KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2008
- Esas Sayısı
- 2004/24
- Karar Sayısı
- 2008/165
- Karar Günü
- 20.11.2008
- R.G. Tarih-Sayı
- 10.03.2009-27165
- İptal davasını açan
- Türkiye Büyük Millet Meclisi
Karar Metni
3.476 kelime·17 dk okuma·20 bölüm
üyeleri K. Kemal ANADOL ve Haluk KOÇ ile birlikte 141 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU
3.3.2004 günlü, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un 2., 5., Geçici 3. ve 7. maddelerinin, Anayasa'nın 2., 5,. 6., 7., 8., 11., 128., 130., 131., 133. ve 167. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
3.3.2004 günlü, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un dava konusu kuralları şöyledir:
"Burs ve kredilerin verilmesi
Madde 2.- Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.
Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan
kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve
işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış,
hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tabi
kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya
kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar
ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler hariç) birinci fıkrada
belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdi yardım adı altında
herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi
verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve
Yurtlar Kurumuna bildirirler.
Genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum ve kuruluşlarca bildirilen öğrencilere ödeme yapılabilmesi için bu kurum ve kuruluşlarca gerekli meblağ, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün öncesine kadar, Kurum hesabına yatırılır."
"Ek Ödeme
Madde 5.- Devlet bütçesinden
sağlanan ödenekler dışındaki Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
gelirlerinden karşılanmak üzere Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunda
çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, görev unvanı esas
alınarak Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetim Kurulunca uygun görülen
oran ve miktarlarda her ay ek ödeme verilir. Ek ödemelerin aylık tutarı, 657
sayılı Devlet Memurları Kanununda tanımlanan en yüksek Devlet memuru aylığının
(ek gösterge dahil) brüt tutarının %130'unu geçemez. Ek ödemelerde 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve damga
vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. Ek ödemeye ilişkin
usul ve esaslar Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetim Kurulunca
belirlenir. Ek ödemeler, Kurumun bir yılda toplanan gelirlerinin %16'sını
geçemez."
"Geçici Madde 3.- 2003-2004 öğretim yılında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ilk defa burs almaya hak kazanan öğrencilerin 1.1.2004 tarihinden itibaren burs ödemeleri Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından yapılır."
"Yürürlük
Madde 7.- Bu Kanun 1.1.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 5,. 6., 7., 8., 11., 128., 130., 131., 133. ve 167. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Fazıl SAĞLAM, ve A. Necmi ÖZLER'in katılımlarıyla 7.4.2004 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV - ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Yasa'nın 2. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, burs ve kredi verilmesine ilişkin usul ve
esasların yasada düzenlenmeyerek yönetmeliğe bırakıldığı, belediyeler hariç
diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili mevzuatları gereği burs verilmesini
öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdi yardım adı
altında doğrudan herhangi bir ödeme yapmalarının yasaklanarak sadece bildirimde
bulunacakları Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu vasıtasıyla sözkonusu
ödemeleri yapabilmelerinin hükme bağlanmasının üniversitelerin doğrudan burs ve
kredi vermelerini engellediği, bunun üniversitelerin bilimsel ve idarî
özerkliğine müdahale olduğu, tekelci merkezi sistemin getirilmesinin hükümetin
üniversite ve kamu yönetimi üzerinde baskı ve hakimiyet kurmasına yol açacağı,
bu nedenlerle dava konusu kuralın Anayasa'nın 2., 5., 6., 7., 8., 11., 130.,
131., 133. ve 167. maddelerine, aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
1- Birinci fıkranın incelenmesi
Yasa'nın "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nca, yurt içinde yükseköğrenim gören öğrencilerden, bu Yasa'ya göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslara göre yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verilebileceği öngörülmüştür.
Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk Milleti adına
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği
belirtilmektedir. Buna göre, Anayasa'da yasayla düzenlenmesi öngörülen
konularda yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin
verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı
ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle, Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar
dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yasa ile yürütmeye genel nitelikte
kural koyma yetkisi verilemez. Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir
yasa kuralının Anayasa'nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri
koyması, çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yönetimin
düzenlemesine bırakmaması gerekir.
16.8.1961 günlü ve 351 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öğrencilere verilecek krediler için öngörülen kural, 5102 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin dava konusu birinci fıkrasında burslar için de getirilerek, burs-kredi alabilmenin temel ve genel koşulları,
- Yüksek öğrenim görmek, diğer bir deyişle yüksek öğrenim öğrencisi olmak,
- Yüksek öğrenimi yurt içinde görüyor olmak,
- Burs-kredi konusunda Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun görevli olması,
- Yüksek öğrenim öğrencisinin yeterlik ve ihtiyaç sahibi olması,
şeklinde belirlenmiş, yeterlik ve ihtiyaçların tespitine ilişkin usul ve esasların ise çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenmesi öngörülmüştür.
Yasa'da temel ilkelerin ve sınırların gösterilerek teknik ayrıntıların yönetmeliklere bırakılmış olması nedeniyle yasama yetkisinin devrinden sözedilemez.
Açıklanan nedenlerle birinci fıkra, Anayasa'nın 7. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 2., 6., 8. ve 11. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2- İkinci ve üçüncü fıkraların incelenmesi
Yasa'nın 2. maddesinin, ikinci fıkrasında, genel bütçeli daireler,
katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları,
bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve
bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar,
özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası
kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tabi kuruluşlar, fonlar, döner
sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye
dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve
kuruluşlarının (belediyeler hariç) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim
öğrencilerine burs, kredi ve nakdi yardım adı altında herhangi bir ödeme
yapamayacakları ve ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini
öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar
Kurumuna bildirmeleri gerektiği belirtilmiş; üçüncü fıkrasında da, genel
bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum ve kuruluşlarca bildirilen
öğrencilere ödeme yapılabilmesi için bu kurum ve kuruluşlarca gerekli meblağın,
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nca belirlenen ödeme tarihinden en geç
otuz gün öncesine kadar Kurum hesabına yatırılması, hükme bağlanmıştır.
Yasa'nın genel gerekçesinde, yüksek öğrenim gören öğrenci sayısı
ve bunların içinde burs ve kredi talep edenlerin oranının yıldan yıla artış
gösterdiği, buna karşılık burs ve kredi taleplerinin tamamının karşılanamadığı,
yükseköğrenim öğrencilerine sunulan bu hizmetin dengeli ve adil dağılımının
gözetilmesi gerektiği, çok sayıda kurum ve kuruluşlarca burs sağlanması ve
bunlar arasında koordinasyonun olmamasının bir kısım öğrencinin bir kaç yerden
burs alabilmesine, bir kısım öğrencinin ise burs imkanından yararlanamamasına
yol açtığı, veriliş amacı başarılı ve ihtiyaç sahibi olan öğrencilerin maddi
yönden desteklenmesi olan bursların dağıtımının tek elden mümkün olduğunca daha
fazla sayıda ihtiyaç sahibi öğrenciye yapılması da gerçekleştirilerek sosyal
adaletin sağlanacağı belirtilmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu, 5. maddesinde Devletin temel amaç ve görevlerinin, "Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak" olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu düzenleme ile belediyeler dışında kapsama alınan kurum
ve kuruluşların başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere burs verme imkânı
tamamen ortadan kaldırılmamaktadır. Bu kurum ve kuruluşlar, ilgili mevzuatları
gereği burs, kredi verilmesini istedikleri yüksek öğrenim öğrencilerini Yüksek
Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na bildirmelerinden sonra bu öğrenciler burs,
kredi alabileceklerdir. Ayrıca, genel bütçeli daireler ve katma bütçeli
idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum
ve kuruluşlarca bildirilen öğrencilere burs ve kredilerin aksamadan
ödenebilmesi için de gerekli meblağın, bu kurum ve kuruluşlarca Yüksek Öğrenim
Kredi ve Yurtlar Kurumu'nca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün
öncesine kadar Kurum hesabına yatırılması öngörülmüştür.
Burs ve kredilerin mümkün olduğunca geniş tabana yayılarak daha çok öğrenciye olanak sağlanması amacıyla getirildiği anlaşılan düzenlemenin, Anayasa'nın 2. maddesinde öngörülen sosyal hukuk devleti ilkesi ile 5. maddesinde belirtilen Devletin temel amaç ve görevleri kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava konusu kurallarla çeşitli kurum ve kuruluşlarca
verilen burslarda, mükerrerliğin önlenmesi; adil ve dengeli bir dağılım
sağlanarak daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla, burs ve kredilerin
tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistem oluşturulduğu, ancak
belediyelerin bundan istisna tutulduğu anlaşılmaktadır. Hukukun üstünlüğü
esasını benimseyen bir devlette, genel kurala bu tür bir istisna
getirilebilmesi için işin doğasından veya ayrıcalık tanınanların özel
durumlarından kaynaklanan zorunluluklar bulunması gerekir. Aksi halde, yasama
yetkisinin kullanılmasında, hizmetin gereği değil, yasa koyucunun hukuk
sınırlarını aşan öznel iradesi belirleyici olur. Böyle bir durumu ise eşitlik
temelinde, adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdürmekle yükümlü
olan hukuk devleti anlayışı ile bağdaştırma olanağı bulunmadığından
belediyelerin, dava konusu düzenleme ile getirilen yeni sistemin dışında
tutulması Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle,
- İkinci fıkrada yer alan "(belediyeler hariç)" ibaresi, Anayasa'nın 2. ve 5. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
- İkinci fıkranın kalan bölümü ile üçüncü fıkra, Anayasa'nın 2. ve 5. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 11., 130., 131., 133. ve 167. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
B- Yasa'nın 5. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Devlet bütçesinden sağlanan ödenekler dışındaki
Kurum gelirlerinden karşılanmak üzere Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar
Kurumu'nda çalışan 657 sayılı Yasa'ya tabi personele ek ödeme verilmesinin
yüksek öğrenim öğrencilerine ek ödeme kadar az burs, kredi veya nakdi ödemeye
yol açacağı, ayrıca üniversiteler ile TRT'nin, burs ve krediler için Yüksek
Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na yatırdıkları meblağın bir kısmı ile Kurum
personelinin ek ödemelerinin karşılanacak olmasının üniversitelerin ve TRT'nin
malî özerkliğine müdahale niteliğinde olduğu, ek ödemelerin oran ve miktarları
ile ek ödemeye ilişkin usul ve esasların Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
Yönetim Kurulu'nca belirlenmesinin ise aslî düzenleme yetkisinin devri
niteliğini taşıdığı, bu nedenlerle kuralın, Anayasa'nın 2., 6., 7., 8., 11.,
128., 130., 131. ve 133. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu, 128. maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayla düzenleneceği belirtilmektedir.
Hukuk devletinin temel niteliği, tüm devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygun olmasıdır. Sosyal Devlet ise, hukuk devletini belirleyen ilkelere koşut olarak, insan hak ve özgürlüklerine saygı gösteren, kişinin huzur ve refahını gerçekleştiren ve bunları güvence altına alan, kişi ile toplum yararları arasında denge kuran, emek ve sermaye ilişkilerini dengeli biçimde düzenleyen, özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayan, çalışanların insanca yaşaması, çalışması ve kendisini geliştirmesi için sosyal, ekonomik ve malî önlemler alarak adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeyi amaç edinen devlettir.
Yasayla düzenleme belirli konulardan kavram, ad ve kurum olarak söz etmek anlamına gelmeyip, düzenlenen alanda temel ilkelerin konularak çerçevesinin çizilmiş olmasını ifade eder.
Dava konusu kuralda Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nda
çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele ek ödeme verilmesi
öngörülmüş, yapılacak ek ödemenin temel ilkeleri belirtilmiştir. Buna göre, ek
ödeme, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nda çalışan 657 sayılı Yasa'ya
tâbi personele, personelin görev ünvanı esas alınarak, 657 sayılı Yasa'da
tanımlanan en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil brüt tutarının
%130'unu geçemeyecek şekilde Kurumun Yönetim Kurulu'nca belirlenecek oran ve
miktarlarda, damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi
tutulmadan aylık olarak, Kurumun bir yılda toplanan gelirlerinin %16'sını
geçemeyecek sınırlar ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetim
Kurulu'nca belirlenecek usul ve esaslara göre yapılacaktır.
Böylece ek ödemenin temel ilkeleri saptanmış, çerçevesi çizilmiş ve sınırları belirlenerek 657 sayılı Yasa'ya tabi memurlara yapılacak ek ödeme, Anayasa'nın 128. maddesi gereğince Yasa ile düzenlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ birinci ve dördüncü tümcelerin iptaline karar verilmesi gerektiği nedenleriyle bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın, Anayasa'nın 6., 7., 8., 11., 130., 131. ve 133. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
C- Yasa'nın Geçici 3. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, yasaların Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihten önceki bir tarihten geçerli sayılmasını öngören düzenlemelerin hukuk güvenliğini zedeleyeceği, bu nedenle kuralın, Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Geçici 3. maddede, "2003-2004 öğretim yılında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ilk defa burs almaya hak kazanan öğrencilerin 1.1.2004 tarihinden itibaren burs ödemeleri Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından yapılır."denilmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk devletinde uyulması zorunlu olan temel ilkelerden birini oluşturmaktadır. Anayasa'da öngörülen temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının ve insan haklarının yaşama egemen kılınmasının önkoşulu olan hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Hukuk Devletinin gereği olan hukuk güvenliğini sağlama yükümlülüğü, kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. "Yasaların geriye yürümezliği ilkesi" uyarınca yasalar, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması hukukun genel ilkelerindendir.
6.3.2004 günlü, 25394 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 3.3.2004 günlü, 5102 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde, Yasa'nın 1.1.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ilk defa burs almaya hak kazanan öğrencilerin Yasa'nın yürürlüğe girdiği 1.1.2004 tarihi ile Resmî Gazete'de yayımlandığı 6.3.2004 tarihi arasında hak kaybına uğramalarının önlenmesinin amaçlandığı anlaşıldığından, kuralın Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 11. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
D- Yasa'nın 7. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, yasaların Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihten önceki bir tarihten başlayarak geçerlik kazanmalarının hukukî güvenliği zedelediği, bu nedenle kuralın, Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
7. madde de "Bu Kanun 1.1.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer." denilmektedir.
1.1.2004 tarihinden geçerli olmak üzere 6.3.2004 günlü, 25394 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3.3.2004 günlü ve 5102 sayılı Yasa, yurtiçinde yükseköğrenim gören öğrencilere verilecek burs ve kredilerin Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu eliyle yürütülmesini ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nda çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele ek ödeme verilmesini düzenleyerek, burs ve kredilerden daha çok sayıda öğrencinin adil bir şekilde yararlanmasını ve Kurum personelinin mali haklarının iyileştirilmesini sağlayan kurallar öngörmüştür.
Yürürlüğe girecek kurallarıyla burs ve kredi uygulamasına yeni düzenlemeler getiren Yasa'nın, burs ve kredi almakta olanların zarara uğramalarının önlenmesi ve Kurum personelinin mali haklarının iyileştirilmesi amacıyla getirildiği anlaşıldığından, Yasa'nın geçmişe yürütülmesinin hukuk güvenliğini zedelendiğinden sözedilemez.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 11. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
3.3.2004 günlü, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un:
A) 2. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan " ... (belediyeler hariç) ..." ibaresinin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN, KOŞULLARI OLUŞMADIĞINDAN REDDİNE,
B) 1- 2. maddesinin;
a- Birinci fıkrasına,
b- İkinci fıkrasında yer alan " ... (belediyeler hariç) ..." ibaresi dışında kalan bölümüne,
c- Üçüncü fıkrasına,
2- 5. maddesine,
3- Geçici 3. maddesine,
4- 7. maddesine,
yönelik iptal istemleri, 20.11.2008 günlü, E. 2004/24, K. 2008/165 sayılı kararla reddedildiğinden, bu madde, fıkra ve bölümlere ilişkin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
20.11.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
KARŞIOY
GEREKÇESİ
3.3.2004 günlü, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un 5. maddesinin ilk tümcesi ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tâbi personeli için görev ünvanı esas alınarak yapılacak ek ödemenin oran ve miktarını; dördüncü tümcesi ile de ek ödemeye ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetim Kurulu'na bırakılmıştır.
Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, "Memurların ve
diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları
ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla
düzenlenir" denilmektedir. Buna göre, 5102 sayılı Yasa'nın 5. maddesi
uyarınca 657 sayılı Yasa'ya tâbi personele ödenecek ek ödemenin, usul ve
esaslarının kanunla düzenlenmesi gerektiği açıktır. Kanunla herhangi bir
kişinin veya kurulun yetkilendirilmesi, Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında belirtildiği
gibi, kanunla düzenleme anlamına gelmez. Bir konunun, kanunla düzenlendiğinin
kabulü için, usul ve esasların, sınırlamaların ve çerçevenin kanunla
belirlenmesi gerekir. Ancak, ayrıntıya, teknik ihtisas ve uzmanlığa, veya
doğası gereği zaman içinde hızlı değişim gösteren durumlara ilişkin tasarruflar
için yürütme yetkilendirilebilir. Aksi halde, kanunla düzenleme öngörmek
suretiyle Anayasa'nın kişilere sağlamak istediği güvence yaşama geçirilemez.
İtiraz konusu 5. maddede yer alan "ödemenin görev ünvanı esas alınarak yapılacağı" ve "657 sayılı Yasa'da tanımlanan en yüksek Devlet memuru aylığının brüt tutarının % 130'unu geçemeyeceği" yolundaki sadece üst sınır belirleyen ve görev ünvanına göre de bir ölçü getirmeyen kuralların, ek ödeme yapılacak personelin özlük hakları kapsamındaki mali haklarının güvenceye alınmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı, bu durumda, konunun kanunla düzenlenmiş sayılamayacağı açıktır.
Öte yandan, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinde kişi haklarının güvencesi, önce Anayasa, sonra da onu yaşama geçiren yasalardır. Yasalar, Anayasa'nın öngördüğü güvenceleri içermedikçe gerçek bir hukuk devletinden söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle dava konusu 5. maddenin incelenen tümcelerinin Anayasa'nın 2 ve 128. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşüne karşıyız.
Üye
Serruh
KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞI
OY
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun 657 sayılı Kanun'a tâbi personeline verilecek ek ödemenin oran ve miktarları ile usul ve esaslarını belirleme yetkisi, 5102 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci ve dördüncü cümlelerinde yer alan düzenlemeler ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun Yönetim Kurulu'na verilmiştir.
Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir." denilmektedir. Buna göre, memurların ve diğer kamu görevlilerinin statüsüne ilişkin temel ilkelerin tüzük, yönetmelik, idari karar ve işlemlerle değil yasayla düzenleneceği öngörülerek, memurlar ve diğer kamu görevlileri idare karşısında güvence altına alınmıştır.
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tâbi personeline "ek ödeme" de bulunulmasında Anayasa'ya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu kurallarla personel statüsünün temel ilkelerinden olduğunda duraksama bulunmayan ve bu nedenle de yasa ile düzenlenmesi gereken "oran ve miktarları" ile "usul ve esasları" belirleme yetkisi Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun Yönetim Kurulu'na bırakılarak, söz konusu personel güvencesiz hale getirilmiştir.
Diğer taraftan, kurallarda yer alan "oran ve miktarları" ile "usul ve esasları" biçimindeki idareye geniş düzenleme yapma yetkisi veren sözcüklerin, personelin statüsünü belirlemeye yeterli temel ilkelerden olduğu ve böylece çerçevenin çizildiği ileri sürülerek düzenlemenin yasa ile yapıldığından da söz edilemez. Yasayla düzenleme,konuyla ilgili kavram, ad ve kurumdan söz etmek olmayıp, düzenlenen alan ile ilgili temel ilkelerin saptanarak çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder.
Bu nedenle söz konusu nitelikleri taşımayan 5. maddenin birinci ve dördüncü cümlelerinde yer alan kurallar Anayasa'nın 128. maddesine aykırıdır.
İptalleri gerekir.
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
AZLIK
OYU
Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir." kuralı yer almaktadır. Bu kurala göre memur ve kamu görevlilerinin hakları, aylık, ödenek ve özlük işleri ancak yasayla düzenlenebilecektir.
Anayasa 7. maddesinde de yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğunu ve devredilemeyeceğini vurgulamıştır.
İptal istemine konu Yasa'nın 5. maddesinin birinci ve dördüncü tümcelerinde ise, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunda çalışan 657 sayılı Yasa'ya tabi personele ek ödeme yapılmasında esas alınacak oran ve miktarlar ile bunların ödenmesine ilişkin ilkelerin belirlenmesi hususları kuruma ve kurumun Yönetim Kuruluna bırakılmaktadır.
Bu bakımdan, Anayasa'nın memurların aylık ve ödemelerinin yasayla belirlenmesi ilkesine aykırı olduğu açıkça anlaşılan kuralın iptali gerekeceğinden karara karşıyım.
Üye Mehmet ERTEN Üye Şevket APALAK
Anayasa Mahkemesi, E. 2004/24, K. 2008/165, 20 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası