İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1991/49 K.1991/54

geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'nın 2. ve 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

Esas1991/49Karar1991/54Tarih25 Aralık 1991Okuma12 dk · 2.369 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
25 Aralık 1991
Esas Sayısı
1991/49
Karar Sayısı
1991/54
Karar Günü
25.12.1991
R.G. Tarih-Sayı
06.01.1994-21810
İtiraz yoluna başvuran
İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi.
İtirazın konusu
12.4.1991 günlü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.369 kelime·12 dk okuma·18 bölüm

geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'nın 2. ve 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Teşekkül halinde ihracat kaçakçılığı suçundan 1918 sayılı Yasa'nın

45, 27/1, 27/son, 33/son ve Türk Ceza Yasası'nın 59/2 maddeleri uyarınca

sonuçta onsekiz yıl dört ay ve dokuz yıl iki ay ağır hapis cezasına çarptırılan

ve cezalarını Muğla Cezaevinde çekmekte olan hükümlüler tarafından İzmir Devlet

Güvenlik Mahkemesi Başkanlığına verilen 14.8.1991 ve 15.8.1991 tarihli

dilekçelerle, ağır hapis cezasının beşte birini çekmeleri halinde meşruten

tahliye edilmelerine olanak veren 3713 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinin

kendilerine uygulanmasını önleyen aynı Yasa'nın geçici 4. maddesinin birinci

fıkrasının (c) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptaliiçin Anayasa

Mahkemesi'ne başvurulması istenilmiştir.

Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığının görüşünü de alan Mahkeme, Anayasa'ya aykırılık savını ciddî bularak (c) bendinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A. İptali İstenen Yasa Kuralı

3713 sayılı Yasa'nın iptali istenen kuralı şöyledir :

"Geçici Madde 4.- 8.4.1991 tarihine kadar;

a).........

b).........

c) Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının "Devlet İdaresi

Aleyhinde İşlenen Cürümler" başlıklı üçüncü babında yer alan hükümlere

aykırı hareket edenler ile Bankalar Kanununa aykırı hareketle bankalardan

haksız ve usulsüz para alanlar, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında

Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler; usulsüz, yolsuz ve

gerçek dışı işlemlerle ihracat, ithalat ve yatırım teşvikleri suretiyle vergi

iadesi, prim, kredi, faiz farkı ve benzeri adlarla kamu kaynaklarından haksız

menfaat temin edenler, yukarıda belirtildiği şekilde haksız, usulsüz ve yolsuz

olarak sağladıkları menfaat karşılıkları ve bunların fer'ilerini zamanaşımına

bakılmaksızın ödemedikleri takdirde,

d).........

Hakkında bu Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. Ancak, bu maddede sayılan suçlar dolayısı ile verilen ölüm cezaları yerine getirilmez. Bu hükümlüler hakkında;

Ölüm cezasına hüküm giyenler 20 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 15 yıllarını; diğer şahsî hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkûm edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 1/3 ünü; çektikleri takdirde iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın şartla salıverilirler.

Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı süreler de hesaba katılır. Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz.

Geçici 2 nci madde (son fıkrasındaki Geçici 1 inci maddeye yapılan atıf hükmü hariç) ve Geçici 3 üncü madde hükümleri, bu hükümlüler hakkında da uygulanır."

B. İlgili Yasa Kuralı

"Geçici Madde 1.- 8/4/1991 tarihine kadar işlenen suçlar sebebiyle;

a) Verilen ölüm cezaları yerine getirilmez. Bu durumda olanlar 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 uncu maddesi hükmüne göre çekmeleri gereken cezalarının on yılını,

b) Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanlar çekmeleri gereken cezalarının sekiz yılını,

c) Diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilmiş olanlar hükümlülük süresinin beşte birini,

Çektikleri takdirde iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın şartla salıverilirler.

Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı süreler de hesaba katılır.

Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz."

C. Dayanılan Anayasa Kuralları

İtirazın gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır.

1. "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçtabelirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

2. "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Mustafa ŞAHİN, Oğuz AKDOĞANLI, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Erol CANSEL, Yavuz NAZAROĞLU, Haşim KILIÇ ve Yalçın ACARGÜN'ün katılmalarıyla 25.12.1991 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında konunun özelliği nedeniyle başka hususlar üzerinde durulmaksızın işin esastan incelenmesi uygun bulunarak başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen yasa kuralı ile iptal istemine dayanak yapılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Sınırlama Sorunu

Salıverilme isteminde bulunan hükümlü Türk Ceza Yasası'nın diğer maddeleri ile birlikte 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanun uyarınca cezalandırılmıştır.

Bu bakımdan itiraz konusu kurala ilişkin esas inceleme, geçici 4. maddenin (c) bendindeki (1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler;) tümcesiyle sınırlı olarak yapılmalıdır.

B. DavaKonusu Fıkranın Anlam ve Kapsamı

3713 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde;

- Türk Ceza Yasası'nın 202- 281. maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler,

- Bankalar Kanununa aykırı hareketle bankalardan haksız ve usulsüz para alanlar,

- 1918 sayılı Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler,

- Usulsüz, yolsuz ve gerçek dışı işlemlerle ihracaat, ithalat ve yatırım teşvikleri suretiyle vergi iadesi, prim, kredi, faiz farkı ve benzeri adlarla kamu kaynaklarından haksız menfaat temin edenler hakkında Yasa'nın geçici 1. maddesinden yararlanabilmeleri için kimi koşullar getirilmektedir.

Buna göre; yukarıda belirtilen hükümlere aykırı hareket edenler, haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıkları menfaat karşılıklarını ve bunların fer'ilerini zaman aşımına bakılmaksızın ödemedikleri takdirde geçici 1. maddeden yararlanamazlar.

C. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Anayasa'nın 38. maddesinde, ceza hukuku alanında yapılacak düzenlemelerde yasa koyucunun suç ve cezalara ilişkin uyması gereken temel ilkeler belirlenmiştir. Suç ve cezalara ilişkin bu ilkelerin gözetilmesi koşuluyla ne tür eylemlerin suç sayılacağı, suç sayılan eylemlere ne kadar ve ne tür ceza verileceği, nelerin cezayı ağırlaştırıcı ya da hafifleticineden sayılacağı yasa koyucunun takdir alanı içindedir.

Suç ve ceza yönünden sınırları belirtilen bu takdir alanı, ceza sisteminin tamamlayıcı bölümünü oluşturan infaz hukuku için de geçerlidir. Bu nedenle yasakoyucu, şartla salıverilme de hükümlünün yararlanma koşullarını, suç türüne göre ayrım yaparak zaman içinde toplumsal koşul ve gereklere göre serbestçe farklı biçimde takdir edebilir.

Geçici 4. maddenin (c) bendinde belirtilen suçları işleyenler için özel salıverme şartlarının öngörülmesi Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında belirtildiği gibi, yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik mutlak anlamda bir eşitlikolmayıp, haklı nedenlerin ve ayrı konumların bulunmaması durumunda uygulanacak bir ilkedir.

Geçici 4. maddenin (c) bendinde sayılan suçları işleyenlerin bent hükmünde belirtilen şekilde haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıkları menfaat karşılıklarını ve bunların fer'ilerini zamanaşımına bakılmaksızın ödemeleri koşuluna tabi tutularak şartla tahliyesini öngören dava konusu kural için yasakoyucuyu farklı düzenlemeye yönelten haklı nedenler vardır. Toplum düzeni ve kamu yararı gözetilerek suça göre ayrım yapılmış, değişik adlarla kamu kaynaklarından haksız menfaat temin edenlerin şartla salıverilmesi için ayrıca sağladıkları menfaat karşılıklarını ve fer'ilerini ödeme koşulu getirilmiştir.

Suçun neden olduğu zararın ödenmesi ile şartla salıverme kurumu

arasında ilişki kurulmasının çeşitli örnekleri mevcuttur. Şartla salıverilmede

her türlü zararın ödenmesi koşulu kimi yabancı infaz yasalarında görülmektedir.

Verilen zararın veya sağlanan menfaat karşılığının ödettirilmesinin cezaya ve

şartla salıvermeyeetkisini düzenleyen kurallar hukukumuzda da mevcuttur. Türk

Ceza Yasası'nın 532. maddesinde iade veya zararın tazmininin kimi koşullarda

cezanın tayininde üçte ikiye varan indirim sebebi olarak kabul edilmiştir. 647

sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un şartla salıverilmeyi düzenleyen 19.

maddesinde, şartla salıverilmenin hükümlünün maddî gücü nisbetinde kişisel

hakları tazmin etmesi şartına talik edilebileceği öngörülmektedir.

Bu nedenlerle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde (1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler;) tümcesi yönünden Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V- SONUÇ

12.4.1991 günlü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik itirazda;

A- Esas İncelemenin, Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki (1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler;) tümcesi ile sınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE,

B- Yukarıda sınırlı olarak incelenmesine karar verilen kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE Yekta Güngör ÖZDEN, Oğuz AKDOĞANLI, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ile Yalçın ACARGÜN'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

25.12.1991 gününde karar verildi.

KARŞIOY

GEREKÇESİ

Esas Sayısı: 1991/49

Karar Sayısı: 1991/54

3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine ilişkin olup Resmî Gazete'nin 31.7.1991 ve 12.12.1991 günlü, 20946 ile 21079 sayılarında yayımlanan;

A- 19.7.1991 günlü, Esas: 1991/15, Karar: 1991/22,

B- 8.10.1991 günlü, Esas: 1991/34, Karar: 1991/34,

C- 8.10.1991 günlü, Esas: 1991/36, Karar:1991/35 sayılı Anayasa Mahkemesi kararlarının İPTAL GEREKÇELERİNE, bu kez red kararına karşı kullandığım KARŞIOYUMUZUN GEREKÇESİ olarak dayanıyoruz.

Ayrıca, çok kısa bir sürede bir tür karar değişikliğini gerektirecek

hiçbir hukuksal neden olmadığını da vurgulamak istiyoruz. Ağır bir çelişki

saydığımız yeni kararın içeriği, iptali istenen kuralın, daha önceki iptal

kararlarının konusunu oluşturan kurallardan dayanak, kapsam, erek ve amaç

yönleriyle hukuksal nitelik bakımından da hiçbir ayrım taşımaması karşısında

doyurucu olmaktan uzaktır. Anayasa'ya uygunluk denetiminde ölçüt, Anayasa

kurallarıyla, uluslararası antlaşmalar ve evrensel hukuk kurallarıdır. Yasama

organının, Anayasa'yla sınırlı özgörü (taktir) yetkisini uygun biçimde

kullandıkça bu alana elatılması söz konusu olamaz. Cezalandırma ve af yetkisi

yasayla kullanılır. Cumhurbaşkanının koşullu ve sınırlı bağışlama yetkisi de

kararla gerçekleşir. Anayasa Mahkemesi'nin denetimine itiraz yoluyla getirilen

3713 sayılı Yasa, "Terörle Mücadele Yasası" adını taşımasına karşın,

terör eylemlerine karışanları da yararlandıran şartla salıverme

düzenlemeleriyle ikilemli bir yapı sergilemektedir. Anayasa'nın kimi suçlar

için yasakladığı "af"fı bu adla değil de eylemli biçimde

gerçekleştirmek için şartla salıverme kurumu bir araç olarakkullanılmıştır.

"Af" konusu olsa biçim koşulları dışında özgörüye karışılmazdı. Ama

"şartla salıverme"yi Yasa'daki açıklığı hiçe sayarak "af"

kurumu gibi değerlendirmek bir tür yerindelik denetimi olmuştur.

Suç olduğu saptanıp belirlenen eylem için öngörülen ceza

uygulanınca, sanıklar, suçlar ve cezalar yönünden tüm ayrılıklar ortadan

kalkar. Cezanın çektirilmesine başlanmakla eşitlik kuralı gereği sanıklar

arasındaki ayrılıklar gözetilemez, hükümlünün devletçe topluma kazandırılması

evresi başlar. Bu evrede, çoğunluk oyuyla verilen kararda kabûl edildiği gibi

önceki evreyle ilgili özellikler söz konusu yapılamaz. Yasa'nın açık

sözcükleriyle belirgin düzenlemesi karşısında "bir tür af, üstükapalı af,

gerçekte af, vs. ..." gibi nitelemelerle, yerindelik denetimi gibi

varsayım ve hukuksal olmayan yorumlarla kurallar değerlendirilemez. Önceki

iptal kararlarına konu olan metinlerle öz yönünden bir değişiklik yoktur. Suçun

türü ne olursa olsun, duygusallığa kapılmadan toplum için olumsuz etkisi,

kişisel yönden uyandırdığı kanı ne olursa olsun, ilgili kuralın Anayasa katında

uygunluğu irdelenecektir.

Herhangi bir suçtan yana olunamaz ki bu tür suçlardan yana olunsun. Hoşgörü, adaletin bir parçası olsa bile, bu ancak ceza belirleyen yargıca tanınan bir yetkidir ve yasal koşullarıyla sınırları vardır. Anayasa'ya aykırılık nedeniyle iptali gerektiğine ilişkin oyumuz, hoşgörüyle yaklaşımımızı değil, yansız ve salt hukuksal görüşümüzü açıklamaktadır. Suçlardan kişisel ya da toplumsal zarar görülmesi, eylemlerin çirkinlik, aşırılık ya da sakıncalı oluşu sonucu değiştirmez.

Cezaların çektirilmesi yönünden ayrı durumda ve tam bir eşitlik içinde bulunan hükümlüler arasında şartla salıverme konusunda ayrı uygulama eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. Cezaevindeki tutum ve davranışları nedeniyle kimi önlemler, yasal ve yönetsel uygulamalar, özelliği ve zorunluluğu olan geçici işlemlerdir. Bunlar karara dayanak yapılamaz. Hükümlünün yaşı, cinsiyeti, sağlığı gibi nedenlere bağlı çektirim yöntemlerinin, şartla salıvermeyle ilgisiyoktur. Ayrıca, yararlandırmada ayrılık, kimi hükümlüler zararına cezayı fazlalaştırıp ağırlaştırmakla birdir. Böylece, geçmişi kapsayan bir çarpık uygulama da ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenlerle karşıoy kullanıyoruz. 25.12.1991

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Mustafa ŞAHİN

Üye

Oğuz AKDOĞANLI

Üye

İhsan PEKEL

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Erol CANSEL

Üye

Yavuz

NAZAROĞLU

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

KARŞIOY

YAZISI

Esas Sayısı: 1991/49

Karar Sayısı: 1991/54

12.4.1991 günlü, 3713 sayılı "Terörle Mücadele Kanunu"nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki (1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler;) tümcesi ile sınırlı olarak incelenen kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanısındayız.

3713 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin başlığı "şartla salıverilme"dir. Bu Yasa kapsamına giren suçlardan mahkumiyetlerde şartla salıverilme bu maddeye göre, bu maddede açıklık bulunmayan konularda, Türk Ceza Yasası'na ve 647 sayılı Yasa'nın 19. maddesinin birinci fıkrasıyla, Ek 2. maddesi hükümlerine göre gerçekleştirilecektir.

3713 sayılı Yasa'nın Geçici 1., 2. ve 4. maddelerinde de şartla salıverilmeden söz edilmektedir.

Bu geçici maddelerle, kapsam, çekilecek süre, iyi durumun aranmaması tutukluların da yararlanabilmeleri nedeniyle 17. maddeden ayrı bir düzenleme getirilmiştir. Geçici 1 ve 4. maddeler arasında da kapsam ve şartla salıverilmeden yararlanabilmek için çekilmesi gerekli süreler açısından farklılık bulunmaktadır. Geçici 4. maddedeki ayrıklık dışında geçici 1. maddeden tüm suçlular yararlanabilirken, geçici 4. madde sayılı suçları işleyen kişilere maddede belirtilen koşullarla uygulanacaktır.

İtiraz konusu kural, öngörülen koşullar yerine getirilmediğinde şartla salıvermeden yararlanabilmek için genelde çekilmesi gereken ceza sürelerini gösteren geçici 1. maddeden ayrılmış bu maddede yer alan 10 yıllık, 8 yıllık, 1/5'lik ceza sürelerini, maddede sayılan suçlar açısından, 20 yıla, 15 yıla ve 1/3'e yükselmiştir.

3713 sayılı Yasa'nın geçici 1 ve 4. maddelerindeki farklı düzenleme eylem ile ilişkisi kesilen ve hükümlü statüsüne giren kişinin aynı genel koşullar içinde cezasını çekmesi, şartla salıverilmenin aynı biçimde uygulanması gerektiği yönündeki hukukun genel ilkesine ve eşitlik kuralına aykırılık yaratmıştır.

İtiraz konusu kural madde kapsamındaki kişinin kendisine daha elverişli koşullar sağlayabilecek geçici 1. maddenin öngördüğü şartla salıverilmeden fıkrada öngörülen mükellefiyetleri yerine getirmedikleri takdirde yararlanmasını engellemek gibi hükümlüler arasında ayrı ve ceza infaz hukukunun temel prensiplerine aykırı uygulamalara neden olmaktadır. Kesinleşmiş hükümden önceki evreye dönük suça ve suçluya göre uygulama öngörülmesi "şartla salıverilme" kavramının hukuksal niteliği ile çelişir.

Cezanın çektirilmesi, işlenen suçun türüne bağlı olmaksızın suçlunun topluma uyum sağlamasını ve topluma yeniden kazandırılmasını amaçlar.

Bu da infazın, mahkûmların işledikleri suçlara göre bir ayırıma gidilmeden, aynı esaslara ve belirli bir programa göre yapılmasını ve sonuçlarının gözlenmesini gerektirir. Aynı miktar cezayı alan iki hükümlüden birinin, sırf suçunun türü nedeniyle daha uzun süre ceza çektikten sonra şartla salıverilmesi, cezaların farklı çektirilmesi sonucunu doğurur ve bu iki mahkum arasında eşitsizliğe neden olur.

Böylece, infaz yönünden aynı durumda bulunan hükümlüler arasında şartlı salıverme bakımından ayrı uygulama, "yasa önünde eşitlik" ilkesine uygun düşmemektedir. Anayasa'nın 38. maddesinin ilk fıkrasının ikinci tümcesinde "kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği," ikinci fıkrasında ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da "birinci fıkra hükümlerinin uygulanacağı" belirtilmiştir.

İnceleme konusu kural, suçun işlendiği zaman mevcut olmayan yeni ögeler getirmiş ve kesin hükme bağlanan işleri bu yeni ögeler açısından değerlendirerek şartla salıverilmede daha elverişsiz koşullara bağlı kılınmalara neden olmuştur.

İlgilinin koşulları yerine getirilmediğinde şartla salıverme açısından daha geniş çapta avantaj sağlayan geçici 1. madde kapsamından çıkması sonucunu doğuran bu kural, cezayı ağırlaştırıcı bir neden niteliğindedir.

Şartla salıverilme suçlunun cezaevindeki "iyi hal"ini ödüllendiren bir kurumdur. Belirlenen nedenlerle ve doğurduğu sonuçlar itibariyle itiraz konusu kuralın eşitlik ve hukuk devleti ilkeleri yanında ayrıca Anayasa'nın 38. maddesine de aykırı olduğu kanısındayız. İtiraz konusu kuralla belirlenen suçu işleyen kişiler hakkında öngörülen ödemeler yapılmadığı takdirde bu kanunun geçici 1. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı kabul edilmek suretiyle bu maddeden yararlanabilmeleri bazı koşullara bağlı tutulmaktadır.

Hükümlünün daha elverişli konumlara sahip olabilmesi olanağını, cezasının genel kurallarından ayrılarak bazı koşullara tabi itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10 ve 38. maddelerine aykırı olduğundan iptali gerektiği kanısındayız.

Başkan

Yekta Güngör ÖZDEN

Üye

Yalçın

ACARGÜN

Üye

Oğuz

AKDOĞANLI

Üye

Selçuk

TÜZÜN

Anayasa Mahkemesi, E. 1991/49, K. 1991/54, 25 Aralık 1991 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. A. İptali İstenen Yasa Kuralı
  6. B. İlgili Yasa Kuralı
  7. C. Dayanılan Anayasa Kuralları
  8. Iv- İlk İnceleme
  9. A. Sınırlama Sorunu
  10. B. DavaKonusu Fıkranın Anlam ve Kapsamı
  11. C. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
  12. Karşıoy
  13. Gerekçesi
  14. Özden
  15. Nazaroğlu
  16. Karşıoy
  17. Yazısı
  18. Acargün
  19. Akdoğanlı
  20. Tüzün
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1991/49
Karar No
1991/54
Tarih
25 Aralık 1991

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1991/58 K.1991/62
  • AYM Norm Denetimi E.1991/59 K.1991/63
  • AYM Norm Denetimi E.1991/56 K.1991/60
  • AYM Norm Denetimi E.1991/55 K.1991/59
  • AYM Norm Denetimi E.1991/54 K.1991/58
  • AYM Norm Denetimi E.1991/57 K.1991/61

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.