İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1996/17 K.1996/38

Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na 5.11.1985 günlü, 3235 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle eklenen Ek 14. maddenin (a) bendinin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 10., 17., 56. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali…

Esas1996/17Karar1996/38Tarih16 Ekim 1996Okuma13 dk · 2.579 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
16 Ekim 1996
Esas Sayısı
1996/17
Karar Sayısı
1996/38
Karar Günü
16.10.1996
R.G. Tarih-Sayı
09.08.1997-23075
İtiraz yoluna başvuran
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
İtirazın konusu
2.9.1971 günlü, 1479 sayılı 'Esnaf ve
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.579 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na 5.11.1985 günlü, 3235 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle eklenen Ek 14. maddenin (a) bendinin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 10., 17., 56. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından 7 ay 25 günlük süreli yataklı tedavi masraflarının tahsili için Bağ-Kur ve sigortalıya karşı açılan dava sonunda, 6 aylık tedavi giderleriyle sınırlı olarak davanın kısmen kabulüne ilişkin Mahkeme kararının temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, dâvalı sigortalının Anayasa'ya aykırılık savının ciddî olduğu kanısına vararak, 1479 sayılı Yasa'nın Ek 14. maddesinin (a) bendinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralı

1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Yasası'na 3235 sayılı Yasa ile eklenen ve (a) bendinin iptali istenilen ikinci fıkrasını da içeren Ek 14. maddesi şöyledir :

'Ek Madde 14-

a) Hastalık hallerinde yapılacak sağlık yardımları, hastanın iyileşmesine kadar sürer.

Ancak, hastalık hallerinde yataklı tedavi kurumlarında yapılacak sağlık yardımları tedaviye başlanan tarihten itibaren altı ayı geçemez.

b) Hastalık sigortası yardımları, sigortalının sigortalılık vasfını kaybettiği tarihten itibaren 90 gün içinde meydana gelecek hastalık hallerinde de devam eder.

c) İş kazasından dolayı muayene ve tedavi, sigortalının kurumca tedaviye alındığı tarihte başlar ve sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

İtiraz gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:

1- 'MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.'

2- 'MADDE 17.- Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.

Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.'

3- 'MADDE 56.- Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.'

4- 'MADDE 60.- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.

Devlet, bu güvenliği sağlayacak tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.'

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta Güngör ÖZDEN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Mustafa YAKUPOĞLU ve Fulya KANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 16.4.1996 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptali istenen Yasa kuralı ile birlikte itiraza dayanak yapılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı

1479 sayılı Bağ-Kur Yasası ile başlangıçta sadece malullük,

yaşlılık ve ölüm sigortaları hakkı tanınmış iken 3235 sayılı Yasa'nın 1.

maddesiyle 1479 sayılı Yasa'ya EK. 11. madde eklenerek Bağ-Kur iştirakçilerine

sağlık sigortası sağlanmış ve EK. 14. madde ile de,sağlık yardımlarının süresi

düzenlenmiştir. Maddenin (a) bendinin birinci fıkrasında, hastalıklarda

yapılacak sağlık yardımlarının, hastanın iyileşmesine kadar süreceği kuralına

yer verilmiş; ancak ikinci fıkrasında, yataklı tedavi kurumlarında yapılacak bu

yardımın tedavi gününden başlayarak altı ayı geçemeyeceği yolunda bir sınırlama

getirilmiştir. Buna göre, hastalık durumlarında yapılacak sağlık yardımları

genel olarak hastanın iyileşmesine kadar sürecek, ancak yataklı tedavi

kurumlarında yapılacak sağlık yardımlarının süresi altı ayı geçemeyecektir.

Sigortalının hastalığı hastahanede ya da klinikte tedaviyi gerektirir nitelikte

ise ve tedavi gününden başlayarak altı aylık süre geçmişse hastanın iyileşmesi

beklenmeksizin tedaviye devam edilmeyerek sağlık yardımı kesilecektir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

1- Anayasa'nın 60. ve 65. Maddeleri Yönünden İnceleme

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nce, Anayasa'nın 60. maddesinde, kişilere sosyal güvenlik hakkının tanındığı ve bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alma görevinin de Devlete verildiği, sosyal güvenlik hakkının Anayasa'nın 17. maddesiyle düzenlenen 'yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma hakkı' ile çok sıkı bağlantı içinde olduğu, Devletin, sosyal ve ekonomik alanda görevlerini yerine getirirken uygulayacağı sınırlamalarda bu hakları ortadan kaldıracak biçimde düzenlemeler yapamayacağı, bu nedenle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 65. maddesine uygunluğundan söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

Anayasa'nın 'sosyal güvenlik hakkı' başlıklı 60. maddesinde,

herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu; Devletin, bu güvenliği

sağlayacak gerekli önlemleri alacağı ve teşkilâtını kuracağı öngörülmüştür.

Sosyal güvenlik hakkı, çalışanların yaşamlarının ve yarınlarının güvencesidir.

İnsanların yarınlarını güvenceye alma düşüncesi, sosyal güvenlik kuruluşlarına

olan gereksinimi doğurmuştur. Sosyal güvenlik, toplumun parçası olan bireylere,

gelirleri ne olursa olsun doğal bir olay olan yaşlılık ile hastalık, kaza, ölüm

ve malûllük gibi sosyal riskler karşısında asgarî bir yaşam düzeyi sağlama

amacına yöneliktir. 60. maddenin ikinci fıkrasında da, Devlete sosyal güvenliği

sağlayacak gerekli önlemleri almak ve teşkilâtı kurmak görevi verilmiştir. TC.

Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur sosyal güvenliğin

temelini oluşturan kurumlardır.

Esnaf ve sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanları sosyal güvence

altına almak üzere kurulan Bağ-Kur, iştirakçilerine malûllük ve yaşlılık

aylığı, ölüm ve sağlık yardımları yapmaktadır. 1479 sayılı Yasa'ya 3235 sayılı

Yasa'nın 1. maddesiyle eklenen Ek 11. madde ile Bağ-Kur iştirakçilerine sağlık

yardımı yapılacağı esası kabûl edilmiş, ancak Ek 14. maddenin (a) bendinin

itiraz konusu ikinci fıkrasında bu yardımın yataklı tedavi kurumlarında

tedaviye başlanan günden itibaren altı ayı geçemeyeceği belirtilmiştir. Bağ-Kur

iştirakçilerine sağlık yardımı yapılması, sosyal güvenlik haklarının bir biçimi

olup, bu hakkın belirli bir süre ile sınırlandırılarak kullanılamaz duruma

getirilmesi Anayasa'nın 60. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. İptali

gerekir.

Öbür yönden Anayasa'nın 65. maddesinde, devletin sosyal ve

ekonomik alanlarda belirtilen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını

gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği

öngörülmektedir. Böylece, Anayasa'nın 60. maddesiyle bireylere tanınan 'sosyal

güvenlik hakkı'nın sağlanması için alınacak önlemler ve kurulacak teşkilât

bakımından Devlet görevlendirilmekte, 65. madde ile de bu göreve kimi

sınırlamalar getirilmektedir. Ancak 60. madde ile tanınan 'sosyal güvenlik

hakkı' yine Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen 'yaşama, maddî ve manevî

varlığını koruma hakkı' ile bağlantılıdır. Dolayısıyle Devlet, ekonomik ve

sosyal alandaki görevlerini yerine getirirken yapacağı düzenlemelerde

'yaşama hakkı'nı ortadan kaldıran ya da kısıtlayan kurallar getiremeyecektir.

Bu nedenle, sağlık yardımlarının yataklı tedavi kurumlarında altı ayı

geçemeyeceğine ilişkin itiraz konusu kural, Anayasa'nın 65. maddesi kapsamında

değerlendirilemez.

Sacit ADALI ile Lütfi F. TUNCEL bu görüşlere katılmamışlardır.

2- Anayasa'nın 17. ve 56. Maddeleri Yönünden İnceleme

Başvuran Daire, Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında, herkes yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, 56. maddenin ise 17. madde hükmünü tamamladığı ve Devleti, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içerisinde sürdürmesini sağlamakla görevlendirdiği, EK 14. maddenin söz konusu fıkrası gereğince tedaviyi altı ayın sonunda kesmenin Anayasa'nın anılan maddelerine aykırılık oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrası 'Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.' şeklindedir.

Kişinin yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma hakkı,

birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez, vazgeçilmez temel

haklardandır. Bu haklara karşı her türlü engelin ortadan kaldırılması da

devlete görev olarak verilmiştir. Güçlüler karşısında güçsüzleri koruyacak olan

devlet, gerçek eşitliği sağlayacak, toplumsal dengeyi koruyacak ve böylece

devlet sosyal niteliğine ulaşacaktır. Sosyal devlet, yaşama hakkının korunması,

sosyal güvenliğin sağlanmasıyla gerçekleşecektir. Yaşama hakkının korunması ve

sosyal güvenliğin sağlanması, sosyal devlet olmanın gereğidir. Sosyal güvenlik

kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerin 'yaşama hakkı ile maddî ve manevî varlığı

koruma haklarını, zedeleyecek veya ortadan kaldıracak kuralları içermemesi

gerekir.

Anayasa'nın 56. maddesiyle, Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak amacıyla sağlık kuruluşlarının hizmetlerini düzenleme, denetleme ve organize etme gibi görevler verilmiştir. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal güvenlik kurumlarını oluşturarak onlardan yararlanarak ve onları denetleyerek yerine getirecektir. Devlet için bir görev, kişiler için de bir hak olan bu amacın gerçekleştirilmesinde, bu hakkı sınırlayıcı, yararlanmayı zorlaştırıcı ya da zayıflatıcı düzenlemeler 56. maddede yer alan kurallara aykırı düşer.

Bu nedenlerle, EK 14. maddenin (a) bendinin sağlık yardımı bakımından sınırlayıcı düzenleme getiren itiraz konusu ikinci fıkrası, henüz tedavisi süren kişinin yaşama hakkını, hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürme hakkının özünü zedelediğinden ve Devletin, kişilerin yaşamını, ruh ve beden sağlığı içinde sürdürmelerini sağlamak amacını yerine getirmesini sınırlayıp zorlaştırdığından Anayasa'nın 17. ve 56. maddelerine aykırıdır.

3- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme

İtiraz yoluna başvurma gerekçesinde; sosyal güvenlik

kuruluşlarından TC. Emekli Sandığı'nın iştirakçisine sağladığı sağlık

yardımlarında süre bakımından bir sınırlama olmadığı; 506 sayılı Sosyal

Sigortalar Kurumu Yasası'nın 34. maddesindeki sınırlamanın ise Anayasa

Mahkemesi'nin kararıyla iptal edildiği; Ek. 14. maddenin (a) bendinin ikinci

fıkrasındaki sınırlama bir zorunluluktan doğmuş olsaydı TC. Emekli Sandığı

Yasası'nda da aynı doğrultuda bir düzenlemenin yapılabileceği, böyle bir

düzenleme bulunmadığına göre, sosyal güvenlik kuruluşları mensupları

arasında eşitsizlik yaratıldığı, bu nedenle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın

10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

'Yasa önünde eşitlik ilkesi' hukuksal durumları benzer olanlar

için sözkonusudur. Bu ilke ile, yasa önünde eşitlik, yani hukuksal eşitlik

öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin

yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında

ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı

durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa

karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durum ve konumlarındaki

özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli

kılabilir. Özelliklere, ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrı

düzenlemeyi eşitlik ilkesine aykırı değil, geçerli kılar. Anayasa'nın

amaçladığı eylemli değil, hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı,

ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın

öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz. Kişisel nitelikleri ve durumları

özdeş olanlar için yasalarla değişik kurallar konulamaz. Ancak durumlarındaki

değişikliğin doğurduğu zorunluluklara, kamu yararı ya da başka haklı nedenlere

dayanılarak yasalarla farklı uygulamalar getirilmesiyle, eşitlik ilkesinin

çiğnendiği sonucu çıkarılamaz. Eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülen

kural, haklı bir nedene dayandığında ya da kamu yararı amacıyla yürürlüğe

konulduğunda eşitlik ilkesinin zedelendiğinden söz edilemez.

Ayrı hukuksal durumlarda olanlara ayrı kuralların uygulanması olanaklı bulunduğundan Anayasa'nın 10. maddesine aykırılık savı yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

2.9.1971 günlü, 1479 sayılı 'Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na 3235 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle eklenen Ek Madde 14'ün (a) bendinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Sacit ADALI ile Lütfi F. TUNCEL'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

16.10.1996 gününde karar verildi.

DEĞİŞİK GEREKÇE

Esas Sayısı : 1996/17

Karar Sayısı : 1996/38

Sonucuna katılmakla beraber kararda yer alan gerekçelere karşıyım.

a. Dava konusu Anayasa'ya aykırılık iddiası SSK Kanunu'nda düzenlenen hastalık yardımı ile ilgilidir.

Sosyal güvenlik ile ilgili olarak Anayasa'nın 60. maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olması öngörülmüş ve devlete de sosyal güvenliği sağlayacak tedbirleri alma ve teşkilat kurma görevi verilmiştir. Sosyal güvenlik hakkının yorumu, kapsamı ve uygulanması yasalara bırakılmıştır. Uygulamada Sosyal Güvenlik, Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur gibi Kurumlar aracılığı ile birbirlerine paralel fakat özellikleri olan Kurum ve Kurallarla düzenlenmiştir.

Anayasa'nın 17. maddesi, bambaşka bir konuyu, 'kişinin dokunulmazlığı', 'maddî ve manevî varlığı' ile ilgili temel bir hakkı düzenlemektedir. Madde metninde açıkca görüldüğü gibi burada düzenlenen konu, insanın yaşaması ve kendi maddî ve manevî varlığını koruyarak geliştirmesi hakkıdır. Bunun anlamı da kişinin vücut bütünlüğünün korunması, insanın insan onurunun müsaade etmeyeceği bir tarzda cezalandırılması ile muameleye tabi tutulmasının, işkence ile eziyetin önlenmesidir.

17. madde ile düzenlenen kişi dokunulmazlığı ile maddî ve manevî varlığını koruma hakkını, sosyal güvenlik uygulamalarının anayasal temeli olarak görmeye maddenin açık metni ile yer aldığı bölümün sistematik yorumu imkan vermemektedir.

b. Herkesin sosyal güvenliğe sahip olmak hakkını öngören 60. maddenin anlamı, çalışanların sosyal güvenliğin temel olanaklarından yararlanmadır. Hangi güvenlik sistemi içinde olursa olsun çalışanların, çalışma hayatlarının ve geleceklerinin asgari bir güvenceye kavuşturulması gerekir. Sağlık ve yaşlılık sigortası, Bağ-Kur içinde sosyal güvenlikleri sağlanan çalışanların temel ve vazgeçilmez sosyal güvenlik haklarındandır. Bu hakkın kullanılmasını engelleyen kısıtlamalar Anayasa'nın 60. maddesine aykırılık oluşturur.

Bağ-Kur Kanunu'nun dava konusu Ek. 14. maddesindeki yataklı Sağlık Kurumlarında yapılacak sağlık yardımlarını altı aylık süre ile kısıtlayan kural bu nedenlerle 60. maddeye aykırıdır. İptal kararının bu gerekçeye dayandırılması gerekir.

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

KARŞIOY YAZISI

Esas Sayısı : 1996/17

Karar Sayısı : 1996/38

2.9.1971 günlü, 1479 sayılı 'Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na 3235 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle eklenen ek madde 14'ün (a) bendinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline oyçokluğuyla karar verilmiştir.

Ek madde 14'ün (a) bendinin ikinci fıkrası şöyledir:

'a) Hastalık hallerinde yapılacak sağlık yardımları, hastanın iyileşmesine kadar sürer.

Ancak, hastalık hallerinde yataklı tedavi kurumlarında yapılacak sağlık yardımları tedaviye başlanan tarihten itibaren altı ayı geçemez.'

Bu bendin ikinci fıkrası oyçokluğuyla iptal edilmiştir.

1479 sayılı 'Esnaf ve Sanatkârlar ve diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun ek 14. maddesi, Bağ-Kur sigortalılarına tanınan sağlık sigortası yardımlarının sürelerini düzenlemektedir.

Genel anlatımı ile sosyal güvenlik, herşeyden önce herhangi bir nedenle kısmen ya da tamamen çalışamaz duruma düşen ve bu nedenle gelir kaybına uğrayan ve muhtaç duruma düşenlere, insan onuruna yaraşır asgari bir hayat sürmeleri için gereken gelirin sağlanmasını; hastalanma ya da sakatlanma durumunda da onlara gerekli sağlık yadımlarının yapılmasını kapsar.

1479 sayılı Yasa, başlangıçta sadece uzun vadeli sigorta türleri olan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarını düzenlemiş iken, 3235 sayılı Yasa ile getirilen ek ve geçici maddelerle Bağ-Kur sigortalılarına sağlık sigortası olanağı da sağlanmıştır. Sağlık sigortası kapsamına, hekim muayenesi, tanı için gerekli klinik ve laboratuar incelemelerinin yapılması, tanı ve tedavi için gerekirse sağlık kurumuna yatırılması, tedavi için gerekli ilaç ve iyileştirme araçlarının sağlanması gibi hususlar girmektedir.

Bağ-Kur, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı, özel hukuk hükümlerine göre işleyen, malî ve idarî özerkliğe sahip bir kamu tüzelkişiliğidir. Bu kuruluş, Emekli Sandığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan ayrı bir kuruluş olup, bunların kapsamına girmeyen ve bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kenedi adına ve hesabına çalışan esnaf ve sanatkârlar ile diğer bağımsız çalışanları kapsamaktadır.

Anayasa'nın 'Sosyal güvenlik hakkı' başlığı altındaki 60. maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin bu güvenliği sağlayacak tedbirleri alacağı ve teşkilatını kuracağı öngörülmektedir.

Bu hükme uygun olarak Devlet, Emekli Sandığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun yanısıra, kendi adına ve hesabına çalışan esnaf ve sanatkârlar ile diğer bağımsız çalışanların sosyal güvenliklerinin sağlanması için 1479 sayılı Yasa ile Bağ-Kur teşkilatını kurmuştur.

Sosyal ve ekonomik hakların sınırının gösterildiği Anayasa'nın 65. maddesinde, 'Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir' denilmektedir.

Bağ-Kur Yasası'na 5.11.1985 günlü ve 3235 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle ilâve edilen ek 14. madde, Anayasa'nın 65. maddesinin öngördüğü sınırlama içerisinde getirilmiştir.

Bu sınırlama, 65. maddenin yanısıra 1451 sayılı Yasa'yla teyid edilmiş; 15 Ekim 1974 günlü Resmî Gazete'de yayımlanmış bulunan 'Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında Sözleşeme'nin, 10. ve 12. maddelerindeki normlarla da uyum içinde tutulmuştur.

Devlet, Anayasa ve yasalarla kendisine yüklenen görevleri ancak ekonomik imkânları ölçüsünde yerine getirebilir. Aynen millî eğitim hizmetlerinde olduğu gibi, sağlıkta da tıkanmalar yaşanmakta, ödevler ve görevler tam anlamıyla görülememekte, ama herşey Devletten beklenmektedir.

Sosyal Devlet anlayışı bugün doktrinde tartışılmakta, vatandaş-devlet münâsebetleri ve kamu hizmetlerinde yeni gelişmeler görülmektedir. Gerçekçi davranarak, sağlık hizmetlerinde de yapılabileceğin ötesine geçilmemesi gerekir. Aksi hâlde Devlet diğer normal ve rutin görevlerini bile yerine getirmede güçlüklerle karşılaşır.

Bağ-Kur'un içinde bulunduğu malî kriz de gözönüne alınarak, yasama organınca Anayasa'nın 65. maddesine uygun olarak ek 14. maddenin ikinci fıkrasıyla getirilen sınırlamanın Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Sacit ADALI

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

Anayasa Mahkemesi, E. 1996/17, K. 1996/38, 16 Ekim 1996 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Değişik Gerekçe
  8. Özden
  9. Tuncel
  10. Kantarcıoğlu
  11. Karşıoy Yazısı
  12. Tuncel
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1996/17
Karar No
1996/38
Tarih
16 Ekim 1996

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1996/48 K.1996/41
  • AYM Norm Denetimi E.1996/58 K.1996/43
  • AYM Norm Denetimi E.1996/45 K.1996/44
  • AYM Norm Denetimi E.1996/69 K.1996/42
  • AYM Norm Denetimi E.1996/49 K.1996/46
  • AYM Norm Denetimi E.1996/64 K.1996/47

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.