İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1988/45 K.1989/14

45. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "... iskân suretiyle ...verilen yerler ..." ibaresinin Anayasa'nın 44. ve 170. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.

Esas1988/45Karar1989/14Tarih14 Mart 1989Okuma10 dk · 2.044 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
14 Mart 1989
Esas Sayısı
1988/45
Karar Sayısı
1989/14
Karar Günü
14.3.1989
R.G. Tarih-Sayı
25.08.1989-20263
İtiraz yoluna başvuran
Lüleburgaz 2. Kadastro Mahkemesi
İtirazın konusu
21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.044 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

45. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "... iskân suretiyle ...verilen yerler ..." ibaresinin Anayasa'nın 44. ve 170. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.

I- OLAY

İskân suretiyle 23.9.1946 gününde iki kişi adına tapu kaydına

geçirilen taşınmazın, 25.1.1980 günlü tapulama tutanağıyla 1950 yılında tapu

dışı satın almayla zilyedi olan kimse adına tesbitine karşı itirazı Tapulama

Komisyonu'nca önce yetki, sonra da esas yönünden reddedilen Orman İdaresinin bu

yerin orman olduğunu ileri sürerek 30 günlük yasal süresi içinde Tapulama

Mahkemesi'ne açtığı davaya, anlaşmazlık konusu 1397 no.lu parselin sonradan

Hazine lehine orman dışına çıkarıldığını bildiren Hazine, asli müdahil olarak

katılmış, yargılama evrelerinde yapılan keşifte 1976 yılında tamamlanan orman

dışına çıkarma işlemleri sırasında 6831 sayılı Yasa'nın 1744 sayılı Yasa ile

değişik 2. maddesinin (B) bendi gereğince ormandışına çıkarılan dava konusu

yerin bir bölümünün 1950 yılında gerçekleştirilen sınırlama içinde kaldığı ve

tesbit miktarının tapu miktarından az olması nedeniyle miktar fazlası

bulunmadığı saptanınca olayda uygulanması gereken 3402 sayılı Yasa'nın 45.

maddesindeki "... iskân suretiyle ...verilen yerler ..." ibaresinin

Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan yerel mahkeme iptal istemiyle doğrudan

Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İPTALİ İSTENİLEN YASA KURALI

21.6.1987 GÜNLÜ, 3402 SAYILI Kadastro Kanunu'nun, iptali istenilen ibareyi içeren üçüncü fıkrasıyla birlikte 45. maddesinin, Anayasa Mahkemesi'nin 20.8.1988 günlü ve 19905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1.6.1988 günlü, Esas 1987/31, Karar 1988/13 sayılı iptal kararından sonra yürürlükteki biçimi şudur :

"Madde 45.- (Birinci fıkra iptal edildi.)

(İkinci fıkra, iptal edildi.)

(Üçüncü fıkrada "tapulu yerlerle" ibaresi iptal edildi.)

Orman sınırları içerisinde kalan veya orman dışına çıkarılan alanlarda ...iskân suretiyle veya toprak tevzii yoluyla verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmadan hak sahipleri adına tesbit ve tescil edilir.

6831 sayılı Orman Kanununun değişik 2 nci maddesinin (B) bendinin uygulanmasında bu madde hükmü tatbik edilir.

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gereğince belirtilen turizm alanlarında, Orman Kanunları hükümlerine göre tahsis edilen yerlerde ve imar planlarının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallar hakkında yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz."

B- İLGİLİ YASA KURALLARI

6831 sayılı Orman Kanunu'nun konuyla ilgili 2. maddesi şudur :

"Madde 2.- (Değişik: 5.6.1986-3302/1. Md.) Orman sayılan yerlerden:

A) Öncelikle orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesi maksadıyla, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tesbit edilen yerler ile halen orman rejimi içinde bulunan funda ve makilerle örtülü yerlerden tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilen yerler,

B) 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları,

Orman sınırları dışına çıkartılır.

Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tahsis ve tescil işlemi yapılır.

Bu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir suretle daraltma yapılamaz.

Bu madde hükümleri; muhafaza ormanı, milli park olarak ayrılan, izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlık alanlarda ve 3 üncü madde ile orman rejimi içine alınan yerlerde bu niteliklerin devamı süresince, yanan orman sahalarında ise hiçbir şekilde uygulanmaz.

(Ak: 22.5.1987-3373/1. Md.) Bu maddenin (B) bendi ile orman sınırları dışına çıkarılıp, 2924 sayılı kanunun 11 ve 12 nci maddeleri gereğince fiili durumlarına göre ifraz edilerek bedeli karşılığı satılacak yer, yapı ve tesisleri kullananlardan, satış işlemleri tamamlanıncaya kadar ecri misil alınmaz."

C-DAYANILAN ANAYASA KURALLARI

1. "MADDE 44.- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.

Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir."

2. "MADDE 170.- Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasındayarar görülmeyen yerlerin tesbiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.

Devlet, bbu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.

Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzü'nün 8. maddesi uyarınca Mahmut C.CUHRUK, Yekta Güngör ÖZDEN, Necdet DARICIOĞLU, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Muammer TURAN, Mehmet ÇINARLI, Servet TÜZÜN, Mustafa GÖNÜL, Mehmet Şerif ATALAY, İhsan PEKEL ve Selçuk TÜZÜN'ün katılmalarıyla 22.11.1988 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik olmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, başvurma kararı ve ekleri, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen yasa ve ilgili yasa kuralları, itiraza dayanak yapılan Anayasa maddeleriyle bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

3402 Sayılı Yasa'nın 45. Maddesinin Üçüncü Fıkrasındaki İtiraz Konusu Hükmün Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu :

Göçmenlere, göçebelere, yurda sığınanlara, yurttaşlara ve bir yerden bir yere nakledilenlere özel yasalarına göre bir yönetim işlemiyle yapı ve toprak verilmesi olan yerleştirme (iskân) genelde ve özgün biçimde 2510 sayılı İskân Kanunu ile düzenlenmiştir. Dahaönce, iskan amacıyla çıkarılan kimi yasalar ve genelgelerle de yerleştirmeler yapılmıştır.

2510 sayılı Yasa'nın yürürlükten kaldırılan 21. maddesinde

dağıtılabileceği öngörülen arazi türleri arasında orman bulunmadığı gibi,

ormanların dağıtılamayacağı açıkça yazılıdır. Dağıtım işinin orman yönetimiyle

işbirliği içinde ve özenle yapılacağının doğallığı gözetildiğinde dağıtılan

yerlerin kuramsal olarak orman bulunmadığı kabul edilir. Ancak, bu duruma ters

ve kurala ayrık düşecek biçimde orman niteliği tartışmasız bir yerin iskân

yoluyla dağıtılması da olanaklıdır. Böyle olasılıklar düşünülmeseydi 3402

sayılı Yasa'nın 45. maddesi anlamsız kalırdı. İskân yoluyla dağıtılan yerlerin

kiminin ücretli, kiminin ücretsiz verilmiş olmaları da 2510 sayılı Yasa'nın

önceki 39. maddesinin gereğidir.

1- Anayasa'nın 44. Maddesi Yönünden İnceleme :

Yukarda özetle tanıtılan bu yerleri de kapsayan 3402 sayılı

Yasa'nın 45. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "tapulu yerlerle" ibaresi

"... Anayasa'nın 44. maddesi, toprağın erozyonla kaybedilmesini önlemek

amacıyla gerekli önlemleri almak görevini Devlete vermiştir. Daha önce orman

olan yerlerin erozyonla yitirilmesi büyük olasılık taşımaktadır. Bu yüzden

gerekli önlemleri aldıktan, değerlendirme ve ihya işlemleri yapıldıktan sonra

dağıtılmaları gerekir. Devletin, önlemleri, toprak elinden çıktıktan sonra da

alabileceği düşünülebilirse de, malikin izni ve isteği olmaksızın bu tedbirleri

almak güçtür..." denilerek Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 günlü, Esas

1987/31, Karar 1988/13 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İtiraz yoluna

başvuran Daire de aynı gerekçelere dayanmaktadır.

İncelenen fıkranın ilgili hükmü "Orman sınırları içerisinde

kalan veya orman dışına çıkarılan alanlarda" iskân suretiyle verilen

yerlerden sözetmektedir. Öngörülen orman dışına çıkarma işlemi, 6831 sayılı

Yasa'nın 2. maddesinin (A) ve (B) bentlerindeki yerleri, arazileri ve yerleşim

alanlarını kapsamına almaktadır. (B) bendine göre orman dışına çıkarılan

alanlarda, bu yerleri kullanan tapu malikinin yapmış olduğu değerlendirme ve

ihya işlemleri ile aldığı öbür önlemlerin, devletin alacağı önlemlerle eşdeğer

olup olmadığı belirsizdir. 45. maddede bu durumlar belirtilerek bu nitelikteki

yerlerin tapu maliklerine, bu arada iskân yoluyla verilenlere ait olacağı,

yoksa bu önlemler alındıktan sonra tescil yapılacağına ilişkin bir açıklık

yoktur. Bu nedenle, hangi biçimde yapılacağı belli olmayan ihya ve

değerlendirmeler ile yetersiz önlemlerin alındığı durumlarda da tescil olanağı

tanıyan madde Anayasa'ya aykırılık taşımaktadır. Üçüncü fıkra, 6831 sayılı

Yasa'nın 2. maddesinin (B) bendine göre orman dışına çıkarılmayan alanları da

içerdiğinden, bu yerlerde herhangi bir biçimde iskân edilmiş kişinin ormana

malik olması durumunda erozyona karşı önlem alınabilmesi çok güçtür.

Anayasa'nın 44. maddesi, tüm ülke topraklarını içeren bir kural niteliğinde

bulunduğundan, devletçe önlem alınmasının, anılan yerlerin devlet (orman yönetimi)

elindeyken daha kolay olacağında duraksanamaz.

Bir bölümünün orman olduğu anlaşılan dava konusu yerlerin özel mülkiyete konu edilmesi, üzerindeki orman örtüsünün yok edilmesine olur vermek anlamına gelir. Genelde düz olmayan yerlerde yeşil örtüyü yok ettikten sonra yeniden oluşturmak, malikin isteğiyle de olsa oldukça güçtür. Kaldıki, bu yerlerde gerekliönlemlerin alınmamış, değerlendirme ve ihya işlemlerinin yapılmamış olduğu açıktır.

2510 sayılı İskân Kanunu'nda orman dışına çıkarılmış olan yerlerin dağıtılabilmesi için ne durumda olmaları gerektiği belirtilmemiştir. İtiraz konusu hüküm, hiçbir koşul aramadan, iskân suretiyle verilen bir yerin kişi adına tescilini öngörmekle bu yerlerin erozyona karşı yeterince önlemler alınmadan dağıtılmasına ve hak sahibi adına tesciline olanak tanıdığından Anayasa'nın 44. maddesine aykırıdır.

2- Anayasa'nın 170. Maddesi Yönünden İnceleme :

Anayasa'nın bu maddesi, orman niteliğini yitirmiş yerlerle orman

olarak korunmasında yarar görülmeyen yerler arasında ayrım yapmamış, orman

dışına çıkarılmış yerlere orman içi köyler halkının yerleştirilmesi için devlet

tarafından ihya edilerek halkın yararlanmasına ayrılmasını öngörmüştür. Anayasa

6831 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin (A9 ve (B) bentleri arasında fark gözetmemiştir.

(A) bendinde "... orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından

hiçbir yarar görülmeyen ..." yerlerden; (B) bendinde de "31.12.1981

tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş

..." yerlerin orman dışına çıkarılmasından sözedilmektedir. Anayasa'nın

170. maddesi ise "... 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından

orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen

bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve

orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya

tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya

edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir."

biçimindedir. 170. maddenin buraya bir bölümü alınan birinci fıkrası birkaç yan

tümceden oluşan büyük tümcedir. Fıkraya oluşturulan tümcelerden6831 sayılı

Yasa'nın 2. maddesinin (A) bendine yollama yapanı çıkarıldığında 170. maddenin

ilgili bölümü "...31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman

niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; orman içi köyler

halkının kısmenveya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle

anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla

düzenlenir." biçimini alır.

Anayasa'nın 169. ve 170. maddeleri 6831 sayılı Yasa'nın 2.

maddesinin (A) ve (B) bentlerindeki iki tür yer hakkında hükümler içermektedir.

169. maddenin son fıkrasında, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen

bakımından orman niteliğini tam olarak yitirmiş olan tarla, bağ, meyvelik,

zeytinlik durumuna getirilmiş yerlerden değil, tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik

gibi çeşitli tarım alanlarında ya da hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu

saptanan yerlere değinilmektedir. Bunların orman niteliğini yitirmiş olmaları

yeterli olup ayrıca tam anlamıyla tarım arazisi durumuna gelmiş olmaları koşulu

aranmaz.Tarım alanlarında kullanılmasında yarar olduğunun saptanması

yeterlidir. Bu bakımdan, bunların zaten ihya edildiklerinden söz edilemez.

Ayrıca, 6831 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin (B) bendine göre "... otlak,

kışlak ve yaylak" olarak da orman dışına çıkarılma olanağı vardır. Bu

yerlerin önceden imar ve ihya edildiği düşünülemez. Çünkü ihya, tarıma

elverişli olmayan taşınmazları, tarıma elverişli duruma getirmektir. Kaldıki,

"Orman köylüsünün korunması" başlıklı 170. madde, tapu maliklerinin

değil, orman köylüsünün lehine yorumlanmalıdır. Orman niteliğini yitiren yer,

orman toprağı olmakla devletindir. Bu nitelikte bir yer ancak ihya edilerek

Anayasa doğrultusunda köylüye verilebilir, kişilerin özel mülkiyetine

geçirilemez. 170. madde, açıkça orman sayılan yerlerin belirtilen nedenlerle

orman dışına çıkarılması durumunda orman içindeki köyler halkının kısmen ya da

tamamen bu yerlere yerleştirilmesinden önce devlet eliyle ihyayı öngörmüştür.

İncelenen fıkra ise, Anayasa buyruğuna uymadan, bir plân ve programı gerekli

görmeden, işgal edenler adına tescili amaçlamıştır. Bu durumun, yürürlükte olan

ya da iptali istenemiyecek başka bir yasada yer almış olması, Anayasa katında

uygun karşılanmasını gerektirmez.

Özel mülkiyete konu olmayan, iskân edilmesi yasaklanan orman

arazisi, iskân yoluyla verilmiş ise bu işlem geçersizdir. Bu tür yerlerin orman

sınırı dışına çıkarılması da geçerli duruma getiremez. Orman köylüsünü korumayı

amaçlayan Anayasa'nın 170. maddesi, orman sınırı dışına çıkarılan yerlerin

orman köylüsünün yararlanmasına ayrılmasını öngördüğünden, orman köylüsü olup

olmadığı ayrımı gözetilmeden, iskân suretiyle bu yerlerin tapusunu alan

kişilere bu yerlerin mülkiyetinin devri Anayasa'ya aykırıdır. İncelenen

fıkradaki "Orman dışına çıkarılan alanlar" 6831 sayılı Yasa'nın 2.

maddesinin (A) ve (B) bentlerine göre yapılan işlemlerin tümünü kapsamaktadır.

Bu yerlerde bir ayrım yapmaksızın iskân suretiyle verilen kimseler adına tespit

ve tescil olanağı tanıyan hüküm Anayasa'nın 170. maddesine de aykırıdır.

Bu nedenlerle "... iskân suretiyle ..." ibaresi iptal edilmelidir.

Ancak bu ibareler, Anayasa Mahkemesi'nin 14.3.1989 günlü, Esas 1988/35, Karar 1989/13 sayılı kararıyla iptal edildiğinden aynı konuda yeniden karar verilmesi gereksizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "... iskân suretiyle ..." ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 14.3.1989 günlü, Esas. 1988/35, Karar 1989/13 sayılı kararıyla iptal edildiğinden aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

14.3.1989 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkanvekili

Yekta Güngör ÖZDEN

Üye

Necdet

DARICIOĞLU

Üye

Yılmaz

ALİEFENDİOĞLU

Üye

Muammer

TURAN

Üye

Mehmet

ÇINARLI

Üye

Servet

TÜZÜN

Üye

Mustafa

GÖNÜL

Üye

İhsan

PEKEL

Üye

Selçuk

TÜZÜN

Üye

Ahmet

N. SEZER

Üye

Erol

CANSEL

Anayasa Mahkemesi, E. 1988/45, K. 1989/14, 14 Mart 1989 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
  6. B- İlgili Yasa Kuralları
  7. C-dayanılan Anayasa Kuralları
  8. Iv- İlk İnceleme
  9. V- Esasın İncelenmesi
  10. Darıcıoğlu
  11. Aliefendioğlu
  12. Turan
  13. Çınarlı
  14. Tüzün
  15. Gönül
  16. Pekel
  17. Tüzün
  18. N. Sezer
  19. Cansel
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1988/45
Karar No
1989/14
Tarih
14 Mart 1989

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1988/35 K.1989/13
  • AYM Norm Denetimi E.1988/33 K.1989/17
  • AYM Norm Denetimi E.1989/10 K.1989/16
  • AYM Norm Denetimi E.1988/52 K.1989/19
  • AYM Norm Denetimi E.1988/51 K.1989/18
  • AYM Norm Denetimi E.1988/53 K.1989/20

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.