İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Serdar Ağgül Başvurusu (B. No: 2014/16591)

1. Başvuru; terör olaylarından dolayı köyü terke mecbur

Başvuru No2014/16591Tarih12 Ocak 2017Okuma11 dk · 2.158 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Serdar Ağgül Başvurusu

Karar tarihi
12 Ocak 2017
Başvuru Numarası
2014/16591
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.158 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; terör olaylarından dolayı köyü terke mecbur

kalınması nedeniyle 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun

ve açılan davanın reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; ret işlemine karşı

açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması ve makul sürede

sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/10/2014 tarihinde İstanbul 22. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 15/10/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 11/4/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Tunceli ili Ovacık ilçesi Karataş köyünde ikamet

etmekte iken 1994 yılında meydana gelen terör olayları neticesinde köyün

boşaltılmasıyla yerleşim yerinden göç etmek zorunda kaldığını iddia etmiştir.

8. Başvurucu 11/4/2006 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına

giren zararlarının karşılanması talebiyle Tunceli Valiliği Zarar Tespit

Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.

9. Komisyon 4/3/2011 tarihli ve 2011/1-6340 sayılı kararında;

dosyanın incelenmesi sonucu başvurucunun dosyasının annesinin dosyası ile

birleştirildiği, ayrıca Komisyona beyan etmiş olduğu dosyasındaki tapuların

annesi S.A.nın dosyasındaki tapuların aynısı olduğu

görülmüş yani dosyanın mükerrer olduğu anlaşılmış olup birden fazla başvuru

yapıldığından talebin reddine karar verilmiştir.

10. talebin reddine ilişkin Komisyon kararına karşı başvurucu

tarafından Elazığ İdare Mahkemesinde dava açılmıştır.

11. Elazığ 1. İdare Mahkemesinin 26/7/2012 tarihli ve

E.2012/769, K.2012/1375 sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir.

Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:

“...Dava dosyasının incelenmesinden; davacının

malvarlığının bulunduğu Tunceli İli, Ovacık İlçesi Karataş Köyünde meydana

gelen terör olayları sebebiyle buradaki malvarlığına ulaşılamaması nedeniyle

uğranılan zararın 5233 sayılı Yasa kapsamında tazmini istemiyle yaptığı

başvurunun reddine ilişkin Tunceli Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun

04.03.2011 tarih ve 2011/1-6340 sayılı kararının iptali istemiyle açıldığı

anlaşılmaktadır.

Bakılan davada Mahkememizin17.05.2012 tarihli

ara kararı ile davacı vekilinden; davacının hayvan zararlarını tespite yönelik

tüm bilgi ve belgelerin istenildiği, cevaben gönderilen ve Mahkememiz kaydına

18.06.2012 tarihinde giren cevap dilekçesinde; 25.03.2007 tarihli tutanak

dışında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve davacıdan zararının

ispatına yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin beklenmemesi gerektiği

belirtilmiştir.

Bu durumda, taşınır mal niteliğinde bulunan

hayvan zararlarının ispat külfetinin Türk Medeni Kanununun 6. maddesi hükmü

uyarınca Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin,

hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiş

olduğundan, bu kapsamda dava dosyası içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin

incelenmesi sonucu; davalı idare tarafından yapılan ve davacı vekilinin

katılarak imzaladığı keşif tutanağında davacının hayvanları olduğuna ilişkin

hiçbir tespite yer verilmediği, menkul mal niteliğinde bulunan hayvanların

kolayca elden çıkarılabileceği gibi köyü terk ederken beraberinde götürebilmesi

de mümkün bulunduğu, davacı tarafından hayvanları olduğuna ilişkin herhangi bir

bilgi ve belgenin (hayvan sağlık raporu vs) dava

dosyasına sunulmadığı sadece 25.03.2007 tarihli azalar ile davacı tarafından

imzalanmış tutanağın sunulduğu görülmekte olup, davacının hayvanları olduğunun

ve dolayısıyla hayvancılık yapamaması nedeniyle oluştuğu iddia olunun zararının

tazminine yönelik olarak yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde

hukuka aykırılık bulunmamaktadır...”

12. Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 4/12/2013 tarihli ve E.2012/11664, K.2013/9945 sayılı ilamı ile

kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz

nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği

belirtilerek onanmasına karar verilmiştir.

13. Başvurucu karar düzeltme talebinde bulunmuş; aynı Dairenin

19/6/2014 tarihli ve E.2014/4309, K.2014/5634 sayılı ilamı ile talep

reddedilmiştir. Karar düzeltme kararı, başvurucuya 11/9/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucu 13/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

15. 5233 sayılı Kanun’un 1., 2., 4., 6., 7., 8., geçici 1.,

geçici 3., geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar

Kurulu kararı eki kararın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008

tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin

31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu

Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K. 2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014,

§§ 15-28).

16. 5233 sayılı Kanun’un 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı

Kanun’un 1. maddesiyle değişik 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları

şöyledir:

“Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge

rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;

a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine

göre,

b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık

kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar,

c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık

kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı

tutarına kadar,

d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci

derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar,

e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında,

Nakdî ödeme yapılır.

…

Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara

intikalinde4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri

uygulanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 12/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, Tunceli ili Ovacık ilçesi Karataş köyünde ikamet

etmekte iken terör olayları nedeniyle yerleşim yerini terk etmek zorunda

kaldığını, 5233 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu müracaatının mükerrer

başvuru olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, hayvan zararlarına ilişkin

talebinin karşılanmadığını, mal varlığı zararının olduğunu, 5233 sayılı Kanun

kapsamında yaptığı talepten ve akabinde açtığı davadan sonuç alamadığını,

Derece Mahkemesinin yaptığı hatalı değerlendirme nedeniyle zararının tazmin

edilmediğini, Kanun'un amacına ve açık lafzına rağmen mağduriyetinin

giderilmediğini, yaptığı başvuru hakkında yürütülen işlemlerin makul sürede

sonuçlandırılmadığını belirterek Anayasa’nın 35., 36. ve 141. maddelerinde

tanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş; maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

19. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde başvurucunun 5233

sayılı Kanun kapsamındaki zararlarının tazmini amacıyla açtığı davanın

reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 35., 36. ve 141. maddelerinde tanımlanan

haklarının ihlal edildiğini iddia ettiği anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi,

olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp,

olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16).Başvurucunun ihlal iddiaları aşağıdaki başlıklar altında incelenmiştir:

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil

Olmadığına İlişkin İddia

20. Başvurucu, Komisyonca verilen kararın akabinde açtığı

davadan sonuç alamadığını, göç etmeye mecbur kalması nedeni ile mal varlığına

ulaşamadığını, tarım, hayvancılık ve diğer köy geçim kaynaklarından mahrum

kaldığını, anılan zararlara köy boşaltma eylemleri ile sebebiyet verilmiş

olmasına rağmen zararlarının tazmin edilmediğini belirterek mülkiyet hakkının

ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuş; yargılama sürecinde yapılan incelemeler ve

lehine olmayan yargı kararı temeline dayandırıldığı tespit edilen bu iddiaların

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

21. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurulara

ilişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye

tabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 24).

22. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası içermesidir. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki

başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesince esas yönünden

incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz,

§ 26).

23. Başvurucu, maddi vakıa ve delillerin hatalı takdiri

neticesinde davasının reddedildiğini, bu kapsamda Derece Mahkemesince

delillerin takdirinin hatalı ve hükmün sonuç itibarıyla hukuka aykırı olduğunu

belirtmekte olup başvurucunun iddialarının Derece Mahkemesince delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve

esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

24. Başvuru konusu İdare Mahkemesi kararında, ara kararı ile

başvurucu vekilinden başvurucunun hayvan zararlarını tespite yönelik tüm bilgi

ve belgelerin istendiği, cevaben gönderilen dilekçede 25/3/2007 tarihli tutanak

dışında herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı ve başvurucudan zararının

ispatına yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin beklenmemesi gerektiğinin

belirtildiği, bu durumda taşınır mal niteliğinde bulunan hayvan zararlarını

ispat külfetinin 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6.

maddesi hükmü uyarınca Kanun'da aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her

birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu

belirtilmiş olduğundan bu kapsamda dava dosyası içinde yer alan bilgi ve

belgelerin incelenmesi sonucu davalı idare tarafından yapılan ve başvurucu vekilinin

katılarak imzaladığı keşif tutanağında başvurucunun hayvanları olduğuna ilişkin

hiçbir tespite yer verilmediği, menkul mal niteliğinde bulunan hayvanların

kolayca elden çıkarılabileceği gibi köyü terk ederken beraberinde

götürebilmesinin de mümkün olduğu, başvurucu tarafından hayvanları olduğuna

ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin (hayvan sağlık raporu vs.) dava

dosyasına sunulmadığı, sadece 25/3/2007 tarihli azalar ile başvurucu tarafından

imzalanmış tutanağın sunulduğu görülmekte olup başvurucunun hayvanları

olduğunun ve dolayısıyla hayvancılık yapamaması nedeniyle oluştuğu iddia olunun

zararının tazminine yönelik yapılan başvurunun reddine ilişkindava

konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar

verilmiştir. Başvurucunun iddiaları, temyiz merciince de incelenip reddedilmek

suretiyle yerel Mahkeme kararı onanmıştır. Başvurucunun anılan iddialarına

yönelik olarak Derece Mahkemesinin kararında açık bir keyfîlik

bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

25. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

26. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurucunun makul sürede

yargılanma hakkının ihlali iddiasının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas Yönünden

27. Başvurucu, 5233 sayılı Kanun kapsamında ileri sürdüğü

giderim taleplerinin değerlendirilmesi hususundaki idari süreç ve yargılama

prosedürlerinin makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa’nın 36.

maddesinde tanımlanan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

28. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan müracaatlarda idari

yargı makamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesinin bu

konuda verdiği kararlarında, Komisyon ve yargılama aşamalarında geçen süreler

ile davanın tüm koşulları, karara bağlanan başvuru sayısı ve yargılama

sürecinde Komisyon ve yargılama makamlarınca yapılan işlemler dikkate alınarak

uyuşmazlığın karara bağlanması konusunda kamu otoritelerine ve özellikle

yargılama organlarına atfedilebilecek bir gecikmenin olmadığı ve toplamda sekiz

yılın altında gerçekleşen başvuruların karara bağlanma süresinin makul sürede

yargılanma hakkının ihlaline yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır (Sabri Çetin, B. No: 2013/3007, 6/2/2014,

§§ 61-69; Mahmut Can Arslan, B.

No: 2013/3008, 6/2/2014, §§ 60-68; Mehmet

Gürgen, B. No: 2013/3202, 6/2/2014, §§ 58-66; Celal Demir, §§ 58-66). Başvurunun kesin

olarak karara bağlanmasının daha uzun bir sürede gerçekleştiği ve bu durumun

başvuruculara atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı durumlarda ise makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır (İsmet Kaya, B. No: 2013/2294, 8/5/2014, §§

46-70).

29. Somut davaya bir bütün olarak bakıldığında Komisyona başvuru

tarihi (11/4/2006)ile nihai karar tarihi (19/6/2014) arasında geçen ve toplam 8

yıl 2 ay olan sürede başvurucu açısından farklı karar verilmesini gerektiren

bir yön bulunmadığı ve söz konusu yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin

olduğu sonucuna varılmıştır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

32. Başvurucu,

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesini ve bu

nedenle tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

33. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya

net 4.800 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

34. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 4.800 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/1/2017 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Serdar AĞGÜL

Vekilleri

:

Av. Mehmet

Ali KIRDÖK

Av. Meral

HANBAYAT

Av. Ümit

SİSLİGÜN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/16591, 12 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin
  12. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Kömürcü
  17. Akıncı
  18. Topal
  19. Hanbayat
  20. Sisligün
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/16591
Tarih
12 Ocak 2017

İlgili Kararlar

  • Bedel Genç ve Sabri Genç Başvurusu (B. No: 2014/16190)
  • Engin Güngör Başvurusu (B. No: 2014/16149)
  • Ramazan Boz Başvurusu (B. No: 2014/2236)
  • Mükremin Gürlek Başvurusu (B. No: 2014/17643)
  • Abdulkadir Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2985)
  • Necdet Erdoğan Başvurusu (B. No: 2014/8696)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.