İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2001/33 K.2002/56

Partisi) TBMM Grubu Adına Parti Genel Başkanı Mehmet Recai KUTAN

Esas2001/33Karar2002/56Tarih19 Haziran 2002Okuma17 dk · 3.397 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
19 Haziran 2002
Esas Sayısı
2001/33
Karar Sayısı
2002/56
Karar Günü
19.6.2002
Resmi Gazete Tarih-Sayısı
17.11.2006-26349
İptal davasını açan
Anamuhalefet (Fazilet
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.397 kelime·17 dk okuma·16 bölüm

Partisi) TBMM Grubu Adına Parti Genel Başkanı Mehmet Recai KUTAN

İPTAL DAVASININ KONUSU

15.11.2000 günlü, 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'nun 1. ve 2. maddelerinin, 3. maddesinin (1), (3) ve (4) sayılı fıkraları ile (2) sayılı fıkrasının birinci tümcesinin, geçici 1. maddesinin (1) sayılı fıkrasının birinci ve üçüncü tümcelerinin, (2) sayılı fıkrasının birinci tümcesinin Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 5., 7., 10., 35., 45., 47., 48., 57., 125., 128., 165. ve 173. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüklerinin durdurulması istemidir.

II- İPTALİ İSTENEN YASA KURALLARI

15.11.2000 günlü, 4603 sayılı Yasa'nın iptali istenen bölümleri de içeren maddeleri şöyledir:

1- “MADDE 1.- 1. Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin (bankalar) çağ­daş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmalarını ve özelleştirmeye hazırlanmalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmaları ile hisse satışlarına ilişkin dü­zenlemelerin ve hisselerin tamamına kadarının özel hukuk hükümlerine tabî gerçek ve tüzel kişilere satışının gerçekleştirilmesidir.

2. Bankalar, anonim şirket statüsündedirler. Bu Kanunda yer alan hükümler dışında 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabidirler.

3. Bankaların çalışma konuları ve amaçları, merkezleri, sermaye miktarları, hisseleri, genel kurulları, yönetim ve denetim organları, hesapları ve kârlarının dağıtımı ile faaliyetle­rine, devir, birleşme, fesih ve tasfiyelerine ilişkin diğer esaslar, ana sözleşmelerinde gösterilir.

4. Bankaların yıllık faaliyetleri 4389 sayılı Bankalar Kanununun 13 üncü maddesinin 2 numaralı fıkrasında belirtilen bağımsız denetim kuruluşlarınca incelenerek rapora bağlanır. Bu raporlar bankaların genel kurullarına sunulur.

5. 233 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri Hakkında

Kanun Hükmünde Kararname, 399 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri Personel

Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı

Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hük­münde Kararname, 3346

sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Mil­let Meclisince

Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu,

6245 sayılı Harcırah Kanunu ve 237 sayılı Taşıt Kanunu ile bunların ek ve

değişik­liklerine ilişkin hükümler ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının

Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanu­nun 13 üncü maddesi ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun

277 nci maddesi bankalar hak­kında uygulanmaz.”

2- “MADDE 2.- l. Bankaların (bağlı ortaklık ve iştiraklerindeki payları dahil) etkin, verimli ve özerk bir şekilde çalışmalarının sağlanması amacıyla yeniden yapılandırılmalarına ilişkin usul ve esaslar, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşki­lat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin (b) fıkrası uyarınca ve mevcut yönetim düzenlemeleri dikkate alınarak, Bakanlar Kurulunca belirlenir.

2. Yeniden yapılandırma işlemlerinin tamamlanmasını müteakiben bankaların hisse satış işlemleri 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri çerçeve­sinde sonuçlandırılır. Yeniden yapılandırma ve hisse satış işlemleri bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde tamamlanır. Bakanlar Kurulu bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere yarısı kadar uzatabilir.

3. Bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut

personeli hakkında aylık ve özlük ve emeklilikleri yönünden tabi oldukları

mevzuatın uygulanmasına devam olunur. Bunlardan uygun görülenler istekleri

halinde, emeklilik statüleri devam etmek üzere özel hukuk hükümlerine göre

çalıştırılabilir. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanu­nu ile

ilgileri devam eden personelin özel hukuk hükümlerine göre çalışacakları

süreler ka­zanılmış hak aylıklarında değerlendirilir ve emeklilik işlemlerinde

söz konusu Kanunun ek 48 inci maddesinin (b) fıkrası ile ek 68 inci maddesi

hükümleri uygulanır. Bu kadro ve po­zisyonlar emeklilik, istifa, ölüm ve sair

nedenlerle boşaldıkları takdirde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş

sayılır. Özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılacak personelin kad­ro sayısı ve

unvanları ile ücret ve sair malî hakları bankaların genel kurullarınca tespit

olunur. Yeniden yapılandırma sürecinde bankalarca özel hukuk hükümlerine göre

yeni istihdam edilecek personele ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca

belirlenir.”

3- “MADDE 3.- 1. Bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Hazineden olan birikmiş görev zararı alacakları yeniden yapılandırma programında belirtilen esas ve süreler dahilinde itfa olunur. Çeşitli kanun ve kararnamelerle bankalara verilmiş olan görevler prog­ram dönemi sonunda yürürlükten kalkar. Devlet yeniden yapılandırma döneminde bankalara bedelini önceden ödemeden görev veremez.

2. Bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan personeline en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 180'ini geçmemek üze­re görev ve unvanlarına göre yönetim kurullarınca belirlenecek miktarda bankacılık tazmina­tı ödenir.

3. Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası teşkilâtı, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih­te hiçbir hukukî merasime tabi olmaksızın anonim şirket olarak ticaret siciline re'sen tescil olunur. Bankanın mevcut sağlık yardım sandığı da bu Kanunla tüzel kişilik kazanır. Sandığın organları, kaynakları ile çalışma usul ve esaslarını düzenleyen ana statüsü Banka yönetim ku­rulunun onayı ile yürürlüğe girer.

4. Bu Kanun çerçevesinde yapılacak işlemler ve bu işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek kağıtlar, her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Ticaret siciline tescil ve Sermaye Piyasası Kurulu kayıt işlemlerinden ücret alınmaz. Bankalar hakkında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 29 uncu maddesi, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanu­nun 3 üncü maddesi ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 81 inci maddesi hükümle­ri uygulanmaz.”

4- GEÇİCİ MADDE 1.- 1. Bankaların ana sözleşmeleri bu Kanunun yürürlüğe gir­diği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ilk genel kurullarının onayı ile yürürlüğe girer. ..... Mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevleri genel kurullarca yenileri seçilinceye kadar devam eder. Bankaların tüm diğer personeli bu Kanunla bulundukları kadro ve pozisyonlara atanmış sayılır.

2. Bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte çalışan personelinden 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre emeklilik hakkını kazanmış olanlara Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay, bu hakkı 2002 yılı sonuna kadar kazanacak olanlara da kazandıkları tarihten itibaren üç ay içinde emeklilik başvurusunda bulunmaları halinde emekli ikramiyeleri % 30 fazlasıyla ödenir.

3. Bankaların mevcut personeli, yeniden yapılandırma süresince istekleri halinde 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesine göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilir. Bu halde sözkonusu Kanuna göre yapılması gereken ödemeler ilgili bankalarca karşılanır.”

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN'ın katılımlarıyla 15.3.2001 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, “Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına” oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Dava Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı

Dava konusu kuralların yer aldığı 4603 sayılı Yasa'nın

gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve

Türkiye Emlak Bankası'nın, Türk bankacılık sisteminin yaklaşık % 40'ını teşkil

ettiği, bu nedenle adı geçen bankaların performansının tüm bankacılık sistemi

üzerinde belirleyici olduğu, bu bankaların mali yapılarındaki değişimlerin

sektöre de yansıdığı, son yıllarda bankacılık sektöründe meydana gelen olumsuz

gelişmelerin sistemde kırılganlık yarattığı, sektörün yeniden yapılandırılmasının

bir gereklilik olarak ortaya çıktığı, bu bağlamda, kamu bankalarının sektördeki

yeri ve önemi dikkate alındığında, söz konusu bankaların içinde bulunmadığı bir

yeniden yapılandırma programının amacına ulaşamayacağı, kamu bankalarının yeniden

yapılandırılması suretiyle gerek idari gerekse mali yapılarının

kuvvetlendirilmesinin öngörüldüğü, bu sayede tüm sektörün rehabilitasyonunun

mümkün olabileceği, Avrupa Birliğiyle gerçekleşecek üyelik öncesinde sistemin

bütünüyle kuvvetlendirilmesinin ve ulusal rekabet gücünün artışının sağlanacağı

belirtilmiştir.

Bu amaç doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye

Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi'nin, 4603

sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin

gereklerine göre çalışmalarını ve özelleştirmeye hazırlanmalarını sağlayacak

şekilde yeniden yapılandırılmaları, hisse satışlarına ilişkin düzenlemelerin ve

hisselerin tamamının özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişilere

satışının gerçekleştirilmesi öngörülmüş, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye göre iktisadi devlet teşekkülü statüsünde

bulunan bankalar bu statüden çıkarılarak, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel

hükümlere tabi anonim şirket statüsüne geçirilmişlerdir. Aynı madde ile,

çalışma konuları ve amaçları, merkezleri, sermaye miktarları, hisseleri, genel

kurulları, yönetim ve denetim organları, hesapları ve kârlarının dağıtımı ile

faaliyetlerine, devir, birleşme, fesih ve tasfiyelerine ilişkin diğer esasların

ana sözleşmelerinde gösterileceği belirtildikten sonra, 233 ve 399 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnameler ile 3346, 2886, 6245 ve 237 sayılı Yasalarla 4046 sayılı

Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesinin ve 6762

sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirket kuruluşuna ait 277. maddesinin bu

bankalar hakkında uygulanmayacağı öngörülmüştür.

Yasa'nın 2. maddesiyle, bankaların etkin, verimli ve özerk bir şekilde çalışmalarının sağlanması amacıyla yeniden yapılandırılmalarına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu'na bırakılmış, yeniden yapılandırma işlemlerinin tamamlanmasını müteakiben hisse satış işlemlerinin 4046 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılacağı, yeniden yapılandırma ve hisse satış işlemlerinin 4603 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde tamamlanacağı, Bakanlar Kurulu'nun bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere yarısı kadar uzatabileceği belirtilmiştir.

Statü değişikliği nedeniyle bankaların personeli ile ilgili

düzenlemeler de yapılmış, 4603 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte mevcut

personel hakkında aylık, özlük ve emeklilikleri yönünden tabi oldukları

mevzuatın uygulanmasına devam olunacağı belirtilerek, tüm personel bu Yasa ile

bulundukları kadro ve pozisyonlara atanmış sayılmıştır. Personelden uygun

görülenlerin istekleri halinde, emeklilik statüleri devam etmek üzere özel

hukuk hükümlerine göre çalıştırılabilecekleri, 5434 sayılı Yasa'ya göre

emeklilik hakkını kazanmış olanlara belli bir süre içinde başvurmaları halinde

teşvikli emekli ikramiyesi ödenmesi ve personele en yüksek devlet memuru

aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 180'ini geçmemek üzere görev

unvanlarına göre yönetim kurullarınca belirlenecek miktarda bankacılık

tazminatı ödenmesi öngörülmüştür. Ayrıca personelin atandığı kadro ve

pozisyonların emeklilik, istifa, ölüm ve sair nedenlerle boşalması halinde

hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağı belirtilmiş, yeniden

yapılandırılma süreci içinde bankalarca özel hukuk hükümlerine göre yeni

istihdam edilecek personele ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yetkisi de

Bakanlar Kurulu'na bırakılmıştır. 4603 sayılı Yasa ile getirilen bazı

düzenlemeler, iptal davası açıldıktan sonra, 20.6.2001 günlü, 4684 sayılı Yasa

ile yeniden değiştirilmiştir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Dava dilekçesinde, 4603 sayılı Yasa kapsamındaki bankaların

bankacılık sistemi içindeki payının yaklaşık % 40 oranında olduğu, tüm yurt

sathına yayılmış şube, personel ve iştiraklerinin bulunduğu, Yasa'nın asıl

amacının bu bankaların özelleştirilmesi olduğu, özelleştirmede mülkiyet

hakkının da devredileceği, Yasa'nın mülkiyet hakkı ile ilgili hiç bir güvence

öngörmediği, mülkiyetin taşınmaz malları da içerdiği, bu bankaların

özelleştirilmesi sonucunda bankacılık sektörünün önemli bir kısmının

yabancıların eline geçeceği, yabancıların nüfuzuna yol açılmasının ülke

bağımsızlığı yönünden kabul edilemeyeceği, 4603 sayılı Yasa'nın, kapsamındaki

bankaların hisselerinin yabancılara satılıp satılmayacağını, satılacak ise

oranının düzenlenmediği, sınır getirilmediği, öte yandan, tarım ve hayvancılık

sektörünün desteklenmesi ve bu sektörde çalışanların korunması, vatandaşların

konut edinmeleri için gerekli tedbirlerin alınması ve esnaf ve sanatkarı

koruyucu tedbirlerin alınmasının Devlet'e Anayasa ile verilmiş görevler olduğu,

Devlet'in bu görevleri kamu bankalarını da kullanarak yerine getirdiği, bu

bankaların hiç bir alternatif öngörülmeden özelleştirilmesinin Devlet'in

Anayasa ile verilen görevlerini yerine getirmesini engelleyeceği, daha önce

iktisadi devlet teşekkülü olan bankaların 4603 sayılı Yasa ile kamu hukuku

tüzelkişisi olmaktan çıkıp, anonim şirket statüsünde özel hukuk tüzelkişisi

haline getirildiği, özel hukuk tüzel kişisinin işlemlerinin yargısal denetimi

ile kamu hukuku tüzelkişisinin yargısal denetiminin birbirinden farklı olduğu,

mahiyet ve görevlerinde hiçbir değişiklik olmayan kamu bankalarının özel hukuk

alanına kaydırılması ile bir takım idari işlemlerin yargısal denetimin kapsamı

dışında kalacağı, bankaların “devir, birleşme, fesih ve tasfiye”ye ilişkin

esasların ana sözleşmelerinde gösterilmesinin, bunun banka genel kurullarının

onayı ile yürürlüğe girmesinin, yeniden yapılandırılma ile ilgili usul ve

esasların Bakanlar Kurulun'ca belirlenmesinin Anayasa'nın, değişik 47.

maddesindeki kanunla düzenleme olarak nitelendirilemeyeceği, bankalarda çalışanların

kamu personeli olduğu, kamu personelinin haklarının kanunla düzenlenmesi

gerektiği, ikinci maddenin (3) sayılı fıkrasının ikinci tümcesindeki “uygun

görülenler” ibaresinin keyfiliğe ve eşitsizliğe yol açabileceği, ek mali fayda

sağlayarak getirilen emeklilik sisteminin eşitsizlik yaratacağı bu nedenle de

söz konusu düzenlemelerin Anayasa'nın 2., 5., 7., 10., 35., 45., 47., 57., 128.

ve 173. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür

4603 sayılı Yasa'nın kapsamında bulunan Türkiye Emlak Bankası

Anonim Şirketi'ne ilişkin kurallar dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren

20.6.2001 günlü, 4684 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle eklenen geçici 3. madde ile

yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye dayanılarak, Banka'nın bankacılık

işlemleri yapma ve mevduat kabul etme yetkisi sona erdirilmiş ve tüm

aktifleriyle birlikte T.C. Ziraat Bankası ile Türkiye Halk Bankası'na

devredilmiştir. Yasa'nın dava konusu kuralları ile ilgili olarak bu Banka

yönünden konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı; ayrıca,

dava konusu Yasa'nın 1. maddesinin (4) sayılı fıkrası, dava açıldıktan sonra

yürürlüğe giren 20.6.2001 günlü, 4684 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin (A)

bendiyle, (5) sayılı fıkrasında yer alan “... 3346 sayılı Kamu İktisadi

Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin

Düzenlenmesi Hakkında Kanun, ...” ibaresi aynı Yasa'nın 1. maddesinin (A)

bendiyle fıkra metninden çıkarıldığından, 3. maddesinin (1) sayılı fıkrası aynı

Yasa'nın 1. maddesinin (B) bendiyle değiştirildiğinden, bu düzenlemelerle

ilgili olarak konusu kalmayan istemler hakkında da karar verilmesine yer

olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Konusu kalmayan istemler dışında iptali istenen kurallar, sözkonusu bankaların özelleştirilmelerine ilişkin konuları bir bütünlük içinde düzenlediğinden Anayasa'ya aykırılık incelemesi de bunların tümü yönünden yapılmıştır.

Anayasa'nın Başlangıç'ının beşinci paragrafında, hiçbir faaliyetin “Türk milli menfaatlerinin” karşısında koruma göremeyeceği, 5. maddesinde de “Türk Milletinin bağımsızlığını” ve “kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu” sağlamanın, “kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri” kaldırmanın Devletin temel amaç ve görevleri arasında olduğu belirtilmiştir.

Anayasa'nın 35. maddesinde ise, herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu ve bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Mülkiyet hakkı kişiye, başkasının hakkına zarar vermemek, yasaların koyduğu sınırlamalara uymak toplum yararına aykırı olmamak koşuluyla, sahibi olduğu şey üzerinde dilediği gibi kullanma, ürünlerden yararlanma ve tasarruf olanağı verir.

Anayasa'nın 47. maddesine 4446 sayılı Yasa ile eklenen üçüncü

fıkrada da, “Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu

tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine

ilişkin esas ve usullerin kanunla” düzenleneceği belirtilmiştir. Bu maddede

belirtilen “özelleştirme” ile Anayasa'nın 45. maddesindeki tarım, hayvancılık

ve bu üretim dallarında çalışanların korunması, 57. maddesindeki konut hakkı

ile ilgili tedbirlerin alınması ve 173. maddesindeki esnaf ve sanatkarların

korunması ile ilgili tedbirler Devletin ekonomik alandaki tercihleri ve

görevleri arasında bulunmaktadır. Ayrıca, Anayasa'nın çeşitli maddelerinde yer

alan bazı hükümler de, Devletin ekonomik hayatın işleyişini düzenlemek,

tedbirler almak ve gerektiğinde bu alana müdahale hususunda görevli kılındığını

ortaya koymaktadır. Bankaların, Devlet'in para, kredi ve sermaye

politikalarının oluşmasında ve saptanmış politikaların uygulanmasında önemli

görevleri bulunmaktadır. Para ikrazı işleriyle uğraşan, mevduat kabul eden,

sermaye teşekkülüne hizmet eden bankalar, ülke ekonomisinin en hassas kesimi

olan kredi piyasasında faaliyet gösteren kuruluşlardır. Devlet, bir yandan

tasarrufları korumak diğer yandan da bankalarda biriken tasarrufların milli

ekonominin gereklerine göre kullanılmalarını sağlamakla görevli olup, bu

görevini yerine getirebilmek için bankaları, para ve kredi piyasalarını

düzenleme ve denetleme gereksinimi duyar ya da Merkez Bankası yanında kamu

bankaları aracılığı ile sistemi yönlendirir. Devletin ekonomik görevlerini ve

amaçlarını gerçekleştirmek için, ulusal ekonominin gereklerine uygun olarak

kimi düzenlemeler getirmek, bunları değiştirmek ve kaldırmak anayasal sınırlar

içinde yasakoyucunun yetkisindedir. Nitekim Anayasa'nın 47. maddesinin üçüncü

fıkrasında yasakoyucunun kamu mülkiyetindeki varlıkların özelleştirmesine

ilişkin yükümlülükleri belirlenmiştir.

4603 sayılı Yasa ile T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve

Türkiye Emlak Bankası kamu iktisadi teşebbüsü ve buna bağlı olarak kamu

tüzelkişiliği statüsünden çıkarılarak özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket

statüsüne geçirilmişlerdir. 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere

tabi olup çalışma konuları ve amaçları, merkezleri, sermaye miktarları,

hisseleri, genel kurulları, yönetim ve denetim organları, hesapları ve

kârlarının dağıtımı ile faaliyetleri, devir, birleşme, fesih ve tasfiyelerine

ilişkin diğer esaslar, ana sözleşmelerinde gösterilen bankaların, ekonominin,

çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmalarını ve

özelleştirmeye hazırlanmalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmaya

tabi tutuldukları anlaşılmaktadır. Bankaların hisse satışlarına ilişkin

düzenlemeler ve hisselerin tamamına kadarının özel hukuk hükümlerine tabi

gerçek ve tüzel kişilere satışının gerçekleştirilmesi ise Anayasa'nın 47.

maddesine paralel olarak çıkarılan 4046 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde

sonuçlandırılacak, değer tespiti, değer tespit ve ihale komisyonlarının oluşumu

ve çalışma şekilleri ile ihale usulleri bu Yasa'ya göre yapılacaktır.

Düzenlemede, 4046 sayılı Yasa'ya bırakılan hisse satış işlemleri dışında,

Bakanlar Kurulu'na verilen yetki ise, özelleştirmeyle değil, 4059 sayılı Hazine

Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanun'un 2. maddesi ve yönetim düzenlemeleri sınırları içinde belli bir alanda

yeniden yapılandırılmayla ilgili olup, yasama yetkisinin devri kapsamında

değerlendirilemez. Yasa'da yeniden yapılandırılmak suretiyle özelleştirilmesi

öngörülen bankaların hisse satışlarına sınır getirilmemesinin tümünün

yabancılara satılmasına olanak vereceği, bunun da Anayasa'nın Başlangıç'ındaki

“Türk Milletinin Bağımsızlığı” ilkesine aykırılık oluşturacağı savının ise

hisse satışlarının, ekonominin koşullarına, sermaye hareketlerinin gereklerine

ve Avrupa Birliği'yle gerçekleşecek üyelik öncesinde sistemin

güçlendirilmesine, ulusal ve uluslararası rekabet gücünün sağlanmasına bağlı

olarak belirleneceği gözetildiğinde anılan ilke ile bağlantısı kurulamamıştır.

Anayasa'nın 128. maddesinde, Devlet'in, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği, bu kapsama giren personelin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin de Yasa'yla düzenleneceği öngörülmüştür.

İptali istenen kuralların, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabi olan ve özel işletmecilik esaslarına göre çalışan kamu bankalarının çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmalarını sağlamak amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır. Kamu tüzelkişiliği statüsünden çıkarılarak özel hukuk hükümlerine bağlı tutulan bu bankaların hizmetinin “kamu hizmetleri”nden sayılmasına ve çalışanlarının da Anayasa'nın 128. maddesi kapsamında kamu görevlisi olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.

Ayrıca, Yasa'nın 2. maddesinin 3 sayılı fıkrasına göre, özel hukuk

hükümlerine bağlı olarak çalıştırılacak personelin kadro sayısı ve unvanları

ile diğer mali haklarının banka genel kurullarınca ve yeniden yapılandırma

sürecinde özel hukuk hükümlerine göre yeni istihdam edilecek personele ilişkin

usul ve esasların da Bakanlar Kurulu'nca tespit edilecek olmasının; Geçici 1.

maddesinin 2 sayılı fıkrasında belirtilen emeklilik haklarını kazanmış

personelin emeklilik başvurusunda bulunması için emekli ikramiyesinin %30

fazlasıyla ödenerek teşvik edilmesinin, bu personelin Anayasa'nın 128. maddesi

kapsamında bulunmadığı ve yeniden yapılandırma sürecinde Yasa'nın gerekçesinde

belirtilen amaçlar gözetildiğinde Anayasa'ya aykırı bir yönü görülmemiştir.

Dava dilekçesinde 4603 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin (3) sayılı fıkrasındaki, sağlık yardım sandığının tüzel kişilik kazanmasına rağmen, hangi hukuk dalına tabi olacağının fıkrada belirtilmediği, sandığın tüzelkişilik kazanmasıyla birlikte, Banka ile organik bağlantısının koparıldığı, özel teşebbüs haline geldiği, bu durumda da sandığın ana statüsünün Banka yönetim kurulu onayı ile yürürlüğe girmesinin Anayasa'nın 48. maddesindeki özel teşebbüs kurma serbestisine, aynı maddenin (4) sayılı fıkrasıyla bazı iş ve işlemler için bankalara tanınan istisnaların ise Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

T.C. Ziraat Bankası'nın sosyal yardım sandığı yasayla kurulan bir sandık olup, bir başka yasa ile tüzelkişiliğinin devam ettirilmesinin Anayasa'nın 48. maddesi ile ilgisi bulunmamaktadır. Dava konusu Yasa kapsamındaki bankalar hakkında bazı yasa veya yasa hükümlerinin uygulanmamasının mali tasarruf sağlanması ve işlemlerin hızlandırılması amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Özel hukuk hükümlerine göre faaliyet göstermek üzere yeniden yapılandırılan söz konusu bankalar, kamuya uygulanan bazı yasaların kapsamından çıkarılmışlarsa da bu bankalar arasında bir ayırım yapılmadığından, Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine de aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, T.C. Ziraat Bankası ile Türkiye Halk Bankası'nın, kamu tüzelkişiliği statüsünden çıkarılıp özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket statüsüne geçirilerek ekonominin gereklerine uygun olarak yeniden yapılandırılması, personel statüsünün değiştirilmesi ve hisse satış işlemlerinin 4046 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılması ile ilgili düzenlemeler, Anayasa'nın Başlangıç, 2., 5., 7., 10., 35., 47., 125., 128. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Konunun, Anayasa'nın 45., 48., 57. ve 173. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

15.11.2000 günlü, 4603 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun”un dava konusu kurallarının yürürlüğünün durdurulması isteminin reddine 19.6.2002 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

15.11.2000 günlü, 4603 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun”un:

A) Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi'ne ilişkin kuralları, 20.6.2001 günlü, 4684 sayılı, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 3. maddesi uyarınca yeniden düzenlendiğinden, bu Banka yönünden KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

B) 1. maddesinin;

1- (1), (2) ve (3) sayılı fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

2- (4) sayılı fıkrası, 20.6.2001 günlü, 4684 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin (A) bendiyle değiştirildiğinden KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3- (5) sayılı fıkrasının;

a- 20.6.2001 günlü, 4684 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin (A) bendiyle fıkra metninden çıkarılan “... 3346 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, ...” ibaresiyle ilgili KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

b- Kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

C) 2. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

D) 3. maddesinin;

1- (1) sayılı fıkrası, 20.6.2001 günlü 4684 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin (B) bendiyle değiştirildiğinden KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2- (2) sayılı fıkrasının birinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

3- (3) ve (4) sayılı fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

E) Geçici 1. maddesinin;

1- (1) sayılı fıkrasının birinci ve üçüncü tümcelerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

2- (2) sayılı fıkrasının birinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

19.6.2002 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Mustafa

BUMİN

Başkanvekili

Haşim

KILIÇ

Üye

Samia

AKBULUT

Üye

Yalçın

ACARGÜN

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Nurettin

TURAN

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ertuğrul

ERSOY

Üye

Tülay

TUĞCU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Enis

TUNGA

Anayasa Mahkemesi, E. 2001/33, K. 2002/56, 19 Haziran 2002 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. Iı- İptali İstenen Yasa Kuralları
  5. Iıı- İlk İnceleme
  6. Iv- Esasın İncelenmesi
  7. V- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  8. Bumin
  9. Kılıç
  10. Akbulut
  11. Acargün
  12. Adalı
  13. Turan
  14. Kantarcıoğlu
  15. Ersoy
  16. Tuğcu
  17. Akyalçın
  18. Tunga
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2001/33
Karar No
2002/56
Tarih
19 Haziran 2002

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2001/471 K.2002/57
  • AYM Norm Denetimi E.2002/103 K.2002/54
  • AYM Norm Denetimi E.2002/105 K.2002/55
  • AYM Norm Denetimi E.2002/102 K.2002/53
  • AYM Norm Denetimi E.2002/31 K.2002/58
  • AYM Norm Denetimi E.2001/377 K.2002/59

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.