İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yusuf Akkuş Başvurusu (B. No: 2016/2600)

1. Başvuru; kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bir

Başvuru No2016/2600Tarih19 Kasım 2019Okuma12 dk · 2.391 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Yusuf Akkuş Başvurusu

Karar tarihi
19 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/2600
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.391 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bir

iddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/2/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş belirtilmesine gerek görülmediğini

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğünün talebi üzerine Tarsus

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir suç örgütüne yönelik olarak teknik takip

destekli soruşturma başlatılmış, bu soruşturma kapsamında elde edilen

bilgilerden S.Y. isimli şahıs liderliğinde kurulduğu iddia edilen başka bir suç

örgütünün varlığından şüphelenilerek bir soruşturma daha başlatılmıştır.

9. S.Y. isimli şahıs liderliğinde kurulduğu iddia edilen ikinci

suç örgütü hakkında hazırlanan soruşturma dosyası görevsizlik kararı ile Adana

Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK mülga 250. madde ile görevli)

(Başsavcılık)gönderilmiştir.

10. Başsavcılığın 23/2/2009 tarihli iddianamesi ile başvurucunun

da aralarında yer aldığı bir kısım şüphelinin suç örgütü üyesi olma, suç

delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, suçluyu kayırma, yağma, korku

kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, mala zarar verme,

10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler

Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası

açılmıştır.

11. Mahkeme olayla ilgili olarak müştekileri ve tanıkları

dinlemiştir. Müşteki A.G. beyanında; Tarsus ilçesinde esnaflık yapmakta

olduğunu, başvurucunun da aralarında yer aldığı bazı şüphelilerin 2006 ve 2007

yılları arasında değişik zamanlarda kendisinden zorlapara

aldıklarını, 2007 yılının Haziran ayı içinde arkadaşı

Y.Ö. ile Mersin'de bir restoranda yemek yedikleri sırada bir kısım şüphelinin

kendisini şikâyetçi olmaması hususunda tehdit ettiğini belirtmiştir. Tanık Y.Ö.

beyanında; 2007 yılında A.G. ile Mersin'e gittiklerini, sahildeki bir

restoranda birlikte yemek yedikleri sırada bazı şüphelilerin yanlarına gelerek

A.G. ile tartıştıklarını ve A.G.yi

tehdit ettiklerini ifade etmiştir.

12. (Kapatılan) Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme)

22/3/2013 tarihli kararı ile başvurucunun isnat edilen suçlardan hapis

cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili

kısımları şöyledir:

"8)Yusuf AKKUŞ: Suç örgütü içerisinde üye konumunda olduğu,

örgüt alt grup liderlerinden [Y. B. A.] ve [M.Y. ye] yakın

olduğu, örgüt tarafından kendisine verilen emirleri yerine getirdiği, olaylar

bölümünde açıklanacağı üzere 1, 2, 7, 8, 17, 23, 24 ve 26 nolu

eylemlere iştirak ettiği anlaşılmıştır (Gerekçeli karar s. 108.)

(...)

7.OLAY NEDENİYLE YAPILAN DEĞERLENDİRME;

Sanık [M.K.] ile maktul [M.A.nın] 06.10.2007 günü Tarsus'ta tanık [K.K.nin] işlettiği manav

dükkanının önünde kavga ettikleri,

...

[M.K.nın] [M.A.ya] da ateş edip yaraladığı, hastaneye kaldırılan [M.A.nın] öldüğü,

...

[Ö.T.U.nun] müdürlüğünü yaptığı (...) işyerinde [M.K.yı] bir süre

çalıştırdığı, bu süre zarfında (...) , Yusuf Akkuş, [U.K.] ve [A..U.nun] [M.K.ya] maddi destek sağladıkları"

...

Olaydan sonra[M.K.ya] yardım ettiği anlaşılan sanıklar Yusuf Akkuş, [U.K.] (...) ve [M.A.nın] üzerilerine atılı suçluyu

kayırma suçunu işledikleri kanaatine varıldığından; (Gerekçeli karar s. 181.)

23.OLAY NEDENİYLE YAPILAN DEĞERLENDİRME;

Müşteki

[A.G.] Soruşturma

Aşamasında Alınan Beyanında; 3 YILDIRS.Y. ve adamları [M.Y.]., [H.],

...Yusuf... vb. ismini bilmediği birçok şahıs tarafından kendisinden zorla ya

da zorda bırakılarak bir çok defa para aldıklarını

(...) olaydan sonraki Haziran ayı içerisinde

Viranşehir de restoranda arkadaşı olan [Y. Ö.] (...) ile birlikte yemek yedikleri sırada kırmızı

tişörtlü şahsın ile birlikte gelerek kendisini dövdüklerini, korktuğu için

şikayetçi olmadığını (...)

(...)

Müştekinin aşamalarda alınan istikrarlı

beyanları, müşteki beyanlarını doğrulayan tanık anlatımları, müşteki ve tanık

anlatımları ile uyumlu iletişim tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirildiğinde; suç örgütü lideri [S.Y.] ve suç örgütü üyeleri [M.Y.], [H.T] (...) Yusuf Akkuş, [V.D.] ve [F.M.Y.nin] 2006-2007 yılları

içerisinde suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak örgüte gelir temin

etmek maksadıyla müşteki [A.G.yi] tehdit etmek, dövmek suretiyle maddi menfaat temin

ettikleri, böylece nitelikli yağma suçunu işledikleri, müştekinin olay tarihlerinde

suç örgütünden korktuğu için uzun süre şikayetçi olmadığı, bu suretle sanıklar (...) Yusuf Akkuş,

(...) iddianamedeki 23. olay nedeniyle müşteki [A.G.ye] karşı yağma suçunu işledikleri kanaatine

varıldığından... (Gerekçeli karar s. 211.)"

13. Başvurucu; yargılama sürecinde bir başka suçun infazı

kapsamında 14/6/2007 ile 26/12/2007 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda

bulunduğunu, daha sonra 29/2/2008 tarihinden itibaren on beş ay süreyle

askerlik görevini ifa ettiğini, dolayısıyla atılı suçları işlemesinin mümkün

olmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu, aynı iddiayı temyiz dilekçesinde de

ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.

14. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24/12/2015 tarihli kararıyla suç

işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olma, iddianamede 7. Olay olarak isimlendirilen olay

nedeniyle suçluyu kayırma ve

nitelikli yağma suçlarına yönelik mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar

verilmiştir. Başvurucu hakkında silahla ateş etmek suretiyle genel güvenliğin

kasten tehlikeye sokulması, suç delillerini gizleme, suçluyu kayırma, mala

zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükmün ise

bozulmasına karar verilmiştir.

15. Başvurucu, kararın onanan kısmından 4/2/2016 tarihinde

haberdar olduğunu beyan etmiştir.

16. Başvurucu 10/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 19/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, Yargıtay tarafından onanan mahkûmiyetlere konu

suçların işlendiği iddia edilen tarihlerde ceza infaz kurumunda ve askerlik

hizmeti nedeniyle başka bir ilde olduğunu ifade etmiş olmasına rağmen bu

hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını belirterek gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

19. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru karar sonucunu etkileyecek esaslı

bir iddianın gerekçeli kararda karşılanmamasına ilişkin olduğundan başvurucunun

iddiasının gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

22. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli

karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok

kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen

adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının

kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu,

B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

23. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

24. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Bu hak, tarafların

muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde

incelenip incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlarına

verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de

gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

25. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan

anlaşılmalıdır.

26. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği,

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili

olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili

ve yeterli bir yanıt vermemesi hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, §§ 35, 39).

27. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl

nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere

dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki

bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır (İbrahim

Ataş, B. No: 2013/1235, 18/6/2013, § 24).

ii. Genel İlkelerin Somut

Olaya Uygulanması

28. Somut olayda başvurucu, derece mahkemesinin gerekçeli

kararında 7. Olay olarak

isimlendirilen M.A.nın

öldürülmesi olayı sonrasında olayın sanıklarını koruduğu gerekçesiyle suçluyu

kayırma suçundan; 23. Olay olarak

isimlendirilen müşteki A.G.yi tehdit etmek, dövmek

suretiyle maddi menfaat temin ettiği gerekçesiyle nitelikli yağma suçundan mahkȗm edilmiştir. Kararda; başvurucunun anılan

suçları işlediğinin müşteki beyanları, tanık ifadeleri ve iletişimin tespiti

sonucu düzenlenen tutanaklar doğrultusunda tespit edildiği ifade edilmiştir

(bkz. § 12).

29. Mahkemece bu tespitlerde bulunulurken atılı suçların genel

olarak 2006 ve 2007 yılları içinde işlendiği kabul edilmiştir. Öte yandan,başvuru formunun ekinde yer

alan Tarsus C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün (İnfaz Kurumu)

5/2/2016 tarihli yazısına göre başvurucu 14/6/2007 ile 26/12/2007 tarihleri

arasında adı geçen İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmuş, Tarsus Askerlik

Şubesi tarafından düzenlenen terhis belgesine göre 29/2/2008 ile 26/5/2009

tarihleri arasında ise askerlik görevini ifa etmek üzere Bitlis 6. Mekanize

Piyade Tugay İstihkam Savaş Bölük Komutanlığında bulunmuştur. Başvurucunun ceza

infaz kurumunda bulunduğu sürenin bir kısmının atılı suçların işlendiğinin

kabul edildiği 2007 yılına tekabül ettiği anlaşılmaktadır. Başvurucu

savunmasında nitelikli yağma suçunun işlendiği iddia edilen tarihlerde ceza infaz

kurumunda bulunduğunu, daha sonra 29/2/2008 tarihinden itibaren on beş ay

süreyle askerlik görevini ifa ettiğini dolayısıyla müsnet

suçu işlemesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir (bkz. § 13).

30. Karar gerekçesinde başvurucuya atılı suçların işlendiği

tarihin açık olarak belirtilmediği, bunun yerine suç tarihinin 2006 ve 2007

yıllarını kapsayan muğlak bir tarih aralığı olarak kabul edildiği

görülmektedir. Başvurucu savunmasında bu tarih aralığının bir bölümünde ceza

infaz kurumunda bulunduğunu iddia etmiştir. Suç tarihinin açık bir tarih olarak

belirlenemediği göz önüne alındığında başvurucunun iddiasının kararın sonucunu

değiştirebilecek nitelikteki bir iddia olduğu; Mahkemece bu iddia hakkında

herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı görülmektedir.

31. Buna göre başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt verilmesini

gerektiren atılı suçların işlendiğinin kabul edildiği tarih aralığının bir

bölümünde olay yerinde bulunmasının mümkün olmadığına dair iddiası ayrı ve açık

olarak tartışılmamış ve karşılanmamıştır. Temyiz incelemesi sırasında da bu

eksikliğin telafi edilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle yargılama süreci bir

bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

33. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar

verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamındaki özel yetkili mahkemece

yargılandığı, iddianamede adı geçen bir başka şüpheliyle isim benzerliği

nedeniyle karışıklık yaşandığı, müştekiye teşhis yaptırılmadan yağma suçundan

kendisine ceza verildiği şeklindeki diğer şikâyetleri hakkında kabul

edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir …

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

35. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesine ve tazminat ödenmesine

karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

36. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

37. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun tespit edilebilmesi için öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin

ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet

Doğan, §§ 57, 58).

38. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi

amacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul

kanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak

yargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın

kaldırılması hususlarında derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin

gerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını

tespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek

üzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (Mehmet

Doğan, § 59).

39. Başvurucunun mahkȗmiyetine

konu suçların işlendiği 2006 ve 2007 yıllarında ceza infaz kurumunda tutuklu

olarak bulunduğu, devamında askerlik görevini ifa etmek üzere askerî birliğine

katıldığı yönündeki iddiaları kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki

iddialar olmasına rağmen karar gerekçesinde bu iddialara ayrı ve açık bir yanıt

verilmemesi nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma

hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

40. Bu durumda gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un

50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken

iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme kararının sadece başvurucu yönünden

ortadan kaldırılmasından ve ihlal sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden

ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere

Mahkemenin (E.2009/55, K.2013/66) dosyalarının devredildiği mahkemeye

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

41. Başvuruda, gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu

sonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harçtan ve

2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için sadece başvurucu için yeniden yargılama

yapılmak üzere (kapatılan) Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (E.2009/55,

K.2013/66) dosyalarının devredildiği mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Selahaddin MENTEŞ Raportör : Zehra GAYRETLİ Başvurucu : Yusuf AKKUŞ Vekili : Av. Hakkı MENİZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/2600, 19 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Gerekçeli Karar
  8. B. Diğer İhlal İddiaları
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  10. A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  11. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  12. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  13. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/2600
Tarih
19 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Deniz Fidan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/32974)
  • Orhan Tekkaya Başvurusu (B. No: 2016/10431)
  • C.k. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/23077)
  • Muhubet Sever Başvurusu (B. No: 2017/35081)
  • Şakir Tekin Başvurusu (B. No: 2016/9531)
  • Ali Sadık Ersoy Başvurusu (B. No: 2016/6193)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.