İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1974/51 K.1975/3

2. Ağır Ceza Mahkemesi.

Esas1974/51Karar1975/3Tarih7 Ocak 1975Okuma12 dk · 2.430 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
7 Ocak 1975
Esas Sayısı
1974/51
Karar Sayısı
1975/3
İtiraz yoluna başvuran mahkeme
İstanbul
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.430 kelime·12 dk okuma·19 bölüm

2. Ağır Ceza Mahkemesi.

İTİRAZIN KONUSU

15.5.1974 günlü ve 1803 sayılı “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı” hakkındaki 1803 sayılı Kanun’un 2. maddesini Anayasanın 92. maddesine aykırı gören Mahkeme Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine dayanarak iptal istemile Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

I- OLAY

26.3.1973 günlü ve 1973/5678 sayılı iddianame ile sanıklar

hakkında topluca uyuşturucu madde suçundan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine

Cumhuriyet Savcılığınca dava açılmış ve sanıkların Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin

3.4. ve 6. fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istenmiştir. Duruşma sırasında

sanıklar vekili 2.10.1974 günlü gerekçeli dilekçe ile, mahkemece 1803 sayılı

Kanunun 2. maddesinin davada uygulanması gerekeceği, oysa bu maddenin biçim

yönünden Anayasaya aykırı olarak yasalaştığı öne sürülmüş ve Cumhuriyet Savcısı

da bu düşünceye katılmıştır. Mahkeme bu iddiaları ciddi görmüş ve 23.10.1974

günlü oturumda, davada uygulama durumunda olduğu 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin

iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.

II-İTİRAZIN GEREKÇESİ

İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçesi 23.10.1974 günlü

kararında “Anayasa Mahkemesinin resmi gazetenin 12.Temmuz.1974 tarihli

nüshasında reşrolunan 974/19 esas 974/31 karar sayılı kararında, Cumhuriyet

Senatosu ile Millet Meclisi arasında uyuşmazlık konusu olan maddelerin Millet

Meclisinde ayrı ayrı oylanması Anayasanın 92.nci maddesinin 5. fıkrasına

aykırılık teşkil ettiği cihetle 1803 sayılı af kanununun 5/A maddesinin iptali

cihetine gidildiği görülmüş ve görülmekte olan bu davada tatbiki gereken 1803

sayılı af kanununun 2/B-2/A maddesinin dahi Cumhuriyet Senatosu ve Millet

Meclisi arasında anlaşmazlık konusu olduğu ve bu madde, 92.nci maddenin 5 nci

fıkrasına aykırı olarak ayrı ayrı oylanmadığı cihetle Anayasa Mahkemesinin yukarıda

sözü edilen kararındaki mucip sebepler 2 nci madde hakkında da aynen bahis

konusu olup böylece 1803 sayılı af kanununun bu davada tatbiki gereken 2 nci

maddesinin biçim yönünden Anayasaya aykırı olduğu ciddi kanısına varıldığından

dosya örneği çıkartılarak konunun Anayasa Mahkemesine intikal ettirilmesine”

biçiminde açıklanmış bulunmaktadır.

III-YASA METİNLERİ

1- Anayasaya aykırılığı ileri sürülen kanun kuralı:

18.Mayıs.1974 günlü, 14890 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedenile Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkındaki Kanunun 2. maddesi şöyledir:

“Madde 2-7.2.1974 tarihine kadar işlenmiş:

A)Türk Ceza Kanununun 127,128,129,31,132,133 ncü maddelerinde, 135 nci maddesinin ikinci bendinde, 136,137,138,139 ncu maddelerinde, 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 149 ncu maddesinin üçüncü fıkrasında, 150,152,156,157,158,171,172 ve 384 ncü maddeleriyle Askeri Ceza Kanununun 55,56 ve 59 ncu maddelerinde yazılı suçlardan dolayı 5 yıl veya daha az süre ile mahkum olanların cezaları, fer’i ve mütemmim cezaları ile ceza mahkumiyetlerinin sonuçlarını da kapsamak üzere affedilmiştir.

Yukarıda yazılı suçlardan dolayı beş yıldan fazla süre ile mahkum edilenlerin hürriyeti bağlayıcı cezalarının beş yılı ve para cezalarının tamamı affedilmiştir.

B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212, 213, 214, 215, 216,217,218,219,403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin birinci bendinde ve 406,407,414/1,415,416/2-3,491,492,493,494,495,496,497,498,499,500,503 ve 510 ncu maddeleriyle Askeri Ceza Kanununun 131 ve 132 nci maddelerinde gösterilen suçları işleyenler hakkında Devlet zararının ödenmesi ve tazminat hükümleri saklı kalmak şartiyle bu maddenin (A) bendi hükmü uygulanır.”

2- Dayanılan Anayasa Kuralı:

Mahkemenin Anayasaya aykırılık gerekçesinde dayanak tutulan Anayasa hükmü, 92. maddenin beşinci fıkrasıdır. Bu fıkra hükmü şöyledir:

Madde 92/5-Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oya başvurulur.”

IV. İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 3.12.1974 gününde Muhittin Taylan, Kâni Vrana, Kemal Berkem, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Şevket Müftügil, Nihat O.Akçakayalıoğlu ve Ahmet H.Boyacıoğlu’nun katılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında, esas hakkında inceleme raporu hazırlanmasından önce aşağıdaki sorunlar üzerinde tartışma zorunluğu duyulmuştur:

1- Anayasaya aykırılık itirazında bulunan Mahkemenin yetkisi ve esas hakkındaki incelemenin sınırlandırılması sorunu:

Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddesi

uyarınca bir mahkemenin Anayasaya uygunluk denetimi amacıile Anayasa

Mahkemesine başvurması için özellikle iki koşulun varlığı öngörülmektedir.

Bunlardan biri, o mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunması,

ikincisi de, Anayasaya aykırılığı ileri sürülen yasa kuralının o davada

uygulanması zorunluluğunun bulunmasıdır. Bu işte, Mahkemenin elinde görülmekte

olan bir davanın varlığından kuşku yoktur. Suçun ispatlanması halinde sanık

hakkında, eylemin niteliğine ve işleniş gününe göre 15.5.1974 günlü, 1803

sayılı Af Kanununun 2. maddesinin uygulanması gereklidir. Ancak bu maddenin

kapsamı çok geniştir. (A) ve (C) bentlerinin Mahkemece davada uygulama olanağı

bulunmamaktadır. Sadece (B) bendinin Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin olayla

ilgili üç ve dördüncü fıkralarının davada uygulama zorunluğu vardır. Çünkü

sanıklar üzerine atılan suç, birlikte uyuşturucu madde satmaktan ibarettir. O

halde Mahkemenin, 2. maddenin tamamını kapsayan itirazında yetki sınırı

aşılmıştır. Bu bakımdan esas incelemenin, (B) bendinin Türk Ceza Kanunun 403. maddesinin

olayla ilgili bulunan üç, dört ve altıncı fıkralarıyla sınırlı olarak,

yapılması, Anayasanın yukarıda anılan değişik 151. ve 44 sayılı yasanın 27

maddeleri gereğinden bulunmaktadır.

Nihat O.Akçakayalıoğlu itirazın, 2. maddesinin (B) bendinin tümünü kapsadığı, bu madde içinde bir ayırım yapılmasına olanak bulunmadığı gerekçesile yukarıda anılan sınırlama kararına katılmamıştır.

2- Anayasa Mahkemesinin itirazı inceleme görevi ve yetkisi olup olmadığı sorunu:

Suç ve cezaların affı hakkındaki Yasama belgelerinin Anayasaya uygunluk denetimine tâbi olup olmayacağı sorunu üzerinde de tartışmalar yapılmış, bu denetimin yapılmasına Anayasal açıdan olanak bulunduğu sonucuna varılmıştır. Konu hakkındaki gerekçe daha önce 28.11.1974 günlü, Esas:1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararda (Resmi Gazete; gün: 21.1.1975 sayı: 15125) açıklanmış olduğundan burada tekrarında görülmemiştir.

Bu görüşe Halit Zarbun katılmamıştır.

Dosyada başka eksiklik görülmediğinden işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.

V-ESASIN İNCELENMESİ

İtirazın esasına ilişkin rapor, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 15.11.1974 günlü ve 1973/128 sayılı yazısına bağlı olarak gelen 23.10.1974 günlü gerekçeli ara kararı ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları, bunlara ilişkin gerekçeler ve başka yasama belgeleri ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Anayasal denetim isteğinde bulunan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararında, iptal davası konusu yapılan yasa kuralının biçim yönünden Anayasaya uygun olarak yasalaşmadığı ve bu nedenle iptali gerektiği belirtilmektedir.

15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 5. maddesinin (A) bendi, daha

önce Anayasa Mahkemesine doğrudan doğruya iptal davası konusu olarak getirilmiş

ve Anayasanın 92. maddesinin beşinci bendinde öngörülen biçim kuralına

aykırılığı saptanarak iptal edilmiştir. Bu konudaki 2.7.1974 günlü ve 19/31

sayılı karar Resmi Gazete’nin 12.7.1974 günlü, 14943 sayılı nüshasında

yayımlanmıştır. Yine 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (A) işaretli bendinde

Türk Ceza Kanununun 127. ve Askeri Ceza Kanununun 56. maddesi ile ilgili olarak

yer alan kural da, 28.11.1974 günlü, 34/50 sayılı kararla Anayasanın 92. maddesinin

beşinci fıkrasında açıklanan biçim kuralına aykırı görülerek iptal edilmiştir.

Bu karar da Resmi Gazetenin 22.1.1975 günlü, 15125 sayılı nüshasında

yayımlanmıştır.

İtiraz konusu yasa kuralı da 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B) bendine ilişkindir ve biraz önce sözü geçen 28.11.1974 günlü, 34/50 sayılı kararda belirtilen biçim eksikliği ile oluşmuştur. Şu halde (A) bendi için gösterilen iptal nedenleri aynen (B) bendi için de geçerlidir. Bu nedenler 28.11.1974 günlü, 34/50 sayılı kararda bütün açıklığı ile belirtilmiş olduğundan burada tekrarına gerek görülmemiştir.

Ancak, 3.12.1974 günlü ilk inceleme evresinde kararlaştırıldığı üzere 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendinin, sadece, Mahkememin elindeki davada uygulama yeri bulunan Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin üç, dört ve altıncı fıkralarıyla sınırlı olarak iptal edilmesi gerekmektedir.

Nihat O.Akçakayalıoğlu, kendisine özgü gerekçesi saklı kalmak üzere, iptal sonucuna katılmıştır.

İhsan Ecemiş, Halit Zarbun, Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi bu görüşe katılmamışlardır.

2- İtiraz konusu yasa kuralının biçim yönünden iptalini karar verilmiş olmakla, artık esas yönünden Anayasaya aykırılığı sorunu üzerinde durulmasına yer kalmamıştır.

3- İptal hükmünün yürürlüğe giriş günü:

Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veya içtüzük veya bunların iptal edilen kuralları, gerekçeli kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günde yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırılabilir. Bu gün kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlıyarak bir yılı geçemez.

22.4.1962 günlü, 44 sayılı kanunun 50. maddesinin dördüncü fıkrasında da Anayasa Mahkemesinin, iptal dolayısile oluşacak boşluğu kamu düzenini tehdit edici nitelikte görürse, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştıracağı ve bu boşluğun doldurulması için Yasama Meclisleri başkanlıklarına ve Başbakanlığa durumu duyuracağı yazılıdır.

Yukarıda belirlendiği üzere, 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B) bendinin, Anayasaya biçim yönünden aykırılığı nedenile ve Türk Ceza Yasanın 403. maddesinin olayla ilgili hükümleri yönünden iptali öngörülmüştür. İptal, yasa kuralının Anayasaya uygun biçimde oluşmamış bulunduğu yolunda Anayasa Mahkemesince saptanın duruma ve varılan sonuca dayanmaktadır. 1803 sayılı kanunun affettiği suç ve cezaların niteliği ve niceliği ile beliren kapsamı karşısında iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal bir boşluğu oluşturacağından söz edilemez.

Açıklanan nedenlerle, Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrasına yer alan ve uygulanması, Anayasaca, Anayasa Mahkemesinin işi değerlendirilip gerekli görmesine bırakılmış bulunan salt yetkinin kullanılmasına ve iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına gerek görülmemiştir.

Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

1- 18.5.1974 günlü, 14890 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı kanunun 2. maddesinin (B) bendindeki kuralın, Millet Meclisinde Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne aykırı olarak oylanmış bulunması nedeniyle biçim yönünden ve Türk Ceza Kanununun 403. maddesinin olayla ilgili hükümleri ile sınırlı olarak iptaline Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun kendisine özgü gerekçesi ile ve İhsan Ecemiş, Halit Zarbun, Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi’nin karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile,

2- İtiraz konusu Yasa kuralı biçim yönünden iptal edilmiş olduğuna göre ayrıca esas yönünden aykırılık konusu üzerinde durulmasına yer olmadığına oybirliği ile;

3- İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına yer olmadığına, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoylarıyle ve oyçokluğu ile;

7.1.1975 gününde karar verildi.

Başkan

Muhittin TAYLAN

Başkanvekili

Kâni VRANA

Üye

İhsan ECEMİŞ

Üye

Ahmet AKAR

Üye

Halit ZARBUN

Üye

Ziya ÖNEL

Üye

Abdullah ÜNER

Karşıoy yazısı ektedir.

Üye

Ahmet KOÇAK

Üye

Lütfi ÖMERBAŞ

Karşıoy yazısı eklidir

Üye

Hasan GÜRSEL

Üye

Ahmet Salih ÇEBİ

Üye

Şevket MÜFTÜGİL

Karşıoy yazısı eklidir

KARŞIOY YAZISI

12.7.1974 günlü ve 14943 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahkememizin 2.7.1974 gün ve 1974/19-31 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararındaki görüşlerine de karşıyım.

Üye

Adil ESMER

Üye

Nihat

O.AKÇAKAYALIOĞLU

Üye

Ahmet

H.BOYACIOĞLU

KARŞIOY YAZISI

21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararına da katılmıyorum.

Üye

İhsan

ECEMİŞ

KARŞIOY YAZISI

21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974 günlü, 974/34 Esas ve 1974/50 sayılı kararında açıkladığım nedenlerle çoğunluğun süreye ilişkin görüşlerine katılmıyorum.

Üye

Halit ZARBUN

KARŞIOY YAZISI

Cumhuriyetin 50. Yılı dolayısiyle çıkarılan 1803 sayılı Af

Kanununun 2. maddesinin (B) bendinin, Millet Meclisinde Anayasa’nın 92.

maddesinde yazılı biçimde oylanmamış olması nedeniyle esasa geçilmeksizin biçim

yönünden (TCK.nun 403 ncü maddesinin olayla ilgili hükümleriyle sınırlı olmak

üzere) iptaline karar verilmiştir. Böyle olunca, sözü edilen hükmün Anayasanın

92. maddesinin 5. fıkrasındaki oylama usulüne uygun bir surette yasama organında

yeniden oylanıp düzenlenmesi mümkün olduğundan yasama organına bu yetkisini

kullanabilme olanağının sağlanması zorunluğu ortaya çıkmaktadır. Yasama organın

bu yetkisini kullanabilmesi de Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi

konusunda Anayasanın 152. maddesi ile 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü

fıkrası gereğince uygun bir sürenin tanınmasına bağlı bulunmaktadır. Böyle bir

süre verilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, Resmi Gazetede

yayımlandığı tarihte sözü edilen Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendindeki

kural yürürlükten kalkacak ve bu suretle Yasama organının maddeyi yeniden

düzenlenmesine imkân kalmayacak ve bunun sonucu olarak da bu gibi suçlardan

sanık olanlar Kanun koyucunun istek ve iradesi hilafına Af Kanunun 1. maddesi

ile on iki yıllık aftan yararlanmış olacaktır.

Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinde bir süre kabul

edebilmek için herhalde (iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal bir

boşluğun meydana gelmesi) ne gerek yoktur. Anayasanın 152. maddesinde Anayasa

Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi kararlaştırabilmesi için

böyle bir şart aranmış ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkındaki 44 sayılı Kanunun 50. maddesinde ise; Anayasa Mahkemesinin; gerekli

gördüğü hallerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca

kararlaştırabileceği gibi bir Kanun veya İçtüzüğün veya bunların belirli

hükümlerinin iptali halinde meydana gelecek olan boşluğu kamu düzenini tehdit

edici mahiyette gördüğü takdirde de iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi

kararlaştıracağı hükme başlanmıştır.

Görülüyorki: İptal hükmünün yürürlüğe girmesi için süre verilmesi için her halde (Kamu düzenini tehdit edici bir boşluğun) un meydana gelmesi gerekmemekte ve (gereken haller) de böyle bir sürenin verileceği öngörülmüştür.

Anayasanın 152. maddesiyle 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü fıkrasında yer almış olan (gereken haller) ın olayda gerçekleşmiş olmadığı sorununa gelince:

Anayasanın 64. maddesi hükmüne göre genel ve özel af ilân etme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Affın ölçüsünün saptanması da bu yetki cümlesinden bulunmaktadır. Kanun koyucu da bu yetkisine dayanarak 1803 sayılı Af Kanununda bir bölüm suçları ve cezaları tamamen affederken bir bölüm suçların cezalarından 12 yılını, diğer bir bölüm suçların cezalarından da yalnız 5 yılını affetmeyi uygun bulmuş ve bu sırada Türk Ceza Kanununun 403 maddesinde yazılı uyuşturucu madde ticareti yapanlarında tamamen değil yalnız suçlardan verilen cezaların yalnız 5 yılının affedilmesini öngörmüştür.

Kanun koyucu, yukarıda da açıklandığı gibi 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin B bendinde bu gibi uyuşturucu madde ticareti yapanların tamamen değil sadece cezalardan 5 yılını affedilmesi öngörüldüğüne ve Af Kanununun bu hükmü Anayasa Mahkemesince esası incelenmeksizin biçim yönünden iptal edilmiş olduğuna göre yasama organına bu hükmü yeniden düzenlemek imkânını sağlayacak bir süre verilmediği takdirde iptal hükmü Resmi Gazetede yayımlandığı tarihde yürürlüğe girmesi ile bu suçlar, Kanun koyucunun istek ve iradesi dışında Af Kanunun 1. maddesindeki 12 yıllık affın kapsamı içine girmektedir.

Yukarıda yazılı nedenlerden, Anayasa’nın 152. Maddesi gereğince iptal hükmünün yürürlük tarihinin ayrıca saptanması gerekeceği görüşündeyim.

Üye

Ziya

ÖNEL

KARŞIOY YAZISI

21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1974/34-1974/50 sayılı Mahkememiz Kararına ilişkin karşıoy yazısının 3 nolu bendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararındaki aynı konularla ilgili kısımlarına da katılmıyorum.

Üye

Abdullah ÜNER

KARŞIOY YAZISI

21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahkememizin 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımın 2 numaralı bendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptale ilişkin görüşüne katılmıyorum.

Üye

Ahmet

KOÇAK

KARŞIOY YAZISI

T.C.Anayasası’nın 92. madde 5. fıkra hükmünün işletiliş koşul ve biçimi hakkında açıkladığı görüşümü 14943 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2.7.1974 günlü 19/31 sayılı kararına bağlı karşı oy yazımda açıklamıştır.

Resmi Gazete’nin 15125 sayısı ile yayınlanan Mahkememizin 28.11.1974 gün ve 34/50 sayılı kararının eki karşı o yazımda da, 1803 sayılı K.un 2. maddesinin (B) bendinin taşıdığı ayrıcalık kuralının niteliği hakkında düşüncemi, aynı madde (A) bendi için dahi geçerli olarak belirtmiştim.

İptâl hükmünün yürürlüğünün geri bırakılmasını gerektiren bir durumun varlığı yolundaki kanaatimi hemen yukarda sözünü ettiğim 15125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış karşı oy yazımda işaretlemiştim.

Bütün bu nedenlerle 7.1.1975 gün ve 51/3 sayılı kararın, iptâl hükmüne sonucu itibariyle katılmakta ve fakat bu hükmün yürürlüğü için ayrı bir gün gösterilmeyişine karşı bulunmaktayım.

Üye

Ahmet Salih ÇEBİ

Üye

Nihat

O. AKÇAKAYALIOĞLU

Anayasa Mahkemesi, E. 1974/51, K. 1975/3, 7 Ocak 1975 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iı-itirazın Gerekçesi
  6. Iıı-yasa Metinleri
  7. IV. İlk İnceleme
  8. V-esasın İncelenmesi
  9. Karşıoy Yazısı
  10. O.akçakayalıoğlu
  11. H.boyacıoğlu
  12. Karşıoy Yazısı
  13. Ecemiş
  14. Karşıoy Yazısı
  15. Karşıoy Yazısı
  16. Önel
  17. Karşıoy Yazısı
  18. Karşıoy Yazısı
  19. Koçak
  20. Karşıoy Yazısı
  21. O. Akçakayalıoğlu
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1974/51
Karar No
1975/3
Tarih
7 Ocak 1975

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1974/54 K.1975/6
  • AYM Norm Denetimi E.1974/52 K.1975/5
  • AYM Norm Denetimi E.1974/40 K.1975/4
  • AYM Norm Denetimi E.1974/49 K.1975/2
  • AYM Norm Denetimi E.1974/58 K.1975/7
  • AYM Norm Denetimi E.1974/48 K.1975/10

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.