İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2003/62 K.2003/77

Resmi Gazete tarih/sayı: 13.5.2004/25461

Esas2003/62Karar2003/77Tarih24 Temmuz 2003Okuma13 dk · 2.618 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
24 Temmuz 2003
Esas Sayısı
2003/62
Karar Sayısı
2003/77
Karar Günü
24.7.2003
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.618 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı: 13.5.2004/25461

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Ankara 11. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

27.6.1984 günlü, 3030 sayılı "Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun"un 18. maddesinin 4736 sayılı Yasa ile değiştirilen son fıkrasının Anayasa'nın 10. ve 127. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.

I- OLAY

3030 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve son fıkrası uyarınca genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından Büyük Şehir Belediyesine pay aktarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

27.6.1984 günlü, 3030 sayılı "Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun"un 18. maddesinin 4736 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile değiştirilen son fıkrası şöyledir:

"Bakanlar Kurulu, (b) fıkrasındaki % 3 pay oranını % 6 oranına kadar artırmaya veya kanuni haddine kadar indirmeye yetkilidir. Bu payın % 40'ı bu miktardan düşülerek ilgili belediye hesabına, kalan % 60'ı ise İller Bankası nezdindeki büyük şehir belediyeleri hesabına yatırılır ve büyük şehir belediyelerine nüfuslarına göre dağıtılır."

B- İlgili Yasa Kuralı

3030 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin birinci fıkrasının ilgili görülen (b) bendi şöyledir:

"b) Büyük şehir belediyesinin bulunduğu il merkezinde yapılan Genel Bütçe Vergi Gelirleri Tahsilat toplamı üzerinden gelir saymanlarınca hesaplanıp, ertesi ayın sonuna kadar ilgili büyük şehir belediyesine yatırılacak %3 pay,"

C- Dayanılan Anayasa Kuralları

İtiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 10. ve 127. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Mehmet ERTEN'in katılımlarıyla 2.7.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğün durdurulma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, itiraz konusu yasa kuralı ile büyükşehir belediyelerinin gelirlerinin, hem genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan payın azaltılması yolunda Bakanlar Kurulu'na yetki verilmesi, hem de ayrılan bu payın belli bir oranının büyük şehir belediyelerine nüfusları oranında dağıtılması sonucunda azaltıldığı, oysa, Anayasa'nın 127. maddesinin son fıkrasına göre yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanması gerektiği, toplum yararının yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ile sağlanabileceği, bu nedenlerle itiraz konusu yasa kuralının Anayasa'nın 10. ve 127. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

A- Fıkranın Birinci Tümcesinin İncelenmesi

3030 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, büyük şehir belediyesinin bulunduğu il merkezinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının % 3'ü ilgili belediyenin gelirleri arasında sayılmaktadır. Aynı maddenin itiraz konusu son fıkrasının ilk tümcesi ile %3'lük pay oranını %6'ya kadar artırma veya kanuni haddine kadar indirme konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verilmektedir.

Anayasa'nın 127. maddesinde, mahalli ortak ihtiyaçların

karşılanabilmesi için kurulan mahalli idarelerin, kuruluş, görev ve

yetkilerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği ve bu

idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynaklarının sağlanacağı öngörülmüştür.

3030 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin son fıkrasında öngörülen genel bütçe vergi

gelirlerinden yapılacak dağıtımın alt ve üst sınırları gösterilmek suretiyle

Bakanlar Kurulu'na yetki verilmiştir. Buna göre, yürütme organı %3'ün altında

bir oran tesbit edemeyeceği gibi %6'nın üzerine de çıkamayacaktır. Genel Bütçe

gelirleri tahsilat oranları ya da vergi gelirlerindeki artış ve azalışlar

gözetilerek mahalli idarelere aktarılacak kaynakların miktarlarının belirtilen

oranlar içinde dağıtılması ve mali kaynakların ekonomik dengelerin gerektirdiği

biçimde kullanılması amacıyla Bakanlar Kurulu'na belediye gelirlerinde arttırma

ve azaltma yetkisi verilmesinde Anayasa'ya aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan, yapılan düzenleme ile aynı konumda olan büyük şehir belediyeleri arasında herhangi bir ayırım gözetilmediğinden Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırılıktan da söz edilemez.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu fıkranın birinci tümcesi Anayasa'ya aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Samia AKBULUT ve Yalçın ACARGÜN bu görüşlere katılmamışlardır.

B- Fıkranın İkinci Tümcesinin İncelenmesi

1- Anayasa'nın 127. maddesi Yönünden İnceleme

3030 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin son fıkrasının ikinci tümcesinde, büyük şehir il merkezinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından büyük şehir belediyesine verilen payın ne şekilde dağıtılacağı konusu düzenlenmektedir. Bu payın %40'ı doğrudan ilgili büyük şehir belediyesi hesabına aktarılırken, kalan % 60'lık kısım İller Bankası aracılığı ile tüm büyük şehir belediyeleri arasında pay edilmektedir.

Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan payın bu şekilde

dağıtımının gerekçesi, özetle, büyük şehir belediyelerinin illerde toplanan

vergilerden aldıkları payın büyük şehirler arasında gerçek bir adaletsizliğe

yol açtığı, Anadolu'daki büyük şehir belediyelerine haksızlık yapıldığı,

illerde toplanan vergilerin büyük bir bölümünün, holdinglerin, bankaların genel

merkezlerinin bulunduğu İstanbul, Ankara ve Kocaeli illerine yatırıldığı, kendi

illerinde vergi rekortmenleri olan vergi mükelleflerinin işyeri merkezlerini

İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlere taşıdıkları ve vergilerini de o ile yatırdıkları,

Anadolu'nun büyük şehirlerinde çalıştırdıkları işçilerin, gecekondu, ulaşım,

yol, eğitim gibi sorunların o illere ek hizmetler ve malî yük getirmekte

olmasına rağmen, vergi gelirlerinin İstanbul, Ankara ve Kocaeli gibi büyük

şehirlere haksız olarak verildiği yolundadır.

Anayasa'nın 127. maddesinin son fıkrasının son tümcesine göre, yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanması gerekmektedir. Gelir kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle büyük şehirlere tahsis edilen genel bütçe vergi payının belediyeler arasında dağıtımı önem taşımaktadır.

Büyük şehir belediyelerinin görevleri yasalarda

belirlenirken herhangi bir ayırım gözetilmemişse de, her büyük şehir

belediyesinin yerine getirmek durumunda olduğu hizmetlerin nitelik ve nicelik

itibarıyla farklılık göstereceği kuşkusuzdur. Herhangi bir büyük şehir

belediyesinin nüfusu yanında yöredeki sanayi yoğunluğu, eğitim kurumlarının

sayısı, gelişme hızı, üretim ve tüketim kapasitesi, kültür ve eğitim

seviyesi ile ekonomik faktörler mahalli hizmetlerin niteliğini ve maliyetini

doğrudan etkileyen unsurlardır. Bu etkenler gözetildiğinde belediyelerin hizmet

maliyetlerinin her zaman nüfusla doğru orantılı olarak artmadığı bir gerçektir.

Büyük şehir belediyelerinin il merkezlerinde toplanan genel bütçe vergi

gelirlerinden ayrılan %60'lık payın, itiraz konusu kuralda olduğu gibi nüfus

baz alınarak Anayasa'nın 127. maddesinde öngörülen biçimde belediyelere

görevleriyle orantılı adil bir dağıtımının sağlanamayacağı açıktır.

Kaldı ki, Yasa'nın gerekçesinde belirtildiği gibi işyerlerinin üretim yeri ile merkezlerinin farklı yerde bulunması nedeniyle vergilerinin tarh ve tahsilatının da farklılık göstermesi sorunu, itiraz konusu kuralda öngörüldüğü gibi adil olmayan bir paylaşım sistemiyle değil, çeşitli yasalarda yapılacak düzenlemelerle aşılabilecek konulardandır.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu fıkranın ikinci tümcesi Anayasa'nın 127. maddesine aykırıdır.

Bu görüşe Yalçın ACARGÜN, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Ahmet AKYALÇIN ve Mehmet ERTEN katılmamışlardır.

2- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme

Mahkeme, iptalini istediği kuralla % 40 ve % 60'lık vergi gelirleri payının tüm belediyeler arasında ve nüfuslarına göre dağıtımı içermediğinden, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir.

Aynı hukuksal durumda bulunanların aynı kurallara, ayrı hukuksal durumda bulunanların da ayrı kurallara tabi tutulması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.

Bu nedenle, 3030 sayılı Yasa'nın uygulandığı büyük şehir belediyeleri ile bu Yasa'nın uygulanmadığı diğer belediyeler aynı hukuksal durum ve statüde olmadığından kural Anayasa'nın 10. maddesine aykırı değildir.

VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

İtiraz konusu yasa hükmünün yürürlüğünün durdurulması istemi 24.7.2003 günlü, E.2003/62, K.2003/10 (Yürürlüğü Durdurma) sayılı kararla reddedilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

27.6.1984 günlü, 3030 sayılı "Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun"un 18. maddesinin 4736 sayılı Yasa ile değiştirilen son fıkrasının;

A- Birinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Samia AKBULUT ile Yalçın ACARGÜN'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

B- İkinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Yalçın ACARGÜN, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Ahmet AKYALÇIN ile Mehmet ERTEN'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

24.7.2003 gününde karar verildi.

KARŞIOY

Anayasa'nın 127. maddesi, Mahalli İdarelerin il, belediye ve köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirlenen ve kararı organları gene kanunla gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileri olduğunu, kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceğini amirdir.

Bu madde de söz edilen yerinden yönetim ilkesi yerel yönetimlerin tüzel kişiliğe sahip olması, görevli organlarını seçme hakkının verilmesi ve bu organlara karar verme yetkisinin tanınması, özerklik kurumunun anayasal bir temele oturtulmasıdır.

Genel anlamda özerklik, sosyal bir topluluğun ya da tüzel kişiliğin kendilerini yöneten kuralların tümünü ya da bir bölümünü bizzat saptayabilmeleri veya Anayasa ve Yasaların çizdiği sınırlar içinde hareket edebilme özgürlüğü ve yetisidir. Yerel yönetimler açısından özerklik ile Anayasa ve yasaların belirlediği kanun hizmetlerinin önemli bir bölümünün yurttaşların yararına olarak yerel yönetimlerin sorumluluğu altında yerine getirilmesi yetkisidir.

127. maddenin beşinci fıkrasında öngörülen idari vesayet,

merkezden yönetimin yerel yönetimler üzerinde yapabileceği ve yasa ile

düzenlenmesi gereken bir denetim yetkisidir. Ancak bu yetki, sınırsız ve

takdire bağlı olmayıp, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun

şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının

korunması ve mahalli ihtiyaçlarının gereği gibi karşılanması amaçlarına

yöneliktir. İdari vesayet, merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin icrai

kararlarını onama, geri çevirme ve kimi durumlarda değiştirerek onama

yetkisidir. Merkezden yönetimin elinde sadece salt ve biçimsel bir denetim ve

otorite aracı olmadığı gibi yerel yönetimlerin yetkisini ortadan kaldıracak,

etkisiz kılacak biçimde kullanılamaz.

Yerel yönetimlerin kuruluş esasları, karar organlarının oluşumu, görev ve yetkilerinin belirlenmesi, merkezi yönetimle bağ ve ilgileri, bunların üzerinde uygulanacak idari vesayet yetkisi, yasal düzenlemeyi gerektirir. Pekçok kararımızda yasallık, temel ilkelerin hepsinin yasakoyucu tarafından konulması ve ancak yasakoyucunun uygun göreceği ayrıntıların yürütmece düzenlenmesi şeklinde tarif edilmektedir.

İtiraz konusu 18. maddenin son fıkrasının birinci cümlesinde, Bakanlar Kurulu'na (b) fıkrasındaki %3 pay oranını %6 oranına kadar artırma veya kanuni haddine kadar indirme yetkisi verilmektedir.

%3-%6 pay oranları arasında tesbit yetkisi verilmesi ile Bakanlar Kuruluna, genel, sınırsız, takdire bağlı, zaman içinde sık sık değişebilen, hiyerarşi benzeri, ölçütleri belirsiz yetki tanınmaktadır.

Bu da, merkezden yönetimin yerel yönetimler üzerinde yapabileceği ve yasa ile düzenlenmesi gereken bir denetim yetkisi olan ve sınırsız ve takdire bağlı olmayan idari vesayet ilkesine, yasakoyucunun Anayasa ile kendisine verilmiş olan düzenleme görevinin merkezi idareye devretmek suretiyle, Anayasa'nın 7. maddesindeki yasama yetkisinin devredilemeyeceği kuralına aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Samia AKBULUT

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Aysel PEKİNER

Üye

Ertuğrul ERSOY

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

KARŞIOY

GEREKÇESİ

3030 Sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 18. maddesinin

8.1.2002 günlü 4736 sayılı Yasa ile değiştirilen itiraz konusu son fıkrasında

"Bakanlar Kurulu (b) fıkrasındaki % 3 pay oranını % 6 oranına kadar

artırmaya veya kanuni haddine kadar indirmeye yetkilidir. Bu payın % 40'ı bu

miktardan düşülerek ilgili belediye hesabına kalan % 60'ı ise İller Bankası

nezdindeki büyük şehir belediyeleri hesabına yatırılır ve büyük şehir belediyelerine

nüfuslarına göre dağıtılır." denilmekte, bu fıkra ile göndermede bulunulan

(b) fıkrasında da, "Büyük şehir belediyesinin bulunduğu il merkezinde

yapılan Genel Bütçe Vergi Gelirleri Tahsilât toplamı üzerinden gelir

saymanlarınca hesaplanıp, ertesi ayın sonuna kadar ilgili büyük şehir

belediyesine yatırılacak % 3 pay", büyük şehir belediyesinin gelirleri

arasında sayılmaktadır.

Anayasa'nın "Mahalli İdareler"e ilişkin 127. maddesinin

son fıkrasında, mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynakları

sağlanacağı belirtilmektedir. Mahalli idarelerin görevlerinin belirlenmesinde,

belediye sınırları içinde hizmet verdikleri nüfus sayısının önemi yadsınamaz.

Bunun yanında, yörelerin sosyo ekonomik özellikleri, gelişme düzeyleri gibi

faktörlerin de büyük şehir belediyelerinin görevlerini etkileyebileceği

düşünülebilirse de, gereksinimleri birbirinden çok farklı olan büyük şehir

statüsündeki belediyelerin görevlerinin saptanmasında objektif bir ölçü bularak

buna göre pay dağıtımı yapmanın zorluğu da gözardı edilemez. Nitekim,

Anayasa'nın 127. maddesinde belediyelerin yaptıkları hizmetlerin büyüklüğünün

hangi ölçüye göre saptanacağı konusuna açıklık getirilmemiş, bu husus yasa

koyucunun takdirine bırakılmıştır. Bu nedenle yasakoyucu, 18. maddenin (b) fıkrası

ile öngörülen payın % 40'ının ilgili belediyelere verilmesini, kalan % 60'ının

da büyük şehir belediyelerine nüfuslarına göre dağıtılmasını uygun görmüştür.

İptal kararının gerekçesini oluşturan çoğunluğun görüşü de % 60'lık bölümün büyük şehir belediyeleri arasında dağıtılmaması yönünde değil, bu dağıtımın nüfusa göre yapılmaması gerektiği yolundadır. Ancak, Anayasa'da mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir sağlama konusunda yasakoyucunun, anayasal ilkelere bağlı kalmak koşuluyla nüfusu ölçü almasını engelleyen bir kural yer almadığından böyle bir gerekçenin anayasal dayanağı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın son tümcesine ilişkin istemin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Samia AKBULUT

Üye

Yalçın ACARGÜN

KARŞIOY YAZISI

İtiraz konusu 3030 sayılı "Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun"un 18. maddesinin 4736 sayılı Yasa ile değişik son fıkrasının ikinci tümcesinde, büyük şehir belediyesinin bulunduğu il merkezinde yapılan Genel Bütçe Vergi Gelirleri Tahsilat toplamı üzerinden Bakanlar Kurulu'nun tesbit ettiği payın %40'ının paydan düşülerek doğrudan ilgili belediye hesabına, kalan %60'ının ise İller Bankası nezdindeki büyük şehir belediyeleri hesabına yatırılarak bu belediyelerin nüfuslarına göre dağıtılacağı öngörülmüştür.

Anayasa'nın 127. maddesinin ikinci fıkrasında, mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği; beşinci fıkrasında, merkezi idarenin, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahip olduğu; altıncı fıkrasında, mahalli idarelere görevleriyle orantılı gelir kaynakları sağlanacağı belirtilmiştir.

Mahalli idarelere ilişkin 127. maddede, mahalli idarelerin görevlerinin belirlenmesi yasakoyucunun takdirine bırakılmış ve mahalli hizmetlerde belirgin bir ölçü getirilmemiştir. Yasakoyucu da itiraz konusu kuralda %60 payın büyük şehir belediyelerine, nüfuslarına göre dağılımını uygun görmüştür. Kaldı ki, bunu engelleyen bir durumda söz konusu değildir.

3030 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde de büyük şehir belediyelerinin görevleri sayılmıştır.

Özgün yapıyı taşıyan büyük şehir belediyelerinin bu görevlerinin yoğunluk derecesinin, orada yaşayan insanların sayısına göre değişkenlik göstereceği kuşkusuzdur. Her ne kadar nüfusun yanında diğer faktörlerin, hizmetin yürütülmesindeki etkinliği gözardı edilemez ise de bu ölçünün yasakoyucu tarafından belirlenmesindeki güçlük inkâr edilemez.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın son tümcesinin Anayasa'ya aykırılığından söz edilemez. İstemin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ertuğrul ERSOY

KARŞIOY

YAZISI

3030 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin son fıkrasının itiraz konusu ikinci tümcesinde, büyük şehir il merkezinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından büyük şehir belediyelerine verilen payın ne şekilde dağıtılacağı konusu düzenlenmiştir.

Başvuru kararında, büyük şehir belediyelerine modern endüstriyel gelişmelere karşı çevre koşullarını ve yaşantı niteliğini iyileştirme, yeni gereksinmelere uyan yeni hizmetler sunma gibi yeni görevler yüklenmesinin, onların parasal olanaklara sahip olmalarını gerektirdiği halde, itiraz konusu düzenlemenin ikinci tümcesiyle büyük şehir belediye gelirlerinin ikinci kez azaltıldığı, sağlanan gelirin yüklenen görevlerle orantılı olmadığı ve bu durumun Anayasa'nın 127. maddesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa'nın 73. maddesinde yer alan,

herkesin, kamu giderlerini karşılamak

üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğuna ilişkin düzenleme ile belli gelirlerin belli giderlere tahsis

edilmeyerek devlet maliyesinin bir bütün olacak şekilde ele

alınması yönündeki genellik ilkesi birlikte nazara

alındığında, genel bütçe vergi gelirlerinin belli bir yerdeki veya bölgedeki hizmeti görmek için toplanmadığını,

Anayasa'daki tanımı ile kamu giderlerini

karşılamak üzere toplandığını göstermekte, toplandığı yerde harcanması gerektiği yolunda da bir kural

bulunmamaktadır. Buna göre, büyük şehir belediyelerinin il

merkezlerinde toplanan genel bütçe vergi gelirlerinin, büyük şehir belediyelerine dağıtımı olanaklı

bulunmaktadır.

Öte yandan, Ülkemizin önde gelen bir çok hizmet ve sanayi kuruluşunun, Anadolu'nun değişik büyük şehir belediyeleri içerisinde faaliyet gösterdikleri ve bu belediyelerin bir çok konudaki görevlerini nitelik ve nicelik olarak artırdıkları halde, üretimleri sonucu elde edilen gelirler, genel merkezlerinin, dolayısı ile de vergi mükellefiyet kayıtlarının bulunduğu Ankara, İstanbul gibi belli başlı büyük şehirlerin vergi dairelerine ödenmekte ve anılan illerin genel bütçe vergi gelirleri içinde yer almaktadır. Bu durumun ise, toplanan genel bütçe vergi gelirlerinin, büyük şehir il merkezlerinde bizzat yapılan faaliyetler sonucunda elde edilmediğini göstermektedir.

Diğer taraftan, gelişmiş bölgelerdeki büyük

şehir belediyelerinin gelir düzeyi

daha yüksek, gelişmemiş bölgelerdeki büyük şehir belediyelerinin gelir düzeyi

ise daha düşüktür. Herhangi bir büyük şehir belediyesinde toplanan genel bütçe vergi gelirlerinin nüfusa oranı ne olursa olsun,

3030 ve 1580 sayılı Yasa'lar, tüm büyük şehir belediyelerine

ayırımsız aynı görev ve sorumluluğu yüklemektedir.

Bunların yerine getirilebilmesi ise aynı düzeyde gelir elde edilmesine bağlıdır. İşte söz konusu düzenleme ile daha

çok gelişmiş bölgelerde yer alan büyük

şehir belediyelerinin il merkezlerinde toplanan genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay nüfusa göre dağıtım sonucunda

fazla gelişmemiş olan büyük şehir

belediyelerine aktarılabilmekte ve böylece fazla gelişmemiş bölgelerde

bulunan büyük şehir belediyelerinin görevlerini yerine getirebilmesi sağlanarak bölgeler arasındaki eşitsizlik

giderilmek istenmektedir.

Yukarda yer verilen açıklamalar, itiraza konu edilen Yasa hükmünün Anayasa'nın Başlangıç'ında belirtilen sosyal adalet, 5. maddesinde açıkalanan sosyal hukuk devleti ve adalet ilkelerine, Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırlarını belirleyen 65. maddesine, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın yurt düzeyinde dengeli gelişmesini öngören 166. maddesine başvurunun ve çoğunluk görüşünün aksine mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynağı sağlanmasını öngören 127. maddesine uygun bir düzenleme olduğunu göstermektedir.

Bu nedenlerle, Anayasa'ya aykırı olmayan kuralın iptali yönündeki çoğunluk düşüncesine katılmıyorum.

Üye Ahmet AKYALÇIN Üye Mehmet ERTEN

Anayasa Mahkemesi, E. 2003/62, K. 2003/77, 24 Temmuz 2003 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I- Olay
  6. Iıı- Yasa Metinleri
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Vı- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  10. Karşıoy
  11. Kantarcıoğlu
  12. Karşıoy
  13. Gerekçesi
  14. Karşıoy Yazısı
  15. Kantarcıoğlu
  16. Karşıoy
  17. Yazısı
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2003/62
Karar No
2003/77
Tarih
24 Temmuz 2003

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2003/63 K.2003/71
  • AYM Norm Denetimi E.2003/68 K.2003/73
  • AYM Norm Denetimi E.2003/61 K.2003/69
  • AYM Norm Denetimi E.2002/124 K.2003/70
  • AYM Norm Denetimi E.2003/69 K.2003/78
  • AYM Norm Denetimi E.2003/79 K.2003/83

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.