KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 1998
- Esas Sayısı
- 1998/47
- Karar Sayısı
- 1998/84
- Karar Günü
- 16.12.1998
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Resmi Gazete tarih/sayı:16.05.2003-25110
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Ankara Yedinci İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
8.5.1985 günlü, 3201 sayılı "Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun"un 6. maddesinin (A) paragrafının birinci fıkrasının (a) bendi ile (B) paragrafının Anayasa'nın 10., 49., 55., 60., 61., 62. ve 65. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
1 - OLAY
1992 yılında yurt dışından kesin dönüş yaparak, ödemesi gereken prim borcunu döviz cinsinden yatırmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 1994 yılına kadar Almanya'dan işsizlik aylığı aldığının anlaşılması üzerine, yurda kesin dönüş şartının gerçekleşmemesi nedeniyle borçlanma ve tahsis işlemini iptal eden Sosyal Sigortalar Kurumu'nun işlemlerine karşı açtığı dâvâda, Mahkeme, Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddî bularak 3201 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin (A) paragrafının birinci fıkrasının (a) bendi ile (B) paragrafının iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3201 sayılı Yasa'nın (A) paragrafının birinci fıkrasının itiraz konusu (a) bendi ile (B) paragrafını da içeren 6. maddesi şöyledir :
"A- Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;
a) Yurda kesin dönülmüş olması,
b) Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması,
c) Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması, Şarttır.
Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanır.
B- Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıkları kesilir.
Bunlardan yeniden kesin dönüş yapanların, bu hizmetlerini 4 üncü madde hükümleri gereğince borçlanmaları şartıyla aylıkları bu sürelerde dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Bu borçlanmayı yapmayanların eski aylıkları yurda kesin dönüş tarihini takip eden ay başından itibaren müracaatları üzerine tekrar ödenmeye başlanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz konusu kuralların Anayasa'nın 10., 49., 55., 60., 61., 62. ve 65. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Ahmet N. SEZER, Güven DİNÇER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Lütfi F. TUNCER, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK ve Rüştü SÖNMEZ' in katılımlarıyla 23.10.1998 günü yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddelerine göre, mahkemeler, bakmakta
oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için
Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış
ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da
o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın
değişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki
kurallardır.
Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmeleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinin (B) paragrafı yurda kesin dönüş yaparak yaşlılık aylığı bağlananların, çalışmak üzere tekrar yurt dışına çıkmaları hâlini kapsamaktadır. Oysa, bakılmakta olan davada uyuşmazlık davalının tekrar yurt dışına çıkmasıyla değil, aynı maddenin (A) paragrafının birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "yurda kesin dönülmüş olması" koşuluna uyulup uyulmamasıyla ilgilidir.
Bu nedenle, aylık bağlandıktan sonra tekrar yurt dışına çıkan veya yeniden kesin dönüş yapanların durumunu düzenleyen 3201 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin (B) paragrafı, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kural olmadığından, bu paragrafa ilişkin itirazın Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE; aynı maddenin (A) paragrafının birinci fıkrasının (a) bendine ilişkin itirazın ise, dosyada eksiklik bulunmadığından, esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 3201 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin (A)
paragrafının birinci fıkrasının (a) bendindeki, bu Yasa'ya göre değerlendirilen
sürelere dayanılarak aylık tahsisi yapılabilmesi için "yurda kesin
dönülmüş olması" koşulu aranmasının, Anayasa'nın eşitlik ilkesiyle ilgili
10. maddesine, çalışma hürriyeti ile ilgili 49. maddesine, devletin
çalışanların sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri
almasını öngören 55. maddesine, sosyal güvenlik hakkı ile ilgili 60. maddesine,
yaşlıların devletçe korunacağına ilişkin 61. maddesine, yabancı ülkelerde
çalışan Türk vatandaşlarına devletin yardımcı olmasına ilişkin 62. maddesine ve
devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini malî
kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceğini öngören 65. maddesine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Türkiye'de mevcut tüm sosyal güvenlik kurumlarının yasalarında belirtilen yaşlılık aylığı tahsisi ile ilgili kuralların incelenmesinden, yaşlılık sigortasının, uzun süreli yardım yapan bir sigorta türü olduğu, belli bir yaşa ulaşılması nedeniyle çalışma gücü azalan sigortalıya iş hayatından çekilerek, çalışmadan yaşamını sürdürmesini ve bu aşamadaki gelir kaybının giderilmesini amaçladığı anlaşılmaktadır. Esasen, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, diğer sigorta türlerinden farklı olarak, aktif çalışma hayatının sona erdirilmesi gerekmektedir.
506 sayılı "Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu" ile 5434 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu"na tabi çalışanların yaşlılık veya emekli aylığına hak kazanabilmeleri için belli yaş, prim, sigortalılık süresi ile başvuru zorunluluğu yanında işten ayrılma koşulu da aranmaktadır.
Bu yasalarda olduğu gibi, itiraz konusu kuralda yer alan yaşlılık aylığı tahsisi için yurda kesin dönülmüş olması ortak koşuluyla, yurt dışındaki aktif çalışma hayatının sona erdirilmesi amaçlanmaktadır.
2926 sayılı "Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu"na tabi sigortalılarla 1479 sayılı "Esnaf ve Sanatkâ rlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu"na tabi çalışanlar için bu yasalarda işten ayrılma koşulu getirilmemesi ise, bu Kurumlara bağlı olarak çalışanların kendi işlerini yapmalarından kaynaklanmaktadır.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi, yasaların
uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve
mezhep ayrılığı gözetilerek eşitsizliğe yol açılmasını yasaklamaktadır. Bu
ilkeyle, birbirleriyle aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanması ve
ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılması engellenmektedir. Yasa önünde
eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez.
Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik
kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumda olanların aynı,
ayrı hukuksal durumda olanların da ayrı kurallara bağlı tutulmaları Anayasa'da
öngörülen eşitlik ilkesini zedelemez.
3201 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin (A) paragrafının birinci fıkrasının (a) bendi ile yaşlılık aylığı tahsisi için getirilen yurda kesin dönülmüş olması koşulu, işten ayrılma yönünden yurt içinde ve dışında çalışanlar arasında bir ayırıma neden olmadığından Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 60. maddesi ile herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip
olması ve bu güvenliği sağlayacak tedbirleri alması ve teşkilâtını kurması, 62.
maddesi ile yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin,
çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin
sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı
olunması hususlarında Devlet'e verilen görev 65. maddede öngörülen malî
kaynakların yeterliliği ile sınırlı tutulmuştur. Bu durumda, 3201 sayılı Yasa
ile yurt dışında çalışanların hizmetlerinin sosyal güvenlikleri yönünden
değerlendirilerek yaşlılık aylığı tahsis edilebilmesinin yurda kesin dönülmüş
olması koşuluna bağlanmasında, sosyal güvenlik kurumlarının aktuaryal
dengelerinin ve 65. maddedeki malî kaynakların yeterliği ölçütünün gözetildiği
sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 10., 60., 62. ve 65. maddelerine aykırı değildir. İstemin reddi gerekir.
Konunun, Anayasa'nın 49., 55. ve 61. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F.TUNCEL
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can
ILICAK
Üye Rüştü SÖNMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 1998/47, K. 1998/84, 16 Aralık 1998 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası