İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1976/9 K.1976/10

Esas sayısı:1976/9

Esas1976/9Karar1976/10Tarih2 Mart 1976Okuma10 dk · 2.025 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1976/9
Karar No
1976/10
Karar tarihi
2 Mart 1976
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.025 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

Esas sayısı:1976/9

Karar sayısı:1976/10

Karar günü:2/3/1976

Resmi Gazete tarih/sayı:15.7.1976/15647

İtiraz eden : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi.

İtirazın konusu : 9 Temmuz 1953 günlü, 6126 sayılı "Memur Meskenleri İnşası Hakkında 4626 sayılı Kanuna Ek Kanun" un 1. maddesinin birinci fıkrasının son tümcesinde yer alan "Bu kararlara karşı idari ve kazai merciler nezdinde itiraz, bu kararların icra ve infazını durduramaz." hükmünün Anayasa'ya aykırılığı öne sürülerek iptali istenmiştir.

I-

OLAY

Davacı,

İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, İstanbul Vakıflar

İdaresinde görev yaparken re'sen emekliye sevkedildiğini, kendisine 6760 sayılı

Teşkilât Kanunu uyarınca oturması için tahsis edilen dairenin boşaltılması

gerektiği tebliğ edildiğini, oysa emeklilik işleminin iptali ve yürütmenin

durdurulması dileğiyle Danıştaya başvurduğunu açıklayarak davalı Vakıflar

İdaresinin haksız muaraza ve müdahalesinin önlenmesinin ve ihtiyati tedbir

olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece önce altı

ay süre için icranın ertelenmesine karar verilmiş, davalı İdare 6126 sayılı

Yasanın 1. maddesinde yer alan "Bu kararlara karşı idari ve kazai merciler

nezdinde itiraz, bu kararların icra ve infazını durduramaz." hükmüne

dayanarak itirazda bulunmuş, Mahkemece itirazın reddine, tedbirin

kaldırılmasına yer olmadığına, daha sonra da, davacının başvurması üzerine,

tedbirin dava sonuna kadar sürdürülmesine karar verilmiştir.

Davacı bu arada 6126 sayılı Yasanın 1. maddesinde yazılı "Bu kararlara karşı idari ve kazai merciler nezdinde itiraz, bu kararların icra ve infazını durduramaz" hükmünün Anayasaya aykırı olduğunu öne sürerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını istemiştir. Mahkeme, Anayasaya aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varmış ve itiraz konusu Yasa hükmünün iptali dileğiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

III-

METİNLER

A-

İtiraz konusu Yasa hükmü :

9/7/1953 günlü, 6126 sayılı "Memur Meskenleri inşası Hakkında 4626 saydı Kanuna Ek Kanun" un 1. maddesi şöyledir:

"Madde

l- Genel bütçeye dahil dairelerde çalışan ve münhasıran bu sıfatlarından dolayı

kendilerine bedelli veya bedelsiz mesken olarak tahsis edilmiş binalarda oturan

memur ve müstahdemlerden emekliye ayrılanlar, istifaen çekilenler, başka bir

yere nakil ve tayin olunanlar, vekâlet emrine alınanlar, işten menedilenler,

kadro dolayısiyle açıkta kalanlar ve her ne suretle olursa olsun bu sıfatları

zail olanlar, tahsis yapıldıktan sonra aynı mahalde kendisine, karısına veya

evli bulunmayan çocuğuna ait evi bulunduğu anlaşılanlar ve bunların ölümü

halinde bu binalarda birlikte oturmakta bulunan aileleri, yönetmelikte tayin

edilen süreler içinde bu evleri boşaltmaya mecburdurlar. Bu süre içinde

boşaltılmadığı takdirde, başkaca tebligata lüzum kalmadan bu evler vilâyetlerde

valilerin, kazalarda kaymakamların, nahiyelerde nahiye müdürlerinin kararı ile

bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Bu kararlara karşı idari ve kazai

merciler nezdinde itiraz, bu kararların icra ve infazını durduramaz.

Yetkili merciler tarafından kendisine tahsis yapılmadan bu evleri işgal edenler hakkında da yukarıki hükümler uygulanır."

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, bu maddenin birinci fıkrasının son tümcesi olan "Bu kararlara karşı idari ve kazai merciler nezdindc itiraz, bu kararların icra ve infazını durduramaz." hükmünün iptalini istemektedir.

B-

İlgili Yasa hükümleri :

l- 27/6/1956 günlü, 6760 sayılı "Vakıflar Umum Müdürlüğü Vazife ve Teşkilâtı Hakkında Kanun" un 16. maddesi şöyledir :

"Madde 16- Merkez ve vilâyetlerde bulunan vakfa ait mesken vasfını haiz gayrımenkullerden bir kısmı Başvekâletin tensibiyle idare memurlarının ikametlerine tahsis edilebilir.

4626 sayılı Kanunun 5 nci maddesinin 2 ve 3 ncü fıkraları ile 6126 sayılı Kanun hükümleri ve bu gayrımenkuller hakkında da tatbik olunur.

Bu tahsislerin kimlere ve ne suretle yapılacağı bir talimatname ile tayin edilir."

2- 18/7/1944 günlü, 4626 sayılı "Memur Meskenleri inşası Hakkında Kanun" un 5. maddesi şöyledir :

"Madde 5- Bu Kanun mucibince inşa ettirilecek evlere ait tahsi satın sarf şekli ve inşası biten evlerin idare, kira ve tamir tarzları icra Vekilleri Heyetince tesbit edilir.

Bu inşaatın yapıldığı şehir ve kasabalarda mesken veya akarı olan memurlar inşa edilen evlerden istifade edemezler.

Devlete ait meskenlerde oturacak memurlardan alınacak kira, aylıklarından kesilmek suretiyle istifa olunur.

Hazine uhdesindeki binalardan Maliye Vekilliğince bu maksada tahsisine lüzum görülenler hakkında dahi yukarıdaki fıkralar hükmü tatbik edilir."

C-

Dayanılan Anayasa hükümleri ;

"Madde 8- Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz.

Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır."

"Madde 114- (20/9/1971 günlü, 1488 sayılı Kanunla değişik) İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır.

Yargı yetkisi, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini sınırlayacak tarzda kullanılamaz. İdari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemez.

İdarenin işlemlerinden dolayı açılacak davalarda süre aşımı, yazılı bildirim tarihinden başlar.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."

"Madde 132- Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa'ya, kanuna, hukuka ve vicdani kanaatlarına göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."

IV.

İLK İNCELEME:

Anayasa Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında; itiraz yoluna başvuran Mahkemenin Anayasaya aykırılığını ileri sürdüğü Yasa metni ile ilgili öteki metinler, itiraza ilişkin Mahkemenin gerekçeli kararı ve ekleri okunup incelendikten sonra işin esasına geçilmeden aşağıdaki sorunlar üzerinde durulmuştur ;

A- Davanın, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin görevine girip girmediği sorunu :

Anayasanın

değişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine göre,

mahkemeler herhangi bir kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı görürler veya böyle bir

iddianın ciddi olduğu kanısına varırlarsa, söz konusu yasa hükmünün Anayasa'ya

uygunluk denetiminden geçirilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurabilirler. Bu

yetkinin kullanılabilmesi için herşeyden önce mahkemenin elinde bakmakta olduğu

bir davanın varlığı gerekmektedir. Ayrıca Anayasa'ya uygunluk denetiminden

geçirilmesi istenen Yasa hükmünün de bu davada uygulama alanı bulunmalıdır.

Anayasa'nın "bir davaya bakmakta olan mahkeme" diye nitelediği

mahkeme, her halde o davaya bakmaya, yani uyuşmazlık konusu işi çözmeye veya

suç sayılan eylemi işleyeni kanun hükümleri çerçevesinde, yargılamaya görevli

mahkeme olmak gerekir. Çünkü mahkemelerin görevleri, Anayasa'nın 136. maddesi

uyarınca ancak kanunla düzenlenir. Bu açıdan bakıldığında görev sorununun kamu

düzeni ile ilgili olduğunu, bireylerin iradeleriyle bu sorunun çözülemeyeceğini

kabul etmek gerekir. Böyle olunca; Anayasa Mahkemesi de kendisine Anayasa

denetimi için itiraz yolu ile getirilen bir davada, itiraz eden mahkemenin,

kanun hükümlerine uygun olarak, o davaya bakmaya görevli olup olmadığını

saptamak zorunluğundadır. Şu halde mahkemenin elindeki davanın, Anayasa'nın

151. maddesi yönünden var sayılabilmesi için yöntemince açılmış, mahkemenin

görevine giren, geçerli bir dava olması Anayasa denetimi için öngörülen koşullardan

biridir.

Bu

koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda doğrudan doğruya inceleme yaparak

karar vermek, Anayasa Mahkemesinin salt yetkisi içindedir. Bu yetkinin

kullanılmasını; Anayasa Mahkemesinin, sanki o davada, mahkemenin görev sorununu

çözen bir üst merci olması gibi, Anayasa dışı bir sıfat ve nedene bağlama

olanağı yoktur. Mahkemeler kendi zincirleme bütünlükleri içinde yargısal

denetime bağlıdırlar. Anayasa Mahkemesi ise, sadece kendisine özgü anayasal

denetim yetkisini kullanabilme açısından ve ancak bu amaçla itirazcı mahkemenin

görevini saptamak ve ondan sonra kendi görevini yerine getirmek zorundadır. Bu

nedenle kendi görevini yerine getirirken yaptığı bir inceleme dolayısiyle,

Anayasa Mahkemesinin öteki mahkemeler karşısında bir üst inceleme görevi

yaptığı anlamım çıkarmaya Anayasa'nın 151. maddesi elverişli değildir.

İtiraz

yoluna başvuran İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin elindeki davanın konusu

özetle şöyledir: Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Başmüdürlüğünde görevli iken

emekliye sevkedilen davacıya, 6760 sayılı Yasanın 16. maddesi ve bu husustaki

yönetmelik uyarınca tahsis edilen idareye ait dairenin boşaltılması tebliğ

edilmiştir. Davacı boşaltma isteğine karşı çıkmakta ve kimi nedenler ileri

sürerek çekişmenin önlenmesini mahkemeden istemektedir, İddia ve savunmanın

dayanağını 6760, 4626 ve 6126 sayılı Kanun hükümleri oluşturmaktadır. 27/6/1956

günlü, 6760 sayılı "Vakıflar Umum Müdürlüğü Vazife ve Teşkilâtı Hakkında

Kanun"un 16. maddesinde; merkez ve vilâyetlerde bulunan vakfa ait mesken

vasfını haiz taşınmazlardan bir kısmının Başbakanlığın onayiyle idare

memurlarının oturmasına tahsis edilebileceği, bu gibi taşınmazlar için 4626

sayılı Yasanın 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarıyle 6126 sayılı Yasa

hükümlerinin uygulanacağı, tahsislerin kimlere ve nasıl yapılacağının bir

yönetmelikle saptanacağı açıklanmaktadır. 18/7/1944 günlü, 4626 sayılı Memur

Meskenleri İnşaası Hakkında Kanunun 5. maddesinin ikinci ve üçüncü

fıkralarında, kendilerine konut tahsis edilenlerde aranacak koşullar ve kira

bedelinin tahsili yöntemi belirtilmektedir. Aynı Kanuna ek 9/7/1953 günlü, 6126

sayılı Yasanın birinci maddesinde ise, hangi hallerde konutların boşaltılması

gerektiği, yönetmelikte belirlenen sürede boşaltılmayan konutlardan

ilgililerin, ayrıca tebligata hacet kalmadan, illerde valinin, ilçelerde

kaymakamın, bucaklarda bucak müdürünün karariyle bir hafta içinde zorla

çıkartılmaları hükme bağlanmakta ve bu kararlara karşı idari ve kazai merciler

nezdinde yapılacak itirazların, kararın icra ve infazını durduramıyacağı

açıklanmaktadır.

Kanun hükümlerinin incelenmesinden, açıkça görülmektedir ki, gerek konut tahsis işlemi, gerek konutun boşaltılması işlemi yönetim tasarrufları niteliğindedir. Her ne kadar oturma karşılığında idarece tahsil olunan paraya kanunda kira parası adı verilmişse de, idare ile ilgililer arasındaki ilişki bir özel hukuk ilişkisi olmayıp, kamu hukukuna dayanan bir ilişkidir ve uyuşmazlık bu ilişkiden doğmaktadır. Böyle olunca, niteliği bakımından bu davaya bakmak adalet yargı yerlerinin değil, idare yargı yerlerinin görev alanına girer.

Anayasal denetim açısından görev sorunu böylece çözüldükten sonra, İstanbul Asliye 10. Hukuk Mahkemesinin dava konusu Yasa kuralının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkili olmadığı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır, itirazın, başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekmektedir.

Nihat O. Akçakayalıoğlu ek gerekçe yazma hakkını saklı tutmuş, Halit Zarbun, Ziya önel, Sekip Çopuroğlu, Ahmet Salih Çebi, Âdil Esmer, Ahmet H. Boyacıoğlu yukarıda açıklanan görüşe katılmamışlardır.

B-

Bu sonuca göre; başvuran Mahkemenin, dava dosyasının İlgili bölümlerini göndermeyip aslım göndermesinin 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddesine aykırılığı ve davada uygulanacak kanun hükmünün niteliği üzerinde durmaya gerek kalmamıştır.

V-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

İtirazın, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun ek gerekçesi ve Halit Zarbun, Ziya Önel, Sekip Çopuroğlu, Ahmet Salih Çebi, Adil Esmer, Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşıoylariyle ve oyçokluğu ile;

2/3/ 1976 gününde karar verildi.

Başkan

Kâni Vrana

Başkanvekili

Şevket Müftügil

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Abdullah Önel

Üye

Ahmet Koçak

Üye

Şekip Çopuroğlu

Üye

Fahrettin Uluç

Üye

Muhittin Gürün

Üye

Hasan Gürsel

Üye

Ahmet Salih Çebi

KARŞIOY

YAZISI

Çoğunluk, itirazın başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine karar vermiştir. Bu sonucun yerinde olup olmadığını ortaya koyabilmek için olayın, dava safahatının ve uygulanan usuli hükümlerin gözden geçirilmesi gerekmektedir.

İtiraz yoluna başvuran mahkeme, elindeki dava dosyasını olduğu gibi Anayasa Mahkemesine göndermiş bulunduğundan bu konuların geniş bir biçimde incelenmesi olanak içine girmiştir.

Dosyadaki belgelere göre, davacıya davalı idare lojman tahsis etmiş ve davacı bu meskende otururken idaresi kendisini re'sen emekliye sevkederek bu meskeni başlatmasını istemiştir. Davacı emeklilik işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştaya başvurmuş, davalı idarenin haksız muaraza ve müdahalesinin önlenmesini ve ihtiyati tedbir yoluyla da icranın ertelenmesini ayrıca mahkemeden istemiştir.

Davalı idare vekili tarafından mahkemeye verilen 12/5/1975 günlü cevap lâyihasında görev itirazında bulunulmuş ve görevin idari yargıya taallûk ettiği ve adli yargı ile bir ilgisi olmadığı öne sürülmüştür. Mahkeme bu konuyu karara bağlamamış, davacının öne sürdüğü Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bularak dosyayı Anayasa Mahkemesine göndermiştir.

Mahkemelerin

görevi kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın her evresinde hukuk

mahkemelerinin görevine itiraz edilebilir ve böyle bir itiraz üzerine de derhal

bir karar verilerek o davanın mahkemenin görevi içinde olup olmadığının

belirtilmesi gerekmektedir. 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu

hakkındaki yasa hükümlerinde öngörülen yönteme uyduğu takdirde görev itirazının

reddi üzerine, davalı idarenin, Başkan veya Vali aracılığı ile Danıştay Başkanun

sözcüsüne başvurmak ve uyuşmazlık çıkarmak yetkisinin bulunduğu açıktır. Oysa

itiraz yoluna başvuran mahkemece bu defa görevli olup olmadığı tartışılmış ve

karara bağlanmış değildir ve böylece bu mahkemenin, Anayasanın 151. ve 44

sayılı Yasanın 27. maddeleri uyarınca davaya bakmakta olan mahkeme niteliğini

kazanıp kazanmadığı belli olmamıştır. Öte yandan görev itirazının mahkemece

kabulü halinde işin mahkemenin elinden çıkacağı ve böylece başvurma yolunun

kapanacağı açıktır. Bundan başka mahkemenin görevine yönelen böyle bir itirazı

susmakla geçiştirmeye ve bu susuşu itirazın reddi anlamında saymaya da olanak

yoktur. Mahkemenin görevine giren ve çözülmemiş olan bir sorun hakkında Anayasa

Mahkemesinin onun yerine geçerek işi incelemesi ve karara bağlaması

olanaksızdır.

Bu itibarla itirazın noksan olarak geldiği açıkça belli olduğu için görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın geri çevrilmesi gerekirken, üst mahkeme hatta itiraz yoluna başvuran mahkeme yerine geçerek yetkisizlik yönünden itirazı reddeden çokluk görüşüne karşıyız.

Üye

Adil Esmer

Üye

Nihat

O. Akçakayalıoğlu

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

Yukarıdaki gerekçeye aynen katılıyoruz.

Üye

Ahmet Salih Cebi

Üye

Adil Esmer

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

EK

GEREKÇE

5/5/1975 ve 12/5/1975 günlü, dilekçeleri ile, yani 16/6/1975 günlü ilk oturumdan önce, davalı vekili, davayı görmenin idari yargı işi olduğunu açıklıkla ileri sürmüş fakat mahkeme, bunu yanıtlayıcı "görev kararı" vermemiştir.

İşe el koyusuna karşı çıkılan yerel mahkemenin, bu konuyu bir karara bağlayıp 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kurulması Hakkında Kanun'un 8. maddesini işleterek, davayı esastan çözümleyebilme yetkisini kazanmadan anayasal denetim isteğinde bulunması, Anayasa'nın bu yolu düzenleyen 151. maddesi ile ortaya konmuş "bir davaya bakmakta olan mahkeme" olabilme koşulu ile bağdaşamaz.

Mahkemenin anayasal itirazının öncelikle bu nedenle reddi gerekir.

Üye Halit · Zarbun Üye Ziya · Önel Üye Şekip · Çopuroğlu Üye Nihat O. Akçakayalıoğlu

Anayasa Mahkemesi, E. 1976/9, K. 1976/10, 2 Mart 1976 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-
  4. Olay
  5. Iıı-
  6. Metinler
  7. A-
  8. B-
  9. C-
  10. İlk İnceleme:
  11. B-
  12. V-
  13. Karşıoy
  14. Yazısı
  15. O. Akçakayalıoğlu
  16. H. Boyacıoğlu
  17. H. Boyacıoğlu
  18. Ek
  19. Gerekçe
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1976/9
Karar No
1976/10
Tarih
2 Mart 1976

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1976/8 K.1976/11
  • AYM Norm Denetimi E.1976/14 K.1976/12
  • AYM Norm Denetimi E.1976/16 K.1976/13
  • AYM Norm Denetimi E.1976/17 K.1976/14
  • AYM Norm Denetimi E.1975/183 K.1976/15
  • AYM Norm Denetimi E.1975/193 K.1976/16

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.