İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1968/33 K.1969/12

Resmi Gazete tarih/sayı:2.7.1969/13238

Esas1968/33Karar1969/12Tarih11 Şubat 1969Okuma7 dk · 1.385 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
11 Şubat 1969
Esas Sayısı
1968/33
Karar Sayısı
1969/12
Karar Günü
11/2/1969
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.385 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:2.7.1969/13238

İtiraz yoluna başvuran : Ankara Beşinci Asliye Hukuk Mahkemesi.

İtirazın konusu : Borçlar Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 10., 11. ve 14. maddelerine aykırı bulunduğu yolundaki dâvâlı vekilinin iddiasının mahkemece, ciddi olduğu kanısına varılmış ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 151. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.

I-

OLAY

Bir gazetecilik şirketi, bir gazetenin yazı işleri müdürü ve muhabiri aleyhlerine Basın Kanununun 17., Medenî Kanunun 24/2. ve Borçlar Kanununun 49. maddelerine dayanılarak açılan ve Ankara Beşinci Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/56 ve 57 esas sayılılarını alan iki manevî tazminat dâvasının birleştirilerek yapılan duruşması sırasında dâvâlılar vekili 16/1/1968 günlü dilekçe ile Borçlar Kanununun 49. maddesinin manevî tazminata ilişkin bölümünün,. Anayasa'nın 10., 11. ve 14. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüş ve mahkeme, iddianın ciddî olduğu kanısına vararak, Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve duruşmanın geri bırakılmasına 7/3/1968 günlü 16. oturumda, karar vermiştir.

III-

YASA METİNLERİ

l - İtiraz konusu hüküm :

İtiraz konusu olan Borçlar Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Şahsi menfaatleri helâldar olan kimse hata vukuunda zarar ve ziyan ve hatanın hususî ağırlığı icabettiği surette manevî zarar namiyle nakdî bir meblağ itasını dâva edebilir."

2 - Mahkemenin dayandığı Anayasa hükümleri:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının, mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı 10., 11. ve 14. maddeleri aşağıda gösterilmiştir.

"Madde 10- Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Devlet kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadi ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar."

"Madde 11- Temel hak ve hürriyetler, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir.

Kanun, kamu yararı, genel ahlâk, kamu düzeni, sosyal adalet ve millî güvenlik gibi sebeplerle de olsa bir hakkın ve hürriyetin özüne dokunamaz. "

"Madde 14- Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını geliştirme haklarına ve kişi hürriyetine sahiptir.

Kişi dokunulmazlığı ve hürriyeti, kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça kayıtlanamaz.

Kimseye eziyet ve işkence yapılamaz.

İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza konulamaz."

3 - Konu ile ilgili öteki hükümler :

Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin bakmakta bulunduğu dâvanın açılışına dayanak olan 5680 sayılı Basın Kanununun 29/11/1960 günlü ve 143 sayılı Rakamınla değişik 17. ve Medenî Kanunun 24. maddeleri şöyledir:

a) Basın Kanununun 17. maddesi :

"Madde 17- Basın yolu ile işlenecek fiillerden doğacak maddî ve manevî zararları 16. maddeye göre sorumlu olanlarla birlikte Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre mevkutelerde sahibi ve mevkute olmıyanlarda naşiri, müteselsilen tazminle ödevlidirler."

b) Medeni Kanunun 24. maddesi :

"Madde 24- Şahsî menfaatlerinde haksız tecavüze uğrayan kimse, hâkimden tecavüzün men'ini talep edebilir.

Maddi veya manevî tazminat namiyle muayyen bîr meblağ dâvası ancak kanunun tayin ettiği halde ikame olunur."

IV-

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 4/4/1968 gününde yapılan ilk incelemede mahkemenin, davalılar vekilinin ileni sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına kendisini götüren görüşünü açıklar kararı göndermediği ve böylece 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 27. maddesinin 2 sayılı bendinin gereğini yerine getirmediği görülmüş ve eksik tamamlanmak üzere dosyanın geri çevrilmesine 1968/16 - 1968/11 sayı ile ve oybirliğiyle karar verilmiştir.

Mahkeme 26/6/1968 günlü ve 1966/56-57 sayılı kararını göndermekle eksiği tamamlamış olduğundan işin esasının incelenmesi 9/7/1968 gününde oybirliği ile kararlaştırılmıştır.

V-

ESASIN İNCELENMESİ

İtirazın esasına ilişkin rapor, mahkemenin 26/6/1968 günlü ve 1966/56-57 sayılı yazısına bağlı olarak gelen gerekçeli karar ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hüküm, mahkemenin dayandığı Anayasa maddeleri ve bunlarla ilgili gerekçeler ve Meclis görüşme tutanakları ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sı, 10. maddesiyle, herkese kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetler tanımaktadır. Yine aynı madde, kişinin temel hak ve hürriyetlerini fert huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadi ve sosyal bütün engelleri kaldırmayı; insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartlan hazırlamayı bir ödev olarak Devlete vermiştir. Temel hak ve hürriyetlerin Devletçe korunması ilkesi de 10. maddenin sözünün, ruhunun ve konuluş nedeninin bir gereğidir.

Kişiliğe bağlı temel hakların ve hürriyetlerin korunması içdn Devletin alabileceği birçok tedbirler vardır. Yasalarla getirilecek düzenlemeler, bu arada ceza müeyyideleri ve tazminat hükümleri söz konusu tedbirler alanında önemli yerler tutarlar. Tazminat, kişinin uğradığı zararları karşılar; bunların acısını çıkartmaya yarar ve bir dereceye kadar saldırıların önlenmesinde etkili olur. Zararlar maddî veya manevî olabilir. Maddî zararların karşılanması zorunlu ve olağan iken çok kez acısı maddî kayıplardan daha ağır olan manevî zararların karşılanma yollarının kapalı tutulması elbette ki düşünülemez.

Manevî zarar sorunu, zararın değerlendirilmesi ve giderilmesi yönlerinden özelliği ve büyük güçlükleri olan bir sorundur. Özellik ve güçlük, insanın manevî varlığına yapılan saldırıların tahriplerini ölçüye vurmaktaki imkânsızlıkta ve manevî kayıpların telâfi kabul etmez niteliğindedir. Ancak bu böyledir diye insanın bir bölüm kişilik hak ve yararlarının korunmayacak yüzüstü bırakılması elbette düşünülemez. Onun içindir ki, konuya ilişkin olarak eksiksiz değilse bile olabildiğince yeterli hükümler yasalarda yer almıştır.

Bu

hükümlerden, söz gelimi itirazda bulunan mahkemenin elindeki dâvayı

ilgilendirenlere bir göz atılırsa şunlar görülür; Türk Medenî Kanunu şahsın

hukukuna, o arada gerçek kişilere, gerçek kişilerde şahsiyete ve şahsiyetin

korunmasına ilişkin bir takım ilkeler ve kurallar getirmektedir. Bunlara göre;

herkes medenî haklardan yararlanır. Kanun çerçevesi içinde haklara ve borçlara

ehil olmakta herkes eşittir. (Madde 8) Kimse medenî haklardan ve onları

kullanmaktan kısmen olsun feragat edemez. (Madde 23) şahsi menfaatlerinde

haksız saldırıya uğrayan kimse, hâkimden tecavüzün önlenmesini isteyebilir ve

kanunun saptadığı hallerde maddî veya manevî tazminat adı altında kendisine

belli bir para ödenmesini dâva edebilir. (Madde 24)

Öte yandan itiraz konusu Borçlar Kanununun 49. maddesi, şahsi menfaatleri haleldar olan kimseye hatanın özel ağırlığı gerektirdiği takdirde manevî zarar adiyle bir paranın ödenmesini dâva etme yolunu açık tutmakta ve 5680 sayılı Basın Kanununun değişik 17. maddesi, basın yolu ile işlenen eylemlerden manevî zararların da doğabileceğine işaret etmekte ve bunları tazminle ödevli bulunanları açıklamaktadır.

Para bugün için halâ mübadele aracı ve hesaplaşma birimi olarak fiyatların adlandırılmasında, borçların yerine getirilmesinde, eşya ve hizmet karşılıklarının ödenmesinde, değerlerin, servetlerin ölçülmesinde kullanılan en elverişli tek buluş olduğuna göre, manevî zararların değerlendirilebilmesinde ve karşılanmasında paradan yararlanmaktan kaçınılamıyacağı ortadadır. Para, bu alanda eksiktir, yetersizdir; ancak daha iyisi ve elverişlisi bulunmadığı içindir ki aracılığından vazgeçilememektedir.

Paranın

manevî zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevî kaybı

geri getirip yerine koyduğu yahut manevî varlığın bir bölümünün onunla mübadele

edildiği anlamını taşımaz. Paranın bu alanda gördüğü iş, kişilik haklan ve

yararlan zedelenen kimsenin duyduğu ağır manevî acıyı bir dereceye kadar

yumuşatıp yatıştırmaktan; bozulan manevî dengeyi onarıp düzeltmekten; bir

teselli, bir avunma, bir ruhî tatmin aracı olmaktan ibarettir. Manevî

varlıkların hiçbir saldırıdan zarar görmiyeceğine inanan veya manevî kayıpları

için herhangi bir tatmin yolunu gerekli görmeyen kimi insanlar bulunabilir. Ama

bunların sayısı pek azdır. Büyük çoğunluk genel olarak uğradığı haksız

saldırıların hesabını sorar ve zararlarının karşılanması yollarını arar. Bunu başarınca

da bir tatmin edilmişlik duygusuna, hafifliğe, ferahlığa kavuşur. Esasen manevi

tazminat alacağı, kişiye sımsıkı bağlı bir haktır, ilgilisi dilerse dâvasını

açar; dilerse açmıyabilir. Yasalar, kişileri manevî tazminat dâvaları için

zorlamakta değildir; yalnızca haklarını aramak isteyenlere bu yolu açık

tutmaktadır.

Yukarıdan

beri yapılan açıklamalardan sonra, dâvâlı Anayasa'ya aykırılık iddiasına ve

mahkemeyi bu iddianın ciddiliği kanısına götüren gerekçeler üzerinde ayrıca ve

uzun uzun durmaya yer kalmıyacaktır. Hakarete uğrayan kimsenin, manevî tazminat

olarak bir para isteminde bulunması, onun dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez

kişilik haklarını ve kişilik haysiyetini bir yana bıraktığının değil; tam

tersine kişiliğe ve kişilik haysiyetine bağlılığının ve bunları koruma, savunma

azminin ifadesidir, ivaz karşılığında kendisine hakaret edilmesi için anlaşma

yapan kimse ile hakarete uğrayıp manevî tazminat isteyen kimse arasında ahlâk

açısından fark bulunmadığı yolundaki bir iddianın savunulabilecek,

desteklenecek yanı, hattâ mantık sınırları içinde yeri yoktur. Borçlar

Kanununun manevî tazminat hükmünün, Anayasa'nın 10. maddesindeki temel haklar

ve hürriyetleri sınırlaması düşünülemiyeceği için, ortada hakkın özüne dokunan

bir kanun sınırlaması bulunduğundan söz edilemez. Ceza, suçu, kusuru bulunanlar

için söz konusu olabilir. Şahsi menfaatleri haksız saldırıya uğrayan bir

kimsenin, manevî tazminat dâvası açmasını ve dâvayı kazanmasını, o kimse için

bir ceza, hem de insan haysiyeti ile bağdaşamayacak bir ceza saymanın

yersizliği ise, tartışmayı gerektirmeyecek bir açıklıkla ortadadır.

Şu duruma göre Borçlar Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrası Anayasa'nın ne 10., 11. ve 14. maddelerine ne de başka herhangi bir hükmüne aykırı değildir; itirazın reddi gerekir.

VI-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Borçlar Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasının, Anayasa'nın 10., 11. ve M. maddelerine ve öteki hükümlerine aykırı olmadığına ve itirazın reddine 11/2/1969 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye İhsan · Keçecioğlu Üye Feyzullah · Uslu Üye Celalettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazlı · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye Muhittin · Taylan Üye İhsan · Ecemiş Üye Recai · Seçkin Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Ziya · Önel Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1968/33, K. 1969/12, 11 Şubat 1969 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-
  4. Olay
  5. Iıı-
  6. Yasa Metinleri
  7. Iv-
  8. İlk İnceleme
  9. V-
  10. Esasın İncelenmesi
  11. Vı-
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1968/33
Karar No
1969/12
Tarih
11 Şubat 1969

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1969/7 K.1969/13
  • AYM Norm Denetimi E.1968/26 K.1969/14
  • AYM Norm Denetimi E.1969/34 K.1969/39
  • AYM Norm Denetimi E.1968/39 K.1969/15
  • AYM Norm Denetimi E.1968/62 K.1969/16
  • AYM Norm Denetimi E.1969/10 K.1969/17

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.