İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1997/69 K.1998/54

Dairesi

Esas1997/69Karar1998/54Tarih22 Eylül 1998Okuma12 dk · 2.454 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
22 Eylül 1998
Esas Sayısı
1997/69
Karar Sayısı
1998/54
Karar Günü
22.9.1998
R.G. Tarih-Sayı
20.03.1999-23645
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay Onuncu
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.454 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

Dairesi

İTİRAZIN KONUSU

8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 562 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilen Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "... bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeben üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ..." sözcüklerinin, Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrılan davacının, 15.11.1995 tarihindeki memur katsayı artışından doğan emekli ikramiyesi farkının ödenmeyeceğine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Ankara 4. İdare Mahkemesi kararını temyizen inceleyen Danıştay Onuncu Dairesi, uygulanacak kural olan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun ek 20. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "... bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ..." tümcesinin iptali istemiyle başvuruda bulunmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

5434 sayılı Yasa'nın iptali istenilen sözcükleri de içeren Ek 20. maddesi şöyledir:

"Ek Madde 20- Emekli, adi mâlûllük, vazife mâlûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan; asker, sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için, ek 4 üncü maddeye göre hesap edilecek aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Verilecek emekli ikramiyesinin hesabında, 30 fiili hizmet yılından fazla süreler nazara alınmaz.

İştirakçilerden, kanunlarla belirlenen bekleme süreleri sonunda kadrosuzluk veya yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazife malüllüğü hükümlerine göre vazife malüllüğü aylığı bağlananlar ile ölüm sebebiyle haklarında emeklilik işlemi uygulananlara; bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ilk mali yılın birinci ayında katsayılar dışındaki diğer unsurlarda meydana gelecek artışa, bu tarihte yürürlükte olan katsayılar uygulanmak suretiyle bulunacak ikramiye farkları, emekli ikramiyesi ile ilgili hükümlere göre ayrıca ödenir.

Emekli, adi mâlûllük veya vazife mâlûllüğü aylığı bağlanmadan veyahut toptan ödeme yapılmadan ölen iştirakçiler için yukarıdaki esaslara göre hesaplanacak ikramiyenin tamamı, aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan dul ve yetimlere 5434 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde gösterilen hisseleriyle orantılı olarak ödenir.

Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, yalnız sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.

Şu kadar ki, evvelce verilmiş olan ikramiye ile sonradan geçen hizmetler için ayrıca tahakkuk ettirilecek ikramiyenin hesabına esas alınan fiilî hizmet süreleri toplamı 30 yıldan fazla olamaz ve evvelce 30 hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmiş olanlara hiçbir şekilde ikramiye farkı ödenmez.

5434 sayılı Kanunun 88 inci maddesi kapsamına girenlerin emeklilik ikramiyeleri hakkında da yukarıdaki hükümlere göre işlem yapılır.

Sandıkça tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek emekli ikramiyelerini almadan ölenler ile ölüm tarihinde aylığa müstehak dul ve yetim bırakmadan ölen iştirakçilerin ikramiyeleri kanuni mirasçılarına ödenir.

Bu madde gereğince ödenecek emeklilik ikramiyesi ödendikçe onayı veren kurumca, Sayıştay ve Danıştay Başkanlarının ise kendi kurumlarınca, yazı ile istenilmesi üzerine en çok iki ay içinde faturası karşılığında Sandığa ödenir.

Ölenlerin hak sahiplerine ödenecek emeklilik ikramiyesinin tahsili hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır."

B- Dayanılan Anayasa Kuralı

Başvuru kararında dayanılan Anayasa kuralı şöyledir :

"MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ve Fulya KANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 16.12.1997 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine ve sınırlama sorununun esas inceleme evresinde ele alınmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen yasa kuralı ile aykırılık savına dayanak yapılan Anayasa kuralı, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Sınırlama Sorunu

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.

Uygulanacak yasa kurallarından amaç, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan yahut tarafların istek ve savunmaları çerçevesinde bir karar vermek için başvurulması gereken kurallardır.

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 20. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrasında, kadrosuzluk veya yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazife malüllüğü hükümlerine göre vazife malüllüğü aylığı bağlananlar ile ölüm sebebiyle haklarında emeklilik işlemi uygulananlara, bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farklarının ödeneceği belirtilmiştir.

İtiraz yoluna başvuran Danıştay Onuncu Dairesi'nin bakmakta olduğu davada, davacı, yaş haddi nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, esasa ilişkin incelemenin "yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler"le sınırlı olarak yapılmasına, 22.9.1998 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 20. maddesinin birinci ve

ikinci fıkralarında, emekli, adi malüllük, vazife malüllüğü aylığı bağlanan

veya toptan ödeme yapılan, asker, sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet

yılı için, ek 4. maddeye göre hesaplanacak aylık bağlamaya esas tutarların bir

aylığı tutarında emekli ikramiyesi verileceği, emekli ikramiyesinin hesabında

30 fiilî hizmet yılından fazla sürelerin dikkate alınmayacağı öngörülmüş,

üçüncü fıkrasında da, Sandık iştirakçilerinden, kanunlarla belirtilen bekleme

süreleri sonunda kadrosuzluk veya yaş sınırı nedeniyle emekliye sevk

edilenler ve vazife malüllüğü hükümlerine göre vazife malüllüğü aylığı

bağlananlar ile ölüm nedeniyle haklarında emeklilik işlemi uygulananlara, bu

kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekli

ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış

nedeniyle oluşacak ikramiye farklarının ayrıca ödeneceği belirtilmiştir.

Memur maaşlarındaki katsayı artışları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 154. maddesine göre, üçer veya altışar aylık dönemler itibariyle uygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile saptanmaktadır. Ancak, malî yılın ikinci yarısında, memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin malî imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle Bakanlar Kurulu bu katsayıları ikinci yarının tamamı veya üçer aylık dönemleri itibariyle uygulanmak üzere değiştirmeye yetkilidir. Buna göre uyuşmazlığın doğduğu 1995 yılı için, 1.1.1995 ilâ 31.3.1995, 1.4.1995 ilâ 8.11.1995, 15.11.1995 ilâ 31.12.1995 tarihleri arasında geçerli olmak üzere üç kez katsayı artışı yapılmıştır.

Başvuru kararında, dava konusu kurala göre, kadrosuzluk veya yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrılanlardan kimilerinin yıl içinde yapılan katsayı artışından yararlanıp emeklilik ikramiyesi farkı alabilmelerine karşılık, aynı hukuksal durumda olan bir kısım emeklinin, emekliye ayrıldığı tarihten itibaren üç ay içinde katsayı artışı yapılmaması halinde sonradan yapılan katsayı artışı nedeniyle ikramiye farkı alamadığı, eşitsizliğe yol açan bu yasal düzenlemenin, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.

Eşitlik ilkesinin kurala bağlandığı Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." denilmektedir.

Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen yasa önünde eşitlik, herkesin

her yönden aynı kurallara bağlı tutulması anlamına gelmez. Yasaların

uygulanmasında dil, ırk, renk, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep

ayrılığı gözetilmesi ve bu nedenlerle eşitsizliğe yol açılması Anayasa katında

geçerli görülemez. Bu mutlak yasak, birbirinin aynı durumda olanlara ayrı

kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi ve toplumların yaratılmasını

engellemektedir. Kimi yurttaşların haklı bir nedene dayanarak değişik kurallara

bağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Durum ve

konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikliğin

doğurduğu zorunluluklar, kamu yararı ya da başka haklı nedenlere dayanarak

yasalarla farklı uygulamalar getirilmesi durumunda eşitlik ilkesi zedelenmez.

Değişik tarihlerde emekli olanların yararlandığı emekli ikramiyesi farkından davacının yararlanamaması nedeniyle eşitlik kuralının ihlal edildiğinden söz edilemez. İtiraz konusu kural, davacı ile aynı tarihte emekli olanlar yönünden farklı bir düzenleme içermemektedir.

Bu nedenle, iptal isteminin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

8.6.1949 günlü, 5434 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu"nun Ek 20. maddesinin 562 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilen üçüncü fıkrasındaki "...bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takibeden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile..." sözcüklerinin "Yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler" yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ile Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 22.9.1998 gününde karar verildi.

KARŞIOY

YAZISI

Danıştay Onuncu Dairesi, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 562 sayılı K.H.K. ile değiştirilen Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Bu Kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile..." sözcüklerinin Anayasa'nın 10. maddesine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek iptali istemiyle başvurmuştur.

Mahkememizin oyçokluğuyla aldığı kararla, itiraz konusu sözcüklerin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiştir.

Aşağıda izah edeceğim nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

İtiraz konusu sözcüklerin yer aldığı 5434 sayılı Yasa'nın Ek 20.

maddesinde sözü edilen ikramiye farkı ödeneceğine dair kural, ilk defa

29.11.1984 tarih ve 243 sayılı KHK'nin 29. maddesiyle Ek 20. maddeye eklenen

üçüncü fıkra ile kabul edilmiştir. Buna göre, Sandık iştirakçilerinden

emekliliğe hak kazananlar, ilk malî yıl başında yapılan gösterge ve ek gösterge

artışına bu tarihteki aylık katsayı uygulanmak suretiyle hesaplanan

artışı, emekli ikramiyesi farkı olarak almışlardır. Daha sonra 13.7.1993 gün ve

486 sayılı K.H.K.'nin 22. maddesiyle Ek 20. maddeye dördüncü fıkra eklenerek

"Yukarıdaki fıkraya göre emekliye ayrılanlara emekli edildikleri veya

aylıklarının bağlandığı tarihi takip eden ilk katsayı artışından doğan ikramiye

farkları ayrıca ödenir" kuralı getirilerek ikramiye farkına, ilk malî yıl

başındaki gösterge ve ek gösterge artışları yanı sıra, ilk katsayı artışı da

eklenmiştir.

Bu defa 6.7.1995 gün ve 562 sayılı K.H.K.'nin 15. maddesiyle 5434 sayılı Yasa'nın Ek 20. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme ile üçüncü fıkrada itiraz konusu yapılan, emekli aylığına hak kazanılmasından sonra, emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artıştan dolayı ikramiye farkı ödenmesi, bu katsayı artışının üç ay içinde olması koşuluyla sınırlandırılmıştır.

5434 sayılı Yasa'nın emekli ikramiyesi konusunu düzenleyen Ek 20.

maddesi hükmüyle, kadrosuzluk, yaş haddi, vazife malüllüğü, ölüm gibi

nedenlerle, kendi istekleri dışında haklarında emeklilik işlemi tesis

edilenlere, emekli ikramiyesinin hesaplanmasında önemli bir unsur olan, ilk

katsayı artışından doğan farkın da emekli ikramiyesine yansıtılması öngörülmüş,

ancak, itiraz konusu kuralla bu olanak, emekliliğe hak kazanıldığı tarihten

sonraki üç ay içinde katsayı artışı ile sınırlandırılmıştır. Böylece itiraz

konusu kuralda yer alan üç aylık sınırlama nedeniyle, yaş haddinden emekli olan

bir iştirakçi, emekliliğe hak kazandığı tarihten sonra, üç ay içinde katsayı

artışı yapılmadığı takdirde, emekli ikramiye farkı alamamaktadır. Bir diğer

iştirakçi şayet yaş haddinden emekli olduğu tarih, katsayı artışının üç ay

öncesine rastlamışsa bu artıştan faydalanabilecektir. İştirakçilerin iradesi

dışında gelişen ve oluşan bu farklılık nedeniyle iştirakçiler arasında farklı

uygulamalar ve ödemeler yapılmaktadır. Bu husus Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik

ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu eşitsizliğin hiçbir inandırıcı ve haklı

bir nedeni de yoktur. Çoğunluk görüşünde izah edildiği gibi bu eşitsizliği,

Anayasa'nın 65. maddesinde öngörülen "Anayasada yer alan sosyal ve

ekonomik hakların Devlet tarafından gerçekleştirilmesi, ancak malî kaynakların

yeterliği ölçüsünde olanaklıdır" şeklindeki kuralla da gidermek ve haklı

görmek mümkün değildir. Kişisel nitelikleri ve hukukî durumları özdeş olanlar

arasında hiçbir şekilde farklı uygulamalar yapılamaz ve bu yönde yasalarla

yapılacak ayrıcalıklar da haklı görülemez.

Bu nedenlerle, 5434 sayılı Yasa'nın Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan itiraz konusu sözcükler, Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğundan iptaline karar verilmesi gerekirken Anayasa'ya aykırı olmadığı ve itirazın reddi yönünde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Başkan

Ahmet Necdet

SEZER

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mahir Can

ILICAK

Üye

Rüştü SÖNMEZ

KARŞIOY

GEREKÇESİ

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,

görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer

özlük işlerinin yasa ile düzenleneceğini öngören Anayasa'nın 128. maddesi

doğrultusunda düzenlemeler içeren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 154.

maddesinin ilk fıkrasına göre "Aylık gösterge tablosunda yer alan rakamlar

ile ek gösterge ve kıdem aylığı gösterge rakamlarının aylık tutarlarına

çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı ile memuriyet taban aylığı göstergesine

uygulanacak taban aylık katsayısı üçer veya altışar aylık dönemler itibariyle

uygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile tespit olunur. Ancak malî yılın ikinci

yarısında, memleketin ekonomik gelişmesi, genel seçim şartları ve Devletin malî

imkânları gözönünde bulundurulmak suretiyle Bakanlar Kurulu bu katsayıları

ikinci yarının tamamı veya üçer aylık dönemleri itibariyle uygulanmak üzere

değiştirmeye yetkilidir".

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Yasası'nın Ek 20.

maddesinin ilk fıkrasında, "Emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü aylığı

bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan, asker, sivil tüm iştirakçilere, her tam

fiili hizmet yılı için ek 4 üncü maddeye göre hesap edilecek aylık bağlamaya

esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir"; ikinci

fıkrasında da, "Verilecek emekli ikramiyesinin hesabında, 30 fiili hizmet

yılından fazla süreler nazara alınmaz" denilmektedir. Maddeye 29.11.1984

günlü, 243 sayılı KHK ile eklenen üçüncü fıkrada ise "İştirakçilerden,

kanunlarla belirlenen bekleme süreleri sonunda kadrosuzluk veya yaş haddi

sebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazife malûllüğü hükümlerine göre vazife

malûllüğü aylığı bağlananlar ile ölüm sebebiyle haklarında emeklilik işlemi

uygulananlara, bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç

ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana

gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ilk malî yılın birinci

ayında katsayılar dışındaki diğer unsurlarda meydana gelecek artışa, bu tarihte

yürürlükte olan katsayılar uygulanmak suretiyle bulunacak ikramiye

farkları, emekli ikramiyesi ile ilgili hükümlere göre ayrıca ödenir"

kuralına yer verilmiş; itiraz yoluna başvuran Danıştay 10. Dairesi bu kuralın

yalnız "Bu kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay

içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana

gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları" sözcüklerinin iptalini

istemiştir.

İtiraz konusu sözcüklerle ilgili düzenlemeyle, aylığa hak

kazanıldığı tarihi izleyen üç ay içindeki katsayı artışları nedeniyle oluşacak

ikramiye farklarının ödenmesine izin verildiğinden, uygulamada, katsayılarda üç

ayı aşan sürelerle zam yapılan durumlarda, aynı yıl içinde doğan ancak,

iradeleri dışında yaş haddi nedeniyle farklı tarihlerde emekli olanlardan

kimileri yıl içindeki katsayı artışından yararlandıkları halde kimileri

yararlanamamıştır. Eşitliği bozan bu durum, itiraz konusu düzenleme yapılırken,

657 sayılı Yasa'nın yukarıda sözü edilen 154. maddesine koşut olarak

katsayılardaki artışların üç ve altı aylık sürelerle yapılabileceği

olasılığının dikkate alınmamış olmasından kaynaklanmıştır. Nitekim yasa koyucu

1.4.1998 günlü, 4354 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle Ek 20. maddenin üçüncü

fıkrasına yaptığı ekle "Ancak aylığa hak kazandıkları tarihi takip

eden üç ay içinde katsayılarda artış yapılmadığı takdirde, müteakiben

katsayılarda altı ay içinde yapılacak ilk artıştan doğan ikramiye farkları da

bunlara ayrıca ödenir" kuralını getirmiştir. 4354 sayılı Yasa'nın genel ve

madde gerekçesinden söz konusu düzenlemenin, istemleri dışında hizmetten

ayrılmak zorunda kalan personelin mağduriyetini gidermek için yapıldığı

anlaşılmaktadır. Bu durum, itiraz konusu düzenlemenin, kimi haksız uygulamalara

neden olduğunun yasa koyucu tarafından da kabul edildiğini göstermektedir.

Yasaların sağladığı olanaklardan vatandaşlardın eşit ve adil biçimde yararlandırılmaları Anayasa'nın, eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesinin olduğu kadar hukuk devleti ilkesine yer veren 2. maddesinin de gereğidir.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi

F. TUNCEL

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Anayasa Mahkemesi, E. 1997/69, K. 1998/54, 22 Eylül 1998 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Karşıoy
  9. Yazısı
  10. Sezer
  11. Tuncel
  12. Kantarcıoğlu
  13. Ilıcak
  14. Karşıoy
  15. Gerekçesi
  16. F. Tuncel
  17. Kantarcıoğlu
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1997/69
Karar No
1998/54
Tarih
22 Eylül 1998

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1997/61 K.1998/59
  • AYM Norm Denetimi E.1997/62 K.1998/52
  • AYM Norm Denetimi E.1998/41 K.1998/55
  • AYM Norm Denetimi E.1997/76 K.1998/58
  • AYM Norm Denetimi E.1998/25 K.1998/56
  • AYM Norm Denetimi E.1997/53 K.1998/62

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.