İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1977/60 K.1977/81

Resmi Gazete tarih/sayı:6.9.1977/16049

Esas1977/60Karar1977/81Tarih24 Mayıs 1977Okuma25 dk · 5.091 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
24 Mayıs 1977
Esas Sayısı
1977/60
Karar Sayısı
1977/81
Karar Günü
24/5/1977
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.091 kelime·25 dk okuma·19 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:6.9.1977/16049

İptal davası açan : Millî Selâmet Partisi Millet Meclisi Grubu.

Davanın konusu : 4/4/1977 günlü, 2. Mükerrer 15899 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan "Millet Meclisi İçtüzüğünün 93. maddesinin değiştirilmesine dair" Millet Meclisinin 4/4/1977 günlü, 643 sayılı kararının Anayasa'ya ve içtüzük kurallarına aykırı olduğu öne sürülerek iptali ve ayrıca dava sonuna kadar yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenmiştir.

II-

METİNLER

l- İptali istenen 4/4/1977 günlü, 643 sayılı Millet Meclisi Kararı şöyledir:

MİLLET

MECLİSİ KARARI

Millet Meclisi İçtüzüğünün 93 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Karar No : 643

Madde l- 5/3/1973 gün ve 584 karar No. lu Millet Meclisi içtüzüğünün 93 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Madde 93- Seçimlerin yenilenmesine dair önergeler, Anayasa Komisyonunda görüşülür ve Anayasa Komisyonu raporu Genel Kurulda Gündemdeki bütün konulardan önce görüşüldükten sonra açık oya sunulur.

Madde 2- Bu İçtüzük değişikliği yayımlanmakla yürürlüğe girer.

Madde 3- Bu İçtüzük değişikliği Millet Meclisi tarafından yürütülür."

2- Millet Meclisi İçtüzüğünün 93 üncü maddesinin değişiklikten önceki metni şöyledir;

Seçimlerin yenilenmesi kararı,

"Madde 93.- Seçimlerin yenilenmesine dair önergeler, Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra, Anaysa Komisyonunda görüşülür ve Anayasa Komisyonu raporu Genel Kurulda görüşüldükten sonra açık oya sunulur."

3- Dayanılan Anayasa kuralları:

Madde 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce; felsefî inanç, din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.

Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Madde 91.- Kanun teklif etmeye, Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri yetkilidirler.

Üyeler, kendi tekliflerini her iki Meclisin ilgili komisyonlarında savunabilirler.

4- Millet Meclisi içtüzüğünün dava ile ilgili hükümleri:

Madde 19.- Danışma Kurulu, Millet Meclisi Başkanının başkanlığında siyasî parti grup başkanları veya vekillerinden birisi veya onların yazdı olarak görevlendirdiği birer milletvekilinden kurulur.

Bu kurul, içtüzükte kendisine verilen görevleri yerine getirir ve Başkanın istemi üzerine danışma niteliğinde görüş bildirir.

Gerektiğinde bir Hükümet temsilcisi veya Meclis Başkanvekilleri de Danışma Kuruluna çağrılabilir.

Danışma Kurulu, Başkanın gerekli görmesi veya bir siyasî parti grubu başkanlığının istemi üzerine en geç yirmidört saat içinde Başkan tarafından toplantıya çağrılır.

Madde 27.- Komisyonlar, kendi başkanlarınca toplantıya çağrılır.

Zorunluluk olmadıkça komisyon toplantısı için çağrı, en az iki gün önceden yapılır. Bu çağrıda Komisyon Başkanınca hazırlanan gündem de belirtilir. Ancak, Komisyon gündemine hâkimdir.

Bu çağrı ve gündem komisyon üyelerine, Başbakanlığa, ilgili Bakanlıklara ve parti gruplarına ve diğer ilgili komisyonların başkanlıklarına ve teklifleri gündemde yer alan kanun teklifi sahibi Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden ilk imza sahibine gönderilir; ayrıca ilân tahtasına asılır.

Madde 36- Komisyonlar, kendilerine havale edilen kanun tasarı veya tekliflerini aynen veya değiştirerek kabul veya reddedebilirler; birbirleriyle ilgili gördüklerini birleştirerek görüşebilirler ve Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, Millet Meclisi Başkanlığınca kendilerine ayrılan salonlarda toplanırlar.

Ancak; komisyonlar, 90. maddedeki özel durum dışında kanun teklif edemezler, kendilerine havale edilenler dışında kalan işlerle uğraşamazlar, Başkanlık Divanının karan olmaksızın Genel Kurulun toplantı saatlerinde görüşme yapamazlar ve kanun tasan ve tekliflerim bölerek ayrı ayrı metinler halinde Genel Kurula sunamazlar.

Madde 37- Komisyonlarca havale edilen işlerin görüşülmesine havale tarihinden itibaren kırksekiz saat sonra başlanabilir. Komisyona havale edilen evrak, komisyon başkanlığınca re'sen veya komisyon üyelerinden beşi tarafından yazıyla, istenirse, bastırılarak komisyon üyelerine dağıtılır. Bu takdirde, söz konusu süre, dağıtım tarihinden itibaren başlar.

Danışma Kurulunun tavsiyesi veya bir kanun tasarı veya teklifinin tümünün veya belli hükümlerinin komisyona geri alınması veya geri verilmesi hallerinde, yukarıdaki fıkrada yazılı süre kaydına uyulmayabilir.

Madde 50.- Millet Meclisi Genel Kurulunun gündemi şu kısımlardan ibarettir:

1. Başkanlığın Genel Kurula sunuşları,

2. Özel gündemde yer alacak işler,

3. Seçim,

4. Oylaması yapılacak işler,

5. Genel Görüşme ve Meclis Araştırması yapılmasına dair öngörüşmeler,

6. Sözlü sorular,

7. Kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler,

Danışma Kurulunun teklifi ve Genel Kurulun onayı ile 5. ve 6. kısımların her biri için haftanın belli bir gününde belli süre ayrılabilir.

3. ve 4. kısımlardaki seçimler ve oylamalar için de haftanın belli bir günü ayrılabilir.

Gündemdeki işlerin görüşme sırası Başkanlıkça alınış tarihlerine göre tespit edilir.

Başkanlıkça lüzum görülen hallerde, 7. bentteki işlerin görüşme sırası Danışma Kurulunca Genel Kurula teklif olunabilir. Hükümet esas komisyonlar ve kanun teklifi sahiplerinin bu konu ile ilgili istemleri de Danışma Kurulunda görüşülür.

Danışma Kurulunun bu konudaki görüşü Genel Kurulun onayına sunulur.

Başkan birleşimi kapatırken, gündemde bulunan hususlardan hangilerinin gelecek birleşimde veya birleşimlerde görüşüleceğini Genel Kurula bildirir.

Bu husus ayrıca ilân tahtasında ilân edilir.

Danışma Kurulunun görüşü alınıp, Genel Kurulca kararlaştırılmadıkça, Başkan tarafından görüşüleceği önceden bildirilmeyen hiç bir husus, Genel Kurulda konuşulamaz.

Madde 53- Genel Kurula sevk edilen bir komisyon raporu veya herhangi bir metin, aksine karar alınmadıkça dağıtımı tarihinden itibaren kırksekiz saat geçmeden görüşülemez.

Bu süre geçmeden gündeme alınması, gündemdeki kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işlerden birine öncelik verilerek bu kısmın ilk sırasına geçirilmesi, Hükümet veya esas komisyon tarafından gerekçeli olarak Genel Kuruldan istenebilir. Bu takdirde, Genel Kurul, işaret oyuyla karar verir.

Madde 58- Başkan birleşimi açtıktan sonra tereddüte düşerse yoklama yapar.

Görüşmeler sırasında işaretle oylamaya geçilirken, on milletvekili ayağa kalkmak veya önerge vermek suretiyle yoklama yapılmasını isteyebilir.

Yoklama, elektronik oy düğmelerine basmak veya Başkan lüzum gördüğü zaman ad okunmak suretiyle yapılır.

Yoklama sonucunda, üye tamsayısının salt çoğunluğunun mevcut olmadığı anlaşılırsa, oturum en geç bir saat sonrasına ertelenebilir. Bu oturumda da toplantı yeter sayısı yoksa birleşim kapatılır.

Madde 60- Meclis Genel Kuruluna duyurulmasında zaruret görülen olağanüstü acele hallerde beşer dakikayı geçmemek üzere, Başkanın takdiriyle en çok üç kişiyi gündem dışı söz verilebilir. Hükümet bu konuşmalara cevap verebilir.

Hükümet, olağanüstü acele hallerde gündem dışı söz isterse, Başkan bu istemi yerine getirir. Hükümetin açıklamasından sonra, siyasî parti grupları birer defa ve onar dakikayı aşmamak üzere konuşma hakkına sahiptirler.

Madde 64- Görüşmeye yer olup olmaması, Başkanı gündeme veya Millet Meclisinin çalışma usullerine uymaya davet, bir konuyu öne alma veya geriye bırakma gibi usule ait konular, diğer işlerden önce konuşulur.

Bu yolda bir istemde bulunulursa, onar dakikadan fazla sürmemek şartiyle, lehte ve aleyhte en çok ikişer kişiye söz verilir.

Bu görüşme sonucunda oya başvurmak gerekirse, oylama işaretle yapılır.

Madde 71- Millet Meclisi Genel Kurulu, Başbakanın veya bir bakanın veya bir siyasî parti grubunun yahut onbeş milletvekilinin yazılı istemi üzerine kapalı oturum yapabilir.

Kapalı oturum önergesi verilince, kapalı oturumda bulunabilecek şahıslar dışında herkes toplantı salonundan çıkarılır. Salon boşaldıktan sonra kapalı oturum önergesinin gerekçesi dinlenir. Bu gerekçe Hükümet adına Başbakan veya bir bakan veya siyasî parti grubu sözcüsü veya önergedeki birinci imza sahibi milletvekili yahut onun göstereceği bir diğer imza sahibi milletvekili tarafından açıklanır. Genel Kurul işaret oyuyla karar verir.

Yukarıdaki fıkrada söz konusu görüşmelerin tutanakları Divan üyelerince tutulur. Ancak, Genel Kurul uygun görürse, yeminli stenolar bu görevi yerine getirebilirler.

Bakanlar ve dinleyici olarak Cumhurbaşkanı kapalı oturumlarda bulunabilirler.

Kapalı oturum sırasındaki görüşmeler hakkında, kapalı oturumda bulunanlar ve bulunma hakkına sahip olanlar tarafından hiç bir açıklama yapılamaz. Bunlar Devlet sırrı olarak saklanır.

Kapalı oturumu gerektirmiş olan sebep ortadan kalkınca, Başkan, açık oturuma geçilmesini teklif eder. Genel Kurul işaret oyuyla karar verir.

Madde 88- Kanunlarda veya içtüzükte aksine hüküm yoksa, kanun tasan veya teklifinde bir maddenin reddi, komisyona iadesi, değiştirilmesi veya metne madde eklenmesi hakkında, milletvekilleri, esas komisyon veya Hükümet değişiklik önergeleri verebilirler. Bu esaslar dairesinde milletvekilleri tarafından tasan veya teklif maddelerinin her fıkrası için dörtten fazla önerge verilemez.

Bir kanun tasarı veya teklifinin, basılıp dağıtılmasından sonra en çok beş gün geçmiş ve Genel Kurulda görüşüleceği gün, Başkan tarafından Genel Kurula en az kırksekiz saat önce bildirilmişse, bu kanunun maddelerine ait değişiklik önergelerinin konulmasından en geç yirmidört saat önce Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olması gereklidir. Kanunun görüşülmesine başlandıktan sonra verilecek önergelerde en az beş üyenin imzası bulunmadıkça önerge işleme konulmaz.

Değişiklik önergeleri önce veriliş, sonra aykırılık sırasına göre okunur ve işleme konur. Başkan her önerge için Komisyona, katılıp katılmadığını sorar. Komisyonunun katılmaması halinde, önerge sahibi, isterse beş dakikayı geçmemek üzere açıklama için söz alabilir.

Daha sonra önergeler işaret oyu ile ayrı ayrı oylanır. Komisyonun katılmadığı ve fakat Genel Kurulun kabul ettiği önerge ve ilgili maddeyi komisyon geri isteyebilir.

Değişiklik önergeleri ve gerekçeleri beşyüz kelimeden fazla ise, önerge sahibi önergesine beşyüz kelimeyi geçmeyen bir özel eklemek zorundadır. Başkan, değişiklik önergesinden derhal komisyonu haberdar eder.

III-

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesinin 21/4/1977 gününde Kani Vrana, Şevket Müftügil, Halit Zarbun, Ziya Önel, Abdullah Üner, Ahmet Koçak, Sekip Çopuroğlu, Fahrettin Uluç, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel, Ahmet Salih Çebi, Nihat O. Akçakayalıoğlu, Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalarıyle İçtüzüğün l5. maddesi uyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerinde durulmuştur:

1- Davacı, Millet Meclisi İçtüzüğünün bir maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve bu değişikliğin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiştir. Anayasa'nın değişik 147. maddesinin birinci fıkrasında : (Anayasa Mahkemesi, Kanunların ye Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüklerinin Anayasa'ya, Anayasa değişikliklerinin de Anayasa'da gösterilen şekil şartlarına uygunluğunu denetler.) hükmü yer almaktadır. Bu duruma göre iptal isteminin incelenmesi Anayasa Mahkemesinin görevi içindedir.

Öte yandan davacının Millet Meclisinde bir Siyasî Parti grubu olduğu ve dava dilekçesinde imzası bulunan kişinin de grup adına dava açtığı ve grup başkanvekili olduğu dosyada bulunan Millet Meclisi Başkanlığının yazısından anlaşılmaktadır. Bu durumda 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrasının 4 sayılı ve 25. maddesinin birinci fıkrasının 2 sayılı bentlerinde Öngörülen koşullar gerçekleşmiştir. Davacının dava açma yetkisini belirten belgelerde bir eksiklik yoktur.

2-

Davacı siyasî parti grubunun hangi milletvekillerinden oluştuğu, bunlardan

kaçının grup toplantısına katıldıkları ve kimlerin dava açılması yolunda oy

kullandıkları konularında dosyada açıklayıcı bilgi yoktur. Ancak davacı siyasî

parti grup başkanvekilince aslına uygunluğu onanan 6/4/1977 günlü grup

kararının 2 sayılı bendinde : (Millet Meclisi içtüzüğünün 93. maddesinin

değiştirilmesine dair 4/4/1977 tarihli ve 643 numaralı karar ile seçimlerin

yenilenmesine dair 5/4/1977 tarih ve 644 sayılı Millet Meclisi kararının iptali

için Anayasa Mahkemesine grup adına dava açılmasına oybirliğiyle karar

verildi.) denilmektedir. Karar defterinin 86 sayılı karara ilişkin bölümünün

onanlı fotokopisinde : (Toplantı tarihi : 6/4/1977; Başkanın Adı ve Soyadı :

Necmettin Erbakan; Azaların adı ve soyadı : Yoklama neticesinde çoğunluğun

olduğu tespit edilmiştir. Gündeme geçilmiş ve aşağıdaki karar alınmıştır.)

denilmekte ve kararın altında da Başkan ve Başkanvekilleriyle birlikte 10 kişinin

imzası bulunmaktadır.

Çoğunluğun varlığı Başkanlıkça saptandıktan sonra ayrıca toplantıya katılanların kimler olduğu yolunda bir işleme girişilmesinde zorunluk bulunmaktadır. Grubun çoğunlukla toplandığı ve oybirliğiyle karar verildiği belirlendikten sonra grubun bütününün kaç kişiden oluştuğu ve karara katılanların kimler olduğu konusunda ayrıca belge aranmasına gerek yoktur. Kaldı ki 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 25. maddesinin (2) sayılı bendinde de grup kararının üye tamsayısının salt çoğunluğuyla alınmasına işaret edilmiştir.

Şekip Çopuroğlu, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel ve Ahmet H. Boyacıoğlu belge eksikliği nedeniyle 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği) düşüncesiyle bu görüşe katılmamışlardır.

3- Dava dilekçesinde ileri sürülen isteklerden biri de, dava konusu içtüzük hükmünün iptali işlemlerinin sonuna kadar, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi hakkındadır.

Anayasa, Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini yasalara bırakmaksızın doğrudan doğruya kendisi düzenlemiştir.

Anayasa'nın 152. maddesinin öngördüğü temel ilke ile; Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya aykırılıkları nedeniyle iptal edilen yasa ya da İçtüzük hükümlerinin, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günde yürürlükten kalkması ve kimi hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırabilmesi yetkisiyle donatılmış bulunması, İptal hükmüne, etkisi bakımından eşdeğerde sonuç doğuracağı açık olan yürütmenin durdurulması yetkisinin ilke olarak Anayasa Mahkemesine tanınmadığını ortaya koyar. Bu nedenle; dava konusu içtüzük hükmü hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi yolundaki istemin, Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddi , gerekmektedir,

Kani Vrana, Şevket Müftügil, Fahrettin Uluç, Ziya Önel ve Muhittin Gürün bu görüşe katılmamışlardır.

Yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş bulunmasına göre durumun davacı siyasî partiye bildirilmesi gerekir.

Dosyada başkaca bir eksiklik yoktur. O halde işin esası icelenmelidir.

Böylece yapılan ilk inceleme toplantısı sonunda :

"l- Dosyanın eksiği olmadığına, Sekip Çopuroğlu, Ahmet Erdoğdu, Hasan Gürsel ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun (belge eksikliği nedeniyle 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği) yolundaki karşıoylariyle ve oyçokluğuyle;

2- Yürütmenin durdurulması isteminin, Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddine Kani Vrana, Şevket Müftügil, Fahrettin Uluç, Ziya Önel ve Muhittin Gürün'ün karşıoylariyle ve oyçokluğuyla;

3- Yürütmenin durdurulması isteminin reddedildiğinin davacıya tebliğine oybirliğiyle;

4- İşin esasının incelenmesine oybirliğiyle;"

karar verilmiştir.

IV-

ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve dosyadaki belgeler iptali istenen İçtüzük hükmü, bu konudaki Millet Meclisi Tutanakları, ilgili içtüzük kuralları, Anayasa'ya aykırılık iddiasına dayanak tutulan Anayasa hükümleri ve gerekçeleri ve konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Davacı siyasî parti grubu, iptali istenen İçtüzük hükmünün hem biçim hem esas yönünden Anayasa'ya aykırılığını öne sürmektedir. Anayasa'ya uygunluk denetiminde sürekli olarak izlenen yöntem, işin önce biçim, sonra öz yönünden incelenmesidir. Bu işte de önce biçime ilişkin aykırılık savı incelenecektir.

A-

Biçim yönünden inceleme:

l- Millet Meclisi Anayasa Komisyonu çalışmaları bakımından:

a) İçtüzükçe saptanan çalışma saatine uyulmamış olması sorunu :

Davacı, Millet Meclisi Anayasa Komisyonu toplantısının içtüzüğe ve dolayısiyle Anayasa'nın 85. maddesine aykırı olarak yapıldığını öne sürmektedir. Millet Meclisi İçtüzüğünün 36. maddesine göre, Genel Kurulun toplantı saatlerinde başkanlık divanının karan alınmadıkça, komisyonlar toplantıya çağrılamaz. Millet Meclisi Anayasa Komisyonunun böyle bir karar olmadan toplanmış bulunması nedeniyle, yapılan işlerin hükümsüz olduğu ileri sürülmüştür.

Davacının

bu iddiası olaylara uymamaktadır. Komisyon 29/3/1977 Salı günü saat 16.00 da

toplanmıştır. Her ne kadar içtüzüğün 55. maddesi, haftanın Salı, Çarşamba ve

Perşembe günleri saat 15 - 19 arasını Millet Meclisi Genel Kurulunun toplantı

zamanı olarak saptamış ise de, 29/3/1977 gününde 71. Birleşim açılmış ancak

toplantı yeter sayısı sağlanamadığından, Pazartesi toplanmak üzere Birleşim saat

15.25 de kapatılmıştır. Genel Kurul Birleşim kapandıktan sonda saat 16.00 da

toplanan Komisyonun çalışması sırasında Genel Kurul toplantısı yoktur.

(29/3/1977 günlü, 71. Birleşim Millet Meclisi Tutanak örneği). Kaldı ki, Millet

Meclisi Başkanlığının 8/3/1974 günlü, 540 sayılı yazısı ile Anayasa

Komisyonunun, Genel Kurulun toplantı saatlerinde de çalışabilmesine Başkanlık

Divanınca onanlı dosyadır.)

Gösterilen nedenlerle bu yöne ilişkin iptali istemi reddedilmelidir.

b) Görüşmelerin başlayabilmesi için gerekli süreye uyulmamış olması sorunu:

Dava dilekçesinde, Millet Meclisi Anayasa Komisyonundaki görüşmelerin, İçtüzüğün 27. ve 37. maddelerinde öngörülen sürelere uyulmadan başlatıldığı ve böylece teklif üzerinde hazırlanmak ve görüşmelere katılmak olanağı verilmediği, bu nedenle Anayasa'nın 91. maddesine aykırı davranıldığı ileri sürülmüştür.

Gerçekten İçtüzüğün 27. maddesinde; komisyon toplantısına ilişkin çağrının, zorunluk olmadıkça, en az iki gün öncesinden yapılacağı ve çağrıda gündemin belirtileceği açıklanmakta, ancak komisyonun göndemine hakim olduğu hükmüne yer verilmektedir. 37. maddede de komisyonlara havale edilen işlerin görüşülmesine, havale tarihinden itibaren 48 saat sonra başlanabileceğinden, ancak Danışma Kurulunun tavsiyesi ile bu koşula uyulmıyabileceğinden söz edilmektedir.

Bu konuya ilişkin işlemler şöyledir;

İçtüzüğün 93. maddesinin değiştirilmesine ilişkin teklif 28/3/1977 günü saat 15.30 da Komisyona gönderilmiştir. Aynı gün komisyon başkanı, Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarının başkanlıklarına yazdığı yazıda, önergenin önemini belirtmiş ve bu önemin gerektirdiği zorunluk karşısında komisyon toplantısının 29/3/1977 günü saat 16.00 yapılmasının uygun olacağını bildirmiştir. Toplantıda gündem kabul edilmiş ve görüşmelere geçilmesi kararlaştırılmıştır. (Millet Meclisi Anayasa Komisyonu tutanak örneği.)

Yapılan

işlemler, yukarıdaki açıklamalar karşısında, İçtüzüğün 27. maddesinin öngördüğü

yönteme uygun düşmekte ise de, 37. maddede yazılı yönteme uygun bulunmaktadır.

Çünkü İçtüzük değişikliği önergesi, havale tarihinden 48 saat geçmeden

Komisyonda görüşmeye alınmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesinin çeşitli

kararlarında da belirtildiği üzere İçtüzüklerin biçime ilişkin tüm hükümlerinin

aynı önem derecesinde bulunduğu düşünülemez. Bunların arasında Yasama

Meclisince verilen kararın geçerliliği üzerinde etkili olabilecek nitelik

taşıyanlar bulunduğu gibi, ayrıntı sayılabilecek nitelikte olanlar da vardır.

Birinci kümeye girenlere aykırı tutumun iptal nedenini oluşturacağı, buna

karşılık öteki biçim kurallarına uymamanın iptali gerektirmiyeceğini kabul

etmek yerinde olur, Anayasa'da gösterilmeyen ve yalnız içtüzükte bulunan biçim

kuralları arasında böyle bir ayırım yapılması zorunludur. Çünkü İçtüzüklerdeki

biçim kurallarına aşırı bağlılık Yasama Meclislerinin çalışmalarını gereksizce

aksatır, içtüzük hükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedeni

sayılacağı sorunu, uygulanacak içtüzük hükmünün önemine ve niteliğine göre

çözülecek ve incelemeleri sırasında Anayasa Mahkemesince değerlendirilip

saptanacak bir konudur.

İçtüzüğün

37. maddesinde yazılı yöntem, görüşmelere başlamadan önce üyelerin konu

hakkında hazırlanmalarını ve bilgi toplamalarım sağlama ereğini gütmektedir.

Olayda konu erken seçime ilişkindir. Seçimlerin yenilenmesi hakkında verilmiş

olan önergeler Millet Meclisi Anayasa Komisyonunda incelenecektir. Bu işlem

içtüzüğün 93. maddesi uyarınca ancak Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra

olanak içme girmektedir. Danışma Kurulu ise erken seçimi benimsemeyen üyelerin

katılmaması yüzünden toplanamamaktadır. Öte yandan konu başında, siyasal

çevrelerde ve kamu oyunda uzun süredir tartışılmaktadır. Erken seçim

tekliflerinin işleme konulmasına ve üzerinde görüşme açılmasına olanak sağlamak

amacı ile içtüzüğün 93. maddesinin değiştirilmesini öngören önergeler

hazırlanmıştır. Durum böyle olunca Millet Meclisi Anayasa Komisyonu üyelerinin

konu hakkında önceden ayrıntılı bilgi sahibi olamadıkları savunulamaz. Kaldı

ki, komisyon çağrısız toplanmış değildir. İşin ele alınmasından bir tam gün

geçtikten sonra konu görüşülmüş ve karara bağlanmıştır. Bu koşullar içerisinde

içtüzüğün 37. maddesine uyulmamış olmasını, alınan kararın Anayasa'ya da aykırı

düştüğü sonucunu ortaya koyacak ve Meclis iradesini sakatlayacak ölçüde ve

ağırlıkta bir yöntem yanlışlığı saymaya yer yoktur. Davacının bu yöne ilişkin

iptal istemi reddedilmelidir.

2- Genel kurul çalışmaları bakımından:

a) Toplantı yeter sayısının saptanması sorunu:

Davacı, konunun görüşüldüğü 4/4/1977 günlü Birleşimde yoklamanın elektronik aygıtla yapıldığını, aygıtın bozuk olması nedeniyle ad okunarak yoklama yapılması gerektiği yolundaki itirazların dinlenmediğini ileri sürmüş ve yapılan görüşmelerin geçersiz olduğunu savunmuştur. Bu arada aygıtın bozukluğuna ilişkin Başkanlık Divanının çeşitli açıklamalarına da işaret edilmiştir.

İncelenen

Millet Meclisi tutanaklarından ve davacının dayandığı Başkanlık Divanı

açıklamalarından, aygıtın tümüyle işlemez durumda olmayıp, kimi

milletvekillerinin önlerindeki anahtar ve düğmelerin çalışmadığı anlaşılmaktadır.

Gerçekten elektronik aygıtla 265 üyenin varlığı belirlenip gündemdeki işlerin

görüşülmesine geçilmiş, sıra kanun tasarı ve teklifleriyle Komisyonlardan gelen

öteki işlerin görüşülmesine gelince; Başkan gündemin 147. maddesinde yer alan

İçtüzüğün 93. maddesinin değiştirilmesine ilişkin teklifin öncelikle

görüşülmesi hakkında Anayasa Komisyonu Başkanı tarafından verilen önergeyi

okutmuş, leh ve aleyhinde konuşmak isteyenlere söz vermiştir. Önergenin oya

sunulacağı sırada 10 milletvekili ayağa kalkarak yoklama isteğinde

bulunmuşlardır. Yoklama elektronik aygıtla yapılmıştır. Bir milletvekili

"bu anahtarlar çalışmıyor" demesine karşılık Başkan "Anahtarları

çalışanlar kâfi efendim" cevabını vermiştir. Anahtarları çalışmayan kimi

milletvekilleri itiraz etmişlerdir. (Millet Meclisi 75. Birleşim tutanak

Örneği). Bu durumda, çalışan anahtarlarla yapılan yoklama sonunda 285 üyenin

salonda bulunduğu gözönüne alınırsa, anahtarları çalışmayan üyelerle bu sayımın

daha da çok olabileceği sonucuna varmak gerekir. O halde görüşmelerin yeter

sayı olmadan yapıldığı yolundaki savın yersizliği açıktır.

Öte yandan elektronik aygıtla yoklama yapılmış olması İçtüzük hükümlerine de uygun düşmektedir. İçtüzüğün "yoklama" kenar başlığını taşıyan 58. maddesinde : "yoklama elektronik oy düğmelerine basmak veya Başkan lüzum gördüğü zaman ad okunmak suretiyle yapılır." denilmektedir. Olayda sağlam düğmelere basan milletvekillerinin sayısı birinci kez 265, ikinci kez 285 olduğuna göre, Başkan tarafından ad okunarak yoklama yapılmasına gerek görülmemesi doğaldır. Kaldı ki 226 dan daha az kişinin varlığı yerine 285 kişinin varlığının saptaması gözle bile ayırt edilebilecek bir olay olduğu gözönünde tutulursa, Başkanın bu konuda duraksamaya düşmemiş olmasını uygun karşılamak gerekir.

Yukarıdaki açıklamalar iptali istenen içtüzük hükmünün görüşüldüğü sırada Genel Kurulda toplantı yeter sayısı bulunmadığı yolundaki savın yersizliğini kanıtlayacak niteliktedir. Davacının bu nedene dayanan iptal isteminin reddi gerekmektedir.

b) Değişiklik önergesinin öncelikle görüşülmesi sorunu:

İçtüzüğün

93. maddesinin değiştirilmesine ilişkin önerge ve Anayasa Komisyonu raporu 29

ve 30/3/1977 günlerinde üyelere dağıtılmış ve Millet Meclisinin 4/4/1977 günlü,

75. Birleşim gündeminin "7. Kanun tasarı ve teklifleriyle Komisyonlardan

gelen diğer işler" bölümünün 147. sırasında yer almıştır. Görüşmelerde

sıra gündemin bu bölümüne gelince; Anayasa Komisyonu Başkanı bir önerge vermiş

ve "Seçim konusunun bir an önce karara bağlanması ile ülkede ekonomik,

siyasal ve sosyal alanlarda hüküm süren olumsuz etkiler önleneceğinden,

içtüzüğün 53. maddesi gereğince, gündemdeki kanun tasarı ve teklifleriyle

komisyonlardan gelen diğer işlerin tümünden evvel görüşülmesini sağlamak

için" değişiklik teklifine "öncelik verilerek bu kısmın ilk sırasına

geçirilmesine karar verilmesini Anayasa Komisyonu karan gereği olarak"

istemiştir. (Millet Meclisi 4/4/1977 günlü 75. Birleşim tutanak örneği).

Başkan önergeyi oya sunmuş ve kabul edildiğini açıklamıştır.

Davacı

siyasî parti grubu, bu işlemin İçtüzüğün 50. maddesine aykırı olduğunu ileri

sürmektedir. Oysa 50. madde gündem düzenlenmesi ile ilgili olup öncelik

işlemlerini kapsamamaktadır. Maddenin başlığı "gündem" dir, içeriği

de gündemdeki işlerin görüşme sıralarının saptanmasıdır. Maddenin son

fıkrasında da "Danışma Kurulunun görüşü alınıp, Genel Kurulca

kararlaştırılmadıkça Başkan tarafından görüşüleceği önceden bildirilmeyen hiç

bir husus, Genel Kurulda görüşülemez" denilmektedir. Bu hükmü doğal

karşılamak gerekir. Çünkü gündemde olmayan bir işin görüşülmesi demokratik

kurallarla bağdaşmaz. Üzerinde önceden düşünülmeden, sosyal, ekonomik ve

siyasal etkileri hesaplanmadan ortaya atılan bir sorunun hemen karara

bağlanması, fikir özgürlüğüne dayanan görüşme ilkesinin giderek yozlaşmasına ve

yok olmasına yol açabilir. Bu nedenle gündemin önceden saptanması ve sıraya

uygun olarak görüşmelerin sürdürülmesi gerekir. Ancak gündeme girecek işler

saptanıp sırası düzenlendikten ve gündemin dağıtımı yapıldıktan sonra görüşme

sırasında öngörülen değişiklikler 50. maddeye değil 53. maddeye bağlıdır.

Öncelik sorunu ancak bu aşamada söz konusu olabilir. Gerçekten 53. maddenin 2.

fıkrasında "...gündemdeki kanun tasarı ve teklifleriyle komisyonlardan

gelen diğer işlerden birine öncelik verilerek bu kısmın ilk sırasına

geçirilmesi, hükümet veya esas komisyon tarafından gerekçeli olarak Genel

Kuruldan istenebilir." denilmektedir. Dava konusu metnin daha önce gündeme

alınmış olduğu gözönünde tutulursa, Komisyon Başkanının yazılı önergesi üzerine,

ilk sırada görüşülmesine ilişkin öncelik kararı alınmasında İçtüzüğe aykırı bir

yön bulunmamıştır.

Öte yandan Millet Meclisi Anayasa Komisyonunda yapıldığı ileri sürülen aykırılıklar nedeniyle görüşme konusu metnin ele alınmayarak Komisyona geri gönderilmesi gerektiği yolunda davacının öne sürdüğü görüş de tutarlı değildir. Çünkü yukarıda belirtildiği üzere Komisyonda yapılan işlemlerde, kabul edilen metnin sağlığını etkileyecek bir aykırılık saptanamamıştır. Kaldı ki Başkan bu konuda içtüzüğün 64. maddesi uyarınca usul tartışması açmış, leh ve aleyhte konuşmalar yapılmış, sonunda öne sürülen görüş benimsenmeyerek öncelik önergesi oylanıp kabul edilmiştir. Bu konuda yapılan işlemlerde İçtüzüğe ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırılık yoktur.

c) Değişiklik önergeleri gerekçelerinin okunmamış olması sorunu :

Davacı, içtüzüğün 93. maddesini değiştiren teklif üzerinde Milletvekillerince değiştirge önergeleri verildiğini, bunların okunup oylandığını, fakat bazılarının aynı nitelikte olduğu kabul edilerek gerekçelerinin okunmadığını, oysa her önergenin ayrı gerekçesi bulunduğunu bildirmiş, yapılan işlemlerin İçtüzüğe ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Millet Meclisinin 4/4/1977 günlü, 75. Birleşim tutanaklarına göre durum şöyle özetlenebilir:

İçtüzüğün

93. maddesinin değiştirilmesine ilişkin teklifin tümü üzerindeki görüşmeler

bittikten sonra maddelere geçilmesi oylanmış ve kabul edilmiştir. 93. madde

üzerindeki teklif hakkında bağlı olduğu siyasî parti grubu adına söz isteyen

bir milletvekiliyle kişisel olarak söz isteyen başka bir milletvekilinin

oturuma gelmemiş bulundukları saptanmış, bundan sonra değiştirge önergelerinin

okunmasına geçilmiş, kimi önergeler gerekçeleriyle birlikte okunmuştur. Ancak

bunlardan bir çoğunun aynı gerekçeye dayandığı açıklanarak her önergeye ilişkin

gerekçenin ayrı ayrı okutulmadığı Başkan tarafından belirtilmiştir, bütün

önergeler ayrı ayrı oylanmış ve reddedilmiştir. Oylamadan önce önerge

sahiplerine söz verilmiş, fakat ilgililerin oturumda bulunmadıkları saptanmıştır.

Millet

Meclisi içtüzüğünün 88. maddesinde değişiklik önergelerinin önce veriliş, sonra

aykırılık sırasına göre okunacağından ve işleme konulacağından söz

edilmektedir. Önerge gerekçelerinin de okunacağı hakkında herhangi bir hüküm

yoktur. Her önergenin oylanmasından önce önerge sahibine söz verileceği ve 5

dakikayı geçmemek üzere açıklama yapabileceği yine içtüzüğün 88. maddesinde

belirtilmiştir. Olayda bir zorunluk olmadığı halde kimi önergelerin gerekçeleri

okutulmuş, kimilerinin de aynı gerekçeye dayandıkları açıklanarak bunların

gerekçelerinin ayrı ayrı okunmasına gerek görülmemiştir. Ancak içtüzük hükmü

uyarınca her önergenin okunmasından sonra ve oylamadan önce önerge sahibine söz

verilmek istendiği halde bunların salonda bulunmadıkları saptanmıştır. Bu

durumda yapılan işlemlerin içtüzüğe ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırılığından

söz edilmesine olanak yoktur. Davacının bu yöne ilişkin iptal isteminin reddi

gerekir.

d) Davacı; yukarıda sayılanlardan başka, İçtüzüğün 93. maddesini değiştiren teklifin görüşülüp kabul edildiği 4/4/1977 günlü, 75. Birleşimde :

aa) Genel Görüşme ve Meclîs araştırmaları önergelerinin okutulmamasının,

hb) Gizlilik Önergesinin işleme konulmamasının,

cc) Komisyonlarda inceleme süresi dolan tasarı veya tekliflerin gündeme alınmasına ilişkin önergelerin işleme konulmamasının,

dd) Hükümet adına içişleri Bakanına gündem dışı söz verilmemesinin,

Kabul edilen metnin iptalini gerektirecek nitelikte olduğunu öne sunmuştur.

Bu konuda genel olarak söylenecek şey şudur :

Aykırılığı öne sürülen bu işlemlerin Genel Kurulca kabul edilen ve iptal davasına konu yapılan işle hiç bir ilgisi yoktur. Bu bakımdan sözü edilen işlemlerin, iptali istenen metnin biçim yönünden sağlığına etkili olduğu düşünülemeyeceğinden bu konularda ayrıntılı açıklamalar yapılmasına gerek kalmamıştır.

Yukardan beri açıklanan nedenler karşısında; iptali istenen içtüzük değişikliğinin biçim yönünden sakat olduğunu, içtüzük hükümlerine ve dolayısiyle Anayasa'ya aykırı olarak yürürlüğe konulduğunu kabule olanak yoktur. Biçime ilişkin iptal istemi tümüyle hukuksal dayanaktan yoksundur ve reddedilmelidir.

B-

Öz yönünden inceleme :

Davacı, içtüzüğün 93. maddesinin değişiklikten Önce Anayasa doğrultusunda bir hüküm getirdiğini, oysa değişiklikten sonra bu niteliğini yitirdiğini, "alelacele seçim kararı alınması" yollarının açıldığını, bu gibi girişimlerin memlekette ekonomik, sosyal ve siyasal istikrarı bozacak sonuçları da birlikte getirebileceğini belirterek değişik metnin öz yönünden de Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürmüştür.

İçtüzüğün 93. maddesinin değişiklikten önceki metni şöyle idi : "Seçimlerin yenilenmesine dair önergeler, Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra Anayasa Komisyonunda görüşülür ve Anayasa Komisyonu raporu Genel Kurulda görüşüldükten sonra açık oya sunulur."

İptali istenen değişiklik bu metinden "Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra" deyiminin çıkarılmasına ilişkindir. Bundan başka 93. maddeye "Anayasa Komisyonu raporu Genel Kurulda gündemdeki bütün konulardan önce" görüşülmesi hakkında yeni bir hüküm de eklenmiştir. Davacı özellikle "Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra" deyiminin maddeden çıkarılmasına karşıdır.

İçtüzüğün 19. maddesinde, Danışma Kurulunun kuruluşundan ve görevlerinden söz edilmektedir. Danışma Kurulu Millet Meclisi Başkanının Başkanlığında siyasî parti grup başkanları veya vekillerinden birisi veya onların yazılı olarak görevlendirdiği birer milletvekilinden kurulur ve içtüzükte gösterilen görevleri yapar.

Danışma

Kurulu Anayasal bir kuruluş değildir, yani Anayasa'ca öngörülmemiş İçtüzükle

kurulmuştur. Kuruluş amacı, siyasî parti gruplarının Millet Meclisi

çalışmalarına katılmalarında uyum sağlamak ve bu Çalışmalara yön vermektir.

Ancak Danışma Kurulundan görüş alma zorunluğunu koyan bir İçtüzük kuralının,

Millet Meclisinin salt yetkisinde olan konular hakkında uygulama alanı bulması

olanaksızdır. Çünkü içtüzük kuralları, Meclis iradesinin serbestçe

belirlenmesini engelleme değil, kolaylaştırma amacını güderler. Anayasa'nın 69.

maddesi seçimlerin yenilenmesi hakkında karar verme yetkisini Millet Meclisine

vermiştir. Bu konuda Danışma Kurulundan görüş alınmasının zorunlu olduğunu

öngören bir hüküm, bu kuruluşun yukarıda açıklanan kuruluş amacına ters düşer.

Bu bakımdan seçimlerin yenilenmesine ilişkin önergelerin "Danışma

Kurulunun görüşü alındıktan sonra" görüşülebileceği yolunda içtüzüğün 93.

maddesinde yer alan hükmün madde metninden çıkarılması, Anayasa ilkelerine

uygun bir düzenlemedir.

Özetlenecek olursa; "Millet Meclisi içtüzüğünün 93. maddesinin değiştirilmesine dair" 4/4/1977 günlü, 643 sayılı Millet Meclisi kararının gerek biçim, gerek öz yönününden Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur. İptal isteminin reddi gerekir.

V-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Millet Meclisi İçtüzüğünün 93. maddesinin değiştirilmesi hakkında Millet Meclisinin 4/4/1977 günlü, 643 sayılı kararının biçim ve öz yönünden Anayasa'ya aykırı bulunmadığına ve davanın reddine,

24/5/1977 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

Kâni Vrana

Başkanvekili

Şevket Müftügil

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Abdullah Üner

Üye

Ahmet Koçak

Üye

Şekip Çopuroğlu

Üye

Fahrettin Uluç

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Ahmet Erdoğdu

Üye

Hasan Gürsel

Üye

Ahmet Salih Çebi

KARŞIOY

YAZISI

Mahkememizin Esas: 1977/60, Karar: 1977/81 sayılı kararında Sayın Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşıoy yazısında belirtilen gerekçeler, bu konudaki düşüncemi yansıttığından aynı gerekçelerle sözü geçen karara katılmıyorum.

Üye

Adil Esmer

Üye

Nihat

O. Akçakayalıoğlu

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

KARŞIOY

YAZISI

İptal davasını, Millî Selâmet Partisi Millet Meclisi Grubu açmıştır. 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 21. maddesi 1. fıkrasının 4 sayılı bendi, bu konudaki yetkiyi, siyasî partilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi gruplarına tanımıştır. Söz konusu 21. madde şöyledir.

"Kanunların

veya Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin tümü veya bunların belirli madde ve

hükümlerinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasiyle Anayasa Mahkemesinde doğrudan

doğruya iptal davası açabilecek olanlar şunlardır :" denildikten sonra 4.

bentte de "Siyasî Partilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi grupları"

nı Anayasa Mahkemesine iptal davası açmaya yetkili olanlar arasında saymıştır.

Yasa, siyasal parti gruplarına bu yetkiyi tanıdıktan sonra ayrıca bu grupların

Anayasa Mahkemesine iptal davası açabilmelerini kimi koşullara bağlamıştır.

Grupların, iptal davası açılması konuşunda nasıl karar vereceklerini, grubun

karar yeter sayısının ne olacağını, bu kararlar üzerine dava açmaya yetkili

olanların kimler bulunduğunu yasa belirlemiştir. Bu konudaki kuralları gösteren

22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 25. maddesinin birinci fıkrası ve 2 sayılı

bendi şöyledir: "Kanunların ve Yasama Meclisleri içtüzüklerinin Anayasa

aykırılığı sebebiyle açılacak iptal davası;

1- ..................

2- 21. maddenin 1. fıkrasının 4. bendinde yazılı siyasî parti gruplarının genel kurullarının en az üye tamsayısının salt çoğunluğuyle alacakları karar üzerine, grup başkanları veya vekilleri;" Söz konusu 25. maddesinin ilgili kurallarına göre,

a) Siyasal Parti Genel Kurulu'nun toplanması,

b) En az üye tam sayısının salt çoğunluğuyle karar alması.

Zorunludur.

Oysa, olayımızda, ilk inceleme sonucu, Yüksek Mahkemece "21/4/1977 günü

verilen kararın 2 sayılı bölümünde açıklandığı gibi davacı siyasal parti

grubunun hangi milletvekillerinden oluştuğu, bunlardan Kaçının grup

toplantısına katıldıkları ve kimlerin dava açılması yolunda yy kullandıkları

açıklığa kavuşmamıştır. Bu siyasal partinin karar defterinin 86 sayılı karara

ilişkin bölümünün onanlı fotokopisinde, yoklama sonucu çoğunluğun olduğu yazılı

olmasının, yasal anlamda, bir çoğunluğun bulunup bulunmadığını kabul etmeğe

yeterli saymak güçtür. Çünkü yasa, iptal davasını açabilmek için siyasal parti

grubunun genel kurulunun "en az üye tam sayısının salt çoğunluğu" nu

zorunlu görmekledir. Burada yasanın buyurduğu bu yeter sayının var olup

olmadığı belli değildir. Durum böyle iken ilk inceleme sonucu verilen 21/4/1977

günlü kararda belirtildiği gibi "Grubun çoğunlukla toplandığı ve

oybirliğiyle karar verildiği belirlendikten sonra, grubun bütününün kaç kişiden

oluştuğu ve karara katılanların kimler olduğu konusunda ayrıca belge aranmasına

gerek yoktur." biçimindeki gerekçeye katılmak olanağı yoktur. Davacı

siyasal partinin, iptal davası açılmak üzere, gruplarının Genel Kurullarının

sayısının ne olduğu, katılanların kaç kişi bulunduğu belli olmadan, bu parti

karar defteri fotokopisine göre 86 sayılı kararda "yoklama neticesinde

çoğunluğun olduğu tespit edilmiştir. Gündeme geçilmiş ve aşağıdaki karar

alınmıştır." denilmesi yeterli sayılarak karara temel tutulması yerinde

değildir. Eksik belge ile özün incelenmesine geçilmesi olasılığı yoktur. Kaldı

ki, Anayasa Mahkemesinin bu konuda verdiği 1967/6 Esas, 1968/9 Karar sayılı

kararı da bu görüş doğrultusundadır. Bu nedenlerle 21/4/1977 günlü ilk inceleme

Kararının 2. bendindeki karar kesimine katılmıyorum.

Üye

Şekip Çopuroğlu

KARŞIOY

YAZISI

Anayasa'nın 148. maddesinde, Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ile yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği buyruğu yer almaktadır. Bu buyruk uyarınca ve Anayasa'nın geçici 7. maddesi hükmüne göre çıkarılan 22/4/1962 günlü 44 sayılı Yasa ile Yargılama usulleri düzenlenmiş ve yürürlüğe konulmuş bulunmaktadır.

44 sayılı Yasanın "iptal davasının açılması; temsil" kenar başlıklı 25. maddesinin 2 numaralı fıkrasında, siyasî parti gruplarının doğrudan doğruya açacakları iptal davalarında uymak zorunluğunda oldukları koşullar gösterilmiş ve uygulanması gereken yöntem belirtilmiştir. Sözü edilen fıkra hükmü şöyledir: (iptal davası......

"21. maddenin 1. fıkrasının 4. bendinde yazılı siyasî parti gruplarının Genel Kurullarının en az üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alacakları karar üzerine Grup Başkanları veya vekilleri, ."

Tarafından açılır.)

Öte yandan aynı Yasanın "iptal davasının uyulacak hususlar" kenar başlıklı 26. maddesinin üçüncü fıkrasında "Davanın açıldığı tarihte dilekçede imzası bulunanlar, ayrıca, yetkilerini belirten belgeleri ve kurum, kurul ve siyasî partilerle siyasî parti gruplarının kendilerine yetki verilmesine dair kararların tasdikli Örneklerini dilekçe ile birlikte, Genel Sekreterliğe vermek zorundadırlar." hükmü öngörülmüş ve bu kurala uyutmamanın yaptırımı da aynı maddenin 4. ve 5. fıkralariyle düzenlenmiştir.

26. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan ve uyulmamasının davanın hukukî varlığını ortadan kaldırarak davayı açılmamış saydırmayı gerektiren kuralın, grup başkan veya vekillerinin bu sıfatlarını belli eden belgeleri ve grup genel kurulunun dava açılma iradesini saptayan kararlara ait belgeleri içerdiği ortadadır.

Dava dilekçesine onanlı örneklerinin bağlanması Yasaca dava koşulu olarak öngörülen belgeler üzerinde, Anayasa Mahkemesinin sadece şekil yönünden değil içerik yönünden de inceleme yetkisinin varlığını kabul etmek yargısal denetimin doğal sonucu olmak gerekir.

Dava dilekçesine bağlı olarak sunulan belgede "Yoklama neticesinde çoğunluğun olduğu tespit edilmiştir" denilmekte ise de kaç kişinin toplantıya katıldığı belirtilmemiş, ya da diğer siyasî parti gruplarının yaptığı gibi, toplantıya katılan üyelerin imzalarını taşıyan bir çizelge de sunulmamıştır. Bundan başka bu siyasî parti grubundan ayrılmalar olduğu halde grup mevcudunun belli eden resmî bir belge de ibraz edilmemiştir.

44 sayılı Yasanın açık hükümlerine göre, Anayasa Mahkemesi bu konulan kendiliğinden araştırma ve saptama ile yükümlü değildir. Davayı açan, dava açma iradesinin yasanın öngördüğü koşullar içinde oluştuğunu belgelerle tevsik etmek zorundadır ve incelenen bu belgelerden grup genel kurulunun salt çoğunlukla bir karar aldığı da anlaşılamamaktadır.

Siyasî

parti grubunun kaç kişiden oluştuğu ve toplantıya kaç üyenin katıldığı

bilinmeden kararın katılanların oybirliğiyle alınmış bulunduğunun açıklanması

kanaatimizce Yasa hükümleri karşısında bir anlam taşımaz. Gerçi Anayasa'nın 56.

maddesi hükmüne göre siyasal partiler, ister iktidarda, ister muhalefette

olsunlar, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak bir dava

dilekçesinin geçerlik koşullarına ve böylece hukukî varlığına etki yapacak ve

Anayasa Mahkemesinin yargısal denetimini etkileyecek hususlar varsayımlarla

çözülemez. Çünkü burada önem kazanan husus, dava dilekçesini imzalayanların

kişilikleri ya da siyasî partilerin önemleri değil, dava dilekçesinin hukuksal

varlığı olmak gerekir.

Açıklanan bu nedenlerle 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiğinden, dosyanın eksiği olmadığı yolundaki çokluk görüşüne karşıyım.

Üye Ahmet Erdoğdu Üye Ahmet H. Boyacıoğlu

Anayasa Mahkemesi, E. 1977/60, K. 1977/81, 24 Mayıs 1977 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Iı-
  4. Metinler
  5. Millet
  6. Meclisi Kararı
  7. Iıı-
  8. İlk İnceleme
  9. Iv-
  10. Esasın İncelenmesi
  11. A-
  12. B-
  13. V-
  14. Karşıoy
  15. Yazısı
  16. O. Akçakayalıoğlu
  17. H. Boyacıoğlu
  18. Karşıoy
  19. Yazısı
  20. Karşıoy
  21. Yazısı
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1977/60
Karar No
1977/81
Tarih
24 Mayıs 1977

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1977/74 K.1977/78
  • AYM Norm Denetimi E.1977/19 K.1977/82
  • AYM Norm Denetimi E.1977/76 K.1977/80
  • AYM Norm Denetimi E.1977/71 K.1977/75
  • AYM Norm Denetimi E.1977/72 K.1977/76
  • AYM Norm Denetimi E.1977/43 K.1977/84

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.