İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1980/9 K.1980/40

Esas sayısı:1980/9

Esas1980/9Karar1980/40Tarih12 Haziran 1980Okuma22 dk · 4.469 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1980/9
Karar No
1980/40
Karar tarihi
12 Haziran 1980
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.469 kelime·22 dk okuma·10 bölüm

Esas sayısı:1980/9

Karar sayısı:1980/40

Karar günü:12/6/1980

Resmi Gazete tarih/sayı:3.11.1980/17149

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Antalya İş Mahkemesi.

İTİRAZIN KONUSU

25/8/1971 günlü, 1475 sayılı İş Yasasının 4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Yasayla değişik 14. maddesinde yer alan "Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmeti süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malûllük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz" hükmünün Anayasa'nın 12/2., 40., 41., 42., 45. ve 47. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.

I -OLAY

Davacının, davalıya ait işyerinde işçi olarak çalışmakta iken emekliye ayrıldığı, kendisine kıdem tazminatı ödenirken, daha önce memurlukta geçen hizmet süresi yönünden, 1475 sayılı İş Yasasının değişik 14. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince ikramiyesinin yürürlükte bulunan 657 sayılı Yasaya göre 12. derece beşinci kademe üzerinden hesaplanması gerektiği, iptali istenen hükme göre hesaplanan kıdem tazminatının ise bunun altında kaldığı, anılan hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu davacı vekili tarafından 24/9/1979 günlü dilekçe ile ileri sürülmüş, bu savın ciddi olduğu kanısına varan mahkeme, sözü geçen hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

III- METİNLER

1- İtiraz konusu yasa hükmü :

25/8/1975 günlü, 1475 sayılı İş Yasasının 4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinin iptali istenilen hükmü şöyledir :

"...Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmeti süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malûllük aylığının başlangıç tarihinde T. C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz."

2- İlgili Anayasa kuralları:

"Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."

"Madde 12/2- Hiçbir kişiye, aileye zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."

"Madde 40- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşe hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Kanun, bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir.

Devlet, özel teşebbüslerin millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır."

"Madde 41- İktisadî ve sosyal hayat, adalete, tam çalışma esasına ve herkes için insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlanması amacına göre düzenlenir.

İktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu maksatla, milli tasarrufu artırmak, yatırımları toplum yararının gerektirdiği önceliklere yöneltmek ve kalkınma plânlarını yapmak Devletin ödevidir,"

"Madde 42- Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.

Devlet, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayı destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.

Angarya yasaktır.

Memleket ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan beden veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara uygun olarak kanunla düzenlenir."

"Madde 45- Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlamalarına elverişli adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alır."

"Madde 47- İşçiler, işverenlerle olan münasebetlerinde, iktisadî ve sosyal durumlarını korumak veya düzeltmek amacıyla toplu sözleşme ve grev haklarına sahiptirler.

Grev hakkının kullanılması ve istisnaları ve işverenlerin hakları kanunla düzenlenir."

"Madde 85- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.

İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az on üyeden meydana gelir.

Meclisler, kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler ve yürütürler."

"Madde 86- Her Meclis, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar verir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplantı yetersayısı, her iki Meclis üye tamsayısı toplamının salt çoğunluğudur."

"Madde 92- Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisinde görüşülür.

Millet Meclisinde kabul, değiştirilerek kabul veya reddedilen tasarı ve teklifler Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.

Millet Meclisinde kabul edilen metin, Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadan kabul edilirse, bu metin kanunlaşır.

Cumhuriyet Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabul ederse Millet Meclisinin bu değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.

Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabul etmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oya başvurulur.

Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca da reddedilirse, düşer.

Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca olduğu gibi veya değiştirilerek kabul edilirse, Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosunun kabul ettiği metni yeniden görüşür. Cumhuriyet Senatosunun metni Millet Meclisince benimsenirse, kanunlaşır; reddedilirse, tasarı veya teklif düşer; Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisince değiştirilerek kabul edilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.

Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin Millet Meclisi tarafından kabulü için, üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyu lazımdır. Bu halde açık oya başvurulur.

Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin kanunlaşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilmesine bağlıdır. Bu halde açık oya başvurulur.

Cumhuriyet Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, Millet Meclisi komisyonlarında ve genel kurulundaki görüşme süresini aşmayan bir süre içinde karara bağlar; bu süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeş günden, ivedi olmayan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde karara bağlanmayan metinler, Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliyle kabul edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatili devamınca işlemez.

Yasama Meclislerinin ve mahallî idarelerin seçimleri ve siyasi partilerle ilgili tasarı ve tekliflerin kabul veya reddinde yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde, karma komisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabulü için üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu lazımdır. 8 inci ve 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır."

"Madde 129- İktisadî, sosyal ve kültürel kalkınma plâna bağlanır. Kalkınma bu plâna göre gerçekleştirilir.

Devlet Plânlama Teşkilâtının kuruluş ve görevleri, plânın hazırlanmasında, yürürlüğe konmasında, uygulanmasında ve değiştirilmesinde gözetilecek esaslar ve plânın bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlayacak tedbirler özel kanunla düzenlenir."

3- İlgili Yasa hükmü :

16/10/1962 gün ve 77 sayılı "(Uzunvadeli Plânın Yürürlüğe Konması ve Bütünlüğünün Korunması Hakkında Kanun" un 3. maddesinin 3 sayılı bendinin birinci fıkrası şöyledir :

"Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu plân komisyonları, diğer komisyonların rapor ve metinlerinde yürürlükteki uzun vadeli plâna aykırı buldukları hususları belirtir ve metni uzun vadeli plâna uygun şekle sokarlar. Bu takdirde, Genel Kuruldaki görüşmeler de esas, Plân Komisyonun raporudur. Ancak, Anayasa'nın 92 nci maddesi gereğince Karma Komisyon kurulması gereken hallerde, Genel Kurul görüşmelerinde esas, Karma Komisyonun raporudur."

4- İlgili İçtüzük Hükümleri :

Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün konu ile ilgili 19., 46., 47., 48., 52., 69. ve 75. maddeleri şöyledir :

"Madde 19- Başkanlık, uzun vadeli plânla ilgili gördüğü tasarı ve teklifleri en son olarak Plân Komisyonuna havale eder. Kanun tasarı ve teklifleri Hükümetin veya Genel Kurulun lüzum göstermesi halinde de, en son olarak bu komisyona havale olunur.

Plân Komisyonu, bundan başka, kamu harcama veya gelirlerinde artış veya azalış gerektiren kanun tasarı ve tekliflerini veyahut sadece belli maddeleri bu niteliği taşıyan tasarı veya tekliflerinin söz konusu maddelerini inceler.

Vergi ve resimlerle ilgili kanun tasarı ve teklifleri, Vakıflarla ilgili kanun tasarı ve teklifleri ve malî işlerle ilgili kanun tasarı ve teklifleri de bu komisyonda incelenir.

Bu komisyon ayrıca, kesin hesap kanun tasarılarını inceler ve Sayıştay tarafından yürürlükteki kanunlar gereğince verilen raporları görüşür ve bu raporlardaki mütalâalar hakkında bir rapor düzenleyerek Genel Kurula sunar. Bu raporlar Genel Kurulda sadece genel görüşme konusu olur.

Plân Komisyonu, diğer komisyonların rapor ve metinlerinde yürürlükteki uzun vadeli plâna aykırı bulduğu hususları belirtir ve metni uzun vadeli plâna uygun şekle sokar. Bu takdirde, Genel Kuruldaki görüşmelerde esas, Plân Komisyonunun raporudur."

"Madde 46- Bir tasarı veya teklif G. Senatosuna sunulurken veya birinci görüşmesinden evvel Hükümet veya teklif sahibi yahut ilgili komisyon ivedilik kararı verilmesini isteyebilirler.

Bir tasarı veya teklifin yalnız bir defa görüşülmesiyle yetinilmesi için C. Senatosunun kabul edeceği esaslı bir sebep olmadıkça ivedilik kararı verilemez.

İvedilik kararını isteyenler, gerektiğinde, o kararın geri alınmasını da isteyebilirler."

"Madde 47- Yukarıdaki maddede belirtilen şartlar bulunduğu takdirde ivedilik kararının yazılı olarak istenmesi lâzımdır.

İvedilik, teklifinin lehinde ve aleyhinde birer üyeye söz verilerek işari oyla kabul veya reddedilir."

"Madde 48- İvedilik ile görüşülmesine karar verilen tasarı veya teklifler yalnız bir defa görüşülür."

"Madde 52- Başkan, birleşimi saatinde açar ve görüşmelerin sonunda kapar.

Üye tamsayısının salt çoğunluğu hazır bulunmadıkça görüşmeye başlanamaz.

Yetersayı yoksa Başkan görüşmeye başlanamayacağını bildirir veya sonradan yetersayı bulunma ihtimali varsa birleşimi en geç bir saat sonraya bırakır.

Birleşim o gün yapılamazsa, ertesi birleşim için belli günde yine o gündem ile toplanılır.

Oturum esnasında yetersayı olup olmadığında Başkanlık Divanı tereddüt eder veya üyelerden beşi sözle veya-yazılı olarak yetersayı olmadığını ileri sürerse yoklama yapılır."

"Madde 69- C. Senatosunun ilgili komisyonlarınca incelendikten sonra Genel Kurula gelen kanun tasarı veya teklifleri, iki defa görüşülmek suretiyle sonuçlandırılır."

"Madde 75- Tasarı ve tekliflerin ikinci görüşmeleri, birinci görüşmeden en az beş gün sonra yapılır.

İkinci görüşmenin beş günden önce yapılmasını yalnız Hükümet veya ilgili komisyon gerekçe beyaniyle yazılı olarak isteyebilir.

İkinci görüşmede tasarı ve tekliflerin tümü üzerinde konuşulamaz. Ancak, tadil teklifleri üzerinde görüşülebilir."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 29/1/ 1980 gününde, Şevket Müftügil, Ahmet H. Boyacıoğlu, Ahmet Erdoğdu, Osman Tokcan, Rüştü Aral, Ahmet Salih Cebi, Muammer Yazar, Adil Esmer, Nihat O. Akçakayalıoğlu, Nahit Saçlıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu, Necdet Darıcıoğlu, İhsan N. Tanyıldız ve Yekta Güngör Özdenin katılmalarıyle, yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, Antalya İş Mahkemesinin gerekçeli kararı, itiraz konusu yasa hükmü, Anayasa'ya aykırılık savına dayanak gösterilen Anayasa kuralları, bunlarla ilgili gerekçeler ve öteki metinler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

A- Biçim yönünden inceleme :

1927 sayılı Yasaya ilişkin tasarının Millet Meclisindeki yasama işlemlerinde iptali gerektirecek bir yöntem yanlışlığı bulunmadığından inceleme, Cumhuriyet Senatosundaki görüşmeler üzerinde sürdürülmüştür.

l- Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 69. maddesi hükmüne göre tasarı ve teklifler iki kez görüşmeye bağlıdır. Bir kez görüşme ile yetinilmesi için tasarı hakkında ivedilik kararı alınması gereklidir. İvedilik önerilerini ancak Hükümet veya ilgili komisyon verebilir. Bundan başka İçtüzüğün 46. ve 47. maddeleri uyarınca, önergenin yazılı olması ve Cumhuriyet Senatosunun kabul edeceği esaslı bir nedene dayanması gereklidir, itiraz konusu kuralın yer aldığı yasa tasarısı, bu koşullardan hiçbiri gerçekleşmeden ivedilikle görüşülmüştür. Çünkü, tasarı hakkında herhangi bir ivedilik önergesi verilmiş değildir.

3/7/1975 günlü, 72. Birleşimde, gündemin "İki defa"

görüşülecek işler; "B - Birinci görüşmesi yapılacak işler" bölümünün

3. Sırasında yer alan 509 sıra sayılı Deniz İş Yasasında değişiklik yapılmasına

ilişkin yasa tasarısının öncelikle görüşülmesi için, Bütçe ve Plân Komisyonu

Başkanı bir önerge vermiştir. Bu arada Sosyal İşler Komisyonu Başkanı da 509

sıra sayılı tasarı için önceliği ve ivediliği kapsayan bir önerge sunmuştur.

Başkan, Sosyal İşler Komisyonu Başkanının önergesini oylamış, bu önerge Genel

Kurulca kabul edilmiştir. Bundan sonra bir Cumhuriyet Senatosu üyesi 1475

sayılı İş Yasasında değişiklik yapılması hakkındaki 508 sıra sayılı tasarının

daha önce görüşülmesi gerektiğini öne sürmüş, bu sırada beş üyenin ayağa

kalkarak yoklama istemelerine karşın, Başkan yoklama yapmıyarak kimi üyelere

söz vermiş, bunlar da 508 sıra sayılı 1475 sayılı İş Yasasında değişiklik

yapılmasına ilişkin tasarının öncelik ve ivedilikle görüşülmesini

savunmuşlardır. 508 sıra sayılı tasarı hakkında yukarıda açıklanan koşullara

uygun herhangi bir önerge olmadığı halde ele alınmış, sanki Sosyal İşler

Komisyonu Başkanının böyle bir önergesi varmış veya 509 sıra sayılı Deniz İş

Yasası Hakkındaki tasarıya ilişkin öncelik ve ivedilik önergesinin 508 sıra

sayılı iş için de geçerliliği söz konusu imiş gibi Başkan tarafından oylanmış,

tasarının öncelik ve ivedilikle görüşülmesi ve görüşmelerde Sosyal İşler

Komisyonu raporunun esas alınması kabul edilmiştir. Yöntemine uygun işlem

yapılamadığını bildiren bir üyeye Başkan : "Usulüne göre

yapıyoruz..." karşılığını vererek oylama sonucunu açıklamıştır. Böylece

1475 sayılı iş Yasasında değişiklik yapılmasına ilişkin 508 sıra sayılı

tasarının öncelikle ve ivedilikle görüşülmesine geçilmiştir. (Cumhuriyet

Senatosu Tutanak Dergisi Cilt: 23, Birleşim : 72, Sayfa = 83-91).

İvedilik, yasa tasarılarının görüşülmesinde çok önemli ,bir öğedir. Çünkü, ivedilik kararı verilmesi durumunda, tasarı, Cumhuriyet Senatosunda iki kez yerine bir kez görüşülür. Bu kuraldan ayrılma nedenleri İçtüzükte belirtilmiş ve böylece tasarının bir kez görüşülebilmesi kimi koşullara bağlanmıştır. Bu koşullar gerçekleşmeden bir kez görüşme ile yetinilmesi Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünün 46., 47., 48., 69. ve 75. maddelerine aykırıdır. Bu durum, Meclislerin çalışmalarını, kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre yürüteceklerini öngören Anayasa'nın 85. maddesi hükmüne de aykırı düşer. İtiraz konusu kural böylece Anayasa'ya aykırı bir biçimde yasalaştığından iptal edilmelidir.

2- a) 3/7/1975 günlü, 72. Birleşimde beş Cumhuriyet Senatosu

Üyesi ayağa kalkarak çoğunluğun olmadığını öne sürmüşler ve yoklama yapılmasını

istemişlerdir. Ancak; başkan söz isteyen kimi üyelere söz vererek görüşmeleri

sürdürmüş, yoklama isteyen üyelerden birinin itirazı üzerine de: "Efendim,

bu muamelelere devam etmek gerçekten mümkün değildir. Ancak, ben o isteminizi

geri aldığınız mülâhazası ile..." biçiminde karşılık vermiş, sanki yoklama

istenmemiş gibi görüşmeleri sürdürerek Sosyal İşler Komisyonu raporunun

görüşmelere esas alınmasını oylamış, başka tasarılar hakkındaki oylama

sonuçlarını açıklamıştır. Yoklama isteğine ilişkin tartışma sırasında Başkan :

"Belki vazgeçmişsinizdir mülâhazası ile işleme devam ettim" diyerek

itirazı karşılamak istemiş, sonunda yoklama yapılmış ve çoğunluğun bulunmadığı

anlaşıldığından oturumu kapatmıştır. Yoklama istemi karşısında Başkanın tutumu

ve izlediği yol ve yapılan yoklama sonucu, yoklamanın istendiği andan

başlayarak birleşimde yetersayının bulunmadığını kanıtlamaktadır.

İçtüzüğün 52. maddesinin son fıkrasında, "oturum esnasında yetersayı olup olmadığında Başkanlık Divanı tereddüt eder veya üyelerden beşi sözle veya yazılı olarak yetersayı olmadığını ileri sürerse yoklama yapılır." denilmektedir. Bu hüküm, Anayasa'nın 86. maddesindeki kuralın uygulanmasını sağlayan bir nitelik göstermektedir ve bu nedenle savsaklanması olanaksızdır. Olayda toplantı yetersayısının Genel Kurulda bulunup bulunmadığı konusunda

ciddi bir kuşku vardır. Böyle durumlarda görüşmeler hemen kesilip Meclis iradesinin oluşmasını sağlayacak yetersayının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Yöntemince öne sürülen yoklama isteğine karşın, Başkanın görüşmeleri sürdürmesi, içtüzüğe ve Anayasa'ya aykırıdır.

b) Öte yandan, Anayasa'nın 86. maddesinde : "Her meclis üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunğuyla karar verir." hükmü yer almaktadır. Bu kuraldan çıkan anlam şudur : Üye tamsayısının salt çoğunluğu olmadan yapılan toplantıda Meclis iradesinin belirlenmesine olanak yoktur. Böyle bir toplantıda görüşülen ve kabul edilen metinler de Meclis iradesinin ürünü olamaz.

Yukarıda (a) bendinde açıklanan durum karşısında, ivedilik kararının alındığı oturumda, Anayasa'nın 86. maddesinde yazılı toplantı yetersayısının bulunmadığı sonucuna varmak gerekir. Toplantı yetersayısı olmayan oturumda alman ivedilik kararına dayanılarak tasarının iki kez yerine bir kez görüşme yoluyla yasalaştırılması içtüzüğe ve Anayasa'nın 86. maddesine aykırıdır. Böyle bir yöntemle sürdürülen görüşme sonunda ortaya çıkan metnin yasa koyucunun serbest iradesini yansıtmadığı için iptali gerekir.

3- Anayasanın 129. maddesinde : "İktisadî, sosyal ve

kültürel kalkınma plana bağlanır. Kalkınma bu plâna göre gerçekleştirilir.

Devlet Plânlama Teşkilâtının kuruluş ve görevleri, plânın hazırlanmasında,

yürürlüğe konmasında, uygulanmasında ve değiştirilmesinde gözetilecek esaslar

ve planın bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlayacak tedbirler

özel kanunla düzenlenir." denilmektedir. Anayasanın bu maddesinden

kaynaklanan 10/6/1962 günlü, 77 sayılı "Uzunvadeli Plânın Yürürlüğe

Konması ve Bütünlüğünün Korunması Hakkında Kanun" un 3. maddesinin üçüncü

fıkrasında, "Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Plân Komisyonları,

diğer komisyonların rapor ve metinlerinde yürürlükteki uzun vadeli plana aykırı

buldukları hususları belirtir ve metni uzun vadeli plâna uygun şekle sokarlar.

Bu takdirde Genel Kuruldaki görüşmelere esas, Plân Komisyonunun

raporudur." hükmü yer almaktadır. Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 19.

maddesinde de Plân Komisyonunun çalışma yöntemi gösterilmiştir. Yasa tasarı ve

teklifleri uzun vadeli plânla ilgili olması veya Hükümetin ya da Genel Kurulun

gerekli bulması durumlarında son olarak Plân Komisyonunda incelenirler. Plân

Komisyonu, öteki komisyonların rapor ve metinlerinde yürürlükteki uzun vadeli

plâna aykırı bulduğu yönleri belirtir ve metni uzun vadeli plâna uygun biçime

sokar. Bu halde Genel Kuruldaki görüşmelere, Plân Komisyonunun raporu esas

tutulur.

Görülüyor ki, 77 sayılı Yasada ve İçtüzüğün 19. Maddesinde açıklanan yöntemler ve önlemler, Anayasanın 129. maddesinde öngörülen Kalkınma Plânlarına ilişkin ilkenin gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. Uzun vadeli plânın bütünlüğünü koruyacak yöntem ve önlemlerin bu açıdan değerlendirilmesi gerekir. Plân Komisyonu raporunun görüşmelerde esas alınması bu nedenle Anayasal bir zorunluğa dayanmaktadır.

Cumhuriyet Senatosunda Bütçe ve Plân Komisyonu raporu yerine Sosyal İşler Komisyonunun raporunun görüşmelere esas alınması yolundaki karar, toplantı yetersayısı bulunmayan bir oturumda alınmış olması dolayısıyla geçersiz bulunması bir yana, yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasanın 129. maddesine de aykırıdır. Bu konuda yapılan yöntem yanlışlığı, itiraz konusu kuralın iptalini gerektirecek ölçüde ve ağırlıktadır.

Ahmet Salih Çebi, Bütçe ve Plân Komisyonu raporu yerine Sosyal İşler Komisyonu raporunun görüşmelere esas alınmış olmasının Anayasaya aykırılık nedeni sayılması görüşüne katılmamıştır.

4- 1475 sayılı Yasada değişiklik yapılmasına ilişkin 508 sıra sayılı tasarı önce Sosyal İşler Komisyonunda görüşülmüş, bu komisyonca Başkanlığın havalesine uyularak Bütçe ve Plân Komisyonuna gönderilmiştir. Bütçe ve Plân Komisyonu raporunda, konunun uzun vadeli plânla ilişkisine ve yurt ekonomisindeki etkisine değinilmiştir (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi, Cilt : 25, Birleşim : 73, Sayfa: 126-147).

1475 sayılı Yasada değişiklik yapılmasına ilişkin 508 sıra sayılı tasarı hakkında Başkanın öne sürdüğü gibi bir önerge verilmiş değildir. Her ne kadar 72. Birleşimde 509 sıra sayılı Deniz İş Yasasında değişiklik yapılmasını öngören tasarının görüşülmesine başlanırken Bütçe ve Plân Komisyonu Başkanı tarafından "görüşmelerin, ancak üzerinde değişiklik önergesi verilen maddelere inhisar ettirilmesi" yolunda bir önerge verilmiş ise de, bu önerge oylanmadığı gibi, bu önergenin 508 sıra sayılı 1475 sayılı Yasada değişiklik yapılmasına ilişkin tasarıyı da kapsadığı ileri sürülemez.

Başkan tarafından öne sürüldüğü gibi, "görüşmelerin, ancak üzerinde değişiklik önergesi verilen maddelere inhisar ettirilmesi" biçiminde bir önergenin varlığı ve kabul edildiği bir varsayım olarak düşünülse bile, bu önerge doğrultusunda, davranılması, Anayasanın 92. maddesinin koyduğu görüşme ilkesi ile bağdaşmaz. Bu konu Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında yeterince açıklanmış olduğundan aynı gerekçelerin burada yinelenmesine gerek görülmemiştir (Örneğin, 6/5/1975 günlü 35/126 sayılı karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, Cilt : 13, Sayfa : 483, 19/10/1976 günlü, 42/48 sayılı karar, Resmî Gazete : 10/5/1977 sayı : 15933).

Bu açıklamalar karşısında îş Yasasının değişik 14. Maddesinde yer alan İtiraz konusu kural içtüzük hükümlerine, Anayasanın 85., 86., 92. ve 129. maddelerine aykırı biçimde yasalaşmıştır. Bu biçim aykırılıkları yasa koyucunun iradesinin serbestçe oluşmasını engellediğinden 14. maddedeki itiraz konusu "Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmeti süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malûllük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz." hükmünün biçim yönünden iptaline karar verilmesi gerekir.

B- İtiraz konusu hükmün biçim yönünden iptali karşısında işin özü yönünden ayrıca inceleme yapılmasına ve bu konuda bir karar verilmesine yer kalmamıştır. Anayasa Mahkemesinin

15/2/1977 günlü, E: 1976/50-K: 1977/13 sayılı kararında bu konuda ayrıntılı gerekçeler gösterilmiş olduğundan bunların yinelenmesine gerek görülmemiştir.

Muammer Yazar, Orhan Onar ve Yılmaz Aliefendioğlu bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ

A- 4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Yasaya ilişkin tasarının Cumhuriyet Senatosunda görüşülmesinde '.

1- Verilmiş bir ivedilik önergesi yokken ivedilikle görüşme kararı alınması,

2- a) İçtüzük hükümlerine uygun olarak öne sürülen yoklama istemi üzerine yetersayı bulunup bulunmadığını belirlemek için yoklama yaptırılmamış olması,

b) İvedilik konusundaki oylamanın hemen, arkasından yapılan yoklamada çoğunluğun bulunmadığının saptanması karşısında, ivedilik kararının oylanması sırasında da çoğunluğun bulunmadığının anlaşılması,

3- Plân Komisyonu raporu yerine, görüşmelerde Sosyal îşler Komisyonu raporunun esas tutulmuş olması,

Gibi Anayasa ve içtüzük kurallarına aykırı tutum ve davranışlar sonunda yasalaşması nedeniyle 4/7/1975 günlü, 1927 sayılı Yasanın 1. maddesinde "Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmeti süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malûllük aylığının başlangıç tarihinde T. C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz" biçiminde yer alan hükmün Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, 3. bentte Ahmet Salih Çebi, 1., 2. ve 3. bentlerde Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşıoylarıyla ve oyçokluğuyla,

B- İtiraz konusu kuralın yukarıda açıklanan nedenlerle ve biçim yönünden iptaline karar verilmiş olması karşısında esas hakkında incelemenin sürdürülmesine yer kalmadığına Muammer Yazar, Orhan Onar ve Yılmaz Aliefendioğlu'nun karşı oylarıyla ve oyçokluğuyla,

12/6/1980 gününde karar verildi.

KARŞIOY YAZISI

Kıdem tazminatı ile Devletin ilgisi işveren olmasından gelmektedir. Bu itibarla kıdem tazminatının artırılmasına ilişkin yasa değişikliğinin Devletin faaliyetini düzenlemeyi öngören, uzun vadeli plânın şümulünde mütalâası ve bu nedenle de Cumhuriyet Senatosundaki görüşmelerin Bütçe ve Plân Komisyonunun raporu üzerine yürütülmesi zorunluluğu yoktur. Nitekim tasarı Millet Meclisi Plân Komisyonunda da görüşülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle görüşmelerin Bütçe ve Plân Komisyonu raporu üzerinden değilde, işin niteliğine uygun olarak, Sosyal işler Komisyonu raporu üzerinden yürütülmesi de içtüzüğe, 77 sayılı Kanuna ve Anayasa'nın 129. maddesine aykırı bir yön bulunmadığı düşüncesiyle kararın 3 numaralı bendindeki çoğunluk görüşüne karşıyım.

Başkan

Şevket Müftügil

Başkanvekili

Ahmet H. Boyacıoğlu

Üye

Osman Tokcan

Üye

Ahmet Salih Çebi

Üye

Muammer Yazar

Üye

Adil Esmer

Üye

Nihat O. Akçakayalıoğlu

Üye

Hüseyin Karamüstantikoğlu

Üye

Kenan Terzioğlu

Üye

Orhan Onar

Üye

Necdet Darıcıoğlu

Üye

İhsan N. Tanyıldız

Üye

Bülent Olçay

Üye

Yılmaz Aliefendioğlu

Üye

Yekta Güngör Özden

KARŞIOY YAZISI

İtiraz konusu kural biçim yönünden iptal edildiğinden esas hakkında inceleme yapılmasına gerek kalmadığına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum. Bunun nedenlerini belirtebilmek için biçim yönünden iptal edilen bir yasa hükmünün esas yönünden de Anayasa'ya aykırı olup olmadığının aynı zamanda araştırılıp incelenmesinde öne sürülebilen sakıncalar ile görünen yararlar ayrı ayrı gözden geçirilmelidir.

A- Sakıncalar :

a- Zaman kaybı : Yasama organı sadece biçim yönünden iptal

edilen kuralı esas yönünden korumak zorunda değildir, günün koşullarına, ileri

sürülen itirazları değerlendirme sonuçlarına göre bir başka nitelikte yeniden

düzenleyebilir. Bu durumda biçim yönünden iptal edilen bir kuralın esas

yönünden Anayasa'ya aykırı olup olmadığının aranması işi uzatır ve geçirilen

zaman, yok yere kaybedilmiş olur diye düşünülebilir. Ancak, bu olasılık kadar,

esas yönünden incelenmemiş bulunan kuralın aynen korunması, yeniden

kanunlaştırılması olasılığı da vardır. İkinci kez esas yönünden yine iptali

istendiği takdirde kaybedilmiş ve edilecek zamanları birbirine eklersek

eskisinden kat kat çok olur. Bu itibarla zaman kazanma düşüncesi esasa ilişkin

itirazların inceleme konusu yapılmaması için yeterli neden sayılmamalıdır.

b- Oy açıklaması (Rey ihsası) : Esas yönünden Anayasa'ya aykırılık savı biçimle birlikte incelenirse, kural ya bu yönden de iptal edilecek, ya da esasa ilişkin itirazlar reddolunacaktır. Kuralın esas yönünden de iptali halinde bir sakınca doğmaz. Esasa ilişkin itirazların reddi halinde ise ilk bakışta şu durumlar ortaya çıkabilir :

1- Anayasa Mahkemesinin iptal etmediği kuralın yasama organınca kaldırılması veya değiştirilmesi halinde mahkemenin oy açıklamasının, yeniden açılacak davaya etkisi bulunmadığından bu açıklamanın sakıncasından söz edilemez.

2- Yasama organının bahis konusu kuralı biçimine uygun olarak

esas yönünden eski metniyle yasalaştırılması, bu hükmün de Aııayasa'ya

aykırılığı iddiasıyle yeni bir iptal davası açılması durumunda mahkemenin oy

açıklamış olduğu ileri sürülebilir ise de Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı Yasanın 44 ve Ceza Yargılamaları Usulü

Yasasının 23. maddeleri oy açıklamasını (rey ihsasını) hâkimin reddi için

yeterli sebep saymamış, bunun için hâkimin tarafsızlığını kuşkuya düşürecek

haller bulunmasını istemişlerdir. Oy açıklamasını, hâkimi red nedeni sayan

hüküm, Hukuk Yargılamaları Usulü Yasasının 29/2. maddesinde vardır. Bu da (yasa

gereği olmamak) koşuluyla sınırlıdır, özel yasa olan 44 sayılı Yasanın 44.

maddesi hükmü karşısında Hukuk Yargılamaları Usulü Yasası uygulanamaz. Bu

yasanın uygulanacağı ve red için oy açıklamasının yasa gereği olmamak koşulunun

da varlığı kabul edilse bile red halinde mahkemenin çalışabilme olanakları 44

sayılı Yasanın 43., 44. ve 46. maddeleri ile sağlanmıştır. Şu halde esasa

ilişkin itirazlar yönünden de işin incelenmesinde sakınca yoktur.

B- Esas yönünden Anayasa'ya aykırılığın incelenmesindeki yararlar:

a- Yasa hükümlerinin biçim yönünden iptali ile yetinilmesi

durumlarında hemen her zaman Anayasa'nın 152. maddesinin tanıdığı yetkiye

dayanılarak iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih ayrıca

kararlaştırılmaktadır. Bu süre "kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı

günden başlayarak bir yılı" geçemeyecektir. Kanun koyucunun böylece

saptanan süre içinde aynı kuralı biçimine uygun olarak yeniden yasalaştırdığını

varsayalım. Bu hal olasılığın az olanı değil daha da çok olanıdır. Yeniden

yasalaşan eski hükmün Anayasa'ya aykırı olup olmadığının araştırılıp

incelenebilmesi yeniden dava açılmasına bağlıdır. Kimse dava açmağa

zorlanamayacağına göre esastan Anayasa'ya aykırı olduğu iddia ve gerekçesi ile

daha önce iptali istenmiş bulunan bir kuralın Anayasa'ya uygunluk denetimi

yapılamayacaktır. Bu ise söz konusu denetimin kısıtlanmasıdır ve hukukî bir

sakıncadır. Buna yer vermemek için biçim aykırılığı ile beraber esas yönünden

aykırılık itirazının da araştırılıp incelenmesinde yarar vardır.

b- Anayasa Mahkemesi, temelde yasaların Anayasa'ya uygunluğunu sağlamaya yardımcı bir kuruluştur. Anayasa'ya esastan da aykırı olduğu ileri sürülen bir hükme yöneltilen aykırılık sav ve dayanaklarının bu mahkemece biçimle birlikte incelenerek görüş açıklaması yapılmasının kamusal yararı bulunacağı kanısındayım.

Bu nedenlerle "esas hakkında incelemenin sürdürülmesine yer kalmadığı" kararına katılmıyorum.

Üye

Ahmet Salih Çebi

KARŞIOY YAZISI

İtiraz veya dava yoluyla Anayasa Mahkemesinin önüne iptal

istemiyle getirilen bir yasa, biçimi ve özüyle bir bütündür. Anayasa

Mahkemesinin incelemesi sırasında bu bütünlüğü yalnız bir yönüyle ele almakla

yetinmeyip, biçim ve özün değişik yönleriyle incelenmesi gerekir. İncelenen her

konu oylarla karara bağlanır ve varsa karşıoylar saptanır. Olayda dava konusu

yasa, biçim yönünden incelenerek Anayasa'ya aykırı bulunmuş ve öze girilmeden

iptal edilmiştir. Ancak incelemenin burada bitirilmeyerek öze inilmesi ve öz

açısından da Anayasa'ya aykırılığın olup olmadığının saptanmasından sonra

sonucuna göre yasanın biçim veya hem biçim ve hem de öz yönünden iptali

gerekirdi. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararının IV. bölümü

"incelemeye" ayrılmıştır. İnceleme sonucunda çoğunluk kazanan

görüşler burada belirtilir, verilen karar, V. bölümde iptal ve red olarak

açıklanır. İnceleme sırasında biçim veya öz yönünden yapılan oylamalar belirli

konulardaki görüşleri saptamaya yarar. Dava konusu yasa, incelemeyi takiben

"red" veya "iptal" oylarına göre çoğunluğun oluştuğu yönde

karara bağlanır. İnceleme sırasında biçim yönünden Anayasa'ya aykırılığın

saptandığı yerde öze inilmeyerek iptal kararının verilmesi, yasanın yalnız

biçim yönünden incelenmesi sonucunu doğurur. Bu durum yasanın biçimiyle ve

özüyle bütün olduğu yolundaki tanıma uygun düşmez. Kaldı ki, dava biçim ve öz

yönünden açıldığı halde, işin yalnız biçim yönünden incelenerek karara

varılması istemin bir bölümü belki de en önemli bölümü karşılanmamış olacaktır.

Bu durum, 44 sayılı Yasanın 28. maddesindeki "taleple bağlı olma"

kuralına uygun düşmez.

Öteyandan Anayasa'nın 147. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin

yasalar ve TBMM İçtüzüklerinin Anayasa'ya, Anayasa değişikliklerinin de

Anayasa'da gösterilen biçim koşullarına uygunluğunu denetler hükmünü

getirmiştir. Bu kurala göre, Anayasa Mahkemesi'nin bir yasayı, Anayasa'nın

yalnız biçim koşullarına uygunluğu açısından denetleyeceği hal, "Anayasa

değişiklikleri" ile sınırlıdır. Bu maddeden, Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa

değişikliği dışındaki tüm yasaları biçim ve öz yönünden denetlemesi gerektiği

sonucu da çıkmaktadır. Anayasa'nın söz konusu maddesini değiştiren 1488 sayılı

Yasanın ilgili gerekçesinde "Kanun vazıı olarak Türkiye Büyük Millet

Meclisinin tasarrufları, Anayasa'da belirtilen istisnalar dışında ve Anayasa'da

gösterilen şekil, usul ve esaslara göre Anayasa Mahkemesi'nin denetimine tabi

tutulmuştur." denmesi bu görüşü doğrulamaktadır.

Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi gereken hallerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmeyecek biçimde ayrıca kararlaştırabilir (Mad. 152). İptal hükmünün yürürlük tarihinin ayrıca kararlaştırılmasında amaç, iptal nedeniyle doğabilecek boşluğun parlamento tarafından Anayasa'ya uygun biçimde çıkarılacak bir yasayla doldurulmasıdır. Anayasa bu hükümle, Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'ya uygunluk yönünden Meclislere ışık tutmasını istemektedir. Kanımızca Anayasa 152, maddesindeki "kararlar, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz" hükmü bu amaca dönüktür.

Nitekim maddeye bu hükmü ekleyen 1488 sayılı Yasanın gerekçesinde bu ilâvenin sebebinin "gerekçe bilinmediği için, yasama ve yürütme organlarınca yerine getirilmesinde çoğu kere ortaya çıkan güçlükler" olarak gösterilmesi bu görüşü doğrulamaktadır. Dava konusu yasanın yalnız biçim yönünden incelenerek karara bağlanması halinde, işin özü yönünde parlamentoya ışık tutulmamış olacaktır. Aksaklıkların düzeltilerek aynı içerikli yeni yasa yapılması halinde bu kez yasanın öz yönünden iptali gibi bir sonuçla karşılaşılabilecektir. Bu durum Meclislerin ve Mahkemenin işlerinin uzamasına, yasanın çıkışına bağlı kamu yararının elde edilmesinin gecikmesine neden olacaktır.

Son olarak, Anayasa Mahkemesinin öz yönünden incelemeye girerek, Anayasaya uygun bulduğu bir yasayı biçim yönünden iptal etmesi halinde, biçim aksaklığı düzeltilerek özde aynı içerikle çıkarılacak yeni yasaya karşı dava açıldığında, Anayasa Mahkemesi kurulunun öz yönünden eski kurulun görüşüyle bağlı kalacağı ileri sürülebilir ise de, yeni yasanın ayrı numara alması, ayrı bir yasa niteliğinde bulunması karşısında bu görüşe hak verilemez. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi, bir süre önce Anayasaya uygun bulduğu bir yasayı, daha sonra başka bir davada iptal edebildiğine göre, aynı içerikli de olsa yeni yasayı inceleyip karara bağlayabilir.

Anayasa Mahkemesinin biçim ve öz yönünden iptal ettiği bir yasa yerine yeni yapılan yasa da dava konusu olabilir. Çünkü ortada yeni bir yasa vardır. Anayasa Mahkemesi kararlarının kesinliği iptal ettiği yasa içindir. Yeni yasa her zaman dava konusu olabilir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasaya aykırı bulunan 1475 sayılı Yasanın 1927 sayılı Yasayla değişik 14. maddesinin altıncı fıkrasına karşı açılan davada işin özünün de incelenmesi gerektiği oyu ile kararın bu kısmına karşıyız.

Üye Muammer Yazar Üye Orhan Onar Üye Yılmaz Aliefendioğlu

Anayasa Mahkemesi, E. 1980/9, K. 1980/40, 12 Haziran 1980 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I -olay
  6. Iıı- Metinler
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Sonuç
  10. Karşıoy Yazısı
  11. Karşıoy Yazısı
  12. Karşıoy Yazısı
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1980/9
Karar No
1980/40
Tarih
12 Haziran 1980

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1980/48 K.1980/41
  • AYM Norm Denetimi E.1980/49 K.1980/43
  • AYM Norm Denetimi E.1980/51 K.1980/42
  • AYM Norm Denetimi E.1980/50 K.1980/44
  • AYM Norm Denetimi E.1980/28 K.1980/45
  • AYM Norm Denetimi E.1980/16 K.1980/47

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.