KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Reşat Doğan Başvurusu
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Başvuru Numarası
- 2021/10481
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, işçilik alacağının ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan davanın dava şartı yokluğu gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, süresinde yapılmıştır. Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası Komisyon tarafından başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunduktan sonra başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
2. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Başvurucu, işçilik alacağının ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan davanın dava şartı yokluğu gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Anayasa Mahkemesi, benzer iddialarla yapılan İsmail Avcı (B. No: 2019/12190, 22/2/2022) başvurusuna ilişkin kararında detaylı değerlendirmeler yapmıştır.
Kararda öncelikle hak arama özgürlüğüne yapılan müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen şartlara (kanun tarafından öngörülme, haklı bir nedene dayanma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama) uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 36. maddesinin ihlalini teşkil edeceğini vurgulamıştır.
Bu bağlamda başvuru konusu olaya dair verilen dava şartı yokluğundan usule ilişkin ret kararları ile yapılan müdahalenin kanun tarafından öngörülme ölçütünü karşıladığı ve mahkemelerin hukuken yarar elde edilemeyecek davalarla meşgul edilmesinin önlenmesi ve kişilerin medeni hakkıyla ilgili uyuşmazlığın karara bağlanması hususunda daha elverişli olan dava yoluna başvurmaya zorlanması şeklinde meşru bir amacı olduğu anlaşılmıştır (İsmail Avcı, §§ 37-56).
Ölçülülük yönünden müdahale için seçilen aracın amaca ulaşılmasını sağlaması önemli olduğu kadar seçilen aracın son çare olması, diğer bir ifadeyle başvurucunun haklarını en az zedeleyen araç olması gerekir (İsmail Avcı, § 67). 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, usule aykırı olarak düzenlenen dava dilekçelerinin usulüne uygun hâle getirtilmesi için hâkime güçlü yetkiler vermektedir.
Dolayısıyla hatalı olarak belirsiz alacak davası biçiminde açıldığının düşünülmesi hâlinde davanın genel eda davası olduğu kabul edilerek başvurucunun talep sonucunu netleştirmesi için başvurucuya süre verilmesinin davanın usulden reddi biçimindeki ağır bir müdahaleden kaçınılmasını sağlayacak bir araç olduğu anlaşılmaktadır (İsmail Avcı, §§ 69, 70).
Anayasa Mahkemesi belirsiz alacak davasının dava şartı yokluğundan reddedilmesinin -usul hukukundaki imkânlar gözetildiğinde- başvurulabilecek son çare olmadığı, medeni hakla ilgili uyuşmazlığın karara bağlanması yönünden en etkili olan davanın açılmasını sağlama amacına ulaşılması için daha hafif müdahale teşkil eden aracın seçilmesi yerine başvurucunun mahkemeye erişimini imkânsız kılan ağır bir aracın tercih edilmesinin gereklilik şartına uygun olmadığı sonucuna ulaşmıştır (İsmail Avcı, § 74).
Somut başvuruda da anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmamaktadır. Bu nedenle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
3. Başvurucu, ihlalin tespiti ve 30.000 TL tutarında manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.
Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60. Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından başvurucunun manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Yılmaz AKÇİL Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : Reşat DOĞAN Vekili : Av. Osman ASLAN
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/10481, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası