İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1995/50 K.1996/19

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu, 3182 sayılı Bankalar Kanunu, 2983 sayılı Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında Kanun, 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu, 7.11.1985 Tarihli ve 3238 sayılı Kanun, 2499 sayılı Sermaye…

Esas1995/50Karar1996/19Tarih12 Haziran 1996Okuma14 dk · 2.884 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
12 Haziran 1996
Esas Sayısı
1995/50
Karar Sayısı
1996/19
Karar Günü
12.6.1996
R.G. Tarih-Sayı
21.04.2000-24027
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay Onuncu Dairesi
İtirazın konusu
28.5.1986 günlü, 3291 sayılı "1211 sayılı
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.884 kelime·14 dk okuma·10 bölüm

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu, 3182 sayılı Bankalar Kanunu, 2983 sayılı Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında Kanun, 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu, 7.11.1985 Tarihli ve 3238 sayılı Kanun, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve 1177 sayılı Tütün Tekeli Kanununun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Özelleştirilmesi Hakkında Kanun"un 17. maddesinin son fıkrasındaki, "...üretilen tütün mamullerinde kullanılan tütün cinslerine göre fon alınması... Bakanlar Kurulunca tespit edilir..." ibaresinin Anayasa'nın 2., 7., 73., 161. ve 167. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

3.5.1991 günlü, 91/1755 sayılı Bakanlar Kurulu kararında, "Yabancı tütün ile yurt içinde harmanlanmış ve imâl edilmiş (blended) sigaraların bünyesine giren yabancı tütünün CIF bedeli üzerinden 5000 $/ton farkı alınır" hükmüne yer verilmiş olmasına karşın, izin ve teşvik belgesi kapsamında tütün ithâl eden firmanın bu farkı ödememesi üzerine, tütün fonu ve buna bağlı olarak hesaplanan ithalde alınan Katma Değer Vergisi'nin para cezası ile birlikte tahsiline ilişkin işlemin iptali için açılan davanın temyizi aşamasında Danıştay Onuncu Dairesi, 3291 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin son fıkrasındaki ibarenin Anayasa'ya aykırılığı savıyla iptali için başvuruda bulunmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralı

28.5.1986 günlü, 3291 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin iptali istenilen kuralı da içeren son fıkrası şöyledir:

"Tütün ve tütün mamullerinin üretimi, ithalatı ve satışı ile ekici tütünlerinin borsalarda veya yazılı sözleşme yapılarak satılabilmesine ilişkin usul ve esaslar ve üretilen tütün mamullerinde kullanılan tütün cinslerine göre fon alınması ve bu fonun kullanma usul ve esasları Bakanlar Kurulunca tespit edilir. Bu fonun denetimi Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından yapılır".

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

İtiraz gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:

1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

2- "MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."

3- "MADDE 73.- Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir."

4- "MADDE 161.- Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.

Malî yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir.

Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.

Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz."

5- "MADDE 167.- Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk T'ÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'in katılmalarıyla 26.9.1995 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESAS İNCELEME

İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptali istenilen Yasa kuralı, aykırılık savına dayanak yapılan Anayasa maddeleri ile bunların gerekçeleri ve dosyada bulunan tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği düşünüldü:

A- Sınırlama Sorunu

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddelerine göre, Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu dâvada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.

Uygulanacak yasa kurallarından amaç, dâvanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya dâvayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan yâhut tarafların istek ve savunmaları çerçevesinde bir karar vermek için gözönünde tutulması gereken kurallardır.

Bakılmakta olan dâva, Bakanlar Kurulu'nun 3.5.1991 günlü, 91/1755

sayılı kararına karşı, blended sigaraların bünyesine giren yabancı tütünün CIF

bedeli üzerinden tütün fonuna belli bir fark alınmasına ve Katma Değer Vergisi

ile beraber ceza kesilmesine gerek olmadığına dâir Mahkeme kararının temyizen

incelenmesine ilişkindir. Son fıkradaki, fonun kullanma esas ve usullerine

ilişkin bölümü ile denetiminin Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından

yapılacağını öngören ikinci tümcesi dâvada uygulanmayacağından, son fıkraya

yönelik esas incelemenin, "... üretilen tütün mamullerinde kullanılan

tütün cinslerine göre fon alınması ... Bakanlar Kurulunca tespit edilir..."

ibaresiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Danıştay Onuncu Dairesi, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 7., 73., 161. ve 167. maddelerine aykırılığını ileri sürmüştür.

1- Anayasa'nın 73. ve 167. Maddeleri Yönünden İnceleme

Danıştay Onuncu Dairesi, itiraz konusu kuralda öngörülen ve malî yükümlülük getiren fonun matrahı, oranı gibi esaslı ögelerinin Yasa'da belirtilmediğini, bu nedenle kuralın, Anayasa'nın 73. ve 167. maddelerine aykırılık oluşturduğunu belirtmektedir.

Anayasa'nın 73. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, "Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilir"; 167. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir" denilmektedir.

İtiraz konusu kuralla, "üretilen tütün mamullerinde kullanılan tütün cinslerine göre fon alınması ... Bakanlar Kurulunca tespit edilir" hükmü getirilmiştir. Buna göre, Bakanlar Kurulu'na, üretilen tütün mamullerinde kullanılan ithâl tütünden de fon alınması konusunda yetki verildiği açıktır. Nitekim, 2.5.1991 günlü, 91/1755 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 4. maddesiyle, yabancı tütün ile yurt içinde harmanlanmış ve imâl edilmiş (blended) sigaraların bünyesine giren yabancı tütünün ithâli sırasında fon alınacağı öngörülmüştür.

Anayasakoyucu burada "vergi ödevi"nde öngörülenden

tamamen ayrı bir esas benimsemiştir. Anayasa'nın 73. maddesi uyarınca vergi,

resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler ancak kanunla konulur, değiştirilir

veya kaldırılır. Bunlardan muaflık, istisnalar ve indirimler ile oranlarına

ilişkin hükümlerde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde

değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilebilir. Oysa, Anayasa'nın

167. maddesinin ikinci fıkrası ile sözü edilen "ek malî

yükümlülükler"in konulması ve kaldırılmasında Bakanlar Kurulu'na kanunla

yetki verilmesi söz konusudur. Bir "ek malî yükümlülüğün konulması",

onun nevinin ve miktarının saptanması demektir. Türü ve miktarı belli olmayan

bir yükümlülük konulamaz. Şu halde, dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına

düzenlenmesi amacıyla ek malî yükümlülükler koymaya yetkili kılınan Bakanlar

Kurulu, ülke ekonomisi ne gibi ek malî yükümlülükler konulmasını

gerektiriyorsa, bunun nevini ve miktarını saptamada serbest olacaktır. Esasen,

önceden bunların nelerden ibaret olacağını saymaya ve miktarını saptamaya

olanak da yoktur. Başka ülkelerin alacağı önlemlere veya onların ekonomisinin

gidişine ya da memleketimizdeki ekonomik olaylara bakılarak günü gününe

alınacak tedbirlerle dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına düzenlenmesi

sağlanacaktır.

Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 167. maddesine aykırı olmadığı gibi 73. maddesi ile de bir ilişkisi görülmemiştir.

2- Anayasa'nın 2., 7. ve 161. Maddeleri Yönünden İnceleme

Danıştay Onuncu Dairesi, itiraz başvurusunda, "Yasa'nın ek malî yükümün sadece konusunu belirleyerek, Bakanlar Kuruluna diğer esaslı unsurlarını belirleme yetkisi vermesi"ni Anayasa'nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırılık oluşturduğunu ileri sürmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik, sosyal bir hukuk Devletidir"; 7. maddesinde, "Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez"; 161. maddesinde ise "Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.

Malî yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı kanunla belirlenir.

Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.

Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz" denilmektedir.

İtiraz konusu kural, kaynağını Anayasa'nın 167. maddesinin son fıkrasından almaktadır, bu nedenle, Anayasa'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2., "Yasama yetkisi" başlıklı 7. maddelerine aykırı bulunmamıştır, itirazın reddi gerekir; ayrıca, "Bütçenin hazırlanması ve uygulanması" başlıklı 161. maddesi ile de ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

28.5.1986 günlü, 3291 sayılı "1211 Sayılı Türkiye Cumhuriyet

Merkez Bankası Kanunu, 3182 Sayılı Bankalar Kanunu, 2983 Sayılı Tasarrufların

Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında Kanun, 2985 Sayılı

Toplu Konut Kanunu, 7/11/1985 Tarihli ve 3238 Sayılı Kanun, 2499 Sayılı Sermaye

Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve 1177 Sayılı Tütün Tekeli Kanununun

Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Kamu İktisadî Teşebbüslerinin

Özelleştirilmesi Hakkında Kanun"un 17. maddesinin son fıkrasındaki

sınırlama kararı uyarınca incelenen, "...üretilen tütün mamullerinde

kullanılan tütün cinslerine göre fon alınması... Bakanlar Kurulunca tespit

edilir." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,

Yekta Güngör ÖZDEN ile Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

12.6.1996 gününde karar verildi.

KARŞIOY

GEREKÇESİ

Esas Sayısı : 1995/50

Karar Sayısı : 1996/19

3291 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin son fıkrasında fon alınmasının Bakanlar Kurulu'nca saptanmasının öngörülmesi, yasayla düzenlenmesi gereken bir konunun Bakanlar Kurulu'nun yetkisine bırakılmasıdır. Bu sonucun yasa ile açıklanmış, istenmiş olması, yasa ile düzenleme zorunluluğuna uygun değildir.

Anayasa'ya uygunluk denetimi, yasa maddelerinin kendi aralarında ya da öbür yasa maddeleriyle çelişkisini değil, ilgili Anayasa kurallarına aykırılık savına yönelik olacağından konunun Anayasa'nın 73. ve 167/2. maddelerine göre çözümü zorunluluğu açıktır.

Uygunluk denetiminde, Anayasa kurallarının birbiriyle

çelişemeyeceği, birbirine üstünlüğü ya da önceliği olamayacağı, Anayasa'da bir

yanlışlık ya da anlatım zayıflığının olanaksızlığı ancak bir varsayım olarak düşünülebilir.

Anayasa kuralları içinde de öz-temel-ilke niteliğinde olanlarla, ayrıntıya

yönelik, konusunda özellik taşıyanların bulunması doğaldır. Yorumda, öz-temel

durumundaki kurala bağlı kalınarak değerlendirme yaparak incelemeyi yürütmek

işlerin amacına daha uygun düşecektir. "Ek malî yükümlülükler"e yer

veren Anayasa'nın 167. maddesinin ikinci fıkrasının Bakanlar Kurulu'na verdiği

yetki, yine yasayla olacaktır. Madde "kanunla" sözcüğünü açık-seçik

vurgulamıştır. Yetki verilirken, yasanın tür, oran-düzey, koşul, sakınma,

alma-toplama, izleme, geri verme, Bütçe'ye gelir yazılması nedenleri, fon

oluşturulması ve özellikle fonun kullanılması konusunda temel kuralları

kapsayacak, bu doğrultuda uygulama yapıp yapmamayı, ek malî yükümlülüğün

konulup konulmaması, kaldırılıp kaldırılmaması gereğini Bakanlar Kurulunun

özgörüsüne (takdirine) bırakacaktır. Yasa, Bakanlar Kurulu'na yasa niteliğinde

kural koyup kaldırma yetkisinin kaynağı olamaz. Anayasa'nın 167. maddesinin

amacı, "... ek malî yükümlülükler" gerekip gerekmediği, gerekiyorsa

yasalarla belli edilecek ilkelere uygun zamanlamaya göre bundan yürürlüğe

koymayı ve kaldırmayı amaçlamıştır. Bir yasama başıboşluğuna Anayasa kuralının

olanak vereceği düşünülemez.

167. maddenin ikinci fıkrası "Vergi Ödevi" başlıklı ve

akçalı konulara ilişkin temel kural olan 73. maddenin ayrığı (istisnası)

sayılsa bile "vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla

konulur, değiştirilir veya kaldırılır" (Anayasa 73/2) ilkesinin dışında ve

buna tümüyle ayrık bir oluşumun amaçlandığı düşünülemez. Bu temele

uygun bir farklılık, belli bir konunun özelliği olarak ayrıklık

oluşturabilir. Yalnızca "Ek..." sözcüğünün bulunmasının, yürütmeyle

görevli Bakanlar Kurulu'na, "koyma ve kaldırma", böylece zamanını,

gereğini belirleme yetkisini verdikten sonra ilkeleri de yasa düzeyinde

saptama yetkisine olanak veremez. Bu yapısı ve görünümüyle incelenen kural,

TBMM.'ne ilişkin yetkileri Bakanlar Kurulu'na sınırsız sayılacak biçimde

vermekle, yasayla yasa niteliğinde düzenleme yapmak kapısını açmakla,

Anayasa'nın 7. maddesine, 73. maddesine, 167/2. maddesine aykırıdır.

Yasayla yetki verilmesi zorunluluğunu sözde bırakacak biçimsel bir düzenleme,

yasada Anayasa kuralını doğru-yanlış yineleme, yasa kurallarıyla Bakanlar

Kurulu'nu TBMM'ne eşdüzey duruma getirme, Anayasa katında asla geçerli

olamaz. Anayasal sınır, yasal geçerlik koşuludur. Yetkinin yasadan gelmiş

olması hukuksallık için yeterli değildir. "Yürütmenin

güçlendirilmesi" tezi, yürütmeyi siyasal ve ekonomik alanda yasamanın ve

yargının denetiminden olabildiğince uzaklaştırmayı, bağımsız başına buyruk

davranmasını, çoğunluk oylarını Anayasa'nın üzerine çıkarmayı amaçlamış olamaz.

167/2. maddenin, iptali istenen yasa kuralına kaynaklık yapmaktan

ötede, çoğunluğun kabul ettiği gibi yasanın öngördüğü yetkilere olanak

sağladığını düşünmek, Anayasa'nın kendi içindeki uyuma, güçler dengesine

verdiği öneme ters bir yorum olur. Ayrıca, Anayasa'nın 7., 73. ve 161.

maddelerine aykırılığı da oluşturur. Anayasa, Devlet yapısındaki düzenlemeyi yine

kendisi bozmak durumuna giremez. Bunu düşünmek olanaksızdır. Yasamanın

yürütmeye egemen olamaması, Anayasa'nın kurduğu düzene aykırıdır. Anayasa

düzeninde, yürütmenin, içinden çıktığı yasamaya bağlı olduğu, onun gözetim ve

denetiminde çalıştığı açıktır. 167/2. maddeye, genel düzenlemeye aykırı biçimde

anlam vermek Devlet yaşamı için tehlikeli bir yürütme yönetim gidişine

"olur" vermekle birdir. Gelir dağılımında adalet, kaynakların uygun

girişimlere ayrılması, dışa bağımlılığın azaltılması, dış ödemeler dengesinin

kurulması, ekonomik düzenlemeler planın en uygun amaç niteliği olmasını zorunlu

kılmıştır. Dış alım ya da dış satım seçeneği siyasaldır ve konumuz dışındadır.

Ancak, sorunların çözümü, hukuksal düzenlemelerin uygunluğuyla kolaylaşır.

2- Kuralın temeldeki bu aykırılığı yanında yetkinin özünü,

Anayasa'nın 73. ve 167/2. maddelerini karşılaştırıp bu yasa konusunda sonuca

varırken, kanımca, yanılgıya düşmüştür. "Orjinal yetki" Anayasa'nın

temel kuralına, ödün verilemez, savsaklanamaz ilkesine aykırı olamaz.

Yükümlülüğün konulup kaldırılması "yürürlük"le ilgilidir. Gerek,

zamanlama özgörüşüdür. Bunu "tür" ve "oran-düzey"le ilgili

sayarak genişletmek, hukuksal değerlendirmelerde tüm yöntemler dışında kalan

bir varsayımdır. 1982 Anayasa'nın (değerlendirilmesi olanaklı) güçlü yürütme

amacını, yetkisi bölünmüş devre elverişli, Bakanlar Kurulu'ndan geride bir

yasama, etkisiz bir yargı olarak düşünmek büyük bir yanılgı ve bedeli çok ağır

bir yanlışlık olur. Bunu savunmak, Anayasa'yı hukuk devletini yadsımak olur.

Yürütmenin "yetki-görev" olması bile, TBMM'nin yetkilerinin Bakanlar

Kurulu'yla paylaşılması değildir. Anayasa buna geçerlik tanıyamaz. Yasayla

verilen yetkiler, görevin yapılmasında yönetimi güçlü kılar. Anayasa Mahkemesi,

nice kararın da, temel ilkeler yasada yer almak koşuluyla, görevlendirilen

yürütme organına kimi yetkilerin tanınmasını, kişisel amaçlı uygulamaları

önleyecek sınırlamaları gerekli bulmuştur. (23/11/1969 günlü, E. 1967/41, K.

1969/51 sayılı karar). Anayasa'nın ancak yasayla düzenleneceğini öngördüğü

alanlarda Bakanlar Kurulu'nu yasa düzeyinde kural koymaya yetkili kılmak

aykırılıktır. Anayasa Mahkemesi'nin 3/2/1977 günlü, E. 1976/54, K. 1977/8

sayılı kararında (Resmî Gazete 8/5/1977 - 15931) "Bir yasanın malî bir

yükünün, yalnızca konusunu belli ederek ilgililere yükletilmesine izin vermesi

o malî yükünün yasa ile konulduğunu kabûl için geçerli bir neden sayılamaz.

Malî yükümlerin matrah ve oranlar, tarh ve tahakkuku, tahsil yöntemleri,

yaptırımları zaman aşımı gibi çeşitli yönleri vardır. Bütün bu yönleri ile bir

malî yükün yasada açık bir biçimde ve yeterince belirlenmemiş ise bu durum,

kişilerin toplumsal ve ekonomik güçlerini ve hatta temel haklarını olumsuz

yönde etkileyecek keyfî uygulamalara yol açabilir. Bu nedenlerledir ki kişilere

yüklenecek yükümlerin belli başlı öğelerinin açık bir biçimde ve kesin

çizgileriyle yasalarda gösterilmiş olması gerekir" diyerek belirttiği

ilkeleri incelenen yasada bulmak güçtür. Anayasa maddelerini yineleyerek -

aktarmak Bakanlar Kurulu'na sürekli ve genel bir düzenleme yetkisini, önceden

ve belirsiz biçimde vermek uygun bir düzenleme karşılanamaz.

Fonların kaynaklarını, tür ve alt-üst sınırını yasa belirle dikten

sonra, ilkeleri koyacak, yürütme ancak ve ancak "fon uygulaması"nın

başlayış ve sona erdirilişi saptayacak işleyişi gerçekleştirir. Fonların oluşum

ve yönetimi, özellikle denetim düzeni yasalarla öngörülen biçimde yapılmalıdır.

Anayasa'nın 161. maddesi parasal konuların Bütçe sistemine uygunlukla

düzenleneceğini göstermektedir. Bütçe dışına çıkarak özellikli uygulamalara

gitmek Yasa'nın 3. maddesinde geçen "...bütçeye irat kaydedilmesi..."

belirtmesiyle de çelişkisi güçlenen bir sınırsızlıktır. Bütçe içi görev ve

hizmetlerin bütçe dışı ve yönetimin keyfi uygulamalarına açık biçimde yürütülmesi,

bunların yasa dışında tutulup Bakanlar Kurulu kararına bırakılması Anayasa'nın

161. maddesiyle bağdaşamaz. Güçlü yürütme, yasama organını hiçe sayan, hukuk

dışına kayan, yargı denetimine karşı çıkan yönetim değildir. Eylemi, işlemi ve

kararları hukuka uygunluğu oranında geçerli, sağlıklı, etkili ve güçlü

olan, hukuksallığının tartışılması düşünülemeyecek yönetimdir. Anayasa

koyucunun, önceki olayları değerlendirmesi, tanı (teşhis) uygunluğu, güçlü

hükûmet özlemi, Anayasa kurallarını karşılaştırmada özden uzaklaşma, temel ilke

yanında özel nitelikteki ayrık kurala tümüyle dayanma nedeni olamaz. Bu

görüşüm, Anayasa'nın Bakanlar Kurulu'na harcamasının ve bütçede değişiklik

yapabilme konularında getirdiği yasaklamalarla da doğrulanmaktadır. Bütçenin işlemleri

gözetildiğinde, Bütçe kavramı kapsamındaki uygulamaların Bakanlar Kurulu

kararıyla düzenlenip gerçekleştirilmesi sakıncalıdır. Anayasa'nın 167/2.

maddesi, özellikle "Dış ticaretin ülke ekonomi sinin yararına olmak üzere

düzenlenmesi amacı"yla kurallaşmıştır. Odak, "Dış ticaret"tir.

Ek yükümlüler, bu yöndeki "dışalım-dışsatım" (ithalât-ihracat) ve

diğer dış ticaret işlemleri üzerine" konulup kaldırılacaktır. "Vergi

ve benzeri yükümlülükler dışında" olacaktır. Adı "fon" da olsa,

dışsatımı desteklemek, üre timi artırmak, yatırımları özendirmek amacıyla

da olsa Anayasa'nın temel buyrukları dışına çıkılmamalıdır. Sapmalar

gelenekleştiğinde, sakıncalar giderilmez düzeye gelir. Ekonomik kalkınma

amacının zorunluluğu, ulusal erek durumuna gelmiş bulunması Anayasa'nın göz

ardı edilmesini gerektiremez. Kanunun özü, Anayasa'nın üstünlüğü,

önceliği, egemenliğidir. Devlet yaşamının geçmiş yıllarında yürüt menin

olanaklarını, yetki ve görevlerini ne ölçüde kullandığı yurttaşlarca

bilinmektedir. Hukuk devletinin, demokrasinin gerçekleşip güçlenmesi

yolunda, yargıya, yargı kararlarına saygı, yargı denetimine açık olmak,

yargı kararlarını yerine getirmeye özen gibi çağdaş tutum ve davranışları

benimsemeyi devletin en belirgin karakter durumuna getirmeyi düşünmeyip, yürütmeyi

politik seçişleriyle giderek hukuk dışına götüren gereksiz ve yersiz

hoşgörüler sakıncalar getirir. Yasalarla yapılması zorunlu düzenle melerin

Bakanlar Kurulu kararlarına bırakılması Devletin yapısını giderek olumsuz yönde

etkileyecek gelişmeleri hızlandıracaktır. Anayasa'dan ödün

vermeye kimsenin hakkı yoktur. Anayasa bile kimi konularda yetkili olamaz

(yineler, vurgular, doğrular, benimser, güçlendirir, sayarak kendi niteliğini

belirginleştirir, yapısını açıklar). Anayasa'nın temel kuralı günlük ve siyasal

nedenlerle, kaypak uygulamalara dayanak görülemez. Bu aykırılık açık ve

büyüktür.

3- Anayasa'nın 73. maddesinin dördüncü fıkrasındaki vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin bağışıklık, ayrıklık ve indirim oranlarında alt ve üst sınır gözetilerek değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilmiştir. Bu madde ve fıkra elbet Bütçelerle ilgilidir. Şimdiki inceleme konusu Bütçe'yle ilgili değildir. Ama anayasal amacı saptama yönünden örnek alındığından sözedilmiştir. 167. maddedeki "ek malî yükümlülük, değil biçimde 73. maddede sayılanlardan ayrıdır. "Dışında..." sözcüğü de bunun kanıtıdır. Bakanlar Kurulu'nu, olmayan şeyi koymaya, olanı kaldır maya yetkili saymak, bunların yasayla yapılması zorunluluğu karşısında bir çelişki olmaktadır.

Yaşama geçirmekten son vermeye değin sınırsız bir yetkilendirme,

yasayı da geçersiz kılar bir yetkinin yasayla verilmesi, istendiği gibi

kullanma anlamına gelemez. Sözcük anlamı böyle algı lansa bile Anayasa

Mahkemesi, güncel durumlar karşısında böyle yorumlanmamalıdır. Yasa'yı

"basit" bir araç, biçimsel bir koşul sayıp yasama organının istencini

gözardı etmek, amaca uygun düşmemektedir. Yasayla yapılması gerekenler, yasama

organının belirleyecekleridir. Belirlemesi, saptaması gerekenlerdir. Yasayı söz

olarak geçirmek, ad olarak anmak biçimsel bir yapıya indirgemek olur.

Bağsız-koşulsuz, sınırsız bir yetkilendirme, yürütmeyi yasa maya koşut duruma

getirir. Bu ölçü ve kapsamda bir yetkiyi Anayasa'yla bağdaştırmak güçtür,

Yasa'nın gerekli görüldüğü yerde, belirleme o yasayla yapılmalıdır.

Bu nedenlerle, iptal kararı verilmesi kanısıyla, çoğunluk görüşünü paylaşmıyorum. 12.6.1996

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Anayasa Mahkemesi, E. 1995/50, K. 1996/19, 12 Haziran 1996 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esas İnceleme
  7. Karşıoy
  8. Gerekçesi
  9. Özden
  10. Tuncel
  11. Kantarcıoğlu
  12. Özden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1995/50
Karar No
1996/19
Tarih
12 Haziran 1996

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1996/1 K.1996/18
  • AYM Norm Denetimi E.1996/8 K.1996/20
  • AYM Norm Denetimi E.1996/9 K.1996/21
  • AYM Norm Denetimi E.1996/27 K.1996/23
  • AYM Norm Denetimi E.1996/29 K.1996/25
  • AYM Norm Denetimi E.1996/30 K.1996/27

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.