KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 1995
- Esas Sayısı
- 1995/29
- Karar Sayısı
- 1995/17
- Karar Günü
- 27.6.1995
- R.G. Tarih-Sayı
- R.G.'de yayımlanmamıştır. (Red
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dâvacı vekilinin, ayrıntılarıyla açıkladığı istemlerini, sonucunda da öncelikle "506 sayılı Kanunun Ek 24/L maddesinin dâvacının hukukî durumu itibariyle değerlendirerek madde kapsamında olup olmadığının tesbiti ile" biçiminde yinelediği dilekçesiyle açtığı dâva, içerdiği Anayasa'ya aykırılık savı, dâvacının SSK'na borçlu bulunmadığının tesbiti ve sataşmanın önlenmesi bölümlerinden oluşan kademeli bir dâvadır.
Bu tür bir dâvada tesbit isteminin gereği, olumlu ya da olumsuz, yerine getirilmeden öbür isteme geçilmesi ve çözüm sağlayan bir yargıya varılması uygun olmadığı gibi tesbit sorunu aşılmadan öze ilişkin uygulamanın dayanağı olan bir kural hakkında itirazyoluna başvurulması da olanaksızdır.
Anayasa'nın 152. maddesinin birinci fıkrasıyla Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında 2949 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrasının 2. bendine göre; bir dâvaya bakmakta olan mahkemenin, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerine ilişkin olarak taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddî olduğu kanısına vararak Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi, o kuralın bakılan dâvada uygulanabilmesi koşuluna bağlıdır.
Kademeli dâvaların tesbit bölümünde, tesbitle ilgili kurallar
uygulanma durumundadır. Tesbit istemini olumlu ya da olumsuz sonuçlandırırken
uygulanan ya da uygulama olasılığı bulunan bir kural için başvurulabilir.
Tesbit istemi çözümlenip eda bölümüne geçilmiş gibi bu evrede uygulanabilecek
bir kuralın iptali istemiyle tesbit evresinde itiraz yoluna başvurulamaz.
Kaldıki yerel mahkeme tesbit istemini karara bağlarken ya da bağlamak için bu
yola başvurduğu açıklığına yer vermemiştir. Başvuru kararındaki "...
olayımızda dâvacının kanunla kurulan diğer kuruluşlar kapsamında
olduğu..." tümcesi, tesbit isteminin incelenip bu konuda bir yargıya
varıldığı anlamında değildir. Bu durumda, tesbit istemini sonuçlandırırken
itiraz konusu 24/L maddesinin uygulanmayeri yoktur. Tesbit, dâvacının bu madde
kapsamına girip girmediğidir. Madde kapsamında olup olmadığına göre maddenin
uygulanıp uygulanmayacağı söz konusu olacak, gündeme gelecektir. Tesbitin
sonucunda, dâvacının anılan madde kapsamına girmediği saptanırsauygulanması
düşünülmeyecektir.
Bu durum karşısında, itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davanın bu evresinde iptalini istediği kuralın uygulanma niteliği bulunmadığından mahkemenin yetkisizliği nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesigerekir.
ÖZDEN
Başkanvekili
Yılmaz
ALİEFENDİOĞLU
Üye İhsan PEKEL Üye Selçuk TÜZÜN Üye Ahmet N. SEZER Üye Samia AKBULUT Üye Yalçın ACARGÜN Üye Mustafa BUMİN Üye Sacit ADALI Üye Ali HÜNER Üye Nurettin TURAN
Anayasa Mahkemesi, E. 1995/29, K. 1995/17, 27 Haziran 1995 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası