İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1992/21 K.1992/19

Kanunu"nun 23.6.1982 günlü, 2686 sayılı Kanunla değişik 367. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 10., 11. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istenmektedir.

Esas1992/21Karar1992/19Tarih17 Mart 1992Okuma12 dk · 2.419 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
17 Mart 1992
Esas Sayısı
1992/21
Karar Sayısı
1992/19
Karar Günü
17.3.1992
R.G. Tarih-Sayı
27.05.1992-21240
İtiraz yoluna başvuran
Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi
İtirazın konusu
4.1.1961 günlü, 213 sayılı "Vergi Usul
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.419 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

Kanunu"nun 23.6.1982 günlü, 2686 sayılı Kanunla değişik 367. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 10., 11. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istenmektedir.

I- OLAY

Nakliyecilik yapan ve 1986 takvim yılında gerçek akaryakıt alımı olmadığı halde akaryakıt almış gibi sahte fatura düzenleyerek defter kayıtlarına gider yazan sanık hakkında, vergi kontrol memurunca düzenlenen 8.10.1991 tarihli rapor ve 21.10.1991 tarihli defterdarlık oluru ile Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu yapılmış ve bunun üzerine 213 sayılı Yasa'nın 344/2 ve 355. maddelerine göre kamu davası açılmıştır. Kamu davasının görülmesi sırasında 213 sayılı Vergi Usul Yasası'nın değişik 367. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi, bu kuralın iptali istemiyle 27.2.1992 tarihinde Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A. iptali istenen Yasa Kuralı

4.1.1961 günlü, 213 sayılı "Vergi Usul Kanunu"nun 23.6.1982 günlü, 2686 sayılı Kanunla değişik ve itiraz konusu hükmü içeren 367. maddesi şöyledir:

"MADDE 367.- Yaptıkları inceleme sırasında 344 üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını veya kaçakçılığa teşebbüs suçlarını tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.

Yukarıda belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hâsıl eden Cumhuriyet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.

Amme davasının açılması inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine talik olunur.

359 ve 360 inci maddelerde uygulanan hapis cezası ile ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyet cezalan, kaçakçılık, ağır kusur, kusur veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına mani değildir.

Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmının 1-3 üncü bölümlerinde yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve merciler muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce ittihaz edilecek kararlar da ceza yargıcını bağlamaz."

B. itirazda Dayanılan Anayasa Kuralları

1- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

2- MADDE 11.- Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz."

3- "MADDE 138.- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz...

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarım hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."

C. ilgili Anayasa Kuralı

" GEÇİCİ MADDE 15.- 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanım oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.

Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar baklanda da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.

Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, ilk incelemeye ilişkin rapor, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin gerekçesi, iptali istenen Yasa kuralı ve ilgili Anayasa kurallarıyla bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü :

itiraz yoluna başvuran Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin Anayasa'ya aykırılık savlarını değerlendirmeden önce itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu savında bulunulup bulunulamayacağı sorunu üzerinde durulmalıdır.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 28. maddelerine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o davada uygulanacak yasa hükümlerini Anayasa'ya aykırı görür ya da taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savınınciddi olduğu kanısına varırsa, bu konuda bir karar verilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir.

İtiraz yoluna başvuran Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin bakmakta

olduğu ve görevi kapsamına giren bir dava bulunduğu gibi iptali istenen yasa

kuralı da o davada uygulanacak kural durumundadır. Ancak, 213 sayılı Vergi Usul

Kanunu'nun iptali istenen 367. maddenin birinci fıkrasını değiştiren 2686

sayılı Yasa 23.6.1982 gününde kabul edilmiştir. Anayasa'nın geçici 15. maddesi,

12 Eylül 1980'den, ilkgenel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet

Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşturuluncaya kadar geçecek süre içinde, yasama

ve yürütme yetkilerini Türk Milleti adına kullanan, Milli Güvenlik Konseyi'nin

çıkardığı yasaların Anayasa'ya aykırılığı savında bulunulamayacağını

öngörmektedir. Bu durumda 23.6.1982 günlü, 2686 sayılı Yasa'nın Anayasa'ya

aykırılığı ileri sürülemeyecek ve iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne

başvurulamayacaktır.

Anayasa Mahkemesi'nin 16.10.1990 günlü, Esas 1990/32, Karar 1990/25 saydı kararında da belirtildiği gibi, madde metninde, 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde çıkarılan yasalar kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Yasa uyarınca alınan kararla yapılan işlemlerin Anayasa'ya aykırı olduğu savında bulunulamaz. Bu durum karşısında, söz konusu dönemde çıkarılan yasalar hakkında Anayasa Mahkemesi'nde doğrudan iptal davası açılamayacağı gibi itiraz yoluyla bile Anayasa'ya aykırılık savında bulunulamaz.

7 Kasım 1982'de halkoyu ile kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü biçimde yapılan ilk seçimler sonucu oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk Başkanlık Divanı 6.12.1983'de toplanmış ve böylece yasama görevinin kullanılması, yeni bir düzene bağlanarak, ulusal istenci temsil eden yasama meclisine bırakılmıştır.

Anayasakoyucunun, söz konusu kural ile Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisi'nin yasama yetkisini tek başına ya da birlikte kullandığı dönemde kabul edilen bütün yasalar ve kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Yasa uyarınca alınan karar ve yapılan işlemleri Anayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutmak amacında olduğu anlaşılmaktadır.

27.10.1980 günlü, 2324 sayılı "Anayasa Düzeni Hakkında

Kanun"un 4. maddesinde; "Milli Güvenlik Konseyinin bildiri ve

kararlarında yer alan ve yer alacak olan hükümlerle 12 Eylül 1980 tarihinden

sonra çıkarılan ve çıkarılacak olan Bakanlar Kurulu Kararnamelerinin ve üçlü

kararnamelerin yürütülmesinin durdurulması ve iptali" isteminin ileri

sürülemeyeceği öngörülmekte, 6. maddesinde de; "Milli Güvenlik Konseyinin

Bildiri ve Kararlarında yer alan ve alacak olan hükümlerle Konseyce kabul

edilerek yayımlanan ve yayımlanacak olan kanunların 9 Temmuz 1961 tarihli ve

334 sayılı Anayasa hükümlerine uymayanları Anayasa değişikliği olarak ve

yürürlükteki kanunlara uymayanları da kanun değişikliği olarak yayımlandıkları

tarihte ve metinlerinde gösterilen tarihlerde yürürlüğe girer"

denilmektedir. Buradaki amaç hiç kuşkusuz, olağanüstü dönemin olağanüstü

koşullarının gerektirdiği işlemlere yasal kolaylık sağlayabilmektir. Anayasa

Düzeni Hakkında Yasa, 1982 Anayasası'nın Geçici 3. maddesiyle yürürlükten

kaldırıldığı için Anayasa'nın Geçici 15. maddesinin konulmasına gereksinim

duyulmuştur.

Anayasa'da genel nitelikleri belirli konulan düzenleyen kurallar yanında, belirli konulan düzenleyen özel kurallar da vardır. Bilindiği üzere bir konu, kendine özgü kurallarla düzenlenmemişse sorunların çözümünde genel kurallara gidilir, ancak o konuda özel düzenlemeler varsa ve bu düzenlemeler açık seçikse artık genel kurallara başvurulması düşünülmez.

Anayasa kural ve ilkeleri, etki ve değer bakımından eşit olup

hangi nedenle olursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak

bulunmadığından, bunların bir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde

tutularak uygulanmaları zorunludur. Sözü edilen Geçici 15. maddenin de bir

Anayasa kuralı olarak, Anayasa'da yer almış bulunandiğer kurallarla etki ve

değer bakımından eşit olduğunda kuşku yoktur. Bu bakımdan, Anayasa'da yer alan

bu ve bunun gibi belli bir konuya ilişkin kuralların Anayasa'da varolan genel

ilkelerden ayrı nitelikte oldukları ileri sürülerek Anayasa'ya

aykırılıklarından söz edilemez. Anayasa'da belli bir konuyu düzenleyen özel

ilke varken, o konuyu da kapsamı içine alabilecek nitelikte bir genel ilke

bulunsa bile onun değil, konuya özgü Anayasa ilkelerinin uygulanması gerekir.

Söz konusu maddenin, "Geçici madde" olarak adlandırılmış

bulunması etki ve değer bakımından Anayasa'nın öteki maddelerinden daha zayıf

ve önemsiz olduğu biçimde yorumlanmasına neden olamaz. Çünkü, geçici maddeler

genellikle geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamını

gösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar,

yayımından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin en çarpıcı

ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasaların geçici

maddeleri ile esas maddeleri arasındaçelişildik varsa, özel niteliği nedeniyle,

esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasakoyucu, kuralın ayrıklığında kamu

yaran görmüştür. Bilindiği gibi, özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce

geleceği hukukun genel bir ilkesidir. Bu nedenle, bir yasada öncelik alan

geçici maddeler uygulanıp sonuçlan tümüyle alındıktan sonra yürürlükten kalkmış

olurlar. Aksi takdirde, yasalardaki geçici maddeler, yasanın bir ayrıklık

olarak kapsadıktan konularla birlikte geçerliliklerini sürdürürler. Başka bir

anlatımla, yasakoyucunun yasa tekniği, kamu hizmetinin niteliği, yasama

politikasının gereği olarak ayrık kurallar koyabileceğinde duraksanamaz.

Yasalar herşeyden önce, sözü ile uygulanır. Yasa metinlerinin, kullanılan sözcüklerin hukuk dilindeki anlamlarına göre anlaşılması gerekir. Yasa kuralının, günün sosyal ve ekonomik gerekleriyle çeliştiği sanılsa bile yürürlükte kaldığı sürece uygulanması, hukukun gereğidir. Kimi düşünce ve gerekçelerle bu kuralın dışına çıkılması, metinlerin anlamlarından başka biçimlerdeyorumlanması, metnin bir tür düzeltilmesine kalkışılması, aslında yasada Olmayanı yasaya yakıştırmak ve yorum yoluyla amacını değiştirmek ya da yasakoyucunun yerini almak olur.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya aykırılık savını incelerken, öbür yargı organları da denetimlerini yapar ya da bir yasayı uygularken öncelikle yasaların sözel içeriklerini gözönünde tutmaktadırlar. Öte yandan Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi, Anayasa'nın 11. maddesinde; "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." biçiminde açıklanmıştır. Anayasa'nın bu temel ilke ve buyruğuna uygun ve anayasal koruma altında bulunan yasa kurallarının Anayasa'ya aykırılığı elbette düşünülemez.

Anayasanın uluslararası andlaşmaları uygun bulma ile ilgili 90. maddesinde de; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz." hükmü yer almaktadır. Bu ve Geçici 15. maddedeki düzenleme, Anayasa'da yer alan genel hukuk ilkelerinin ayrıklığını oluşturan ulusal ve uluslararası uzlaşmalarla ilgili siyasal ağırlıklı kurallardır.

Geçici 15. maddenin tümü dikkatli olarakincelendiğinde, yapılan

düzenlemede konu edilen yasalar için mutlak bir dokunulmazlığın sağlandığını

söylemek güçtür. Her şeyden önce Anayasa'da yer alan hukuk devleti ilkesi buna

olur vermez. Bu madde kapsamındaki, olağanüstü yönetimin olağanüstü koşullan

altında çıkarılan yasalarla yasa hükmündeki kararnamelerin geçilen demokratik

düzen içinde değiştirilmesine ya da yürürlükten kaldırılmasına değin Anayasa'ya

uygunluk denetimi yolu ile belirtilen dönemin tartışma konusu yapılmamasında kamu

yaran görülmüştür: Ancak yasakoyucu, siyasal ve sosyal gelişmelere ve

gereksinimlere göre, söz konusu yasal kurallardan gerekli gördüklerini

değiştireceği ya da kaldırabileceği gibi Anayasa'da öngörülen koşullara uyarak

Anayasa'daki geçici maddeleri de kaldırabilir. Bunlar dışında bir yargı

organının Anayasa'yı dışlayan bir yorumla Geçici 15. maddeyi etkisiz duruma

getirmesi olanaksızdır.

Anayasa'nın "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasa'nın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz." açıklığını taşıyan 6. maddesi de çok önemli temel bir ilke getirmiştir. Bu ilke tüm yetkilerin kaynağını Anayasa'dan alma zorunluluğunu, böyle olmadıkça geçersiz sayılacağını göstermektedir.

Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa, geçici 15. maddesi ile bir dönemin yasal işlemlerinin Anayasa'ya aykırılığı savında bulunulmasını uygun görmemiş, bir anlamda yasaklamıştır. Ancak bunların hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yargı denetimine açılması, Anayasa'ya aykırılık savında bulunma ve inceleme yasağının kaldırılmasına bağlı olup bu da Anayasa'nın 87. maddesi uyarınca doğrudan yasama organının görev ve yetkisi kapsamına girmektedir.

Bu durumda söz konusu kural hakkında, Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına Anayasa'nın geçici 15. maddesi olanak vermediğinden itirazın, başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

Güven DİNÇER bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

V- SONUÇ

4.1.1961 günlü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun değişik 367. maddesinin itiraz konusu birinci fıkrasının davada uygulanacak kural olduğuna OYBİRLİĞİYLE, ancak Anayasa'nın geçici 15. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunduğundan başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden itirazın REDDİNE, Güven DİNÇER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

17.3.1992 gününde karar verildi.

KARŞIOY

YAZISI

Esas Sayısı : 1992/21

Karar Sayısı : 1992/19

I- 12 Eylül 1980 tarihinden ilk genel seçimler sonucu toplanacak

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar geçen süre içinde çıkarılan Kanunlar ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca çıkarılankarar ve tasarrufların Anayasa'ya aykırılığının iddia edilemeyeceği yolundaki Anayasa'nın geçici 15 inci maddesinin son fıkrasındaki kuralın, maddenin bütünü ile birlikte değerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir.

Anayasa'nın geçici 15 inci maddesi, belirli bir dönemde fevkalade şartlar altında siyasal görev yapan Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisi Üyeleri ile bu dönemde alınan kararlan uygulayan kamu görevlilerini cezai, mali ve hukuki sorumluluktan koruyan kurallar bütünüdür.

Bu dönemde çıkarılan Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerin

Anayasa'ya aykırılığının iddia edilememesi, o dönem karar ve tasarruflarının

daha sonra Anayasa'ya aykırılık yoluyla hukuki tartışma konusu yapılmasını

önlemeye yöneliktir. Yoksa, bu olağanüstü dönem aşıldıktan ve demokratik ve

normal anayasal döneme geçildikten sonra 1980 - 1983 yıllan arasında çıkan kanunların

uygulanması nedeni ile mahkemelerin itiraz yoluyla yaptıkları Anayasa'ya

aykırılık başvuruların önlemeye yönelik değildir. Nitekim, 1961 Anayasası'nın

1982 Anayasası'nın geçici 15 inci maddesinin son fıkrasına paralel olan geçici

4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yolunu

kapatmak için çok ayrıntılı bir düzenleme yapmıştır. Geçici 15 inci madde bu

derece ayrıntılı ve kapsamlı düzenlenmemiştir. 1961 ve 1982 Anayasaları'nın, bu

iki maddesinin mukayesesi, geçici 15 inci maddenin Anayasa'ya aykırılık

iddiasını önlemek için değil hukuki sorumluluk konusunu çözümlemek için

konulduğunu açıkça göstermektedir.

II- Anayasa'nın geçici 15 inci maddesinin Anayasa'nın yürürlüğü

ile ilgili 177 inci maddesi ile birlikte yorumlanması gerekir. Sözü edilen madde hükümleri yürürlükte olan ve Anayasa'ya aykırılık taşıyan tüm hukuk kurallarının yeni anayasa dönemi içindeki durumunu ele almakta ve açıklığakavuşturmaktadır. 177 inci maddenin (e) bendi hükmüne göre, Anayasa hükümlerinin mevcut kurum ve kurallarla olan çelişkileri doğrudan doğruya Anayasa hükümlerinin uygulanması ile çözümlenebilecektir.

Anayasa'nın 177 inci maddesinin (e) bendi hükmü ile Anayasa'nın geçici 15 inci maddesindeki Anayasa'ya aykırılık iddiasını engelleyen hüküm, 12 Eylül 1980 ile TBMM'nin açılışı arasındaki tesis edilen tasarrufların tartışılması dışında bütün Anayasa'ya aykırılık iddialarına imkan verici anlamdadır.

III- Geçici 15 inci madde ile ilgili olarak yapılacak engelleyici

bir yorum 1980-1983 yıllarında yürürlüğe konulan sayılan sekizyüzü bulan güncel

bir yasal düzenleme grubunun anayasal denetimini sürekli engelleme demektir.

1961 Anayasası'nın geçici 4 üncü maddesi ilebaşlayan ve 1982 Anayasası'nın

geçici 15 inci maddesi ile sürdürülen bu durum, pek çok konuda Türkiye'yi

Anayasası ile değil anayasanın yasaklayıcı geçici hükümleri ile yönetilen bir

ülke olma yükü altında bırakmaktadır. Anayasal yorumlarda anayasal hakların

eksiksiz kullanılması ve anayasal müesseselerin bütünüyle çalışması temel yorum

kuralı olmalıdır. Anayasa kurallarında belirsizlik ve uyumsuzluk hallerinde

Anayasa hükümlerinin bu yönde yorumlanması ve Anayasa'nın geçici 15 inci ve 177

inci maddelerininbu anlayışla ele alınarak Anayasa'ya uygunluk denetiminin

yapılması gerekir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 152 ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28 inci maddesine göre Mahkemenin itiraz başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği oyuyla karara karşıyım.

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Servet TÜZÜN

Üye

Mustafa ŞAHİN

Üye

İhsan PEKEL

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Erol CANSEL

Üye

Yavuz

NAZAROĞLU

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Güven

DİNÇER

Başkanvekili

Anayasa Mahkemesi, E. 1992/21, K. 1992/19, 17 Mart 1992 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. A. iptali istenen Yasa Kuralı
  6. B. itirazda Dayanılan Anayasa Kuralları
  7. C. ilgili Anayasa Kuralı
  8. Iv- İlk İnceleme
  9. Karşıoy
  10. Yazısı
  11. I- 12 Eylül 1980 tarihinden ilk genel seçimler sonucu toplanacak
  12. II- Anayasa'nın geçici 15 inci maddesinin Anayasa'nın yürürlüğü
  13. III- Geçici 15 inci madde ile ilgili olarak yapılacak engelleyici
  14. Özden
  15. Nazaroğlu
  16. Dinçer
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1992/21
Karar No
1992/19
Tarih
17 Mart 1992

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1992/6 K.1992/25
  • AYM Norm Denetimi E.1992/18 K.1992/15
  • AYM Norm Denetimi E.1992/25 K.1992/29
  • AYM Norm Denetimi E.1992/1 K.1992/21
  • AYM Norm Denetimi E.1992/23 K.1992/28
  • AYM Norm Denetimi E.1992/20 K.1992/27

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.