KÜNYE
Anayasa (E. 2005/28)
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Esas Sayısı
- 2005/28
- Karar Sayısı
- 2008/122
- Karar Günü
- 12.6.2008
- R.G. Tarih-Sayı
- 13.11.2008-27053
- İtiraz yoluna başvuran mahkemeler
- 1) Ankara 9. İş Mahkemesi
Karar Metni
1.599 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
2) Bursa 2. İş Mahkemesi
(E.2005/131-132 ve133)
İTİRAZLARIN KONUSU
13.6.1952 günlü, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'un 4.1.1961 günlü, 212 sayılı Yasa ile değiştirilen 14. maddesinin ikinci fıkrasıyla, Ek 1. maddesinin 8. fıkrasının ikinci tümcesinin Anayasa'nın 2., 5., 10. 11., 48., 49. ve 55. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Basın mesleğinde çalışanlar tarafından çalışma ve/veya fazla çalışma ücretinin tespit ve tahsili talebiyle açılan davalarda, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan ya da tarafların Anayasa'ya aykırılık savlarını ciddi bulan mahkemeler iptalleri için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
13.6.1952 günlü, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'un;
- İptali istenen ikinci fıkrasını da içeren 212 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesi şöyledir:
"Kararlaştırılan ücret her ay peşin olarak ödenir. İlave ücretlerin sigorta priminin ödenmesi mecburidir.
Gazetecilere ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenler, bu ücretleri, geçecek her gün için yüzde beş fazlasıyla ödemeye mecburdurlar.
Mukavele müddeti sona ermeden evvel kendisine atfedilebilecek bir kusuru olmaksızın işine son verilen gazeteci, peşin almış olduğu ücretin henüz işlememiş bulunan kısmını iade etmeye mecbur tutulamaz.
Gazeteciler her hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı kârın emeklerine düşen nıspî karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alırlar."
- İptali istenilen sekizinci fıkrasını da içeren Ek 1. Maddesi şöyledir:
"5953 sayılı Kanunun birinci maddesindeki gazeteci tabirinin şümulü içinde bulunan kimselerden müessese, matbaa, idarehane ve büro gibi yerlerde hizmetlerinin mahiyeti itibariyle müstemirren çalışanlar için günlük iş müddeti, gece ve gündüz devrelerinden sekiz saattir.
Yukarıdaki fıkra hükmünün dışında kalarak, gündüz veya gece devresindeki çalışma müddetinin daha fazla hadlere artırılması ve ulusal bayram, genel tatiller ve hafta tatilinde çalışılması bu Kanuna göre (fazla saatlerde çalışma) sayılır.
Pazar gününden başka bir gün hafta tatili yapan gazeteci pazar günü fazla mesai yapmış sayılmaz.
Her bir fazla çalışma saati için verilecek ücret, normal çalışma saati ücretinin % 50 fazlasıdır.
Ancak, günlük normal çalışma müddetine ilaveten bu madde gereğince tatbik edilecek fazla çalışmaların saat 24'den sonraya tesadüf eden saatlerinde ücret bir misli fazlasıyla ödenir.
Fazla saatlerin hesabında, yarım saatten az olan müddetler yarım saat, fazlası ise bir saat sayılır.
Fazla saatlerde çalışma ücretlerini parça başına veya yapılan iş miktarına göre alan gazetecilere yaptırıldığı takdirde dahi bu kimselerin fazla saatlere tekabül eden ücretlerini bu maddedeki esaslara göre ödenir.
Fazla çalışmalara ait ücretin, müteakip ücret tediyesiyle birlikte ödenmesi mecburidir. Fazla çalışma ücretlerinin gününde verilmemesi halinde, her geçen gün için % 5 fazlasıyla ödenir.
Fazla mesai günde 3 saati geçemez."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında Anayasa'nın 2., 5., 10. 11., 48., 49. ve 55. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca, E.2005/28 sayılı dosya ile ilgili olarak 15.3.2005 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine; E.2005/131, 132 ve 133 sayılı dosyalarla ilgili olarak 17.11.2005 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında ise dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine ve aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle davaların birleştirilerek incelemenin 2005/28 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararlarıyla bunların ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
İtiraz başvurularında, zamanında ödenmeyen ücret ile fazla çalışma ücretinin günlük yüzde beş fazlasıyla ödenmesini düzenleyen itiraz konusu kurallar gereğince, geçecek günle orantılı olarak ödenmesi gereken meblağın kısa sürede büyük rakamlara ulaştığı, böylece gazetecilere, İş Kanunu'na tâbi olarak işçi statüsünde çalışanlardan farklı olarak ayrıcalık tanındığı, ayrıca sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde çalışma barışını bozduğu gerekçesiyle kuralların Anayasanın 2., 5., 10., 11., 48., 49. ve 55. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasanın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış,
5. maddesinde, "...kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak" Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış,
10. maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir...Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." hükmüne yer verilmiş,
48. maddesinde, "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlıyacak tedbirleri alır" denilmiş;
49. maddesinde, "Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır" ifadesine yer verilmiş,
55. maddesinde ise, "Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur" hükmü yer almıştır.
5953 sayılı Basın İş Kanununun 212 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değişik 14. maddesinin ikinci fıkrasına göre, gazetecilerin ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenler, bu ücreti geçecek her gün için % 5 fazlasıyla ödemeye mecburdurlar.
Kanun'un 1. maddesine göre "gazeteci", "Bu
Kanun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara" denilmekte
ve Kanun'un, "Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber
ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş
Kanunu'ndaki "işçi" tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların
işverenleri hakkında uygulanacağı" belirtilmektedir. Dolayısıyla
gazetecilik işyerinde yapılan çalışmada fikir ve sanat işi yapma koşulunun da
gerçekleşmesi gerekmektedir. Yasanın 14. maddesinde her ay peşin olarak
ödeneceği belirtilen ücretin işveren ile gazeteci arasında 4. madde
gereğince yazılı olarak yapılması ve sözleşmede mutlaka yer alması gereken
"ücret" olduğu anlaşılmaktadır.
5953 sayılı Kanun`a eklenen 1. maddenin sekizinci fıkrasına göre,
fazla çalışmalara ait ücretin müteakip ücret tediyesiyle birlikte ödenmesi
mecburidir. Fazla çalışma ücretleri, gününde verilmemesi halinde, her geçen gün
için % 5 fazlasıyla ödenir. Aynı maddede, gazeteci tabirinin şümulü içinde
bulunan kimselerden müessese, matbaa, idarehane ve büro gibi yerlerde
hizmetlerinin mahiyeti itibariyle müstemirren çalışanlar için günlük iş
müddetinin, gece ve gündüz devrelerinden sekiz saat olduğu, bunun dışında
gündüz veya gece devresindeki çalışma müddetinin daha fazla hadlere artırılması
ve ulusal bayram, genel tatiller ve hafta tatilinde çalışılmasının bu Kanuna
göre (fazla saatlerde çalışma) sayılacağı, her bir fazla çalışma
saati için verilecek ücretin, normal çalışma saati ücretinin % 50 fazlası
olduğu belirtilmiştir.
Başvuru gerekçelerinde, kurallarda yer alan "günlük yüzde beş fazlasıyla ödeme"ye ilişkin düzenlemelerin itiraza konu edildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen "yasa önünde eşitlik
ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile
eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı
durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını
sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,
aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa
karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin
her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki
özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve
uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal
durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi
zedelenmez
İptali istenen kurallarla gazetecilere, zamanında ödenmeyen ücret
ve fazla çalışma ücreti açısından diğer çalışanlara tanınmayan lehe
düzenlemeler getirilmiştir. Buna ilişkin olarak yasama
belgelerinde, basında mevcut bir huzursuzluğun çözümüyle işçi ve
memur statüsünden farklı çalışma koşullarına tâbi gazetecileri korumanın
amaçlandığı ifade edilmiştir. Basın İş Kanunu kapsamında çalışanların,
yaptıkları iş gözetilerek İş Kanunu'na tâbi olanlardan farklı yasal
düzenlemelere konu edilmeleri mümkündür. Bu iki grup, aynı hukuki statüde
bulunmadıklarından itiraz gerekçelerinde öne sürülen karşılaştırmaya elverişli
değillerdir. Bu nedenle düzenlemelerin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir
yönü görülmemiştir.
Anayasa'nın 49. maddesinde, çalışmanın, herkesin hakkı ve ödevi olduğu, devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları, işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı belirtilmektedir.
İptali istenen kurallarda yer alan "günlük yüzde beş
fazlası" ibaresi nedeniyle, ücret veya fazla çalışma olarak zamanında
ödenmeyen meblağın kısa zamanda yüksek miktarlara ulaşabildiği
anlaşılmaktadır. Çalışma koşulları bakımından işçilerden farklı bir
konumda olan ve kamuoyunu doğru bilgilendirme görevleri bulunan gazetecileri
işveren karşısında korumak amacıyla getirildiği anlaşılan itiraz konusu bu
kurallarla, gazetecilerin bazı alacaklarının zamanında ödenmesine, gecikme
halinde ise belli miktarda ilave yapılarak tahsiline imkan sağlanmıştır. Fazla
çalışma ücretiyle normal ücretin yüzde beş fazlasıyla ödenmesine ilişkin bu
kuralların, "zamanında" ödenmeme koşuluna bağlı olarak uygulanabilir
oldukları açıktır. Ayrıca, bu düzenlemelerin basın özgürlüğü yönünden
önemli bir işlev gördüğü de yadsınamaz. Gazetecinin görevinin haber alma,
verme, basma ve yayma gibi kamu düzenini yakından ilgilendiren niteliği de göz
önüne alındığında kuralların başlı başına çalışma barışını bozacak nitelikte
oldukları söylenemez.
Anayasa'nın "Ücrette adalet sağlanması" başlıklı 55. maddesinde, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için Devletin gerekli önlemleri alacağı öngörüldüğünden, yaptıkları işin özelliği nedeniyle basın çalışanlarını ödenmeyen ücretleri konusunda korumaya yönelik düzenlemelerin Anayasanın bu maddesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kuralların Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 49. ve 55. maddelerine aykırı olmadıkları sonucuna varılmakla itirazın REDDİ gerekir.
Kuralların Anayasa'nın 48. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2005/28, K. 2008/122, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası