İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1977/100 K.1977/148

Esas sayısı:1977/100

Esas1977/100Karar1977/148Tarih22 Aralık 1977Okuma15 dk · 2.901 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1977/100
Karar No
1977/148
Karar tarihi
22 Aralık 1977
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.901 kelime·15 dk okuma·9 bölüm

Esas sayısı:1977/100

Karar sayısı:1977/148

Karar günü:22/12/1977

Resmi Gazete tarih/sayı:29.4.1978/16273

İtiraz yoluna başvuran: Tire Asliye Hukuk Mahkemesi.

İtirazın konusu : 18/4/1972 günlü, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun Geçici 3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu öne sürülerek iptali istenmiştir.

I.

OLAY

Tarım Kredi Kooperatifi Yönetim Kurulu üyesi oldukları sırada Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünce görevlerine son verilen davacılar Mahkemeye başvurarak işlemin iptalini istemişlerdir. Davalılar hakkında yapılan işlemin dayanağını 18/4/1972 günlü, 1581 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan kuralın oluşturduğunu kabul eden Mahkeme, bu madde hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varmış ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

III-

METİNLER

1- İptali istenen Yasa kuralı:

"Geçici Madde 3- T.C. Ziraat Bankası:

a) Merkez Birliği kuruluncaya kadar; bütün Kooperatif ve Bölge Birlikleri için Merkez Birliğine, Bölge Birlikleri kuruluncaya kadar Bölge Birliklerine ait;

b) Merkez Birliği kurulduktan sonra; Bölge Birlikleri çalışma alanına dahil edilmeyen Kooperatifler için Bölge Birliğine ait;

Görevleri yapar ve yetkileri kullanır."

2- Dayanılan Anayasa Kuralları :

Başlangıç:

Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;

Anayasa ve Hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;

Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, millî şuur ve ülküler etrafında toplayan, ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;

"Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesinin, Milli Mücadele ruhunun, millet egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahib olarak;

İnsan hak ve hürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için;

Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasa'yı kabul ve ilân ve onu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinle ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete aşık evlâtlarının uyanık bekçiliğine emanet eder.

Madde 10- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar.

Madde 11- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasa'nın diğer maddelerinde gösterilen özel sebeplerle, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.

Kanun, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.

Bu Anayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak, nitelikleri Anayasa'da belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz.

Bu hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.

Madde 29- Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılışında uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın korunması maksadıyle sınırlar koyabilir.

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

Dernekler, kanunun gösterdiği hallerde hâkim karariyle kapatılabilir. Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, hâkim kararına kadar kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle faaliyetten alıkonulabilir.

Madde 51- Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.

IV.

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi; 13/10/1977 gününde Kani Vrana, Şevket Müftügil, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Sekip Çopuroğlu, Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün , Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Âdil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyle İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında aşağıda açıklanan konu üzerinde durmuştur:

18/4/1972

günlü, 1581 sayılı, Yasa, Tarım Kredi Kooperatiflerini aşamalı bir örgütlemeye

bağlı tutmuştur. Bu Yasanın 1. maddesinde en küçük ünite olarak Tarım Kredi

Kooperatifleri öngörülmüş; bir veya birkaç il içindeki kooperatiflerin Bölge

Birliklerini, en az beş Bölge Birliğinin de Merkez Birliğini oluşturacağı hükme

bağlanmıştır. Merkez Birliği tek üst kuruluş olup Ankara'dadır. Yasanın 3.

maddesinde ise kooperatiflerin, Bölge Birliklerinin ve Merkez Birliğinin görev

ve yetkileri ayrı ayrı gösterilmiştir. Yasa, bu örgütlenmenin tamamlanmasına

kadar olan süre içinde üst aşamalardaki görev ve yetkilerin, geçici olarak

nasıl ve hangi kuruluşlarca kullanılacağını ayrıca göstermiştir. Geçici 3.

madde hükmünce bu görev ve yetkileri Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası

üstlenmiştir. Maddenin (a) bendine göre, Merkez Birliği kuruluncaya kadar

Merkez Birliğine, Bölge Birlikleri kuruluncaya kadar Bölge Birliklerine ait

görev ve yetkiler Bankaca kullanılacaktır, (b) bendine göre, Merkez Birliği

kurulduktan sonra, Bölge Birlikleri çalışma alanına girmeyen kooperatifler için

Bölge Birliklerine ait görev ve yetkiler Bankaca yerine getirilecektir.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgelere göre, olan zamanında Merkez Birliği henüz kurulmamıştır. Davacıların Yönetim Kurulu Üyesi oldukları Tarım Kredi Kooperatifinin, Bölge Birlikleri çalışma alanı dışında tutulduğu da ileri sürülmüş değildir. O halde davada geçici 3. maddenin (b) bendinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın, maddenin (a) bendi hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasına tanıdığı yetkinin kullanılması dolayısıyle ortaya çıktığı anlaşıldığından, esasa ilişkin incelemenin (a) bendi ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

Böylece yapılan ilk inceleme sonunda verilen karar şöyledir: Dosyanın eksiği bulunmadığından, işin esasının 18/4/1972 günlü, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun Geçici 3. maddesinin (a) bendi ile sınırlı olarak incelenmesine,

13/10/1977 gününde oybirliğiyle karar verildi."

V.

ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, Mahkemenin başvurma yazısı ile buna bağlı karar ve belgeler, iptali istenen Yasa hükmü, ilgili Yasa ve Anayasa Kuralları ve öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Toplumda

bireyleri birarada yaşamaya iten nedenler arasında kuşkusuz ekonomik

gereksinmeler başta gelir. Siyasal otoritenin niteliği de bu gereksinmelerin

karşılanmasında ve güvence altına alınmasında tutulan yola göre değişmektedir.

Bu yol ya belirli kişi veya grupların ya da toplumu oluşturan bireylerin

tümünün çıkarları doğrultusunda olabilir. Böylece korunması amaçlanan ekonomik

güvencenin niteliğine göre, toplum yönetiminin demokratik ilkelere yaklaşım

derecesi belli olur. Yüzyıllar boyunca sürüp gelen ekonomik düzende, bu

yaklaşımın yeterince sağlanamadığı saptanınca, bireylerin kendi

gereksinmelerini kendilerinin sağlaması ve karşılıklı yardımlaşma temeline

dayanan büyük ekonomik güçleri oluşturması fikri ortaya atılmıştır. Demokratik

düşünce kültürünün bir ürünü olarak geçen yüzyılın ortalarından beri varlığını

kabul ettiren bu ekonomik sistem, kooperatifçilik adı altında, özellikle batı

uygarlığının önderliğini yapan ülkelerde giderek büyük önem kazanmıştır.

Bireylerin

kooperatif çatısı altında birleşmeleri ve böylece anamal egemenliğine dayanan

geleneksel ekonomik düzenin baskısından kurtulmaları, yeni bir demokratik ve

sosyal adeletci hukuk düzeninin de temelini oluşturmuştur. Ancak bireysel küçük

ekonomik birimlerin işbirliği yaparak kooperatif hukuk kurumu biçiminde ortaya

çıkmaları memleketimizde kolay olmamıştır. Yurdumuzda orta çağlardan beri sürüp

gelen bireysel ekonomik yapı toplum yaşamımızda egemenliğini henüz bırakmış

değildir. Bu nedenle Cumhuriyet döneminde, yurdun ekonomik yapısında etkin

atılımlar öngörülmüş ve Devlet önderliğinde ticaret ve endüstri kurumlan

meydana getirilmiştir. 29/5/1926 günlü ve 865 sayılı Ticaret Kanunu ile bir

Ticaret Şirketi niteliğinde kabul edilen Kooperatifler için getirilen hükümler,

tarım alanında istenen gelişmeyi sağlayamamış olduğundan, Devlet gözetimi

altında özel kanunlarla Tarım Kredi ve Tarım Satış Kooperatifleri kurulmuştur.

Bu kooperatiflerin Devlet güdümünde tutulmalarının nedeni, özellikle Tarım Sektöründe, çıkarlarını korumakta yeterli bilgi ve tecrübesi olmayan köylü kesiminin zarara uğramaması ve kooperatif kuruluşların ve bunların dayandığı temel felsefenin giderek dejenere edilmemesi ve böylece halkın bu Kurumlara olan saygısını ve güvencesini yitirmemesi düşüncesi olmuştur.

İşte

21/10/1935 günlü, 2836 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Kanununda yer alan

Devletin önderliğine, yardım ve korumasına ilişkin hükümler böyle bir gelişimin

sonucudur. Örneğin; Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulacağı yerlerin Ziraat

Bankasının önerisi ile Ekonomi Bakanlığınca belli edileceğine,

anasözleşmelerinin aynı Bankaca hazırlanacağına, hazırlanan anasözleşmelerin

Ekonomi Bakanlığının onayından sonra Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe

konulacağına, kooperatif ortaklarının ürünleri üzerinde ticaret ve

komisyonculuk yapanların, ürün karşılığı para veya mal olarak kredi verenlerin

kooperatife üye olamayacaklarına, Kooperatifin ve birliklerin işlemlerinin

Ziraat Bankası ile Ekonomi Bakanlığının mürakabasına bağlı tutulacağına,

gerektiğinde Yönetim Kurullarını ve yöneticileri görevden çıkarmaya Bakanlığın

yetkili olacağına, genel kurul kararlarının Ziraat Bankasının onayından sonra

uygulanabileceğine ilişkin kurallar sözü geçen kanunda öngörülmüştür.

Yurdumuzda

kooperatifçiliğin yukarıda açıklanan gelişimi bu konudaki hukuk düzenini de etkilemiştir.

18/4/1972 günlü, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu bu gelişimin bir

ürünüdür. Gerçekten bu yasa, kırsal bölgelerimizin tarımsal örgütlenmesi ve

kalkınması amacına, giderek kökleşen ve yaygınlaşan demokratik ilkeler

çerçevesinde, bir yaklaşım sağlamıştır. Ancak bu demokratik yaklaşımın

oluşturduğu kuruluşların kimi aşamalarında, geçici düzenlemelerin öngörülmesini

doğal karşılamak gerekir. Çünkü Anayasa'nın 52. maddesi de Devleti; halkın

gereği gibi beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun yararına uygun olarak

artırılmasını sağlayacak, tarım ürünlerini ve tarımla uğraşanların emeğini

değerlendirecek yasal ve yönetimsel önlemleri almakla yükümlü tutmuştur.

Demokratik bir yöntem içinde Kooperatifçiliğin geliştirilmesinde, tarımın ve çiftçiliğin korunmasında ve böylece sosyal dengenin sağlanmasında önemli bir örgütlenme olan Tarım Kredi Kooperatiflerinin hukuksal yapısına bu açıdan bakılınca, saptanacak durum şöylece özetlenebilir:

Tarım üreticileri, ekonomik çıkarlarını korumak ve özellikle meslek ve geçimleri ile ilgili gereksinmelerini sağlamak amacı ile karşılıklı yardım ilkesine dayanan ve tüzel kişiliği olan değişik ortaklı, değişik sermayeli Tarım Kredi Kooperatifleri kurabilirler. Yukarıda ilk inceleme bölümünde de kısaca belirtildiği üzere, bir veya birkaç il içindeki kooperatifler Bölge Birliklerini, en az beş Bölge Birliği de Merkez Birliğini kurar. Kooperatiflerin ve Bölge Birliklerinin çalışma alanı içinde birden fazla Kooperatif ve Bölge Birliği kurulamaz.

Merkez Birliği tek üst kuruluş olup, Ankara'dadır ve çalışma alanı bütün yurdu kapsar.

Kooperatiflerin, Bölge Birliklerinin ve Merkez Birliğinin görev ve yetkileri Kanunda belirtilmiştir,

Malî,

ekonomik ve idarî yönlerden Bölge Birlikleri, Kooperatifleri ve Merkez Birliği

de Bölge Birliklerini denetlemekte, onlara önderlik yapmaktadırlar. Böylece

Tarım Kredi Kooperatifleri, uygar batı Devletleri kooperatifleri düzeyinde

demokratik bir hukukî yapıya sahip olma olanağına yaklaşmışlardır. Ancak

öngörülen aşamalı örgütlenmenin gerçekleşebilmesi için, önce alt basamaklarda

yer alan birimlerin kendi kuruluşlarını tamamlamaları gerekmektedir. Böylece

örgütün tümünün oluşması ile, yurt ekonomisinde giderek etkisini duyuran bir

güç gerçekleşecektir. Kanunun üç aşama halinde öngördüğü örgütlenmeden, dava

konusu olayın ortaya çıktığı günde Merkez Birliği henüz kurulmuş değildir.

Geçici 3. maddenin (a) bendi, bu durumda Merkez Birliğine düşen görevlerin

geçici olarak Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasınca yerine getirileceğini

buyurmaktadır. Bankanın bu tür bir görev ile yükümlendirilmesini, Tarım

Kooperatiflerinin Yurdumuzdaki tarihsel gelişimi ile bir arada değerlendirmek

gerekir. Çünkü Ziraat Bankası yüzyılı aşan ekonomik çalışmaları süresince

memleketimizde tarım alanındaki kredilerin sağlanmasında ve bu konudaki

örgütlenmenin oluşmasında büyük etkisi ve hizmeti olan bir kuruluştur. Aslında

Tarım Kredi Kooperatifleri yıllar boyu Bankanın birer yan kuruluşu gibi kırsal

bölgelerdeki tarım üreticisine yardım görevi yapmışlardır. Hal böyle olunca

Tarım Kredi Kooperatiflerinin demokratik örgütlenmelerini tamamlamalarına ve

kendi kendilerini yönetmelerine kadar geçici bir dönem için Ziraat Bankasının

üst düzeyde denetimine bağlı tutulmalarında bir sakınca olduğu kabul edilemez.

Bu durumu yukarıda belirtildiği üzere, Kooperatifçiliği geliştirme

doğrultusunda, Anayasa'nın devlete yüklediği ödevin bir sonucu olarak

değerlendirmek gerekir. Demokratik yönetime geçiş zamanlarında bu gibi

önlemlerin alınmasını, Anayasa'nın 51. ve 52. maddeleri hükümlerinin özüne

aykırı sayma olanağı yoktur. Nitekim dava dosyası içeriğine göre, davanın

açılmasından kısa bir süre sonra, Merkez Birliği kurulmuş ve Ziraat Bankasınca

üstlenen görevler Kooperatif üst örgütünün sorumluluğuna bırakılmıştır.

Özetlenecek

olursa; Anayasa'nın Başlangıç bölümünde yeralan "İnsan hak ve

hürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumun huzur ve

refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik

hukuk devleti" ilkesinin işlerliği önlenmiş değil, tersine işlerliğinin

sağlanması için yerinde bir önlem alınmıştır. Öte yandan temel hakların

Devletçe korunmasına ilişkin 10. maddenin öngördüğü ilkelerin itiraz konusu

hüküm ile zedelendiği de ileri sürülemez. Çünkü, tarım kesiminde çiftçinin

kredi gereksinmelerini büyük ölçüde karşılayan kooperatif kuruluşlar,

Anayasa'nın 51. maddesi doğrultusunda Devletçe ele alınarak eskisine oranla

demokratik esaslara daha uygun bir hukuksal düzenlemeye kavuşturulmuş, ancak

geçici bir dönem İçin yetki boşluğunu doldurmak üzere bu işlerle öteden beri

ilgili bir Devlet Bankasına görev verilmiştir. Bu durumun, kişinin temel hak ve

özgürlüklerini, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayacak

biçimde sınırladığı, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli

koşulların gerçekleşmesini engellediği öne sürülemez. Özellikle temel hakların

özünün böylece zedelendiği yolundaki bir görüş tutarlı ve geçerli olmaktan

uzaktır. Bundan başka, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin ileri sürdüğünün

tersine, ortada Dernek Hukukunu ilgilendiren bir yön olmadığından, iptali

istenen kuralı, Anayasa'nın 29. maddesi açısından tartışma konusu yapmaya da

olanak yoktur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur, itiraz reddedilmelidir.

Bu görüşe Muhittin Gürün ve Âdil Esmer katılmamışlardır.

VI,

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

18/4/1972 günlü, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun Geçici 3. maddesinin (a) bendi hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına, itirazın reddine, Muhittin Gürün ve Âdil Esmer'in karşıoylariyle ve oyçokluğu ile,

22/12/1977 gününde karar verildi.

Başkan

Kâni Vrana

Başkanvekili

Şevket Müftügil

Üye

Abdullah Üner

Üye

Ahmet Koçak

Üye

Şekip Çopuroğlu

Üye

Fahrettin Uluç

Üye

Muhittin Gürün

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Ahmet Erdoğdu

Üye

Hasan Gürsel

Üye

Ahmet Salih Çebi

Üye

Adil Esmer

KARŞIOY

YAZISI

18/4/1972 günlü, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun Geçici 3. maddesinin (a) bendi aşağıda açıklanan nedenlerle Anayasa'ya aykırıdır:

Bilindiği gibi kooperatifler, özel girişim alanında yer alan, sermayeye dayalı ticarî ortaklıklardır, ortaklarının ekonomik menfaatlarını korumak ve meslek veya geçimleriyle ilgili ihtiyaçlarını, karşılıklı yardım ilkesine dayanarak sağlamak amaciyle, kişilerin özel girişimleriyle ve sözleşmeleriyle, kurulurlar. Nitekim 1581 sayılı Kanunun 1. maddesi de Tarım Kredi Kooperatiflerinin kuruluş amacını bu yolda belirtmektedir.

Açıklanan niteliği ile bir devlet kuruluşu veya iktisadî devlet teşebbüsü olmayan kooperatifler üzerindeki devletin düzenleme hakkı, Anayasa'nın kişi haklariyle ilgili olarak koyduğu kurallar ve sınırlar içinde kalmak zorundadır.

Anayasa, konuyla ilgili olarak, 40. ve 51. maddelerinde, şu kuralları koymuştur.

"Madde 40- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Kanun, bu hürriyetleri ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir.

Devlet, özel teşebbüslerin millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır."

"Madde 51- Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır."

Yukarıdaki hükümlerden de anlaşıldığı gibi, kooperatif kurma, kurulu kooperatife ortak olma ve kooperatifi çalıştırma ve yönetime, Anayasa'nın 40. maddesinde yer alan çalışma ve sözleşme temel hak ve hürriyetinin kapsamı içinde yer alan özel girişim ve sözleşme türlerinden birisidir. Kişi bu hürriyeti kullanmada, kamu yararı amacına dayalı sınırlamalar dışında, serbesttir.

Devletin görevi, böyle bir girişime karışma veya onun yönetimine el koyma olmayıp millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun olarak yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını ve gelişmesini sağlayacak nitelikteki önlemleri almaktan ibarettir.

Öte yandan Anayasa'nın Başlangıç Bölümündeki ve 2. maddesindeki ilkelerden birisi de Türkiye Cumhuriyetinin demokratik bir hukuk devleti olduğunu belirleyen kuraldır. Bu kurala göre; hem devletin kendi içindeki, hem kişilerle devlet arasındaki, hem de kişilerin kendi aralarındaki ilişkilerin demokratik hukuk devleti ilkelerine uygun biçimde düzenlenmesi zorunlu bulunmaktadır.

1581 sayılı Kanun hükümleri, Özellikle bu kanunun itiraza konu olan geçici 3. maddesinin (a) bendi, Anayasa'nın yukarıda açıklanan ilkelerinin ışığı altında incelenecek olursa aşağıdaki durumlar ortaya çıkmaktadır :

l- Kanun hükümlerinin bir bölümü, bu tür kooperatiflerin ekonomik ve sosyal hayattaki etkilerinin Önemi gözönüne alınmak suretiyle Anayasa'nın 40. maddesinin son fıkrasiyle 51. maddesindeki amaçlara yönelik önlemleri veya kamu yararına dayalı ve hakkın özüne dokunmayan sınırlamaları düzenlemektedir.

2- Kanunun 5. maddesi; Kooperatif, Bölge ve Merkez Birliklerinde işlerin, mevzuat hükümleri, üst kuruluşlar talimatları, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararına uygun olarak Müdürlük, Bölge Müdürlüğü ve Genel Müdürlük tarafından yürütüleceği ve Merkez Birliği Genel Müdürünün Bakanlar Kurulunca atanacağı kuralını koymaktadır. Kanunun 4. maddesine göre, 11 kişilik Merkez Birliği Yönetim Kurulunun bir üyesi de Ziraat Bankası temsilcisidir. Bu suretle merkezi idare ve iktisadî Devlet Teşekkülü olan bir banka, kanun hükmü ile, bu kooperatiflerin en üst kademesinin yönetimini doğrudan ele almakta ve yönetim kuruluna da, gereken hallerde ağırlığını koyabilmek üzere, oy hakkı ile katılmaktadır.

Kanunun 6. maddesine göre; soruşturma sonucunda suç işledikleri veya kusurlu oldukları anlaşılan, kooperatif ve Bölge Birlikleri Yönetim Kurulu üyelerinin ve denetçilerinin görevlerine Merkez Birliğince ve Merkez Birliği Yönetim Kurulu Üyelerinin ve denetçilerin görevlerine de Ticaret Bakanlığınca son verilebilmektedir.

Kanunun 8. maddesi, Kooperatiflerle Bölge Birlikleri Genel Kurullarının verecekleri kararların Merkez Birliğinin onayı ile, Merkez Birliği Genel Kurulunun kararlarının da Ticaret Bakanlığının onayı ile kesinleşeceğini öngörmektedir.

Bu hükümlerden; Kooperatiflerin, Birliklerin ve Merkez Birliğinin, kademe zinciri içinde birbirlerine karşı tanınmış olan görev ve yetkilerine ilişkin olanlar dışında kalanların, yani merkezi idareye ve merkezi idarenin bir iktisadî teşebbüsüne, kooperatif, Birlik ve Merkez Birliğinin yönetimine doğrudan doğruya veya dolaylı olarak el koyma yetkisini verenlerin, sınırlama niteliğini aşarak özel girişim ve sözleşme temel hakkının özünü zedelediğinden ve demokratik ilkelere ters düştüğünden kuşku gösterilemez.

Devletin,

gözetim ve denetim hakkının sonucu olmak üzere kooperatifler üzerinde denetleme

ve araştırma yetkisini kullanması ve bunu kanunla getireceği bir düzenleme ile

sağlaması doğal olduğu gibi kooperatif işlemlerini, uygun nitelikteki bazı

koşullara bağlaması da olağandır ve bütün bunlar sözü geçen temel hakkın özünü

zedeleyici bir sının geçmedikçe Anayasa'nın 40. ve 11. maddelerine uygun birer

sınırlama olarak kabul edilebilir. Keza, yapılan denetleme, araştırma ve

soruşturma sonucunda suç işledikleri anlaşılan Kooperatif Yönetim Kurulu

üyeleriyle öteki yöneticileri hakkında da yargı organları kararlariyle gerekli

önlemler ve yaptırımlar uygulanabilir. Yani gözetim ve denetim görevinin

sınırları içinde olan her türlü işlemlere başvurulabilir.

Halbuki sözkonusu kanunun bazı hükümleri, gözetim ve denetim niteliğini aşarak kooperatif özel girişiminin idaresini, merkezi idarenin veya ona bağlı bir iktisadî Devlet Teşekkülünün doğrudan doğruya eline vermektedir. Nitekim 1581 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin itiraza konu olan (a) bendi de, Merkez Birliği kuruluncaya kadar; Merkez ve Bölge Birliğine ait olarak kanunda gösterilen görev ve yetkilerin T.C. Ziraat Bankasınca kullanılacağı hükmünü koymaktadır. Buna göre Merkez Birliği kuruluncaya kadar:

a) Kooperatif ve Bölge Birlikleri Genel Kurullarının verecekleri kararların, merkezi idareye bağlı bir iktisadi Devlet Teşebbüsünün onayı ile kesinleşmesi,

b) Soruşturma sonucuna göre göreviyle ilgili suç işledikleri veya kusurlu oldukları anlaşılan kooperatif ve Bölge birlikleri yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerinin görevlerine, sözü geçen iktisadi Devlet Teşekkülü tarafından son verilmesi 1581 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin (a) bendi hükmünün gereği bulunmaktadır,

Bu suretle sözü geçen bent hükmü, bir özel girişim olan kooperatifin kendi kendini yönetme ve gerektiğinde kendi yöneticilerini görevden uzaklaştırma hakkını elinden almak suretiyle Anayasanın Demokratik Hukuk Devleti ilkesine ve 40. ve 51. maddeleri kurallarına aykırı bir düzen getirmiş bulunmaktadır. Bu düzenin, Merkez Birliği kuruluncaya kadar, yani geçici bir süre için, kabul edilmiş olmasının, Anayasa'ya aykırılık konusunda etkili olamayacağını söylemeye bile gerek yoktur.

Bu nedenlerle 1581 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin (a) bendi hükmü Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verilmelidir.

Üye

Nihat

O. Akçakayalıoğlu

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

Üye Necdet · Darıcıoğlu Üye Muhittin · Gürün Üye Adil · Esmer

Anayasa Mahkemesi, E. 1977/100, K. 1977/148, 22 Aralık 1977 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. Iıı-
  5. Metinler
  6. İlk İnceleme
  7. Esasın İncelenmesi
  8. Karşıoy
  9. Yazısı
  10. O. Akçakayalıoğlu
  11. H. Boyacıoğlu
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1977/100
Karar No
1977/148
Tarih
22 Aralık 1977

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1977/133 K.1977/145
  • AYM Norm Denetimi E.1977/141 K.1978/5
  • AYM Norm Denetimi E.1978/3 K.1978/3
  • AYM Norm Denetimi E.1977/132 K.1978/6
  • AYM Norm Denetimi E.1978/1 K.1978/1
  • AYM Norm Denetimi E.1978/8 K.1978/8

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.