İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1964/21 K.1967/11

Karar günü:11/5/1967

Esas1964/21Karar1967/11Tarih11 Mayıs 1967Okuma18 dk · 3.567 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
11 Mayıs 1967
Esas Sayısı
1964/21
Karar Sayısı
1967/11
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.567 kelime·18 dk okuma·11 bölüm

Karar günü:11/5/1967

Resmi Gazete tarih/sayı:16.3.1968/12850

İptal dâvası açan : Cumhuriyet Senatosunun 42 üyesi.

İptal dâvasının konusu : 24/1/1964 günlü ve 11615 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Yasama Meclisleri Dış Münasebetlerinin Düzenlenmesi hakkındaki 378 sayılı ve 16/1/1964 günlü Kanunun 1. maddesinin, 5. maddesinin ikinci ve 6. maddesinin üçüncü fıkralarının Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ve Anayasa'nın 149. ve 150. maddelerine dayanılarak iptalleri istenilmiştir.

I.

İLK İNCELEME

Anayasa

Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi gereğince 28/4/1964 gününde yapılan ilk

incelemede iptal dâvasının Mahkeme Genel Sekreterliğince 17/7/1964 gününde

kaleme havale edilen 16/4/1964 günlü dilekçe ile ve Yasada yazılı süre içinde

açıldığı görülmüş ancak dilekçeye bağlı imza listesinin başında (378 sayılı

Kanunun iptalini isteyen Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi üyelerine ait

liste.) diye yazılı olduğu halde imza sahiplerinden her birinin hangi Yasama

Meclisine mensup bulunduğu anlaşılamadığından bu ciheti belirten onanlı bir

belgenin o-tuz gün içinde gönderilmesi için dilekçe başında 22/4/1962 günlü ve

44 sayılı Kanunun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca gösterilen Cumhuriyet

Senatosunun iki üyesine tebligat yapılmasına oyçokluğu ile karar verilmiştir. O

günkü heyete katılan üyelerden Şemsettin Akçoğlu, Şeref Hocaoğlu, Celâlettin

Kuralmen ve Hakkı Ketenoğlu ortada 44 sayılı Kanunla belirtilen usule göre

açılmış bir dâva bulunmadığından istemin reddi gerektiğini ileri sürerek, bu

karara muhalif kalmışlardır.

28/4/1964 günlü karar gereğinin süresi içinde yerine getirildiği ve gönderilen belgeye göre dâvayı açan Cumhuriyet Senatosu üyeler; tutarının (42 kişi) bu Meclisin tam sayısının altıda birinin üstünde olduğu anlaşıldığından Anayasa'nın 149. ve 150. ve 44 sayılı Kanununun 21., 22.. 25. ve 26. maddelerine uygun bulunan dâvanın esasının incelenmesi 14/5/1964 gününde oybirliği ile kararlaştırılmıştır.

II.

ESASIN İNCELENMESİ

Dâvanın esasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hükümler konuya ilişkin Anayasa hükümleri bunların gerekçeleri ve bunlarla ilgili Meclis görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hükümler :

378 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hükümleri şöyledir :

(Madde

l- 21 Ocak 1953 tarihli ve 6022 sayılı Kanunla onaylanan 22 Mayıs 1951 tarihli

Anlaşma ile değiştirilmiş 12 Aralık 1949 tarihli ve 5456 sayılı Kanunla

onaylanan 5 Mayıs 1949 tarihli Avrupa Konseyi statüsünün 25. ve 26. maddeleri

gereğince, Avrupa Konseyi Danışma Meclisine ve diğer milletlerarası anlaşmalar

uyarınca kurulup bir milletlerarası hukuk tüzel kişisinin organı niteliğini

taşıyan veya taşımayan ve Yasama organlarının üyelerinden kurulan milletlerarası

kurullara katılacak Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri mensup oldukları

siyasi partinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Gurubu tarafından aday

gösterilirler. Bu adaylar Cumhuriyet Senatosu Üyesi iseler Cumhuriyet Senatosu

Genel Kurulunun; milletvekili iseler Millet Meclisi Genel Kurulunun bilgisine

ilgili Meclisin Başkanlığına sunulmakla seçilmiş sayılırlar.

Her bir siyasî parti gurubuna ve siyasî parti gurubu mensubu olmayanlara düşen sayı bunların -boş üyelikler hariç- Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısı üye tam sayısı içindeki yüzde oranlarına göre, Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tesbit edilir; siyasî parti mensuplarının öncelik hakları her halde saklıdır. Bu sayı ve oranlara siyasî parti gurupları ve siyasi parti gurubu mensubu olmayanlar, ilânından itibaren üç gün içinde itiraz edebilirler. Bu itirazlar, aynı Divan tarafından kesin olarak karara bağlanır.

Türkiye

Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısında siyasi parti grubu mensubu olmayan

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ayrılmış olan sayının Cumhuriyet

Senatosu Üyeleriyle milletvekilleri arasında bölüşülmesi, Birleşik Toplantıda

mevcut siyasi parti grubu mensubu olmayanlardan Cumhuriyet Senatosu üyesi

olanların ve milletvekili olanlârın sayılarının ayrı ayrı birleşik toplantıdaki

siyasî parti grubu mensubu olmayanların toplamına nispet edilmesiyle bulunacak

yüzde oranlarının, bunlar için ayrılmış olan sayıya uygulanması suretiyle olur.

Siyasî parti grubu mensubu olmayanların seçimi mensubu oldukları Yasama

Meclisinde yapılır. Bu seçim için adayların nasıl gösterileceği ve seçimin

nasıl yapılacağı her bir Yasama Meclisinin kendi İçtüzüğüyle düzenlenir.

1 inci fıkrada söz konusu Avrupa Konseyi Danışma Meclisi ye diğer kurulların yedek üyelikleri içinde yukarıdaki fıkralar uyarınca seçim yapılır. Aynı siyasî parti gurubuna mensup bir asıl üyenin yerini ancak aynı guruba mensup bir yedek üye ve siyasî parti gurubu mensubu olmayan bir asıl üyenin yerini de ancak aynı vasıftaki bir yedek üye alabilir; son fıkra uyarınca yapılmış olan feragatler saklıdır.

Bir siyasî parti grubunun veya siyasî parti grubu mensubu olmayanların kendilerine düşen asıl veya yedek üyeliklerden bir diğer siyasî parti grubu veya siyasî parti grubu mensubu olmıyan belli bir Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi lehine, seçim sonuçları kesinleşmeden önce feragat etmesi mümkündür.

(Madde 5- fıkra 2 : Davete uyulacaksa 1. madde uyarınca seçim yapılır.)

(Madde 6- fıkra 3 : l, ve 2, maddeler gereğince yapılacak seçimlerde siyasî parti gruplarına ayrılan yerler herhalde saklıdır.)

2- Davacının gerekçesi özeti : Dâvanın gerekçesi özeti şöyledir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sına göre birbirinden kesin olarak ayrı ye tamamen müstakil iki Yasama Meclisi vardır. Her iki Meclisin üyeleri için ayrı ayrı seçilme yeterliği ve ayrı süreler tesbit edilmiş; Meclislere birbirinden farklı bünyeler ve yetkiler tanınmış, her Meclisin kendi içtüzüğüne göre çalışma ve kolluk işlerini kendi başkanları eliyle bizzat düzenleyip yürütmesi hükme bağlanmış ve iki meclisin ancak sayılı hallerde bir araya gelmesine cevaz verilmiştir.

Anayasa'daki her iki meclis üyelerine yasa teklif etme hakkım veren, meclis soruşturmasının her iki meclisten eşit sayıda seçilecek üyelerden kurulu bir komisyonca yürütüleceğini açıklayan, Millet Meclisinden gelen metinlerde Cumhuriyet Senatosunca yapılacak değişikliklerin Millet Meclisince benimsenmemesi halinde kurulacak karma komisyonun her iki Meclisin; ilgili komisyonlarında alınacak eşit sayıdaki üyelerden meydana getirilmesini öngören; Cumhuriyet Senatosunda reddedilen metinlerin Millet Meclisinde kabul edilmesi için aynı karar nisabını şart koşan hükümler Anayasa'nın her iki Meclisi birbirine eşit tuttuğunu açıkça gösterir.

Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundan ayrı ve bunların üstünde Türkiye Büyük Millet Meclisi adiyle bir organ yoktur. Anayasa'da bu devim yasama organları, parlâmento veya birleşik toplantı anlamlarında kullanıla gelmiştir. Oysa dâva konusu Yasa Türkiye Büyük Millet Meclisi deyimine ayrı ve üstün bir organın niteliği tanımakta; Cumhuriyet Senatosunu birleşik toplantının kalabalığı içinde eriterek kişiliğini yitirmekte ve kendisini yabancı bir Başkanlık Divanının vesayeti altına sokmaktadır. Böyle bir anlayış yerleşirse Cumhuriyet Senatosunun önemi gittikçe azalacak ve tek Meclis sisteminin tehlikeleri belirecektir.

Öte yandan Cumhuriyet Senatosu tam sayısına göre meydana gelen tarafsız üyelerin belirli orantısı birleşik toplantının 635 kişilik tam sayısı karşısında çok aşağıya düşmekte ve Anayasa'nın kurduğu denge böylece bozulmaktadır. Aynı Kanununun 6. maddesinin dâva konusu üçüncü fıkrası hükmü ise son uygulamada Avrupa Danışma Konseyine bağımsızların katılmasını engellemiştir. 378 sayılı Kanunun öngördüğü sistem, partilerin temsil edilme imkânını daha da arttırırken bağımsızları partilerin vesayet ve tahakkümü altına sokmaktadır. Oysa, Anayasa, partilerin muhtemel olumsuz etkilerini bağımsızlarla önlemeği düşünerek Senatoya tabiî ve Cumhurbaşkanlığınca seçilen üyeler sokmuştur.

Dâva konusu hükümler bu bakımlardan Anayasa'ya aykırıdır.

3- Kanunun uygulanma durumu :

Esasın görüşülmesine geçilirken kimi üyeler 378 sayılı Kanununun uygulama durumunun ve bu arada Kanunun hükümleri uyarınca siyasî partilere mensup olan ve olmayan Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi üyeleri kontenjanlarının bu kontenjanlara göre temsilcilerin ne şekilde tesbit edildiğinin, bu tesbitlere karşı bu güne dek itiraz olmuşsa niteliğinin ve sonucunun Millet Meclisi Başkanlığından sorulması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

Bir yasa hükmünün Anayasa'ya aykırı bulunup bulunmadığını tayinde o yasanın uygulama yönünün etkisi olabileceği düşünülemez. Bu nedenle söz konusu hususların sorulmasına yer olmadığına üyelerden Salim Başol, Feyzullah Uslu, Celâlettin Kuralmen, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş ve Muhittin Gürün'ün muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.

4- Dâva konusu hükümlerin tartışılması :

a)

1. madde : Avrupa Konseyi Danışma meclisine ve yasama organları üyelerinden

kurulan öteki milletlerarası kurullara katılacak kimselerin ayrılmasından bu

maddenin başlıca hükümleriyle öngörülen usul şöyledir : Türkiye Büyük Millet

Meclisi Birleşik Toplantısı üye tamsayısına her bir siyasî parti gurubunun ve

siyasî parti mensubu olmıyanların müşterek toplantı içindeki sayılan nisbet

edilerek her gruba düşecek üye sayısı bulunur. Bu işi Millet Meclisi Başkanlık

Divanı görür. İtirazlar aynı Divanca kesin olarak karara bağlanır. Her siyasî

partinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Gurubu milletlerarası toplantılara

katılmak üzere, kendine düşen sayıda kendine mensup Büyük Millet Meclisi üyeleri

arasından aday gösterir. Bu adaylar, mensup bulundukları Yasama Meclisi Genel

Kurulu'nun bilgisine o meclis Başkanlığınca sunulmakla seçilmiş sayılırlar.

Partisiz olanlar ise hangi yasama meclisinden iseler o meclisçe seçilirler.

Siyasî parti gruplarının öncelik hakları her halde saklıdır.

Bu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olup olmadığını ortaya çıkarmak için Türk Parlâmentosunun kuruluş özelliklerini gözönünde bulundurmak gerekir. Türkiye'de parlâmento, Anayasa deyimiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi, iki meclislidir : Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu. (Anayasa : Madde 63). Bunlar bünye ve işleyiş bakımından açık ve seçik olarak birbirinden ayrı, her biri kendi alanında bağımsız kuruluşlardır. Aralarındaki tek bağlantı Anayasa'nın açıkladığı belli ve sınırlı hallerde birlikte toplanmaktan ibarettir (66/2., 90., 92/Son, 95., 99. 124. maddelerde olduğu gibi).

Her iki meclis arasındaki farklar şöylece özetlenebilir : Millet vekili seçilebilmek için otuz yaşını doldurmak ve Türkçe okuyup yazma bilmek yetmektedir. (Madde 68.) Millet Meclisi, hepsi genel oyla seçilen 450 Milletvekilinden kurulur. (Madde 67.) Süresi 4 yıldır. (Madde 69.) Gensoru ve Bakanları veya Bakanlar Kurulunu düşürme yetkisi vardır. (Madde 89.") Cumhurbaşkanı belirli şartlar altında milletvekili seçimlerinin yenilenmesine, bir başka deyimle, Millet Meclisinin feshine karar verebilir. (Madde 108.)

Cumhuriyet Senatosuna gelince : Buraya üye olabilmek için kırk yaşını doldurmak ve yüksek öğrenim yapmış bulunmak şarttır. Madde 72.) Cumhuriyet Senatosu genel oyla seçilen 150. Cumhurbaşkanınca seçilen 15 üyeden bir de Anayasa'nın 70. maddesinde belirtilen tabiî üyelerden kurulur. Süresi 6 yıldır (Madde 73.) Gensoru ve Bakanları düşürme yetkisi yoktur. Cumhurbaşkanlığınca seçimleri yenilenemez. Her Meclis kendi içtüzüğünü yine kendisi yapar ve çalışmalarını ona £Öre yürütür. Her Meclisin kolluk işlerini kendi başkanı düzenler ve yürütür (Madde 85.)

Böylece

birbirlerinden farklı ve ayrı hüviyetleri Ananasa hükümleriyle beliren iki

yasama meclisinin de Türkiye Büyük Millet Meclisinin dış münasebetlerinde

temsil edilmeleri gereklidir. Oysa dâva konusu 1. madde üçüncü ve dördüncü

fıkralariyle partisizlere ayrılan üyeliklerin Cumhuriyet Senatosu üyeleriyle

milletvekilleri arasında bölüşülmesini öngördüğü halde, siyasî parti mensupları

için böyle bir ayrım gözetmemiş ve işi binnetice siyasî parti gruplarının

takdirine bırakmıştır. Bu duruma göre dış münasebetlerde Türkiye Büyük Millet

Meclisini temsil edecek kurulun iki yasama meclisinin yalnız birisinin

üyelerinden meydana gelmesi her zaman için ihtimal ve imkân içindedir. 1. madde

her iki meclisin de temsilini mutlak şekilde sağlayacak bir hükümden yoksundur.

Bu bakımdan Anayasa'ya aykırı olan maddenin iptali gerekir. Üyelerden İhsan

Keçecioğlu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Fazıl Ulu ocak, Halit Zarbun ve

Lûtfi Ömerbaş bu görüşe katılmamışlardır.

İptal

yönünde ey kullananlardan Salim Başol, Avni Givda, İhsan Ecemiş ve Recai Seçkin

inceleme konusu l. maddenin, yasama meclislerinin Anayasa'nın öngörmediği bir

konu için birleşik olarak toplanabilecekleri sonucunu doğuran bir ilkeyi

benimsemesi bakımından da Anayasa'ya aykırı bulunduğundan ve kararda bu

gerekçeye de dayanılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Gerçekten Anayasa'nın

63. maddesine göre meclisler ancak Anayasa'da gösterilen hallerde birlikte

toplanır. Dış münasebetlerde Türkiye Büyük Millet Meclisini temsil edecek

üyelerin seçimi işi Anayasa'da gösterilen hallerden değildir. Ancak dâva konusu

1. madde de bu konuda bir birleşik toplantıyı öngörmüş bulunmaktadır. Burada

birleşik toplantı tam sayısı ve siyasî parti guruplariyle partisiz üyelerin bu

tam sayı içindeki yüzde oranları bir ölçü olarak ele alınmıştır. Birleşik

toplantıya değil, siyasî partilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi gruplarına

görev verilmiştir. Şu duruma göre bu yönden de Anayasa'ya aykırılık bulunduğu

yolundaki görüşü benimsemek mümkün değildir.

Öte

yandan yine iptal yönünde oy kullananlardan Avni Givda, İhsan Ecemiş ve Recai

Seçkin 1. maddenin temsilci üyelerin tesbitinde yasama meclislerine seçim yapma

imkânı vermemesi bakımından da Anayasa'ya aykırı bulunduğunu ve kararda ayrıca

bu gerekçeye de dayanılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. İnceleme konusu

hüküm, bir yasama görevinin verine getirilmesi ile ilgili olmayıp meclisleri

temsil edecek heyetlerdeki siyasî partiler adaylarının tesbiti ereğini taşıyan

idarî nitelikte bir işlemi öngördüğüne ve siyasî partilerin adaylarını parti

guruplarına seçtirmekte zorunlu bulunduğuna göre bu nitelikteki bir işlemin

yasama meclislerince karara bağlanmamasında Anayasa'ya aykırı bir yön

düşünülemez.

Yukarıda açıklanan nedenlerle çoğunluk, tek gerekçe ile yetinilmesi uygun olacağı sonucuna varmıştır.

b) 5. maddesinin ikinci fıkrası : Bu fıkra yabancı parlâmentolardan gelen resmî ziyaret davetlerine uyulacaksa 1. madde uyarınca seçim yapılmasını öngörmektedir. Başlı başına yeni kural koyan bir hüküm değildir. 1. maddede öngörülecek usule gönderme yapmaktadır. 1. madde ise iptal edildiğine göre bu fıkranın işi yeniden düzenlenecek maddeye uyulmasını sağlamaktan ibarettir. Bu niteliği ile de Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur. Dâvanın 5. maddenin ikinci fıkrasını kapsayan bölümünün reddi gerekir. Üyelerden Salim Başol, Feyzullah Uslu, İhsan Ecemiş Recai Seçkin, Ziya Önel ve Muhittin Gürün bu görüşe katılmamışlardır.

c) 6. maddenin üçüncü fıkrası : Bu fıkrada Kanunun 1. ve 2. maddeleri gereğince yapılacak seçimlerde siyasî parti gruplarına ayrılan yerlerin her halde saklı olduğu açıklanmaktadır, l. maddede de; siyasî parti gruplarının öncelik haklarını saklı tutan böyle bir hüküm vardır.

Anayasa (Madde 56/3) siyasî partileri ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî hayatin vazgeçilmez unsurları olarak kabul etmiştir. Meclislerin içtüzüklerinin bile siyasî parti gruplarının meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarım sağlayacak yolda düzenlenmesi yine Anayasa'nın bir hükmü gereğidir (Madde 85/2.)

Yaşatma meclislerinin dış münasebetlerde temsil edilmesi belli başlı meclis faaliyetlerinden biri sayılmak gerekir. Böyle bir faaliyette siyasî parti gruplarına ayrılan yerlere öncelik tanınması ve partisiz üyelerin daha alt sıraya alınması durumunun, yukarıda değinilen hükümler karşısında, Anayasa'ya aykırılığı düşünülemez. Tam tersine inceleme konusu fıkra Anayasa hükümlerinin gereği ve sonucudur. Fıkradaki 1. maddeye gönderme yapan bölüm başlı başına kural koyan bir hüküm değildir. 378 sayılı Kanunda seçimlerin yeri 1. ve 2. maddeler olduğuna göre fıkrada seçimlerden söz edilirken zorunlu olarak 1. maddeye de değinilmiştir.

Özetlenecek olursa : 6. maddenin üçüncü fıkrasında her iki bakımdan da Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır. Dâvanın bu hükme yönelen bölümünün de reddi gerekir. Üyelerden Salim Başol, Feyzullah Uslu, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin ve Muhittin Gürün aynı fıkrada yer alan ve Kanunun birinci maddesine atıf yapan hükmün iptali gerektiğini ileri sürerek bu görüşe katılmamışlardır.

5- İptal karanımı yürürlük tarihi :

İptal edilen 1. madde 378 sayılı Kanunun belli başlı hükümlerini kapsamaktadır. Hemen yürürlükten kalkması bir boşluk meydana getirecek ve yeni bir yasama işlemine kadar aksamalara yol açabilecektir. Bu nedenle ve Anayasa'nın 152. ve 44 sayılı Kanunun 50. maddeleri uyarınca iptal kararının 9 Kasım 1967 tarihinde yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür. Üyelerden Fazıl Uluocak, Avni Givda, Muhittin Taylan ve Recai Seçkin bu görüşe katılmamışlardır.

III-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1- 378 sayılı ve 16/1/1964 günlü Kanunun 1. maddesinin, Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline; Üyelerden İhsan Keçecioğlu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Fazıl Uluocak, Halit Zarbun ve Lûtfi Ömerbaş'ın muhalefetiyle ve oyçokluğu ile;

2- Aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrası Anayasa'ya aylan bulunmadığından dâvanın bu hükme yönelen bölümünün reddine; Üyelerden Salim Başol, Feyzullah Uslu, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ziya Önel ve Muhittin Gürün'ün muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile;

3- Aynı Kanunun 6. maddesinin üçüncü fıkrası, Anayasaya aykırı bulunmadığından dâvanın bu hükme yönelen bölümünün reddine; Üye^ lerden Salim Başol, Fevzullah Uslu, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin ve Muhittin Gürün'ün muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile;

4- İptal kararının 9 Kasım 1967 gününde yürürlüğe girmesine üyelerden Fazıl Uluocak, Avni Givda, Muhittin Taylan ve Recai Seçkin'in muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile;

11/5/1967 gününde Anayasa'nın 149., 150., ve 152. maddeleri gereğince karar verildi.

Başkan

İbrahim Senil

Başkanvekili

Lütfi Ömerbaş

Üye

İhsan Keçecioğlu

Üye

Salim Başol

Üye

Feyzullah Uslu

Üye

Fazlı Öztan

Üye

Celâlettin Kuralmen

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Avni Givda

Üye

Muhittin Taylan

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Recai seçkin

MUHALEFET

ŞERHİ

l- 378 sayılı Kanunun birinci maddesinde : Parti mensubu olmayanlara ayrılan üyeliklerin Cumhuriyet Senatosu üyeleriyle Milletvekilleri arasında bölüşülmesi öngörüldüğü halde siyasî parti mensupları için böyle bir hüküm konmamış olmasının Anayasa ile çelişen bir yönü yoktur. Çünkü Anayasa'da T.B.M. Meclisinin Dış münasebetlerinde temsili konusu ile ilgili bir hükme yer verilmemişdir. Bu bakımdan Kanun Koyucunun siyasî parti mensupları için böyle bir ayırım gözetmemiş ve işin siyasî parti gruplarının takdirine bırakmış olması Anayasa'ya aykırı düşmez.

2- Aday gösterme işlemi, siyasî partinin müşterek grubu tarafından yapılacağına göre o partinin her iki mecliste bulunan üyelerinin seçilmeleri imkânı sağlanmış olmaktadır. Dış münasebetlerde her meclisin ayrı ayrı değil T.B.M. Meclisinin temsili söz konusudur. Bu sebeple maddenin getirdiği seçim sisteminin her iki meclisin temsilini mutlak şekilde sağlayacak bir hükümden yoksun bulunduğundan söz edilerek Anayasa'ya aykırı olduğunu kabul etmenin, yerinde olmadığı görüşündeyim.

Yukarıda gösterilen nedenlerle 378 sayılı Kanunun birinci maddesinin iptaline ilişkin karara muhalifiz.

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Muhittin Gürün

Yukarıda açıklanan düşüncelere katılmakta olduğumuzdan "378" sayılı Kanunun "l" inci maddesinin iptaline muhalifiz.

Üye

İhsan Keçecioğlu

MUHALEFET

ŞERHİ

1- Bir kanun hükmünün Anayasa'ya uygun olup olmadığı konusunda yanlışsız bir sonuca varabilmek için uygulamalar da dahil olmak üzere araştırmanın bütün yönlere yöneltilmesini zorunlu görmekteyiz.

Bu dâvada kanunun uygulama şekilleri hakkında bilgi toplanmasına lüzum görülmemek suretile incelemenin gereği gibi yapılması önlenmiş ve elde mevcut bilgilerin ışığı altında oy kullanma zorunluğu hasıl olmuştur.

Bu sebeple incelemede uygulanan bu usulü uygun bulmuyoruz.

2- Yukarıdaki karar ile Kanunun 1. maddesi (Yasama meclislerinin her ikisinin de temsil edilmelerini mutlak şekilde sağlamayıp, Türkiye Büyük Millet Meclisini temsil edecek kurulun bu meclislerden yalnız birisinin üyelerinden kurulabilmesine imkân vermesi bakımından) Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş bulunmaktadır.

Kanun 5. maddesi ise, yabancı parlâmentolardan yapılan resmî ziyaret davetlerine uyup uymamak konusunda ne suretle işlem yapılacağını belirttikten sonra iptali istenen ikinci fıkrasında :

(Davete uyulacaksa, 1. madde uyarınca seçim yapılır.) demek suretile, Anayasa'ya aykırılığı kararda belirtilen l inci madde hükmünün uygulanacağı esasını koymaktadır.

Bu halile söz konusu hükmün, bağlı olduğu 1. madde hükmü ile birlikte Anayasa'ya aykırı bulunduğu meydanda olduğundan İptal edilmesi de zorunludur.

Gerçek durum böyle olduğu halde, söz konusu 1. madde ile 5. maddenin ikinci fıkrası hükümlerinin birbiriyle olan sıkı bağlantıları gözönünde tutulmayarak ayrı hükümlermiş gibi değerlendirilmeleri ve 1. maddenin iptal edilmiş olması nedenile 5. maddenin ikinci fıkrası hükmünün, 1. madde yerine ileride düzenlenecek hükme uyulmasını sağlamaktan ibaret olan yeni bir nitelik kazandığının söz konusu edilerek iptal dışı bırakılması doğru değildir.

Zira, iptal edilen 1. madde yerine yasa koyucunun, ilerde, ne nitelikte bir düzenleme yapacağının, bu düzenlemenin başka yönlerden Anayasa'ya aykırı yeni bir takım hükümler getirip getirmiyeceğinin bugünden bilinmesi mümkün olmadığından, böyle belirsiz bir durumda uygulanacağı gerekçesile bir hükmün ayakta tutulmasındaki sakınca ortadadır.

Diğer taraftan, bu gönderme fıkrası ile, 1. madde hükmünün olduğu gibi 5. madde içine aktarılmış sayılması ve bu bakımdan da iptal edilmiş olmasına rağmen, 5. maddenin iptal dışı bırakılan söz konusu fıkrasına dayanılarak, uygulanması cihetine gidilmesi gerektiği gibi düşüncelere yer verilerek tatbikatta karışıklığa sebep olunması da hatıra gelebilir.

Kaldıki, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanununun 28. maddesi, müracaatın, bir kanunun sadece belirli .madde ve hükümlerine karşı yapılmış olması halinde bile, şayet bu belirli madde veya hükümlerin iptali, Kanunun diğer bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanamaması sonucunu doğuruyorsa, Mahkememize Kanunun bahis konusu diğer hükümlerinin veya tamamının iptali yetkisini de vermektedir.

Bu dâvada da 1. madde iptal edildiğine göre 5. maddenin ikinci Fıkrasındaki bu maddeye yapılan gönderme hükmünün de uygulanamaması sonucunun doğduğu açıktır.

Bu duruma göre, hakkında müracaat olması bile, yukarıki nedenle iptali uygun olacak bir hükmün, bu dâvada açık bir şekilde iptali istenmiş olmasına rağmen iptal edilmemesi yerinde değildir.

3- Kanunun 6. maddesinin iptali istenen son fıkrasında : l ve 2. maddeler gereğince yapılacak seçimlerde siyasî parti gruplarına ayrılan yerler her halde saklıdır.)

Denilmek suretile, Anayasa'ya aykırılığı sabit olmuş bulunan 1. madde hükmüne ve o maddeye göre yapılacak seçime gönderme yapılmaktadır.

Buna göre, fıkranın 1. maddeye gönderme yapan hükmü, yukarıda sözü edilen 5. maddenin ikinci fıkrası hükmü ile aynı nitelikte olduğundan, o fıkraya ilişkin olarak yukarıda açıklanmış bulunan nedenlerle bu fıkrada yer alan 1. maddeye gönderme hükmünün de iptali gerekmektedir.

Bu sebeplerle kararın, 378 sayılı Kanunun 5. maddesinin ikinci ve 6. maddesinin son fıkralarına ilişkin olan kısımlarına muhalifiz.

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Fazlı Öztan

Üye

Celâlettin Kuralmen

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Halit Zarbun

Sayın Muhittin Gürünün E : 1964/21 K : 1967/11 sayılı karara ilişkin muhalefet yazısına katılıyoruz.

Üye

Muhittin Gürün

MUHALEFET

ŞERHİ

l-

a) Anayasa, Cumhuriyet Senatosunun ve Millet Meclisinin ancak Anayasa'da

gösterilen hallerde birlikte toplanmasına cevaz vermiş ve Türkiye Büyük Millet

Meclisinin bileşik toplantısı için Millet Meclisi Başkanlık Divanını

görevlendirmiştir. (Anayasa Madde 63 ve 84). Birleşik toplantı tamsayısı ve

Millet Meclisi Başkanlık Divanının Cumhuriyet Senatosu üyeleri üzerinde söz

sahibi olması sadece birleşik toplantı yapılması durumunda ve bu da tâbi

Anayasa'da gösterilen haller de düşünülebilir. 378 sayılı ve 16/1/1964 günlü

Yasa'nın dâva konusu 1. maddesi, yasama meclislerinin dış münasebetleri için

temsilci seçilme si konusunda birleşik toplantı öngörmemekle birlikte birleşik

toplantı tamsayısını ölçü olarak almak; siyasî parti gruplarına ve partisizlere

düşecek temsilci sayısının tesbitini ve yapılacak itirazların kesin olarak

karara bağlanmasını Millet Meclîsi Başkanlık Divanına bırakmak yoliyle,

Anayasa'da gösterilmiş haller dışında kalan konuyu düzenleyecek ilkeyi bir

birleşik toplantı varsayımı üzerine oturtmuştur. Böyle bir tutumun Anayasa'ya

aykırılığı apaçıktır.

Öte yandan 1. maddenin düzenlenmesinde yasa koyucunun bir birleşik toplantı varsayımından yola çıkmadığını düşünerek Millet Meclisi

Başkanlık Divanının, ancak Anayasa'nın birleşik toplantılar için öngördüğü müşterek başkanlık yetkisini genişletip şurnullendiren hükmü yalnızca ele alsak bunun dahi ortaya başlı basma bîr Anayasa'ya aykırılık durumu çıkardığını kolaylıkla görürüz.

b)

Dâva konusu madde yasama meclislerine kendilerini dış memleketlerde temsil

edecek kimseleri, bu kimseler siyasî parti mensubu iseler, seçmek yetkisini

tanımamaktadır. Maddede siyasî parti gruplarının gösterecekleri adayların

mensup bulundukları yasama meclisinin genel kuruluna bildirilmesiyle seçilmiş

sayılacakları hükmü vardır. Haklarında bu işlem yapılan kimseler grupların

adayı olmaktan çıkacak; yasama meclislerinin dış münasebetlerdeki temsilcileri

niteliğini kazanacaktır. Adaylar kendi gruplarınca seçilmiş bile olsalar,

ilgili yasama meclisinin bu yolla temsilcileri hakkındaki oyunu ve iradesini

açıklamış bulunduğunu düşünmeğe imkân yoktur. Bir yasama meclisinin kendi

temsilcisini seçememesi durumunu ise demokratik hukuk devletî kavramı ile

bağdaştıranlayız. Öte yandan işlemin yasama görevi dışında kalması sonucu değiştiremez.

Kaldı ki bu güne kadar T. B. M. M. nin yasama görevi dışındaki bir çok işleri

hep yasama meclislerinin oylariyle yürütülegelmiş ve sonuca bağlanmıştır. Bu

bakımlardan da Anayasa'ya aykırılık apaçıktır.

1- Maddenin iptali gerekçesinde yukarıda açıklanan nedenlere de dayanılması gerekir.

2- 378 sayılı Yasa yürürlüğe girmezden önce de Türkiye Büyük Millet Meclisinin dış münasebetleri vardı. Bunları kendi karar ve gelenekleriyle düzenliyordu. Onun için, l, maddenin iptali boşluk meydana getirmiş değildir. Anayasa'ya aykırılığı sabit olmuş bir hükmün daha altı ay yürürlükte kalmasını gerekli kılacak başka bir neden de volttur.

1964/21-1967/11 sayılı ve 11/5/1967 günlü karara bu bakımlardan karşıyız.

Üye

İhsan Ecemiş

Yukarıki muhalefet yazısının 2. bendindeki düşünceye katılıyorum.

Üye

Avni Givda

İptal kararının yürürlük tarihine ilişkin yukarıda 2. bentte yazılı düşünceye katılıyorum.

Üye

Muhittin Tayları

KARŞI

OY YAZISI

1- Yasama meclislerinin dış ilişkilerinin düzenlenmesi ereğiyle konulmuş bulunan Yasanın 1. maddesinin iptali nedeni olarak sayın Üye Avni Givda'nın (Muhalefet şerhi) nin 1. bendinde yazılı yönlere dahi orada açıklanan gerekçelerle, dayanılmamış olmasının yanlış olduğunu düşünmekte ve çoğunluğun gerekçesini bu bakımdan eksik görmekteyim.

2- Sayın üye Muhittin Gürün'ün (Muhalefet şerhi) nin 2. ve 3. bentlerinde yazılı gerekçelerle sayın Üye Avni Givda'nın (Muhalefet şerhi) nin 2. bendinde yazılı gerekçelere katılıyorum ve bundan ötürü çoğunluk kararının söz konusu bentlerde anılan bölümlerine karşıyım.

Üye Fazıl Uluocak Üye Recai Seçkin

Anayasa Mahkemesi, E. 1964/21, K. 1967/11, 11 Mayıs 1967 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk İnceleme
  4. Esasın İncelenmesi
  5. Iıı-
  6. Muhalefet
  7. Şerhi
  8. Muhalefet
  9. Şerhi
  10. Muhalefet
  11. Şerhi
  12. Karşı
  13. Oy Yazısı
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1964/21
Karar No
1967/11
Tarih
11 Mayıs 1967

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1965/36 K.1967/12
  • AYM Norm Denetimi E.1967/3 K.1967/14
  • AYM Norm Denetimi E.1966/32 K.1967/13
  • AYM Norm Denetimi E.1967/18 K.1967/16
  • AYM Norm Denetimi E.1967/15 K.1967/15
  • AYM Norm Denetimi E.1966/35 K.1967/17

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.