KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 1963
- Esas Sayısı
- 1963/149
- Karar Sayısı
- 1963/182
- Karar Günü
- 10.7.1963
- İptal davasını açan
- Cumhuriyet Halk Partisi
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Türkiye Büyük Millet Meclisi Gurubu.
VEKİLLERİ
Avukat Müvit Yetkin, Avukat Kemal Bul, Avukat Reşit Ülker ve avukat Turan Güneş.
İPTAL DAVASININ KONUSU
788 Sayılı Memurin Kanununun 40. maddesinin memurlara verilecek kanunsuz emirlerin yerine getirilmesine ilişkin hükmünün, Anayasanın 125. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince yapılan ilk incelemede, dâva açılması hususunda Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet meclisi Gurubunun kararında sözü geçen önerge ve eklerinin onanlı örneklerinin gönderilmediği ve dilekçede gerekçenin açıklanmadığı görüldüğünden verilen karar gereğince bu eksikler tamamlandıktan sonra dâva dilekçesi ve ekleri, düzenlenen rapor incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
GEREKÇE
I- 788 Sayılı Memurin Kanununun 40. maddesi hükmü, Türkiye İşçi
Partisi tarafından açılan 1963/205 sayılı dâva konusu içinde daha evvel ele alınıp:
a) Maddenin (Âmiri ısrar ederse memur, bütün mes’uliyeti kendi âmirine ait ve münhasır olduğunu tahriren bildirerek o emri infaz eder.) hükmünün Anayasaya aykırı olduğundan iptaline;
b) Aynı maddenin başındaki (Memur, emir ve talimatname ve nizamname ve kanun hükümlerine mugayir olarak herhangi bir makam veya âmirden bir emir telâkki edince onun ahkâma mugayeretini kendi âmirine bildirir.) hükmünde Anayasa aykırılık bulunmadığından bu hükme ilişkin iptal isteminin reddine,
22.5.1963 gününde karar verilmiştir.
II- Usule ilişkin görüşmelerde
a) Başkan Vekili Tevfik Gerçeker, Üyelerden Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Hakkı Ketenoğlu ve Lûtfi Ömerbaş -diğer dâvada olduğu gibi- Anayasanın üst ile ast arasındaki kanunsuz emir münasebetini bütün anrıntılarıyle düzenleyen 125. maddesinin, Memurin Kanununun aynı konuyu farklı olarak hükme bağlıyan 40. maddesini dolayısiyle yürürlükten kaldırdığı, yürürlükte olmıyan bir hükmün Anayasaya aykırılığının düşünülemiyeceği ve bu yüzden de iptal dâvasına konu olamıyacağı görüşünü tekrar ileri sürmüşlerdir.
Bu düşünce 1963/205 esas sayılı kararda 40. maddeye ait gerekçenin (A) bendinde izah edilen sebeplerle yerinde görülmeyerek, bu maddenin iptal dâvasına konu olabileceğine oyçokluğu ile karar verilmiştir.
b) Üyelerden Muhiddin Gürün, 40. maddede mevcut (Memur, emir ve talimatname ve nizamname ve kanun hükümlerine mugayir olarak herhangi bir makam veya âmirinden bir emir telâkki edince onun ahkâma mugayeretini kendi âmirine bildirir.) hükmü 1963/205 esas sayılı dosya ile de iptal dâvasına konu yapılmış ve iptal isteğinin reddine karar verilmiş olduğundan, ayni konunun tekrar incelenemiyeceğini ileri sürmüş ise de, iptal isteklerinin reddine dair kararlar, sonradan aynı konuda açılacak diğer davalarda esasın incelenmesine engel olamayacağından çoğunluk bu görüşe katılmamıştır.
III- Esasa gelince
a) 40. maddenin, evvelce iptal edilen hükmüne ilişkin istem konusu hakkında yeniden karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
b) Maddenin diğer hükmünün iptaline dair isteğin evvelce reddine mesnet olan gerekçe üzerinde bu defa da birleşildiğinden bu isteğin de reddi lâzımgelmektedir.
İ. Hakkı ÜLKMEN
Üye
Lûtfi AKADLI
Üye
Şemsettin
AKÇOĞLU
Üye
İbrahim SENİL
Üye
İhsan KEÇECİOĞLU
Üye
Salim BAŞOL
Üye
Celâlettin
KURALMEN
Üye
Hakkı KETENOĞLU
Üye
Ekrem KORKUT
MUHALEFET ŞERHİ
788 sayılı Memurin kanununun 40. Maddesindeki (Memur, emir ve
talimatname ve nizamname ve kanun hükümlerine mugayir olarak herhangi bir makam
veya amirinden bir emir telâkki edince onun ahkâma mugayeretini kendi amirine
bildirir.) hükmünün Anayasaya aykırı olmadığı, diğer bir dâva dolayısiyle
Anayasa Mahkemesinin 22.5.1963 günlü ve 1963/205-1963/123 sayılı kararı ile
kabul edilmiş olduğundan aynı maddenin Anayasaya aykırı bulunduğu iddiasiyle
açılmış bulunan bu dâva sebebiyle bahse konu fıkra hükmünün Anayasa
karşısındaki durumunun yeniden incelenerek esas hakkında yeni bir karar
verilmesine mahal bulunmamakta, sadece durum izah olunarak (Yeni bir karar
verilmesine yer olmadığına) karar verilmesi gerekmektedir.
Halbuki Mahkememiz bu kararı ile dâvanın, hakkında evvelce hüküm verilmiş olan söz konusu fıkra ile ilgili kısmını da esas bakımından inceleyerek yeniden karar vermiş bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin, 30.Nisan.1963 günlü ve 11394 sayılı Resmî Gazetede yayınlanmış bulunan 26.12.1962 günlü ve 1962/223-1962/122 sayılı, takip edilen usul bakımından benzeri olan, kararına ait muhalefet şerhinde açıkladığım sebeplere binaen bu kararda uygulanan usule muhalifim.
Üye Ahmet AKAR Üye Muhittin GÜRÜN Üye Lûtfî ÖMERBAŞ Üye Muhittin GÜRÜN
Anayasa Mahkemesi, E. 1963/149, K. 1963/182, 10 Temmuz 1963 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası