İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Tuncay Gündoğan Başvurusu (B. No: 2018/8170)

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi

Başvuru No2018/8170Tarih8 Temmuz 2020Okuma16 dk · 3.201 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tuncay Gündoğan Başvurusu (2)

Karar tarihi
8 Temmuz 2020
Başvuru Numarası
2018/8170
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.201 kelime·16 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının; ifade özgürlüğü kapsamındaki eylemlerin

tutuklamaya konu edilmesi nedeniyle de ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/3/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir kişi 7/12/2017

tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğüne yaptığı

ihbarda; PKK/KCK terör örgütünde silahlı faaliyet gösterirken yaralanan erkek bir

örgüt üyesinin yaklaşık 1-1,5 yıl önce İstanbul'a gelerek tedavi olduğunu,

tedavisini müteakip İstanbul'un farklı bölgelerinde inşaat işlerinde çalışmaya

başladığını, yaklaşık bir yıldır gecekondu türünde bir evde tek başına

yaşadığını, akşamları eve geç saatlerde geldiğini, sabahları ise erken

saatlerde evden ayrıldığını, söz konusu şüphelinin sahte kimlik kullandığını,

yaşadığı sokaktaki insanlarla diyalog kurmaktan çekindiğini, görüştüğü

şahıslara isminin ''Tuncay'',

memleketinin ise ''Kars, Diyarbakır''

gibi farklı iller olduğunu söylediğini ileri sürmüştür.

9. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ihbarda belirtilen

kişinin başvurucu olduğu değerlendirilmiş ve ihbar doğrultusunda başvurucu

hakkında soruşturma başlatılmıştır.

10. İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 9/1/2018 tarihli kararı

ile başvurucunun ikametgâhında arama yapılmıştır. Evde bulunan dijital

materyallerin incelenmesi neticesinde, PKK/KCK terör örgütünü simgeleyen bayrak

ve ellerinde Kalaşnikof tüfek olan, terörist oldukları değerlendirilen biri

bayan, biri erkek şahsa ait iki ayrı fotoğrafın bulunduğu belirtilmiştir.

11. Soruşturma kapsamında başvurucunun sosyal medya paylaşımları

da tespit edilmiştir. Başvurucunun "Roj

Azad" isimli Facebook hesabında "Selam olsun halkı için canlarını feda eden yiğit ve kahraman Kürt

genç ve kızlarına. Raqqa düştü, bu da birilerine ders olsun", "göçükte yaşamını yitiren S.Ü., Cizre

bodrumlarında öldürülen kardeşi sanatçı E.Ü.nün yanına defnedildi",

"sosyal medyada İmralı kapıları derhal

açılsın kampanyası", "madem

çekilip kaçacaktınız Kürdistan bayraklarını toplayıp kaçsaydınız. Niye ayaklar

altında ezdirdiniz hainoğulları" şeklinde paylaşımlarda

bulunduğu, ayrıca hayatını kaybettiği anlaşılan bir örgüt üyesinin fotoğrafı

ile birlikte "bugün sadet(şehadet)

haberini aldım bogazim düğümlendi gözlerim doldu, nefesim kesildi. Sanki hayat

durdu seninle yaşadığım bütün anılar bir film şeridi gibi gözümün önünde geçti

ama bu filmin sonu böyle acı olmamalıydı. Azrail böyle bir acı bize

yaşatmamalıydı diye içerlendim ama daha sonra kendimi toparlayıp sana ve kutsal

amaca layık olmak için ayağa kalkıp anın önünde bir dakikalık saygı duruşuna

geçtim. Çünkü sen artık ülkemizi aydınlatan binlerce yıldızlar kervanına

katıldın. Bize de bu kutsal yıldızlar karşısında saygı duruşuna geçmek düşer

seni hiç unutmayacağız gabar ve cudinin asi çocuğu.'' şeklinde

paylaşımlarda bulunduğu belirtilmiştir.

12. Başvurucu 10/1/2018 tarihinde İstanbul'da bulunan Cevizlibağ

metrobüs durağında polis memurlarınca şüphe üzerine durdurulmuş, yapılan

kontrolde aranma kaydının bulunduğu görülmüş ve yukarıdaki soruşturma

kapsamında gözaltına alınmıştır.

13. Başvurucu 15/1/2018 tarihinde terör örgütünün propagandasını

yapma suçundan tutuklanması istemiyle İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk

edilmiştir.

14. Başvurucu 15/1/2018 tarihinde İstanbul 7. Sulh Ceza

Hâkimliğince yapılan sorgusunda "Ben

suç olduğunu da bilmiyordum. Alıntı yaparak paylaşmışım. Kesinlikle suç teşkil

ettiğini bilmiyordum. Propaganda amacım yoktu. Duygusal davranarak paylaştım,

hastahanede kalp ritim bozukluğu tedavisi görüyorum, inşaatta çalışıyorum,

kesinlikle sahte kimlikle de alakam yoktur. Kendi resmi kimliğim vardır.

Hastahanelerde kayıtlıdır. Raporlarım mevcuttur. İnşaatta çalıştığım için

sultanbeyli'de bir gecekondu kiraladım orada kalıyorum, ev aramamda da herhangi

bir suç unsuru çıkmamıştır. 5 yıldır sadece inşaatta çalışıyorum ve tedavimi

görüyorum. Marmara, Koşuyolu ve Siyami Ersek hastahanelerinde tedavi görüyorum,

2 kez ehliyet sınavına girdim, hepsi kendi gerçek kimliğimdir, örgütle hiç bir

alakam yoktur, paylaşımların suç teşkil ettiğini bilmiyordum, ben başka yerden

alıntı yaptım, bir hata yaptım, bir daha yapmayacağım. C.T.yi tanırım. İnşaatta

elektrik işi yapar, örgüt ile bir alakası var mıdır bilmiyorum. Birlikte

inşaatlarda çalışıyoruz, aynı mahalledeyiz, arkadaşlığımız oradan vardır."

şeklinde beyanda bulunmuştur.

15. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği 15/1/2018 tarihinde

başvurucunun terör örgütünün propagandasını yapma suçundan tutuklanmasına karar

vermiştir. Tutuklama kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Şüpheli Tuncay Gündoğan'ın üzerine

atılı, terör örgütü propagandası yapmak suçundan yapılan incelemede ; şüpheli

hakkında PKK/KCK terör örgütünde silahlı faaliyet gösterirken yaralanıp

İstanbul iline tedavi amaçlı geldiği, ... adresinde tek başına yaşadığı

şeklinde bir takım ihbarların alınması üzerine sosyal medya hesabının

incelendiğinde terör örgütünü sempatik gösterir kalaşnikoflu genç kız, örgüt

militanının resmi önünde kaval çalan çocuk resmi ve kartal figürlü örgüt

bayrağı, örgüt elebaşının resimleri, Kürdistan bayrağı şeklindeki ifadeler ve

örgüt üyesi olduğu değerlendirilen şüpheli ile ilgili 'Şehadet haberini aldım

bugün, boğazım düğümlendi' şeklindeki örgütün eylem ve faaliyetlerini meşru

gösterir, özendirir mahiyette paylaşımlarının olduğu, bu nedenle atılı suçu

işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların

varlığı, şüpheli hakkında ihbar içeriği, varsa irtibatlarının tespiti, aynı

zamanda dosya içerisinde mevcut video içeriğinden anlaşılacağı üzere terör

üyesi olduğu değerlendirilen bir çok 10-15 kişi civarındaki silahlı şahısların

video görüntülerinin bulunması hususu dikkate alınarak suçun örgüt üyeliği

noktasında aleyhe ağırlaşma ihtimali, PKK silahlı terör örgütünün hücresel

yapılanma mahiyetinde olup varsa bağlantılarının hiç bir şüpheye yer

bırakmaksızın ortaya çıkartılması, atılı suçun yasada öngörülen cezasının üst

sınırı, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı

anlaşıldığından CMK' nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca şüphelinin

tutuklanmasına ... [karar verildi]."

16. UYAP'tan yapılan incelemede başvurucunun müdafiinin

tutuklama kararına itiraz ettiği anlaşılmıştır. İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği

22/1/2018 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.

17. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/1/2018 tarihinde,

başvurucu ve bir başka şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve

terör örgütü propagandası yapma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle

iddianame düzenlemiştir. İddianamede, başvurucu ile ilgili yapılan

değerlendirme şöyledir:

"İhbarda Tuncay GÜNDOĞAN'ın PKK/KCK terör

örgütü bünyesinde silahlı faaliyet gösterirken yaralanarak tedavi için

İstanbul'a getirildiği, tedavisini müteakip inşaat işlerinde çalışmaya

başladığı bildirilmiştir. Şüphelinin adı, adresi, mesleği, kullandığı telefon

numarası, bu numaranın kimin adına kayıtlı olduğu gibi ayrıntılı bilgiler

verilmiştir. Soruşturma kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde şüphelinin

gerek ikametinde bulunan dijital materyallerdeki fotoğraflar gerekse sosyal

medya hesabındaki paylaşımlar, daha önce bu örgüte üye olmaktan mahkumiyet

kararı verilen şüphelinin, tahliye olduktan sonra da örgütle bağını

koparmadığı, örgütün fikir ve ideolojilerini halen benimsediği, sosyal medya

hesabından bu ideolojilere ilişkin söz, resim ve haberleri paylaşarak örgütü

meşru ve haklı göstermeye çalıştığı görülmüştür. Şüphelinin sosyal medya

hesabından yaptığı paylaşımlar sadece örgüt üyeliğinin delili değil ayrıca

terör örgütü propagandası yapmak suçunun unsurlarıdır."

18. İddianamenin İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince 13/2/2018

tarihinde kabulü üzerine başvurucu hakkında kovuşturmaya başlanmıştır. Mahkeme

aynı tarihte yaptığı tensiple birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına

karar vermiştir.

19. Başvurucu 27/2/2018 tarihinde tutukluluğun devamı kararına

itiraz etmiştir. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi 14/3/2018 tarihinde itirazın

reddine karar vermiştir.

20. Başvurucu başvuru formunda İstanbul 7. Sulh Ceza

Hâkimliğinin kararına ilişkin itirazın (ne zaman itiraz ettiğini ve itirazın

hangi kararla sonuçsuz kaldığını belirtmeksizin) ve İstanbul 27. Ağır Ceza

Mahkemesine yapmış olduğu başvurunun (ne zaman başvurduğunu ve başvurusunun

hangi kararla sonuçsuz kaldığını belirtmeksizin) sonuçsuz kaldığını ileri

sürmüştür. Başvurucu, hangi karar olduğunu açıklamadan kararı 16/2/2018

tarihinde öğrendiğini belirterek 13/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

21. Başvurucu 11/4/2018 tarihli ilk duruşmada adli kontrol

tedbirleri uygulanarak tahliye edilmiştir.

22. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi 18/10/2018 tarihinde;

başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, terör

örgütünün propagandasını yapma suçundan ise 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Sanık Tuncay'ın gözaltına alınması

sırasında ikametinde ele geçirilen cep telefonu ve 8 gb ibareli flash bellkete

herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı ancak; 16 gb'lık flash

bellekte yapılan inceleme sonucu düzenlenen 12/1/2018 tarih ve 2018/1 nolu

raporda: eli silah tutan bayan ve erkek örgüt mensubuna ait ayrı ayrı iki

fotoğraf, sözde pkk/kck terör örgütünü simgelemyen sarı, yeşil ve kırmızı

renkli kartal fotoğrafı, pkk/kck örgüt isminin yazılı olduğu ve sözde örgüt

üniformalı şahısların görüldüğü klip ve mp3 dosyaları olduğunun tespit

edildiği,

Sanık Tuncay'ın arkadaşı adına çıkartırmış

olduğu ve fiilen kullandığı gsm hattı ile açmış olduğu ''Roj Azad' isimli

facebook profil hesabında:

Güvenlik güçlerinin terör örgütünü bertaraf

etmek amacıyla yapmış olduğu operasyonları sonucu etkisiz hale getirildiği

değerlendirilen bir erkek örgüt mensubu ile ilgili fotoğrafı 23/9/2017

tarihinde herkese açık olacak şekilde paylaşarak yaptığı yorumda 'bugün sadet haberini aldım boğazım

düğümlendi/ seninle yaşadığım bütün anılar bir film şeridi gibi gözümün önünden

geçti ama bu filmin sonu böyle acı olmamalıydı/ sana ve kutsal amaca layık

olmak için ayağa kalkıp anin öründe bir dakikalık saygı duruşuna geçtim/

binlerce yıldızlar kervanına katıldım/ seni hiç unutmayacağız gabar ve cüdinin

asi çocuğu' şeklinde yorum yaptığı,

Ve yine sanık Tuncay'ın 'Selam olsun halkı

için canlarını feda eden yiğit ve kahraman Kürt genç ve kızlarına. Raqqa düştü,

bu da birilerine ders olsun', 'Göçükte yaşamını yitiren S.Ü., Cizre

bodrumlarında öldürülen kardeşi sanatçı E.Ü.nün yanına defnedildi', 'Sosyal

medyada İmralı kapıları derhal açılsın kampanyası', 'Madem çekilip kaçacaktınız

Kürdistan bayraklarını toplayıp kaçsaydınız. Niye ayaklar altında ezdirdiniz

hainoğulları' şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, sanığın 26 ekim, 24 ekim, 17

ekim, 21 ekim, 19 ekim, 17 ekim, 18 ekim, 16 ekim, 14 ekim, 7 ekim, 12 ekim

2017 tarihlerinde birden ziyade pkk/pyd terör örgütünün faaliyetlerini ve

şiddet içeren eylemlerini övücü ve propagandasını yapıcı mahiyette

paylaşımlarda bulunduğunun anlaşıldığı,

...

Mahkememizce sübut bulduğu kabul edilen sosyal

medya paylaşımlarının yukarıda ayrıntıları ile açıklanan ifade hürriyetinin

kapsamı ve sınırlarını belirleyen AİHM kararları ışığında 3713 sayılı yasanın

7/2.maddesi gereğince terör örgütü propagandası suçunu oluşturup oluşturmadığı

tartışma konusu yapılmıştır.

Propaganda; Belli bir görüşün toplum içinde

yayılmasını, fikir ve kanaatlerin kökleşmesini sağlamak için, bu amacın

gerçekleşmesine yönelik olarak her türlü maddi ve manevi araca başvurarak

telkin, teşvik ve etkide bulunmak, başkalarını kendi yanına çekmek amacıyla bir

düşünceyi bir görüşü yaymak, birden fazla kişinin bilgisine ulaştırmaktır.

Propaganda eylemi açısından; düşüncenin veya

fikrin, yazıyla veya sözle açıklanış biçimi itibariyle, şiddeti bir araç olarak

öngörüp görmediği, kişileri hedef gösterip kanlı bir intikam isteyip

istemediği, benimsenen düşünceler için şiddete başvurmanın meşru olduğunun

ileri sürülüp sürülmediği ve insanda saldırgan duygular uyandıracak biçimde

anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtıp

kışkırtmadığı hususları birlikte değerlendirilerek eylemin propaganda suçu

kapsamında kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayımız

değerlendirildiğinde yukarıda detaylıca açıklanan sanığın eyleminin (sosyal

medya paylaşımlarının ve flash beleğinde örgüt mensuplarını destekleyici

mahiyetteki fotoğraf ve mp3/klip bulundurmasının) zincirleme şekilde terör

örgütü propagandasını yapmak suçunu oluşturduğu anlaşılacaktır.

Her ne kadar iddia makamı tarafından sosyal

medya paylaşımları ve sanıktan ele geçirilen flash bellekteki veriler sanığın

terör örgütü üyesi olduğu şeklinde yorumlanmış ise de; sanık hakkında daha önce

Diyarbakır 7. ACM tarafından 29/1/2008 suç tarihli eylem hakkında terör örgütü

üyeliği suçundan 21/6/2017 tarihinde kesinleşen bir mahkumiyet hükmü verildiği

de nazara alınarak, sanık aleyhine elde edilen somut verilerin (bahse konu

yargılamaya dayanak teşkil eden iddianamenin tanziminden sonra) sanığın örgüt

ile organik bağını devam ettirdiğine ilişkin her tür şüpheden uzak mahkumiyete

yeterli kesin delil oluşturmadığı anlaşılarak sanığın eyleminin propaganda

suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır."

23. Başvurucunun istinaf başvurusunu değerlendiren İstanbul

Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi 4/12/2019 tarihinde başvurucunun

istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

24. Başvurucu bu kararı temyiz etmiş olup bireysel başvurunun

incelendiği tarih itibarıyla başvurucu hakkındaki yargılama Yargıtayda derdest

durumda bulunmaktadır.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. İlgili hukuk için bkz. Besime

Konca, B. No: 2017/5867, 3/7/2018, §§ 43-53.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 8/7/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

27. Başvurucu; tutuklanmasına neden olan paylaşımlarda şiddeti

teşvik eden, devlet kurum ve yöneticilerine karşı aşağılayıcı, hakaretamiz,

halkı kin ve düşmanlığa sevk edecek bir içerik bulunmadığını, paylaşımlarının

ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, mevcut delillere dayalı olarak değil de

geçmişinden dolayı tutuklandığını, tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu

belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

28. Bakanlık görüşünde öncelikle 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesindeki tazminat yolunun

tüketilmesi gerektiği belirtilmiştir. Esasa ilişkin ise Bakanlık, başvurucunun

geçmişte söz konusu örgütle olan bağlantısı, bu örgüte üye olma suçundan daha

önce aldığı ceza, cezasının infazının ardından yine aynı terör örgütünü övücü

mahiyette yaptığı paylaşımlar, konutunda yapılan aramada bu örgütle ilgili ele

geçirilen dokümanlar dikkate alındığında somut olayda soruşturma makamlarının

tutuklama nedenlerinin varlığı ve tutuklamanın ölçülü olduğu yönündeki

değerlendirmelerinin temelsiz olmadığını ifade etmiştir.

2. Değerlendirme

29. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

30. Anayasa'nın "Kişi

hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci

fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini

önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda

gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, tutukluluğun

hukuki olmadığına ilişkindir. Dolayısıyla başvurucunun bu kısımdaki

iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamındaki kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

a. Genel İlkeler

32. Genel ilkeler için bkz. Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No:

2016/40170, 6/12/2016, §§

110-124.

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

33. Başvurucu, terör

örgütü propagandası yapma suçunu işlediği iddiasıyla 5271 sayılı Kanun'un 100.

maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Bu itibarla başvurucunun kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkına tutuklama suretiyle yapılan müdahalenin kanuni bir temeli

bulunmaktadır.

34. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin

meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın

ön koşulu olan suçun işlendiğine dair

kuvvetli belirtinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi

gerekir.

35. Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesine ilişkin olarak

başvurucudan ele geçirilen materyallere ve başvurucunun sosyal medya

paylaşımlarına dayanılmıştır. İddianamede de bu delillere yer verilmiştir.

Kuvvetli belirti bulunup bulunmadığı bu olgular üzerinden değerlendirilecektir.

36. Başvurucudan elde edilen flash bellekte elinde silah olan

kadın ve erkek örgüt mensubuna ait iki ayrı fotoğrafın, PKK/KCK terör örgütünü

simgeleyen sarı, yeşil ve kırmızı renkli kartal fotoğrafının, PKK/KCK örgüt

isminin yazılı olduğu ve örgüt üniformalı şahısların görüldüğü bir videonun

bulunduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan başvurucunun "selam olsun halkı

için canlarını feda eden yiğit ve kahraman Kürt genç ve kızlarına. Raqqa düştü,

bu da birilerine ders olsun", "göçükte yaşamını yitiren S.Ü., Cizre

bodrumlarında öldürülen kardeşi sanatçı E.Ü.nün yanına defnedildi",

"Sosyal medyada İmralı kapıları derhal açılsın kampanyası",

"Madem çekilip kaçacaktınız Kürdistan bayraklarını toplayıp kaçsaydınız.

Niye ayaklar altında ezdirdiniz hainoğulları" şeklinde; ayrıca hayatını

kaybettiği anlaşılan bir örgüt üyesinin fotoğrafı ile birlikte "bugün

şehadet haberini aldım. Boğazım düğümlendi. Gözlerim doldu, nefesim kesildi.

Sanki hayat durdu. Seninle yaşadığım bütün anılar bir film şeridi gibi gözümün

önünde geçti ama bu filmin sonu böyle acı olmamalıydı. Azrail böyle bir acı

bize yaşatmamalıydı diye içerlendim ama daha sonra kendimi toparlayıp sana ve

kutsal amaca layık olmak için ayağa kalkıp anın önünde bir dakikalık saygı

duruşuna geçtim. Çünkü sen artık ülkemizi aydınlatan binlerce yıldızlar

kervanına katıldın. Bize de bu kutsal yıldızlar karşısında saygı duruşuna

geçmek düşer seni hiç unutmayacağız Gabar ve Cudi'nin asi çocuğu.'' şeklinde

paylaşımlar yaptığı ileri sürülmüştür.

37. Somut olay değerlendirildiğinde başvurucunun açıklamalarının

güvenlik güçleriyle çatışma hâlinde olan terör örgütü mensuplarının eylemlerini

öven, meşru gösteren hatta sahiplenen nitelikte olduğu görülmektedir.

Soruşturma ve kovuşturma makamlarının bu sözleri, terör örgütünün cebir, şiddet

veya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermek olarak yorumlamasının temelsiz

olduğu söylenemeyecektir. Öte yandan söz konusu paylaşımlar ile başvurucudan

ele geçirilen dijital materyaller birlikte değerlendirildiğinde anılan

olguların terörle bağlantılı bir suç işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak

kabul edilmesinin keyfî ve temelsiz olmadığı sonucuna varılmıştır.

38. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan ve kuvvetli suç

şüphesinin bulunması şeklindeki ön koşulu yerine gelmiş olan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

39. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğince başvurucunun

tutuklanmasına karar verilirken temel olarak suçun niteliğine ve kanunda

öngörülen yaptırımın üst sınırına dayanıldığı

görülmektedir.

40. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen terör örgütü

propagandası yapma suçu, Türk

hukuk sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tiplerindendir. İsnat

edilen suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın ağırlığı kaçma şüphesine işaret

eden durumlardan biridir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Bercan Aktaş, B. No: 2015/15860,

10/10/2019, § 41).

41. Dolayısıyla somut

olayın özelliği ve Hâkimlik tarafından verilen kararın içeriği birlikte

değerlendirildiğinde başvurucu yönünden özellikle -suçun ağırlığına atfen-

kaçma şüphesine ilişkin tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu

söylenebilir.

42. Öte yandan başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü

olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13.

ve 19. maddeleri kapsamında ölçülü olup olmadığının belirlenmesinde somut

olayın tüm özellikleri dikkate alınmalıdır (benzer yöndeki değerlendirmeler

için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri

[GK], B. No: 2016/22169,

20/6/2017, § 268; Selçuk Özdemir

[GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 76).

43. Öncelikle terör suçlarının soruşturulması kamu makamlarını

ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin -özellikle organize

olanlar olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili bir biçimde mücadelesini

aşırı derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekilde yorumlanmamalıdır (benzer

yöndeki değerlendirmeler için bkz. Süleyman

Bağrıyanık ve diğerleri, B. No: 2015/9756, 16/11/2016, § 214; Devran Duran [GK], B. No: 2014/10405,

25/5/2017, § 64).

44. Ölçülülüğe ilişkin somut olayın yukarıda belirtilen özellikleri

dikkate alındığında İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin isnat edilen suçlar için

öngörülen yaptırımın ağırlığını gözönünde tutarak adli kontrol uygulamasının

yetersiz kalacağı, tutuklamanın ölçülü olacağı sonucuna varmasının keyfî ve

temelsiz olduğu söylenemez.

45. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanın hukuki

olmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan

başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. İfade Özgürlüğünün

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

46. Başvurucu, ifade özgürlüğü kapsamındaki paylaşımları

dolayısıyla tutuklanması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

47. Bakanlık görüşünde, yargılamanın devam etmesi dolayısıyla bu

şikâyetin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Esasa ilişkin olarak ise Bakanlık;

başvurucunun tutuklanmasının kanuni dayanağının ve meşru amacının bulunduğunu,

paylaşımlarında silahlı direnmeye veya isyana teşvik niteliği taşıyan

ifadelerin olması dikkate alındığında tutuklama şeklindeki müdahalenin ölçülü

olduğunu belirtmiştir.

2. Değerlendirme

48. Anayasa Mahkemesi tutuklama tedbirinin ifade ve basın

özgürlükleri, dernek kurma hürriyeti, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma

hakları gibi diğer temel hak ve özgürlükler üzerindeki etkisini incelerken

öncelikle tutuklamanın hukuki olup olmadığını ve/veya tutukluluğun makul süreyi

aşıp aşmadığını değerlendirmekte; sonrasında tutuklamanın hukukiliğine ya da

tutukluluğun süresinin makullüğüne ilişkin vardığı sonucu da dikkate alarak

diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediğini belirlemektedir (Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No: 2015/18567,

25/2/2016, §§ 92-100; Hidayet Karaca

[GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, §§ 111-117; Mehmet

Baransu (2), B. No:

2015/7231, 17/5/2016, §§ 157-164; Günay Dağ

ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §§ 191-203; Mehmet Haberal, B. No: 2012/849,

4/12/2013, §§ 105-116; Mustafa Ali Balbay,

B. No: 2012/1272, 4/12/2013, §§

120-134; Kemal Aktaş ve Selma Irmak,

B. No: 2014/85, 3/1/2014, §§ 61-75; Faysal

Sarıyıldız, B. No:

2014/9, 3/1/2014, §§ 61-75; İbrahim Ayhan,

B. No: 2013/9895, 2/1/2014, §§ 60-74; Gülser

Yıldırım, §§ 60-74).

49. Somut olayda başvurucunun tutuklanmasının hukuki olmadığına

ilişkin iddiası incelendiğinde, suç işlemiş olabileceğinden şüphelenilmesi için

inandırıcı delillerin bulunduğu, ayrıca olayda tutuklama nedenlerinin mevcut

olduğu ve tutuklamanın ölçülü olduğunun söylenebileceği sonucuna varılmıştır

(bkz. §§ 34-45). Bu kapsamda

yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında başvurucunun yalnızca ifade

özgürlüğü kapsamında kalan eylemleri nedeniyle soruşturmaya maruz kaldığı ve

tutuklandığı iddiası yönünden farklı bir sonuca varılmasını gerekli kılan bir

durum bulunmamaktadır.

50. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklanmasının ifade

özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık

olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Tutuklanma dolayısıyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/7/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Tuncay GÜNDOĞAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/8170, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve
  9. B. İfade Özgürlüğünün
  10. B. No: 2012/1272, 4/12/2013, §§
  11. B. No: 2014/85, 3/1/2014, §§ 61-75; Faysal
  12. B. No: 2013/9895, 2/1/2014, §§ 60-74; Gülser
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/8170
Tarih
8 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Hasan Tüney ve Mehmet Yazıcıoğlu Başvurusu (B. No: 2016/3958)
  • Hanife Amanet Başvurusu (B. No: 2016/7308)
  • Halib Özel Eğitim Yurt İşletmeciliği Dış Ticaret Pazarlama Sanayi A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/7284)
  • Abdurrahman Baydar Başvurusu (B. No: 2017/27699)
  • Emrullah Keleş Başvurusu (B. No: 2020/5959)
  • Necla Yılmaz Başvurusu (B. No: 2018/36594)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.