KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2004
- Esas Sayısı
- 2004/39
- Karar Sayısı
- 2004/66
- Karar Günü
- 9.6.2004
- R.G. Tarih-Sayı
- 14.02.2005'de tebliğ edildi.
- İtiraz yoluna başvuran
- Bakırköy 8. Asliye Hukuk
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 2. maddesinin Anayasa'nın 2., 5., 10., 18., 35., 38., 41. ve 138. maddelerine, 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 20., 21., 23., 26. ve 27. maddelerinin de Anayasa'nın 2., 10., 35., 38., 46., 48. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasından sonra, 4969 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin (2) sayılı fıkrasının ikinci bendi uyarınca malvarlığı üzerine tedbir konulan davacının, bu tedbirle ilgili olarak tespit istemi ve ortağı bulunduğu Rumeli Telefon Sistemleri A.Ş.'nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından atanan yönetim kurulu üyelerine karşı manevi tazminat istemiyle açtığı davada, ileri sürdüğü Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralların iptali için başvurmuştur.
II- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre mahkemeler bakmakta
oldukları davalarda, uygulayacakları yasa ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için
Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış
ve görevine giren bir dava bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada
uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik
evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada
olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin, bankacılık yapma ve mevduat kabul
etme izninin kaldırılması ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun
3.7.2003 günlü 1085 sayılı kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamına
alınması sonucunda, yönetim ve denetimine sahip olduğu iştirakleri, yönetim ve
denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde
bulunduran tüzelkişi ortaklar ile gerçek ve tüzelkişi ortaklarının yönetim ve
denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde
bulunduran şirketler,“yoğun bir şekilde mal varlığını Fonun alacağını tahsil
etmesini engelleyecek biçimde hileli ve kanun dışı yollarla kaçırma fiillerini
gerçekleştirdikleri”gerekçesiyle, Fon tarafından devralınmış ve yönetim ve
denetim kurulu üyeleri azlonularak yeni yönetim ve denetim kurulu üyeleri
atanmıştır.4969 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin (2) sayılı fıkrasının
ikinci bendi uyarınca, aynı fıkranın birinci bendinde sayılan kişilerle
birlikte, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para,
mal veya hak edinen kişiler hakkında da Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından
tedbir kararı verilmiştir.
Başvuran Mahkeme'de, Rumeli Telefon Sistemleri A. Ş. Yönetim Kurulu üyelerinin davacıyı işyerine sokmamaları ve kendisine hakaret etmeleri nedeniyle davalılar aleyhine manevi tazminat davası açılmış, ayrıca davacının Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.nin hakim ortak ve yöneticileri adına hareket etmediğinin, yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın malvarlığının üzerine tedbir konulması suretiyle yapılan tecavüzün tesbiti isteminde bulunmuştur.
Davanın manevi tazminat istemine ilişkin bölümü genel hükümlere göre sonuçlandırılacağından bu hususa ilişkin itiraz konusu kuralların Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı yoktur.
Tedbir kararına itirazın, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 108. ve 109. maddelerine göre, tedbir kararını vermiş olan Mahkeme'ye ve bu itirazdan önce esas hakkında dava açılmış ise bu davaya bakan Mahkeme'ye yapılması gerekir. Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.nin bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılarak, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamına alınması sonucunda esas hakkında dava, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılmış ve bu davada tedbirin kaldırılması isteminde de bulunulmuştur. Bu durumda, davacı tarafından ileri sürülen tedbirin kaldırılmasına yönelik tesbit isteminin karara bağlanması, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin görevine girmemektedir.
Başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
KILIÇ
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul
ERSOY
Üye
Tülay
TUĞCU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
Cafer
ŞAT
Üye
Fazıl
SAĞLAM
Üye A. · Necmi ÖZLER
Anayasa Mahkemesi, E. 2004/39, K. 2004/66, 9 Haziran 2004 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası