İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1999/11 K.1999/29

Mahkemesi

Esas1999/11Karar1999/29Tarih13 Temmuz 1999Okuma6 dk · 1.293 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
13 Temmuz 1999
Esas Sayısı
1999/11
Karar Sayısı
1999/29
Karar Günü
13.7.1999
R.G. Tarih-Sayı
26.04.2000-24031
İtiraz yoluna başvuran
Maden Asliye Ceza
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.293 kelime·6 dk okuma·14 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk Ceza Kanunu"nun 272. maddesinin Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Sanığın arama ve kimlik kontrolü yapılırken, memura hakaret ve memuru darp ettiği savıyla açılan kamu davasında Mahkeme, Türk Ceza Kanunu'nun 272. maddesinin Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptali için doğrudan başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A. İtiraz Konusu Yasa Kuralı

Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu 272. maddesi şöyledir:

"MADDE 272.- Eğer memur memuriyeti hududunu tecavüz ederek veya keyfî hareketleriyle geçen maddelerde beyan olunan fiillerin vukuuna sebebiyet vermişse ceza dörtte bire kadar indirileceği gibi icabına göre büsbütün de kaldırılabilir."

B. İlgili Yasa Kuralı

Türk Ceza Kanunu'nun ilgili görülen 485. maddesi şöyledir:

"MADDE 485.- Kendisine tecavüz olunan şahıs 480 ve 482. maddelerde yazılı cürümlere kendi haksız hareketiyle sebebiyet vermiş ise failin cezası üçte birden üçte ikiye kadar azaltılır.

Eğer iki taraf karşılıklı olarak birbirini tahkir etmiş bulunursa mahkeme icabına göre iki taraf veya hangi tarafın sebebiyet verdiğini nazara alarak yalnız biri hakkında cezayı iskat edebilir.

Şahsı hakkında şiddet kullanılmasından dolayı hareket eden kimsenin hareketi cezayı müstelzim değildir."

C. Dayanılan Anayasa Kuralları

İtiraz başvurusunda dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :

1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

3- "MADDE 38.- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.

Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.

Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.

Ceza sorumluluğu şahsidir.

Genel müsadere cezası verilemez.

İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.

Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Ahmet Necdet SEZER, Güven DİNÇER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK ve Rüştü SÖNMEZ'in katılımlarıyla 18.3.1999 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen ve ilgili görülen yasa kuralları, aykırılık savına dayanak yapılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı

Türk Ceza Kanunu'nun 272. maddesinde, "Eğer memur memuriyeti hududunu tecavüz ederek veya keyfî hareketleriyle geçen maddelerde beyan olunan fiillerin vukuuna sebebiyet vermişse ceza dörtte bire kadar indirileceği gibi icabına göre büsbütün de kaldırılabilir" denilerek maddede belirtilen tahrik altında suç işleyen kişiye uygulanacak yaptırım düzenlenmektedir.

İtiraz konusu kural, TCK'nun 2. kitabının "Devlet İdaresi Aleyhine İşlenen Cürümler" başlıklı 3. bâbının "Resmî Sıfatı Haiz Olanlar Aleyhine Cürümler"e ilişkin dokuzuncu faslında düzenlenmiştir. Yasakoyucu, bu fasılda resmi sıfatı haiz olan kişileri ve heyetleri ifa ettikleri kamu görevlerinden dolayı, hakaret, sövme ve kasten müessir fiil şeklinde saldırıya uğramaları durumunda özel olarak koruma gereği duymuştur. Çünkü, söz konusu kişi ve heyetlere karşı işlenen cürümler, yerine getirilen bir kamu görevinden dolayı Devlet idaresine karşı yapılmış sayılır.

Ceza Hukukunda haksız tahrik, failin haksız bir fiilin doğurduğu şiddetli öfke veya elemin tesiri altında kalarak suç işlemesidir. Bu nedenle, tahrik üzerine suç işleyen kimsenin ruhî yapısı normal bir kişiden farklıdır.

TCK'nun 272. maddesinin uygulanabilmesi için,

- Memurun memuriyet sınırını aşması veya keyfî davranması,

- Failin öfke veya şiddetli elemin etkisi altında bulunması,

- Failin memura karşı TCK'nun 266., 267., 268., 269. ve 271. maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemesi

gerekir.

Maddeye göre, memuriyet sınırını aşma ve keyfî davranışın boyutları her olayda yargıç tarafından belirlenerek, faile verilecek ceza 1/4'e kadar veya gerekçesi gösterilerek daha az oranda indirilebilecek veya tamamen ortadan kaldırılabilecektir.

B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, TCK'nun 272. ve 485. maddelerinin

birbirine paralel olarak düzenlendiğini, memurun müessir fiilde bulunması

nedeniyle sanığın memura hakaret etmesi durumunda TCK'nun 266. ve 272.

maddeleri uyarınca tertip olunan ceza ortadan kaldırılmasına karşın failin

yargılama giderinden sorumlu tutulduğunu; hüküm sabıka kaydına işlendiğinden

bunun bir mahkumiyet kararı niteliğinde bulunduğunu, oysa, müessir fiile maruz

kalan şahsın hakaret suçunu işlemesi nedeniyle, tayin olunan ceza TCK'nun 485.

maddesi uyarınca ıskat edildiğinde sanığın yargılama giderinden sorumlu

olmadığını ve bir mahkumiyet hükmü bulunmadığını; memurun haksız hareketiyle

şahsın haksız hareketi karşısında kalan aynı durumdaki failler arasında,

memurlara keyfilikte ve haksız harekette üstünlük tanınması sonucunun

doğduğunu; 272. madde ile cezanın tamamen kaldırıldığı hallerde failin

cezasının 647 sayılı Yasa gereğince ertelenmiş konuma geldiğini, böylece

failler arasında eşitsizlik yaratılmasının, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan

hukuk devleti ilkesine, 10. maddesindeki eşitlik ilkesine, suç ve cezalara

ilişkin esasları düzenleyen 38. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren, bu hakları koruyucu, adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini yükümlü sayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan devlettir. Böyle bir düzenin kurulması, yasama, yürütme ve yargı alanına giren tüm işlem ve eylemlerin hukuk kuralları içinde kalması, temel hak ve özgürlüklerin, anayasal güvenceye bağlanmasıyla olanaklıdır.

Memurun haksız hareketlerinin, keyfiliğinin, tarafsızlıkla bağdaşmaz davranışlarının önlenmesi için yasakoyucu kimi tedbirleri almak durumundadır. İtiraz konusu kuralla memurun haksız hareketi ile kendisine karşı maddede belirtilen suçların işlenmesine neden olması durumunda, suçun cezasının azaltılması veya ortadan kaldırılması öngörülmektedir. Ancak, memurun yetkilerini aşması ve haksız davranışı karşısında kişinin kayıtsız kalması da düşünülemez. Hukuk devletinde memur yasalar çerçevesinde görevini yerine getirdiği sürece korunur.

Anayasa'nın 10. maddesine göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Yasa önünde eşitlik herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Anayasa'nın amaçladığı eylemli değil hukuksal eşitliktir. Eşitlik ilkesi, birbirinin aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi veya topluluklar yaratılmasını engeller. Aynı durumda olanlar için ayrı düzenleme Anayasa'ya aykırılık oluşturur. Ancak, konumlardaki farklılık, değişik kuralları ve değişik uygulamaları gerekli kılabilir. Bu durumda eşitlik ilkesi zedelenmez.

Türk Ceza Kanunu'nun 272. ve 485. maddelerinin ortak özelliği,

belli suçları işleyenlerin haksız tahrik nedeniyle cezalarının indirilebilmesi

ya da tümüyle kaldırılabilmesine olanak sağlanmasıdır. Her iki durumda da suç

ve suç işleyen olmasına karşın, suçun işlenmesine mağdur haksız hareketi ile

neden olduğundan ceza verilmemesi, başka bir anlatımla "sorumsuzluk"

söz konusudur. Ancak 272. madde, Türk Ceza Kanunu'nun ikinci kitabının üçüncü

babında "Devlet İdaresi Aleyhine İşlenen Cürümler" başlıklı dokuzuncu

faslında, 485. madde ise, aynı kitabın 9 babının "Şahıslara Karşı

Cürümler" başlıklı yedinci faslında yer almıştır. İki maddenin birlikte

incelenmesinden, koruduğu yararlar, suçun unsurları, cezaları,

artırıcı-indirici nedenleri, kovuşturmanın yakınmaya bağlı olup olmaması yönlerinden

farklı oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, farklı suç işleyen sanıkların

aynı konumda oldukları kabul edilemeyeceğinden Türk Ceza Kanunu'nun 272. ve

485. maddelerinin Anayasa'nın eşitlik ilkesi yönünden karşılaştırılmalarına

olanak yoktur.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir.

İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 38. maddesiyle bir ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk Ceza Kanunu"nun 272. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 13.7.1999 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Ahmet Necdet

SEZER

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mahir Can

ILICAK

Üye Rüştü SÖNMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 1999/11, K. 1999/29, 13 Temmuz 1999 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. A. İtiraz Konusu Yasa Kuralı
  7. B. İlgili Yasa Kuralı
  8. C. Dayanılan Anayasa Kuralları
  9. Iv- İlk İnceleme
  10. V- Esasın İncelenmesi
  11. A. İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
  12. B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
  13. Sezer
  14. Tuncel
  15. Kantarcıoğlu
  16. Ilıcak
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1999/11
Karar No
1999/29
Tarih
13 Temmuz 1999

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1999/24 K.1999/30
  • AYM Norm Denetimi E.1999/17 K.1999/35
  • AYM Norm Denetimi E.1999/29 K.1999/36
  • AYM Norm Denetimi E.1999/30 K.1999/37
  • AYM Norm Denetimi E.1999/31 K.1999/34
  • AYM Norm Denetimi E.1999/28 K.1999/38

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.