KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Esas No
- 1972/25
- Karar No
- 1972/36
- Karar tarihi
- 27 Haziran 1972
Karar Metni
2.739 kelime·14 dk okuma·9 bölüm
E. Sayısı:1972/25
K. Sayısı:1972/36
K. Günü:27/6/1972
Resmi Gazete tarih/sayı:27.10.1972/14349
İptal davasını açan : Yüksek Hâkimler Kurulu.
İptal
davasının konusu : 1/3/1972 günlü, 14115 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 1567
sayılı 1972 Yılı Bütçe Kanununun 15 inci maddesinin sondan bir önceki
fıkrasında (onüçüncü fıkra) yer alan "Hâkimlik ve savcılık mesleklerinde
veya bu meslekten sayılan görevlerde bulunanlardan üst derece aylık alanlara
herhangi bir suretle verilmiş olan aylık derecelerine eşit kadrolar şahsa
bağlıdır. Bunlar, herhangi bir sebeple boşaldıkları takdirde kaldırılmış
sayılırlar. Bu görevler için yeniden kadro tahsisi Bütçe Kanununa ek kanunlarla
yapılır." yolundaki hükmün Anayasa'nın 64, 92, 126 ve 144 üncü maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüş; yine Anayasa'nın değişik 147 nci değişik 149 uncu
ve 150 nci maddelerine dayanılarak hükmün hâkimler ve bu meslekten sayılanlar
ile sınırlı olmak üzere iptali istenilmiştir.
II-
Yasa metinleri :
l- İptali istenen Kanun hükmü :
1567 sayılı 1972 Yılı Bütçe kanununun 15 nci maddesinin hâkimler ve bu meslekten sayılanlarla sınırlı olarak iptali istenen onüçüncü fıkrası (sondan bir önceki fıkra), 1/3/1972 günlü, 14119 sayılı Resmî Gazete'deki metne göre, şöyledir:
"II-
Kamu personeli ve kadrolara ilişkin hükümler :
...........................................
2- Kadrolar ve aylıklara ilişkin hükümler A) intibak kadroları:
Madde 15- ..........................................
( Onüçüncü fıkra) Hakimlik ve savcılık mesleklerinde veya bu meslekten sayılan görevlerde bulunanlardan üst derece aylık alanlara herhangi bir suretle verilmiş olan aylık derecelerine eşit kadrolar şahsa bağlıdır. Bunlar herhangi bir sebeble boşaldıkları takdirde" kaldırılmış sayılırlar. Bu görevler için yeniden kadro tahsisi bütçe Kanununa ek kanunlarla yapılır.
...................................................................."
2- İptal dâvasında dayanaklılık eden Anayasa kuralları :
1567 sayılı Kanunun 15 nci maddesinin sondan bir önceki fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki iddiayı ve iptal istemini destekledik üzere davacının ileri sürdüğü Anayasa'nın değişik 64 ncü maddesinin birinci fıkrası, 92, 126 nci maddeleri ve 144 ncü maddesinin dördüncü fıkrası aşağıda yazılı olduğu gibidir.
"Madde 64 (22/9/1971 de yürürlüğe giren 20/9/1971 günlü 1438 sayılı Yasa ile değişik) - Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak Devletin Bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek para basılmasına genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerindedir
.....................................................
"Madde 92- Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisinde görüşülür.
Millet Meclisinde kabul değiştirilerek kabul veya reddedilen tasarı ve teklifler Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.
Millet Meclisinde kabul edilen metin. Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadan kabul edilirse, bu metin kanunlaşır.
Cumhuriyet
Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabul ederse, Millet Meclisinin bu
değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır. Millet Meclisi, Cumhuriyet
Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından
seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun
hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca
veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisince hazırlanmış olan
metinlerden birini olduğu gibi kabul etmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda
üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul edilmiş olan madde değişikliklerinde
Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için üye tamsayısının salt
çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oya başvurulur.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca da reddedilirse düşer.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca olduğu gibi veya değiştirilerek kabul edilirse, Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosunun kabul ettiği metni yeniden görüşür. Cumhuriyet Senatosunun metni Millet Meclisince benimsenirse, kanunlaşır reddedilirse, tasarı veya teklif düşer; Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisince değiştirilerek kabul edilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin Millet Meclisi tarafından kabulü için üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu lazımdır. Bu halde acık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin kanuni aşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilmesine bağlıdır. Bu halde açık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, Millet Meclisi komisyonlarında ve genel kurulundaki görüşme süresini aşmıyan bir süre içinde karara bağlar; bu süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeş günden, ivedi olmayan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde karara bağlanmayan metinler, Cumhuriyet Senatosunca Millet Meclisinden gelen şekliyle kabul edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatili devamınca işlemez.
Yasama Meclislerinin ve mahalli idarelerin seçimleri ve siyasî partilerle ilgili tasarı ve tekliflerin kabul veya reddinde yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde, karma komisyonun raporu Türkiye, Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabulü için üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu lâzımdır. 8 inci 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır."
"Madde 126- Devletin ve kamu İktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Genel ve katma bütçelerin nasıl yapılacağı ve uygulanacağı kanunla gösterilir. Bütçe Kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz."
"Madde 144- (1488 sayılı Yasa ile değişik) ..............................
..............................
..............................
Bir Mahkemenin veya hâkimin kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi, Yüksek Hakimler Kurulunun uygun görmesine bağlıdır.
III-
İlk inceleme :
Anayasa Mahkemesi içtüzüğünün 15 nci maddesi uyarınca 23/5/1972 gününde Muhittin Taylan, Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Kani Vrana, Mustafa Karaoğlu, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında :
15
inci maddesinin onüçüncü fıkrası dâva konusu edilen 1567 sayılı 1972 Yılı Bütçe
kanununun 1/3/1972 günlü, 14115 sayılı Resmî Gazetede yayımlandığı; dâva
dilekçesinin Anayasa Mahkemesi Genel sekreterliğince 13/5/1972 gününde kaleme
havale edilerek 429 sıra ve 1972/25 esas sayısını aldığı; 22/4/1962 günlü, 44
sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kuralına göre davanın o günde
açılmış sayılacağı ve süresi içinde olduğu; Anayasa'nın değişik 144 üncü
maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yüksek Hâkimler Kurulu, adliye mahkemeleri
hakimlerinin özlük işleri hakkında kesin karar vermeye yetkili bulunduğuna ve
dava konusu hüküm de hakimlik mesleğinde veya bu meslekten sayılan görevlerde
bulunanlardan üst derece aylık alanlara verilmiş aylık derecelerine eşit
kadrolara ilişkin olduğuna göre konunun Yüksek Hâkimler Kurulunun kendi varlık
ve görevlerini ilgilendiren alana girdiği ve kurulun Anayasa'nın değişik 149 ve
44 sayılı Kanunun 21 nci maddelerine dayanarak Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla
iptal davası açma hakkının böylece oluştuğu görülmekle birlikte onanlı örneği
gönderilen yetki kararının toplantıya katılanları gösteren bölümünün eksik
bulunduğu anlaşıldığından 44 sayılı Kanunun 26 ncı maddesine aykırı olan bu
durumun giderilmesi için dosyanın geri çevrilmesine, davacıya onbeş gün süre
verilmesine ve tebligatın 26 ncı madde uyarınca yapılmasına oybirliğiyle karar
verilmiştir.
8/6/1972
gününde Muhittin Taylan, Avni Givda, Fazıl Uluocak. Sait Koçak, Nuri Ülgenalp,
Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Kani Vrana,
Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil, ve Ahmet H. Boyacıoğlunun
katılmalarıyla yapılan toplantıda 23/5/1972 günlü karar gereğinin süresi içinde
yerine getirildiği; gönderilen 11/5/1972 günlü, 1972/202 - 212, sayılı
toplantıya katılanlarca imzalanmış karara göre on sekiz kişiden kurulu yüksek
Hakimler Kurulu Genel Kurulunca 1972 Yılı Bütçe Kanununun 15 nci maddesinin
sondan bir önceki fıkrasının hâkimler ve hâkimlik mesleğinden sayılanlar ile
sınırlı olarak iptali için Anayasa Mahkemesine dava açılması yolundaki Kurul
başkan vekilinin isteğinin kabulüne oybirliğiyle karar verilmiş olduğu ve
böylece dosyanın eksiği kalmadığı anlaşıldığından Anayasa'nın değişik 147 nci
değişik 149 ve 150, 44 sayılı Kanununun 21, 22, 25 ve 26 ncı maddelerine uygun
olduğu görülen işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV-
Esasın incelenmesi :
Davanın esasına ilişkin rapor dava dilekçesi iptali istenen kanun hükmü Anayasa'ya aykırılık iddiasına dayanaklık eden ve konuyu ilgilendiren Anayasa kuralları; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri, konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
l- 1567 sayılı Kanunun 15 nci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa'nın 64, 92 ve 126 ncı maddeleri yönünden incelenmesi :
14/7/1965
günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 31/7/1970 günlü 1327 sayılı Kanunun
90 ncı maddesiyle katılan ek geçici 8 nci maddenin birinci fıkrasında hâkimlik
mesleğinde ve bu meslekten sayılan görevlerde bulunanların aylıklarının fiilen
almakta bulundukları aylıkların derecelerinin gösterge tablosunda tekabül
ettiği derecelere intibak ettirilmek suretiyle hesaplanacağı yazılıdır.
4/7/1934 günlü 2556 sayılı Hâkimler Kanununun değişik 58 nci maddesinde ise
açılan hâkimlik kadrolarına yapılacak atamaların ve kadro dağıtımının
yöntemleri belirlenmiştir. Hâkimlerden veya bu meslekten sayılan görevlerde
bulunanlardan üst derece aylık alanlara verilmiş aylık derecelerine eşit
kadroların şahsa bağlı olduğu, bunların boşaldıklarında kal din imiş
sayılacakları yolunda koyduğu kuralla, daya konusu hüküm, başka deyimle bir
Bütçe kanunu hükmü 657 sayılı Kanunun ek geçici 8 nci maddesine ve Hâkimler
Kanununa değişiklik getirmiş olmaktadır. İptali istenen kanun hükmünün önce bu
niteliğiyle, Anayasa'nın değişik 64, 92 ve 126 ncı maddeleri karşısındaki durumu
aşağıda ayrı ayrı tartışılacaktır. Davacı Yüksek Hakimler Kurulu olduğuna göre
bu inceleme tabiatiyle, adliye mahkemeleri hâkimleri ve yasalara göre bu
meslekten sayılanlar ile sınırlı olarak yapılacaktır. "Hâkimlik
mesleğinden sayılan görevler" deyimi belli bir kavram olduğu için ayrıca
bir açıklama gerektiren bir yönü yoktur. Anayasa Mahkemesinin hâkimlikten gelen
geçici raportörleri (44 sayılı Yasa - Madde-18/B), hâkimlikten gelmiş Yargıtay
üye yardımcıları (10/7/1960 günlü, 28 sayılı Yasa - Madde 1/2) burada örnek
olarak verilebilir.
a) 1567 sayılı Kanunun 15 nci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa'nın değişik 64 ncü maddesi karşısındaki durumu:
Anayasa'nın Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerini genel olarak belirleyen ve 1488 sayılı Yasa ile değişik 64 ncü maddesinin birinci fıkrasında "Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak" biçiminde bir genel yetki yer almışken "Devletin bütçe ve kesin-hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek" bunun dışında ayrım nitelikte bir yetki alanı olarak benimsenmiştir, bütçe kanunlarım böylece öteki yasalardan ayıran Anayasa ilkesi bir yasanın ancak başka bir yasa ile değiştirilebilmesi veya kaldırılabilmesi, Bütçe Kanunu hükümleriyle bu yola gidilememesi kuralını da doğal olarak kendi içinde taşır,
Oysa yukarıda değinildiği üzere 657 sayılı Kanunun ek geçici 8 nci maddesine ve Hâkimler kanununun Kadro dağıtımına ilişkin kurallarına değişiklik getirilmesine, usulünce yasa çıkarılacak yerde bir bütçe kanunu hükmü başka deyimle 1567 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin dava konusu onüçüncü fıkrası ile gidilmiştir.
Böylece Türkiye Büyük Millet Meclisi, yasama işleminde Anayasa uyarınca "Kanun değiştirme" yetkisini değil, ondan ayrı olan ve değişik nitelikte bulunan "Bütçe kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek" yetkisini kullanarak yasa değiştirme ereğini gerçekleştirmiştir. Dâva konusu hüküm bu nedenle Anayasa'nın 64 üncü maddesiyle çelişir durumdadır; iptal edilmesi gerekir.
b) 1567 sayılı Kanunun 15 nci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa'nın 92 nci maddesi karşısındaki durumu:
Anayasa kanun tasan ve teklifleri ile bütçe tasarılarının Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülüp kabul edilmelerini ve yasa niteliğini kazanmalarını ayrı ayrı yöntem ve kurallara bağlamıştır (madde 92, 93, 94).
Anayasa'nın
92 nci maddesine göre kanun tasan ve tekliflerinin önce Millet Meclisinde,
sonrada Cumhuriyet Senatosunda görüşülüp kabul edilmesi yasama Meclislerince
değişik sonuçlara varılmışsa her iki meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek
eşit sayıdaki üyelerden kurulu karma komisyonda görüşüldükten sonra işin Millet
Meclisinde sonuca bağlanması gerekmektedir. Mîllet meclisinde ve Cumhuriyet
Senatosundaki oylamalarda, duruma göre aranacak yeter sayılar çeşitli
olasılıklar gözönünde bulun durulacak yine bu maddede belirlenmiştir. Böylece
kanunlaşan ve yayınlanmak üzere kendisine gönderilen yasama belgelerinden uygun
bulmadıklarını Cumhurbaşkanının bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderebilmesi Anayasa'nın 93 ncü maddesi gereğidir.
Anayasa'nın
94 ncü maddesinde ise bütçe tasarıları için değişik bir yöntemin saptanmış
olduğu görülür, bu yöntem şöyledir : Bütçe tasarıları otuzbeş Milletvekilinden
ve onbeş Cumhuriyet Senatosu üyesinden kurulu elli kişilik bîr karma komisyona
verilir. Bu komisyonun kuruluşunda iktidar grubuna veya gruplarına en az otuz
üye verilmek şartiyle siyasi parti gruplarının veya bağımsızların oranlarına
göre temsili göz önünde tutulur. Karma komisyonun, kabul edeceği metin önce
Cumhuriyet Senatosunda görüşülüp karara bağlanır. Cumhuriyet Senatosunun kabul
ettiği metin yeniden karma komisyona gider. Orada kabul edilen son metin Millet
Meclisinde görüşülerek karara bağlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
meclislerin genel kurullarında bakanlık ve daire bütçeleriyle katma bütçeler
üzerindeki düşüncelerini ancak her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler
sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri üzerlerinde ayrıca
görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur. Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Bütçe kanun tasarılarının genel kurullardan geçilerek sağlanabileceği
gerekeceği ortaya çıkar. Başka bir deyimle teklifler yapamazlar.
Görülüyor ki bütçelerin görüşülmesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve dolayisiyle de Meclisler öteki kanun tasarı ve tekliflerinde olduğu gibi tam bir serbestlik içinde değildirler; birtakım sınırlamalarla bağlanmış bulunmaktadırlar. Öte yandan Anayasa'nın 93 üncü maddesi yayınlanmak üzere kendisine gönderilen bütçe kanunlarını bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilme yetkisini Cumhurbaşkanına vermemiş; bu türlü kanunlar açık bir hükümle yetki dışı bırakılmıştır.
Yukarıda genel çizgileriyle açıklanan, Anayasa ile düzenlenmiş bu birbirinden ayrı ve değişik iki yasama yöntem ve biçiminin doğal sonucu olarak belli yöntem ve koşullara göre oluşturulmuş bir yasama belgesinin değiştirilmesinin veya kaldırılmasının da ancak aynı yollardan geçilerek sağlanabileceği gerçeği ortaya çıkar. Başka deyimle bir yasanın bir bütçe kanunu ile değiştirilmesi veya kaldırılması düşünülemiyeceği gibi yasalarda bütçe ile ilgili ödenek hükümlerinin yer almasına da olanak yoktur. Tersine bir tutum yasa veya Bütçe Kanunu kuralını, yerine göre Anayasa'nın 92 veya 94 üncü maddesine aykırı kılar.
1567 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin dava konusu onüçüncü fıkrası, bir bütçe kanunu içinde yer aldığı ve Anayasa'nın 92 nci değil 94 üncü maddesi yöntemine göre düzenlendiği halde Anayasa'nın 92 nci maddesi yöntemine bağlı kanunları değiştirmekte olduğundan bu fıkranın Anayasa'nın 92 nci maddesine aykırı bulunduğu ve bunun da ayrı bir iptal nedeni olacağı ortadadır.
c) 1567 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa'nın 126 nci maddesi karşısındaki durumu :
Anayasa'nın bütçeye ilişkin 126 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinde "Bütçe Kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz." kuralı yer almıştır.
Burada "bütçe ile ilgili hüküm" deyimi üzerinde kısaca durmak yerinde olacaktır. Anayasa tasarısının Temsilciler Meclisinde görüşülmesi sırasında kural üzerinde yapılan değişiklik konuyu gereği gibi aydınlatacak nitelikte bulunduğundan ona da ayrıca değinmek gerekir.
Anayasa tasarısında (madde 125) bu kural "Bütçe Kanununa malî hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz." biçiminde iken Temsilciler Meclisindeki birinci görüşme sırasında bir üye "malî hükümler" deyimi üzerinde durarak erek bütçe uygulamasiyle ilgisiz konuların Bütçe Kanununda yer almaması olduğuna göre deyimin ereği karşılamadığını ileri sürmüş ve komisyondan açıklama istemiştir. Komisyon bu konuda bir açıklama yapmadan öteki görüşleri de gözönünde bulundurmak üzere maddeyi geri almış ve yeniden düzenlerken "malî hükümler" deyimini "Bütçe ile ilgili hükümler" olarak düzeltmiş ve madde böylece Temsilciler Meclisinden geçmiştir.
Şu duruma göre Anayasa'nın 126 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan "Bütçe ile ilgili hükümler" deyimini malî nitelikte hüküm anlamında değil, bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı veya kanun konusu olabilecek yeni bir kuralı kapsamamak şartiyle açıklayıcı nitelikte hükümler olarak düşünmek zorunluğu vardır.
Şurasının
da gözönünde bulundurulması yerinde olur: Bir kanun kuralının bütçeden
harcamayı gerektirir bulunması onun 126 ncı maddede öngörüldüğü gibi
"Bütçe ile ilgili hükümler" den sayılmasına neden olamaz; çünkü hemen
hemen her kanunda bütçeden harcamalara yol açabilecek bir veya bir çok hükümler
bulunabilir. Böyle olduğu için de tarım, orman, eğitim, savunma, sağlık ve
benzeri hizmet alanlarına ilişkin pek çok kanunun bütçe ile ilgili sayılmasına
ve bunların değiştirilmesi veya kaldırılması için bütçe kanunlarına birer madde
konulmasına gidilebilir. Oysa bu yasalar bütçenin yapısı ile, bütçeyi uygulama
yöntemleriyle ve bütçelerin ereğiyle ilişiği bulunmayan, bütçelerinkinden tüm değişiklik
yöntemlerle, Yasa Koyucunun belli bir erek güden açık iradesinin sonucu olarak
oluşmuş yasama belgeleridir.
"Bütçe
ile ilgili hüküm" deyimine dayanarak her yasanın giderle ilişkili
kurallarının bütçe kanunlarıyle değiştirilebileceği veya geri bırakılabileceği
yolunda bir görüş ve uygulama Anayasa'nın yukarıda (kararın IV-l-b sayılı
bölümü) açıklanan 92 nci maddesini gelirle ilgili veya gidere yol açabilecek
yasalar bakımından işlemez duruma sokar ve 94 üncü maddede yalnız bütçe
düzenlemelerinin özellikleri dolayısıyla istisnai olarak öngörülen pek sınırlı
nitelikteki yola, Anayasa Koyucunun ereğine ve yönergesine aykırı biçimde
genişlik ve genellikle kazandırır. Oysa 126 ncı maddedeki sözü geçen kuralın
tek ereğinin bütçe kanunlarını bütçeye yabancı hükümlerden ayıklamak ve derli
toplu bir düzenleme ile bu kanunlarda gerçek anlamda bütçe kavramı dışında
kalan konulara asla yer vermemek olduğunda kuşku yoktur.
Dâva konusu hükümde yer alan ve 657 sayılı Kanunun ek geçici 8 inci maddesine ve Hâkimler Kanunundaki kadro dağıtımı düzenlenmelerine değişiklik getirir nitelikte olan kuralın; yukarıdan beri açıklananlarla kavramın niteliği ortaya konulduğu üzere, "Bütçe ile ilgili hükümler" den sayılmasına olanak yoktur. 1567 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin onüçüncü fıkrası bu yönden Anayasa'nın 126 ncı maddesine aykırıdır ve bu da başkaca bir iptal nedenini oluşturur.
2- Başka yönlerden Anayasa'ya aykırılık sorunu :
1567 sayılı 1972 Yılı Bütçe Kanununun 15 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının, niteliğine göre bir bütçe kanunu içinde yer alabilecek hükümlerden olmadığı ve bu nedenlede Anayasa'nın değişik 64, 92 ve 126 ncı maddelerine aykırı bulunduğu saptandığı ve kuralın adliye mahkemeleri hâkimleri ve yasalara göre bu meslekten sayılanlar ile sınırlı olarak iptal edilmesi öngörüldüğü için, sonuca etkisi olmıyacağından Anayasa'nın 144 üncü maddesine aykırılık iddiası üzerinde durulmasına ve konunun ayrıca mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı yönlerinden ele alınmasına yer görülmemiştir.
V-
Sonuç : .
1567 sayılı 1972 Yılı Bütçe Kanununun 15 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa'nın değişik 64, 92 ve 126 nci maddelerine aykırı bulunduğuna ve adliye mahkemeleri hâkimleri ve yasalara göre bu meslekten sayılanlar ile sınırlı olarak kuralın iptaline Anayasa'nın değişik 147, değişik 149, 150 ve değişik 152 nci maddeleri uyarınca 27/6/ 1972 gününde oybirliğiyle karar verildi
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Kâni Vrana
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet
H. Boyacıoğlu
Anayasa Mahkemesi, E. 1972/25, K. 1972/36, 27 Haziran 1972 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası