KÜNYE
Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Şubat 1978
- Esas Sayısı
- 1978/10
- Karar Sayısı
- 1978/10
- İtiraz yoluna başvuran
- Viranşehir Tapulama
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Mahkemesi.
(Dosya Esas No:1977/22)
İTİRAZIN KONUSU
25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun 36. maddesinin üçüncü fıkrasına yer alan “Kamulaştırma karşılığı, taşınmaz malın bulunduğu yerin Toprak ve Tarım Reformu bölgesi ilan edilmesinden önce sahibinin bildirdiği emlâk vergisi değerini geçemez. Karşılık Takdir Komisyonunca saptanan karşılık bu değerden yüksek ise, kamulaştırma karşılığı bu değere indirilir.” kuralının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
I- OLAY
Bölgede Toprak ve Tarım Reformu Kanununun uygulanması dolayısıyle taşınmazları kamulaştırılan davacı, vergi beyannamesinde bildirilen değerin kamulaştırma bedeli olarak kendisine ödenmek istendiğini, oysa kamulaştırma günündeki gerçek değerin daha yüksek olduğunu ileri sürmüş ve aradaki farkın ödenmesini dava etmiştir. Davalı idare 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun 36. maddesindeki hükme göre işlem yapıldığını açıklaması üzerine, mahkeme 36. maddenin üçüncü fıkrasında yeralan kuralın Anayasa’nın 11.,12.,36. ve 2. maddelerine aykırı olduğu kanısıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
II. İTİRAZIN GEREKÇESİ ÖZETİ
Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 38. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarını iptal etmiş ve bu karar yayımlanmıştır. Bu durumda kamulaştırma için aynı ilkeleri öngören 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunun 36. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü anayasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır. Bu hüküm mülkiyet hakkının özünü zedelemekte ve emlâk beyannamesi verenlerle vermeyenler arasında eşitsizlik yaratmakta olduğundan Anayasa’nın 11.,12.36. ve 2. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal edilmelidir.
III.METİNLER
1-25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunun 36. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrası şöyledir:
“Kamulaştırma karşılığı, taşınmaz malın bulunduğu yerin toprak ve tarım reformu bölgesi ilân edilmesinden önce sahibinin bildirdiği Emlâk Vergisi değerini geçemez. Karşılık Takdir Komisyonunca saptanan karşılık bu değerden yüksek ise kamulaştırma karşılığı bu değere indirilir.”
2-Dayanılan Anayasa kuralları:
Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, milli, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Madde 11- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasa’nın diğer maddelerinde gösterilen özel sebeplerle, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.
Kanun, temel hak ve hürriyetlerinin özüne dokunmaz.
Bu Anayasa’da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi insan hak ve hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayrımına dayanarak, nitelikleri Anayasa’da belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz.
Bu hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
Madde 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde 36- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlandırılabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında aşağıda açıklanan konular üzerinde durulmuştur :
1- 25.6.1973 günlü, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu daha önce başka bir dava dolayısıyle Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve 19.10.1976 günlü, E.1973/42,K.1976/48 sayılı kararla bu kanunun tümünün biçim yönünden iptaline karar verilmiştir. İtiraz yoluna başvuran mahkemenin iptalini istediği hüküm, bu kanunun 36. maddesinin üçüncü fıkrasında yeralmaktadır. Bu duruma göre, aynı kanunun belirli bir maddesindeki hükmün yeniden ele alınıp incelenmesine ve bir karar verilmesine yer yoktur.
2- İşin yukarıda açıklanan niteliği karşısında, dosyada bulunan belgelerin onansız olması nedeniyle 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca işlem yapılmasına gerek görülmemiştir.
3- Anayasanın 152. maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanabilmesi
koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği yolunda bir inceleme yapılması
konusu üzerinde de durulmuştur. İtiraz konusu işde böyle bir incelemeye olanak
yoktur. Gerçi,1757 sayılı Yasanın tümü iptal edilmiştir. Ancak karar gereğince,
iptal hükmü, yayımlandığı günden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girecektir.
Yani, bu süre içinde, 1757 sayılı Yasa, yürürlükte olan bir Kanunun hukuksal
etki ve sonuçlarını taşımaktadır. Öteyandan Anayasa’nın 152. maddesinin son
fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararları, gerçek ve tüzel kişileri,
yürütme ve yargı organlarını, bu arada Anayasa Mahkemesini de bağlamaktadır.
Böyle olunca sözü geçen iptal kararının bağlayıcı niteliğini, belirli bir olay
için bile olsa, öngören süreden önce ortadan kaldırma olasılığını içeren bir
incelemeye girişilmesine olanak yoktur. Bu nedenlerle Anayasa’nın 152.
maddesinin dördüncü fıkrasında yeralan hükmün böyle bir incelemeye elverişli
olmadığı sonucuna varılmıştır.
Ahmet H.Boyacıoğlu bu görüşe katılmamıştır.
KARŞIOY YAZISI
22.4.1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddesinde öngörülen eksiklikler giderilmeden ve Resmi Gazete’de de yayımlanan çeşitli Anayasa Mahkemesi kararlariyle ilgili karşıoy yazılarımda açıkladığım nedenlerle Anayasa Mahkemesince, olayla sınırlı olarak işi ele alma konusu üzerinde bir inceleme yapılmaksızın işin karara yer olmadığı biçiminde sonuçlandırılmasına katılmıyorum.
Üye
Nihat
O.AKÇAKAYALIOĞLU
Üye
Ahmet
H.BOYACIOĞLU
Karşı oy eklidir.
Üye
Necdet
DARICIOĞLU
Üye
Ahmet
H.BOYACIOĞLU
Anayasa Mahkemesi, E. 1978/10, K. 1978/10, 2 Şubat 1978 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası