İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1975/58 K.1975/67

Ceza Mahkemesi.

Esas1975/58Karar1975/67Tarih3 Nisan 1975Okuma11 dk · 2.296 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
3 Nisan 1975
Esas Sayısı
1975/58
Karar Sayısı
1975/67
Karar Günü
3.4.1975
İtiraz yoluna başvuran mahkeme
İstanbul İkinci Ağır
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.296 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

Ceza Mahkemesi.

İTİRAZIN KONUSU

15.5.1974 günlü, 1803 sayılı “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun”un 2. maddesinin (A) ve (B) bentlerinin iptali istenmiştir.

I. OLAY

İstanbul İkinci Ağır Ceza Mahkemesinin bakmakta olduğu davada sanıklar hakkında uygulanacak Türk Ceza Kanununun 213. maddesinin yer aldığı 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendi ile birlikte (A) bendinin de Anayasanın 92, maddesinin beşinci fıkrasiyle saptanan yöntemlere uyulmadan yasalaştırıldığı Cumhuriyet Savcısınca ileri sürülmüş, bu iddia Mahkemece ciddî görülerek, sözü geçen hükmün iptali için Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.

İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçesi özeti şöyledir:

1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (A) ve (B) bentlerinin Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasındaki yöntemlere uyulmadan ayrı ayrı onaylandığı ve bu nedenle biçim yönünden Anayasaya aykırı olduğu kanısına varılarak, konunun Anayasa Mahkemesine intikal ettirilmesine karar verilmiştir.

III- YASA METİNLERİ

1- İtiraz konusu Yasa kuralları:

15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin Anayasaya aykırılığı öne sürülen (A) ve (B) bentleri şöyledir:

“Madde 2- 7.2.1974 tarihine kadar işlenmiş:

A) Türk Ceza Kanununun 127, 128, 129, 131, 132, 133 nci maddelerinde, 135 nci maddesinin ikinci bendinde, 136, 137, 138, 139 ncu maddelerinde, 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 148 nci maddesinde, 149 ncu maddesinin üçüncü fıkrasında, 150, 152, 157, 168, 171, 172 ve 384 ncü maddeleriyle Askerî Ceza Kanununun 55, 56 ve 59 ncu maddelerinde yazılı suçlardan dolayı 5 yıl veya daha az bir süre ile mahkûm olanların cezaları, fer’i ve mütemmim cezaları ile ceza mahkûmiyetlerinin sonuçlarını da kapsamak üzere affedilmiştir.

Yukarıda yazılı suçlardan dolayı beş yıldan fazla süre ile mahkûm edilenlerin hürriyeti bağlayıcı cezalarının beş yılı ve para cezalarının tamamı affedilmiştir.

B) Türk Ceza Kanununun 202, 203, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 403 ncü maddeleriyle 404 ncü maddesinin 1 nci bendinde ve 406, 407, 414/1, 415, 416/2-3, 491, 492, 493, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 503 ve 510 ncu maddeleriyle Askerî Ceza Kanununun 131 ve 132 nci maddelerinde gösterilen suçları işleyenler hakkında ilgili maddede öngörülen Devlet zararı önceden ödenmek; tazminat hükümleri ise saklı kalmak şartiyle bu maddenin (A) bendi hükmü uygulanır.”

2- Dayanılan Anayasa kuralı:

Anayasaya aykırılık iddiasını desteklemek üzere dayanılan Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrazı şöyledir:

“Madde 92/5- Millet Meclisi Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oya başvurulur.”

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk incelemede aşağıdaki sorunlar üzerinde durulmuştur:

1- Anayasa Mahkemesinin itirazı incelemeye görevli ve yetkili olup olmadığı sorunu:

Suç ve cezaların affı hakkındaki yasama belgelerinin Anayasaya uygunluk denetimine bağlı olup olmayacağı sorunu üzerinde durulmuş ve bu denetimin Anayasa Mahkemesince yapılmasına anayasal açıdan olanak bulunduğu sonucuna varılmıştır. Konu hakkında ayrıntılı gerekçeler Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974 günlü, Esas: 1974/34, Karar: 1974/50 sayılı kararında tümüyle açıklanmış bulunduğundan (Resmî Gazetede; gün: 21.1.1975, sayı: 15125), bunların burada yinelenmesine gerek kalmamıştır.

Şahap Arıç ve Halit Zarbun bu görüşe katılmamıştır.

2- Anayasaya aykırılık itirazında bulunan Mahkemenin bu konudaki yetkisi:

Sanığın yargılanması sonunda, Mahkemece uygulanacak kanun kurallarından birisi de, suçun niteliği ve işlenme günü bakımlarından 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (B) bendidir.

Çünkü, sanığın suçuna uyan Türk Ceza Kanununun 213. maddesi bu Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendinde yazılıdır. Mahkemenin itiraz yoluyla bu yasa hükmünün iptalini istemesi Anayasanın değişik 151. ve 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine uygun düşmekte ise de; aynı Yasanın 2. maddesinin (A) bendi hakkındaki istemini incelemeye, davada Mahkemenin bu kuralı uygulaması söz konusu olmadığından, olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, itirazın 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (A) bendine yönelen bölümünün, Mahkemenin yetkisizliği sebebiyle reddine karar verilmelidir.

3- Esasın incelenmesindeki sınır sorunu:

Sanık hakkındaki dava Türk Ceza Kanununun 213. maddesine göre açılmıştır. Mahkeme sanıklar hakkında ceza verirken asıl olarak bu yasa hükmünü uygulayacaktır. Halbuki Mahkemenin iptalini istediği 1803 sayılı Af Yasasının 2. maddesinin (B) bendinde, yukarıda yazılı yasa maddesinden başka maddeler de yer almaktadır. Mahkemenin görmekte olduğu davanın öteki maddelerle bir ilgisi bulunmamaktadır. O halde, Anayasanın değişik 151. ve 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri gereğince, itiraz yoluyla gelen bu işte esasın incelenmesi, Mahkemenin uygulama durumunda olduğu yasa hükmü ile sınırlandırılmalıdır.

Nihat O. Akçakayalıoğlu, bu görüşe katılmamıştır.

4- İlk inceleme evresinde yukarıda açıklanan sorunların incelenmesi sonunda:

Dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından işin esasının 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Yasanın 2. maddesinin (A) bendine yönelen itirazın Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle, aynı Yasa maddesinin (B) bendinin, Türk Ceza Kanununun 213. maddesiyle sınırlı olarak incelenmesine, Şahap Arıç ve Halit Zarbun’un, 1803 sayılı Kanunun esasta yasama meclisleri kararı niteliğinde olduğundan incelemenin Anayasa Mahkemesinin görevi dışında bulunduğu ve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun da (B) bendini tümünün incelenmesi gerektiği yolundaki karşıoylariyle ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İtiraza ilişkin rapor, sınırlama kararı uyarınca Anayasaya aykırılığı ileri sürülen kural, Mahkemenin itirazının gerekçesi, Anayasaya aykırılık görüşüne dayanak gösterilen Anayasa maddesi, bunlarla ilişkili gerekçeler, başka yasama belgeleri ve konu ile ilgili bulunan öteki metinler okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Anayasa Mahkemesinin 2.7.1974 günlü, 19/31 sayılı kararıyla saptanmış olan ilkelerin ışığı altında, ilk aşamada, itiraz konusu kuralın oluşum biçimi tartışılmıştır.

1803 sayılı Kanun teklifi Millet Meclisinden 24 madde olarak

çıktığı halde Cumhuriyet Senatosu kapsamlarını da değiştirerek 23 maddelik bir

tasarı halinde getirmiş ve böylece Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasını

harekete geçirtmiştir. Bu kuralın işleyiş koşulları ve gerekçeleri 12.7.1974

günlü, 14943 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2.7.1974

günlü, 19/31 sayılı kararında açıklanmış olup, bu kez yapılan tartışma sonunda

çoğunluk aynı görüşte birleşmiş ve itirazcı Mahkemenin uygulayacağı, 1803

sayılı Kanununun 2. maddesinin (B) bendini aynı ilkelerle Türk Ceza Kanununun

213. maddesi açısından incelemiştir. Buna göre, iki Yasama Meclisinin üzerinde

uyuştukları kurallar dışında kalan tüm maddeler topluca bir “metin” olarak

Millet Meclisinin oyuna sunulmak gerekirken, her iki maddenin ayrı ayrı

oylanması yoluyla Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrasında belirlenen

kurala aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.

Bu görüşe, Muhittin Gürün ve Nihat O. Akçakayalıoğlu değişik gerekçe ile katılmış;

Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi ise katılmamışlardır.

2- İptal hükmünün yürürlüğe giriş günü sorunu:

Anayasanın 152. maddesinin ikinci fıkrası ile saptanmış ilkeye göre, özel bir durum zorunlu kılmıyorsa, iptal hükmünün yürürlüğe gecikilmeksizin konulması asıldır. İnceleme konusu olayda da Anayasaya aykırılığı anlaşılmış bir kuralın yürürlüğünü sürdürmesi için bir zorunluluk saptanmamış ve bu nedenle de iptal hükmü için ayrı bir yürürlük günü kararlaştırılmasına gerek görülmemiştir.

Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu ise bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

1- 15.5.1974 günlü, 1803 sayılı Kanunun 2. maddesinin (B) bendindeki kuralın Millet Meclisinde Anayasanın 92. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne aykırı olarak oylanmış bulunması nedeni ile biçim yönünden ve Türk Ceza Kanununun 213. maddesi açısından iptaline Muhittin Gürün ile Nihat O. Akçakayalıoğlu’nun değişik gerekçeleriyle ve Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ahmet Koçak ve Ahmet Salih Çebi’nin karşıoylariyle ve oyçokluğu ile,

2- İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına yer olmadığına Şahap Arıç, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu’nun karşıoylariyle ve oyçokluğu ile,

3.4.1975 gününde karar verildi.

Başkan

Muhittin

TAYLAN

Başkanvekili

Kâni VRANA

Üye

Şahap ARIÇ

Üye

Ahmet AKAR

Üye

Halit ZARBUN

Üye

Ziya ÖNEL

Üye

Abdullah ÜNER

Üye

Ahmet KOÇAK

Üye

Muhittin GÜRÜN

Üye

Lûtfi ÖMERBAŞ

Üye

Hasan GÜRSEL

Üye

Ahmet Salih

ÇEBİ

KARŞIOY YAZISI

Anayasa Mahkemesince;

a) İlk inceleme evresinde görev sorunu tartışılarak, itirazın incelenmesinin Anayasa Mahkemesinin görevine girdiğine;

b) 1803 sayılı Af Kanununun itiraz konusu maddelerinin biçim yönünden iptaline;

c) İşin niteliğine göre Anayasanın değişik 152 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca kararlaştırılmasına yer olmadığına oyçokluğuyla karar verilmiştir. Anayasaya uygun görmediğimden kararın bu kısımlarına katılmıyorum.

Bu konulardaki karşıoylarım; (21 Ocak 1975 gün ve 15125 sayılı Resmî Güzetede yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 1974/34, 1974/50 sayı ve 20.11.1974 günlü) kararındaki karşıoy yazımın I, II, III nolu bentlerinde tafsilatlı olarak yazdığım karşıoyların prensipleri itibariyle aynı nitelikte olduğundan, bunların burada tekrarına lüzum görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle Anayasa Mahkemesinin bu kararının Anayasaya uygun olmadığını bildirdiğim kısımlarına, sözü geçen karşıoy yazımın I, II, III nolu bentlerinde gösterilen nedenlerle karşıyım.

Üye

Adil ESMER

Üye

Nihat

O.AKÇAKAYALIOĞLU

Üye

Ahmet H.BOYACIOĞLU

KARŞIOY YAZISI

21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahkememizin 28.11.1974 günlü, 1974/34-50 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımda açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun bu kararına da katılmıyorum.

Üye

Şahap ARIÇ

KARŞIOY YAZISI

21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 28.11.1974 gün ve 1974/34 Esas ve 1974/50 sayılı kararında açıkladığım nedenlerle çoğunluğun görev ve süreye ilişkin görüşlerine katılmıyorum.

Üye

Halit ZARBUN

KARŞIOY YAZISI

Cumhuriyetin 50 nci Yılı Dolayısıyle çıkarılan 1803 sayılı Af

Kanununun 2. maddesinin (B) bendinin; Millet Meclisinde Anayasanın 92.

maddesinde yazılı biçimde oylanmamış olması nedeniyle ve esasa girişilmeksizin

biçim yönünden (Türk Ceza Kanununun 213. maddesi açısından) iptaline karar

verilmiştir. Böyle olunca sözü edilen hükmün yasama organınca yeniden ele

alınıp düzenlenmesi mümkün olduğundan yasama organına bu yetkisini kullanabilme

olanağının sağlanması zorunluğu ortaya çıkmaktadır. Yasama organının bu

yetkisini kullanabilmesi de Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi

hususunda Anayasanın 152. maddesi ile 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü

fıkrası gereğince uygun bir sürenin tanınmasına bağlı bulunmaktadır. Böyle bir

süre verilmediği takdirde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Resmî Gazetede

yayımlandığı tarihde sözü edilen Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendindeki

kural yürürlükten kalkacak ve bu suretle yasama organının maddeyi yeniden

düzenlenmesine imkân kalmayacak ve bunun sonucu olarak da bu gibi Rüşvet alma

suçundan sanık olanlar kanun koyucunun istek ve iradesi hilâğına genel af

kapsamı içine girmiş olacaklardır.

Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinde bir süre kabul edilmek için herhalde (iptal hükmünün kamu düzenini tehdit edici yasal bir boşluğun meydana gelmesi)ne gerek yoktur. Anayasanın 152. maddesinde; Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi kararlaştırabilmesi için böyle bir şart aranmamış ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı Kanunun 50. maddesinde ise; Anayasa Mahkemesinin, gerekli gördüğü hallerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği hükme bağlanmıştır.

Görülüyor ki: İptal hükmünün yürürlüğe girmesinde bir süre verilmesi için her halde (Kanunda kamu düzenini tehdit edici bir boşluğun) meydana gelmesi gerekmemekte ve (gereken hallerde) de böyle bir sürenin verileceği öngörülmektedir.

Anayasanın 152. maddesiyle 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü fıkrasında yer almış olan (gereken haller) in olayda gerçekleşmiş olup olmadığı sorununa gelince:

Anayasanın 64. maddesi hükmüne göre genel ve özel af ilân etmek yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Affın ölçüsünün saptanması da bu yetki cümlesinden bulunmaktadır. Kanun koyucu da bu yetkisine dayanarak 1803 sayılı Af Kanununda bir bölüm suçları ve cezaları tamamen affederken bir bölüm suçların cezalarından 12 yılını, diğer bir bölüm suçların cezalarından da 5 yılını affetmeyi uygun bulmuş ve bu arada Türk Ceza Kanununun 213. maddesinde yazılı Rüşvet alma suçlarını genel affa değil özel affa tabi tutmayı öngörmüştür.

Kanun koyucu, yukarıda da açıklandığı gibi 1803 sayılı Af Kanununun 2. maddesinin (B) bendinde bu gibi suçların genel değil özel affa tabi tuttuğuna ve Af Kanununun bu hükmü Anayasa Mahkemesince esası incelenmeksizin biçim yönünden iptal edilmiş olduğuna göre yasama organının bu hükmü yeniden düzenlemek imkânını sağlayacak bir süre verilmediği takdirde iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesi ile bu suçlular dahi, kanun koyucunun istek ve iradesi dışında 12 yıllık aftan yararlanmış olacaklardır.

Gerek Anayasada ve gerek 44 sayılı kanunda, biçim yönünden yapılan iptallerde süre verilmeyeceğine dair kısıtlayıcı bir kayıt yoktur. Aksine Anayasanın 152. ve 44 sayılı Kanunun 50. maddelerindeki süre ile ilgili kurallar, gerek biçim ve gerek esas yönünden olsun bütün iptal kararlarını ve af kanunları da dahil bütün kanunları kapsayacak nitelikte ve genişliktedir.

Yukarıda yazılı nedenlerle meydana gelen zorunluk dolayısıyle Anayasanın 152. maddesi gereğince iptal hükmünün yürürlük tarihinin ayrıca saptanması gerekir. Süre verilmemesi kararına karşıyım.

Üye

Ziya ÖNEL

KARŞIOY YAZISI

21.1.1975 günlü ve 15125 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Esas: 1974/34, Karar: 1974/50 sayılı Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin karşıoy yazımın 3 numaralı bendinde açıkladığım gerekçe ile, çoğunluğun bu kararının aynı konu ile ilgili kısmına katılmıyorum.

Üye

Abdullah ÜNER

KARŞIOY YAZISI

Yukarıki kararda (1975/58-67), kanun teklif ve tasarılarının

Cumhuriyet Senatosundaki görüşmeleri sonucunda, Millet Meclisince kabul edilmiş

bulunan madde metinlerinin değiştirilmesi ve Millet Meclisince de bu

değişikliklerin benimsenmemesi nedeniyle sorunun, Anayasanın 92. maddesinin

beşinci fıkrası gereğince Karma Komisyona gitmesi halinde, benimsenmeyen

maddelere ilişkin olarak Cumhuriyet Senatosunca, Karma Komisyonca ve Millet

Meclisince düzenlenen metinlerin tümünün üç ayrı liste halinde ve her listenin

toptan Millet Meclisinde oylanmaları gerektiğini öne sürülerek, 1803 sayılı Af

Kanunu hakkında bu yolda işlem yapılmıyarak maddelerin ayrı ayrı oya sunulmuş

olmaları, Anayasaya aykırılık nedeni sayılmış ve iptal kararı bu gerekçeye

dayandırılmıştır.

Bu görüş, Anayasanın, hem 92. maddesine, hem de temel ilkelerine aykırı bulunmaktadır.

İptal kararının dayandırılması gereken düşünceler ise 2.7.1974 ve 28.11.1974 günlü ve (1974/19-1974/31), (1974/39-1974/51) sayılı Anayasa Mahkemesi kararlarına ilişkin karşıoy yazılarımda genişliğine belirtilmiş olduğundan tekrarı gereksiz bulunmuştur. (Resmî Gazete-günler: 12.7.1974, 29.1.1975; sayılar: 14943: S: 9-12; 15133: S. 19-20)

Söz konusu karşıoy yazılarımda açıklanan nedenlerle bu kararın gerekçesine katılmıyorum.

Üye

Ahmet KOÇAK

KARŞIOY YAZISI

29.1.1975 günlü ve 15133 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahkememizin 28.11.1974 gün ve 1974/39-51 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımın 2 numaralı bendinde açıkladığım gerekçelerle, çoğunluğun iptal hakkındaki görüşlerine karşıyım.

Üye

Muhittin GÜRÜN

KARŞIOY YAZISI

T.C. Anayasası 92. madde 5. fıkrası hükmünün işletiliş koşul biçimi yönünden “oylanacak metin” ile “oylama usulü” için, 14943 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahkememiz 2.7.1974 gün ve 19/31 sayılı kararına bağlı karşı oy yazımda açıkladığım,

1803 sayılı kanunun 2. maddesi (B) bendinin taşıdığı ayrıcalık kuralı niteliği üzerine, aynı madde (A) bendi yönünden de geçerli olarak ve Resmî Gazete’nin 15125 sayısında yayımlanmış Mahkememiz 28.11.1974 günlü karar eki karşıoy yazımda belirttiğim,

yine hemen yukarda sözünü ettiğim 15125 sayılı Resmî Gazetede yer almış karara bağlı karşıoy yazımda, iptâl hükmünün yürürlüğünün bir ileri tarihe bırakılması zorunluğu olarak değindiğim,

Nedenlerle, itiraz konusu hükmün iptâli gerekçesinde ve iptâl hükmü yürürlüğünün bir ileri tarihe bırakılmayışında sayın çoğunluktan ayrılmaktayım.

Üye

Ahmet Salih

ÇEBİ

Üye

Nihat O.

AKÇAKAYALIOĞLU

Anayasa Mahkemesi, E. 1975/58, K. 1975/67, 3 Nisan 1975 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I. Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Taylan
  9. Çebi
  10. Karşıoy Yazısı
  11. O.akçakayalıoğlu
  12. Karşıoy Yazısı
  13. Karşıoy Yazısı
  14. Karşıoy Yazısı
  15. Karşıoy Yazısı
  16. Karşıoy Yazısı
  17. Karşıoy Yazısı
  18. Karşıoy Yazısı
  19. Çebi
  20. Akçakayalıoğlu
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1975/58
Karar No
1975/67
Tarih
3 Nisan 1975

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1975/63 K.1975/68
  • AYM Norm Denetimi E.1975/62 K.1975/81
  • AYM Norm Denetimi E.1975/68 K.1975/69
  • AYM Norm Denetimi E.1975/64 K.1975/76
  • AYM Norm Denetimi E.1975/69 K.1975/77
  • AYM Norm Denetimi E.1975/57 K.1975/78

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.