İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şemsettin Ünlü ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/24058)

1. Başvuru, bir şahsın üzerindeki patlayıcı maddeleri

Başvuru No2017/24058Tarih30 Haziran 2020Okuma10 dk · 2.050 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Şemsettin Ünlü Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
30 Haziran 2020
Başvuru Numarası
2017/24058
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.050 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, bir şahsın üzerindeki patlayıcı maddeleri

patlatması sonucu birçok kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu olayla

ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 15/5/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucular Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. İçlerinde başvurucuların yakınları da olan bazı

şahıslar 19/7/2015-24/7/2015 tarihleri arasında Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde

basın açıklaması ve gösteri yürüyüşü gibi bir dizi etkinlik gerçekleştirmeyi

planlamışlardır.

10. Bu etkinliklere katılmak isteyen kişiler bulundukları

şehirlerden Suruç'a doğru 19/7/2015 tarihinden itibaren hareket etmişler ve

basın açıklaması yapmak amacıyla 20/7/2015 günü saat 12.00 sıralarında Suruç

Belediyesine ait Amara Kültür Merkezinin bahçesinde toplanmışlardır.

11. Basın açıklaması yapılırken üzerindeki patlayıcı

maddeleri patlatan bir kişi çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden

olmuştur.

12. Olay hakkında Suruç Cumhuriyet Başsavcılığı derhâl

soruşturma başlatmıştır.

13. Birkaç soruşturma işlemi sonrasında Suruç Cumhuriyet

Başsavcılığı, soruşturmaya konu fiillerin ağır ceza mahkemesinin görevine giren

suçlardan olduğu gerekçesiyle fezleke düzenleyip soruşturma evrakını 22/7/2015

tarihinde Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı)

göndermiştir.

14. Cumhuriyet Başsavcılığı 24/1/2017 tarihinde; bombalı

saldırıyı gerçekleştiren Ş.A.A.nın olay esnasında öldüğü, bu kişiye talimat

veren Y.D. ve H.İ.D.nin üzerilerine yerleştirdikleri patlayıcı maddeleri

patlatmak suretiyle güvenlik güçlerine karşı gerçekleştirdikleri saldırılar

sonucu farklı tarihlerde öldükleri, N.D., H.T., H.Ş., F.T., S.T., E.İ., A.Ö.A.,

A.B. ve H.A.D.nin ise faillerle ve/veya olayla bağlantılarının bulunduğuna dair

delil elde edilemediği gerekçeleriyle adı geçenler hakkında ek kovuşturmaya yer

olmadığına dair karar vermiştir.

15. Başvurucuların ek kovuşturmaya yer olmadığına dair

karara yönelik itirazları Şanlıurfa 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/3/2017 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

16. Cumhuriyet Başsavcılığı 25/1/2017 tarihinde;

saldırının DEAŞ terör örgütünün emir ve talimatları doğrultusunda Ş.A.A.

tarafından gerçekleştirildiği, Ş.A.A.ya Y.D. ve H.İ.D.nin bizzat talimat

verdiği, bu şüphelilere ise talimatın örgütün haklarında yakalama kararı olan

yönetici kadrosundaki D.B. ve İ.B. tarafından verildiği, olayın şüphelileri ile

birlikte DEAŞ adına birtakım eylemlere karışan ve olay hakkında detaylı bilgiye

sahip olan Y.Ş.nin de olaya dahlinin olduğuna dair şüphelerin bulunduğu

iddiasıyla Y.Ş., D.B. ve İ.B. hakkında bir iddianame düzenlemiştir. Olay nedeniyle

otuz dört kişinin öldüğü, yetmiş kişinin ise yaralandığı belirtilen iddianamede

şüphelilerin bir kez anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme

suçunu, bir kez silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçunu, otuz dört kez

tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer,

biolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme suçunu, yetmiş kez teşebbüs

aşamasında kalmış tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma,

bombalama ya da nükleer, biolojik, kimyasal silah kullanarak öldürmeye teşebbüs

etme suçunu ve bir kez de tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el

değiştirme suçunu işledikleri iddia edilmiştir.

17. İddianame Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesince (Ceza

Mahkemesi) 7/2/2017 tarihinde kabul edilmiştir.

18. Yargılama, Ceza Mahkemesince açık olarak yürütülmekte

olup henüz sonuçlandırılmamıştır.

19. Başvurucular anılan ek kovuşturmaya yer olmadığına

dair karara (bkz. § 14) yönelik itirazlarının reddedilmesinin ardından

15/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

20. Mahkemenin 30/6/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

21. Başvurucular, Cumhuriyet Başsavcılığınca eksik

inceleme sonucunda ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi

nedeniyle yaşam, etkili başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüşlerdir.

22. Bakanlık görüşünde; Cumhuriyet Başsavcılığının olayın

hemen sonrasında resen harekete geçerek soruşturmaya başladığına, soruşturmanın

etkili bir şekilde yürütüldüğüne, soruşturma yükümlülüğünün sonuç yükümlülüğü

olmadığına dikkat çekilerek başvurucuların iddialarının açıkça dayanaktan

yoksun olduğu ifade edilmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, yaşama, maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

24. Anayasa'nın “Devletin temel amaç ve görevleri”

kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, …

Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve

mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti

ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve

sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için

gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16).

26. Başvurucuların adil yargılanma ve etkili başvuru

haklarıyla bağlantı kurarak ileri sürdükleri de dâhil tüm şikâyetlerinin özü,

yakınlarının ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili etkili bir soruşturma

yapılmaması nedeniyle yaşama hakkının ihlal edilmesine ilişkin olduğundan

incelemenin Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının

etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamında yapılması

gerekir.

1. Başvurucu

Şennur Ünlü Yönünden

27. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını

kaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı

nedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 41).

28. Yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gereken, ancak

ölümle sonuçlanmayan bir olaya ilişkin başvuru ise olaydan doğrudan etkilenen

kişiler tarafından yapılabilir.

29. Başvuru formu ve eklerinden başvurucu Şennur Ünlü'nün

Ulusal Yargı ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen nüfus kaydından

3/4/2018 tarihinde öldüğü tespit edilmiştir.

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruların

kabul edilebilirlik incelemesi ve şartları" kenar başlıklı 48.

maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"(5) Kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve

esasları ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir."

31. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 80. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

"(1) Bölümler ya da Komisyonlarca

yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:

...

ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan

herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini

haklı kılan bir neden görülmemesi.

(2) Bölümler ya da Komisyonlar;

yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması

ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya

da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam

edebilir."

32. Başvurucunun ölümünden sonra başvuruya mirasçı olarak

devam edilmek istendiğine dair bir talepte bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Öte

yandan başvurucunun eşi Şemsettin Ünlü ile oğlu Doğukan Ünlü başvuruda

başvurucu sıfatıyla zaten yer almaktadır. Bu nedenle başvurucu Şennur Ünlü

yönünden başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden

bulunmamaktadır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvuru yapılmasından sonra

vefat eden başvurucu Şennur Ünlü yönünden düşme kararı verilmesi

gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

2. Başvurucu

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Yönünden

34. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkralarının ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Bireysel başvuru ancak ihlale

yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel

bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.

(2)... Özel hukuk tüzel kişileri sadece

tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda

bulunabilir."

35. Somut başvuru Ezilenlerin Sosyalist Partisine ait

haklarla ilgili olmadığından bu özel hukuk tüzel kişisinin yaşam hakkı yönünden

mağdur sıfatı bulunmamaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekmektedir.

3. Diğer

Başvurucular Yönünden

37. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı,

Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve

negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 50).

38. Yaşam hakkını koruyan hukukun etkili bir şekilde

uygulanmasını ve varsa sorumluların hesap vermelerini sağlamak amacıyla

devletin doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve

gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmesi

gerektiğini kabul eden Anayasa Mahkemesi, etkili soruşturma yükümlülüğünün

yerine getirilip getirilmediğini incelerken bazı kriterleri dikkate almaktadır.

Bu kriterler şöyledir:

-Yetkili makamların resen ve derhâl harekete geçerek ölüm

olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün

delilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 57)

-Kamu görevlilerinin güç kullanımı sonucu gerçekleşen

ölümler yönünden soruşturma makamlarının olaya karışmış olabilecek kişilerden

bağımsız olması (Cemil Danışman, B. No: 2013/6319, 16/7/2014, § 96)

-Soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması ve ölen

kişinin yakınlarının soruşturmaya gerekli olduğu ölçüde, etkili katılımlarının

sağlanması (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 58)

-Soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih

Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013, § 30).

39. Anayasa'nın yaşama hakkını güvence altına alan 17.

maddesi ile devletin temel amaç ve görevlerini belirten 5. maddesi birlikte

değerlendirildiğinde meydana gelen ölüm olaylarının sorumlularının

belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir ceza

soruşturması yürütülmesi gerekmektedir. Ancak yürütülen bu soruşturma, belirli

bir kişinin sorumlu olup olmadığıyla sınırlı olmamalı; olayın tüm yönlerini

ortaya koyacak kapsamda ve nitelikte olmalıdır. Nitekim soruşturmanın etkili

olup olmadığına ilişkin değerlendirme -somut olayın kendine özgü koşulları

dikkate alınarak- belirli bir kişi hakkında verilen kararla sınırlı olarak

değil yürütülen soruşturma bir bütün olarak incelendikten sonra

yapılabilecektir (Gülcan Keleş ve diğerleri, B. No: 2014/797,

22/03/2017, § 30).

40. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son

cümlesi şöyledir:

“Başvuruda bulunabilmek için olağan

kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

41. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar

başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen

işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru

yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması

gerekir.”

42. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri uyarınca Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru ikincil nitelikte bir hak arama yolu olup

bu yola başvurulmadan önce kural olarak olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması şarttır.

43. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı

takdirde, ortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece

mahkemelerine başvurulmalıdır (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, §

17). Bu kapsamda temel hak ve hürriyetlerle ilgili hukuk sisteminin koruma

mekanizmalarının öncelikle işletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle ihlal

iddialarına ilişkin olarak öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi

gerekmektedir. Ancak somut olayın koşulları itibarıyla başvuru yollarının

tüketilmesinin yarar sağlamayacağı veya etkili olmadığının anlaşılması hâlinde

anılan yollar tüketilmeden yapılan bir başvuru incelenebilir (Şehap Korkmaz,

B. No. 2013/8975, 23/7/2014, § 33).

44. Başvuru yollarının tüketilmesi meselesine ilişkin

anılan içtihadın ortaya çıkışında, ihlal iddiasına konu olaya dair sorumluluğu

bulunduğu iddia edilen kişilerden her birine atfedilebilecek kusur durumu ile

her bir kişi için adli süreçte elde edilecek delil durumunun farklı

değerlendirilebileceğinin ve soruşturmanın etkililiği araştırılırken olayın tüm

boyutlarıyla ele alınarak bir bütün olarak irdelenmesi gerekliliğinin gözönünde

bulundurulduğu anlaşılmaktadır (Dilek Genç ve diğerleri [GK], B.

No: 2014/3944, 1/2/2018, § 55).

45. Bir ceza soruşturması veya yargılaması sürecinde

kovuşturmasızlık, beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri

bırakılması kararları ile farklı zamanlarda neticelenmiş aşamalar bulunması

durumunda -bu aşamaların tek bir olay için farklı kişilerin sorumluluklarına

yönelik olduğu gözetildiğinde- soruşturmaların bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerekebileceğinden (S.D. B. No: 2013/3017, 16/12/2015,

§ 69) hareket eden Anayasa Mahkemesi, aynı olaya ilişkin sorumluluğu bulunduğu

iddia edilen birden fazla kişi hakkında yürütülen adli süreçlerin bir kısmı

devam ederken bazı şüpheliler/sanıklar bakımından sürecin sona ermesi üzerine

yapılan bireysel başvurularda somut olayın ve tüm adli sürecin bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle başvuru yollarının tüketilmediği

sonucuna ulaşmıştır (Bilal Turan ve diğerleri (3), B. No: 2013/7418,

31/3/2016, § 72; Bülent Kurt, B. No: 2013/7408, 20/1/2016, § 40; Gülcan

Keleş ve diğerleri, §§ 30, 31).

46. Somut olayın failleri olduğu iddia edilen üç sanık

hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar

soruşturma aşamasında yeterli inceleme yapılmadan bazı şüpheliler hakkında

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ileri sürülmüşse de devam

etmekte olan yargılama sürecinin maddi olayın koşullarını belirleyebilecek,

sorumluların tespitini ve cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte

olmadığına ilişkin bir veri bulunmamaktadır.

47. Başvurucular ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından olayla ilgili olarak yürütülen soruşturma sonucunda olayda

sorumluluğu bulunan bazı kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair

karar verilmesi nedeniyle soruşturmanın etkili olmadığını ileri sürmüşlerse de

devam eden yargılama sürecinde olayda sorumlulukları bulunan kişiler tespit

edilerek haklarında kamu davasının açılmasının sağlanmasının her zaman mümkün

olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair

karar verilen kişilerin de sorumluluklarının tespit edilmesi hâlinde haklarında

kamu davası açılması önünde bir engel bulunmadığı görülmektedir.

48. Dolayısıyla başvuru konusu olay hakkında devam eden

yargılama sürecini kapsayacak şekilde bir bütün olarak soruşturmanın

etkisizliği yönünden bir iddia olmadığı dikkate alındığında yaşam hakkı

kapsamında başvuru yolunun tüketilmediği sonucuna varılmıştır.

49. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1.Başvurucu Şennur Ünlü yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,

2. Başvurucu Ezilenlerin Sosyalist Partisinin yaşam

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer başvurucuların yaşam haklarının ihlal edildiğine

ilişkin iddialarının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 30/6/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Eser AKINCI Başvurucular : 1. Şemsettin ÜNLÜ 2. Şennur ÜNLÜ 3. Ezilenlerin Sosyalist Partisi Başvurucular Vekili : Av. Gülhan KAYA 4. Doğukan ÜNLÜ 5. Hasan TUNA Başvurucular Vekili : Av. Sezin UÇAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/24058, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Başvurucunun
  12. B. Değerlendirme
  13. B. Yargılama giderinin başvurucular üzerinde
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/24058
Tarih
30 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Nursin Ceylan Başvurusu (B. No: 2015/6657)
  • Ayhan Tanrıvermiş Başvurusu (B. No: 2015/18565)
  • Bekir Özenirbaşvurusu (B. No: 2016/18509)
  • Fırat Can Başvurusu (B. No: 2016/762)
  • Yalçın Karataş Başvurusu (B. No: 2016/60659)
  • Songül Yaşa Başvurusu (B. No: 2016/6750)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.