İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yusuf Erdoğan Başvurusu (B. No: 2018/33158)

1. Başvuru, öldürme olayı hakkında etkili bir ceza

Başvuru No2018/33158Tarih10 Mayıs 2022Okuma34 dk · 6.849 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Yusuf Erdoğan Başvurusu

Karar tarihi
10 Mayıs 2022
Başvuru Numarası
2018/33158
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

6.849 kelime·34 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, öldürme olayı hakkında etkili bir ceza

soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 5/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

vermiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere

göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. 27/6/2018 tarihi saat 01.00 sıralarında evlerinde

oturmakta iken gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucunda başvurucu ve eşi F.E.

hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış, başvurucunun oğlu H.İ.E. hayatını

kaybetmiş, başvurucunun diğer oğlu Me.E. ise saldırıdan yara almadan

kurtulmuştur. Birecik Devlet Hastanesi Acil Servisinin başvurucu hakkında

düzenlediği 27/6/2018 tarihli raporda başvurucunun sağ dirseğinden yaralandığı,

atardamar kanamasının ve hayati tehlikesinin olduğu, ameliyat için sevkinin

yapıldığı tespitlerine yer verilmiştir.

A. Olay

Hakkında Yürütülen Ceza Soruşturması

6. Olay hakkında Birecik Cumhuriyet Başsavcılığınca

(Cumhuriyet Başsavcılığı) resen ve derhâl soruşturma başlatılmıştır. Cumhuriyet

savcısı aynı gece saat 02.45 sıralarında olay yeri inceleme işlemi

gerçekleştirmiştir.

7. Cumhuriyet Başsavcılığı aynı gün ölü muayene işlemi

gerçekleştirmiştir. Aynı gün Şanlıurfa Adli Tıp Şube Müdürlüğünde

gerçekleştirilen otopsi işlemi sonucunda H.İ.E.nin 1 adet ateşli silah

yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasıyla gelişen iç ve dış kanamadan

öldüğü tespit edilmiştir. Müteveffadan alınan kan ve vücut sıvı örnekleri

üzerinde Adana Adli Tıp Grup Başkanlığınca gerekli analiz ve incelemeler

yapılmıştır.

8. Birecik İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme

Tim Komutanlığınca aynı gece saat 02.00 sıralarında olay yeri incelemesi

yapılmış, olay yerinin fotoğrafları çekilmiş ve krokisi çizilmiştir. Olay yeri

incelemesi sonucunda olay yerinden beş kovan, bir kısmen deforme mermi

çekirdeği (evin içinden bulunmuş), bir mermi çekirdeği nüvesi ile bir deforme

mermi çekirdeği gömlek parçası temin edilmiştir. Bunlar dışında başvurucunun

eşi F.E.nin hastanedeki müdahale sırasında üzerinden çıkan bir mermi çekirdeği

gömlek parçası ile bir mermi çekirdeği nüvesi de olay yeri inceleme

görevlilerine teslim edilmiştir. Olay yeri krokisine göre evin içinde dokuz

ateşli silah atışı sonucu oluşan delinme tespit edilmiş, ayrıca evin

bahçesinde, mutfak balkon kapısının karşı köşe kısmında, dört kovan bulunmuş;

bahçenin diğer tarafındaki bekçi evinin önündeki buğday yığının olduğu alanın

önünde ise bir kovan bulunmuş olup bu kısımda yerde kan lekesi tespit

edilmiştir.

9. Böğürtlen Jandarma Karakol Komutanlığı tarafından iletilen

fezleke ekindeki 27/6/2018 tarihli tutanağa göre olay yerine dair görüntülerin

temin edilebileceği herhangi bir kamera bulunamamıştır. Ekteki bir diğer

tutanakta; olaya karıştığı iddia edilen E.E., G.E., Me.Er., Mü.E. ve Mer.E.nin

yakalanmaları için arandıkları belirtilmiş ve şahısların cep telefon numaraları

bildirilmiştir.

10. Olaya karışan A.E.nin avukatı huzurunda, kollukta

alınan 27/6/2018 tarihli şüpheli ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Bizim aramızda yirmi yıldır

kardeşim olan Yusuf ERDOĞAN ile arazi anlaşmazlığından dolayı husumet vardır...

süreklide beni tehdit ederdi, köyün tapusunun kendisinde olduğunu yazın tatil

olduğunda bile köye gidemezdik. En son geçen yıl oğluna benim kızım olan [Me.yi] istedi, kızımda istemediği

için bende olmaz dedim. O günden bu güne kadarda tehditleri bize karşı daha çok

arttı... ben ve eşim [G.] araca binerek... hareket ettik, bizim

arkamızdan da bir başka araçla oğlum [E.E.], [Me.Er.], [Mü.] ve

[Me.] ile birlikte bizi takip ettiler. Saat 23:30 sıralarında... Yusuf

ERDOĞAN'ın evine 200-300 Metre mesafede bulunan evime geldim, daha sonra içeri

geçtik, o esnada Yusuf ERDOĞAN'ın evinden bizim eve doğru küfür ederek ve

ellerinde bulunan silahlar ile bizim üstümüze doğru geldiler, silahların

kimlerin elinde olduğunu karanlıktan dolayı göremedim, hatta 2,3 el de

Kaleşnikof diye tabir ettiğimiz silah ile havaya ateş ettiler. Daha sonra onlar

kendi evine gittiler. Bende evimde bulunan Ruhsatsız, rahmetlik babamdan kalan

Kaleşnikof Marka silah ile ateş ede ede Yusuf ERDOĞAN'ın evine gittim. Hepsine

rast gele elimde bulunan silah ile ateş ettim. Yusuf ERDOĞAN'ın çocuklarından

bir tanesinin vurulması sonucu yere düştüğünü gördüm ve ateş etmeyi bıraktım.

Oğlum [E.] de arkamdan geldi yalnız kendisinde herhangi bir silah yoktu

daha sonra oradan kendim tek olarak arabama binerek köyden uzaklaştım, eşime de

can güvenlikleri tehlikede olabilir diye Halfeti ilçesine bağlı... köyündeki

akrabalarımın yanına gidin dedim. Daha sonra biraz oyalandıktan sonra

Jandarmaya olayda kullandığım kaleşnikof silah ile kendim teslim oldum...

...

...Silah ile ateş ede ede evlerine doğru

giderken evin girişinde akrabamız olan ve o esnada orda bulunan [M.V.yi] gördüm, kendisine silah

sıkmadım çünkü benim onunla bir işim yoktu, ateş ede ede geldikten sonra

oturmuş oldukları balkonun mutfak kapısı istikametine tam karşıdan hatırladığım

kadarı ile 3 el daha ateş ettim..."

11.A.E.nin avukatı huzurunda, Cumhuriyet Başsavcılığı

nezdinde alınan 28/6/2018 tarihli şüpheli ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...[kızı] kaçıracağını ve köye yakın bir

yerde olduğunu söyledi. Ben 26/06/2018 günü saat 22:00 sularında Nizip

ilçesindeki ikametimde bulunuyordum. Bunları duymam üzerine Kural Mahallesinde

bulunan evime gittim. Araçtan indiğim sırada Yusuf ERDOĞAN ve çocukları tehdit

ve hakaretlerde bulundular. ... Yusuf ERDOĞAN ve çocuklarının bana hakaret

ederek tehdit etmeleri sonrasında bana 50-60 [metre] mesafeden ateş

etmeleri üzerine ben de evin içerisinde bulunan kaleşnikof marka silahımı

alarak onların evinin önüne ateş ede ede gittim. Bu sırada eşim ve çocuklarım

silahı alarak o tarafa doğru gittiğimi gördüler. Yusuf ERDOĞAN'ın evinde

mutfağın önünde bulunan balkona doğru giderek kaç el ateş ettiğimi

hatırlamayarak elimdeki silah ile ateş ettim. Ateş ederken hedefim Yusuf

ERDOĞAN'dı. Ateş ettiğim esnada evin balkonunda kimse bulunmuyordu. O sırada [M.V.yi]

gördüm. [M.V.nin] elinde kaleşnikof silah olduğunu gördüm. Ancak

[M.V.nin] ateş ettiğini görmedim. Mutfağın içerisinde bulunan Yusuf

ERDOĞAN'a doğru ateş ederken hangisi olduğunu bilmediğim oğlunun yere düştüğünü

görmem üzerine ateş etmeyi kestim ve eve doğru giderek çocuklarımın olay

yerinden uzaklaşmasını söyledim. Ben de giderek jandarmaya teslim oldum.

SORULDU

Oğlunuz [E.nin] sizinle birlikte elinde tabanca

ile Yusuf ERDOĞAN'ın evinin önüne gelerek ateş ettiği hususu ile alakalı

ifadenizi veriniz.

CEVABEN

Oğlum [E.] arkamdan gelmiş olabilir fakat

elinde herhangi bir ateşli silah görmedim. Onun için ateş etmemiştir. [E.]

arkamdan gelmiş olabilir şeklindeki ifademi açıklamak istiyorum. Ben ateş

ettikten sonra evime doğru gittiğimde bu sırada [E.yi] gördüm. [E.]

kesinlikle benimle birlikte gelerek tabanca ile kimseye ile ateş etmemiştir.

Biz Nizip ilçesinden Kural Mahallesindeki evimize gittiğimizde geldiğimiz her

iki aracı evimizin yanına park ettik. Araçlarımızı evimizin önüne park etmedik.

Yusuf ERDOĞAN'ın evinin önünde durarak araçtan inmedik. Ben ailemle birlikte

olay yerinden ayrıldıktan sonra arkamdan otomatik tüfeklerle ateş edildi. Fakat

ben gecenin karanlığından dolayı ateş edeni görmedim. Tahminen 100 metreden

ateş edildiğini düşünüyorum ve ben ateş edenin [M.V.] olduğunu

düşünüyorum..."

12. Başvurucunun kollukta alınan 27/6/2018 tarihli

şüpheli ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Araçlardan [A.E., E.E. ve Mü.E.] ellerinde

Kalaşnikof marka tüfeklerle indiler. O sırada araçlar çalışır vaziyetteydi ve

şoförleri geri kaçmak için arabaları çevirdi. Sonra [A.E., E.E. ve Mü.E.]

'seni öldürmeye geldik' diyerek direkt oturduğumuz balkona ateş ettiler. Sonra [M.V.],

[A.E.] ve oğullarına 'yapmayın ateş etmeyin ben aradayım beni de

vuracaksınız' dedi. [A.E.] de 'sen aradan çekil seni de vururuz' dedi.

Sonra biz ateş etmeye devam edince evin içine kaçtık... Sonra [A.E.] ve

oğulları [E.E. ve Mü.E.] evin balkonuna yaklaştı ve mutfak kapısını

nişan alarak seri şekilde ateş ettiler..."

13. Olaya dair M.S.A., A.A., B.A., Ab.A.nın da 27/6/2018

tarihinde kolluk nezdinde beyanları alınmıştır. Şahıslar özetle olay anına dair

bilgileri bulunmadığını beyan etmiştir. M.S.A.nın Cumhuriyet Başsavcılığı

nezdindeki beyanı da benzer şekildedir.

14. Olay anında olay yerinde bulunan M.V.nin 27/6/2018

tarihinde kolluk nezdinde alınan müşteki beyanının ilgili kısmı şöyledir:

"... Silah sesi duydum. O sırada

Yusuf ERDOĞAN ayağa kalktı. Evin kuzey batı istikametine doğru yürüdü... [A.E.nin]

elinde kalaşnikof uzun namlulu silah ve belinde tabanca gördüm. [E. de]

küfürler savuruyordu. Arkalarından gelen erkek ve kadınların yüzlerini

görmediğim için bir de havanın karanlık olmasından dolayı tanıyamadım. Ben

[A.E.ya]... yapma dedim...çekil oradan sana da sıkarım dedi. Ben o sırada

doğuya doğru yöneldim. Bana çekil oradan dedikten sonra balkonda oturanlara

karşı kalaşnikofla sıkmaya başladı. Aynı anda bir de tabanca sesi duydum... [A.E.]

ve oğlu [E.E.] silahlarla ateş ettikten sonra koşarak arabalarına doğru

gittiler..."

15. Olay anında olay yerinde bulunan başvurucunun oğlu

M.E.nin 27/6/2018 tarihinde kolluk nezdinde alınan müşteki beyanının ilgili

kısmı şöyledir:

"...[A.E.] ve oğlu [E.E.] eve

doğru ateş ede ede geldiler ve balkona gelip ardından balkona çıkarak ateş

etmeye devam ediyorlardı. Bir anda evin mutfağının balkona bakan kapısının

önünde durarak içeri doğru ateş etmeye devam ediyordu mutfağın kapısından içeri

girmediler o anda ise hepimiz mutfaktaydık... olayı planlayarak yaptıklarını

düşünüyorum planlayanların ise [G.E.], [Me.Er.], [A.E.] ve [E.E.] olduğunu

düşünüyorum..."

16. E.E.nin olay anında silah kullandığına yönelik

ifadeler olması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine 2/7/2018

tarihinde E.E.nin evinde arama yapılmış, herhangi bir silah ya da suç unsuruna

rastlanmadığına dair tutanak tutulmuştur. M.V.nin de elinde silah bulunduğuna

dair Ab.A.nın ifadesi olması nedeniyle bu şahsın evinde de 3/9/2018 tarihinde

arama yapılmış, herhangi bir silah ya da suç unsuruna rastlanmadığına dair

tutanak tutulmuştur.

17. 17/7/2018 tarihinde başvurucunun oğlu Ah.E.

tarafından olay yerinden temin edilen 1 adet kalaşnikof kovanı Cumhuriyet

Başsavcılığına teslim edilmiştir.

18. Cumhuriyet Başsavcılığınca talep edilmesi üzerine Van

Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin (Kriminal Laboratuvarı) 28/8/2018

tarihli raporunda A.E.nin yüz ve elbise svapları üzerinde, başvurucunun oğlu

Me.E.nin ise sağ el ve yüz bölgesi svapları üzerinde atış artığı tespit

edildiği bildirilmiştir.

19. G.E., Me.Er., Mer.E., Mü.E. ve E.E.nin 27/6/2018

tarihinde saat 10.20 sıralarında Şereflikoçhisar'da yakalanması sonrasında aynı

gün saat 19.30'da E.E.nin her iki elin ve yüzün svapları alınmış, üzerindeki

tişört muhafaza altına alınmıştır. E.E.nin olay sonrası ellerini ve yüzünü

yıkadığını beyan ettiği atış artığı transfer formuna not edilmiştir. Kriminal

Laboratuvarı tarafından düzenlenen 8/8/2016 tarihli raporda E.E.ye ait svaplar

ve tişört üzerinde atış artığına rastlanmadığı bildirilmiştir.

20. Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen 3/8/2016

tarihli raporda A.E.nin olayda kullandığı Kalaşnikof marka tüfek üzerinde

herhangi bir ize rastlanmadığı belirtilmiştir.

21. Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen 2/8/2016

tarihli raporda, olay yerinden temin edilen (dördü bir yerden, biri bir yerden

toplanan) beş kovandan dörtlü grubun A.E.ye ait silahtan atıldığı, birinin ise

bu silahtan atılmadığı tespitine yer verilmiştir.

22. Mü.E., Mer.E, G.E. ve Me.Er.in Cumhuriyet

Başsavcılığı nezdinde 28/6/2018 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadeleri

alınmıştır. Şahıslar benzer anlatımlarda bulunmuş olup Mü.E.nin beyanının

ilgili kısmı şöyledir:

"...

Ben Lise son sınıf öğrencisiyim. Olay

günü ben, babam [A.E.],

ablam [Me.E.], annem [G.E.], erkek kardeşlerim [E.E.] ve

[Me.Er.] ile birlikte Nizip ilçesinden iki ayrı araç ile bir araç içerisinde

şoförlüğünü babam [A.E.nin] yaptığı ablam [Mer.E.] ve annem [G.E.nin]

içerisinde bulunduğu, diğer aracın ise abim [E.E.nin] sürücülüğünü

yaptığı, içerisinde ben ve kardeşim [Me.E.nin] bulunduğu araçlar ile

Kural Mahallesinde bulunan evimize gittik. Biz araçtan inip hepimiz evin

içerisine girdik ancak babam [A.E.] bizimle eve gelmedi. Babamın nereye

gittiğini bilmiyorum. Evin içerisinde bulunduğum sırada küfürleşme ve silah

sesleri duydum. Bunun üzerine babam koşarak bize doğru geliyordu ve bize

hitaben 'buradan uzaklaşın gidin ben havaya doğru ateş ettim ancak birini

vurmuş olabilirim. Gidip teslim olacağım eğer vurmuş isem gidip teslim

olacağım' şeklinde sözler söyledi. Babam bize doğru geldiğinde arkasından ateş

edildiğini duydum. Ancak hangi mesafeden ateş edildiğini bilmemekle birlikte

bizim ev ile amcam Yusuf ERDOĞAN'ın evinin arasında galiba 200 metre mesafe

bulunmaktadır. Ben, babam bize koşarken kimin bize ateş ettiğini görmedim. Daha

sonra biz araca binerek olay yerinden ayrıldık. Biz araç ile olay yerinden

ayrılırken ateş edilip edilmediğini bilmiyorum. Çünkü şoktaydım. Ben kimseye

ateş etmedim. Ben silah kullanmadım... Hakkımda ateş edildiğine dair beyan var

ise de ben bunu kesinlikle reddediyorum. Dediğim gibi abim [E.E.]

bizimle ikametin içerisinde bulunuyordu. Onun için kesinlikle silah ile ateş

etmemiştir..."

23. E.E.nin Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki 28/6/2018

tarihili şüpheli ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"... iki ayrı araç ile bir araç

içerisinde şoförlüğünü babam [A.E.nin] yaptığı ablam [Me.E.] ve annem [G.E.nin]

içerisinde bulunduğu, diğer aracın ise benim sürücülüğünü yaptığım, içerisinde

kardeşlerim [Mü.E.] ve [Me.Er.nin] bulunduğu araçlar ile Kural

Mahallesinde bulunan evimize gittik... Biz eve girdikten çok kısa bir süre

sonra bir an da tartışma ve bağırışma sesi ile silah sesleri duyduk. Bu sırada

babam bize doğru koşarak geliyordu. Babam bize doğru gelirken de silah sesleri

geliyordu. Babam bize hitaben 'biz karşılıklı birbirimize silahla ateş ettik

dedi, siz buradan uzaklaşarak ayrılın' demesi üzerine, ben annem ve kardeşlerim

benim sürücülüğünü yaptığım araç ile olay yerinden ayrıldık. Babam yanıma

geldiğinde elinde herhangi bir silah görmedim. Babam yanımıza gelirken de

arkadan ateş ediliyordu. Fakat kimin ateş ettiğini ve hangi mesafeden ateş

ettiğini görmemekle birlikte bize ateş edilen mermilerden bir tanesinin

yakınımızdan geçtiğini gördüm. Ben meydana gelen olayda herhangi bir şekilde

ateşli silah kullanmadım..."

24. Başvurucu 31/7/2018 tarihli ve kriminal raporun temin

edilmesinin ardından Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 11/9/2018 tarihli

dilekçelerle saldırı olayında birden fazla silah kullanıldığının tespit

edildiğini, dolayısıyla iddiasının teyit edilmiş olduğunu, A.E.nin diğer aile

üyelerinin iştirak hâlinde hareket etmesi nedeniyle tutuklanmaları gerektiğini,

A.E.nin oğulları E.E. ile Mü.E.nin de silahlı saldırıda bulunduklarını,

anneleri G.E.nin de bu şahısların kendisi ve ailesini öldürmeleri yönünde

şahıslara azmettirici sözler söylediğini, Me.Er., Mü.E. ve E.E.nin olay sonrası

boş kovanları topladıklarını, şahısların telefon kayıtlarının incelenmesi

hâlinde olayı önceden planladıklarının anlaşılacağını belirterek bu şahısların

telefon kayıtlarının ve baz istasyonu bilgilerinin incelenmesini talep

etmiştir.

25. M.V.nin Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki 3/9/2018

tarihli müşteki/şüpheli ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"... İkamete gittiğimde Yusuf

ERDOĞAN, eşi [F.E.]

ve [M.S.A.], Yusuf ERDOĞAN'a ait evin balkonunda oturup çay içiyorlardı.

Görmemek ile birlikte evin içerisinde [A.E.nin] eşi de bulunuyordu. Daha

sonra Yusuf ERDOĞAN'ın oğulları [Me.E.] ile [İ.H.E.] da geldiler

ve birlikte balkonda oturup çay içmeye başladık. Bir müddet oturduktan sonra...

[M.S.A.] yanımızdan kalkarak ayrıldı. Ben Yusuf ERDOĞAN ile [A.E.den]

kız isteme meselesi ve aralarındaki tarlaya ait tapu meselesi hakkında kendisi

ile biraz hasbihal ederek tavsiyelerde bulundum. Bu sırada iki tane araç

süratli bir şekilde gelerek Yusuf ERDOĞAN'a ait evin kuzey giriş tarafındaki

tel örgülerin olduğu yerdeki kapı önünde durdu. Aracın içerisinden [A.E.] ile

oğlu [E.E.nin] hızlı bir şekilde eve doğru geldiklerini görünce ben

Yusuf ERDOĞAN'a dayı içeriye girin şeklinde telkinde bulundum. Ben balkonda

oturduğum yerde ayağa kalkarak [A.E.] ve [E.E.nin] geldiğini

görünce onlara doğru yöneldim ve arkamdan Yusuf ERDOĞAN da gelerek Allah Allah

bu nasıl bir iştir diyerek önüme geçti. [A.E.nin] elinde kaleşnikof

marka tüfek vardı, belinde ise tabanca bulunuyordu. [E.E.nin] elinde ise

tabanca vardı ve her ikisi de araçtan indikten sonra ateş ettiler. Bu sırada

ben sadece silah sesi duydum. Ben [A.E.ye] Hacı yapma şeklinde telkinde

bulundum ancak kendisi bana aradan çekil yoksa sana da sıkarım deyince ben de

bir iki adım atarak yerimde durdum ve [A.E.] elindeki kaleşnikof ile

ateş etmeye devam ediyordu. Diğer taraftan oğlu [E.E.] da elinde bulunan

tabanca ile ateş ediyordu. [E.E.nin] elinde tabanca olduğunu net bir

şekilde gördüm. [E.E.nin] elinde kaleşnikof marka tüfek yoktu. [A.E.]

ile [E.E.] ellerindeki silahlar ile ateş ettiklerinde arkalarında [G.E.,

Mer.E., Mü.E.] ve [A.E.nin] diğer oğlu olan fakat ismini bilmediğim

diğer oğlu da bulunuyordu. [Mü.E.] ile ismini bilmediğim kişinin elinde

herhangi bir ateşli silah olup olmadığını bilmiyorum, hatırlamıyorum. Evin

içerisinden çığlık sesi gelince [A.E.] ile birlikte [E.E.] ve

diğer kişiler apar topar araçlarına binerek olay yerinden uzaklaştılar.

[A.E.] ve ailesi olay yerinden ayrıldıktan sonra arkalarından kaleşnikof ile

veya başka bir silah ile ateş eden hiç kimse olmadı. Ben de herhangi bir

şekilde arkalarından ateş etmedim. Bana ait kaleşnikof veya başka bir ateşli

silah bulunmamaktadır...

SORULDU

[A.E.nin] benim elimde kaleşnikof

marka tüfek olduğunu, kendilerinin olay yerinden ayrıldıktan sonra arkalarından

ateş etmiş olabileceğiniz hususunda ifadenizi veriniz.

CEVABEN

Benim elimde kesinlikle

kaleşnikof veya herhangi bir ateşli silah bulunmuyordu ... [A.E.] olaya ilişkin doğru ifade

verdiğim için bana karşı husumet beslemektedir...

SORULDU

Olay yerinde bulunan tüfek kime

aitti ve olay esnasında bunu kim kullandı veya kim kullanmaya çalıştı. Bu konu

hakkındaki ifadenizi veriniz.

CEVABEN

Bana sormuş olduğunuz tüfek

rahmetli [İ.H.E.ye]

aitti. Eve geldiğinde elinde bulunuyordu ve tüfek ile evin içerisine girdi.

Hatta tüfeğin kime ait olduğunu annesi kendisine sorduğunda boşver sorma

şeklinde cevap verdi. Hatta [İ.H.E.] bu tüfeği hiç kullanmadı.

..."

26. Cumhuriyet Başsavcılığı 8/9/2018 tarihinde Me.Er.,

Mü.E., G.E. ve E.E., Ab.A., B.A. hakkında başvurucu, oğlu Me.E. ve eşi F.E.ye

karşı kasten öldürmeye veya kasten öldürmeye teşebbüs etmeye iştirak etme ya da

yardım etme suçlarından, Me.Er. ve M.V. hakkında ise A.E.ye karşı silahla

tehdit suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Meydana gelen olayda

müştekilerin alınan ifadeleri arasında açık ve bariz bir şekilde çelişkilerin

bulunması, şüpheli [E.E.nin]

olayda ateşli silah kullanıp kullanmadığına dair yürütülen soruşturmada

şüphelinin ikamet ettiği Nizip ilçesi ve Birecik ilçesindeki ikametlerinde

yapılan aramalarda herhangi bir suç aletine raslanmadığının dosya arasında yer

alan arama tutanaklarından anlaşılması, şüphelininalınan svaplarında atış

artıklarına rastlanmadığının yapılan kriminal inceleme sonucunda anlaşılması,

olayın meydana geldiği yerde olay yeri inceleme ekibince yapılan etraflıca araştırma

ve incelemelerde müştekilerin bir kısmı tarafından iddia edildiği gibi tabanca

ateşli silaha ait herhangi bir kovana rastlanmadığının olay yeri inceleme

raporu ile ilgili tutanaklardan anlaşılması, şüpheli [E.E.nin] alınan

ifadesinde meydana gelen olayda ateşli silah kullanmadığını beyan etmesi, SSÇ

[Mü.E.nin] alınan ifadesinde olayda ateşli silah kullanmadığını beyan

etmesi, şüpheliler [G.E., Mer.E. ve Me.E.nin] alınan ifadelerinde olay

günü Nizip'te bulunan ikametlerinden Birecik ilçesi Kural mahallesinde bulunan

ikametlerine geldiklerini, olay ile bir ilgilerinin bulunmadığını beyan

etmeleri karşısında her ne kadar olay yerinde bulunan ve 2 numaralı bulgu

numarası ile numaralandırılan bir adet 7.62x39 mm kovanın [A.E.]

tarafından olayda kullanılan kaleşnikof marka silahtan atılmadığı tespit

edilmiş ise de, bahse konu kovanın olayda [A.E.nin] kullandığı otomatik

silaha ait 4 kovana uzaklığının yaklaşık 20-25 metre olması ile olayda başka

otomatik bir silahın kullanıldığını gösterir yeter delil elde edilememesi

karşısında bahse konu kovanın olayda kullanılan bir ateşli silaha ait kovan

olduğuna dair somut delil elde edilmediği, yürütülen soruşturmada toplanan ve

karar yerinde incelenen delilerden ve mevcut delilerden yola çıkarak şüpheliler

[E.E., G.E., Mer.E. Ab.A., B.A.] ile SSÇ'ler [Me.Er.] ve

[Mü.E.nin] üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak

somut ve yeterli delil bulunmadığı,şüpheliler [E.E., G.E., Mer.E. Ab.A.,

B.A.] ile SSÇ'ler [Me.Er.] ve [Mü.E.nin] üzerlerine atılı suçu

işlediklerine dair soyut beyanlar haricinde haklarında kamu davası açmasını

haklı kılacak nitelik ve yeterlilikte delil elde edilemediğinden... hakkında

takipsizlik kararı verilmesi gerektiği,

Müşteki [A.E.nin] alınan ifadesinde müşteki

şüpheli [M.V.nin] elinde kaleşnikof gördüğünü, olay yerinden

uzaklaştıktan sonra arkalarından ateş edildiği beyanı ile olay yeri olan kasten

öldürmeye teşebbüs etme suçu mağdurları müştekiler Yusuf, Yusuf oğlu

[Me.Er.] ile [F.E.nin] ikametinde yerde bulunan [H.] marka

yarı otomatik av tüfeğinin mevcut olayda kullanılıp kullanılmadığına dair

yürütülen soruşturmada müşteki şüpheli [M.V.nin] ikametinde yapılan

aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının dosya arasında yer alan

arama tutanağında yer aldığı, her ne kadar müşteki şüpheli Yusuf oğlu

[Me.E.nin] alınan svaplarında atış artıklarında rastlanmış ise de,

Olay yerinde yapılan incelemede suça

konu yarı otomatik tüfekten ateş edildiğine dair herhangi bir tüfek kartuşuna

rastlanmaması ile müşteki şüpheli Yusuf oğlu [Me.E.nin] olayda yaralanan annesi [F.E.],

babası Yusuf Erdoğan ve abisi maktul [İ.H.E.ye] yardım etmek amacıyla

elbiselerine dokunabileceği, bu nedenle elbiselerde yer alan atış artıklarının

müşteki şüpheli Yusuf oğlu [Me.E.ye] bulaşma ihtimalinin bulunduğu zira

müşteki [F.E.nin] ateşli silah mermisine hedef olan eteği üzerinde atış

artıklarına rastlandığının dosya arasında yer alan kriminal raporunda yer

aldığı, bu suretle olay yerinde bulunan yarı otomatik av tüfeğinin

kullanıldığına dair somut bir delil bulunmadığı ve müşteki şüpheli [M.V.nin]

üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut beyan haricinde herhangi somut bir

delil bulunmadığı görülmekle açıklanan nedenler ile müşteki şüphelilerin

üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair haklarında kamu davası açmayı haklı

kılacak nitelik ve yeterlilikte somut ve yeterli delil elde edilmediğinden

haklarında takipsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla;..."

27. Başvurucu 24/9/2018 ve 26/9/2018 tarihli

dilekçelerle, ailesinin beyanları arasında çelişki olmadığını, gece vakti

gerçekleşen ani saldırı sırasında hayatlarını kurtarmaya çalışırken

görebildiklerini dile getirdiklerini iki aracın eve yaklaşıp A.E. ve E.E.nin

araçlardan indikten sonra silahla ateş ettiklerini beyanlarında tutarlı olarak

ifade ettiklerini, bu hususun kriminal inceleme sonucunda iki ayrı silah

kullanıldığının tespiti ile teyit edildiğini belirtmiştir. Başvurucu ayrıca

A.E.nin evinden silah alıp çıktığını söylediği hâlde aile bireylerinin

hiçbirinin bunu görmemiş olmasının asıl çelişkili beyan oluşturduğunu, G.E.nin

eve girip yorgan serdiğini beyan etmesine rağmen evlerinde serili yorgan

olmadığını yani direkt kendisinin evini hedef alarak yola çıktıklarının belli

olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu; A.E.nin oğulları E.E. ile Mü.E.nin de

silahlı saldırıda bulunduklarını, anneleri G.E.nin de bu şahısların kendisi ve

ailesini öldürmeleri yönünde şahıslara azmettirici sözler söylediğini, E.E.nin

olay sonrası alınan ilk ifadesinde olayı görmediğini beyan ettiği hâlde A.E.nin

olay anında oğlu E.E.nin arkasında durduğunu beyan etmesinin çelişki

oluşturduğunu, Me.Er., Mü.E. ve E.E.nin olay sonrası boş kovanları

topladıklarını, şahısların telefon kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, diğer

şahısların olay sonrası kaçarak üstlerindeki atış artıklarını temizlediklerini,

olay yeri krokisinde gösterilenevdeki mermi çekirdeklerinin ve mermi isabet

yerleri ile mermi izlerinin yönüne bakıldığında eve iki ayrı noktadan atış

yapıldığının anlaşılacağını belirterek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara

itiraz etmiştir.

28. Başvurucunun itirazları Şanlıurfa 2. Sulh Ceza

Hâkimliğince (Hâkimlik) 11/10/2018 tarihinde "Cumhuriyet

Başsavcılığınca ulaşılan sonuç dosya ve deliller kapsamı ile uyumlu olduğu,

şüphelilerin atılı suçları işlediği hususunda dava açmaya yeter bilgi, belge ve

delil temin edilemediği, bu itibar ile kararda usul ve yasaya aykırı bir yön

bulunmadığı" gerekçesiyle reddedilmiştir.

29. Başvurucu, ret kararını 1/11/2018 tarihinde

öğrendiğini bildirmiş olup 5/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Olay

Hakkında Yürütülen Ceza Kovuşturması

30. Cumhuriyet Başsavcılığı 8/9/2018 tarihinde şüpheli

A.E. hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından

fezleke düzenleyerek Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.

31. Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen

yargılamadaki 1/11/2018 tarihli duruşmada başvurucu vekilleri, olay yerine

gittiklerinde hâlâ olay yeri olan evin içinde Kalaşnikof marka tüfekten atılan

mermi çekirdekleri olduğunu gördüklerini, evin yanındaki bekçi evinde de mermi

çekirdeği bulunduğunu, iki çekirdeğin soruşturma kapsamında toplanıp

incelenmediğini tespit ettiklerini, E.E., G.E., Mer.E., Me.Er. ve Mü.E.nin

de suça iştirak ettiğini, bu kişilerin de mahkeme huzurunda dinlenilmesini

talep ettiklerini, HTS kayıtlarının temin edilmediğini, olay yerinde bulunan

mermi çekirdeklerinin tespiti için keşif yapılmasını talep ettiklerini

belirtmiştir.

32. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma sonunda İlçe Jandarma

Komutanlığından Olay Yeri İnceleme ekiplerince olay yerine gidilerek -önceki

olay yeri inceleme raporları da gözönüne alınmak suretiyle- başvurucu

vekillerince iddia edilen hususların daha önceden incelenip incelenmediğinin ve

bu delillerin sonradan oluşturulup oluşturulamayacağının bildirilmesine,

mukayeseli fotoğrafların çekilerek iletilmesine karar vermiştir.

33. A.E.nin Ağır Ceza Mahkemesindeki 29/11/2018 tarihli

savunmasının bulunduğu duruşma tutanağı'nın ilgili kısmı şöyledir:

"...Köyündeki evime geldim, 2 araba

ile gitmiştik, ... Yusuf Erdoğan'ın köydeki evinin ışıkları yanıyordu, aramızda

100 metre kadar mesafe vardı, çocuklar içeri geçti, ben dışarıdaydım, baktım

küfürleşmeler bağrışmalar vardı, Yusuf çocuklarıma bağırıyordu, [M.V.nin, Me.E.] veölen [İ.H.E.nin]

elinde av tüfeği vardı, bunlar bahçedelerdi, ... kendimi o an bir çaresizlik

içinde hissettim, bahçeden Yusuf Erdoğan ve çocukları bana ve kızıma küfürler

ediyordu,... bu sözler üzerine ben eve girdim, kaleşnikof marka silahımı aldım,

onların evine doğru gittim, bahçeden girer girmez 1-2 el havaya ateş ettim, ben

bahçeden girdiğimde [M.V. ve Me.E.] kayboldu, nereye gittiklerini

görmedim, Yusuf'un evi tek katlıdır, balkonu var, bahçenin içindedir, aramızda

7-8 metre mesafe vardı, ben havaya ateş edince bunlar balkondan içeriye

girdiler, ... [M.V.] sol taraftan bağırdı, ne dediğini tam

hatırlamıyorum, kayıp olan 2 kişide silah olduğunu biliyordum, [İ.H.E.]

de av tüfeği vardı içeri girmişti, ben silahım ve yönüm onlara doğruydu, o

esnada silahım serideydi, bir bastım 3-5 tane gitti, kendimi kaybetmişim,...

kimseyi hedef almadım, ... ben [M.V.ye] sen çekil, karışma seni vururum

demedim, o esnada silah ateş aldı [İ.H.E.] yere düştü, diğerleri

ayaktaydı, ben hemen ordan kaçtım, ... gittim çocuklarım da dışarı çıkmıştı, ne

oldu dediler, ben de olayı anlattım hemen uzaklaşıp kaçalım dedik, arabalara

bindik arkamızdan ateş edildi, ordan kaçtık, pişmanım,dedi.

Kısmi mübayenet sebebiyle sanığa

hazırlıktaki ifadesi okundu: Benim jandarmadaki ifademde müşteki tarafın bize

doğru geldiler şeklindeki beyanım balkondan inip çıkış kapısına doğru gelmiş

olmalarıdır, ancak ellerindeki silahları ben gördüm, 2-3 el kaleşnikof ile ateş

ettiklerini az önce söylemeyi unuttum...

Kısmi mübayenet sebebiyle savcılıktaki

ifadesi okundu: Ben kendi evimin önünden Yusuf Erdoğan'ın evine doğru ateş ede

ede gitmedim, savcılıkta yanlış yazılmış, ayrıca ilk aşamada onlar havaya 50-60

metreden ateş ettiler, Yusuf Erdoğan'ı ben hedef almadım, beyanlarımı

düzeltiyorum, ben ateş ederken oğlum [E.E.] evdeydi, elinde silah yoktu, benim peşimden de

gelmedi, arkamızdan da otomatik tüfekler ile ateş edildi, kimin ateş ettiğini

görmedim, [M.V.nin] elinde kısa bir keleş vardı, onun sesi de geliyordu,

o yüzden [M.V.] ateş etti demiştim ancak şu anda emin değilim, o zaman

da emin değildim, dedi.

Kısmi mübayenet sebebiyle sorgudaki

ifadesi okundu: Ben sorgudaki savunmamda Yusuf Erdoğan'ı hedef alarak ateş

ettiğimi söylemişim ancak bu doğru değildir kimseyi hedef almadım rastgele elim

tetiğe değdi, silah serideydi, şimdiki savunmam doğrudur, öldürme kastı ile

hareket etsem şarjörümde 19 mermi daha vardı, toplam şarjörde kaç mermi

olduğunu bilemiyorum, dedi.

Mübayenet giderilemedi..."

34. Başvurucunun Ağır Ceza Mahkemesindeki 29/11/2018

tarihli müşteki beyanının bulunduğu duruşma tutanağı'nın ilgili kısmı şöyledir:

"...3:45'te 2 tane araba ile uzun

farları yakmışlar yan yana bizim evin orda durdular, evlerimiz arasındaki

mesafe 100 metre kadardır, evlerinin önünde durmadılar bizim evin önüne

geldiler, ben o arada ben [M.V.],

Eşim [F.] çocuklarım balkonda oturuyorduk... zaten bahçenin içindeyiz,

uzun farları yaktılar, sanık ve çocukları eşi arabadan indiler, uzun far

yakıldığı gözümüzü aldığı için fark edemedik, [E.E.]de tabanca vardı,

sanığın oğlu [Mü.E.de] keleş vardı, sanıkta da keleş vardı, far

yanıyordu göremiyordum ancak geldiler bunlar bize doğru 3'ü de silah sıkmaya

başladılar ben de hele bir öğrenelim niye silah sıkıyorlar dedim, bizim

bahçenin içine girince 10 metre mesafe kaldı, çocuklar kaçalım dedi balkon

kapısına yöneldik, [Mü.E.] keleşle, sanık Keleşle [E.E.] tabanca

ile bize doğru sıktılar, ben vurulduğumda balkondaydım, ... [M.V.] bizim

yanımızdaydı, bunlar geldiğinde [M.V.ye] 'Bunlar bizi öldürecek' dedim,

o da bir şey olmaz dedi, [M.V.] bunların önüne çıktı Haci yapma yapma

dedi, sanık çekil lan dedi, seni de vururum dedi, keleşi [M.V.ye] de

doğrulttu, [M.V.] o tarafa doğru 5 metre kadar çekildi, biz o sırada

içeri doğru kaçmaya çalıştık, bize ateş edenler sanık ile oğlu [E.E.] ve

oğlu [Mü.E.dir]...

Hazırlıktaki ifadesi okundu: [E.E.nin] elinde kaleşnikof değil

tabanca vardı beyanımı düzeltiyorum, ben sanıktan küfür duydum ancak seni

öldürmeye geldik diye bağırdıklarını duymadım, beyanlarımı bu şekilde

düzeltiyorum,dedi..."

35. Başvurucunun eşi F.E. Ağır Ceza Mahkemesindeki

29/11/2018 tarihli müşteki beyanında, A.E. ve oğlu E.E.nin önce geldiklerini ve

ikisinin ateş ettiklerini, sonra diğer oğlu Mü.E.nin ateş ettiğini, Mü.E.nin

elinde büyük bir silah olduğunu, E.E.nin ise elinde ne tür bir silah olduğunu

hatırlamadığını ama silah olduğunu gördüğünü, A.E.nin diğer oğlu Me.Er.in ise

yerdeki kovanları topladığını, G.E.nin de kendilerinin öldürülmesi yönünde

bağırdığını ifade etmiştir.

36. Başvurucunun oğlu Me.E. Ağır Ceza Mahkemesindeki

29/11/2018 tarihli müşteki beyanında ilk önce kimin ateş ettiğini göremediğini,

sonra eve 10 metre kalana kadar yaklaştıklarında A.E.nin ve Mü.E.nin elindeki

Kalaşnikof marka silahla, E.E.nin ise elindeki tabanca ile ateş ettiklerini

gördüğünü, kolluk nezdinde acele ifade vermek zorunda kaldığı için Mü.E.nin

ateş ettiğini söylemeyi unuttuğunu, kendisinin elindeki atış artıklarının ise

yaralı anne ve babasını taşırken bulaşmış olabileceğini beyan etmiştir.

37. M.V.nin Ağır Ceza Mahkemesinde alınan 29/11/2018

tarihli müşteki beyanının ilgili kısmı şöyledir:

" ...çay içiyorduk, hızlı bir

şekilde 2 araç geldi, ... ışıkları bize balkona doğru tuttular, ... kalesnikof

ve tabanca sesleri duydum, ... [A.E.nin] bahçeden eve doğru yaklaştığını gördüm, arkasında

oğlu [E.E.] vardı, ... [A.E.nin] önüne çıktım, benim hacı yapma

dedim, o da çekil şimdi sana da bir tane sıkarım dedi, elinde keleş vardı,

belinin sol tarafında tabanca vardı, o anda [E.E.] de arkasındaydı,

elinde tabanca vardı; ben [A.E.] ile konuşurken [E.E.] tabanca

ile benim sol tarafıma doğru, havaya doğru ateş ediyordu, ... o esnada [E.E.]

de ateş etti, benim soluma geçti ... ben [Mü.E.nin] elinde silah

görmedim, [Mü.E.nin] bahçeye girdiğini de görmedim sadece kaçarken

gördüm..."

38. Başvurucu vekilleri 29/11/2018 tarihli celsede, müzekkere

yazılmasından beri 28 gün geçtiği hâlde İlçe Jandarma Komutanlığının hâlâ olay

yerinde kaldığını bildirdiği delillerin toplanmadığını, olay yerinde bulunan ve

silah kullanan diğer şahıslar hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı

verilmesinin bu kişiler hakkında mahkemece suç duyurusunda bulunulmasına engel

olmayacağını, evde ve bekçi evinde kalan mermi çekirdeklerinin hangi silahtan

çıktığına dair yeni bir kriminal inceleme yapılmasını talep ettiklerini

bildirmiştir.

39. İlçe Jandarma Komutanlığı, başvurucu vekilinin de

hazır bulunmasıyla 14/12/2018 tarihinde olay yeri incelemesi yapmış ve yeni

bulgular elde etmiştir.

40. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Kriminal

Laboratuvarınca düzenlenen 1/2/2019 tarihli raporda, yeni elde edilen mermi

çekirdeğinin deforme olması nedeniyle teşhis ve karşılaştırma yapılamadığı

belirtilmiştir.

41. 21/3/2019 tarihli duruşmada başvurucu vekili; olayda

iki Kalaşnikof marka silah kullanıldığının açık olduğunu, tanık beyanlarında

A.E.nin çocuklarının da olaya karıştığının söylendiğini, dosyanın yeniden

Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmak suretiyle gönderilip

hakkında ek takipsizlik verilen kişiler hakkında daha fazla araştırma

yapılmasının talep edilmesinin gerektiğini belirterek Ağır Ceza Mahkemesinden

suç duyurusunda bulunulmasını talep etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi "...dosyanın

gelmiş olduğu aşama, mütalaanın verilmiş olması, dosyanın karar aşamasında

bulunması, ayrıca sanık haricindeki diğer şüpheliler hakkında takipsizlik

kararı verilmiş olması, alınan uzmanlık raporları dikkate alınarak dosyanın

yeniden Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesi hususundaki müdahil Yusuf Erdoğan

vekilinin talebinin reddine..." karar vermiştir.

42. Ağır Ceza Mahkemesi 18/4/2019 tarihli kararla A.E.nin

İ.H.E.ye karşı işlediği kasten öldürme suçundan neticeten 25 yıl hapis

cezasıyla, başvurucuyu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan neticeten 7 yıl 6 ay

hapis cezasıyla, F.E.yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan neticeten 10 yıl

hapis cezasıyla, Me.E.yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan neticeten 8 yıl 4

ay hapis cezasıyla, M.V.ye karşı işlediği silahla tehdit suçundan neticten 1

yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve bu suç yönünden hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli

Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık suçundan

neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezasına ve bu cezanın 8.320 TL adli para cezasına

çevrilmesine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...

sanık [A.E.] ile müşteki Yusuf Erdoğan'ın kardeş oldukları,

müşteki Yusuf Erdoğan'ın, sanığın kızı olan [Mer.E.yi] oğlu müşteki [Me.E.]

ile evlenmesi için istediği, sanığın kızı [Mer.E.nin] ... evlenmek

istememesi üzerine sanık [A.E.nin], abisi olan Yusuf Erdoğan'a olumsuz

cevap verdiği...

...

... sanığın bu durumu abisi Yusuf

Erdoğan ile konuşmak için 26/06/2018 günü Nizip ilçesindeki ikametinden Birecik

ilçesi Kural mahallesinde bulunan ikametine haklarında ek takipsizlik kararı

verilen eşi [G.E.],

kızı [Mer.E.] ile oğulları [E.E., Mü.E. ve Me.Er.] ile birlikte

geldiği, olay günü olan 26/06/2018 günü gece 23:30 sularında ... kaleşnikov

silahı evden alarak bir anlık kızgınlıkla müştekiler [F., Yusuf, Me. ve

M.V.] ile maktul [İ.H.E.nin] balkonda oturdukları yere doğru

yöneldiği ... kaleşnikof silahla ateş ederek balkona doğru gittiği, bu esnada

maktul ve müştekilerin de hemen balkon kapısından mutfağa doğru kaçmaya

başladıkları sırada müşteki [M.V.nin] sanığa ateş etmemesi için çağrıda

bulunmasına karşılık sanığın müşteki [M.V.ye] yönelik olarak 'aradan

çekil yoksa seni de vururum' şeklinde silah ile tehdit ettiği,.. öldürme kastı

ile birden fazla kez ateş ettiği, ...

...

Her ne kadar müdahil Yusuf Erdoğan

vekilleri tarafından olayda birçok silah kullanıldığının, sanığın oğlu [Me.Er.] eşi ve diğer çocuklarının da

sanık olması gerektiği, [Me.Er.] ve [G.E.nin] tabanca ile ateş

ettikleri iddia edilmiş ise de bu hususun Birecik CBS tarafından ayrıntılı

şekilde araştırıldığı, bu şahısların maktul ve müştekilere yönelik tabanca veya

kaleşnikof tüfek ile ateş ettiklerine dair herhangi bir delil elde edilememiş

olması sebebiyle Birecik CBS'nin 08.09.2018 tarih,... kararı ile sanığın eşi

[G.E.] ile çocukları [E.E., Mer.E., Mü.E. ve Me.Er.] haklarında

kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara yapılan itirazın

da reddolunarak kesinleştiği, olay yerinde iddia edildiği gibi 7.65mm veya

9.00mm çapında herhangi bir kovan veya mermi çekirdeği veya fişek ele

geçirilemediği, şayet [Me.Er.] ile diğer şahitler iddia edildiği gibi bu

şekilde tabanca ile ateş etmiş olsaydılar zaten şahitlerin olaydan hemen sonra

sanık ile birlikte arabaya atlayarak kaçtıkları, olay yerinde mermi, kovan,

mermi çekirdeği topladıklarına dair olayın heyecanı ve içinde bulundukları

durum da dikkate alındığında ve bu konuda bir iddiada da bulunulmadığından ve

bunu gören kimse de bulunmadığından bu durumun lehlerine kabul edilmesi

gerektiği, olayın Yusuf Erdoğan'ın evinin bahçesinde meydana geldiği, tabanca,

mermi ve kovanlarının da burda olması gerektiği kanaatine varılmakla müşteki

Yusuf Erdoğan vekillerinin bu hususlardaki taleplerinin inandırıcılıktan uzak

olduğu kanaatine varılmıştır.

... Her ne kadar müşteki Yusuf

Erdoğan'ın evinin bahçesinde hangi silahtan atıldığı tespit edilemeyen bir adet

7.62mm çapında boş kovan ele geçirilmiş ise de sanığın hazırlıktaki

beyanlarında mağdur

[M.V.nin] elinde kaleşnikof tüfek olduğunu ve havaya ateş etmiş

olabileceğini söylediği, olayın meydana geldiği mevkii, köy şartları dikkate

alındığında herkesin evinde kaleşnikof marka ruhsatsız bir silahın

bulunabileceği, daha önceden de herhangi bir şahıs tarafından olay mahalinde

atışyapılmış ve boş kovanının da evin bahçesinde kalmış olabileceği, bu boş

kovanın sanık veya ailesi tarafından kaleşnikof marka silahla atıldığına dair herhangi

bir delil de bulunmadığı, zaten sanığın samimi beyanlarında bir adet ruhsatsız

kaleşnikof marka silahının olduğunu ve atışları da bu silahla yaptığını

başından beri ikrar ettiği kanaatine varılmakla sanığın sadece bir adet

kaleşnikof marka silahla en az dört kez maktul ve müştekilere yönelik ateş

ettiği kanaatine varılmıştır..."

43. Başvurucu; dosyanın bütün olarak incelenmesi hâlinde

suçu birden fazla kişinin işlediğinin açık olduğunun anlaşıldığını, tek sanık

hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, iki ayrı

silah kullanıldığının olay yeri inceleme raporundaki mermi izlerinin

trajesinden ve Kriminal Laboratuvarının raporundan açıkça anlaşıldığını, maddi

deliller gözardı edilerek ek takipsizlik kararı verildiğini, Mahkemenin

çelişkileri gidermeden karar verdiğini, bir kişinin diğerlerini kurtarmak için

suç üstlendiği iddia edilerek, suç duyurusunda bulunulmadan ve diğer faillerin

eylemleri dosyaya katılmadan yapılan yargılamanın eksik olması nedeniyle

kararın kaldırılmasını talep ederek karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur.

44. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin

2/6/2021 tarihli kararı ile istinaf talebinin reddedilmesi üzerine başvurucu

özetle maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılmadığını, etkili bir soruşturma

yapılmadığını, suçun birden fazla kişi tarafından işlendiğini, A.E.nin eşi ve

çocuklarıyla birlikte iştirak hâlinde suçu işlediklerini, olayda iki ayrı silah

kullanıldığının açık olduğunu, birtakım delillerin eksik toplandığını, istinaf

mahkemesinin de netleştirilmeyen çelişkili durumları dikkate almadan karar

verdiğini, diğer failler hakkında suç duyurusunda bulunulması taleplerinin

haksız olarak reddedildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Temyiz

incelemesi Yargıtayda devam etmektedir.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

45. Anayasa Mahkemesinin 10/5/2022 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

46. Başvurucu; suç birden fazla kişi tarafından işlendiği

hâlde yeterli araştırma yapılmadan, birtakım deliller toplanmadan, iştirak

iradesi araştırılmadan hatalı delil değerlendirmesiyle diğer şüpheliler

hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, olayda iki ayrı silah

kullanıldığının raporlar ve olay yeri incelemesi sonucu açık olduğunu,

delillerin karartıldığını, karara yapılan itirazın Hâkimlik tarafından

duruşmasız olarak avukat yokluğunda incelendiğini, Cumhuriyet savcısının görüşü

tebliğ edilmeden ve yetersiz gerekçe ile karar verildiğini, bu nedenle adil yargılanma

hakkı ile yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğini

iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca kovuşturmazsızlık kararı ve bu karara karşı

yapılan itiraz bakımından gerçeğe ulaşılmasının mümkün olamaması nedeniyle

etkili başvuru hakkının, ön yargılı olarak kovuşturmazsızlık kararı verilmesi

nedeniyle de ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

47. Bakanlık görüşünde, olay hakkında yürütülen

soruşturma kapsamında gerçekleştirilen işlemlere değinildikten sonra A.E.

dışındaki diğer şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar

verildiği, A.E. hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs

suçlarından Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün ise Yargıtayda

derdest olduğu bildirilerek bu hususların değerlendirmede dikkate alınması

gerektiği bildirilmiştir.

B. Değerlendirme

48. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, yaşama, maddî ve manevî

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

49. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri,

(...) kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet

ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal

engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli

şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

50. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun Anayasa’da güvence altına alınan diğer haklar ile bağlantı

kurularak ileri sürdüğü iddiaların Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına

alınan yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğü kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir. Ayrımcılık yasağı bağlamındaki iddianın kanun

yolu aşamalarında ileri sürülmediği görülmekle inceleme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

51. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını

kaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı

nedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuru konusu

olayda başvurucu müteveffanın babasıdır. Bu nedenle başvuruda başvuru ehliyeti

açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.

52. Diğer taraftan bir olayda yaşam hakkına ilişkin

ilkelerin uygulanabilmesi için gerekli şartlardan biri doğal olmayan bir ölümün

gerçekleşmesi olmakla birlikte ölümle sonuçlanmayan bir olaya ilişkin başvuru

da mağdura karşı gerçekleştirilen eylemin niteliği ve failin amacı gibi somut

olayın koşulları dikkate alınarak yaşam hakkı kapsamında incelenebilir. Bu

değerlendirme yapılırken eylemin potansiyel olarak öldürücü niteliği olup

olmadığı ile maruz kalınan eylemin mağdurun fiziki bütünlüğü üzerindeki

sonuçları önem taşımaktadır (Mustafa Çelik ve Siyahmet Şeran, B. No:

2014/7227, 12/1/2017, § 69; Yasin Ağca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§

109, 110).

53. Somut olayda başvurucunun yaralanmasına sebep olan

olay ateşli silahla birden fazla ateş edilmesidir. Dolayısıyla iddia edilen

eylemin potansiyel olarak öldürücü bir niteliği olduğu açıktır. Eylemin bu

niteliği ve başvurucunun yaşamasının tesadüfe bağlı olma olasılığı birlikte

değerlendirildiğinde başvurunun yaralanan başvurucu açısından da yaşam hakkı

çerçevesinde incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

54. Bir devlet görevlisi ya da üçüncü kişi tarafından

hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir

muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması

hâlinde Anayasa’nın 17. maddesi -“Devletin temel amaç ve görevleri”

kenar başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında- etkili

resmî bir soruşturmanın yapılmasını gerektirmektedir (Tahir Canan, § 25).

55. Ancak yürütülen bu soruşturma, belirli bir kişinin

sorumlu olup olmadığıyla sınırlı olmamalı; olayın tüm yönlerini ortaya koyacak

kapsamda ve nitelikte olmalıdır. Nitekim soruşturmanın etkili olup olmadığına

ilişkin değerlendirme -somut olayın kendine özgü koşulları dikkate alınarak-

belirli bir kişi hakkında verilen kararla sınırlı olarak değil yürütülen

soruşturma bir bütün olarak incelendikten sonra yapılabilecektir (Gülcan

Keleş ve diğerleri, B. No: 2014/797, 22/03/2017, § 30).

56. Bir ceza soruşturması veya yargılaması sürecinde

kovuşturmasızlık, beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri

bırakılması kararları ile farklı zamanlarda neticelenmiş aşamalar bulunması

durumunda -bu aşamaların tek bir olay için farklı kişilerin sorumluluklarına

yönelik olduğu gözetildiğinde- soruşturmaların bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerekebileceğinden (S.D. B. No: 2013/3017, 16/12/2015,

§ 69) hareket eden Anayasa Mahkemesi, aynı olaya ilişkin sorumluluğu bulunduğu

iddia edilen, birden fazla kişi hakkında yürütülen adli süreçlerin bir kısmı

devam ederken bazı şüpheli/sanık bakımından sürecin sona ermesi üzerine yapılan

bireysel başvurularda somut olayın ve tüm adli sürecin bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiylebaşvuru yollarının tüketilmediği

sonucuna ulaşmıştır (Bilal Turan ve diğerleri (3), B. No: 2013/7418,

31/3/2016, § 72; Bülent Kurt, B. No: 2013/7408, 20/1/2016, § 40; Gülcan

Keleş ve diğerleri, §§ 30, 31).

57. Başvuru yollarının tüketilmesi meselesine ilişkin

anılan içtihadın ortaya çıkışında, ihlal iddiasına konu olaya dair sorumluluğu

bulunduğu iddia edilen kişilerden her birine atfedilebilecek kusur durumu ile

her bir kişi için adli süreçte elde edilecek delil durumunun farklı

değerlendirilebileceğinin ve soruşturmanın etkililiği araştırılırken olayın tüm

boyutlarıyla ele alınarak bir bütün olarak irdelenmesi gerekliliğinin gözönünde

bulundurulduğu anlaşılmıştır (Dilek Genç ve diğerleri [GK], B.

No: 2014/3944, 1/2/2018, §55).

58. Bu bakımdan somut başvurunun başvuru yollarının

tüketilmesine ilişkin kabul edilebilirlik kriteri yönünden de incelenmesi

gerekir.

59. Başvurucu her ne kadar Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından diğer bazı şüpheliler hakkında kamu davası açılması gerekirken

haksız olarak ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ileri sürerek

bireysel başvuruda bulunmuşsa da olay ilgili olarak görülen yargılama sonucu

verilen gerekçeli kararda, sanık A.E.nin aile bireylerinin de olaya

karıştıkları iddiasının Ağır Ceza Mahkemesince incelenip değerlendirildiği görülmüştür.

60. Ağır Ceza Mahkemesinin "...olayda birçok

silah kullanıldığının, sanığın oğlu [Me.Er.] eşi ve diğer çocuklarının

da sanık olması gerektiği, [Me.Er.] ve [G.E.nin] tabanca ileateş

ettikleri iddia edilmiş ise de bu hususun Birecik CBS tarafından ayrıntılı

şekilde araştırıldığı, olay yerinde ... herhangi bir kovan veya mermi çekirdeği

veya fişek ele geçirilemediği,... olaydan hemen sonra sanık ile birlikte

arabaya atlayarak kaçtıkları, olay yerinde mermi, kovan, mermi çekirdeği

topladıklarına dair olayın heyecanı ve içinde bulundukları durum da dikkate

alındığında ve bu konuda bir iddiada da bulunulmadığından ve bunu gören kimse

de bulunmadığından bu durumun lehlerine kabul edilmesi gerektiği, olayın...

evinin bahçesinde meydana geldiği, tabanca, mermi ve kovanlarının da burda

olması gerektiği... bu hususlardaki taleplerinin inandırıcılıktan uzak

olduğu...evinin bahçesinde hangi silahtan atıldığı tespit edilemeyen bir

adet...boş kovan ele geçirilmiş ise de ... [M.V.nin] elinde kaleşnikof

tüfek olduğunu ve havaya ateş etmiş olabileceğini söylediği, olayın meydana

geldiği mevkii, köy şartları dikkate alındığında herkesin evinde kaleşnikof

marka ruhsatsız bir silahın bulunabileceği, daha önceden de herhangi bir şahıs

tarafından olay mahalinde atışyapılmış ve boş kovanının da evin bahçesinde

kalmış olabileceği, bu boş kovanın sanık veya ailesi tarafından kaleşnikof

marka silahla atıldığına dair herhangi bir delil de bulunmadığı, zaten sanığın

samimi beyanlarında bir adet ruhsatsız kaleşnikof marka silahının olduğunu ve

atışları da bu silahla yaptığını başından beri ikrar ettiği kanaatine

varılmakla sanığın sadece bir adet kaleşnikof marka silahla en az dört kez

maktul ve müştekilere yönelik ateş ettiği..." şeklindeki ayrı gerekçe

ile diğer aile bireylerinin olayda iştirak iradeleri olduğunu kabul etmediği

anlaşılmıştır.

61. Başvurucu da bu husustaki iddia ve itirazlarını ileri

sürerek, olayda diğer aile bireylerinin de iştirak iradelerinin bulunduğunu

belirtip kararı temyiz etmiştir (bkz. § 44).

62. Bu durumda maddi olayın koşullarını belirleyebilecek,

sorumluların tespitini ve cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte

olmadığına ilişkin bir veri yahut iddia bulunmayan ve temyiz incelemesi

aşamasında olan yargılamada, olayla ilgili olarak haklarında ek kovuşturmaya

yer olmadığına karar verilen kişilerin de olayda sorumluluğunun bulunduğunun

tespit edilmesi hâlinde bu kişiler hakkında da kamu davasının açılmasının

sağlanmasının her zaman mümkün olduğu değerlendirilmiştir.

63. Bu bağlamda başvurucunun iddialarının ve olayla

ilgili soruşturmanın etkili yürütülüp yürütülmediğinin ölüm olayının sebep ve

koşulları yani gerçekleşme şartları adli makamlarca netleştirilmeden Anayasa

Mahkemesince bir bütün olarak değerlendirilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, bu

hususların olay hakkında görülen yargılama sürecinin kesin olarak tamamlanması

sonrasında elde edilen veriler bir bütün olarak incelenmek suretiyle

değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

64. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Selahaddin

MENTEŞ'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 10/5/2022 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY

Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm 2018/33158 esas sayılı

dosyada, sayın çoğunluk başvurucunun yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar vermiştir. Aşağıda açıkladığım sebeplerle başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilerek somut olay incelenip etkili soruşturma yükümlülüğü

yerine getirilmesi amacıyla ihlal kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın

çoğunluğun görüşüne katılmadım.

Olay ve olgular mahkememizin gerekçeli kararında

özetlenmiştir.

Başvuruya konu olay nedeniyle cumhuriyet başsavcılığı

8/9/2018 tarihinde bazı şahıslar hakkında kasten öldürmeye veya kasten

yaralamaya iştirak etme ve yardım etme suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına

karar vermiştir. Bu karara başvurucu Şanlıurfa Sulh Ceza Hakimliği nezdinde

itirazda bulunmuş, başvurucunun itirazı reddedilmiştir.

Başvurucu Sulh Ceza Hakimliğinin bu ret kararından sonra

süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

CMK 160 ve devamı maddelerinde soruşturma işlemlerinin

Cumhuriyet savcılığınca yapılacağı, kamu davasının cumhuriyet savcısınca

açıklanacağı, kanunda düzenlenmiştir.

Anayasanın 17. Maddesi uyarınca “devletin temel amaç ve

görevleri kenar başlıklı 5. Maddesi genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında

etkili bir soruşturma yapılması gerektiği mahkememizin Tahir Canan kararında da

ifade edilmiştir.

Başvuru konusu olay nedeniyle Cumhuriyet Savcılığınca

verilmiş kovuşturmasızlık kararı bulunduğundan Anayasa Mahkemesinin bireysel

başvuru yoluyla önüne gelen somut olayda olayın esasını inceleyerek bir karar

vermesi gerekir.

Yukarıda belirttiğim gerekçelerle Sayın çoğunluğun

görüşüne katılmadım. Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Tuğçe TAKCI Başvurucu : Yusuf ERDOĞAN Vekilleri : 1. Av. Ahmet HARMANCI 2. Av. Velid ABA Üye Selahaddin MENTEŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/33158, 10 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olay
  10. Soruldu
  11. Cevaben
  12. Soruldu
  13. Cevaben
  14. Soruldu
  15. Cevaben
  16. B. Olay
  17. IV. İnceleme Ve
  18. Gerekçe
  19. A. Başvurucunun
  20. B. Değerlendirme
  21. A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru
  22. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  23. Karşıoy
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/33158
Tarih
10 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Selçuk Sinan Başvurusu (B. No: 2018/16395)
  • Nihat Hançeroğlu Başvurusu (B. No: 2018/17821)
  • Abdulhakim Yılmazsoy Başvurusu (B. No: 2018/31251)
  • Gözen Rodoplu ve Tayfun Rodoplu Başvurusu (B. No: 2018/23854)
  • Gurbet İrge Başvurusu (B. No: 2018/2174)
  • Celil Özkaynak Başvurusu (B. No: 2018/29931)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.