İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1994/86 K.1995/41

242. ve 246. maddelerinin Anayasa'nın 35., 36. ve 41. maddelerine aykırı olduğu savıyla iptali istemidir.

Esas1994/86Karar1995/41Tarih13 Eylül 1995Okuma6 dk · 1.237 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
13 Eylül 1995
Esas Sayısı
1994/86
Karar Sayısı
1995/41
Karar Günü
13.9.1995
R.G. Tarih-Sayı
18.10.1996-22791
İtiraz yoluna başvuran
Karşıyaka Asliye 4. Hukuk Mahkemesi
İtirazın konusu
17.2.1926 günlü, 743 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.237 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

242. ve 246. maddelerinin Anayasa'nın 35., 36. ve 41. maddelerine aykırı olduğu savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Davacı koca evlilik birliği sürerken dâvalı karısının diğer dâvalı ile fiili birleşmesinden olan ve kendi nüfusuna kaydettirdiği 1987 ve 1992 doğumlu iki çocuğun gerçek babası diğer dâvalı olduğundan çocukların kendi nüfus kaydından silinerek diğer dâvalı nüfusuna kaydedilmesi istemiyle açtığı dâvada Mahkeme, Medenî Yasa'nın hak düşürücü sürelere ilişkin 242. ve 246. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptal istemiyle doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralı

Türk Medenî Kanunu'nun iptali istenen 242. ve 246. maddeleri şöyledir:

1- "MADDE 242 - Koca, doğduğuna muttali olduğu günden itibaren bir ay içinde çocuğu reddedebilir. Ret dâvası, çocuk ile anası aleyhine ikame olunur."

2- "MADDE 246 - Koca, sarahaten veya delâleten çocuğu tanıdıktan yahut bu bapta muayyen müddet geçtikten sonra, ret davası edemez. Şukadar ki çocuğu tanımak veya müddetinde reddetmemek hususunda iğfal olunduğunu iddia ve ispat edebilir.

Bu hallerde, iğfale ıttıla tarihinden itibaren ret için yeniden bir aylık müddet başlar.

Kezalik ret dâvasının müddeti içinde ikame edilmemesi mühik bir sebepten ileri gelmiş ise müddetin geçmesine bakılmaksızın dâva mesmu olur."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:

1- "MADDE 35.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."

2- "MADDE 36.- Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."

3- "MADDE 41.- Aile, Türk toplumunun temelidir.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'in katılmalarıyla 13.9.1995 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaki eksiklik giderildiğinden işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- SINIRLAMA SORUNU

Medenî Yasa'nın 242. maddesinin birinci tümcesinde "Koca, doğduğuna muttali olduğu günden itibaren bir ay içinde çocuğu reddedebilir" kuralı yer almakta ve bu kuralın yaptırımını düzenleyen aynı Yasa'nın 246. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinden, "Koca, ... bu bapta muayyen müddet geçtikten sonra, ret dâvası ikame edemez" denilmektedir.

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, nesebin reddi dâvasının bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereğinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmektedir.

Bu nedenle, anayasal denetime, itirazkonusu 242. ve 246. maddelerin tamamının değil, doğrudan konuya ilişkin ve uygulanacak kısmının esas alınması gerekir. Bakılmakta olan dâvada uygulanacak yasa kuralından amaç, dâvanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya dâvayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz etki yapacak yahut tarafların istek ve savunmaları çerçevesinde bir karar vermek için gözönünde tutulması gereken kurallardır.

Esas incelemenin, Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddeleri gereğince dâvada uygulanacak kuralla sınırlı tutulması zorunludur.

Bu nedenle, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin baktığı dâvada uygulayacağı kural, Medenî Yasa'nın 242. maddesinin birinci tümcesi ile 246. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan -"Koca ... bu bapta muayyen müddet geçtikten sonra ret dâvası ikame edemez" kurallarıdır. Esas incelemenin bu kurallarla sınırlı olarak yapılması gerekir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, itiraz konusu Yasa kuralı ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı

Genelde nesep, bir kimsenin sadece babasına ve anasına nisbeti, yani ana, baba ile çocuk arasındaki kan ve soybağı, hısımlık ilişkisi olarak tanımlanabilir.

Medenî Yasa'nın öngördüğü "sahih neseb", çocuğun evlilik içinde doğmasıyla (Madde 241), evlilik dışında doğmakla birlikte sonradan ana babanın evlenmesiyle (Madde 247), hâkim kararıyla (Madde 249) ya da nesebin özel yasalarla (idarî yoldan) düzeltilmesiyle oluşur. Bu durumlarda hem babaya, hem anaya sahih neseb bağı kurulur.

Baba bakımından sahih olmayan neseb ise ancak, evlilik dışı bir ilişkiden doğan çocuğun tanınması (Madde 291) ya da kişisel sonuçlarıyla babalığa hükmedilmesi ile (Madde 295 vb) gerçekleşir.

Medenî Yasa'nın 241. maddesinde yer alan sahih neseb karinesi

uyarınca, evlilik sürerken ya da sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde

doğan çocuğun babası kocadır. Aynı Yasa'nın 242 ila 246. maddelerindeki nesebin

reddi süresi içinde bu karine aksi ileri sürülebilir ve kanıtlanabilir. Koca,

evlilik içinde veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan

çocuğun nesebini reddedebilir. Medenî Yasa'nın243. maddesindeki "Evlilik mevcut

iken doğan çocuk" yönünden koca, evlendikten en az yüzseksen gün sonra

doğan çocuğun kendisinden olması olasılığının bulunmadığını, 244. maddeye göre

de "Evlenmeden evvel veya ayrıldıktan sonra ana rahmine düşen çocuk"

bakımından, çocuğun evlenmeden başlayarak yüzsekseninci günden önce doğduğu

veya karının gebe kaldığı zamanda kocasından mahkeme kararıyla ayrı yaşadığını

kanıtlayarak nesebi reddedebilir.

Nesebin reddi dâvasının Medenî Yasa'nın 242-246. maddelerinde koca, mirasçılar, savcı ve diğer ilgililer tarafından doğuma ittıla tarihinden itibaren bir aylık hak düşürücü süre içinde açılması öngörülmüştür.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

1- Anayasa'nın 41. Maddesi Yönünden İnceleme

Anayasa'nın "Ailenin Korunması" başlıklı 41. maddesinde aile, Türk toplumunun temeli sayılmış; Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli önlemleri alacağı ve örgütleri kuracağı belirtilmiş, böylece aile kurumuna anayasal güvence sağlanmıştır.

Maddenin gerekçesinde, "... Ailenin korunması fikrinin her şeyden önce Medenî Yasa anlamında evliliklerin kurulmasını kolaylaştırmak olduğu şüphesizdir... Millet hayatı bakımından aile kutsal bir temeldir. Bu nedenle, Devlet, ailenin refahını ve huzurunu koruyacaktır" denilmektedir.

Yasa'ya göre aile, karı, koca ve çocuklardan oluşur. Anayasa'nın 41. maddesi de böyle bir ailenin korunmasını amaçlamaktadır.

Nesebin reddi dâvasında öngörülen bir aylık hak düşürücü süre, ailenin korunması amacını gerçekleştirmeye yöneliktir. Bu nedenle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 41. maddesine aykırı görülmemiştir.

2- Anayasa'nın 36. Maddesi Yönünden İnceleme

Mahkeme, günümüzde nesebin % 100'e yaklaşan bir doğrulukla belirlenmesinin teknik yönden olanaklı bulunduğundan sözederek nesebin reddi dâvasının bir aylık hak düşürücü süreye bağlı bulunmasına Anayasa'nın hak arama özgürlüğünü düzenleyen 36. maddesine aykırılığını ileri sürmüştür.

Olayda, dâvacı kocanın, karısından fiilen ayrılmasından sonra karının diğer dâvalı ile evlilik dışı birlikte olmaları sonucu iki çocuklarının doğduğu ve evli olan tarafların uzun süre yasaların verdiği boşanma haklarını kullanmadıkları gibi yasaların yönetsel yönden öngördüğü çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkinhaklarından da yararlanmadıkları anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 36. maddesinde, herkesin meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercilerine başvurabilecekleri öngörülmüştür. Anayasa'nın öngördüğü temel hakların yasayla sınırlandırılabileceği Anayasa'nın 13. maddesi gereğidir. Bu bağlamda ailenin temelini teşkil eden neseb bağının süresiz olarak dâva tahdidi altında tutulması, ailenin ve çocuğun korunmasını öngören Anayasa'nın 41. maddesinin düzenleniş amacıyla bağdaşamaz.

Bu nedenlerle, Yasa'yla getirilen bir aylık hak düşürücü süre Anayasakoyucunun bu konudaki amacına uygun bulunduğundan 36. maddeye aykırılık savı yerinde görülmemiştir.

3- Anayasa'nın 35. Maddesi Yönünden İnceleme

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, nesebi süresinde reddedilmeyen çocuğun, tabîi babasından miras alamamasının Anayasa'ya aykırılık oluşturduğunu ileri sürmektedir.

Anayasa'nın 35. maddesine göre herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahip olup, bunlar ancak kamu yararı amacıyla yasayla sınırlanabilir.

Miras hakkı, eş için evlilik bağına çocuklar için ise soy (neseb) bağına dayanır. Bu nedenle, neseb bağı kurulmayan bir çocuğun miras hakkından söz edilemeyeceğinden konunun Anayasa'nın 35. maddesiyle ilgisi kurulamamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

17.2.1926 günlü, 743 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun sınırlama kararı uyarınca incelenen 242. maddesinin birinci tümcesi ile 246. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesindeki "...yahut bu babda muayyen müddet geçtikten ..." sözcüklerinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve İTİRAZINREDDİNE,

13.9.1995 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkanvekili

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Samia AKBULUT

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

Üye

Mustafa

YAKUPOĞLU

Anayasa Mahkemesi, E. 1994/86, K. 1995/41, 13 Eylül 1995 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Sınırlama Sorunu
  7. Vı- Esasın İncelenmesi
  8. Özden
  9. Tuncel
  10. Yakupoğlu
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1994/86
Karar No
1995/41
Tarih
13 Eylül 1995

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1995/1 K.1995/42
  • AYM Norm Denetimi E.1995/44 K.1995/44
  • AYM Norm Denetimi E.1995/47 K.1995/40
  • AYM Norm Denetimi E.1995/43 K.1995/46
  • AYM Norm Denetimi E.1995/16 K.1995/48
  • AYM Norm Denetimi E.1995/46 K.1995/49

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.