KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 1975
- Esas Sayısı
- 1975/11
- Karar Sayısı
- 1975/28
- İtiraz yoluna başvuran mahkeme
- Trabzon
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU
Resmi Gazetenin 18.5.1974 günlü, mükerrer 14890 sayısında yayımlanmış olan 15.5.1974 günlü,1803 sayılı “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun”un 2. maddesinin (B) bendinin Türk Ceza Kanununun 497. maddesi yönünden iptali istenmiştir.
I- OLAY
Mahkemenin bakmakta olduğu sanık hakkında uygulanacak Türk Ceza Kanununun 497. maddesinin yer aldığı 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendinin, Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası ile saptanan yöntemlere uyulmadan yasalaştırıldığı Cumhuriyet Savcısı tarafından ileri sürülmüş ve bu sav, Mahkemece ciddi bulunarak iptali için, Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
II. İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi, İçtüzüğün 15. maddesi gereğince 4.3.1975 gününde yaptığı ilk inceleme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerine durmuştur:
1- Suç ve cezaların affı hakkında yasama belgelerinin Anayasaya uygunluk denetimi dışında bırakılamayacakları, 12 Temmuz 1974 günlü, 14943 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2.7.1974 günlü, 19-31 sayılı Anayasa Mahkemesi kararında açıklanan ve bu kez de benimsenen nedenlerle uygun görülmüştür.
Şahap Arıç ve Halit Zarbun bu görüşe katılmamışlardır.
2- İtirazın yöneldiği 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B)bendi, Türk Ceza Kanununun 495. ve 497. maddeleri yönünden iptaline 28.1.1975 gününde, Esas: 1974/56, Karar:1975/8 sayı ile karar verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer kalmamıştır.
KARŞIOY YAZISI
Görev sorununa ilişkin karşıoy:
İlk inceleme evresinde 1803 sayılı Af Kanuna ait Anayasaya aykırılık itirazının incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevi içinde olmadığı ileri sürülmüş ise de bu itiraz Anayasa Mahkemesince çoğunlukla reddedilmiştir.
İtirazın konusu 1803 sayılı Af Kanunun bir maddesine ilişkindir.
Anayasamızda yasama meclislerinin af yetkisinin Kanun niteliğinde olmayıp karar
niteliğinde olduğu açıklanmıştır. (Anayasa M.64). Bu iki mefhumun hukuki
sonuçları çok farklıdır. Zira, Anayasa, kanunları Anayasaya uygunluk denetimine
tabi tuttuğu halde kararları bu denetime tabi tutmamış; ancak bu denetime tabi
tutmak istemediği kanun maddelerini ve bu denetime tabi tutmak istediği
kararları Anayasa’nın çeşitli maddelerinde göstermiştir. (Anayasa m.65,81 de
olduğu gibi). Bu nedenledir ki Anayasa’nın 64. maddesinde karar şeklinde
kullanacağı açıklanan af yetkisi, Anayasada istisnai bir hüküm bulunmadığından
Kanun şeklinde tasarruf edilemez. Aksi görüşün kabulü, yasama meclisinin
takdirine bırakılmış olan af yetkisi Anayasa Mahkemesinin takdirine verilmiş
olur. Kanun yapma prosedürüne uymak mecburiyeti varsa o prosedüre riayet edilir,
fakat bu af tasarrufu, sırf bu sebeple kanun niteliği almaz. Zira, af
yetkisinin karar niteliği bir anayasal niteliktir. Anayasada bu hususta
istisnai bir hüküm olmadıkça bu nitelik değişmiş kabul edilemez. Anayasada
karar şeklinde kullanılacağı gösterilen bir yetkinin evvelden beri kanun
şeklinde kullanılmış olması da neticeyi değiştirmez.
Açıklanan nedenlerle itirazın incelenmesi Anayasa Mahkemesi’nin görevi dışında kaldığından bu itirazın tetkikini Anayasa Mahkemesi’nin görevi içinde kabul eden karara karşıyım.
Üye
Ahmet Salih
ÇEBİ
Üye
Nihat
O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet
H.BOYACIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
21.1.1975 günlü 15125 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun görevle ilgili görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Şahap
ARIÇ
Üye
Halit
ZARBUN
Anayasa Mahkemesi, E. 1975/11, K. 1975/28, 4 Mart 1975 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası