İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2004/9 K.2008/112

Mahkemesi

Esas2004/9Karar2008/112Tarih29 Mayıs 2008Okuma13 dk · 2.584 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
29 Mayıs 2008
Esas Sayısı
2004/9
Karar Sayısı
2008/112
Karar Günü
29.5.2008
R.G. Tarih-Sayı
06.11.2008-27046
İtiraz yoluna başvuran
Çorum İş
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.584 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun;

1- 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa ile değiştirilen 25. maddesinin ikinci fıkrasının,

2- 14.4.1982 günlü, 2654 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 13. maddesinin,

3- 14.3.1985 günlü, 3165 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 16. ve Ek Geçici 17. maddelerinin,

Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Davacı Bağ-Kur sigortalısının, Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç tarihinin vergi kaydının başlangıç tarihi olan 1.12.1980 tarihi olarak tespitine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralların Anayasaya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun itiraz konusu ikinci fıkrayı da içeren 25. maddesi ile itiraz konusu Ek Geçici 13., Ek Geçici 16. ve Ek Geçici 17. maddeleri şöyledir:

"Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi

Madde 25 - (Değişik: 24/7/2003-4956/15 md.)

Bu Kanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla talep tarihinden itibaren başlatılır.

Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı sayıldıkları tarihte başlar.

Bu Kanuna tâbi sigortalılık;

a) Gelir vergisi mükellefi olanların, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri,

b) Gelir vergisinden muaf olanların, Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği,

c) Şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği,

Tarihten itibaren,

d) Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tâbi olarak çalışmaya başlayanların, emekli keseneği kesilmeye başladığı,

e) İflâsına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarının, özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesine karar verildiği, iflâsına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarından hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı,

f) 2108 sayılı Kanuna göre 1479 sayılı Kanun kapsamına giren köy ve mahalle muhtarlarından; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı,

g) Gelir vergisinden muaf olan, ancak Esnaf ve Sanatkârlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı,

Tarihten bir gün önce,

Sona erer.

Sigortalılığı sona erenler sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıtlarını sildirmek zorundadırlar."

"Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler

Ek Geçici Madde 13 - (Ek: 14/4/1982 - 2654/13 md.)

1479 sayılı Kanun ve aynı Kanunda değişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlar.

Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescilli bulunmak kaydı ile, 1/10/1972 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalılar belgeledikleri süreyi borçlanabilirler.

Borçlanma primleri sigortalının bulunduğu basamak üzerinden yürürlükteki prim tutarlarına göre hesaplanarak defaten veya bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde ödenir. Bu süre içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.

Borçlanma talebi bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde Kuruma yazılı olarak yapılır ve bu süre içinde vergi dairelerince verilecek belgelerle tevsik edilir.

Çalışma belgelerinin gerçeğe uymadığı mahkeme kararı ile tespit edildiği takdirde, gerek sigortalılar gerekse belgeyi düzenleyenler hakkında genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılır. Ayrıca Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararlar % 50 fazlası ve kanuni faizi ile birlikte bunlardan tahsil edilir."

"20/4/1982 tarihinden önce tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler:

Ek Geçici Madde 16 - (Ek: 14/3/1985 - 3165/24 md.)

1479 sayılı Kanuna 2654 sayılı Kanunla ilave edilen ek geçici 13 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen iki yıllık süre ile dördüncü fıkrasında belirtilen bir yıllık süre, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar."

"20/4/1982 tarihinden önce vergi dairelerine kayıtlı bulunulan sürelerin borçlanılması

Ek Geçici Madde 17 - (Ek: 14/3/1985 - 3165/24 md.)

20/4/1982 tarihinden önce her ne suretle olursa olsun Kuruma kayıt ve tescili yapılan ve talep tarihinde sigortalılık niteliğini taşıyanlar, 1/10/1972 ile 20/4/1982 tarihleri arasında, Kuruma veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına kayıtlı bulundukları süreler dışında vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesaplarına bağımsız çalıştıkları sürelerinin tamamını belgelemek şartıyla borçlanabilirler. Sigortalının ölümü halinde bu haktan, hak sahipleri de faydalanabilir.

Borçlanma primleri sigortalının bulunduğu son basamak üzerinden yürürlükteki prim tutarlarına göre hesaplanarak defaten veya bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde ödenir. Bu süre içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri sigortalılıktan sayılmaz.

Borçlanma talebi bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde Kuruma yazılı olarak yapılır ve bu süre içinde vergi dairelerince verilecek belgelerle tevsik edilir.

Çalışma belgelerinin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, gerek sigortalılar ve gerekse belgeyi düzenleyenler hakkında Türk Ceza Kanununun genel hükümlerine göre ceza kovuşturması yapılır. Ayrıca, Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararlar % 50 fazlası ve kanuni faizi ile birlikte bunlardan tahsil edilir."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında Anayasanın 2., 5., 10., 11. ve 60. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ın katılmalarıyla 4.3.2004 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikle, itiraz konusu Ek Geçici Madde 17'nin davada uygulanacak kural niteliğinde olup olmadığı sorunu ele alınmıştır.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta

olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde

kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin

ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, bu hükmün iptali

için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca

bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince

açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen

kuralın o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları,

bakılmakta olan davayı yürütmeye, uyuşmazlığı çözmeye, davayı sona erdirmeye veya

kararın dayanağını oluşturmaya yarayacak kurallardır.

1479 sayılı Yasa'ya 14.3.1985 günlü 3165 sayılı Yasayla eklenen Ek Geçici 17. maddenin birinci fıkrasında "20.04.1982 tarihinden önce her ne suretle olursa olsun Kuruma kayıt ve tescili yapılan ve talep tarihinde sigortalılık niteliğini taşıyanlar, 01.10.1972 ile 20.04.1982 tarihleri arasında, Kuruma veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına kayıtlı bulundukları süreler dışında vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesaplarına bağımsız çalıştıkları sürelerinin tamamını belgelemek şartıyla borçlanabilirler. Sigortalının ölümü halinde bu haktan, hak sahipleri de faydalanabilir." denilmiştir.

Buna göre, 20.4.1982 tarihinden önce her ne suretle olursa osun

Kuruma kayıt ve tescili yapılan ve talep tarihinde sigortalılık niteliği

taşıyanlar Yasa kapsamına alınmıştır. Dava konusu olayda, davacının 20.4.1982

tarihinden önce Bağ-Kur'a hiçbir şekilde kayıt ve tescilinin yapılmadığı

çekişme konusu değildir. Böylece, davacının durumunun, iptali istenilen 1479

sayılı Yasanın Ek Geçici 17. maddesinin kapsamına girmediği anlaşılmaktadır. Bu

nedenle, 1479 sayılı Yasanın Ek Geçici 17. maddesinin, itiraz başvurusunda

bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından,

bu maddeye ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

itiraz başvurusunun diğer kısımları hakkında ise dosyada eksiklik

bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı

1479 sayılı Yasanın 25. maddesinin ilk iki fıkrasında Bağ-Kur

sigortalılığının başlangıcı ile sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin

başlangıcı konuları düzenlenmiştir. Maddenin geri kalan kısımlarında ise

sigortalılığın sona ermesi ile ilgili düzenlemeler yer almıştır. Yasanın 25.

maddesinin birinci fıkrası ile itiraz konusu ikinci fıkrasında, "Bu

Kanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi

olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir

vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ile

birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla talep

tarihinden başlatılır. Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı

sayıldıkları tarihte başlar." denilmektedir.

Bağ-Kur Kanunu, vergi mükellefiyetinin başlangıç tarihini aynı

zamanda Bağ-Kur sigortalılığının sağladığı haklar ve getirdiği yükümlülüklerin

de başlangıç tarihi olarak düzenlemiştir. Bağ-Kur Kanunu'nun 25. maddesi,

sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlangıç tarihi bakımından genel

düzenleme niteliğindedir. 1479 sayılı Yasanın itiraz konusu ek geçici 13.

maddesinde ise konuyla ilgili özel bir düzenleme yapılmıştır. Yasa'nın ek

geçici 13. maddesinin 1. fıkrasında; "1479 sayılı Kanun ve aynı Kanunda

değişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların

her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte

başlar." denilmiştir. Bu düzenlemenin kapsamına girenlerin

sigortalılık hak ve yükümlülükleri, ek geçici 13. maddenin yürürlüğe girdiği

tarih olan 20.4.1982'den itibaren başlatılmıştır.

1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinde Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalı sayılmanın koşulları düzenlenmiştir. Buna göre, sigortalı sayılmanın temel koşulu kişinin kendi ad ve hesabına bağımsız çalışmasının olmasıdır. Bu koşul, Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren varlığını sürdürmüştür. Bunun yanında sigortalı sayılmanın diğer bir kısım koşulları ve sigortalılığa karine oluşturan olgular zaman içerisinde farklı şekillerde düzenlenmiştir.

1479 sayılı Kanunun 24. maddesinin ilk şeklinde, bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesinin yanında, sigortalılığın oluşumu için, ayrıca, kanunla kurulan meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu da aranmıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir.

4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasayla, Bağ-Kur'lu

olabilme yönünden, 24. maddenin öngördüğü, meslek kuruluşlarına kayıtlı olma

koşulu kaldırılmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına

çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda sigortalılığın oluşacağı kabul

edilmiştir. Buna karşın, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı

Yasayla, bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi

yükümlülüğü öngörülmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek

kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda sigortalı sayılacakları kabul

edilmiştir. Yasanın 24. maddesi 14.3.1985 günlü, 3165 sayılı Yasayla tekrar

değiştirilmiş ve "gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkâr

siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne

uygun olarak kayıtlı olanlar, ... sigortalı sayılırlar" hükmü

getirilmiştir.

1479 sayılı Yasa'nın 14.4.1982 günlü, 2654 sayılı Yasa ile eklenen ek geçici 13. maddesinin birinci fıkrasında "1479 sayılı Kanun ve aynı Kanunda değişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlar" denilmiştir.

Ek geçici 13. maddede ayrıca, Yasanın yürürlüğe girdiği 20.4.1982

tarihinden önceki dönemde vergi mükellefi olduğu halde Kuruma sigortalı olarak

tescil edilmemiş olan kişiler için geçmiş sürelere yönelik borçlanma imkanı

getirilmiş ve bu borçlanma imkanının kullanılması için de Kanunun yürürlüğe

girişinden itibaren Kuruma yazılı olarak yapılması öngörülen başvurular için

bir yıllık başvuru süresi ve hesaplanacak prim tutarlarının ödenmesi için de

iki yıllık ödeme süresi öngörülmüştür. Daha sonra, 3165 sayılı Yasayla 1479

sayılı yasaya eklenen ek geçici 16. maddenin yürürlüğe girdiği 22.3.1985

tarihinden itibaren geçmiş dönemlerin borçlanılabilmesi için sigortalılara

ikinci kez, bir yıl içinde başvuru ve iki yıl içinde de prim tutarlarını ödeme

olanağı tanınmıştır.

B- Anayasaya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararında, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı

Yasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen ek geçici madde 13'e göre, zorunlu

sigortalılık niteliği taşıdığı halde, 2654 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği

tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve

mükellefiyetlerinin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlatıldığı, bu

durumun kazanılmış haklara zarar verdiği, geriye dönük bir düzenleme yapıldığı,

bu nedenlerle kuralın hukuk devleti ilkesi bağlamında Anayasanın 2. maddesine

aykırı olduğu; İtiraz konusu yasa kuralı uyarınca, 20.4.1982 tarihinden sonra

çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten itibaren, bu tarihten

önce çalışmış olanların ise 20.4.1982 tarihinden itibaren hak ve yükümlülüklere

sahip oldukları, böylece Bağ-Kur sigortalılarının iki farklı kategoriye

ayrıldığı, bu durumun kişiler arasında eşitsizlik yarattığı; Ayrıca, 20.4.1982

tarihinden önce örneğin bir gün çalışması bulunanlarla on yıl çalışması

bulunanların aynı kefeye konulduğu, bu yönden de eşitlik ilkesine aykırılığın

bulunduğu; 506 sayılı Yasada ve Emekli Sandığı Kanunu'nda geçmiş hizmetlerin

tespitinin mümkün olmasına rağmen Bağ-Kur Yasasında böyle bir düzenlemeye yer

verilmemiş olmasının da yine eşitlik ilkesini ihlal ettiği; İtiraz konusu

kuralın Anayasanın 5. maddesine de aykırı olduğu zira bu madde gereğince

Devletin sigortalıların haklarını korumak ve geliştirmek yükümlülüğü altında

olduğu, oysa itiraz konusu kuralla tam aksinin yapıldığı ve kişilerin geçmişe

yönelik haklarına ulaşmalarının engellendiği; İtiraz konusu kuralın ayrıca

Anayasanın 11. maddesine de aykırı olduğu; Anayasanın 60. maddesinde herkesin

sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin bu hakkın kullanımını sağlayacak

gerekli tedbirleri almakla ve teşkilatı kurmakla görevli olduğu, Sosyal

Sigortalar Kurumunda ve Emekli Sandığı'nda, geçmiş çalışmalarını belgeleyen

kişilerin bu çalışmalarının sigorta hak ve yükümlülüklerinde dikkate alındığı,

buna karşılık Bağ-Kur mevzuatında bu yönde düzenleme yapılmadığı, Bağ-Kur

sigortalılarının bir kenara itildiği ve sonuç itibariyle Devletin bu yönden

görevini eksik yaptığı ileri sürülmüştür.

1- Ek geçici madde 13'ün ve ek geçici madde 16'nın incelenmesi

1479 sayılı Yasa'nın 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren itiraz

konusu ek geçici 13. maddesi, o güne kadar Bağ-Kur'a kaydını yaptırmayan ve

sosyal güvenlik sistemi dışında kalan kimselerin, vergi kaydı, meslek kuruluşu

kaydı vb. belgelere dayalı olarak Kurumca re'sen tescil edilmelerine ve böylece

sosyal güvenlik sistemine dahil edilmelerine yol açmıştır. Bu şekilde sisteme

dahil edilen vergi mükellefi kimselere ayrıca 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe

giren itiraz konusu ek geçici 13. maddede ve 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe

giren itiraz konusu ek geçici 16. maddede gösterilen süreler içinde

başvurmaları ve primlerini ödemeleri şartıyla geçmişe dönük borçlanma imkanı da

getirilmiş ve böylece sözü edilen kişilerin sigortalılık başlangıçlarının vergi

mükellefiyetlerinin başlangıcına kadar geri götürülmesine imkan tanınmıştır.

Hukuk devletinde, belli bir hakkın kullanılabilmesi için belli sürelerin öngörülmesi

kazanılmış hakların ihlali olarak değerlendirilemez.

Anayasanın 10. maddesinde ifadesini bulan eşitlik ilkesi herkesin

her yönden aynı kurallara tabi tutulması zorunluluğunu içermez. Önemli olan

aynı hukuksal durumda bulunanların farklı muameleye tabi tutulmamasıdır. Bu

açıdan bakıldığında, Bağ-Kur sigortalılarıyla SSK veya Emekli Sandığı

sigortalıları arasında, bunlar aynı hukuksal statüde bulunmadıklarından eşitlik

karşılaştırması yapılamaz. Keza, yukarıda açıklandığı üzere, itiraz konusu

kuralla, kişinin geçmiş çalışmaları tamamen yok sayılmayıp, o güne kadar

kendisinin ya da Kurumun ihmali veya kusuru nedeniyle Bağ-Kur kapsamında sosyal

güvenlik sistemine dahil edilmemiş kimseler sisteme katıldığı ve bunların

geçmiş çalışmalarının da geçmişe dönük primlerin ödenmesi kaydıyla sigortalılık

süresine eklenmesi öngörüldüğü için itiraz konusu kurallarla Bağ-kur

sigortalılarının kendi aralarında da eşitsizliğe yol açıldığı yönündeki iddia

isabetli görülmemiştir. Kaldı ki, yasal yükümlülüklerini yerine getiren

sigortalılarla bunları yerine getirmeyenler aynı durumda olmadığından bunlar

arasında eşitlik karşılaştırması yapılamayacağı da açıktır.

İtiraz konusu yasa kurallarıyla geçmişe dönük borçlanma imkanı getirilmiş, ancak bu hakkın kullanılması belli sürelere bağlanmıştır. Böylece Bağ-Kur sigortalılarının geçmiş çalışmaları tümüyle yok sayılmamıştır. İtiraz konusu kurallarda geçmiş primlerin ödenmesi için belli hak düşürücü süreler öngörülmesi nedeniyle Devletin Anayasanın 60. maddesinde gösterilen görevlerini eksik yaptığı yönündeki iddialar da isabetli görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, 1479 sayılı Yasanın itiraz konusu ek geçici 13. maddesi ile ek geçici 16. maddesi Anayasanın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

İtiraz konusu kuralların Anayasanın 5. ve 11. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

2- 25. maddenin ikinci fıkrasının incelenmesi

1479 sayılı Yasanın 25. maddesinin birinci fıkrasında "...

gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıç

tarihinden ... itibaren başlatılır"; ikinci fıkrasında ise "Bu

suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı sayıldıkları

tarihte başlar" denilmektedir. Buna göre, yasa koyucu, Bağ-Kur

sigortalılığı bağlamında, vergi mükellefiyetinin başlangıç tarihini aynı

zamanda sigortalılığının da başlangıç tarihi olarak tespit etmiştir. Bağ-Kur

sigortalılarının hak ve yükümlülüklerinin hangi tarihten itibaren veya hangi

olaylara bağlı olarak başlatılacağı hususlarında Anayasada emredici bir kural

bulunmadığına göre bu alanlarda yasa koyucunun takdir yetkisine sahip bulunduğu

açıktır.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

VI-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun;

1- 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa'nın 15. maddesiyle değiştirilen 25. maddesinin ikinci fıkrasının,

2- 14.4.1982 günlü, 2654 sayılı Yasa'nın 13. maddesiyle eklenen Ek Geçici 13. maddesinin,

3- 14.3.1985 günlü, 3165 sayılı Yasa'nın 24. maddesiyle eklenen Ek Geçici 16. maddesinin,

Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 29.5.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Mustafa

YILDIRIM

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh

KALELİ

Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2004/9, K. 2008/112, 29 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Vı-
  9. Kılıç
  10. Adalı
  11. Kantarcıoğlu
  12. Akyalçın
  13. Erten
  14. Yıldırım
  15. Özgüldür
  16. Kaleli
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2004/9
Karar No
2008/112
Tarih
29 Mayıs 2008

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2003/60 K.2008/97
  • AYM Norm Denetimi E.2004/15 K.2008/98
  • AYM Norm Denetimi E.2005/12 K.2008/101
  • AYM Norm Denetimi E.2004/5 K.2008/111
  • AYM Norm Denetimi E.2005/83 K.2008/110
  • AYM Norm Denetimi E.2004/66 K.2008/99

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.