İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1962/221 K.1962/86

Karar tarihi:14/11/1962

Esas1962/221Karar1962/86Tarih14 Kasım 1962Okuma5 dk · 1.072 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
14 Kasım 1962
Esas No.
1962/221
Karar No.
1962/86
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.072 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Karar tarihi:14/11/1962

Resmi Gazete tarih/sayı:8.12.1962/11277

İnceleme konusu: 6435 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin Anayasaya aykırılığı iddiasıdır.

Sanayi Bakanlığı Teftiş Heyeti Reisi olan Naci Gürol, 6435 sayılı kanuna göre Bakanlık emrine alınması üzerine, bu kanunun Anayasa'ya aykırılığını ileri sürerek hakkında tatbik edilen idarî tasarrufun iptali talebi ile Danışta'ya 962/3834 sayılı dâvayı açmıştır.

Danıştay 5 inci Dairesince, 6435 sayılı kanunun yalnız 3 üncü maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varılarak, Anayasa'nın 151 inci maddesi gereğince dâvanın geri bırakılmasına ve bu konu ile ilgili kâğıtların Mahkememize gönderilmesine 27/9/1962 tarihinde karar verilmiş olduğundan Danıştay Başkanlık Bürosunun 15/10/1962 tarihli ve 23-10554 sayılı yazısiyle bu kâğıtlar 15/10/1962 tarihinde Mahkememize gönderilmiştir.

Yapılan ilk inceleme sonunda bu müracaat Anayasa'nın 151 inci ve 22/4/1962 tarihli, 44 sayılı kanunun 27 nci maddelerine uygun görüldüğünden esasın incelenmesine dair verilen 22/10/1962 tarihli karar üzerine raportörce hazırlanan 23/10/1962 tarihli rapor, Danıştay 5 inci Dairesinden gönderilen evrak; 6435 sayılı kanunla gerekçesi muvakkat encümen mazbatası ve müzakere tutanakları, Anayasa'nın ilgili hükümleri ile Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu raporu ve müzakere tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

1- 6435 sayılı kanunun l inci maddesi ile (Umumi, mülhak ve

hususi bütçelerle bunlara bağlı idare, müessese ve kurumlardan maaş alanların,

tayinlerindeki usule göre, mensup oldukları vekâlet, idare, müessese veya kurum

emrine alınmak suretiyle vazifeden uzaklaştırılabileceklerini) kabul etmekte, 3

üncü maddeyle de (Bu kanun gereğince ittihaz olunacak vazifeden uzaklaştırma

karar ve muameleleri aleyhine hiç bir idari ve adli kaza merciine müracaat

olunamıyacağı, bu madde hükmünün ikdisadî Devlet teşekkülleri ve bunlara bağlı

müessese ve kurumlarla sermayesinin tamamı ve yarıdan fazlası Devlete ait olan

müesseselerin vazifeden uzaklaştırma karar ve muamelelerine de şâmil olduğu)

gösterilmektedir.

Kanunun, inceleme konusu olan 3 üncü maddesi hükmünün, bugünkü hukukî nizamımıza aykırı bulunduğunda tereddüt edilemez. Zira, Anayasa,- Yalnız idarenin değil- bütün Devlet faaliyetlerinin kazai denetim altında cereyanını emretmekte, yasama organının faaliyetlerini dahi bu denetime tabi tutmaktadır.

Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonunun 9/3/1961 tarihli raporunun (Genel gerekçe) bölümünün (Yargı) kısmında belirtildiği gibi :

"Hukuk Devletinin temel unsuru bütün devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygun olmasıdır. Bu uygunluğu sağlıyacak makamlar yargı organlarıdır. Anayasa bütün devlet faaliyetlerini kazaî murakabeye tabi tutmuş bulunmaktadır.

Yasama organının faaliyetleri Anayasa Mahkemesinin kazaî denetimi altındadır. 114 üncü madde, kazaî denetimi bütün idarî eylem ve işlemlere teşmil etmek suretiyle Devlet faaliyetlerinin kazai denetim sistemini tamamlamaktadır."

Gerek bu gerekçe gerekse Anayasa'nın "İdarenin hiçbir eylem ve işleminin, hiçbir halde, yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamıyacağı" esasını taşıyan 114 üncü maddesinin açık hükmü karşısında, 6435 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin Anayasa'nın sözüne ve özüne aykırı bulunduğu ve iptali gerektiği kanısına varılmıştır.

2- Mahkemenin 4 üyesi, 6435 sayılı kanunun l inci maddesinin son fıkrasında mevcut (Ve bu kanunun 3 üncü maddesi hükümleri) ibaresinin de 22/4/1962 tarihli ve 44 sayılı kanunun 28 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince iptali gerektiğini ileri sürmüşlerse de; vekâlet emrine alınan bir kısım hâkimleri de kaza mercilerine müracaattan men etmeyi hedef tutan bu ibarenin atıf yaptığı 3 üncü madde iptal edilince bu vaziyette olan hâkimlere de dâva yolu kendiliğinden açılmış olacağından bu sonucu, yeni bir iptal hükmü ile teyide lüzum olmadığı ve esasen bu ibarenin başlıbaşına manâ taşıyan bir kanun hükmünde bulunmadığı kanısı ile üyelerin çoğu bu görüşe katılmamışlardır.

Sonuç : 6435 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin iptaline oybirliği ile ve bu kanunun l inci maddesinin son fıkrasındaki atıf hükmünün ayrıca iptaline lüzum olmadığına, üyelerden İsmail Hakkı Ülkmen, İbrahim Senil, Celâlettin Kuralmen ve Muhittin Gürün'ün muhalefetleri ile ve oyçokluğu ile 14/11/1962 tarihinde karar verildi.

Başkanvekili

Tevfik Gerçeker

Üye

Rifat Göksu

Üye

İsmail Hakkı Ülkmen

Üye

Lütfi Akadlı

Üye

Şemsettin Akçoğlu

Üye

İbrahim Senil

(muhalif)

Üye

Salim Başol

Üye

Celâlettin Kuralmen

(muhalif)

Üye

Hakkı Ketenoğlu

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Ekrem Korkut

Üye

Ahmet Akar

(MUHALEFET

ŞERHİ)

Çoğunluk düşüncesinde belirtildiği üzere, 6435 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin iptali sonunda, aynı kanunun l inci maddesinin son fıkrasındaki (Ve bu kanunun 3 üncü maddesi hükümleri) ibaresinin de tatbik yeri kalmayacağından Hâkimler Kanununun 82 nci maddesi gereğince Bakanlık emrine alınacak hâkimlere dahi dâva yolunun açılmış olacağı tabiidir.

Ancak 22/4/1962 tarihli ve 44 sayılı kanunun 28 inci maddesinin

2 nci fıkrasında (eğer müracaat kanun veya İçtüzüğün sadece belirli madde veya

hükümleri aleyhinde yapılmış olup da, bu belirli madde veya hükümlerin iptali

kanun veya İçtüzüğün diğer bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanmaması

sonucunu doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi, keyfiyeti gerekçesinde belirtmek

şartiyle, kanun veya İçtüzüğün bahis konusu diğer hükümlerinin veya tümünün

iptaline karar verebilir.) denilmiş ve kanun tasarısının Hükümetten gelen

metninde mevcut olmayan bu fıkra, Millet Meclisi Anayasa Komisyonu tarafından

(... Anayasa Mahkemesi, sadece iptal dâvasının veya itirazın doğrudan doğruya

zikrettiği kanunu, içtüzüğü veya bunların belirli madde veya hükümlerini iptal

etmek mecburiyetindedir. Ancak, iptal dâvası açılması veya itiraz yoluyla

yapılan müracaat sadece bir kanun veya İçtüzüğün belirli madde veya hükümlerini

hedef tutuyorsa bazı hallerde bu belirli madde veya hükmün iptali neticesinde,

aynı kanunun veya içtüzüğün müracaatta istihdaf edilmeyen diğer bazı madde veya

hükümleri, fiilen gayrikabili tatbik hale gelebilir. Bu gibi fiilen gayrikabili

tatbik hale gelmiş madde veya hükümlerin tatbiki ise hukuk düzeninde keşmekeş

doğurabileceği gibi mahkemelerin bu gibi hükümleri tatbikten kaçınmaları da

ihkakı haktan imtina sayılabilecektir. Bu gibi aksaklıkları önlemek maksadiyle,

Anayasa Mahkemesine, bu hallerde, gerekçesinde açıkça belirtmek şartiyle belli

bir madde veya hükmün iptali sonucunda aynı kanun veya içtüzüğün fiilen

gayrikabili tatbik hale gelen diğer madde veya hükümlerini veya tümünü iptal

yetkisi de tanınmıştır) gerekçesiyle kanuna ilâve edilmiş olup bu maddenin ve

gerekçesinin açık ifadelerinden, iptal veya itiraz yollariyle açılan dâvalarla

bir kanunun dâva olunan belli madde veya hükümlerinin iptali neticesinde aynı

kanunun dâva olunmayan diğer madde veya hükümlerinin de uygulanma

kabiliyetlerini fiilen kaybetmeleri halinde, tatbikattaki her türlü

tereddütleri önlemek maksadiyle, bu madde ve fıkraların da iptali ile bahse

konu kanun metninin, iptale mevzu teşkil eden hususlarda tam bir ayıklamaya

tabi tutulabilmesi imkânının Anayasa Mahkemesine verilmek istenildiği anlaşılmaktadır.

Bu dosya ile açılmış bulunan dâva sonunda da, dâvanın hedefi

olan, kanunun 3 üncü maddesi iptal edilmiş ve bu iptal neticesinde, kanunun

dâvaya hedef olmayan birinci maddesinin son fıkrasındaki, Bakanlık emrine

alınan Hâkimleri bu tasarruf aleyhine dâva açmaktan meneden, (ve bu kanunun 3

üncü maddesi hükümleri) ibaresi ile ifade olunan hükmün de kendiliğinden tatbik

yeri kalmamış olmakla söz konusu 28 inci maddenin 2 nci fıkrası ile düşünülen

durum aynen hâsıl olmuş ve binnetice bu hükmün de, mezkûr fıkranın verdiği,

yetkiden faydalanılarak her türlü tereddüt ve iltibasları ortadan kaldırmak ve

44 sayılı kanunun 28 inci maddesi hükmünü yerine getirerek kanun metnini tam

bir ayıklamaya tabi tutmak maksadiyle iptali gerekli görülmüştür.

Bu sebeple kararın bu konuya ilişkin kısmına muhalifiz.

Üye Muhittin Gürün (muhalif) Üye Lütfi Ömerbaş Üye Ekrem Tüzemen Üye İsmail Hakkı Ülkmen Üye İbrahim Senil Üye Celâlettin Kuralmen Üye Muhittin Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1962/221, K. 1962/86, 14 Kasım 1962 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1962/221
Karar No
1962/86
Tarih
14 Kasım 1962

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1962/252 K.1962/100
  • AYM Norm Denetimi E.1962/253 K.1962/101
  • AYM Norm Denetimi E.1962/255 K.1962/103
  • AYM Norm Denetimi E.1962/254 K.1962/102
  • AYM Norm Denetimi E.1962/259 K.1962/105
  • AYM Norm Denetimi E.1962/260 K.1962/106

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.