İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1973/23 K.1974/2

Resmi Gazete tarih/sayı:27.2.1974/14812

Esas1973/23Karar1974/2Tarih15 Ocak 1974Okuma13 dk · 2.529 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
15 Ocak 1974
Esas Sayısı
1973/23
Karar Sayısı
1974/2
Karar Günü
15/1/1974
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.529 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:27.2.1974/14812

İtiraz yoluna başvuran : Fethiye Tapulama Mahkemesi

İtirazın konusu : (Rüyeti bir mahal mahkeme veya dairesi adliyesine ait olan deavi ve mesalihi diğer mahal mahkeme veya dairei adliyesinde rüyet ve hükkâm ve müstantikler ve hâkim muavinleriyle müddeiumumilere vazifei asliyelerine ilâveten vezaifi sairei adliyeyi dahi kezalik muvakkaten ifa ettirmeğe Adliye Vekâletinin mezuniyetine) dair l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun l inci maddesini Anayasaya aykırı gören mahkeme Anayasa'nın değişik 151 inci maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

I.

OLAY

Fethiyenin Kaya Köyünde 22/10/1955 günlü tapulama tutanağı ile yapılan tespite ilgilisinin itirazı üzerine ihtilaflı sayılarak 12/3/1957 gününde Fethiye Bölgesi Gezici Arazi Kadastrosu Mahkemesine verilen ve 1957/97 esas sayısını alan, 12/5/1966 gününde bu mahkeme tapulama mahkemesine dönüşünce orada bakılmasına başlanan işle ilgili 21/6/1973 günlü duruşmada mahkeme, davaya geçici yetkili olarak sorgu hâkiminin bakmakta bulunması dolayısiyle bu yetkiye kaynaklık eden l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kânunun l inci maddesini Anayasa'ya aykırı görerek Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve davanın geri bırakılmasına karar vermiştir.

II.

YASA METİNLERİ

l- İtiraz konusu Kanun kuralı :

1 Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun Anayasaya aykırılığı ileri sürülen l inci maddesi - Üçüncü Tertip Düstur, Cilt: 5, sayfa 164 ve 165 teki metne göre - şöyledir :

"Madde l- Rüyeti bir mahal mahkeme veya dairei adliyesine ait olan deavi ve mesalihi diğer mahal mahkeme veya dairei adliyesinde muvakkaten rüyet ve hükkâm ve müstantikler ve hâkim muavinleriyle müddeimumilere vazifei asliyelerine ilâveten vezaifi saîrei adliyeyi dahi kezalik muvakkaten ifa ettirmeğe Adliye Vekili mezundur."

2- Dayanılan Anayasa kuralları:

Mahkemenin Anayasa'ya aykırılık görüşünü desteklemek üzere ileri sürdüğü Anayasa'nın 12., değişik 32. ve 42/3. maddeleri aşağıda yazılı olduğu gibidir :

"Madde 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."

"Değişik Madde 32- Hiç kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkartma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."

"Madde 42/3- Angarya yasaktır."

IV.

İLK İNCELEME

l- Birinci ilk inceleme (3/7/1973 günlü toplantı):

Anayasa

Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 3/7/1973 gününde Muhittin Taylan,

Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş,

Ahmet Akar, Ziya Önel, Abdullah Üner, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfi

Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyle yapılan ilk

inceleme toplantısında dosya içindekilerin mahkemece bu konu ile ilgili

görülenlerin örnekleri gönderilmek gerekirken dosyanın aslının yollandığı

anlaşıldığından 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesine aykırı düşen

bu eksiklik giderilmek üzere dosyanın geri çevrilmesine Avni Givda'nın işin niteliğine

göre geri çevirmeğe yer olmadığı yolundaki karşı oyu ve oy çokluğu ile 3/7/1973

gününde 1973/20-25 sayiyle karar verilmiştir.

2- İkinci ilk inceleme (22/10/1973 günlü toplantı) :

İşin Anayasa Mahkemesine yeniden gelmesi üzerine 22/10/1973 gününde Muhittin Taylan, Avni Givda, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Kani Vrana, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil, Nihat O. Akçakayalıoğ'u, Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyle yapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığı görülmüş ve mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkili bulunup bulunmadığı konusu üzerinde durulmuştur.

Anayasa'nın değişik 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine göre bir mahkemenin birtakım yasa kurallarım Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmek üzere Anayasa Mahkemesine getirebilmesi için elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunması ve itiraz konusu kuralları o davada uygulama durumunda olması gerekir.

İtiraz

yoluna başvuran Fethiye Tapulama Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir

davanın bulunduğunda kuşku yoktur. Bu yukarıda (I. Olay) bölümünde değinildiği

gibi, Fethiye'nin Kaya Köyünde 22/10/1955 günlü tapulama tutanağı ile yapılan

tespite ilgilisinin itirazı üzerine oluşan 1957/97 esas sayılı davadır. Mahkeme

tapulama tespitine itiraz davası dolayısıyle l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı

Kanunun 1. maddesinin Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmesini

istemektedir. Bu maddenin mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacak bir

kural olup olmadığı aşağıda tartışılacak ve böylece Anayasa'ya aykırılığı ileri

sürülen kural yönünden mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkisi bulunup

bulunmadığının saptanmasına gidilecektir.

Bir

tapulama tespitine itiraz davasında hâkimlere geçici yetki verilmesine ilişkin bir

kuralın uygulama yeri olmadığı ilk bakışta düşünülebilir. Ancak Anayasa'nın

değişik 151. maddesinde gecen "uygulanacak bir kanunun hükümlerini"

deyiminin yalnızca taraflara uygulanarak anlaşmazlığı çözecek kurallarla

sınırlanmasına olanak bulunmadığı da ortadadır. Mahkemenin ve işleyişinin

Anayasa'nın "kanunî yargı yolu" ilkesine ve özellikle değişik 136.

madde kurallarına uygunluğunun, davaya bakan hâkimin yargılama yetkisi ile

yolunca donatılmış, olup olmadığının ve bunların benzeri konuları araştırılması

mahkemenin başta gelen işlerindendir. Böyle bir araştırma ancak ilgili

kanunlara dayanılarak bir sonuca vardırılabilir. Bu ise, dayanılan kanunun veya

kanun kuralının o davada uygulanması demektir.

Olayda

tapulama mahkemesi hâkimliğini eden kimse gerçekte sorgu hâkimidir. Bu görev

kendisine Yüksek Hâkimler Kurulu Birinci Bölümünce, geçici yetki yoliyle

verilmiş ve görevlendirme işi 8/1/1970 günlü, 439 sayılı yazı ile Adalet

Komisyonu Başkanlığına bildirilmiştir. Hâkimlere asıl görevlerine ek olarak başka

mahkeme işlerine bakmak üzere geçici yetki verilebilmesinin kaynağı ve dayanağı

l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesidir. Fethiye Sorgu Hâkimi

Tapulama Mahkemesinde baktığı her davada bu durumu belirlemek ve belirlerken de

itiraz konusu kurala dayanmak, başka deyimle o kuralı o davada uygulamak

zorundadır. Öyle ise Fethiye Tapulama Mahkemesi Anayasa'nın değişik 151.

maddesinde yazılı yoldan yararlanarak 367 sayılı Kanunun 1. maddesinin

Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçirilmesini istemeğe yetkilidir, işin

esasının incelenmesi gerekir.

Avni Givda, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş ve Ahmet Akar bu görüşe katılmamışlar ve itirazın yetki yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

Böylece, dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından Anayasa'nın değişik 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uygun düştüğü görülen işin esasının incelenmesine Avni Givda, Sait Koçak, Kemal Berkem, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş ve Ahmet Akar'ın mahkemenin itiraz konusu kuralı uygulama durumunda bulunmadığı ve itirazın yetki yönünden reddi gerektiği yolundaki karşı oylariyle ve oyçokluğu ile 22/10/1973 gününde karar verilmiştir.

V.

ESASIN İNCELENMESİ

İtirazın esasına ilişkin rapor, Fethiye Tapulama Mahkemesinin 9/7/1973 günlü, 1957/97 sayılı yazısına ilişik 21/6/1973 günlü gerekçeli karar ve ekleri iptali istenen Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kurallara, bunlara ilişkin gerekçeler ve başka yasama belgeleri ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen l, maddesi iki konuyu düzenlemektedir. Bunlardan birincisi; görülmesi bir yer mahkeme veya adliye dairesine ilişkin olan dava ve işlerin başka yer mahkeme ve adliye dairesinde gördürülmesi; ikincisi ise hâkim, sorgu hâkimi ve hâkim yardımcılarına asıl görevlerine ek ve geçici olarak başka adlî işlerin de gördürülebilmesidir. Olayda bir yer sorgu hâkimine o yer tapulama mahkemesi davalarına da bakma yetkisi verilmiş olduğuna ve Anayasa'ya aykırılık görüşünün gerekçesi yalnızca bu soruna yönelmekte bulunmasına göre itiraz konusu maddenin özellikle bu yönünün ele alınması gerekecektir.

Kamu

hizmetlerinin düzenli ve sürekli biçimde yürütülmesi bir hukuk devletinin başta

gelen görevlerindendir. Yurttaşların hak ve hürriyetleri, mal ve can

güvenlikleriyle ilgili adalet ve yargı işlerinin ise ötekilerinden ayrımlı ve

çok daha önemli olduğu; özellikle bu hizmetlerin görülmesinde hiçbir kaygı ve

kuşkuya yer verilmemesi gerektiği tartışmasız benimsenecek gerçeklerdendir.

Onun içindir ki konu Anayasa'da doğrudan doğruya ele alınarak mahkemenin ve

hâkimlerin bağımsızlığı ve güvenceleri yönünden genel nitelikte kurallar

konulmuş; söz gelimi hâkimlerin nitelikleri, atanmaları, haklan ve ödevleri,

aylık ve ödenekleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli

olarak değiştirilmesi gibi konuların mahkemelerin bağımsızlığı esasına göre

kanunla düzenleneceği (değişik madde 134); mahkemelerin kuruluşu, görev ve

yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin yine kanunla düzenleneceği

(değişik madde 136) yolunda kurallara yer verilmiştir.

Hastalık,

izin ve benzeri gibi nedenlerle görevinden aynlan bir hâkimin görevi başına

dönmesine veya hâkimlik yeri boşsa o yere başkasının atanmasına değin

beklemenin hizmetin niteliğinin ve öneminin gerekleri ile bağdaşamayacağı, işin

bir süre duraklaması ve aksamasının sakıncalı sonuçlara yol açacağı ve böyle

durumları önleyebilmek üzere bir yasal düzenlemeye gereksinme olduğu ortadadır,

işte incelenen yasa kuralı bu gereksinmeyi karşılamaktadır ve yargı hizmetinin

düzenli, sürekli biçimde yürütülmesine önemli katkılarda bulunacağı için bu

konuda büyük titizlik gösteren Anayasa Koyucunun ereği doğrultusunda olduğu da

kuşkusuzdur. Maddede geçici olarak görevlendirme yetkisi Adalet Bakanına

bırakılmış gibi görünmekte ise de 22/4/1962 günlü, 45 sayılı Kanunun 22/12/1962

de yürürlüğe giren 29. maddesinin 6 sayılı bendi gereğince "geçici yetki

vermek" Yüksek Hâkimler Kurulunun Birinci Bölümünün görevleri arasına girmiş

ve aynı Kanunun 103. maddesi uyarınca Adalet Bakanının yetkisi Hâkimler

yönünden kaldırılmış, Cumhuriyet Savcıları yönünden ise Bakanın yetkisi Anayasa

Mahkemesinin 24/6/1969 günlü, 1969/9-38 sayılı kararı ile iptal olunmuştur.

(14/5/1970 günlü, 13494 sayılı Resmî Gazete-Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi:

sayı 7, sayfa : 375/384). Böylece hâkimlere geçici yetki verilmesi Yüksek

Hâkimler Kurulunun, başka deyimle Hâkimlerin atanmalarını yapan yerin görevleri

arasına girerek Anayasa'ya uygunluk kazanmış bulunmaktadır.

İtiraz

yoluna başvuran mahkeme söz konusu düzenlemenin ve uygulamasının yargı

yetkisine sahip olağanüstü merciler kurmaya yöneldiğini ileri sürmüştür.

Tartışmada Fethiye'deki durum ele alınırsa konu daha kolay açıklığa

kavuşacaktır. Dosyada örneği bulunan Adalet Bakanlığının 13/7/1966 günlü, 1828

sayılı yazısında 5602 sayılı Kanuna göre kurulmuş bulunan Fethiye Gemici Arazi

Kadastro Mahkemesinin kadro ve teşkilâtı değişmeksizin adının 766 sayılı

Tapulama Kanununun yürürlüce girmesi dolayısiyle 12/5/1966 gününden başlayarak

Tapulama Mahkemesine çevrildiği ve durumun Yüksek Hâkimler Kuruluna

bildirildiği açıklanmaktadır. Demek ki Fethiye'de bir tapulama mahkemesi

vardır. Bu mahkeme, Anayasa'nın değişik 32. maddesinde anlatımını bulan

"kanuni yargı yolu" ilkesine uygun, kimlerin hangi işler dolay isiyle

buraya tabi olacakları önceden kanunla belirtilmiş bir yargı yeridir. Fethiye

Sorgu Hâkimine Yüksek Hâkimler Kurulu Başkanlığının 8/1/1970 günlü, 439 sayılı

yazısı ile Tapulama Mahkemesinin işlerine de bakmak yetkisi verilmiştir.

Fethiye Tapulama Mahkemesine başlı başına bir hâkim atanmayarak işlerin geçici

yetkili hâkimle gördürülmesinin davaların azlığından (bir yıl içinde 16

tapulama davası) ileri geldiği anlaşılmaktadır. (Adalet Bakanlığının dosyada

Örneği bulunan 5/10/1972 günlü, 5408S sayılı yazısı). Bir mahkeme, Anayasa'nın

"Kanunî yargı yolu" ilkesine uygun olarak kurulmuşsa bu mahkemedeki

davaların doğrudan doğruya atanmış bir hâkim eliyle değil de yasal yolu

uyarınca yetkilendirilen bir hâkim tarafından görülmesi onu "bir kimseyi

kanunen tabı olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkartma sonucunu doğuran

yargı yetkisine sahip olağanüstü bir mercie dönüştüremez. Çünkü böyle bir

mahkemenin hâkimi, ister atanmış ister geçici yetki ile donatılmış olsun, her

bakımdan aynı kurallara bağlı kalacak ve mahkeme "kanunî yargı yolu"

niteliğini koruyacaktır. Onun İçindir ki itiraz konusu kuralın Anayasa'nın

değişik 32. maddesine aykırılığı düşünülemez.

Sözü

geçen kuralda ek görevin "geçici" olacağı yazılıdır. Bu deyim açıktır

ve çeşitli yorumlara elverişli bir nitelik taşımaz. "Geçici" liğin

bir süre ile sınırlanması düşünülebilirse de bunun zorunlu olarak Yasa'da yer

alması gerektiği ileri sürülemez. Kaldı ki "geçici" liğin yasal bir

süre ile sınırlandırılmasının uygulamalarda türlü sakıncalara yol açabileceği

de ortadadır. Burada açıklananlar "geçici" deyiminin kuralı

Anayasa'ya aykırı duruma düşüremiyeceğini belirlemeğe de yeterli olduğundan

mahkemenin bu iddiası üzerinde ayrıca durulmayacaktır. Öte yandan Yasa kuralı

"ek görev" yönünden hâkimler arasında herhangi bir ayırım

yapmamıştır; tüm hâkimler, sorgu hâkimleri ve hâkim yardımcıları hakkında

uygulanabilir bir nitelik taşımaktadır. Bu bakımdan Anayasa'nın 12.

maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bir yönü yoktur.

İncelenen Yasa kuralında, geçici yetki verilen hâkimlere aylıklarından ayrı bir karşılık ödenmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığı gibi ödemelere ilişkin düzenlemenin yeri de bu Yasa ve bu kural değildir. Kaldı ki hâkimler asıl görevlerine karşılık bir aylık almakta ve ek görevlerini de bu aylığın karşıladığı çalışma süreleri içinde yerine getirmektedirler. Bu nedenlere göre ve hâkimlik görevinin niteliği dolayısiyle, incelenen kuralın, Anayasa'nın 42. maddesinin angaryayı yasaklayan ilkesine aykırı düşmek bir yana,bu ilke ile bir ilişkisi bile olmadığı ortadadır.

Özetlenecek olursa; iptali istenen Yasa kuralı Anayasa'ya aykırı değildir. Anayasa'ya aykırı uygulamalara elverişli bir nitelik de taşımamaktadır. Böyle bir kural, mahkemece ileri sürüldüğü gibi, Anayasa'ya aykırı uygulamalara konu ediliyorsa, bu tutum apayrı bir sorunu oluşturur ve Anayasa'ya uygunluk denetiminin kapsamı dışına çıkar. İtirazın reddedilmesi gereklidir.

VI.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

(Rüyeti bir mahal mahkeme veya dairei adliyesine ait olan deavî ve mesalihi diğer mahal mahkeme veya daireî adliyesinde rüyet ve hükkâm ve müstantiklere ve hâkim muavinleriyle müddeiumumilere vazifeî asliyelerine ilâveten vezaifî saireî adliyeyi kezalik muvakkaten ifa ettirmeğe Adliye Vekâletinin mezuniyetine) dair l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun itiraz konusu 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 15/1/1974 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

Muhittin Taylan

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Kemal Berkem

Üye

Şahap Arıç

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Abdullah Üner

Üye

Kâni Vrana

Üye

Muhittin Gürün

Üye

Lütfi Ömerbaş

KARŞI

OY YAZISI

Anayasa'nın değişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine göre bir mahkemenin Anayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirebileceği yasa kuralları ancak bakmakta olduğu davada uygulanacak olanlarla sınırlıdır. Başka deyimle itiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dava bulunmalı ve Anayasa Mahkemesine getirdiği kuralları mahkeme o davada doğrudan doğruya uygulama durumunda olmalıdır.

İtiraz yoluna başvuran Fethiye Tapulama Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir dava bulunduğunda kuşku yoktur. Bu. Fethiye'nin Kaya Köyünde 22/10/1955 günlü tapulama tutanağı ile yapılan tespite ilgilisinin itirazı üzerine oluşan 1957/97 esas sayılı davadır.

İkinci koşulun var olup olmadığına gelince; bu konu aşağıda tartışılacaktır :

Fethiye Tapulama Mahkemesinin Anayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirdiği, hâkimlere geçici yetki verilmesine ilişkin bulunan ve l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesinde yer alan kuraldır.

367

sayılı Kanunun 1. maddesi Fethiye Tapulama Mahkemesinin bakmakta olduğu

tapulama tespitine itiraz davasında uygulayacağı kural değildir. Gerçi davaya

bakan hâkim gerçekte sorgu hâkimidir. Bu görev kendisine Yüksek Hâkimler Kurulu

Birinci Bölümünce, geçici yetki yoliyle verilmiş ve görevlendirme işi 8/1/1970

günlü, 439 sayılı yazı ile Adalet Komisyonu Başkanlığına bildirilmiştir.

Hâkimlere asıl görevlerine ek olarak başka mahkeme işlerine de bakmak üzere

geçici yetki verilebilmesinin kaynağı ve dayanağı l Kasım 1339 günlü, 367

sayılı Kanunun 1. maddesi ise de kuralı uygulayan Fethiye Tapulama Mahkemesi

değil geçici yetkiyi vermek yoliyle işlem yapan Yüksek Hâkimler Kurulu Birinci

Bölümüdür. Zaten itiraz konusu kural o niteliktedir ki ancak bu kurala

dayanılarak bir işlem yapılmak yoliyle, ya geçici yetki verilerek yahut geçici

yetki kaldırılarak uygulanabilir. Onun için de kuralın bir mahkemece

uygulanması hiçbir zaman söz konusu olamaz.

Fethiye Tapulama Mahkemesinin yetkili hâkimi bu durumunu duruşma tutanağında belirler. Ayrıca hâkimlik niteliği üzerinde içine kuşku düşmüşse durumunun Yasa'ya uygun olup olmadığını araştırabilir; kendisine Yüksek Hâkimler Kurulunca geçici yetki verilmesine ilişkin yazıyı ve buna kaynaklık eden Yasa kurallarını gözden geçirebilir. Ancak şu tutum hiçbir zaman o kuralların bakılmakta olan davada hâkimce uygulandığı veya uygulanacak olduğu anlamını taşımaz. Kaldı ki; Anayasa'ya göre bakılmakta olan davada uygulanmış değil, uygulanacak yasa kurallarının Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülebilir.

Tersine

bir görüş "uygulanacak" deyimini değil delâlet ettiği hukuki

kavramdan, sözlük anlamından bile uzak düşürecek biçimde bir yorum zorlaması

olur; iptal davası (Anayasa - değişik madde 149) ve itiraz (değişik madde 151)

yollan arasında hiçbir ayrım bırakmaz. Oysa bu iki yol arasında anayasal ayrım

göze batacak keskinliktedir. Benzeri karşı oy yazılarında bu konuya birçok kez

değinilmiş ve ayrıca yine benzeri bir işte itirazı, itiraz yoluna başvuran

mahkemenin yetkisizliği yönünden reddeden Anayasa Mahkemesinin 11/2/1971 günlü,

1971/3-17 sayılı kararının gerekçesinde (6/8/1971 günlü, 13918 sayılı Resmî

Gazete; Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, sayı 9, sayfa 303-307) yer verilmiş

olduğundan bu kez ayrıntılara girmekten kaçınılacaktır.

Özetlenecek olursa : l Kasım 1339 günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesi Fethiye Tapulama Mahkemesinin bakmakta olduğu davada uygulayacağı bir kural değildir. Anayasa'nın değişik 151. ve 44 sayılı Yasa'nın 27. maddelerine uymayan itirazın, itirazda bulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden, reddi gerekir.

1973/23 esas sayılı işte, 22/10/1973 günlü ilk inceleme toplantısında itiraz konusu Yasa kuralının mahkemenin elindeki davada uygulama yeri olduğu ve esasın incelenmesi gerektiği yolunda verilen karara bu nedenlerle karşıyız.

Üye

Şevket Müftügil

Üye

Nihat

O. Akçakayalıoğlu

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

KARŞI

OY YAZISI

1/11/1339 günlü, 367 sayılı Kanunun 1. maddesi, itiraz yoluna başvuran mahkemenin, bakmakta olduğu davada uygulayacağı bir hüküm değildir. Mahkeme bu hükmü Anayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getiremez. Bu nedenle Anayasa'nın 151 ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uymayan itirazın, itirazda bulunan Mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekir.

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Ahmet Akar

KARŞI

OY YAZISI

Sayın Avni Gİvda ve Ahmet Akar'ın karşı oy yazılarındaki görüşe katılıyorum.

Üye İhsan · Ecemiş Üye Kemal · Berkem Üye Şahap Arıç

Anayasa Mahkemesi, E. 1973/23, K. 1974/2, 15 Ocak 1974 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. Yasa Metinleri
  5. İlk İnceleme
  6. Esasın İncelenmesi
  7. Karşı
  8. Oy Yazısı
  9. O. Akçakayalıoğlu
  10. H. Boyacıoğlu
  11. Karşı
  12. Oy Yazısı
  13. Karşı
  14. Oy Yazısı
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1973/23
Karar No
1974/2
Tarih
15 Ocak 1974

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1974/3 K.1974/3
  • AYM Norm Denetimi E.1973/36 K.1974/4
  • AYM Norm Denetimi E.1973/25 K.1974/5
  • AYM Norm Denetimi E.1974/4 K.1974/6
  • AYM Norm Denetimi E.1973/45 K.1974/7
  • AYM Norm Denetimi E.1973/33 K.1974/9

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.