KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 1986
- Esas Sayısı
- 1985/33
- Karar Sayısı
- 1986/22
- Karar Günü
- 11/9/1986
- R.G. Tarih-Sayı
- 10.12.1986-19307
- İtiraz yoluna başvuran
- İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi.
- İtirazın konusu
- 5/6/1985 günlü, 3217 sayılı "1918 Sayılı
Karar Metni
2.106 kelime·11 dk okuma·15 bölüm
Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Aynı Kanuna Üç Ek Madde İlavesiyle 1177 Sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Kanununun 44 üncü Maddesinin (a) Bendinin ve 3078 Sayılı Tuz Kanununun 27 nci Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun"un 9. maddesiyle 4. maddesinin Anayasa'nın 7. ve 10. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptallerine karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Kimi sanıkların 1977 de bir anonim şirket adına İngiltere'den gönderilen 16 treyleri İskenderun Gümrüğü'nde yapılan transit işlemleriyle İran'a sevk ettirdikten sonra bunları herhangi bir gümrük işlemi yaptırmadan Gürbulak Gümrüğü'nden tekrar yurda soktukları, gümrüğe teslim etmeleri gerekmesine karşın treylerlerin numaralarını değiştirerek İskenderun'da sattıkları,
Kimi sanıkların ise 1981 de İstanbul Giriş Gümrük Müdürlüğü'nce tescil edilen geçici kabul giriş beyannamesiyle ithal ettikleri Jüt Mensucattan sargılık kaba bez (kanaviçe) lerin İskenderun Çıkış Gümrük Müdürlüğü'nce tescilli çıkış beyannamesi kapsamındaki (eşyanın ambalajda kullanılan) kısmının tekrar ihracında yasal koşullara uymadıkları,
Kimi sanıkların da 1979 da yurt dışından ithal ettikleri çuvalları dış ülkelere çıkarıp satmış gibi göstererek gümrük vergi ve resimlerini ödemeden yurt içinde bıraktıkları; böylece toplu kaçakçılık suçunu işledikleri savıyla haklarında İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi'nde üç ayrı dava açılmıştır.
Değişik yıllarda işlendiği öne sürülen toplu kaçakçılık suçlarından dosyaları birleştirilerek yargılanan 14 sanıkla ilgili davada, kendiliğinden itiraz yoluna başvuran Mahkeme, 2248 sayılı Kanunla değişik 1918 sayılı Kanunun toplu kaçakçılığa ilişkin 27. maddesinin ikinci, üçüncü ve son fıkralarının uygulanması gerekeceği kanısına vararak 3217 sayılı Kanunun 9. ve 4. maddelerinin iptalini istemiştir.
III- YASA METİNLERİ
A - İptali istenen 5/6/1985 günlü, 3217 sayılı "1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Aynı Kanuna Üç Ek Madde İlavesiyle 1177 Sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Kanununun 44 üncü Maddesinin (a) Bendinin ve 3078 Sayılı Tuz Kanununun 27 nci Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun" un itiraz konusu maddeleri şöyledir :
MADDE 4.- 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun 27 nci maddesine, üçüncü fıkrasından sonra dördüncü fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
İkinci fıkranın uygulanmasını gerektiren durumlarda; mal veya eşyanın özel kanunlarla veya ithalat ve ihracat rejimi kararlarıyla memlekete ithal veya ihracı yasaklanmamış olmakla birlikte gümrüklenmiş piyasa değerinin otuz milyon lirayı geçmemesi ve tekele tabi maddelerden olmaması halinde, ikinci fıkradaki ağır hapis cezasına hükmedilmeyip sadece üçüncü fıkraya göre ağır para cezasına ve mal veya eşyanın müsaderesine karar verilir. Bu fıkradaki miktarı, Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yayınlanan "Toptan Eşya Fiyatları Yıllık İndeksi"ndeki artışlar oranında artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu kararlar Resmî Gazete'de yayımlanır.
MADDE 9.- 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun 1 inci maddesinin (F) bendi, 25 inci maddesinin ikinci fıkrası ile ek 3 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
B- Dayanılan Anayasa Kuralları :
MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
C- İlgili Anayasa Kuralı :
MADDE 152'nin dördüncü fıkrası : Anayasa Mahkemesi'nin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.
D- İlgili Yasa Kuralı :
10/11/1983 günlü, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesinin yedinci fıkrası :
Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe, aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
IV- İLK İNCELEME
A- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca H. Semih ÖZMERT, Orhan ONAR, Necdet DARICIOĞLU, Yekta Güngör ÖZDEN, Muammer TURAN, Mehmet ÇINARLI, Selâhattin METİN, Servet TÜZÜN, Mahmut C. CUHRUK, Mustafa ŞAHİN ve Adnan KÜKNER'in katılmalarıyla 16/1/1986 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında 15/10/1985 günlü kararda belirlenen "iptali istenilen ve davada uygulanacak hüküm veya hükümlerin hangileri olduğu ve bunların aykırılık gerekçelerinin açıklıkla belirtilmesi" konusundaki eksiklik tamamlanmış olduğundan işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra incelemenin sınırlandırılması sorunu üzerinde durulmuştur.
B - İTİRAZIN SINIRLANDIRILMASI
Yerel Mahkeme 3217 sayılı Yasanın 9. ve 4. maddeleriyle 1918
sayılı Yasada yapılan değişikliklerin tümünün iptali istemiyle itiraz yoluna
başvurmuştur. Bakılmakta olan davada 25. maddenin ikinci fıkrası ile ek 3.
maddenin uygulanması olasılığı yoktur. 9. maddenin tümüyle ele alınması
gereksizdir. Öbür yandan 1918 sayılı Yasanın 27. maddesine üçüncü fıkrasından
sonra dördüncü fıkra ekleyen 3217 sayılı Yasanın 4. maddesinin son tümcesinin
de davada uygulama alanı bulunmamaktadır. Başvuran Mahkemenin amacı cezalar
arasındaki ayrılığın kaldırılması, bir suça ceza verilirken benzer eylemin cezasız
kalmasının önlenmesidir. Bu durumda son tümce inceleme kapsamına alınmadan da
sonuca ulaşılabilir. Bu nedenlerle incelemenin :
1- 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'un 1. maddesinin (F) bendini yürürlükten kaldıran 3217 sayılı Kanun'un 9. maddesinin "... 1 inci maddesinin (F) bendi." ibaresiyle;
2- 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'un 27. maddesine üçüncü fıkrasından sonra dördüncü fıkra ekleyen 3217 sayılı Kanun'un 4. maddesinin "ikinci fıkranın uygulanmasını gerektiren durumlarda; mal veya eşyanın özel kanunlarla veya ithalât ve ihracat rejimi kararlarıyla memlekete ithal veya ihracı yasaklanmamış olmakla birlikte gümrüklenmiş piyasa değerinin otuz milyon lirayı geçmemesi ve tekele tâbi maddelerden olmaması halinde, ikinci fıkradaki ağır hapis cezasına hükmedilmeyip sadece üçüncü fıkraya göre ağır para cezasına ve mal veya eşyanın müsaderesine karar verilir" cümlesiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı öne sürülen yasa kuralları, dayanak yapılan ve konuya değinen Anayasa maddeleri, bunlarla ilgili gerekçeler ve öbür yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
A- Anayasa'nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden inceleme :
Anayasa'nın bu fıkrasında "Anayasa Mahkemesi'nin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz" denilmektedir. Anayasa'nın amacı, hem gereksiz başvurmaları önleyerek Mahkemenin çalışma düzenini korumak, hem de uygulamada sürekliliği sağlamaktır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin iptalini istediği 3217 sayılı
Yasanın 4. maddesiyle eklenen dördüncü fıkra içindeki ".ve tekele tâbi
maddelerden olmaması." ibaresi, bir başka itiraz davasına konu olarak
incelenmiş ve buna ilişkin 27/3/1986 günlü, Esas: 1985/31, Karar: 1986/11
sayılı Anayasa Mahkemesi kararı 9 Mayıs 1986 günlü, 19102 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanmıştır. Böylece gerek Anayasa'nın 152. maddesinin dördüncü fıkrasının,
gerek Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28.
maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen koşul gerçekleşmiştir. İtirazcı
Mahkemenin başvurusu 11/7/1985 tarihini taşımakta ise de esas inceleme
aşamasında Anayasa Mahkemesi'nin aynı konu hakkında işin esasına girerek
verdiği yukarda belirtilen red kararı yürürlüğe girdiğine göre itirazın
incelenmesine olanak yoktur. Zira Anayasa'nın 152. maddesi yalnız dava
mahkemelerini değil Anayasa Mahkemesini de bağlar. Anayasa Mahkemesi, önceki
kararın yayımı tarihinden sonra karar vermek durumunda ise başvurunun daha önce
olup olmamasına bakmadan itirazı reddetmek zorundadır. Bu nedenle itirazcı
Mahkemenin "...ve tekele tâbi maddelerden olmaması halinde."
sözcüklerine ilişkin itirazı yetkisizlik nedeniyle reddedilmelidir.
Mahmut C. CUHRUK, Necdet DARICIOĞLU, Yekta Güngör ÖZDEN, Selâhattin METİN ve Adnan KÜKNER bu görüşe katılmamışlardır.
B- İtiraz konusu kurallar yönünden inceleme :
1) 9. Maddenin Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu :
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun
230. maddesine dayanarak birleştirdiği dosyalardan Esas : 1981/202 ve 1982/52
sayılı davalarda 3217 sayılı Yasa olmasa idi suç tarihlerine göre 1918 sayılı
Yasanın 1/F maddesi yoluyla 2248 sayılı Yasa ile değişik 27. maddenin ikinci ve
üçüncü fıkralarını uygulayacaktı. Yasa Koyucu, 3217 sayılı Yasanın 9. maddesini
getirirken, 1918 sayılı Yasanın 1. maddesinin (F) bendi kapsamına giren
eylemlerin 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 149. ve 156. maddelerinde para
cezasıyla yaptırıma bağlandığını, zamanın koşullarına göre Kaçakçılık Yasası
kapsamından çıkarılmasının uygun olacağını düşünmüştür. Yasa Koyucunun Anayasa
ve üstün hukuk kurallarıyla sınırlı olan takdir hakkını aşması söz konusu
değildir. Ceza siyasetinin bir gereği olarak, madde yürürlükten kaldırılmıştır.
Yasa Koyucu maddenin yürürlüğünde bir yarar görmemiş, kaldırılmasının daha
uygun olacağı görüşünden hareket etmiştir. Bu ise en doğal hakkıdır. Bir yasa
kuralının yerinde olup olmadığı, yarar ya da zarar getirebileceği konusu
uygunluk denetimi dışında kalan bir husustur. Anayasa Mahkemesi yalnızca,
Anayasa kuralları karşısında uygunluk ya da aykırılık üzerinde durarak
denetleme yapabilir. Yasama organının takdirine bağlı konu ve alanlara elatması
söz konusu olamaz. İtirazcı Mahkeme birleştirdiği dosyalardan Esas : 1978/91
nolu da 1/E maddesini uygulayacağını açıklayarak 1/E maddesi ile 1/F maddesi
arasında çok az fark bulunduğunu, 1/E maddesine kapsamına giren eylemlerin suç
niteliklerinin korunmasına karşın, 1/F maddesinin kaldırılmasını Anayasa'ya
aykırı bulmaktadır. Bir yasa kuralı bir başka yasa kuralına göre, onun varlığı
ya da yokluğu gözetilerek değil ancak ilgili Anayasa kuralına göre
değerlendirilerek denetlenir. Eşitlik, aynı durumda olanların ayrı işlemlere
bağlı tutulmamasıdır. Değişik durumda olanların ayrı kurallara bağlı
kılınmasında eşitlik ilkesine aykırı bir durum olamaz. Anayasa Mahkemesi'nin
kararlarında bu husus ayrıntılı biçimde işlenmiştir. Yürürlükten kaldırılan 1/F
maddesi kapsamına giren kişiler arasında bir ayırım yapılmış değildir. Kaldık!
1/F maddesini kaldıran 9. maddenin iptali 1/F maddesini yürürlüğe kazandıramaz.
Hukuksal yönden olumlu bir sonuç da elde edilemez. Yasa koymak, değiştirmek,
yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği gözetmek tümüyle yasa koyucunun
yetkisi içindedir. Yasalar arasında uyum ve uygunluk da yasa koyucunun
arayacağı durumlardır. 1/F maddesini yürürlükten kaldıran 9. maddenin ".1
inci maddesinin (F) bendi" sözcüklerinin Anayasa'ya aykırı bir yönü
saptanamadığından bu yöne ilişik itiraz reddedilmelidir.
2) 4. Maddenin Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu :
3217 sayılı Yasanın 4. maddesinin iptali isteminin belirgin bir gerekçesi yoktur. Anayasa Mahkemesi gerekçe ile bağlı olmadan istemi incelemeye yetkilidir.
3217 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce, toplu kaçakçılık
konusu malın niteliğine bakılmadan bu suçları işleyenler için ağır hapis cezası
öngörülmüştü. 3217 sayılı Yasa ile eklenen ve itiraz konusu bölümü de içeren
dördüncü fıkrada gümrüklenmiş piyasa değeri otuz milyon lirayı geçmeyen gümrük
eşyası kaçakçılığı sanıkları ikinci fıkrada öngörülen 8-12 yıl arasında değişen
hürriyeti bağlayıcı cezadan kurtulmakta, ancak üçüncü fıkraya göre ağır para
cezasıyla cezalandırılmaktadırlar. Gümrüklenmiş piyasa değeri otuz milyon
lirayı geçmeyen kaçakçılık konusu malın ithal ve ihracının yasayla ya da
ithalât ve ihracat rejimi kararlarıyla yasaklanmış eşya olması ya da tekele
bağlı maddelerden bulunması durumunda, getirilen bu ayrık hükümden sanıklar
yararlanamayacaklar, ağır para cezasıyla birlikte ağır hapis cezasıyla da
cezalandırılacaklardır. Görülmektedir ki, düzenleme kişilere göre değil, toplu
kaçakçılık konusu malın türüne göredir. Ayrıca ceza siyasetinin doğal gereği
olarak sanık lehine kısmî af niteliğinde bir uygulama öngörülmüştür. Benzer
suçları işleyenlerin cezalandırılmasında yasa önünde eşitlik ilkesinin
çiğnenmiş sayılabilmesi için, eşitliği bozar gibi görülen kuralın, haklı bir
nedene dayanmaması ya da kamu yararı amacıyla yürürlüğe konmamış olması
gerekir. Aşağıda açıklanacağı üzere ".ve tekele tâbi maddelerden olmaması
halinde" sözcükleri üzerinde özellikle ve ayrıca durulup inceleme
yapılmamıştır. Kimi maddelerin üretim, yapım, satımının Devlet tekeline bağlı
kılınması Devlet gelirini artırmak, gelirleri daha etkin kılmak yanında
toplumun sağlığını koruma amacına da bağlanabilir. Daha tehlikeli ve daha
yaygın bulunan maddeleri bir düzey ve oran gözetmeden ekonomik suç dışında
düşünmek ve buna uygun düzenleme getirmek eşitlik ilkesine aykırı
düşmemektedir. Bu düzenleme, daha hafif suçlara daha ağır ceza verilmesi
biçiminde somut bir aykırılık, haksızlık değil, dengesizlik değil, Devletçe
önemine göre eylemlere ayrı ayrı ceza uygulamasıdır. Kamu yararının birkaç
yönden gözetildiği düzenlemede Anayasa'nın 10. maddesine aykırılık yoktur.
Sınırlı incelenen bu bölümde Anayasa'nın 7. maddesine ilişen bir yan da
bulunmamaktadır. 3217 sayılı Yasanın 4. maddesine yönelik itirazın da reddi
gerekir.
ONAR
Başkanvekili
Mahmut
C. CUHRUK
Üye
Necdet
DARICIOĞLU
Üye
Yılmaz
ALİEFENDİOĞLU
Üye
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Muammer
TURAN
Üye
Mehmet
ÇINARLI
Üye
Selahattin
METİN
Üye
Servet
TÜZÜN
Üye
Mustafa
ŞAHİN
Üye
Adnan
KÜKNER
Anayasa Mahkemesi, E. 1985/33, K. 1986/22, 11 Eylül 1986 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası