İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Safir Mobilya Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/15206)

1. Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi

Başvuru No2014/15206Tarih11 Mayıs 2017Okuma16 dk · 3.296 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Safir Mobilya Pazarlama Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
11 Mayıs 2017
Başvuru Numarası
2014/15206
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.296 kelime·16 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 19/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu şirket, eser sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin

yerine getirilmediğini iddia ederek sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının

tespiti ve ödenen bedelin iadesi talebiyle Ankara 15. Asliye Ticaret

Mahkemesinde dava açmıştır.

9. Mahkeme 22/1/2013 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir.

10. Temyiz üzerine karar Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18/3/2014

tarihli kararı ile onanmıştır.

11. Başvurucu, onama kararını 16/4/2014 tarihinde tebellüğ

etmiş, başvurucu vekili Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) yoluyla

30/4/2014 tarihli iş emri ile karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

12. Aynı Dairenin 23/6/2014 tarihli ilamında Yargıtay ilamının

karar düzeltme isteyen tarafa 16/4/2014 gününde tebliğ edildiği, karar düzeltme

dilekçesinin 5/5/2014 gününde kaydedildiği, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla hâlen yürürlükte

bulunan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun

440. maddesindeki 15 günlük sürenin geçtiği belirtilerek dilekçenin süre

yönünden reddine karar verilmiştir.

13. Ret kararı başvurucu vekiline 20/8/2014 tarihinde tebliğ

edilmiş 19/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

14. Bu arada Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci

Dairesinin 26/8/2014 tarihli ve 1876 sayılı kararı ile Ankara 15. Asliye

Ticaret Mahkemesinin faaliyeti durdurulmuş, dava dosyası Ankara 6. Asliye

Ticaret Mahkemesine devredilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

1. Kanun ve Yönetmelik

15. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun geçici 3. maddesi şöyledir:

"(1) Bölge adliye mahkemelerinin,

26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge

Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de

ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize

ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama

tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında,

kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı

Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin

uygulanmasına devam olunur.

(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine

görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086

sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır."

16. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri

Usulü Kanunu'nun 431. maddesi şöyledir:

"Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge

adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın

bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin

bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece

mahkemesine verilebilir.

Temyiz dilekçesi kararı veren mahkemeden başka

bir mahkemeye verilmişse temyiz defterine kaydolunur

ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir.

Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi

verilir."

17. 1086 sayılı mülga Kanun'un 440. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya

tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar

düzeltilmesi istenebilir:

..."

18. 6100 sayılı Kanun'un 445. maddesi şöyledir:

"Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP),

adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan

bilişim sistemidir. Dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda

gerçekleştirildiği hâllerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır.

Elektronik ortamda, güvenli elektronik imza

kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dava dosyaları

incelenebilir. Bu Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak

ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve

gönderilebilir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler

ayrıca fizikî olarak gönderilmez, belge örneği aranmaz.

Elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması

gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim

veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir.

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter.

Mahkemelerde görülmekte olan dava, çekişmesiz

yargı, geçici hukuki koruma ve diğer tüm işlemlerde UYAP’ın

kullanılmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir."

19. 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun

5. maddesi şöyledir:

"Güvenli elektronik imza, elle atılan

imza ile aynı hukukî sonucu doğurur.

Kanunların resmî şekle veya özel bir merasime

tabi tuttuğu hukukî işlemler ile teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imza

ile gerçekleştirilemez."

20. 6/8/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileCumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri

Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in (Yönetmelik) 5. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli

elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla birimlere elektronik

ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.

Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP

üzerinden birimlere gönderilen ve iş listesine düşen belgeleri derhâl ilgili

kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Onay gerektiren evrak ilgilinin iş

listesine yönlendirilir.

...

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması

açısından saat 00:00'a kadar yapılması zorunludur.

..."

21. Yönetmelik'in 208. maddesinin (9) numaralı fıkrası şöyledir:

"Taraf vekillerince UYAP üzerinden

güvenli elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesi gönderilebilir. Bu

işler için ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat

Bilgi Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için güvenli

elektronik imza sahibi olmaları gerekir. Kanun yolu harçları avukat tarafından

elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu işlemlerin Barokart veya kredi kartı gibi ödeme araçlarıyla yapılması

sağlanabilir. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte

yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda

erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur."

22. 3/4/2012 tarihli ve 28253 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 5.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli

elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk

dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.

Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP

üzerinden mahkeme veya hukuk dairelerine gönderilen ve iş listesine düşen

belgeleri derhal ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Hâkimin

onayını gerektiren evrak hâkimin iş listesine yönlendirilir.

...

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması

açısından saat 00:00’a kadar yapılması zorunludur.

Fizikî ortamda yapılan işlemlerde süre mesai

saati sonunda biter."

23. Mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 48.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli

elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesi gönderilebilir. Bu işler için

ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat Bilgi

Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için elektronik

imza sahibi olmaları gerekir. Kanun yolu harçları avukat tarafından elektronik

ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu işlemlerin Barokart veya kredi kartı gibi ödeme araçlarıyla yapılması

sağlanabilir. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte

yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda

erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur.

Elektronik ortamda kanun yolu başvurusu saat

00:00’a kadar yapılabilir."

..."

2. Yargıtay Kararı

24. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/1/2014 tarihli ve

E.2013/14-742, K.2014/16 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...

Görüldüğü üzere Cumhuriyet Başsavcılıkları ile

Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine

Dair Yönetmelik ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilgili genelgesine

göre UYAP'a kaydedilerek elektronik ortama aktarılan

belgelerle ilgili kayıt tarihinin ilgili işlemler yönüyle havale tarihi olarak

esas alınması gerekmektedir.

..."

B. Uluslararası Hukuk

25. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri

ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların

esası konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir

mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde, görülmesini

isteme hakkına sahiptir...”

26. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkemeye erişim

hakkının, Sözleşmenin 6. maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir parçası

olduğunu (Lawyer Partners A.S./Slovakya, B.

No: 54252/07, 16/6/2009, § 52), bu kapsamda herkesin kişisel hak ve

yükümlülükleriyle ile ilgili her türlü idiasını bir

mahkeme veya yargı önüne getirme hakkının güvence altına alındığını (Golder/ Birleşik Krallık, B. No: 4451/70,

21/2/1975, § 36) belirtmiştir. Yine AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinde mahkeme

kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkının güvence altına

alınmadığını ancak devletin kendi takdirine bağlı olarak taraflara kanun yolu

başvurusunda bulunma hakkı tanıması durumunda bu incelemeyi yapan mahkeme

önünde uygulanan muhakeme usulünün bu ilkelere uygun olması gerektiğini

belirtmiştir (Delcourt/Belçika, B. No: 2689/65, 17/1/1970, §

26).

27. Bu değerlendirmeye benzer şekilde AİHM, bir hukuk davasında

bölge adliye mahkemesi ilamına yönelik itirazın süre yönünden reddedilmesi

nedeniyle yapılan başvuruyu mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirerek

kanun yolu incelenmesinde uygulanacak usulün Sözleşme'nin 6. maddesi kapsında

değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Mushta/Ukrayna, B. No: 8863/06, 18/11/2010, § 39).

28. Yine AİHM, mahkemeye erişim hakkına yönelik birtakım

sınırlandırmaların kabul edilebileceğini ancak sınırlamaların meşru bir amaca

yönelik olmadığı veya kullanılan yöntem ile ulaşılması hedeflenen amaç arasında

makul bir orantısallık ilişkisinin bulunmadığı

durumlarda kısıtlamaların Sözleşme'nin 6. maddenin birinci fıkrasına uygun

olmayacağını belirtmiştir (Ashıngdane/Birleşik Krallık,B. No: 8225/78, 28/5/1985,

§ 57).

29. Osu/İtalya (B.

No: 36534/97, 11/7/2002, §§ 36-40) davasında, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç

örgütüne üye olduğu gerekçesiyle hakkında 7 yıl hapis cezası verilen başvurucu,

kararı sonradan öğrendiğini belirterek Yargıtaya gecikmiş

temyiz başvurusunda bulunmuş, Yargıtay ilgili Kanun hükmüne rağmen talebin

süresinde yapılmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir. AİHM bu başvuruda dava

açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesinin kabul

edilebileceğini ancak öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak

yanlış uygulanması ya da hesaplanması nedeniyle kişilerin dava açma ya da kanun

yollarına başvuru hakkını kullanamamaları hâlinde Mahkemeye erişim hakkının

ihlal sonucunun ortaya çıkacağını belirterek somut olayda Yargıtayın

ret kararının kanun hükmünün neden uygulanmadığına ilişkin gerekçe içermediğini

bu açıdan öngörülebilir olmadığını belirterek Mahkemeye erişim hakkının ihlal

edildiğine karar vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin 11/5/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu, davada İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtayca onandığını, onama kararının 16/4/2014 tarihinde

vekiline tebliğ edildiğini, karar düzeltme dilekçesinin avukatı aracılığı ile

UYAP üzerinden Mahkemeye 30/4/2014 tarihinde gönderildiğini ancak Mahkemenin

dilekçeyi 5/5/2014 tarihinde işleme koyduğunu, Yargıtayın

da süresinde karar düzeltme talebinde bulunmadığı gerekçesiyle talebini

reddettiğini, Yargıtayın ret kararıyla karar düzeltme

hakkının elinden alındığını belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde güvence

altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

32. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

33. Başvurucunun şikâyetinin özünün, karar düzeltme talebinin

esasının Yargıtayca incelenmemesine yönelik

olmasından dolayı iddia, adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer alan

mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

34. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Müdahalenin Varlığı ve Hakkın Kapsamı

35. Anayasa’nın 36. maddesinin birici

fıkrasında herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

36. Anayasa'nın 36. maddesine 2001 yılı değişiklikleriyle

eklenen "adil yargılanma" ibaresine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin

taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Bu sözleşmelerden olan

AİHS'nin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının güvencelerinden

birini de mahkemeye erişim hakkı oluşturmaktadır.

37. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye

erişim hakkıdır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini

savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı

haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en

etkili yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir (AYM,

E.2014/76,K.2014/142, 11/9/2014).

38. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı

değerlendirmelerde, mahkemeye erişim hakkının, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya

mahkeme kararını anlamsız hâle getiren bir başka ifadeyle mahkeme kararını

önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebileceğini (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52), ilk derece mahkemesine dava açma hakkının yanında

itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise

anılan yollara başvurma hakkının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini (Ali Atlı, B. No: 2013/500, 20/3/2014, §

49) belirtmiştir.

39. Süre yönünden karar düzeltme talebinin reddedilmesinin

mahkemeye erişim hakkına bir müdahale teşkil ettiği açıktır.

ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

40. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

41. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 36. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.

42. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, meşru bir amaç

taşıma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir.

(1) Kanunilik

43. Başvuru konusu olayda Yargıtay Dairesinin, karar düzeltme

talebini 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesinde öngörülen sürede yapılmadığı

gerekçesiyle reddettiği anlaşılmaktadır.

44. Yargıtay Dairesinin bu hükmü esas alarak verdiği ret

kararına göre yapılan müdahalenin kanun tarafından öngörülme ölçütünü

karşıladığı sonucuna varılmıştır.

(2) Meşru Amaç

45. Başvurucunun karar düzeltme itirazı, süresinden sonra ileri

sürüldüğü gerekçesiyle reddedilmiştir. Kanun yollarına başvurmanın belli bir

süreye bağlanmasına ilişkin kuralların mahkemelerin gereksiz yere meşgul

edilmemesi, davaların uzamasının önlenmesi, hukuki alanda istikrarın sağlanması

ve hukuk düzenine karşı olan güvenin sarsılmasının önlemesi amacıyla vâzedildiği, bu açıdan meşru bir amaca yönelik olduğu

anlaşılmıştır.

(3) Ölçülülük

46. Karar düzeltme talebinin reddedilmesi nedeniyle başvurucunun

mahkemeye erişimine getirilen sınırlamanın ölçülü olup olmadığı ve başvurucuya

ağır bir yük getirip getirmediği hususlarının değerlendirilmesi gerekir.

(a) Genel İlkeler

47. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı

değerlendirmelerde Mahkemeye erişim hakkının, kural olarak mutlak bir hak

olmayıp sınırlandırılabileceği, bu hususta devletlerin takdir hakları gereği

bazı düzenlemeler yapabileceği, bununla birlikte getirilecek sınırlandırmaların

hakkın özünü zedeleyecek nitelikte olmaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve

ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerektiği

belirtilmiştir (Mesut Güzel, B.

No: 2014/5876, 22/9/2016, § 31). Bu kapsamda dava açmayı imkânsız kılacak

ölçüde kısa olmadıkça dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli

sürelerin öngörülmesinin, hukuki belirlilik ilkesinin bir gereği olduğu ve tek

başına bu durumun mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmayacağı

belirtilmiştir (Remzi Durmaz, B.

No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27).

48. Yine Anayasa Mahkemesi, bir yerin Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından verilen idari yaptırım kararına karşı başka yerin Cumhuriyet

Başsavcılığı vasıtasıyla süresinde yapılan itirazda, sulh ceza mahkemesince

dilekçenin fiilen mahkemeye ulaştığı tarihin esas alınarak itirazın

reddedilmesi nedeniyle yapılan başvuruyu mahkemeye erişim hakkı kapsamında

incelemiş, başvurucunun bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığını aracı kılarak

başvuruda bulunmasının usul kurallarına aykırı olmadığını, bu açıdan

başvurucunun bu konuda özensiz veya ihmalkâr davrandığının söylenemeyeceğini,

mahkemenin usul kurallarının uygulanmasındaki açık hatasının bireyin mahkemeye

erişim hakkından yararlanamaması ve kendisine uygulanan yaptırımın hukukiliğini

inceletememesi sonucunu doğurduğunu belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal

edildiğine karar vermiştir (Remzi Durmaz,

§§ 35-38).

(b)İlkelerin Olaya Uygulanması

49. Başvurucu, yasal süre içerisinde karar düzeltme talebinde

bulunmasına rağmen Yargıtay tarafından talebinin reddedildiğini belirterek

karar düzeltme hakkının engellendiğini iddia etmiştir.

50. Somut olayda değerlendirilmesi gereken mesele başvurucunun karar

düzeltme talebinin kanun yolu incelemesine konu yapılmamasının, mahkemeye

erişim hakkına orantısız bir müdahale oluşturup oluşturmadığıdır.

51. Başvurucu, 30/4/2014 tarihli dilekçesinde ayrıntılı bir

şekilde itirazlarını dile getirerek karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay

15. Hukuk Dairesi talebin 15 günlük sürede ileri sürülmediğini belirterek karar

düzeltme dilekçesini reddetmiştir.

52. Başvuru konusu olay tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı

mülga Kanun'un 440. maddesinde Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden

itibaren 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceği

belirtilmiştir.

53. 6100 sayılı Kanun'un 445. maddesinde elektronik ortamda

güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabileceği, harç ve avansın

ödenebileceği, dava dosyalarının incelenebileceği, Kanun kapsamında fizikî

olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgelerin güvenli elektronik imzayla

elektronik ortamda hazırlanarak gönderilebileceği belirtilmiştir.

54. Yine başvuru konusu olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 5. ve 48. maddelerinde, taraf ve

vekilleri ile diğer ilgililerin güvenli elektronik imza ile imzalamak suretiyle

UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk dairelerine elektronik ortamda bilgi ve

belge gönderebilecekleri, taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli elektronik

imza ile kanun yolu başvuru dilekçesinin gönderilebileceği, bu işler için

ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmeyeceği, avukatların UYAP Avukat Bilgi

Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için elektronik

imza sahibi olmalarının gerekli olduğu, kanun yolu harçlarının avukat

tarafından elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılacağı, kanun yolu

başvurusunun, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte yapılmış sayılacağı

belirtilmiştir.

55. Başvuru formuna ekli belgeler ve UYAP'ta

yapılan incelemede Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18/3/2014 tarihli onama

ilamının 16/4/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği, başvurucu vekilinin UYAP'tan 30/4/2014 tarihi saat 16.56'da karar düzeltme

talebinde bulunduğu, yine aynı tarih saat 16.55'de Ankara 2 no.lu mahkemeler

veznesine karar düzeltme harcını yatırdığı, Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

görevlilerince karar düzeltme dilekçesi ile ilgili işleme 5/5/2014 tarihi saat

8.58'de başlanıldığı anlaşılmıştır.

56. Başvurucunun karar düzeltme talebi Yargıtay 15. Hukuk

Dairesinin 23/6/2014 tarihli ilamında belirtilen "...Yargıtay ilamının karar düzeltme isteyen tarafa 16/4/2014

gününde tebliğ edilmiş ve karar düzeltme dilekçesinin 5/5/2014 gününde

kaydedilmiş olmasına göre 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla

halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı mülga Kanun'un 440. maddesindeki 15 günlük

sürenin geçmiş bulunması..." gerekçesi ile reddedilmiştir.

57. Yukarıda belirtilen tespitler ışığında 16/4/2014 tarihinde

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18/3/2014 tarihli ilamını tebellüğ eden

başvurucunun, UYAP üzerinden ilama karşı 30/4/2014 tarihinde karar düzeltme

talebinde bulunmasına rağmen dilekçenin Mahkeme görevlileri tarafından yasal

süre dolduktan sonra 5/5/2014 tarihinde işleme konulması nedeniyle Yargıtayın, bu tarihi esas alarak karar düzeltme

dilekçesini süre yönünden reddetmesinin öngörülebilirlik sınırları içerisinde

olduğunun değerlendirilemeyeceği, yapılan uygulamanın yanlış bir olguya

dayanılarak açık bir hata ile gerçekleştirildiği ve başvurucunun kanun yolunu kullanma

imkânını ortadan kaldırdığı, başvurucu üzerinde ağır bir yüke sebep olduğu,

başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçlarla

orantısız olduğu dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

58. Yukarıda açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye

erişim haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

59. Başvurucu başvuru konusu davada sözleşme hükümlerinin

dikkate alınmadığını, usul ve kanuna aykırı olarak karar verildiğini, Yargıtay

kararlarının gerekçesiz olduğunu, belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir.

60. Başvuru hakkında Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlali ile

yeniden yargılama karar verildiğinden başvurucunun diğer iddialarıyla ilgili

ayrıca incelenme yapılmasına gerek görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

61. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

62. Başvurucu, ihlalin tespitine karar verilmesi talebinde

bulunmuştur.

63. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

ulaşılmıştır.

64. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin Yargıtay ilgili Dairesine gönderilmek üzere Ankara 6.

Asliye Ticaret Mahkemesine (kapatılan Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi)

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

65. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla

ilgili Yargıtay Dairesine iletilmek üzere Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine

(kapatılan Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2011/267, K.2013/7 sayılı

dosyası) GÖNDERİLMESİNE,

D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1800 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 2006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/5/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucu

:

Safir

Mobilya Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Vekili

:

Av. Murat

ÇEKİÇ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/15206, 11 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine
  11. B. Diğer İhlal İddiaları
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  13. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  14. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  15. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  16. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  17. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Hakyemez
  19. Çekiç
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/15206
Tarih
11 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Elif Burcu Çakır ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4556)
  • Muzaffer Eygay Başvurusu (B. No: 2014/2461)
  • Arif Kaman Başvurusu (B. No: 2014/13377)
  • Esma Oğurlu Başvurusu (B. No: 2014/16964)
  • Hasan Özcan Başvurusu (B. No: 2014/15059)
  • Sahra Akyer ve Sinem Turan Başvurusu (B. No: 2014/11021)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.