hukuksal nitelendirmesi ve ilgili hukuk kuralının

uygulanması ise mahkemece yapılmalıdır (Nurten

Esen, B.No:

2013/7970, 10/6/2015, § 51).

28. 5233 sayılı Kanun; AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay İdari

Dava Daireleri Kurulunun verdiği kararlarda da belirtildiği üzere maddi

zararların özel bir giderim usulü olmakla birlikte manevi zararların

karşılanmasına da engel olmayan bir yasadır. 2577 sayılı Kanun'un 12. ve 13.

maddelerinde, idarenin işlem veya eyleminden kaynaklı olarak hakları ihlal

edilenlere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır. Bu yol, 5233

sayılı Kanun dışında idari yargıda genel hükümlere başvurularak uğranılan

zararın tazminine imkân sağlamaktadır (Abbas

Emre, B.No:

2014/5005, 6/1/2016, § 81).

29. Başvurucular; Mahkemenin ret gerekçesinin 2577 sayılı

Kanun’a, tazminat hukukunun genel prensiplerine aykırı olduğunu

belirtmişlerdir. Anayasa Mahkemesi kararında (Abbas

Emre, § 78) da belirtildiği üzere 5233 sayılı Kanun, genel hükümlere

göre manevi tazminat talep edilmesine engel teşkil etmemektedir. Başvurucular,

anılan iddialarını Mahkeme önünde ileri sürmüş ise de kararın gerekçesinden

(bkz. § 11) iddialarının tam olarak karşılanmadığı anlaşılmakta olup kanun yolu

merciince de anılan konu hakkında yeterli(bkz. § 12)

değerlendirme yapılmamıştır.

30. Bir mahkeme kararının gerekçesi; o davaya konu maddi

olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve

hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar, maddi olgular ile hüküm

arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların hangi nedenle haklı veya

haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve hukuka uygunluk

denetimini yapabilmeleri için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün

hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta

gösteren bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur (Nurten Esen, § 57).

31. Bu durumda başvurucuların27/7/2008 tarihinde İstanbul ili

Güngören ilçesi Menderes Caddesi'nde terör örgütü mensupları tarafından

yerleştirilen bombanın patlamasıyla murislerinin hayatını kaybetmesi

neticesinde manevi zarara uğradıklarından bahisle 24/9/2010 tarihinde açtıkları

tam yargı davasında ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren, uyuşmazlığın

çözümü için esaslı bir iddia olan manevi tazminat talebine ilişkin şikâyetlerin

sadece 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip gerekçelendirilmesi yeterli

görülmemektedir. Anılan iddianın AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay

içtihatlarında (Abbas Emre, §§

77-79, 84) da belirtildiği üzere 2577 sayılı Kanun kapsamında usul kurallarına

ve esasa yönelik değerlendirilmesi yapılarak başvurucuların manevi tazminatı

hak edip etmediğinin tartışılması gerekirken 5233 sayılı Kanun’da manevi

zararların karşılanmasına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği

gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi adil yargılanma hakkı kapsamında

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle

yargılama süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucuların gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

32. Belirtilen nedenlerle, başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un

50. Maddesi Yönünden

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

33. Başvurucular, başvuru formunda belirttikleri tazminat

miktarlarının ödenmesi talebinde bulunmuşlardır.

34. Mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

35. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan ihlal

kararının bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 10. İdare

Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

36. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi nedeniyle gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

İstanbul 10. İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/1/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucular

:

1. Recep

AYDIN

2. Tuğba

AYDIN

3. Burak

AYDIN

Vekili : Av. İhsan ÇEBİ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/7260, 12 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi nedeniyle gerekçeli
  12. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  13. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  14. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  15. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Kömürcü
  18. Akıncı
  19. Topal
  20. Aydın
  21. Aydın
  22. Aydın
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/7260
Tarih
12 Ocak 2017

İlgili Kararlar

  • Bahattin Ecer Başvurusu (B. No: 2014/7041)
  • Mehmet Ali Yüksek ve Mikdat Bülbül Başvurusu (B. No: 2014/15595)
  • Ömer Karakoç Başvurusu (B. No: 2014/20475)
  • Bedrettin Özmen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/487)
  • Behçet Alkan Başvurusu (B. No: 2014/16142)
  • Mehmet Emin Doğan Başvurusu (B. No: 2014/17265)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.