KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Savaş Özulucak Başvurusu
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2022
- Başvuru Numarası
- 2019/14183
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; yargılama aşamasında yürürlüğe giren kanun hükmünün aleyhe sonuç doğuracak şekilde uygulanması nedeniyle mülkiyet hakkının, aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu nihai hükmü 26/3/2019 tarihinde öğrendikten sonra 25/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
2. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Aksaray Tır Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. (B. No: 2017/36736, 19/8/2018) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir.
Anılan kararda, idare tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin tüketicilere iadesi hususunda uygulamada bir belirsizlik bulunduğu ve farklı yargı kolları arasında açık ve istikrarlı bir uygulama olmadığı tespit edildikten sonra adli yargı yerinde açılan davaların mutlak surette lehe sonuçlanması yönünde haklı bir beklentiden söz edilemeyeceği açıklanarak kanun koyucunun amacının yargı kolları arasındaki farklılığı gidermeye ve dolayısıyla hukuki güvenliği sağlamaya yönelik olduğu ifade edilmiştir.
Başvurucunun tahsil edilen bedelin hangi nedenle ölçüsüz olduğu hususunda bir açıklama yapmadığını ve herhangi bir sebep de bildirmediğini dikkate alan Anayasa Mahkemesi müdahalenin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemediğini belirtmiştir. Sonuç olarak müdahalenin meşru amacının dayandığı kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin bozulmadığı kanaatine varılmıştır.
Somut başvuruda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
3. Anayasa Mahkemesi, Güher Ergun ve diğerleri (B. No: 2012/13, 2/7/2013) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede yargılama süresinin makul olmadığı gerekçesiyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Somut başvuruda da yargılamanın 6 yıl 9 ay 13 gün sürdüğü anlaşıldığından anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu doğrultuda başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
C. Diğer İhlal İddiaları
4. Başvurucunun yargılama sonunda aleyhine 80 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasının K.V. ([GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, §§ 47-68) kararı doğrultusunda anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
5. Tarımsal sulama abonelik açısından başvurucunun açtığı davada tüketici hakem heyetinin yetkili ve görevli olmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının bir hukuk uyuşmazlığının alternatif çözüm yolu kapsamında incelenip incelenmeyeceği meselesi adil yargılanma hakkı güvenceleri kapsamında değerlendirilemez. Somut olayda başvurucunun tüketici hakem heyeti tarafından karara bağlanan uyuşmazlığın genel mahkemelerin görev alanına girdiği gerekçesiyle verilen iptal kararı nedeniyle dile getirdiği söz konusu iddiaların adil yargılama hakkını ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır. Bu nedenle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
6. Başvurucu; ihlalin tespiti ve yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Başvuruda makul sürede yargılanma hakkı yönünden ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Olayda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından etkin giderim yolunun tazminat olduğu açıktır. Başvurucunun tazminat talebi bulunmadığından ayrıca tazminata hükmedilmesine gerek görülmemiştir.
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Kenan YAŞAR Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Savaş ÖZULUCAK Vekili : Av. Kaan GÖK
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/14183, 7 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası