KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 1998
- Esas Sayısı
- 1998/42
- Karar Sayısı
- 1998/65
- Karar Günü
- 16.10.1998
- R.G. Tarih-Sayı
- 17.05.2000-24052
- İptal davasını açan
- Anamuhalefet (Fazilet) Partisi Türkiye Büyük
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Millet Meclisi Grubu Adına Grup Başkanı Recai KUTAN
İPTAL DAVASININ KONUSU
29.7.1998 günlü, 23417 mükerrer sayılı
Resmî Gazetede yayınlanan 22.7.1998 günlü 4369 sayılı "Vergi Usul Kanunu,
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar
Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak
Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi
Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu,3505 Sayılı Kanun, Katma Değer
Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti
Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu, 1318 ve 4208 Sayılı Kanunlar ile 178
Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname ve 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un, kimi maddelerinin
Anayasa'nın Başlangıç'ının üçüncü ve yedinci fıkraları ile 2., 5., 10., 11.,
38., 73., 166., 48., 123. ve 127. maddelerine aykırılığı savıyla iptali
istemidir.
I- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Ahmet Necdet SEZER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Mustafa YAKUPOĞLU, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK ve Rüştü SÖNMEZ'in katılmalarıyla 16.10.1998 günü yapılan ilk inceleme toplantısında; ilk inceleme raporu, dava dosyası ve ekleri ile iptali istenen Yasa kuralları ve dayanılan Anayasa kurallarıyla, bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anamuhalefet (Fazilet) Partisi TBMM Grup Başkanı 21.7.1998 gününde alınan Grup kararına dayanarak, 22.7.1998 günlü, 4369 sayılı Yasa'nın iptali için dava açmıştır.
Grup kararında "Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen ve Genel Kurulu'nda görüşülmekte olan Vergi Usul Kanunu'nun bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu müşahade olunmuştur. Tasarının bu şekilde kanunlaşması halinde Anamuhalefet Partisi Grubu sıfatıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması hususunda Genel Başkan Recai Kutan'a yetki verilmesi maddesi gündeme ilave edilmiş ve yapılan görüşmeler neticesinde Genel Başkan Recai Kutan'a başvuruda bulunması için yetki verilmesi hususu oybirliğiyle kabul edilmiştir." denilmektedir.
Anayasa'nın "İptal davası" başlıklı 150. maddesine koşut
olarak düzenlenen 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun'un 20. maddesinde, kanunların, kanun hükmündeki
kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli
madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla
Anayasa Mahkemesinde doğrudan iptal davası açabilme hakkının, Cumhurbaşkanına,
iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere ait olduğu, "İptal
davasının açılmasında temsil" başlıklı 26. maddenin ilk fıkrasında da,
kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğününveya bunların belirli madde veya hükümlerinin Anayasaya aykırılığı
sebebiyle açılacak iptal davasının, 20 nci maddede belirtilen siyasî parti
gruplarının genel kurullarının üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alacakları
karar üzerine grup başkanları veyavekilleri tarafından açılacağı
belirtilmiştir.
Anayasa'nın ve 2949 sayılı Yasa'nın bu kuralları, bir yasanın veya kimi kurallarının Anayasa'ya aykırılığı konusunda grup genel kurulunda, inceleme ve araştırma yapılarak tartışma açılmasını sağlamak amacına yöneliktir. Yasa çıkmadan yapılan görüşmeler ise ancak bir öngörüşme olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, siyasî parti meclis gruplarının bir yasa hakkında yasalaşma süreci tamamlanmadan iptal davası açılabilmesi için verdikleri yetkiye dayanılarak davaaçılması olanaklı değildir.
4369 sayılı Yasa'ya ilişkin tasarı henüz yasalaşmadan açılan davanın bu nedenle reddi gerekir.
KARŞIOY
YAZISI
4369 sayılı Yasa'nın kimi maddelerinin iptali için Parti Grup Başkanı tarafından yapılan başvuruyu; dava açmak üzere yetkilendirmeye ilişkin 21.7.1998 günlü, 1 sayılı Parti Grup kararının, iptali istenen Yasa'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nca kabulünden bir gün önce alındığı,Yasa çıkmadan yapılan görüşmelerin ise ancak öngörüşme niteliğinde olduğu,yasalaşma süreci tamamlanmadan verilen yetkiye dayanılarak dava açılmasının olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle reddeden çoğunluk görüşüne aşağıda açıklanan nedenlerle katılmıyoruz.
Anayasa'nın 150. maddesinde, Kanunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas yönünden Anayasa'ya aykırılığı savıyla ana muhalefet partisi Meclis grupları tarafından doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne dava açılabileceği açıklanmış, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 26. maddesinde de,parti meclis gruplarının üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alacakları karar üzerine, iktidar ve anamuhalefet partisi grup başkanları veya vekilleri tarafından iptal davası açılabileceği öngörülmüştür.
Kimi vergi yasalarında değişiklik yapılmasına ilişkin 4369 sayılı Yasa, gerek ilgili komisyonlarda ve gerekse TBMM Genel Kurulu'nda tartışmalı biçimde görüşülmüş, bu evrelerde yapılan konuşmalarda Yasa'nın kimi hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu ısrarlı biçimde ileri sürülmüştür. Yasa'nın iptali istenilen maddeleri üzerindeki müzakereler tamamlandıktan sonra tümünün oylanmasından bir gün önce iptal başvurusunda bulunulmak üzere Parti Genel Başkanı'na 21.7.1998 günlü Grup Kararı ile yetki verilmiş, bu yetki sonucu düzenlenen 25.9.1998 günlü dilekçeyle aynı gün Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, demokratik,
lâik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Demokratik hukuk
devletinin varlığından söz edebilmek için yasama dahil devletin tüm eylem ve
işlemlerinin yargı denetimine tabi tutulması gerekir. Yargı denetimi hukuk
devletinin "olmazsa olmaz" koşulu olup, yargı yerlerinde yargısal
denetimi daraltacak tarzda değil aksine genişletecek tarzda yorum yapılması
hukuk devleti olmanın gereğidir. 1982 Anayasası Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan
iptal davası açabilmeyi 1961 Anayasa'sına nazaran daraltmış olup, usul
hükümlerini aleyhte yorumlamak suretiyle başvurmaya yetkili olanların da bu
olanaklardan yoksun kılınması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Fazilet Partisi Grup Başkanı tarafından Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na yapılan iptal başvurusunun, usulüne uygun biçimde alınmış bir Grup kararına dayalı olduğu tartışmasızdır. Parti Grubunca 4369 sayılı Yasa'nın kimi maddelerinin iptali için dava açılmak üzere parti Genel Başkanı'na yetki verilmesinden sonra iptali istenilen maddelerde herhangi bir değişiklik yapılmadığına göre, bu yetkilendirmenin "öngörüşme" niteliğinde olduğu söylenerek iptal başvurusunun reddedilmesinde Anayasa'nın 150. ve 2949sayılı Yasa'nın 26. maddesine uyarlık yoktur.
Açıklanan nedenlerle, başvurunun reddi yolundaki çoğunluk görüşüne karşıyız.
Başkan
Ahmet Necdet
SEZER
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F.
TUNCEL
Üye
Mustafa
YAKUPOĞLU
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can
ILICAK
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Başkan
Ahmet Necdet
SEZER
Üye Samia AKBULUT Üye Haşim KILIÇ Üye Mustafa BUMİN Üye Sacit ADALI
Anayasa Mahkemesi, E. 1998/42, K. 1998/65, 16 Ekim 1998 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası