KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 1975
- Esas Sayısı
- 1975/39
- Karar Sayısı
- 1975/41
- İtiraz yoluna başvuran mahkeme
- İzmir
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Birinci Ağır Ceza Mahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU
Resmi Gazetenin 18.5.1974 günlü, 14890 mükerrer sayılı nüshasında yayımlanan 15.5.1974 günlü,1803 sayılı “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun”un 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kuralın, 20.2.1930 günlü, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki Kanunun değişik 3. maddesinin (A) ve (C) bentleri yönünden, iptali istenmiştir.
I- OLAY
Sanıklar hakkında 20.2.1930 günlü, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki Kanun hükümlerine aykırı davranmaktan ötürü açılan davada Mahkeme 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kuralın, 1567 sayılı Yasanın değişik 3. maddesinin (A) ve (C) bentleri yönünden, Anayasanın 12. maddesine aykırı görerek, iptali için Anayasa’nın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
II. İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi, İçtüzüğü’nün 15. maddesi uyarınca 11.3.1975 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerinde durmuştur:
1- Anayasa Mahkemesi’nin itirazı incelemeye görevli ve yetkili olup olmadığı sorunu:
Suç ve Cezaların Affı Hakkındaki Yasama belgelerinin, Anayasaya uygunluk denetimine bağlı olup olmayacağı sorunu üzerinde tekrar tartışmalar yapılmış ve bu denetimin Anayasa Mahkemesince yapılmasına anayasal açıdan olanak bulunduğu sonucuna varılmıştır. Konu hakkında ayrıntılı gerekçeler, daha önce Mahkememizin verdiği 28.11.1974 günlü, Esas: 1974/34,Karar: 1974/50 sayılı kararında tümüyle açıklanmış bulunduğundan (Resmi Gazete: Gün:21.1.1975, Sayı : 15125) burada tekrarına gerek kalmamıştır.
Orada da gerekçeleriyle gösterildiği ve benimsendiği üzere, bir kuralı itiraz konusu yapılan 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasa, Anayasanın değişik 147. maddesindeki “kanun” deyiminin kapsamına girmektedir. Öbür yönden, Anayasanın, Anayasaya uygunluk denetimin dışında bıraktığı yasalardan değildir. Şu duruma göre, itiraz yoluyla gelen bu işe bakmanın Anayasa Mahkemesinin görevi içinde bulunduğu ortadadır.
Bu görüşe Şahap Arıç katılmamıştır.
2- İtiraz konusu kuralın daha önce iptal edilmiş olması:
15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki Kuralın ve “Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki 1567 sayılı Kanunlar ile bunların ek ve tadilleri hükümlerine ihlâl eyleyen fiiller” e ilişkin hükümler yönünden iptaline 5.3.1975 gününde, Esas: 1975/3, Karar:1975/35 sayı, karar verilmiş bulunduğundan, bu konuda yeniden karar verilmesine yer kalmamıştır.
KARŞIOY YAZISI
Görev sorununa ilişkin karşıoy:
İlk inceleme evresinde 1803 sayılı Af Kanuna ait Anayasaya aykırılık itirazının incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevi içinde olmadığı ileri sürülmüş ise de bu itiraz Anayasa Mahkemesince çoğunlukla reddedilmiştir.
İtirazın konusu 1803 sayılı Af Kanunun bir maddesine ilişkindir.
Anayasamızda yasama meclislerinin af yetkisinin Kanun niteliğinde olmayıp karar
niteliğinde olduğu açıklanmıştır. (Anayasa M.64). Bu iki mefhumun hukuki
sonuçları çok farklıdır. Zira, Anayasa, kanunları Anayasaya uygunluk denetimine
tabi tuttuğu halde kararları bu denetime tabi tutmamış; ancak bu denetime tabi
tutmak istemediği kanun maddelerini ve bu denetime tabi tutmak istediği
kararları Anayasa’nın çeşitli maddelerinde göstermiştir. (Anayasa m.65,81 de
olduğu gibi). Bu nedenledir ki Anayasa’nın 64. maddesinde karar şeklinde
kullanacağı açıklanan af yetkisi, Anayasada istisnai bir hüküm bulunmadığından
Kanun şeklinde tasarruf edilemez. Aksi görüşün kabulü, yasama meclisinin
takdirine bırakılmış olan af yetkisi Anayasa Mahkemesinin takdirine verilmiş
olur. Kanun yapma prosedürüne uymak mecburiyeti varsa o prosedüre riayet
edilir, fakat bu af tasarrufu, sırf bu sebeple kanun niteliği almaz. Zira, af
yetkisinin karar niteliği bir anayasal niteliktir. Anayasada bu hususta
istisnai bir hüküm olmadıkça bu nitelik değişmiş kabul edilemez. Anayasada
karar şeklinde kullanılacağı gösterilen bir yetkinin evvelden beri kanun
şeklinde kullanılmış olması da neticeyi değiştirmez.
Açıklanan nedenlerle itirazın incelenmesi Anayasa Mahkemesi’nin görevi dışında kaldığından bu itirazın tetkikini Anayasa Mahkemesi’nin görevi içinde kabul eden karara karşıyım.
Üye
Adil ESMER
Üye
Nihat
O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet
H.BOYACIOĞLU
Üye
Şahap
ARIÇ
Anayasa Mahkemesi, E. 1975/39, K. 1975/41, 11 Mart 1975 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası