İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1971/8 K.1971/43

sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinin son fıkrası ile 2., 4., 12. ve 13. maddelerinin, Anayasanın 7., 14., 132., 133., 134. ve 144. maddelerine aykırılığı yolundaki davalı iddiasının mahkemece ciddî görülmesi üzerine Anayasanın 151. maddesi…

Esas1971/8Karar1971/43Tarih13 Nisan 1971Okuma14 dk · 2.743 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
13 Nisan 1971
Esas Sayısı
1971/8
Karar Sayısı
1971/43
Karar Günü
13.4.1971
İstemde bulunan
Eskişehir İş Mahkemesi.
İstemin konusu
30.1.1950 günlü, 5521
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.743 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinin son fıkrası ile 2., 4., 12. ve 13. maddelerinin, Anayasanın 7., 14., 132., 133., 134. ve 144. maddelerine aykırılığı yolundaki davalı iddiasının mahkemece ciddî görülmesi üzerine Anayasanın 151. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesinden karar istenilmiştir.

I- OLAY

Bir işçinin, işten çıkarılması dolayısiyle iş mahkemesine başvurup işverene karşı açtığı kıdem tazminatı davasında davalı vekili mahkemenin kuruluşuna ilişkin 5521 sayılı İş mahkemeleri Yasasının Anayasaya aykırılığını ileri sürmüş, davacı vekili de bu görüşün haklı olduğunu bildirmiş, Anayasaya aykırılık savını inceleyen mahkeme, bu iddianın ciddî olduğu kanısına varmış, Anayasaya aykırılık yönünün karara bağlanması için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

II. İLERİ SÜRÜLEN ANAYASAYA AYKIRILIK GEREKÇELERİ

a) Davacı vekilince ileri sürülen dilekçelerin özeti- İş Mahkemesinde işçi ve işveren temsilcisi adıyle bulunan üyeler, verilen liste üzerinden Bakanlıkça atanırlar. Bundan başka kendileri hukukçu olmadıkları gibi hâkimlik mesleğinde de bulunmamaktadırlar; oysa Anayasa uyarınca hâkimlerin hem hâkimlik mesleğinde bulunan kimselerden olması, hem de atama işlemlerinin yürütmece değil, bağımsız bir kuruluş olan Yüksek Hâkimler Kurulunca yapılması zorunludur. Mahkemenin kuruluşunu, bildiren koşullara uygun biçimde düzenlemiş olmayan yasa kuralları, Anayasaya aykırıdır.

b) Mahkemece ileri sürülen gerekçelerin özeti- İş Mahkemeleri Kanununun 2. maddesi uyarınca meslekten bir hâkimin başkanlığında bir işçi temsilcisi bir de işveren temsilcisi üyenin katılması ile kurulan iş mahkemelerinde üyeler danışman durumunda olmayıp her bakımdan birer hâkim durumundadırlar; başkanın karşı oyda bulunduğu bir işte iki üye oyçokluğu ile her türlü kararı verebilirler.

İşçi ve işveren temsilcisi olarak iş mahkemelerine katılan üyeler, belli işçi kuruluşları ile işveren kuruluşlarının, işveren kuruluşları yoksa Türkiye Ticaret Odaları ve Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin yetkililerince seçilmiş belli sayıda aday sayısından bir asıl, üç yedek olmak üzere Adalet ve Çalışma Bakanlıklarınca atanırlar. Demek ki üyeler, seçim-atama yollu karma bir yöntem ile görev almaktadırlar.

İş mahkemesi üyelerinin, hem hâkimlik mesleğinden olmayan kişiler arasından, hem de seçim-atama yöntemi ile ve yürütmece görevlendirilmesi, Anayasa’nın 7., 14/2., 132/1., 134. ve 144/1. maddelerine aykırıdır; bu nedenlerle davalı vekilinin Anayasaya aykırılık savı ciddidir; 5521 sayılı Yasanın 2. maddesi, 1. maddesinin son fıkrası, 4., 12. ve 13. maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmalıdır.

III. YASA METİNLERİ

a- 30.1.1950 günlü, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kurallarından Anayasa Mahkemesinin sınırlandırma kararı gereğince esas bakımından incelenenler (Düstur-3, Tertip, Cilt 31, Sahife 754) şunlardır:

Madde 2- İş mahkemeleri bu iş için görevlendirilen yargıcın başkanlığında bir işveren temsilcisi ile bir işçi temsilcisinden teşekkül eder.

Bu mahkemeye katılacak işveren temsilcileri, varsa o yerdeki Ticaret ve Sanayi Odası, yoksa en yakın Ticaret ve Sanayi Odası Meclislerinin, işçi temsilcileri ise o yerdeki İş Kanununa göre seçilmiş olan temsilci işçilerin toplanarak gizli oyla seçecekleri 12 şer aday arasından birer aslî ve içer yedek olmak üzere Adalet ve Çalışma Bakanlıklarınca tâyin olunur.

Seçimlerin şekil ve usulleri Adalet ve Çalışma Bakanlıklarınca tesbit edilir.

Aslî üyelerin bulunmadığı hallerde yedek üyeler başkan tarafından çağrılarak mahkeme teşkil olunur.

Temsilcilerin görev süreleri iki yıldır.

Madde 4- İş mahkemesine üye seçilebilmek için:

A) Türk vatandaşı olmak;

B) Otuz yaşını bitirmiş olmak,

C) Türkçe konuşur ve okur yazar olmak,

D) Medenî ve siyasî haklardan mahrum olmamış bulunmak,

E) Ağır hapsi müstelzim veya şeref ve haysiyeti kırıcı bir suçtan mutlak surette veya üç aydan fazla hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunmak,

F) Bulunduğu yerde devamlı olarak en az bir yıldan beri işveren veya işveren vekili veyahut işçi olarak çalışmış olmak; (Fasılalı ve mevsimlik işlerde çalışanların, geçmiş hizmet sürelerinin toplamı nazara alınır.)

Şarttır.

b- Dayanılan Anayasa kuralları:

Madde 7- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

Madde 132- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna, hukuka ve vicdanî kanaatlarına göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

Madde 133- Hâkimler azlolunamaz. Kendileri istemedikçe, Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylıklarından yoksun kılınamaz.

Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlarla görevini sağlık bakımından yerine getiremiyeceği kesin olarak anlaşılanlar ve meslekte kalmalarının caiz olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.

Madde 134- Hâkimlerin nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin veya görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili suçlarından dolayı soruşturma yapılmasına ve yargılamalarına karar verilmesi, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve diğer özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı esasına göre kanunla düzenlenir.

Hakimler altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askerî hâkimlerin yaş haddî kanunla belli edilir.

Hâkimler, kanunda belirtilenlerden başka, genel ve özel hiçbir görev alamazlar.

IV. İLK İNCELEME

Hakkı Ketenoğlu, Celâlettin Kuralmen, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Nuri Ülgenalp, Muhittin Taylan, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Ziya Önel, Kâni Vrana, Muhittin Grün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet H. Boyacıoğlu’nun katılması ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan 11.2.1971 günlü ilk inceleme toplantısında;

1- Bu işte mahkemenin itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkili olduğuna Celâlettin Kuralmen, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş ve Ahmet Akar’ın karşı oyları ile ve oyçokluğu ile;

2- Dosyanın eksiği olmadığı anlaşıldığından işin esasının, mahkemenin uygulama durumunda bulunduğu 5521 sayılı Kanunun 2. ve 4. maddeleriyle sınırlı olarak incelenmesine Lûtfi Ömerbaş’ın incelemenin 2. madde ile sınırlanması gerektiği yolundaki karşı oyu ile ve oyçokluğu ile, karar verilmiştir.

a- Kendisine bir dava getirilen mahkemenin o davaya bakabilmesi

için aranacak ilk koşul, mahkemenin kuruluşunun hukuka uygun bulunmasıdır.

Kuruluşun hukuka uygunluğunda kuşku uyandıran bir yön varsa ya da mahkemenin

kuruluşunun şu veya bu nedenle hukuka aykırılığı davada ilgili olanlarca ileri

sürülürse mahkemenin bu durumlarda ilk yapacağı iş, kendi kuruluşunda hukuka

uygunluk bulunup bulunmadığını incelemektir. Böyle bir inceleme ise, ancak ve

ancak, o mahkemenin kuruluşuna ilişkin hukuk kurullarının hangileri olduğunu

belirledikten sonra mahkemenin durumunu ve o kurallarla karşılaştırıp soyut

hukuk kuralları ile kendi somut durumu arasında uygunluk bulunup bulunmadığını

araştırmak yolu ile olur. Hukuk dilinde belli bir eylemli durumu belli hukuk

kuralı veya kuralları ile karşılaştırıp eylemli durumun kurala uyup uymadığını

araştırma, hukuk kuralını uygulama olanak anılır. Belli bir davaya bakmakta

olan iş mahkemesine karşı mahkemenin kuruluşuna ilişkin bir itiraz ileri sürülmüş

olması durumunda mahkemenin tutacağı yol, kendi kuruluşuna ilişkin 5521 sayılı

Yasa kuralları ile kendi durumunu karşılaştıracak bir sonuca varmaktır ki bu

işlem dahi 5521 sayılı Yasanın belli kurallarını davaya uygulamak demektir.

Gerçekten mahkeme kendi kuruluşuna ilişkin Yasayı kendi durumuna uygulayıp

kuruluşunun hukuka uygun olduğu sonucuna varmadıkça davanın esasına bakamaz.

Bütün bu açıklamalar iş mahkemesinin, kuruluşuna ilişkin Yasanın belli

kurallarını, baktığı davayı sonuçlandırabilmek için uygulayacağını

göstermektedir.

b- Mahkeme, İş Mahkemeleri Kanununun bir çok maddelerinin iptalini istemiştir. Anayasanın 151. maddesi uyarınca mahkemeler, yalnızca, davada uygulayacakları yasa kuralının Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptalini isteyebilir. Kuruluşuna ilişkin itirazın çözülmesi için elindeki davada iş mahkemesinin uygulayacağı Yasa kuralları ise 5521 sayılı Yasanın işçi veya işveren temsilcisi adı ile anılan üyelerin mahkemeye katılmalarını düzenleyen 2. maddesi ile bu üyelerde aranacak nitelikleri gösteren 4. maddesidir; başka deyimle öteki maddelerin olayda uygulanma yeri yoktur. Bundan ötürü, Anayasa Mahkemesince yapılacak inceleme sözü edilen Yasanın 2. ve 4. maddeleriyle sınırlandırılmıştır.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Esasa ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralları ile dayanılan Anayasa kuralları, bu kurallara ilişkin yasama belgeleri ve konu ile ilgili öteki metinlerle Anayasa Mahkemesinin 1970/63-1971/38 sayılı, 13.4.1971 günlü kararı incelendi; gereği görüşülüp düşünüldü:

a) Anayasa Mahkemesinin 13.4.1971 günlü, 38 sayılı kararı ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun itiraz konusu 2. maddesinin 1. fıkrasındaki (bir işveren temsilcisi ile bir işçi temsilcisinden) deyimi iptal edilmiş olduğundan bu konunun yeniden karara bağlanmasına yer olmadığına, karar verilmelidir.

Hakkı Ketenoğlu, Avni Givda ve İhsan Ecemiş fıkranın tümünün iptali gerektiğini düşündüklerinden, iptal kararının yukarıda anılan deyim ile sınırlandırılması görüşüne katılmamışlardır.

Kurulun çoğunluğu aşağıda yazılı gerekçelerle iptal kararının söz konusu deyimle sınırlandırılmasını gerekli görmüştür:

Anayasa’nın 147. maddesinin 1. fıkrası gereğince Anayasa

Mahkemesi, yasaların ve Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin Anayasaya uygunluğunu

denetler. Demek ki bu mahkemenin temel yetkisi, Anayasaya aykırı olan kuralların

iptal edilmesidir; başka deyimle, Anayasa Mahkemesinin Anayasaya aykırı olmayan

kuralları iptal etme yetkisi yoktur, onun yetkisi Anayasaya aykırılık durumu

ile sınırlıdır. Bir yasa kuralının yalnızca bir bölümü Anayasaya aykırı olup

öbür bölümünde Anayasaya aykırılık bulunmazsa mahkeme ancak Anayasaya aykırı

bölümü iptal edebilir; elverir ki iptal dışı bırakılan kural bölümü hukukî bir

anlam ve varlık taşısın. Anayasanın belli kişiler ve kuruluşlarca açılacak iptal

davalarına ilişkin 149. maddesinde (kanunların veya T.B.M.M. İçtüzüklerinin

veya bunların belirli madde ve hükümlerinin Anayasaya aykırılığı iddiası ile)

dava açılabileceğinden söz edilmesi dahi, bir yasa kuralı içinde yalnızca

Anayasaya aykırı bulunan bölümün iptal edilebileceğini göstermektedir. Bu ilke

5521 sayılı Yasanın 2. maddesinin, iş mahkemelerinin işçi ve işveren

temsilcilerinin katılması ile bir hâkim başkanlığı altında kurulacağı kuralını

koyan 2. maddesinin birinci fıkrasına uygulanacak olursa, yalnızca fıkra

içindeki (bir işveren temsilcisi ile bir işçi temsilcisinden) deyiminin iptali

ile Anayasaya aykırılığın ortadan kalkacağı sonucuna varılır. Gerçekten,

Anayasaya aykırılık durumu bu üyelerin mahkemelerin kuruluşunda yer almasından

doğduğu gibi mahkemenin tek bir hâkimle çalışmasına veya hâkimin niteliğinde

iki üyenin hâkim niteliğinde bir başkanın başkanlığı altında çalışmasına da ne

Anayasa bakımından, ne de 5521 sayılı Yasanın kuralları bakımından bir engel

yoktur. Nitekim 5521 sayılı Yasanın 1. maddesinin üçüncü ve dördüncü

fıkralarında iş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde iş mahkemelerinin görevli

bulunduğu davalara temsilci üyeler alınmaksızın İş Mahkemeleri Kanununda

öngörülen kurallara göre hâkimlerce bakılması, eylemli ya da hukuksal

olanaksızlık dolayısiyle iş mahkemesinin toplu olarak çalışamadığı durumlarda

da davaların yine üyeler alınmaksızın hâkimlerce görülmesi ilkesi

benimsenmiştir. Buna göre toplu iş mahkemeleri kurulmuş bulunan yerlerde asıl

üyelerin gelmedikleri ve yedeklerin dahi gelmelerinin sağlanamadığı ya da

süresi biten üyelerin yerine yasa kurallarındaki bir takım boşluklar yüzünden

yeni üyelerin seçilemediği durumlarda iş davalarına başkanca bakıldığı, kimi

zaman bu durumun aylarca sürdüğü bilinmektedir. Demek ki tartışma konusu fıkra

içinde bulunan belli deyimin iptali sonucunda Anayasaya aykırılık giderilerek

ve fıkra içinde geri kalan kuralın uygulanması yolu ile iş mahkemesinin

çalışması sağlanabilecektir, başka deyimle bir yandan Anayasaya aykırı bölüm

kaldırılmış bulunacak, öte yandan da kuralın iptal dışında kalan bölümünün

hukukî bir anlamı ve değeri olacaktır. Eğer fıkranın tümünün iptali yoluna

gidilirse, kuralın Anayasaya aykırı bulunmayan, başlı başına hukukî anlam ve

değer taşıyan bölümünün dahi iptali sonucunda Anayasa Mahkemesinin görev

sınırları aşılmış olacağı gibi uygulamada da bir boşluk meydana gelecektir.

b) Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere İş Mahkemeleri Kanununun 2. maddesinin ikinci fıkrası itiraz tarihinden önce yürürlükten kalkmış bulunduğu için bu fıkra üzerinde karar vermeye yer olmadığına karar verilmelidir.

Avni Givda ortada oylama konusu bulunmadığı düşüncesiyle bu görüşe katılmamıştır.

c) İtiraz konusu Yasanın 2. maddesinin öteki fıkralarının ve 4. maddesinin yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olduğu görüldüğünden bu konuların yeniden karara bağlanmasına yer olmadığına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1- 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun itiraz konusu 2. maddesinin birinci fıkrasındaki (bir işveren temsilcisi ile bir işçi temsilcisinden) deyimi Anayasa Mahkemesinin 13.4.1971 günlü, 1970/63-1971/38 sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Hakkı Ketenoğlu, Avni Givda ve İhsan Ecemiş’in fıkranın tümünün iptali gerektiği yolundaki karşı oylariyle ve oyçokluğu ile,

2- Anılan maddenin 2. fıkrası üzerinde karar vermeye yer olmadığına Avni Givda’nın ortada oylama konusu bulunmadığı yolundaki karşı oyu ile ve oyçokluğu ile,

3- İtiraz konusu Kanunun 2. maddesinin öteki fıkralarının ve 4. maddesinin yukarıda 1 sayılı bentte sözü edilen kararla iptal edilmiş olması karşısında bu konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle,

13.4.1971 gününde karar verildi.

Başkan

Hakkı KETENOĞLU

Karşı oy eklidir.

Başkanvekili

Avni GİVDA

Karşı oy yazısı eklidir.

Üye

Fazıl ULUOCAK

Üye

Sait KOÇAK

Üye

Muhittin

TAYLAN

Üye

Şahap ARIÇ

Karşı oy yazısı eklidir.

Üye

İhsan

ECEMİŞ

Karşı oy yazısı eklidir.

Üye

Recai

SEÇKİN

Üye

Ahmet AKAR

Karşı oy yazısı eklidir.

Üye

Halit ZARBUN

Üye

Kâni VRANA

Üye

Muhittin GÜRÜN

KARŞIOY YAZISI

I- Eskişehir İş Mahkemesinin itiraz yoluna başvurmaya yetkili

olup olmadığı sorunu:

Anayasanın 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine göre bir mahkemenin Anayasaya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirebileceği hükümler ancak bakmakta bulunduğu davada uygulanacak olanlarla sınırlıdır. Başka deyimle itiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dava bulunmalı ve Anayasa Mahkemesine getirdiği hükümleri o davada doğrudan doğruya uygulama durumunda olmalıdır.

Eskişehir İş Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir dava bulunduğunda kuşku yoktur. Bu, işinden çıkarılan bir işçinin işverene karşı açtığı kıdem tazminatı davasıdır. Demek ki olayda, Anayasa Mahkemesine itiraz yoliyle başvurulabilmesi için Anayasanın 151. maddesinde öngörülen koşullardan birincisi vardır.

İkinci koşulun var olup olmadığına gelince: Bu konu aşağıda tartışılacaktır.

Eskişehir İş Mahkemesinin Anayasaya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirdiği hükümler, sınırlama kararı uyarınca, 30.1.1950 günlü, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 2. ve 4. maddeleridir. Sözü geçen 2. madde “İş Mahkemelerinin bu iş için görevlendirilen yargıcın başkanlığında bir işveren temsilcisi ile bir işçi temsilcisinden oluşacağına ve temsilci üyelerin Adalet ve Çalışma Bakanlıklarınca nasıl atanacaklarına; 4. madde ise iş mahkemesi üyelerinde aranacak niteliklere ilişkindir.

5521 sayılı Kanunun 2. ve 4. maddeleri Eskişehir İş Mahkemesinin

bakmakta olduğu “işçi kıdem tazminatı” davasında uygulayacağı hükümler

değildir. Bunlar, o iş mahkemesi kurulmadan önce, mahkeme dışındaki mercilerce

uygulanmıştır. Mahkeme, kuruluşu bakımından bir kuşkusu veya duraksaması varsa

veya bu yönden bir itiraza uğramışsa, kuruluşuna kaynak ve dayanak olan kanun

hükümlerini gözden geçirebilir. Ancak şu tutum hiçbir zaman mahkeme dışındaki

mercilerce çok önce uygulanmış (Adalet Bakanlığının 11.9.1970 günlü, 22044

sayılı ve 7.11.1970 günlü, 26796 sayılı yazıları) ve ancak o mercilerce

uygulandığı için mahkemeye varlık kazandırmış hükümlerin bakılmakta olan davada

mahkemece uygulandığı veya uygulanacak olduğu anlamını taşımaz. Esasen olayda

mahkemenin 5521 sayılı Kanuna aykırı kurulduğu değil 5521 sayılı Kanunun

Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Demek ki çoğunluk görüşüne desteklik

eden gerekçede anlatıldığı gibi mahkemenin durumunu kuruluşuna kaynaklık eden

hukuk kuralları ile karşılaştırıp soyut hukuk kuralları ile kendi somut durumu

arasında uygunluk bulunup bulunmadığını araştırması söz konusu değildir. Şu

hale göre bu bakımdan da çoğunluğun yöneldiği anlamda bile bir uygulama

eyleminin yer aldığı düşünülemez. Tersine bir görüş Anayasanın 151. maddesinde

geçen “uygulanacak” deyimini değil delâlet ettiği hukukî kavramdan, sözlük

anlamından bile uzak düşürecek biçimde bir yorum zorlaması olur; iptal davası

(Anayasa- madde 149) ve itiraz (madde 151) yolları arasında hiçbir ayrım

bırakmaz. Oysa bu iki yol arasındaki anayasal ayrım bilindiği üzere, göze

batacak keskinliktedir.

Yukarıda açıklandığı gibi, mahkeme bakmakta olduğu davada uygulama durumunda bulunmadığı 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 2. ve 4. maddelerini Anayasaya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getiremez. Anayasanın 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uymayan itirazın, itirazda bulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gereklidir.

1971/5 esas sayılı işte 11.2.1971 günlü ilk inceleme toplantısında itiraz ve inceleme konusu hükümlerin mahkemenin elindeki davada uygulanma yeri olduğu ve esasın incelenmesi gerektiği yolunda verilen karara bu nedenlerle karşıyım.

II- 1- 5521 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının

durumu:

5521 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre iş mahkemeleri bu iş için görevlendirilen yargıcın başkanlığında bir işveren temsilcisi ile bir işçi temsilcisinden oluşur.

Aynı kanunun 1. maddesinin son iki fıkrası uyarınca iş mahkemesi

kurulmamış yerlerde, kurulmuş yerlerde de fiilî ve hukukî imkânsızlıklar

dolayısiyle iş mahkemesinin toplu olarak görevini yapamadığı hallerde iş

davalarına bakmakla görevlendirilmiş mahkemenin temsilci üyeler alınmaksızın iş

davalarına bakmasına cevaz bulunmakla birlikte Kanunun getirdiği temel kurala

göre iş mahkemesi üç kişilik bir toplu mahkemedir ve bu toplu mahkeme, bir

bütün olarak Anayasa Mahkemesinin 13.4.1971 günlü, 1970/63-1971/38 sayılı

kararında saptandığı üzere, kuruluşu dolayısiyle Anayasanın 7., 132., 193. ve

134. maddelerine aykırı bir durumdur. Böyle olunca da toplu iş mahkemesinin

kuruluşunu öngören birinci fıkranın tümünün iptali gerekir. Oysa çoğunluk bu

görüşü benimsemeyerek fıkradaki (bir işveren temsilcisi ile bir işçi

temsilcisinden) deyiminin iptaliyle yetinmiş; böylece Yasa Koyucunun üç kişilik

toplu bir mahkeme olarak öngördüğü iş mahkemelerini, kendisi Yasa Koyucu

imişçesine, tek hâkimli mahkeme durumuna sokmuştur. Bu tutumun hukukça

savunulabilir yanı yoktur.

2- 5521 sayılı Kanunun 2. maddesinin ikinci fıkrasının durumu:

5521 sayılı Kanunun 2. maddesinin iş mahkemesine katılacak işveren ve işçi temsilcilerinin seçimlerine ilişkin ikinci fıkrasının yürürlükte bulunmadığı Anayasa Mahkemesinin bu karşıoy yazısının ilişkin bulunduğu 1971/5-40 sayılı kararında saptanmıştır. Şu durum itiraz yoluna başvuran mahkemece de kabul edilmektedir. Mahkeme 2. maddenin fıkra fıkra değil, tüm olarak iptalini istemiştir. İtiraz yoliyle gelen ve incelenmekte olan bu madde ikinci fıkrası bulunmayan bir maddedir. Var olmayan bir fıkranın ise oylama konusu edilmesi ve fıkra üzerinde karar vermeye yer olmadığına karar verilmesi düşünülemez. Oysa çoğunluk bu yolu uygun bulmuştur.

3- Sonuç:

Anayasa Mahkemesinin 1971/6 sayılı işte verdiği 13.4.1971 günlü, 1971/40 sayılı karara bu yönlerden ve bu gerekçelerle karşıyım.

Üye

Lûtfi ÖMERBAŞ

Üye

Şevket MÜFTÜGİL

Üye

Ahmet H.

BOYACIOĞLU

Yukarıdaki karşıoy yazısının I sayılı bölümüne katılıyorum.

Üye

Avni GİVDA

Sayın Avni Givda’nın I. Nolu bentte yazılı düşüncelere katılıyorum.

Üye

Ahmet AKAR

Sayın Avni Givdanın Karşıoy yazısının I. Nolu bendinde yazılı görüşüne katılmıyorum.

Üye

Fazıl ULUOCAK

Sayın Avni Givda’nın karşı yazısının (I) ve (II-1) sayılı bölümlerine katılıyorum.

Başkan Şahap ARIÇ Üye İhsan ECEMİŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 1971/8, K. 1971/43, 13 Nisan 1971 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. II. İleri Sürülen Anayasaya Aykırılık Gerekçeleri
  5. III. Yasa Metinleri
  6. IV. İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Taylan
  9. Ecemiş
  10. Seçkin
  11. Karşıoy Yazısı
  12. I- Eskişehir İş Mahkemesinin itiraz yoluna başvurmaya yetkili
  13. II- 1- 5521 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının
  14. Boyacıoğlu
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1971/8
Karar No
1971/43
Tarih
13 Nisan 1971

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1971/4 K.1971/39
  • AYM Norm Denetimi E.1970/41 K.1971/37
  • AYM Norm Denetimi E.1970/63 K.1971/38
  • AYM Norm Denetimi E.1971/6 K.1971/41
  • AYM Norm Denetimi E.1970/56 K.1971/45
  • AYM Norm Denetimi E.1970/39 K.1971/44

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.