İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Selahattin Demirtaş Başvurusu (B. No: 2017/27359)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan

Başvuru No2017/27359Tarih10 Haziran 2020Okuma9 dk · 1.716 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Selahattin Demirtaş Başvurusu (4)

Karar tarihi
10 Haziran 2020
Başvuru Numarası
2017/27359
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.716 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan

başvurucuya gönderilen mektupların, sakıncalı bulunan kısımları okunmayacak

şekilde karalanarak başvurucuya verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 20/6/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurucuya ait 2017/27361 sayılı bireysel başvurunun,

kişi ve konu yönünden irtibat nedeniyle 2017/27359 numaralı bireysel başvuru

dosyasıyla birleştirilmesine 18/12/2019 tarihinde karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu vekili, Bakanlık görüşüne karşı beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

9. Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) tutuklu olarak bulunan başvurucuya farklı

zamanlarda G.A. ve Ş.M. isimli kişiler tarafından iki adet mektup

gönderilmiştir.

10. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı

(Disiplin Kurulu) tarafından 23/3/2017 ve 12/4/2017 tarihinde verilen sakıncalı

mektup değerlendirme kararlarıyla; G.A. tarafından gönderilen mektubun 1.

sayfasının "...hoşuna giderse ara ara yazarım mektuba ..."

cümlesinden "Değerli heval, yaptığım eleştirilere karşı..."

cümlesine kadar kısımları ile 2. sayfasının "Ben yine kitabımdan devam

edeyim acık..." cümlesinden sonraki "Değerli heval kolum

ağrıdı..." cümlesine kadar kısımların okunmayacak şekilde çizilerek

başvurucuya verilmesine; Ş.M. tarafından gönderilen mektubun ekinde yer alan A4

ebatlı 60 sayfadan oluşan fotokopi şeklinde çoğaltılmış kısımların başvurucuya

verilmeyerek alıkonulmasına karar verilmiştir. Kararların gerekçesinde;

sakıncalı görülen kısımların terör örgütü kurucusu A.Ö. tarafından yazıldığının

düşünüldüğü, mektupta terör örgütü propagandası niteliğinde, terör ve terörizmi

övücü hatta teşvik edici ve bu yönde etki altında bırakabilecek ifadelerin

bulunduğu belirtilmiştir.

11. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararlarına

karşı Edirne 1. İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan şikâyet başvurusu

14/4/2017 ve 16/5/2017 tarihli kararlarla kabul edilmiş ve Disiplin Kurulu

kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararların gerekçesinde;

mektupların başka bir ceza infaz kurumu tarafından uygun görülüp gönderildiği

ancak diğer bir ceza infaz kurumu tarafından sakıncalı görülerek muhatabına

verilmediği, bu durumun objektif kriterlere dayanmadığı vurgulanmıştır.

12. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İnfaz

Hâkimliğinin kararına karşı Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazlar

29/5/2017 ve 11/5/2017 tarihli kesin kararlarla kabul edilmiş ve İnfaz

Hâkimliği kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararların

gerekçesinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın usul ve yasaya

uygun olduğu ifade edilmiştir.

13. Nihai kararlar 2/6/2017 ve 25/5/2017 tarihinde

başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucu vekili 20/6/2017 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

15. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz, B. No:

2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 10/6/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Haberleşme Hürriyetinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

17. Başvurucu vekili Ağır Ceza Mahkemesi kararlarının

gerekçesiz olduğunu, mektupların geldiği ceza infaz kurumu denetiminden

geçtiğini, başvurucunun daha önce devlet nezaretinde bulunduğu ceza infaz

kurumunda defalarca görüştüğü A.Ö.nün görüşlerini içerir mektupların nasıl

örgütsel haberleşme, talimat veya etki doğurabileceğinin açıklanmadığını

belirterek haberleşme hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

18. Bakanlık görüşlerinde; mektupların sakıncalı görülen

kısımların alıkonulmasına karar verilirken, sakıncalı bulunmayan diğer

kısımlarının başvurucuya verilmesinin Anayasa'nın 22. maddesi anlamında kamu

düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi için ihtiyaç duyulan

demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmadığı ve müdahalenin

ulaşılmak istenen amaçla da orantılı olduğu, başvurucunun haberleşme

hürriyetinin ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçları ile

ceza infaz kurumunun düzeni, güvenliği ve suçun önlenmesi meşru amacı

temelindeki kamu yararı arasındaki denge gözetilerek sınırlandırıldığı

vurgulanmıştır.

19. Başvurucu vekilinin Bakanlık görüşüne karşı

beyanlarında; Bakanlık görüşünde hangi ifadelerin neden sakıncalı olduğunun

belirtilmediği, İnfaz Hâkimliği kararına değinilmediği, sözlerin A.Ö.ye ait

olmasının, mektupların sakıncalı olması anlamına gelmediği, başvurucunun

ülkenin üçüncü muhalefet partisinin lideri konumunda olduğu vurgulanmıştır.

2. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddiasının özü, başvurucuya gelen mektupların Disiplin

Kurulunca sakıncalı görülen kısımlarının karalanarak başvurucuya verilmesine

karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir.

Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında bu tür başvurular haberleşme hürriyeti

kapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, § 23; Özkan Kart (2), B.

No: 2013/1201, 20/5/2015, § 22; Akif İpek, B. No: 2013/9456, 24/6/2015,

§ 23; Ramazan Vural, B. No: 2013/1148, 7/7/2015, § 24; Eren Yıldız,

B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; Mustafa Aydin, B. No: 2013/275,

6/10/2015, § 24). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir

durum bulunmamaktadır.

21. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak

Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti" kenar başlıklı 22.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, haberleşme hürriyetine

sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç

işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya

başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına

bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere

bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış

merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine

dokunulamaz...

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir."

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını

temellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

23. Disiplin Kurulunca başvurucuya gönderilmek istenen

mektupların bir kısmının sakıncalı olduğu değerlendirilerek sakıncalı bulunan

kısımların (bkz. § 10) okunmayacak şekilde karalanarak başvurucuya verilmesine

karar verilmiştir. Dolayısıyla anılan kararlar ile kamu makamları tarafından

başvurucunun haberleşme hürriyetine bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

24. Anayasa Mahkemesinin Ahmet Temiz kararında

hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara ceza

infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan müdahalelere ilişkin genel

ilkeler belirtilmiştir (Ahmet Temiz, §§ 28-34). Buna göre haberleşme

hürriyetine yapılan müdahale Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında

belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı ve Anayasa'nın

13. maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa'nın 22.

maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Müdahalenin yasal dayanağını oluşturan

mevzuatın, ulaşılabilir, yeterince açık ve belirli bir eylemin gerektirdiği

sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir. İkinci olarak söz konusu

müdahale meşru bir amaca dayanmalı, demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun ve ölçülü olmalıdır (Ahmet Temiz, § 36).

25. Somut olayda 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza

ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 68. maddesinin

hükümlülerin ceza infaz kurumlarından yaptıkları yazışmaların denetimi ve

sınırlandırılmasının kanuni dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır (Ahmet

Temiz, §§ 37-46). Öte yandan, haberleşme hürriyetinin düzenlendiği

Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında, söz konusu sınırlama sebeplerine

bağlı kalınarak yapılacak sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak verilecek

hâkim kararıyla mümkün olabileceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında

"İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda

belirtilir" denilerek bu kuralın da mutlak olmadığı ve bu kurala bazı

kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir

(AYM, E.2014/122, K.2015/123, 30/12/2015, § 71). Bu bağlamda ceza infaz

kurumları, Anayasa'nın 22. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların

uygulanacağı kamu kurumlarındandır (Mehmet Koray Eryaşa, B. No:

2013/6693, 16/4/2015, §§ 74-76).

26. Mektupların sakıncalı bulunmasına sebep olarak,

belirtilen kısımlarında A.Ö.ye ait örgütsel haberleşme niteliğinde sözlerin

bulunması gösterilmişti. Bu kapsamda başvurucuya gönderilmek istenen

mektupların Disiplin Kurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme hürriyetine

yapılan müdahalenin, kamu düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi

amaçlarını taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşme hürriyetine ilişkin 22.

maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır

(Ahmet Temiz, § 51).

27. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul

edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların sahip

oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550,

19/11 /2014, § 35).

28. Somut olaya konu olan mektupların sakıncalı bulunan

kısımlarında A.Ö.ye ait olduğu başvurucu vekili tarafından da kabul edilen ve

metin içeriğinden de belirlenen ifadeler bulunduğu anlaşılmaktadır. Sakıncalı

kısımlarda Kürtçe ifadeler ve bazı şifreli kısaltmalar kullanıldığı

görülmüştür. Ayrıca A.Ö. tarafından silahlı mücadelenin teşvik edildiği

vurgulanmış, başvurucuya eleştiriler yöneltilmiştir. Bunların yanında

mektupların sakıncalı görülen kısımların tamamında terör örgütü kurucusu

A.Ö.nün örgütün, lideri olduğu topluluğun nasıl davranması, nasıl yaşaması

gerektiğine yönelik öğütleri ve talimatları bulunmaktadır.

29. Mektupların sakıncalı görülen kısımlarında kullanılan

üslup ve bu kısımların yazarının kimliği gözönüne alındığında terör örgütünün

yapısı ve işleyişiyle ilgili olarak eleştiri ve tavsiyeler içeren anlatımlarda

bulunulduğu görülmektedir. Terör örgütünün yönetimine ve yapılanmasına yönelik

değerlendirmelerin yer aldığı, şiddeti öven ve meşrulaştıran ifadeler

kullanılarak silahlı terör eylemlerinin teşvik edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca

mektuplarda örgüt söylemleriyle silahlı mücadele vurgulanarak, bu hususta

yapılması gerekenler önerilerek terör örgütünün silahlı eylemlerinin meşru

gösterilmeye çalışıldığı açıktır.

30. Buna göre mektupların bir kısmının sansürlenerek

başvurucuya verilmesi şeklindeki müdahalenin Anayasa'nın 22. maddesi anlamında

kamu düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi için ihtiyaç duyulan

demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmadığı ve müdahalenin ulaşılmak

istenen amaçla ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda Disiplin Kurulu

kararlarının da ilgili ve yeterli gerekçeler içerdiği görülmektedir. Sonuç

olarak somut olayda haberleşme hürriyetine yönelik açık ve görünür bir ihlal

bulunmamaktadır.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

32. Başvurucu; İnfaz Hâkimliğince alınan Cumhuriyet

savcılığı mütalaasının kendisine tebliğ edilmediğini, mütalaaya karşı

beyanlarının alınmadığını ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

33. Anayasa Mahkemesi, Devran Duran ([GK], B. No:

2014/10405, 25/5/2017, §§ 106-112) kararında; kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı

kapsamında inceleyip ele aldığı tutukluluk incelemeleri sırasında alınan

savcılık görüşünün şüpheli veya sanıklara bildirilmemesinin anayasal önem

taşımadığını, içeriğinde başvurucunun cevap vermesini gerektirmeyen ve daha

önce ileri sürülmemiş yeni bir olgudan bahsedilmeyen durumlarda savcılık

görüşünün başvurucuya bildirilmemesinin önemli bir zarara da neden olmadığını

ifade etmiştir.

34. Somut olayda, İnfaz Hâkimliğince şikâyet başvurusu

incelemesi sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmediği ileri sürülmüşse

de başvuru formu ve eklerinde başvurucu, bu görüş yazısında kendisinin cevap

vermesini gerekli kılan ve daha önce haberdar olmadığı yeni bir olgu bulunduğunu

dile getirmemiştir. Ayrıca İnfaz Hâkimliği kararlarının Savcılık görüşüne

dayanılarak verildiği yönünde bir tespit de bulunmamaktadır. Dolayısıyla

başvurucunun iddiaları bakımından anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir

durum mevcut değildir.

35. Açıklanan gerekçelerle anayasal ve kişisel önemden

yoksun olması nedeniyle başvurunun bu kısmının kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. İnfaz Hâkimliğince yapılan şikâyet başvurusu

incelemesi sırasında alınan Savcılık görüşünün bildirilmediğine ilişkin

iddianın anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 10/6/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Ferhat YILDIZ Başvurucu : Selahattin DEMİRTAŞ Vekili : Av. Ramazan DEMİR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/27359, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Haberleşme Hürriyetinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  14. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin
  15. A. 1. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin
  16. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/27359
Tarih
10 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Musa Damar Başvurusu (B. No: 2020/7343)
  • Fuat Taşdemir Başvurusu (B. No: 2020/13492)
  • Fahrettin Ağartan Başvurusu (B. No: 2020/11241)
  • Muzaffer Narin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2020/7322)
  • Ayşe Bilgen Başvurusu (B. No: 2020/8467)
  • Ali Korkmaz Başvurusu (B. No: 2020/10401)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.