KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 1978
- Esas Sayısı
- 1978/41
- Karar Sayısı
- 1978/37
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Karar günü:25/5/1978
Resmi gazete tarih/sayı:11.7.1978/16343
İtiraz yoluna başvuran : Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi
İtirazın konusu : 19/3/1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 154. maddesinin Anayasanın 8., 11., 12. ve 33. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
I.
OLAY
Sahtecilik
ve dolandırıcılıktan sanık iki avukat hakkında İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde
son soruşturma açılmış ve duruşmaya başlanmıştır. 1136 sayılı Avukatlık
Yasasının 154. maddesi uyarınca kendi barolarına bağlı avukat hakkında gerekli
işlem yapılması için Tekirdağ Barosu Yönetim Kurulunca dosyanın disiplin
kuruluna şevkine oyçokluğu ile karar verilmiş, baro başkanı sözü edilen 154.
maddenin Anayasaya aykırı olduğunu, bu yüzden dosyayı disiplin kuruluna
göndermeyeceğini ve kendisi hakkında bu tarz işleminden ötürü de Kamu davası
açılması gerektiğini Adalet Bakanlığına bildirmiştir. Bunun üzerine Adalet
Bakanlığınca baro başkanı hakkında gerekli kovuşturma izni verilmiş ve adı
geçenin Avukatlık Kanununun 62. maddesi aracılığı ile Türk Ceza Kanununun 240.
maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinde
yargılanmak üzere son soruşturma açılmıştır. Sanık 12/4/1978 günlü dilekçesinde
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 154. maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu öne
sürmüş ve mahkeme, bu savı ciddi bularak Anayasanın değişik 151. maddesi
uyarınca bu konuda bir karar verilmek üzere Anayasa Mahkemesine başvurulmasına
karar vermiştir.
III.
METİNLER
1- İptali istenen yasa hükmü :
19/3/1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 154. maddesi şöyledir :
Madde 154- Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya tutuklama müzekkeresi çıkarılan yahut rüşvet, sahtecilik, hırsızlık, dolandırıcılık, inancı kötüye kullanma ve yalan yere tanıklık cürümlerinden biri ile haklarında son soruşturmanın açılması kararı verilen ve 42. madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur.
2- Dayanılan Anayasa Maddeleri :
Madde 8- Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarına, idare makamlarım ve kişileri bağlıyan temel hukuk kurallarıdır.
Madde 11- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğer maddelerinde gösterilen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak Kanunla sınırlanabilir.
Kanun, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
Bu Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak, nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz.
Bu hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası Kanunda gösterilir.
Madde 12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, Kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Madde 33- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilinden dolayı cezalandırılamaz.
Cezalar ve ceza tedbirleri ancak Kanunla konulur.
Kimseye, suçu işlediği zaman Kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Kimse, kendisini veya Kanunun gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracak beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
Genel müsadere cezası konulamaz.
IV.
İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yaptığı İlk İnceleme toplantısında, konu hakkında hazırlanan rapor, Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin başvurma karan ve ekleri, iptali istenen yasa hükmü ilgili Anayasa kuralları, bunlara ilişkin yasama belgeleri ve konu ile bağlantısı bulunan öteki metinler okunduktan sonra, önce 1136 sayılı Yasanın 154. maddesinin iptalini isteyen Mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkisi bulunup bulunmadığının sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasanın değişik 151., 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine göre bir mahkeme, bakmakta olduğu davada, uygulanacak yasa hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya yanlardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırsa ilgili yasa kuralının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir dava vardır. Mahkemenin, iptalini istediği 19/3/1969 günlü, 1136 sayılı Yasanın 154. maddesinin görülmekte olan bu davada uygulanacak hüküm olup olmadığının saptanması zorunludur.
İstanbul
Ağır Ceza Mahkemesinin baktığı davanın konusu, sahtecilik ve dolandırıcılık
suçlarıdır. Eyüp Ağır Ceza Mahkemesinin 26/9/1977 günlü, 1977/185 Esas sayılı
son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararında, sanıklar hakkında Türk Ceza
Kanununun 64., 342/2., 503., 522. maddelerinin ceza, 1136 sayılı Yasanın 154.
maddesinin de disiplin yönlerinden uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Bu
kararın bir örneği sanığın bağlı bulunduğu Tekirdağ Baro Başkanlığı aracılığı
ile o yer Baro Yönetim Kuruluna gönderilmiş ve bu kurulca, ilgili avukat
hakkında 1136 sayılı Yasanın 154. maddesine göre disiplin cezası uygulaması
için dosyanın Tekirdağ Barosu Disiplin Kuruluna gönderilmesine 26/10/1977 günü,
13 sayı ile karar verilmiştir. 19/3/1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun
97. maddesinin ikinci bendi gereğince, Yönetim Kurulu Kararını yerine
getirmekle görevli olan Baro Başkanı, itiraz konusu 1136 sayılı Yasanın 154.
maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ve Adalet Bakanlığının
uyarılarına uymayarak ve Baro Yönetim Kurulunun Kararına karşın dosyayı Baro
Disiplin Kuruluna göndermemiştir.
Baro Başkanı hakkında bu nedenle açılan kovuşturma sonucu Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi 1136 sayılı Yasanın 62. maddesi aracılığı ile Türk Ceza Kanununun 240. maddesine göre son soruşturmanın Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına 29/2/1978 günü 1978/31 esas sayı ile karar vermiştir. Bu davanın duruşması sırasında sanığın 19/3/1969 günlü, 1136 sayılı Yasanın 154. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu savını dilekçe ile ve sözlü olarak ileri sürmesi üzerine mahkeme, bu savın ciddî olduğu kanısına varmış ve itiraz yoluna başvurmuştur.
Tekirdağ
Ağır Ceza Mahkemesi, gördüğü bu davada 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 154.
maddesini uygulama durumunda değildir. Çünkü sözü edilen Yasanın 141. maddesi
uyarınca disiplin kovuşturması Yönetim Kurulu tarafından verilen bir kararla
açılır. Ayni zamanda Yönetim Kurulunun da başkanı olan baro başkanı, Yönetim Kurulunun
çoğunlukla verdiği karara karşın dosyayı tutarak Disiplin Kuruluna göndermemiş
ve göndermeyeceğini de yetkili organlara bildirmiştir. Sanığın işte bu eylemi
dolayısiyle hakkında kamu davası açılmış ve Türk Ceza Kanununun 240. maddesi
ile cezalandırılması istenmiştir. Sözü edilen ceza yaptırımının hukukî öğeleri
ise, baro başkanının kötüye kullandığı ileri sürüleri görevi bakımından,
Avukatlık Kanununun 97. maddesinde gösterilmektedir. Aynı Yasanın 154. maddenin
ise baro başkanı açısından suçun hukukî öğeleriyle bir ilişkisi ve uygulanma
yeri yoktur.
Bu nedenlerle mahkeme, itiraz konusu hükmü, Anayasaya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getiremez. Anayasanın, değişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddelerine uymayan itirazın, itirazda bulunan mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekir.
V.
O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet
H. Boyacıoğlu
Üye Necdet · Darıcıoğlu
Anayasa Mahkemesi, E. 1978/41, K. 1978/37, 25 Mayıs 1978 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası