KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 1963
- Esas No.
- 1963/75
- Karar No.
- 1963/129
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Karar tarihi:30/5/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:29.7.1963/11466
Davacı :Adalet Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Gurubu
Dâvanın konusu : 3499 sayılı Avukatlık Kanununun, avukatlar hakkında, Haysiyet Divanının verdiği kararların kesin olduğunu gösteren 114 üncü maddesi hükmünün, Anayasa'nın 118 inci maddesinin, üçüncü fıkrasına aykırı bulunduğundan, iptali istenilmiştir.
İnceleme :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca yapılan ilk incelemede, Adalet Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu adına imzaları bulunan Cahit Okurer'in Cumhuriyet Senatosu Grup Bşk. Ali Nailî Erdem'in de Millet Meclisi Grup Başkan Vekili olduklarını belirten belgelerin, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı kanunun 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, verilmediği görüldüğünden bu belgelerin onbeş gün içinde gönderilmesi için tebligat yapılmasına karar verilmiş ve yapılan tebligat üzerine istenilen bu belgelerin süresinde mahkemeye sunulduğu anlaşılmış olmakla esasın incelenmesi kararlaştırılmıştır.
Düzenlenen rapor, Avukatlık Kanunu ve Anayasa'nın iptal konusunu ilgilendiren hükümlerin gerekçeleri ile görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Gerekçe :
3499 sayılı Avukatlık Kanununun 82 nci maddesiyle sonraki maddelerine göre avukatlık vakar ve şerefine uymıyan fiil ve harekette bulunanlarla meslekî faaliyette vazifelerini yapmıyan veya vazife icâbı olan dürüstlüğe riayet etmeyen avukatlar hakkında - aynı zamanda Disiplin Meclisi vazifesini gören-Baro îdare Meclisince, tevbih ile meslekten çıkarma arasında değişen disiplin cezaları uygulanmaktadır.
Disiplin Meclisinin kararlarına karşı ilgili avukatın, Baronun bulunduğu yerdeki en yüksek dereceli hâkimin ve Adalet Bakanının itiraz hakları vardır.
İtiraz, Yargıtay Birinci Başkanının başkanlığında Üç Yargıtay Hâkimi ile üç avukattan kurulu Haysiyet Divanında tetkik olunmaktadır.
Avukatlık Kanununun 144 üncü maddesinde : (Haysiyet. Divanı, itirazı varit görürse esas hakkında da karar verir,
İtiraz üzerine verilen kararlar katî olup aleyhine hiçbir mercie başvurulamaz).
hükmü yeralmakta olup, iptali istenen madde de budur.
2- Anayasa'nın 118 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında (Memurlar ve kamu niteliğindeki meslek teşekkülleri mensupları) hakkında yapılacak disiplin kovuşturmalarında uygulanacak usul gösterildikten sonra üçüncü fıkrada (Disiplin kararları yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz) hükmü konulmuştur, İptal isteminin dayanağıda bu fıkra hükmüdür.
3- Dâvanın çözümlenmesi iki meselenin incelenmesini gerektirmektedir.
A - Baro Disiplin Meclisi kararları 118 inci maddenin kapsam" içinde midir'
B - Haysiyet Divanı, yargı mercii niteliğini taşımakta mıdır'
a) 3499 sayılı kanunun 22 nci maddesinde Avukatlık (Âmme hizmeti mahiyetinde bir meslek) olarak tarif edilmiştir. Bu tarife göre baroların 118 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı (Kamu niteliğindeki meslek teşekkülleri) olarak kabulü ve Baro Disiplin Meclisi kararlarının bu maddeye giren kararlardan sayılması gerekir.
b) Haysiyet Divanının yargı mercii niteliğinde bir teşekkül olup olmadığı meselesine gelince :
118 inci maddenin Temsilciler Meclisinde müzakeresi sırasında (Yargı mercii) tabirinden ne anlaşılması lâzımgeleceği konuşulmuş ve baro disiplin meclisi kararlarına karşı yapılan itirazları incelemekle görevli (Haysiyet Divanı) nın vargı mercii niteliğinde olup olmadığı konusunda da ayrıca durulmuştur.
Temsilciler Meclisindeki görüşmeler ve Komisyon Sözcülerinin açıklamalarıyla şu noktalar aydınlanmaktadır :
a) Bir disiplin kararının yargı denetimi altında bulunduğunun kabulü, hiç olmazsa son mercii teşkil edenlerin yargı yetkisine sahip olmasıyle mümkündür. Disiplin kararlarını itiraz üzerine inceleyen kademeli yukarı merciler bu nitelikte değildir.
b) Anayasa'nın 114 üncü maddesiyle (İdarenin hiçbir eylem ve işleminin, hiçbir halde, yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamıyacağı) kabul edilmiştir. 118 inci madde, aynı prensibin disiplin cezaları alanına uygulanmasını sağlamaktadır. Her iki maddede de yargı merciinin tarifi yapılmamıştır. Bu tabirden sadece yaptığı iş itibariyle değil, niteliği ve kuruluşu itibariyle de teminata sahip kazai bir merci anlaşılmalıdır.
c) Yargı Yetkisi Türk Ulusu adına kullanılır. Kişilere her alanda tanınan (Yargı yoluna başvurma) hakkını memurlardan ve kamu görevlilerinden disiplin işlerinde esirgemenin sebebi yoktur. Avukatlık kanununa göre teşkil edilen Haysiyet Divanına hâkimlerin de katılmış olması bu konuda bir istisna yaratmayı icapettirmez.
Başkanı ile üyelerinden üçü hâkimlik teminatına sahip kimseler olan ve duruşmalı olarak incelediği işlerde hazır bulunan C. Başsavcısının mütalâasını alan Haysiyet Divanının, disiplin itirazlarını incelemekle görevli diğer mercilerden ayrı bir özelliği olduğu ve kuruluş tarzına göre bir yargı mercii niteliğinde gözüktüğü düşünülebilir. Fakat aynı heyete üç avukatta üye olarak katılmaktadır. Bu durum, görülen iş bakımından olmasa bile kuruluş bakımından Haysiyet Divanının yargı mercii olarak kabulüne engeldir.
Anayasa'nın 114. ve 118 inci maddeleri, her türlü idarî eylem ve
işlemlerin ve disiplin işlerinin yargı denetimine tabi olacağını kabul ederken
bu denetimin, Anayasa'nın 7 nci maddesi uyarınca Türk Milleti adına bağımsız
mahkemeler tarafından yapılmasını kastetmiştir. Mevzuatımıza göre bu
nitelikteki tek merci Danıştaydır. İlçe ve il Yönetim Kurullarının, Bakanlıklar
Disiplin Komisyonlarının ve bunlara benzer sair mercilerle, hadisede olduğu
gibi, Haysiyet Divanının kendi görevlerine giren konularda bazı idarî dâvaları
ve itirazları inceleyip karara bağlamaları mümkün olmakla beraber, son merci
Danıştay olmak gerekir. Aksi takdirde yargı denetiminin varlığından
bahsedilemez. Bu itibarla, Haysiyet Divanı kararlarına karşı itiraz yolunun
kapatılması Anayasa'nın 118 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırı
bulunmaktadır.
4- Dâvada, 3499 sayılı kanunun 114 üncü maddesinin tümünün iptali istenmiş olmakla beraber, maddenin birinci fıkrası hükmünde Anayasa'ya aykırılık yoktur. Yalnız ikinci fıkrasında yeralan (Aleyhine hiç bir mercie müracaat olunamaz) ibaresinin iptali gerekmektedir.
Sonuç : 27/6/1938 günlü ve 3499 sayılı Avukatlık Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yeralan (Aleyhine hiçbir mercie müracaat olunamaz) hükmünün iptaline, üyelerden ismail Hakkı Ketenoğlu'nun muhalefetiyle, oyçokluğu ile 30/5/1963 tarihinde, karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Başkanvekili
Tevfik Gerçeker
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Lütfi akadlı
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Ekrem Korkut
Üye
Ahmet Akar
MUHALEFET
ŞERHİ
Anayasa'nın 118 inci maddesinin üçüncü fıkrası (Disiplin kararları, yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz) hükmünü vaz etmekte olduğuna göre Avukatlık Kanununun 114 üncü maddesinde bahsolunan Haysiyet Divanının kazai bir merci olup olmadığının tetkiki icap eder.
Avukatlık kanununun 84 üncü maddesi disiplin Kurulunun İdare
Meclisi olduğunu ve bu vazifeyi Disiplin Meclisi sıfatiyle yapacağını, 93 üncü
maddesi, takibat icrasına karar verilen hallerde tetkikatın duruşma yapılarak
icra olunacağını, 94 üncü maddesi, gelmeyen ve davete icabet etmeyen avukatın
gıyabında duruşma yapılabileceğini, 95 ve 96 ncı maddeleri delillerin ne ölçüde
ikame olunacağının Kurulca takdir edileceğini, 98 inci maddesi, duruşmada zabıt
tutulacağını, naip marifetiyle veya istinabe yoluyle dinlenen şahitlerin
ifadelerini müsbit zabıtların duruşmada okunmasının mecburi bulunduğunu, 99
uncu maddesi ise istinabe yolu ile alınacak ifadenin Sulh Hâkimleri vasıtasiyle
zabtolunacağını, 100 üncü maddesi, şahit ve ehli hibrenin Müddeiumumilik
vasıtasiyle çağırılıp davete icabet etmeyenlerin cezalandırılmalarının Sulh
Hâkimlerinden istenebileceğini, şahit ve ehlihibrenin ihzar müzekkeresiyle ve
zorla getirtilebileceğini, 101 inci maddesi, Disiplin Meclisi Üyelerinin Ceza
Muhakemeleri usulündeki sebeplere dayanarak reddolunabileceğini, 102 nci
maddesi, Meclis kararlarının Adalet Bakanını temsil eden en kıdemli hâkime
tebliğ edilip onun tarafından itiraz olunabileceğini ve itiraz etmediği karar
dosyalarını Adalet Bakanına göndereceğini, 109 uncu maddesi, Adalet Bakanının
üç ay içinde kararın bozdurulması uğrunda Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı emir
verebileceğini, 110 uncu maddesi de Haysiyet Divanının, biri ikinci Reis ve iki
Temyiz Hâkimi ile 111 inci maddeye uygun şekilde barolardan seçilecek üç üyenin
Temyiz Birinci Reisinin Riyesetinde toplanması suretiyle kurulacağını, diğer
maddelerinde de Haysiyet Divanında bazı kararların Cumhuriyet Başmüddeiumumisi
huzuru ile maznun ve müdafii de bulundurularak yapılacağını ihtiva etmektedir,
gerek Ceza Usullerinin her yönünden tatbik olunması ve gerekse Haysiyet
Dîvanından dört üyenin Hâkimliğin en yüksek mevkilerini işgal eden şahıslardan
bulunması sebebiyle Haysiyet Divanının kazai mercilerden bulunduğu aşikârdır.
Üç üyenin meslekî kadro içinden seçilmiş olması kazai fonksiyonunu kabule mani
teşkil etmez. Nitekim halen mahkemelerimiz arasında hâkim olmayan âza ile
tamamlanan iş mahkemeleri mevcuttur.
Bu sebeple itiraz konusu 114 üncü maddenin Anayasa'nın 118 inci maddesine aykırı olmadığı reyindeyim.
Üye Muhittin Gürün Üye Lütfi Ömerbaş Üye Ekrem Tüzemen Üye Hakkı Ketenoğlu
Anayasa Mahkemesi, E. 1963/75, K. 1963/129, 30 Mayıs 1963 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası